bursanın-en-iyi-avukatı

Nissan e-POWER ÖTV İadesi

Nissan e-Power ÖTV İadesi: Detaylı Rehber (2025)

Nissan e-Power ÖTV İadesi ile Türkiye’de otomotiv sektöründe son yıllarda hibrit ve elektrikli araçlara olan ilgi hızla artarken, Nissan e-Power teknolojisi bu alanda öne çıkan yeniliklerden biri haline geldi. Ancak Nissan e-Power araç sahipleri, özellikle Qashqai ve X-Trail modellerinde hatalı vergi çıkışları nedeniyle fazla Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve buna bağlı Katma Değer Vergisi (KDV) ödediklerini fark etmişlerdir. Bu durum, araçsal yapısal olarak ÖTV’nin talep edilmesine olanak sağlamaktadır. Bu yazılı olarak, Nissan e-Power ÖTV değişim süreci, iade miktarı, gerekli işlemler, süreler ve somut örneklerle ayrıntılı bir şekilde ele alınabilir.

Nissan e-Power ÖTV İadesi -Nissan e-Power Teknolojisi Nedir?

Nissan e-Power, geleneksel hibrit araçlardan farklı bir sistem sunuyor. Bu sistem, araç tekerleklerini doğrudan bir elektrik motorunu hareket ettirir. Benzinli motor yalnızca bataryayı şarj etmek için bir jeneratör olarak çalıştırılır ve değiştirilebilen mekanik bir güç aktarımı sağlar. Bu nedenle, e-Power teknolojisine sahip araçlar (örneğin, Nissan Qashqai e-Power ve X-Trail e-Power) teknik olarak yalnızca elektrikli motorlu araçlar değerlendirilmelidir. Ancak Türkiye’de bazı karışımlar, yanlış bir şekilde standart hibrit araçlar gibi sınıflandırılmış ve daha yüksek ÖTV tutarlarına tabi tutulmuştur.

Bu arızalar, araç sahipleri gereksiz yere yüksek vergi ödemesine neden olmuş ve ÖTV’nin başlatılmasının başlatılması uyarısında bulunulmuştur. Peki, bu süreç nasıl işler, ne kadar geri dönüşün alınması ve hangi adımların izlenmesi gerekir? Şimdi adım adım inceleyelim.

Nissan e-Power ÖTV İadesi Nedir ve Neden Gündeme Geliyor?

Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), Türkiye’de motorlu taşıtların alımında ödenen bir vergidir ve araç fiyatlarının önemli bir kısmı oluşur. ÖTV oranları, aracın motor gücü, matrahı (vergisiz fiyatı) ve türüne göre değişir. Elektrikli araçlar için ÖTV oranları, hibrit veya içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla daha düşüktür. Örneğin, 2025 elektrikli araçlar için ÖTV tutarları şu şekildedir:

  • Motor gücü 160 kW’ı sürdün ve matrahı 1.450.000 TL’ye kadar olan araçlar : %10 ÖTV
  • Motor gücü 160 kW’ı süreklin ve matrahı 1.450.000 TL’nin araçlar üzerinde olan araçları : %40 ÖTV
  • Motor gücü 160 kW’ı geçen ve matrahı 1.350.000 TL’ye kadar olan araçlar : %50 ÖTV
  • Motor gücü 160 kW’ı geçen ve matrahı 1.350.000 TL’nin üzerinde olan araçlar : %60 ÖTV

Nissan e-Power araçları, teknik olarak sadece elektrik motoruyla hareket ettiği için daha düşük ÖTV tutarlarına tabi olmalıdır. Ancak yanlış geçişler nedeniyle bu araçlara genellikle hibrit araç ÖTV oranları (%80 veya daha yüksek) uygulanmış, bu araç sahipleri fazla vergi ödemesine yol açmıştır. Bu durumda, fazla ödenen ÖTV ve buna bağlı KDV’nin değişmesi için hukuki süreç başlatılabilir.

Nissan e-Power ÖTV İadesi Süreci Nasıl İşler?

Nissan e-Power araçları için ÖTV değişimi almak, belirli bir prosedürü takip etmeyi gerektirir. Süreç, teknik detaylar ve hukuki bilgi durumundan, genellikle bir vergi hukuku avukatıyla menfaat sağlanır. İşte adım adım ÖTV değiştirme süreci:

1. Hatalı Vergilendirmenin Tespiti

İlk adım, aracınızın ÖTV’sinin yanlış hesaplanması veya yanlış sınıflandırıldığını tespit etmektir. Bunun için aşağıdaki belgeler incelenmelidir:

  • Araç satış sözleşmesi : Bayiden alınan sözleşmede matrah ve ÖTV tutarlarının miktarı kontrol edilmelidir.
  • Araç ruhsatı : Aracın teknik özellikleri ve motor tipi burada belirtilmiştir.
  • Fatura ve ödeme dekontları : Ödenen ÖTV ve KDV tutarlarını gösterir.
  • Teknik rapor : Nissan e-Power sisteminin elektrik motoruyla çalışması kanıtlanan bir teknik rapor, sürecin temel dayanaklarından biridir.

2. Vergi Dairesi

Fazla ödenen ÖTV’nin ödemesi için öncelikle bağlı depolama vergi dairelerine bir düzeltme talebi dilekçesi ile başvurulmalıdır. Dilekçede şu bilgiler yer almalıdır:

  • Araç bilgileri (marka, model, motor gücü, matrah vb.)
  • ÖTV oranı ve programlama hatasının açıkça belirtilmesi
  • İade talebi ve gerekçeleri
  • Ekler: Araç faturası, ruhsat fotokopisi, ödeme dekontları ve teknik rapor

Vergi dairesine yapılan bu başvuruya genellikle 30 gün içinde yanıt verilir. Ancak vergi daireleri bu tür artışları sıklıkla reddediyor. Red’in yanıt alması veya 30 gün içinde yanıt almaması durumunda (zımni red), hukuki süreç başlatılabilir.

3. Vergi Mahkemesinde Dava Açılması

Vergi dairesinin cevabından sonra, fazla ödenen ÖTV ve KDV’nin ödenmesi için Vergi Mahkemesi’nde dava açılır. Dava dilekçesinde, Nissan e-Power araçlarının teknik özellikleri ve yanlışlıkları ayrıntılı bir şekilde açıklanmalıdır. Ayrıca, daha önce benzer davalarda emsal kararları (örneğin, Danıştay 7. Daire’nin 11.02.2022 tarihli ve 2019/3070 E., 2022/506 K. sayılı kararı) hukukiye eklenerek hukuki dayanak güçlendirilmelidir.

4. Teknik Bilirkişi Raporu

Operasyon sürecinde, Nissan e-Power sisteminin elektrik motoruyla çalıştığını kanıtlamak için bir teknik bilirkişi raporu talep edilebilir. Örneğin, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Otomotiv Laboratuvarı tarafından incelenen raporlar, bu tür davalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Raporda, benzinli motorun yalnızca jeneratör olarak kapasitesi ve değiştirilen mekanik gücün değiştirildiği açıkça belirtiliyor.

5. Mahkeme Kararı ve İade

Vergi Mahkemesi, başvuruyu değerlendirir ve genellikle 6 ila 12 ay içinde bir karar verir. Mahkeme, hatalı vergilendirmeyi tespit ederse, fazla ödenen ÖTV ve KDV’nin yasal faiziyle birlikte kendinize hükmedebilir. İade, başvuru sahibinin banka hesabına yatırılır. Mahkeme aleyhte karar verirse, bir üst mahkeme olan Danıştay’a kodlama başvurusu yapılabilir.

Ne Kadar İade Alınabilir?

İade miktarı, araç fatura bedeli, uygulanan yanlış ÖTV özellikleri ve buna bağlı KDV’ye göre değişiklik gösterir. Genel olarak, iade tutarı aracın fatura bedelinin %20 ila %40’ı arasında olabilir. Bu oran, aracın trafiğe çıkış tarihi ve uygulanan ÖTV dilimine bağlıdır. Örneğin:

  • Örnek Hesaplama : Bir Nissan Qashqai e-Power aracının fatura bedeli 1.500.000 TL olsun. Yanlış beslenme nedeniyle %80 ÖTV uygulanmışsa, bunun yerine %10 ÖTV gerekir:
    • Yanlış ÖTV: 1.500.000 TL x %80 = 1.200.000 TL
    • Doğru ÖTV: 1.500.000 TL x %10 = 150.000 TL
    • İade edilecek ÖTV: 1.200.000 TL – 150.000 TL = 1.050.000 TL
    • Buna bağlı olarak KDV farkı da eklendiğinde, toplam iade miktarı daha yüksek olabilir.

Ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesine göre, fazla ödenen vergiler tecil faiziyle birlikte iade edilir. Tecil faizi, tahsilat tutarları hesaplamalardan ve iade miktarını artırabilir.

Nissan e-Power ÖTV İadesi Süreci Ne Kadar Sürer?

ÖTV değişim süreci, başvurunun yapıldığı vergi dairesinin ve mahkemenin iş yüküne bağlı olarak değişiklik göstermektedir. ortalama süreler şu şekildedir:

  • Vergi dairesine başvuru : 30 gün içinde yanıt alınır (genellikle kırmızı).
  • Vergi Mahkemesi süreci : 6-12 ay arasında sonuçlanabilir.
  • Temyiz süreci (Danıştay) : Davanın sona ermesi durumunda ek olarak 6-12 ay içinde elde edilir.
  • İade ödemesi : Mahkeme kararı verdikten sonra, iade genellikle 1-3 ay içinde banka hesabına yatırılır.

Süreçte 1 ila 2 yıl arasında tamamı tamamlanabilir. Ancak profesyonel hukuki destek süreci daha hızlı ve etkili bir şekilde yürütülebilir.

Nissan e-Power ÖTV İadesi İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?

ÖTV ödeme bilgileri için aşağıdaki belgeler hazırlanmalıdır:

  1. Araç faturası : Ödenen ÖTV ve KDV tutarlarını gösterir.
  2. Ruhsat Kopyası : Aracının teknik özellikleri içerir.
  3. Ödeme dekontları : Vergi ödemelerinin yapıldığı.
  4. Teknik rapor : Nissan e-Power sisteminin elektrik motoruyla çalıştırılması doğrulayan bir rapor.
  5. Dilekçe : İade talebini ve taleplerini açıkça belirterek bir dilekçe.
  6. Emsal kararlar : Daha önce mahkeme kararları (örneğin, Danıştay kararları).

Bu belgeler eksiksiz ve doğru bir şekilde hazırlanır, başvurunun kabul edilmediği belge artar.

Nissan e-Power ÖTV İadesi Somut Örnekler ve Emsal Kararlar

Nissan e-Power araçları için ÖTV değişimi konusunda Türkiye’de görülen emsal çözümler mevcuttur. İşte birkaç örnek:

  1. Danıştay 7. Daire Kararı (2019/3070 E., 2022/506 K.)
    Bu kararda, Nissan e-Power aracın teknik özellikleri incelenmiş ve yalnızca benzinli motor jeneratör olarak kapasitesi tespit edilmiştir. Araç, aracın “yalnızca elektrikli motorlu” değerlendirmesinin dağılımına hükmetmiş ve fazla ödenen ÖTV’nin çıkışına karar verir. Bu karar, benzer davalar için önemli bir emsal teşkil eder.
  2. Ankara Vergi Mahkemesi Örneği
    Bir Nissan Qashqai e-Power sahibi, 2023 yılında vergi dairesine başvurmuş, kırmızı eğitim almış ve ardından Vergi Mahkemesi’nde dava açmıştır. Mahkeme, teknik bilirkişi raporuyla aracın elektrik motoruyla çalıştığını doğruladı ve 800.000 TL’lik ÖTV’ye hükmetti. İade, yasal faiziyle birlikte 2024 yılında başvuru sahibine ödendi.
  3. Toplu Dava Örneği
    2024 yılında bir grup Nissan X-Trail e-Power sahibi, toplu dava açmadan fazla ödemeli ÖTV’yi geri talep etmiştir. Mahkeme, kendisine bir araç için ortalama 600.000 TL iade kararı vermiş ve süreç 10 ayda tamamlanmıştır.

Bu örnekler, Nissan e-Power araçlarının hukuki haklarını arayabileceğini ve başarılı sonuçlar elde edebileceğini göstermektedir.

