Fetö Bozma Kararı
Giriş: FETÖ Davalarında Delil Standartları Gittikçe Yükseliyor
FETÖ/PDY’ye ilişkin davalarda Yargıtay, özellikle ankesörlü hat ve tanık beyanlarıyla ilgili verilen kararlarında adil yargılanma hakkına ve delillerin doğrudan tartışılmasına büyük önem veriyor. 3. Ceza Dairesi’nin 2025 tarihli bozma kararı, bu alandaki uygulamaya yön verecek niteliktedir.
📁 Kararın Künyesi
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi
- Esas No: 2022/19146
- Karar No: 2025/11873
- İlk Derece Mahkemesi: Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç: TCK 314/2 kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma
- Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: Gaziantep BAM 18. Ceza Dairesi – istinafın esastan reddi
- Yargıtay Kararı: BOZMA
⚖️ Yargıtay’ın Bozma Gerekçeleri
1. Tanık Ziyaettin B.’nin Duruşmada Dinlenmemesi
Yargıtay, mahkûmiyet kararında belirleyici olan tanığın, sanığın huzurunda veya SEGBİS ile dinlenmeden, yalnızca ifadelerinin okunmasıyla yetinilmesini ciddi bir usul hatası olarak değerlendirmiştir.
🛑 Hangi Kurallara Aykırı?
- CMK m. 181 ve 210: Tanıkların duruşmada dinlenmesi gerektiğini düzenler.
- AİHS m.6/3-d: Sanığın aleyhine tanıkları sorgulama hakkını teminat altına alır.
- Anayasa m.36: Adil yargılanma hakkı çerçevesinde savunma hakkı düzenlenmiştir.
2. Ankesörlü Hat Delilinin Eksikliği ve Somutlaştırılmaması
Sanığın, örgütsel irtibat amacıyla mahrem imamlarca ankesörlü hatlardan ardışık arandığı iddiasına dayanılarak mahkûmiyet verilmiştir. Ancak Yargıtay, bu aramaların örgütsel ilişkiyi ispatlayacak seviyede araştırılmadığını tespit etmiştir.
🔍 Eksik Olan Hususlar:
- Sanıkla birlikte ardışık arandığı iddia edilen kişilerin ifadeleri toplanmamış.
- Bu kişiler tanık olarak dinlenmemiş.
- Mahrem imamların kimlikleri tespit edilmemiş, beyan alımı yapılmamış.
- UYAP’tan güncel bilgi araştırması yapılmamış.
- Dosyaya sonradan gelen tanık beyanı duruşmada okunup tartışılmamış.
Yargıtay, ankesörlü hat iddiasının ancak “her türlü şüpheden uzak, somut teknik verilerle” desteklenmesi halinde örgütsel delil sayılabileceğini yeniden vurgulamıştır.
⚠️ Bu Kararın Uygulamadaki Önemi
🔹 Savunma Avukatları İçin Dersler:
- Mahkûmiyetin dayandığı tanık beyanları mutlaka yüz yüze veya SEGBİS ile alınmalı.
- Ankesör iddiası varsa, diğer arananların beyanları mutlaka incelenmeli.
- Mahrem imamın kimliği, çağrı kayıtları ve örgütsel bağ netleştirilmeli.
🔹 Mahkemeler İçin Uyarı:
- Doğrudanlık ilkesi ve adil yargılanma hakkı göz önüne alınmadan verilen mahkûmiyet kararları bozulacaktır.
- Ankesörlü hatla bağlantı kurmak için tek başına HTS kaydı yeterli değildir.
📚 Dayanılan Mevzuat
| Mevzuat | İçerik |
|---|---|
| TCK m. 314/2 | Silahlı terör örgütüne üye olma |
| CMK m. 181, 210, 217, 302, 304 | Tanık dinlenmesi, delillerin tartışılması, bozma usulü |
| AİHS m. 6/3-d | Tanığı sorgulama hakkı |
| Anayasa m.36 | Adil yargılanma hakkı |
🔖 Yargıtay’ın Rehber Niteliğindeki Vurguları
- “Mahrem imam” ifadesi yeterli delil değildir. Kimlik ve beyanlar somutlaştırılmalı.
- Tanık ifadesi, yalnızca okunarak delil yapılamaz.
- Tüm deliller duruşmada okunmalı, tartışılmalı.
- Ankesör verileri teknik olarak çözümlenmeli, kişiler sorgulanmalı.
📌 Sonuç: Adil Yargılanma Artık Daha Somut Standartlara Dayanıyor
Bu karar, özellikle FETÖ üyeliği ve ankesörlü hat kullanımı iddialarına dayalı yargılamalarda, delillerin nasıl toplanması ve mahkemelerce nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair açık ölçütler koymuştur. Tanık beyanlarının usulüne uygun alınmaması ya da delillerin soyut kalması durumunda mahkûmiyet kararlarının bozulacağı Yargıtay tarafından net şekilde ortaya konulmuştur.


