İBAN KİRALAMA

IBAN’I KULLANIM şeklindeki dolandırıcılık suçunda Yargıtay bozma kararı

Özet gerekçesiyle bozma kararı;

Banka hesabına gönderilen suça konu paraları belli bir komisyon karşılığında üçüncü kişilere gönderen sanığın, faili meçhul şüphelilerin iyi derecede İngilizce bilen bir eleman aradıklarının söylemeleri ve belli bir komisyon karşılığında banka hesabına gelen paraları havale etmesi şeklinde iş teklifinde bulunmaları üzerine öğrenci olması nedeniyle harçlığını çıkarmak için bu teklifi kabul ettiğini ve kendisinin de kandırıldığının belirttiği durumda dosya kapsamında suç kastı ile hareket ettiğini gösterir başkaca bir delil de bulunmadığından üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 30.04.2025 tarihli 2024/24160 E. , 2025/3482 K. sayılı kararı;

▪️Banka hesabının komisyon karşılığında kullandırılması
▪️Öğrenci olan sanığın harçlığını çıkarmak için bu teklifi kabul ettiği ve kandırıldığı
▪️Suç kastı ile hareket etmediği
▪️Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği

IBAN KİRALAMA NEDİR?

Son yıllarda sosyal medya, iş ilanı platformları ve forumlar üzerinden “komisyonla para kazanma” vaadiyle özellikle gençlere ulaşan suç şebekeleri, banka hesaplarını kullanarak yasa dışı işlemler yapmaktadır. Bu süreçte mağdur olan kişilerin birçoğu, IBAN’ını kiraya verdiği için ‘suç işlemek amacıyla örgüte üye olma’, ‘nitelikli dolandırıcılık’ veya ‘bilişim yoluyla hırsızlık’ suçlamalarıyla karşı karşıya kalmaktadır.

YARGITAY’DAN EMSAL KARAR: SUÇ KASTI YOKSA BERAAT GEREKİR

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 30.04.2025 tarihli kararında, banka hesabını komisyon karşılığı kullandıran bir öğrencinin suç kastıyla hareket ettiğine dair yeterli delil olmadığından beraat etmesi gerektiğini belirtti.


🔎 KARARIN ÖZETİ:

  • Sanık, iyi derecede İngilizce bilen bir eleman arayan kişilerce iş teklifi almıştır.
  • Teklif, hesabına gelen parayı belli bir komisyonla başka hesaplara aktarması üzerinedir.
  • Sanık, üniversite öğrencisidir ve yalnızca harçlığını çıkarmak için teklifi kabul etmiştir.
  • Sanığın “kandırıldım, iş sözleşmesini bile alamadım” savunması dikkate alınmış,
  • Dosyada suç kastına işaret eden başka bir delil bulunmadığı görülmüştür.

🔴 Yargıtay kararıyla: Mahkumiyet kararı bozulmuş, beraat kararı verilmiştir.


🧠 BU KARAR NEYİ DEĞİŞTİRİR?

Bu karar, özellikle aşağıdaki mağdurlar için emeklilik, sicil temizliği ve yeniden yargılama açısından büyük önem taşır:

Mağdur ProfiliYarar Sağlayabileceği Hususlar
Öğrenci olup komisyonla IBAN kullananBeraat veya yeniden yargılama talebi
Sosyal medyadan iş ilanı ile kandırılanBilinçli dolandırıcılık kastının çürütülmesi
Banka hesabını başkasına verenSuçun iştirakçisi değil, mağdur olarak kabul

⚖️ YARGITAY İÇTİHADI VE KANUN YARARINA BOZMA

Yargıtay’ın bozma kararı, TCK 244/4 kapsamında verilen “sistemi bozma, verileri yok etme” suçunun işlendiği kanaatiyle verilen hapis ve para cezasını iptal etmiştir. Sanığın kastının olmadığı gerekçesiyle, kanun yararına bozma yoluyla ceza kaldırılmıştır.

📌 Kararda Vurgulanan Kritik Noktalar:

  • Sanığın bilgisayarlı dolandırıcılık ağı hakkında bilgisinin olmadığı,
  • Suçun organizatörlerinin kimliğinin tespit edilemediği (faili meçhul),
  • Sanığın sadece komisyonla işlemi yerine getirdiği,
  • Ve iyi niyetli hareket ettiği yönünde savunmasının tutarlılığı…

IBAN KİRALAYAN MAĞDURLAR NE YAPMALI?