ÖTV İadesi Başvurusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Zamanaşımı Süresi : Vergi Usul Kanunu’na göre ÖTV beyanı talebi, ödemenin tutarının 5 yıldan itibaren yapılması gerekmektedir. Bu süreyi kaçırmamak için erken başvuru önemlidir.
  • Hukuki Destek : Sürecin teknik ve hukuki karmaşıklığı nedeniyle, vergi hukuku alanında uzman bir avukattan destek almak, başarının arttırılması.
  • Eksik Belgeler : Başvuru belgelerinin tam ve doğru olması, sürecin hızlanmasını sağlar.
  • Emsal Kararları Kullanma : Daha önce mahkeme kararlarını dilekçeye seçerek, başvurunun hukuki dayanağını güçlendirir.

Nissan e-Power ÖTV İadesi Sıkça Sorulan Sorular

Nissan e-Power ÖTV İadesi Almak Mümkün mü?

Evet, Nissan e-Power araçlarında arıza olması nedeniyle fazla ödenen ÖTV ve KDV’nin ödenmesi mümkündür. Hukuki süreç takip edilerek geri alınır.

İade Süreci Ne Kadar Sürer?

Süreç, vergi dairesi işlemleri ve mahkeme süreciyle birlikte 1-2 yıl içerisinde tamamlanır. Profesyonel destekle bu süre kısaltılabilir.

Ne Kadar İade Alınabilir?

İade tutarı, araç fatura bedeline ve yanlış uygulanan ÖTV özelliklerine bağlıdır. Kesintisiz fatura bedelinin %20-40’ı arasında iade alınır.

Hangi Belgeler Gerekli?

Araç faturası, ruhsat, ödeme dekontları, teknik rapor ve iade talebi dilekçesi gereklidir.

Avukat Desteği Şart mı?

Teorik olarak bireysel başvuru yapılabilir, ancak teknik detaylar ve hukuki süreç nedeniyle avukat desteği önerilir.

Sonuç

Nissan e-Power araç sahipleri, hatalı ÖTV sonuçları nedeniyle fazla vergi ödemiş olabilir. Bu durumda, yasal olarak fazla ödenen ÖTV ve KDV’yi geri almak mümkündür. Süreç, vergi dairesine başvuru, mahkeme aşaması ve teknik bilgi raporuyla desteklenmesi gerekmektedir. 1-2 yıl süren bu süreçte, eksiksiz belgeler ve profesyonel hukuki destek, başarıyı arttırır. Örneğin, Danıştay kararları ve geçmiş davalar, bu tür geri dönüşlerin alınabileceğini göstermektedir. Eğer Nissan Qashqai veya X-Trail e-Power sahibiyseniz ve fazla ÖTV ödediğinizi belirtirseniz, bir vergi hukuku avukatıyla şikayette bulunma haklarınızı arayabilirsiniz.

Hemen etkinleştirin ve yasal haklarınızı kullanın! Fazla ödenen vergilerinizi geri almak için gerekli adımları atmak, hem maddi kazanç hem de adil bir vergi uygulamasına katkıda bulunur.


Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesi’nin 26/11/2024 tarihli, 2024/31.. E. – 2024/35.. K. sayılı ilamı gerekçesi;

“…Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından iktisap edilen 2023 model J12 Nissan Qashqaı E-Power Skypack 2WD cinsi araca ilişkin olarak %10 oranında özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi tahakkuk ettirilmesi gerekirken %80 oranında ödenen özel tüketim vergisi ile buna bağlı olarak katma değer vergisi tahakkuk ettirilmek suretiyle fazladan vergi tahsil edildiği ileri sürülerek iade talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 

Olayda, vergiye konu, elektrikli motor gücü 140 kW olan, Nissan marka E-Power model aracın ruhsatında yakıt cinsinin elektrik olarak belirtildiği, aracın AT Uygunluk Belgesinin Motor Bilgileri kısmında yer alan, “Sade Elektrikli evet/hayır” kısmında Evet yazılı olduğu, “Hibrit(Elektrikli) araç evet/hayır” kısmında Hayır yazılı olduğu, Yakıt türü olarak Elektrikli yazdığı, aracın tek yakıtlı olduğunun belirtildiği, ruhsatında yakıt cinsinin elektrik olarak gösterildiği, araca ilişkin ticaret bakanlığı bağlayıcı tarife bilgilerinde, aracın hareketi için gerekli olan tahrik gücünün sadece elektrikli motor ile sağlandığı, içten yanmalı motorun ise sadece jeneratörü tahrik etmek için kullanıldığının belirtiltiği görülmektedir. Buna göre tüm bu veriler ışığında araca ait bütün belgelerde aracın hibrit olmadığı, tek yakıtlı olduğu ve yakıt türünün elektrik olduğu görülmekte olup, ayrıca dava konusu aracı hareket ettiren motorun elektrik motoru olduğu ve araçtaki benzin motorunun aracı hareket ettiremeyeceği, aracı hareket ettiren enerjinin benzinden değil benzinle üretilen elektrikten kaynaklandığı görülmekle birlikte, elektrik motorlu araçların daha düşük ÖTV oranına tabi tutulmasının, çevre kirliliği ile mücadele ve enerji sarfiyatına karşı getirilmiş bir teşvik uygulaması olması karşısında, dava konusu aracın “sadece elektrik motorlu” araç olarak kabul edilmesi gerekmekte olup, davalı idarece salt tebliğ hükümlerinden hareketle, araçta benzinli motor bulunduğundan bahisle ÖTV oranının %80 olarak hesaplanması açık bir vergilendirme hatası olduğundan, davacı tarafından fazladan ödenen ÖTV ve buna bağlı KDV’nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Kaldı ki; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (II) sayılı listede 87.03 GTİP numaralı “Binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar (87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın vagonlar ve yarış arabaları dahil)” için ÖTV oranları Gümrük Giriş Tarife Cetveli’ndeki gibi üst başlık tek tire (-), alt başlıklarda iki (–) ve üç tire (—) konulmak suretiyle sıralanmış olup, 87.03 pozisyonundaki motorlu taşıtlar (-) Yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi istiap haddinin %50’sinin altında olan motorlu araçlar; (-) Sürücü dahil 9 kişilik oturma yeri olanlar; (-) ATV (her türlü arazide kullanılan araç) ve UTV (çok amaçlı hizmet aracı); (-) Motorlu karavanlar ve (-) Diğerleri

 şeklinde sayılmış; (-) Diğerleri üst başlığı altında da;

(–) Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçmeyenler,

(–) Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçen fakat 2000 cm³’ü geçmeyenler,

(–) Motor silindir hacmi 2000 cm³’ü geçenler,

(–) Elektrik motoru da bulunan araç dışından şarj edilebilir araçlardan, ağırlıklı birleşik kilometre başına karbondioksit emisyonu 25 gramın altında, eşdeğer elektrik enerjisiyle katedilebilir menzili 70 kilometre ve üzerinde olanlar, 

(–) Sadece elektrik motorlu olanlar, 

Üç tireli alt başlıklarıyla listede yer almış, hem elektrik motoru hem de fosil yakıtlı motoru bulunan araçlar ise “– Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçen fakat 2000 cm³’ü geçmeyenler” başlığı ile “– Motor silindir hacmi 2000 cm³’ü geçenler” ve de “– Elektrik motoru da bulunan araç dışından şarj edilebilir araçlardan, ağırlıklı birleşik kilometre başına karbondioksit emisyonu 25 gramın altında, eşdeğer elektrik enerjisiyle katedilebilir menzili 70 kilometre ve üzerinde olanlar” başlıkları altında özel tüketim vergisi matrahlarına göre ayrı ayrı vergi oranlarına tabi tutulmuştur. 

Davacıya ait aracın 1477-1497 cm³motor hacmine sahip olduğunun tartışmasız bulunması nedeniyle, motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçmeyen aracın, 4760 sayılı Kanun’a ekli (II) sayılı listede yer almadığından, “– Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçen fakat 2000 cm³’ü geçmeyenler” başlığı altında elektrik motoru gücüne ve özel tüketim vergisi matrahında göre vergilendirilmesinde bu yönüyle de Kanun’a uygunluk görülmemiştir. 

Davacının yasal faiz istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112/4. maddesinde, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği hükme bağlanmıştır.

213 sayılı Kanunun 112. maddesinde, 6322 sayılı Kanunla yapılan son değişiklik sonrası, fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde, “tecil faizi” uygulanacağı yolundaki açık hüküm uyarınca ve fazla veya yersiz tahsilatın davacıdan kaynaklanmadığı da dikkate alınarak, fazladan tahsil edilen ÖTV ve KDV’nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ve 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte iadesi gerekmektedir.”

ADANA 

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 

2. VERGİ DAVA DAİRESİ

ESAS NO : 2025/8… KARAR NO : 2025/6..

İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNAN (DAVALI)  : HATAY DEFTERDARLIĞI

VEKİLİ  :

KARŞI TARAF (DAVACI)  :

İSTEMİN KONUSU : Hatay 1. Vergi Mahkemesi’nin 10.03.2025 tarih ve E:2025/…, K:2025/…sayılı davanın kabulüne dair kararının davalı idare tarafından istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir. 

YARGILAMA SÜRECİ 

Dava konusu istem: Davacının 07.02.2025 tarihinde iktisap ettiği ……… plakalı, ………şasi numaralı Nissan Qashqai e-Power N-Design 2WD cinsi aracın 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (il) sayılı listenin 87.03 pozisyonu altında yer alan “sadece elektrikli motoru olan araçlardan motor gücü 160 KW’yı geçmeyenler” kapsamında %10 oranında özel tüketim vergisi ile bu vergi tutarı üzerinden katma değer vergisine tabi olması gerekirken %80 oranında özel tüketim vergisi ve bu vergi üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin tahakkuk ve tahsil edildiğinden bahisle fazladan tahsil edilen özel tüketim vergisi ve bu vergi üzerinden hesaplanan katma değer vergisi tahakkukun iptali ve geri verilmesi istenilmektedir. 

İlk Derece Mahkemesinin kararının özeti: Uyuşmazlıkta dava konusu araç bünyesinde 1497 cm3 hacme sahip içten yanmalı benzinli bir motor bulunduğu, bu motorun mekanik hareketi ile ortaya çıkarılan elektrik enerjisinin araç içerisinde bulunan bataryada depolandığı, depolanan söz konusu elektrik enerjisinin yine araç içerisinde yer alan ve doğrudan tekerleklere güç sağlayan 140 kW’lık elektrik motoruna aktarılması sonucu dönme ve hareketin sağlandığı, öte yandan araçtaki şarj amaçlı benzinli moorun 1497 cm3 motor hacmine sahip olduğu hususu da tartışmasız olduğu, dava konusu edilen ÖTV tahakkukunun, 1497 cm3 motor silindir hacmine sahip aracın hem benzinli hem de elektrikli motoru olduğundan bahisle %80 oranında hesaplanarak tahsil edildiği, 4760 sayılı Kanun’a Ek (2) Sayılı Cetvel (il) sayılı listede 87.03 GTİP numaralı “Binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar (87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın vagonlar ve yarış arabaları dahil)” için ÖTV oranları Gümrük Giriş Tarife Cetveli’ndeki gibi üst başlık tek tire (-), alt başlıklarda iki (–) ve üç tire (—) konulmak suretiyle sıralanmış olup, 87.03 pozisyonundaki motorlu taşıtlar (-) Yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi istiap haddinin %50’sinin altında olan motorlu araçlar;(-) Sürücü dahil 9 kişilik oturma yeri olanlar; (-) ATV (her türlü arazide kullanılan araç) ve UTV (çok amaçlı hizmet aracı); (-) Motorlu karavanlar ve (-) Diğerleri şeklinde sayılmış; (-) Diğerleri üst başlığı altında da; 

(–) Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçmeyenler, 

(–) Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçen fakat 2000 cm3’ü geçmeyenler, 

(–) Motor silindir hacmi 2000 cm3’ü geçenler, 

(–) Elektrik motoru da bulunan araç dışından şarj edilebilir araçlardan, ağırlıklı birleşik kilometre başına karbondioksit emisyonu 25 gramın altında, eşdeğer elektrik enerjisiyle katedilebilir menzili 70 kilometre ve üzerinde olanlar, 

(–) Sadece elektrik motorlu olanlar, 

şeklinde üç tireli alt başlıklarıyla birlikte listede yer almış, hem elektrik motoru hem de fosil yakıtlı motoru bulunan araçlar ise “–Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçen fakat 2000 cm3’ü geçmeyenler” başlığı ile “– Motor silindir hacmi 2000 cm3’ü geçenler” ve de “– Elektrik motoru da bulunan araç dışından şarj edilebilir araçlardan, ağırlıklı birleşik kilometre başına karbondioksit emisyonu 25 gramın altında, eşdeğer elektrik enerjisiyle katedilebilir menzili 70 kilometre ve üzerinde olanlar” başlıkları altında özel tüketim vergisi matrahlarına göre ayrı ayrı vergi oranlarına tabi tutulduğu, davacıya ait aracın 1497 cm3 motor hacmine sahip olduğunun tartışmasız bulunması karşısında, motor silindir hacmi 1600 cm3ü geçmeyen aracın, (il) sayılı listede “(–) Sadece elektrik motorlu olanlar” başlığı altında sınıflandırılması gerektiği sonucuna varıldığından, “– Motor silindir hacmi 1600 cm3ü geçen fakat 2000 cm3ü geçmeyenler” başlığı altında elektrik motoru gücüne ve özel tüketim vergisi matrahına göre vergilendirilmesi yönünden Kanun’a uygunluk görülmediği, her ne kadar, davalı idare tarafından 18.04.2015 tarih ve 29330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (il) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’nin “ili-Matrah, Oran ve Müteselsil Sorumluluk” başlıklı bölümünün “2.Oran” alt başlığında yer alan 2.6. nolu paragrafın, “(il) sayılı liste uygulamasında, bir taşıtın elektrik motorunun yanı sıra elektrik motoru dışında başka bir motora da sahip olması durumunda, bu taşıt “sadece elektrik motorlu olanlar” kapsamında değerlendirilmez ve elektrik motoru haricindeki motorun silindir hacmi dikkate alınarak vergilendirilir. Elektrik motoru haricindeki motorun, doğrudan tekerleklere güç verip vermemesi bu yönde işlem tesisini etkilemez.” şeklindeki düzenlemesinden hareketle, tahrik sistemini yalnızca elektrikli motordan alan araçta 1497 cm3 benzinli motor bulunduğundan bahisle, söz konusu aracın 87.03 pozisyonunda, “–Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçen fakat 2000 cm3’ü geçmeyenler” başlığı altında bulunan “—Elektrik motoru da olanlardan elektrik motor gücü 50 kW’ı geçip motor silindir hacmi 1800 cm3ü geçmeyenler” alt başlığının “—- Diğerleri” sınıfında %80 oranında özel tüketim vergisine tabi olduğu ileri sürülmüşse de davalı idarece salt tebliğ hükümlerinden hareketle, araçta benzinli motor bulunduğundan bahisle ÖTV oranının %80 olarak hesaplanması yönünden de hukuka uygunluk görülmediği, benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak Danıştay 7. Dairesi tarafından verilen 11.02.2022 tarih ve E:2019/3070 K:2022/506 sayılı karar da bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı idare tarafından fazladan tahsil edilen özel tüketim vergisi ve buna ilişkin katma değer vergisinin davacıya geri verilmesine karar verilmiştir. 

İSTİNAF EDENİN İDDİALAR:Davacının 213 sayılı Kanunun 377’nci maddesi uyarınca dava açma yetkisinin bulunmadığı, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanununun (4/1-b) maddesinde, ÖTV’nin mükellefinin, (1) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanlar için, motorlu araç ticareti yapanlar, kullanmak üzere ithal edenler veya müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler olduğu hüküm altına alınmış olup, bu hükme göre davaya konu olan fazladan ödendiği iddia edilen ÖTV’nin iadesi işleminde ÖTV mükellefi davacı değil, davacıya söz konusu aracın satışını gerçekleştiren kişi olduğu, bu nedenle dava konusu işlem ile ilgili olarak davacının vergi davası açma yetkisinin gerek Vergi Usul Kanunu gerekse ÖTV Kanunu hükümlerine göre bulunmadığı, esasta ise, 4760 sayılı ÖTV Kanununa ekli (il) sayılı listede, 87.03 GTİP numarası sırasında yer alan taşıtlardan “Sadece elektrik motorlu olanlar” satırında yer alan binek otomobiller kW ve matrah değerlerine göre farklı oranlarda vergiye tabi tutulduğu, ÖTV Kanununa ekli söz konusu liste sırasında, “sadece elektrik motorlu olanlar” şeklindeki ibareden kanun koyucunun sadece elektrikli motoru olanların vergisini, bu listedeki diğer araçlardan ayrıştırılmasına yönelik hüküm getirdiği açıkça anlaşıldığı, elektrikli araçlardan davaya konu edilen araçta olduğu gibi konvansiyonel yakıtla çalışan motoru da olanların da kapsama alınması amaçlansaydı kanun koyucu tarafından “sadece” ibaresi kullanılmaz; elektrik motorlu veya elektrikli taşıtlar gibi ibarelere yer verileceği, konunun teknik olması sebebiyle konuyla ilgili oluşması muhtemel tereddütleri de gidermeyi sağlamak adına 18.04.2015 tarihli ve 29330 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.05.2015 tarihinde yürürlüğe giren ÖTV (il) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (III/B/2.6) bölümünde; (il) sayılı liste uygulamasında, bir taşıtın elektrik motorunun yanı sıra elektrik motoru dışında başka bir motora sahip olması durumunda, bu taşıtın “sadece elektrik motoru olanlar” kapsamında değerlendirilemeyeceği, elektrik motoru haricindeki motorun, doğrudan tekerleklere güç verip vermemesinin bu yönde işlem tesisini etkilemeyeceği şeklinde konu hakkında detaylı açıklamalara yer verildiği, dava konusu araçta başkaca bir (konvansiyonel) motorun bulunması halinde, vergilendirmenin konvansiyonel motor özelliklerini esas alarak yapılacağı, ÖTV Kanununa ekli (il) sayılı listede “sadece elektrik motorlu olanlar” ile aracı hareket ettirmede işlerliğe sahip olsun veya olmasın söz konusu aracın mütemmim cüz’ü haline gelen konvansiyonel motora sahip olan araçların ayrımının yapıldığı, söz konusu olayda davacının satın almış olduğu araca ilişkin ÖTV dahil toplam bedel üzerinden yüzde 20 oranında KDV hesaplanması gerekmekte olup KDV mevzuatına aykırı bir husus bulunmadığı, dava konusu aracın elektrik enerjisiyle haricen şarj edilebilen bir elektrik motorunun bulunmadığı, aracın elektrikli araç olmadığına, seri hibrit özellikteki bir araç olduğuna ilişkin bilirkişi raporu bulunduğu, aracın farklı ülkelerde de konvansiyonel motorlu araçlar gibi değerlendirilerek vergilendirildiği ileri sürülerek Mahkeme kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir. 

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarenin istinaf dilekçesinin ilk derece savunma dilekçesinin tekrarı niteliğinde olduğu belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur. 

TÜRK MİLLETİ ADINA 

Hüküm veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi’nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45’nci maddesi uyarınca dava dosyası incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: 

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf’ başlıklı 45’nci maddesinin 1’inci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2’nci fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3’üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı karara vereceği; 4’üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemelerinin 46’ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır. 

Dava dosyasının incelenmesinden, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi-belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

 

KARAR SONUCU: 

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin, Hatay 1. Vergi Mahkemesi’nin 10.03.2025 tarih ve E:2025/..,K:2025/127 sayılı davanın kabulüne dair kararına yönelik istinaf isteminin REDDİNE,

2.Aşağıda dökümü yapılan 460,00-TL istinaf yargılama giderinin istinaf isteminde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,

3.Artan posta giderinin, karar kesin olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 333’üncü maddesi uyarınca Mahkemesince re’sen davalı idareye iadesine,

4.Kararın taraflara yedi (7) gün içinde tebliği için dosyası ile birlikte Mahkemesine gönderilmesine,

5. Dava konusu tutar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46’ncı maddesinin (b) bendinde belirtilen parasal sınırın altında kaldığından temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 15.05.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız