İfade Almaya Yönelik Yakalama Kararı Çıkartılması
İfade Almaya Yönelik Yakalama Kararı Çıkartılması: Ceza Muhakemesi Hukukunda Bir Koruma Tedbiri Olarak Detaylı İnceleme
Ceza muhakemesi sistemimizde ifade almaya yönelik yakalama kararı, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin en kritik aşamalarından birini oluşturur. Bu karar, şüpheli veya sanığın usulüne uygun çağrıya rağmen ifadeye gelmemesi ya da çağrının yapılamaması durumunda, adli mercilerin maddi gerçeğe ulaşmasını sağlamak amacıyla özgürlüğü geçici olarak kısıtlayan bir koruma tedbiridir. Hem savunma hakkını hem de kamu düzenini dengede tutmayı amaçlayan bu kurum, pratikte en çok tartışılan ve uygulanan tedbirlerden biridir.
Bu makalede, konuyu hukuki dayanakları, çıkartılma şartları, usulü, uygulanması, itiraz yolları, güncel düzenlemeler ve pratik sorunlar açısından detaylıca ele alacağız. Amacımız, hukukçular, uygulayıcılar ve ilgililer için kapsamlı bir rehber sunmaktır.
1. Hukuki Dayanak ve Tanım
Yakalama kavramı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 90. ve devamı maddelerinde düzenlenir. Genel yakalama (CMK m.90) ile hakim kararı gerektiren yakalama emri (CMK m.98) birbirinden ayrılır. İfade almaya yönelik yakalama kararı ise özellikle CMK m.98’e dayanır.
CMK Madde 98/1 açıkça hüküm koyar: “Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir.”
Kovuşturma evresinde (dava açıldıktan sonra) ise yetkili mahkeme aynı yetkiyi kullanır. Bu karar, “tutuklamaya yönelik yakalama”dan farklıdır; amacı yalnızca ifade veya sorgunun alınmasıdır. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 4. maddesinde de yakalama, “suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınması” olarak tanımlanır.
Bu tedbir, Anayasa’nın 19. maddesindeki kişi hürriyeti ve güvenliği ilkesine uygun olmalı ve ölçülülük (CMK m.1 ve Anayasa m.13) ilkesine riayet edilmelidir.
2. Çıkartılma Şartları
İfade almaya yönelik yakalama kararı keyfi verilemez. Temel şartlar şunlardır:
- Usulüne uygun davetiye (çağrı) çıkarılması: CMK m.145’e göre, ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır. Çağrılma nedeni açıkça belirtilmeli ve “gelmezse zorla getirileceği” yazılmalıdır.
- Çağrıya rağmen gelmeme veya çağrı yapılamama: Şüpheli/sanık tebligata rağmen mazeretsiz gelmezse ya da adresine ulaşılamıyorsa (kaçaklık, gizlenme vb.) savcı sulh ceza hakiminden yakalama emri ister.
- Kuvvetli suç şüphesi: Yönetmelik ve Yargıtay içtihatları gereği, genel olarak şüpheli hakkında suç işlediğine dair kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunmalıdır. Salt “gelmedi” diye yakalama çıkarılamaz; soruşturmanın ciddiyeti ve delil durumu değerlendirilir.
- Ölçülülük ilkesi: Doktrinde ve uygulamada vurgulandığı üzere, önce zorla getirme (CMK m.146) tercih edilmelidir. Zorla getirme kararı verildikten sonra da ulaşılamazsa yakalama emrine geçilir. Doğrudan yakalama emri, ancak zorunlu hallerde (örneğin kaçma ihtimali yüksekse) mümkündür.
Önemli ayrım: CMK m.90’daki “doğrudan yakalama” (suçüstü, kaçma ihtimali vb.) ile m.98’deki “hakim kararıyla yakalama emri” farklıdır. İfade almaya yönelik olanı, yazılı emir gerektirir.
3. Usul ve Karar Süreci
- Cumhuriyet Savcısının İstemi: Soruşturma evresinde savcı, şüphelinin çağrıya rağmen gelmediğini belirterek sulh ceza hakimliğine yazılı talepte bulunur. Talepte delil durumu, suç vasfı ve çağrı tebligatı belgeleri yer alır.
- Sulh Ceza Hakiminin Kararı: Hakim, talebi inceler ve yakalama emri düzenler. Karar gerekçeli olmalıdır.
- Kovuşturma Evresinde: Mahkeme re’sen veya cumhuriyet savcısının talebiyle karar verir.
- Uygulama: Karar kolluğa tebliğ edilir. Kolluk, şüpheliyi yakalar ve derhal adli mercilere teslim eder.
CMK Madde 94 ile süreç devam eder:
- Yakalanan kişi en geç 24 saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır.
- Bu süre içinde çıkarılamazsa, SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile ifade/sorgu alınır.
- Özel hüküm (2021 değişikliği ile eklenen fıkra 3): “İfadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan ve belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt eden kişinin serbest bırakılması, Cumhuriyet savcısı tarafından emredilebilir. Bu hüküm her yakalama emri için ancak bir kez uygulanabilir. Taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye bin Türk lirası idari para cezası verilir.”

Bu düzenleme, İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında getirilmiş olup, gece yarısı yakalama ve gereksiz özgürlük kısıtlamalarını önlemeyi hedefler. Uygulamada 500 binden fazla vatandaş bu taahhüt imkânından yararlanmıştır.
4. Yakalama Sonrası Süreç ve Haklar
- İfade Alma Usulü: CMK m.147-148 ve Yönetmelik m.23’e göre kimlik tespiti, suçun anlatılması, müdafi hakkı bildirimi zorunludur. Yasak usuller (işkence, tehdit vb.) kesinlikle yasaktır (CMK m.148).
- Serbest Bırakma: İfade alındıktan sonra savcı veya hakim, şüpheliyi serbest bırakabilir, adli kontrol uygulayabilir veya tutuklama talep edebilir. Yakalama otomatik olarak gözaltı veya tutuklamaya yol açmaz.
- Yakalananın Hakları:
- Yakalama nedeni ve hakları (susma, müdafi, itiraz) derhal bildirilir (CMK m.91).
- Aileye haber verme (istek üzerine).
- Müdafi bulundurma (en fazla 3 müdafi soruşturmada).
5. İtiraz ve Kanun Yolları
Yakalama emrine karşı itiraz hakkı vardır (CMK m.267 vd.). Yakalanan kişi, müdafii veya yakınları sulh ceza hakimliğine başvurabilir. İtiraz, kararın hukuka aykırılığını (ölçülülük ihlali, delil yetersizliği vb.) ileri sürebilir. Kabul edilirse kişi serbest kalır.
Kanuna aykırı yakalama halinde tazminat talep edilebilir (CMK m.141 vd.).
6. Pratikte Karşılaşılan Sorunlar ve Güncel Gelişmeler
Uygulamada sıkça görülen sorunlar:
- Ölçülülük ilkesine aykırı doğrudan yakalama emirleri.
- Mesai saatleri dışında yakalamalar (2021 reformuyla büyük ölçüde çözüldü).
- Taahhüt imkânının yeterince kullanılmaması.
- Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere, yalnızca ifade için yakalama sonrası uzun süre gözaltında tutma veya infazda saymama hususları.
2021-2025 arası yargı reform paketleri (11. ve 12. paketler) bu alanda önemli adımlar attı: Taahhütle serbest bırakma, SEGBİS yaygınlaşması ve lekelenmeme hakkının güçlendirilmesi. Adalet Bakanı’nın açıklamalarına göre yüz binlerce vatandaş bu sayede mağduriyet yaşamadı.
7. Sonuç: Dengeli Bir Sistem İçin Öneriler
İfade almaya yönelik yakalama kararı, ceza muhakemesinin temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için vazgeçilmezdir. Ancak özgürlük hakkı Anayasa’nın en üst koruma katmanında yer alır. Bu yüzden savcılar ve hakimler, önce davetiye → zorla getirme → yakalama emri sıralamasına titizlikle uymalı, kararları gerekçelendirmeli ve taahhüt imkânını öncelikle değerlendirmelidir.
Hukukçulara tavsiyemiz: Her somut olayda ölçülülüğü, delil durumunu ve alternatif tedbirleri (adli kontrol, elektronik kelepçe vb.) göz önünde bulundurun. Uygulama, hem mağdur hem şüpheli/sanık haklarını koruyacak şekilde evrilmelidir.
Bu karar, adaletin tecellisi kadar insan haklarının da bir sınavıdır. Doğru uygulandığında sistemin güvenini artırır; hatalı uygulandığında ise bireysel mağduriyetlere ve toplumsal güvensizliğe yol açar.
Kaynakça (Başlıcaları):
- 5271 sayılı CMK m.90-98, m.145-146, m.94.
- Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği (Resmî Gazete: 01.06.2005).
- Yargıtay içtihatları ve doktrin görüşleri (Ünver/Hakeri, Yıldız vb.).
Bu makale, 2026 itibarıyla güncel mevzuat ve içtihatlara dayanmaktadır. Her somut olayda güncel mevzuat ve Yargıtay kararları incelenmelidir.
İfade Almaya Yönelik Yakalama Kararı Çıkartılması Hakkında 30 Soru – 30 Cevap
Aşağıda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) başta olmak üzere ilgili mevzuat, Yargıtay içtihatları ve güncel düzenlemelere (2021 değişikliği dahil) dayalı, pratik ve detaylı 30 soru-cevap hazırlanmıştır. Sorular, konuyu mantıksal bir sırayla kapsar.
1. İfade almaya yönelik yakalama kararı nedir? CMK m.98’e göre, soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından düzenlenen yazılı emirdir. Amacı, şüphelinin ifadesinin alınmasıdır; tutuklamaya yönelik değildir.
2. Hukuki dayanağı hangi maddedir? Temel dayanak CMK Madde 98/1’dir. Ayrıca CMK m.90 (genel yakalama), m.94 (yakalama sonrası işlem), m.145-146 (çağrı ve zorla getirme) ile Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği uygulanır.
3. Yakalama emri hangi evrede çıkartılabilir? Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise yetkili hâkim veya mahkeme tarafından çıkartılabilir. Kaçak sanık durumunda re’sen de düzenlenebilir (CMK m.98/3).
4. Çıkartılması için ön şart nedir? Şüphelinin usulüne uygun davetiye (çağrı kağıdı) ile çağrılması ve çağrıya mazeretsiz gelmemesi veya çağrı yapılamaması gerekir (CMK m.145). Çağrıda “gelmezse zorla getirileceği” uyarısı olmalıdır.
5. Doğrudan yakalama emri çıkartılabilir mi, yoksa önce zorla getirme mi uygulanmalıdır? Ölçülülük ilkesi gereği öncelikle zorla getirme (CMK m.146) tercih edilmelidir. Zorla getirmeye rağmen ulaşılamazsa yakalama emrine geçilir. Doğrudan yakalama, kaçma ihtimali yüksekse istisnadır.
6. Yakalama emri çıkartmak için kuvvetli suç şüphesi şart mıdır? Evet. Genel olarak şüpheli hakkında suç işlediğine dair kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunmalıdır. Salt “gelmedi” diye yakalama emri çıkarılamaz.
7. Kim talep edebilir? Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı talep eder. Kovuşturma evresinde mahkeme re’sen veya savcı talebiyle karar verir. Tutuklama talebinin reddine itiraz halinde itiraz mercii de düzenleyebilir.
8. Karar nasıl verilir ve niteliği nedir? Sulh ceza hâkimi talebi inceleyerek gerekçeli karar verir. Karar yazılıdır; yakalama emrinde kişinin eşkali, kimliği, suç vasfı ve nereye gönderileceği belirtilir (CMK m.98/4).
9. Yakalama emri ile genel yakalama (CMK m.90) arasındaki fark nedir? Genel yakalama herkes tarafından suçüstü veya kaçma halinde yapılabilir (yazılı emir gerekmez). İfade için olanı ise hâkim kararıyla ve çağrı şartına bağlıdır.
10. Yakalanan kişi en geç ne kadar sürede hâkim önüne çıkarılır? En geç 24 saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır (CMK m.94/1). Çıkarılamazsa SEGBİS ile ifade/sorgu alınır.
11. Mesai saatleri dışında yakalanırsa ne olur? İfadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai dışı yakalanan kişi, belirlenen tarihte hazır bulunmayı taahhüt ederse Cumhuriyet savcısı tarafından serbest bırakılabilir (CMK m.94/3 – 2021 değişikliği).
12. Taahhüt imkânı hangi şartlarda uygulanır?
- Sadece ifade almaya yönelik yakalama emri olmalı.
- Mesai saatleri dışında yakalanmış olmalı.
- Kişi yazılı taahhüt vermeli.
- Her yakalama emri için yalnızca bir kez uygulanabilir.
13. Taahhüdü ihlal ederse ne olur? Yakalama emrinin düzenlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından 1.000 TL idari para cezası verilir. Tekrar taahhüt imkânı yoktur.
14. Yakalanan kişinin hakları nelerdir?
- Yakalama nedeni ve hakları (susma, müdafi, itiraz) derhal bildirilir (CMK m.91).