1. Beraat İçin Yeni Delil Sunabilirsiniz:

Eğer benzer durumda yargılanıyor veya hüküm giymişseniz, bu karar yeniden yargılama talebi için emsal teşkil eder.

2. HTS – CGNAT Kayıtlarına İtiraz Edin:

Sadece IBAN paylaşımı değil, hangi tarihte ne işlem yaptığınız, bu süreçte kiminle görüştüğünüz de önemlidir.

3. Sözleşme, Yazışma, Ekran Görüntüsü Sunun:

Eğer yazışmalarda “iş teklifi”, “komisyon” gibi ifadeler varsa, bu kastı ortadan kaldırabilir.

4. MASAK Blokesi Kaldırma İçin Dava Açabilirsiniz:

Suç kastı olmadığına dair kararlar, malvarlığına konan bloke ve tedbir kararlarının kaldırılmasında kullanılabilir.


⚖️ YARGITAY’DAN EMSAL KARARIN TAM METNİNE GÖRE:

🔹 Dosya No: 2024/24160 E., 2025/3482 K.
🔹 Karar Tarihi: 30.04.2025
🔹 Mahkeme: Yargıtay 8. Ceza Dairesi
🔹 Bozma Nedeni: Sanığın suç kastı olmadan, iş vaadiyle kandırılması


📚 ÖNEMLİ: BU KARAR KİMLER İÇİN EMSAL NİTELİĞİNDEDİR?

DurumKarar Ne İşe Yarar?
IBAN’ını iş vaadiyle başkasına verenKandırılma savunmasıyla beraat alınabilir
Öğrenci olup işlem yapanKast yokluğu nedeniyle beraat
MASAK tarafından bloke edilen mağdurMalvarlığı tedbirlerinin kaldırılması
Suç kastı olmayan, pasif işlem yapan kullanıcıTCK 39 gereği iştirak yokluğu savunması
Kovuşturması süren kişisel hesap kullanıcılarıTakipsizlik veya beraat için Yargıtay kararı sunulabilir

🤔 SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)

1. IBAN’ımı kiraya verdim, suçlu muyum?
➡ Her olay ayrı değerlendirilir. Kastınız yoksa, bu karar emsal olabilir.

2. Sosyal medya üzerinden “komisyonla iş” teklifine kandım. Ne yapmalıyım?
➡ Yazışmalarınızı delil olarak sunun, savunmanızda “aldatıldım” beyanınızı güçlü tutun.

3. Mahkum oldum, bu kararı kullanarak tekrar yargılanabilir miyim?
➡ Evet. CMK 311’e göre “yeni delil” ile yeniden yargılama talebi mümkündür.

4. Param MASAK tarafından bloke edildi. Nasıl kaldırırım?
➡ Ceza davasındaki beraat kararıyla birlikte blokaj kaldırılması için mahkemeye başvurabilirsiniz.

5. Kastım olmadığını nasıl ispatlarım?
➡ Yazışmalar, sözleşme talebi, ödeme bilgileri ve öğrenci belgesi sunabilirsiniz.


🏁 SONUÇ: HER IBAN KİRALAYAN DOLANDIRICI DEĞİLDİR!

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin kararı, bilinçli dolandırıcı ile kandırılan mağduru ayıran önemli bir içtihattır. Mahkemelerin artık sadece para aktarımı değil, kişinin niyeti ve kandırılma durumu gibi hususlara da bakarak karar vermesi gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi         

2024/24160 E.  ,  2025/3482 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2007/447 E. 2010/54 K.
SUÇ : Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.08.2007 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142/2-e maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2010 tarihli kararı ile sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 244/4, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca verilen hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, söz konusu kararın, temyiz edilmeksizin 26.04.2010 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/8936 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98272 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; müşteki …’in banka hesabından bilgisi olmadan çekilen 2.000,00 Türk lirasının sanığın hesabına aktarılmasından sonra sanık tarafından bu paranın Rusya Devletinde bulunan kişilere gönderilmesi eylemi nedeniyle sanık hakkında bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, sanığın aynı eylemleri nedeniyle müştekiler … ve …’un şikâyeti ile açılan Sinop Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/71 sayılı soruşturma dosyasında, suça konu olayın müştekilerinin ayrı kişiler olması ve banka hesaplarının farklı illerde olması gerekçesi ile müşteki … yönünden tefrik kararı verilerek Sinop Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/528 sayılı soruşturma dosyasına kaydının yapılmasını takiben, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına yetkisizlik kararı verilmesi sonrasında, incelemeye konu kamu davasının iddianamesinin düzenlendiği, diğer müşteki … yönünden Sinop Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/71 soruşturma sayılı dosyasından soruşturmasının devamına karar verilmesinin ardından, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına yetkisizlik kararı verilmesini müteâkip, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2007 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, bilişim sistemlerini kullanmak suretiyle hırsızlık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2014 tarihli, 2007/468 esas, 2014/89 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20/06/2016 tarihli ve 2016/6021 esas, 2016/11619 karar sayılı ilâmı ile; “Dosya kapsamına göre; sanığın öğrenci olduğu Sinop ilinde internet ortamında ICQ proğramında tanıştığı Rusya Devletinde bulunan kişilerin sanığa şirketlerinin bilgisayar yazılımı yaparak Türkiye’de bulunan firmalara sattıklarını ancak ücretlerin ödenmesinde problem yaşadıklarını bu nedenle de firmalar ile aralarında çıkacak anlaşmazlıkları çözecek iyi derecede ingilizce bilen eleman aradıklarını söyleyerek iş teklif ettikleri, sanığın da öğrenci olması nedeniyle harçlığını çıkarmak için teklifi kabul ettiği, bu kişilerin sanığın hesabına suç tarihinde para havale ederek bu parayı… vasıtasıyla göndermesini istedikleri, sanığın iş sözleşmesini göndermelerini istediğinde ise sana güvenmemiz için bu havaleleri gönder sonra sözleşmeyi göndereceğiz demeleri üzerine sanığın havaleyi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın savunmasının aksine suç kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeter bir delil bulunmadığı gözetilmeden beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi,” şeklindeki bozma kararını müteâkip, mahkemesince yeniden karar verilmek sureti ile sanığın, banka hesabına gelen paraları Rusya Devletinde bulunan kişilere göndermesi eyleminin üzerine atılı bilişim sistemlerini kullanmak suretiyle hırsızlık suçunda, sanığın savunmasının aksine suç kastı ile hareket ettiğine dair mahkûmiyetine yeter bir delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş olduğu ve anılan kararın 01/06/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, sanığın benzer nitelikteki eylemleri nedeniyle yapılan incelemeye konu yargılama sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1. Katılanın, 16.09.2005 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatında, 14.09.2005 tarihinde İzmir Garanti Bankası Kıbrıs Şehitleri Şubesinden arandığını ve 08.09.2005 tarihinde hesabından 2.000,00 TL paranın EFT yöntemi ile Sinop…. Şubesinde …. numaralı hükümlünün hesabına geçirildiğini ve bu kişi tarafından da bu paranın çekildiğini öğrendiğini beyanla şikayetçi olduğu belirlenmiştir.
2. Hükümlünün aşamalarda, olay tarihinde doktora öğrencisi olduğunu, ICQ programından Ruslarla konuşurken kendisine bilgisayar programı sattıklarını ancak iyi İngilizce bilen bir kişiyi aracı kılmak istediklerini belirtip kendisini bayi olarak kullanmak istediklerini teklif ederek bu bilgisayar programından %5 kar payı vereceklerini söylediklerini, bunlara inanıp kimlik ve hesap bilgilerini verdiğini, ertesi gün kendisini arayıp hesabına para yatırıldığını, bu parayı bildikleri hesaba göndermesini istediklerini, kendisinin de hesabına aktarılan parayı bildirilen hesaba havale ettiğini, olay nedeniyle kendisinin de kandırıldığını belirttiği belirlenmiştir.
3. Cari hesap ekstresine göre, hükümlüye ait hesaba …’a ait hesaptan 07.09.2005 tarihinde 1.400,00 YTL; 08.09.2005 tarihinde ise yine hükümlüye ait hesaba katılan …’a ait hesaptan EFT aracılığıyla 2.000,00 YTL para gönderildiği ve hükümlü tarafından bu paranın çekildiği belirlenmiştir.
4. Sinop Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2007 tarihli tefrik kararı ile olayın müştekilerinin ayrı kişiler olması ve işlem yapılan hesapların farklı illerde olması nedeniyle soruşturma evrakının müştekiler yönünden tefrikine karar verildiği ve dosyanın müşteki … yönünden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına yetkisizlik kararı ile gönderildiği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2007 tarihli iddianamesi ile, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-e maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2014 tarihli kararı ile “07.09.2005 tarihinde katılanın Garanti Bankası …. Şubesi’nden 3.500,00 TL’nin EFT internet aracılığıyla inceleme dışı sanık A.G.K.’nın Koçbank …. Şubesine aktarıldığı, 1.400,00 TL’nin ise hükümlünün Sinop …. Şubesine aktarıldığı, sanıklar yargılama sırasında internet ortamında kandırıldıklarını Rus bir şahsın talebi üzerine hesap numaralarını verdiklerini ve bu işlemleri komisyon karşılığı yaptıklarını belirtmiş olup katılanın bilgisi dışında hesabına girilip hesabından internet aracılığıyla para aktarımının temini bilişim yoluyla hırsızlık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-e, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün hükümlü müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20.06.2016 tarihli ve 2016/6021 Esas, 2016/11619 Karar sayılı kararı ile “Dosya kapsamına göre; sanığın öğrenci olduğu Sinop ilinde internet ortamında ICQ proğramında tanıştığı Rusya Devletinde bulunan kişilerin sanığa şirketlerinin bilgisayar yazılımı yaparak Türkiye’de bulunan firmalara sattıklarını ancak ücretlerin ödenmesinde problem yaşadıklarını bu nedenle de firmalar ile aralarında çıkacak anlaşmazlıkları çözecek iyi derecede ingilizce bilen eleman aradıklarını söyleyerek iş teklif ettikleri, sanığın da öğrenci olması nedeniyle harçlığını çıkarmak için teklifi kabul ettiği, bu kişilerin sanığın hesabına suç tarihinde para havale ederek bu parayı… vasıtasıyla göndermesini istedikleri, sanığın iş sözleşmesini göndermelerini istediğinde ise sana güvenmemiz için bu havaleleri gönder sonra sözleşmeyi göndereceğiz demeleri üzerine sanığın havaleyi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın savunmasının aksine suç kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeter bir delil bulunmadığı gözetilmeden beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmesini müteakip Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2017 tarihli kararı ile bozma kararına uyularak hükümlünün savunmasının aksine suç kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeter bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve bu karara karşı hükümlü müdafiinin istinaf başvurusunda bulunduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 04.05.2017 tarihli ve 2017/1106 Esas, 2017/1003 Karar sayılı kararı ile istinaf başvuru talebinin temyiz mahiyetinde kabulü ile Yargıtayca değerlendirilip karar verilmek üzere, 5271 sayılı Kanun’un 279/1-b maddesi uyarınca hükümlü müdafiinin istinaf başvurusunun reddine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine tevdiine karar verildiği, Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesince hükmün istinaf kararı ile 01.06.2017 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20.06.2016 tarihli ve 2016/6021 Esas, 2016/11619 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak, Rusya devletinde bulunan kişilerin, bilgisayar yazılımı yaparak Türkiye’de bulunan firmalara sattıklarını ancak ücretlerin ödenmesinde problem yaşadıklarını, iyi derecede İngilizce bilen bir eleman aradıklarını söyleyerek iş teklifinde bulundukları hükümlünün, öğrenci olması nedeniyle harçlığını çıkarmak için bu teklifi kabul ettiği ve 08.09.2005 tarihinde Rusya devletinde bulunan bu kişilerin hükümlünün hesabına katılanın hesabından para havale ettikleri ve bu parayı… aracılığıyla göndermesini istedikleri, hükümlünün de hesabına gönderilen parayı belli bir komisyon karşılığında bu şahıslara havale ettiğinin anlaşılması karşısında, hükümlü hakkında, savunmasının aksine suç kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2010 tarihli ve 2007/447 Esas, 2010/54 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız