FETÖ Kodlama Sistemine Dayalı İhraç İşlemleri
FETÖ Kodlama Sistemine Dayalı İhraç İşlemleri: Danıştay’ın 2024/13491 E., 2024/18440 K. Sayılı Kararı Işığında Hukuki Değerlendirme
Giriş
15 Temmuz darbe girişimi sonrası kamu görevinden çıkarılan personellerin büyük bir bölümü, 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35. madde kapsamında değerlendirilmektedir. Danıştay 5. Dairesi’nin 2024/13491 E., 2024/18440 K. sayılı kararı ise bu kapsamda yürütülen işlemlerde “FETÖ kodlama sistemi”nin tek başına hukuka uygun bir veri sayılıp sayılamayacağına dair önemli içtihatlar sunmaktadır.
⚖️ Dava Konusu ve Süreci
Davacının Talebi:
Emniyet Genel Müdürlüğü’nde görev yapan bir polis memuru, “SC” ve “SCB” kodlamalarına dayanılarak kamu görevinden çıkarılmış, bu işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.
Mahkemelerin Görüşü:
- İlk Derece Mahkemesi: Kodlamaların tek başına yeterli delil teşkil etmeyeceği, tanık ifadelerinin davacıyı doğrulamadığı, beraat kararı verildiği, başka somut veri olmadığı gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir.
- Bölge İdare Mahkemesi: İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun bulmuş ve istinaf başvurusunu reddetmiştir.
- Danıştay 5. Dairesi: Kodlamaların hukuki geçerliliğini vurgulayarak, kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka uygun bulmuş ve kararları bozmuştur.
📁 Kodlama Sistemi Nedir?
FETÖ’nün Emniyet yapılanmasında kullandığı kodlama sistemi, teşkilat mensuplarının örgütsel derecelerine göre kategorize edilmesini içermektedir. Kodlar genel olarak aşağıdaki gibi sınıflandırılmaktadır:
- Alan içi (EA, SAY, B5…): Örgütle aktif ilişki içinde olanlar
- Ümit (C, CA, CB, CE…): Örgütten ayrılan ancak yeniden kazanılmak istenenler
- Serhat (SC, SCB, SCD, SCE…): 17/25 Aralık sonrası kopan, temas kurulmaya çalışılanlar
Danıştay kararında, bu sistemin “örgüt içi bilgi havuzu” niteliğinde olduğu ve gizli tanık beyanlarıyla desteklendiği kabul edilmiştir.
🔍 Danıştay’ın Değerlendirmesi
1. Kodlama Verisi Hukuka Uygun mu?
Danıştay, kodlama verisinin adli süreçte usulüne uygun şekilde elde edildiğini ve gizli tanık + bilirkişi raporlarıyla desteklendiğini belirtmiş, hukuka uygun veri olarak kabul edilmiştir.
2. Kodlama Tek Başına Yeterli mi?
“Alan-içi” kodlamasının, bireyin örgütle toplantı, himmet, mahrem imam teması gibi faaliyetlerden geçtiği anlamına geldiği ve örgütle iltisak/irtibatın tek başına ispatı için yeterli olduğu kabul edilmiştir.
3. SC ve SCB Kodlarının Anlamı:
Danıştay’a göre:
- “SC” → Serhat kategorisi: Örgütten kopmuş ancak kazanılmak istenen
- “SCB” → Polis memuru tarafından örgüt adına yüz yüze temas kurulmuş ancak düzenli olmayan görüşme yapılan kişi
Bu kodlar, davacının örgütle bağının tamamen kopmadığını göstermektedir.
⚖️ Karşı Oy Gerekçesi
Karşı oyda, “örgütten ayrılan” ve “SCB” gibi kodlarla temas hâlinde olan kişilerin anayasal düzene açık ve yakın tehlike oluşturmadığı, dolayısıyla kamu görevinden çıkarılmalarının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu belirtilmiştir.
❝ “SCB” kodu örgütün görüşme çabasıdır; kişinin halen bağlı olduğunu göstermez. ❞
🧭 Hukuki Yorum ve Sonuç
Danıştay bu kararıyla:
- Kodlama sistemini hukuka uygun ve bağımsız delil olarak kabul etmiştir.
- Alan-içi → Ümit/Serhat geçişinin örgütsel geçmişi ortadan kaldırmadığını ifade etmiştir.
- Bireyin örgütten koptuğuna dair somut kanıt olmadan yalnızca “kopma kodlamasına” güvenilemeyeceğini belirtmiştir.
Bu içtihat, kamu görevinden ihraçlara karşı açılacak davalarda kodlama verisinin detaylı analizinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.
📌 Sonuç
Danıştay 5. Dairesi, “SC” ve “SCB” gibi kodlamaları, FETÖ irtibatını ortaya koyan tek başına yeterli delil olarak kabul ederek, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Bu karar, emsal niteliğinde olup, özellikle Emniyet personeli hakkında tesis edilen ihraç işlemlerinde belirleyici rol oynayacaktır.