- Aileye haber verme (istek üzerine).
- Müdafi bulundurma hakkı (en fazla 3 müdafi).
- İşkence, tehdit vb. yasak usuller uygulanamaz (CMK m.148).
15. İfade alma usulü nasıldır? Kimlik tespiti, suçun anlatılması, müdafi hakkı bildirimi zorunludur (Yakalama Yönetmeliği m.23). İfade serbest iradeyle alınır.
16. İfade alındıktan sonra kişi otomatik olarak serbest mi bırakılır? Hayır. Savcı veya hâkim, delil durumuna göre serbest bırakma, adli kontrol veya tutuklama talebi değerlendirebilir. Yakalama otomatik tutuklama anlamına gelmez.
17. Yakalamaya kimler itiraz edebilir?
- Yakalanan kişi
- Müdafii
- Kanuni temsilcisi
- Eşi
- Birinci veya ikinci derece kan hısımı (CMK m.91/5). İtiraz, sulh ceza hâkimliğine yapılır ve derhal incelenir.
18. İtiraz usulü nedir? İtiraz dilekçesi yakalama emrini veren sulh ceza hâkimliğine veya yetkili üst mercie verilir. Kabul edilirse kişi serbest bırakılır.
19. Kanuna aykırı yakalama durumunda ne yapılabilir? CMK m.141 vd. uyarınca tazminat talep edilebilir. Ayrıca disiplin veya ceza soruşturması açılabilir.
20. Yakalama emri ile tutuklamaya yönelik yakalama farkı nedir? İfade için olanı yalnızca ifade/sorgu amacıyladır. Tutuklamaya yönelik olan ise CMK m.100’deki tutuklama şartlarını taşır ve daha ağırdır.
21. Kaçak şüpheli/sanık için yakalama emri nasıl düzenlenir? CMK m.98/3’e göre kovuşturma evresinde re’sen veya savcı talebiyle hâkim/mahkeme tarafından düzenlenir. Soruşturmada savcı talebiyle sulh ceza hâkimi verir.
22. Kolluk yakalama emrini nasıl uygular? Emir kolluğa tebliğ edilir. Kolluk, kişiyi yakalar ve derhal adli mercilere teslim eder. Zor kullanma yetkisi ölçülüdür.
23. Ölçülülük ilkesi bu kararda nasıl uygulanır? Tedbir, amaca uygun, gerekli ve orantılı olmalıdır. Daha hafif tedbirler (davetiye, zorla getirme) varken doğrudan yakalama emri ölçülülüğe aykırı olabilir.
24. 2021 değişikliği (7331 sayılı Kanun) ne getirdi? CMK m.94’e 3. fıkra eklenerek mesai dışı yakalamalarda taahhütle serbest bırakma imkânı getirildi. Amaç, gereksiz özgürlük kısıtlamasını önlemektir.
25. SEGBİS ne zaman kullanılır? 24 saat içinde fiziki olarak hâkim önüne çıkarılamayan kişinin ifadesi/sorgusu SEGBİS ile alınabilir (CMK m.94/2).
26. Yakalama emri reddedilebilir mi? Evet. Sulh ceza hâkimi talebi hukuka aykırı bulursa (delil yetersizliği, ölçülülük ihlali vb.) reddedebilir.
27. Pratikte en sık karşılaşılan sorunlar nelerdir?
- Ölçülülük ilkesine aykırı doğrudan yakalama emirleri
- Çağrı yapılmadan emir çıkartılması
- Taahhüt imkânının yeterince kullanılmaması
- Gece yakalamalarda uzun süre alıkoyma
28. Yargıtay’ın yaklaşımı nasıldır? Yargıtay, çağrı şartına uyulmasını, ölçülülüğü ve delil durumunu titizlikle inceler. Usulüne uygun çağrı yapılmadan yakalama emri taleplerini sıklıkla reddetmiştir.
29. Bu karar lekelenmeme hakkı ile çelişir mi? Doğru uygulandığında çelişmez. Ancak keyfi veya ölçüsüz uygulama lekelenmeme hakkını (Anayasa m.38) ihlal edebilir.
30. Uygulamada nelere dikkat edilmelidir?
- Önce davetiye → zorla getirme → yakalama emri sıralamasına uyulmalı.
- Kararlar gerekçeli ve ölçülü olmalı.
- Taahhüt imkânı öncelikle değerlendirilmeli.
- Her somut olayda güncel mevzuat ve içtihat kontrol edilmeli.

