Kadastro Sonrası Metrekare Azalması
Kadastro Sonrası Metrekare Azalması Olursa Ne Yapılır? Kadastro Süreci ve İtiraz Hakkınız
Kadastro çalışmaları sonucunda taşınmazınızın metrekare ölçüsünde azalma olduğunu fark ettiyseniz, haklarınızı bilmeniz büyük önem taşır. Bu yazımızda, kadastro ve yenileme kadastrosu arasındaki farkı, itiraz yollarını ve Bursa’da karşılaşılan gerçek örneklerle kadastro sürecine dair merak edilen her şeyi detaylandırıyoruz.
Kadastro Nedir?
Kadastro, bir taşınmazın sınırlarının, yüzölçümünün ve malikinin belirlenmesini sağlayan teknik ve hukuki bir çalışmadır. Türkiye’de ilk kez 1934 yılında yürürlüğe giren 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu ile başlatılmış, ardından kapsamı genişletilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu ile bugünkü halini almıştır.
Bu çalışmalarla birlikte:
- Tapusuz arazilerin tescili sağlanır,
- Var olan taşınmazların sınırları harita üzerine işlenir,
- Malik bilgileri hukuki zemine oturtulur.
Kadastro Çalışmaları Neden Yapılır?
Kadastro çalışmaları iki temel amaca hizmet eder:
- Taşınmazların sınırlarının kesinleştirilmesi,
- Tapu kayıtlarının oluşturulması veya güncellenmesi.
Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yapılan bir kadastro yenileme çalışması sırasında, birçok malik arazisinin bir kısmının hazine taşınmazı olarak gösterildiğini fark etmiş ve bu durum mahkemeye taşınmıştır. Bu tür uygulamalar itiraz süresinde müdahale edilmezse kalıcı hale gelebilir.
Tesis Kadastrosu ile Yenileme Kadastrosu Arasındaki Fark Nedir?
| Özellik | Tesis Kadastrosu | Yenileme Kadastrosu |
|---|---|---|
| Tanım | İlk defa yapılan kadastro çalışmasıdır. | Daha önce kadastrosu yapılmış taşınmazların yeniden incelenmesidir. |
| Amaç | Tapusuz taşınmazları kayda almak. | Eski verileri güncellemek, hataları düzeltmek. |
| Yaygınlık | Kırsal alanlarda yaygındır. | Şehir merkezlerinde daha sık uygulanır. |
Kadastro Sonrası Metrekare Azaldıysa Ne Yapabilirsiniz?
Kadastro çalışmaları sırasında yapılan ölçüm hataları, tapuya hatalı veri girilmesi veya komşu parsellerin sınır ihlalleri, metrekare azalmasına neden olabilir. Böyle bir durumda:
- Kadastro tutanaklarına itiraz edin (askı süresi içinde),
- Süreyi kaçırdıysanız kadastro mahkemesinde dava açın,
- Eğer kadastro mahkemesi bulunmuyorsa, asliye hukuk mahkemesine başvurun.
🔍 Bursa Osmangazi ilçesinde 2023 yılında yapılan bir yenileme çalışmasında, vatandaşa ait 1050 m² taşınmazın 940 m²’ye düştüğü fark edilmiş; yapılan sınır düzeltme davasıyla metrekare eski haline getirilmiştir.
Kadastro İşlemlerine İtiraz Edilebilir Mi?
Evet. Kadastro çalışmaları tamamlandıktan sonra sonuçlar 30 gün süreyle muhtarlıkta ilan edilir ve askıya çıkarılır. Bu süre içinde:
- Sınır değişiklikleri,
- Hissedar hataları,
- Malik yazım hataları
gibi konularda kadastro müdürlüğüne ya da kadastro mahkemesine itiraz edebilirsiniz.
enileme Kadastrosu ve Metrekare Azalması Hakkında Merak Edilenler
Türkiye’de taşınmazlara ilişkin kadastro çalışmaları uzun yıllardır sürmekte olup, her ne kadar büyük ölçüde tamamlanmış gibi görünse de, yenileme kadastrosu uygulamaları halen devam etmektedir. Bu yazıda, kadastro işlemlerine itiraz hakkı, metrekare kaybı sonrası açılabilecek davalar ve Bursa’dan örneklerle vatandaşın nasıl hareket etmesi gerektiği detaylı biçimde anlatılmaktadır.
Kadastro Tamamlandı mı?
Kadastro çalışmaları, 1934 yılından günümüze kadar sekiz ayrı yasal düzenleme ile yürütülmüş ve ülke genelinde büyük ölçüde tamamlanmıştır. Ancak:
- İlk yıllarda kullanılan ilkel teknikler,
- Zamanla değişen harita sistemleri ve
- Tapu paftalarının yetersiz kalması
gibi sebeplerle mevcut kayıtlar güncelliğini yitirmiştir.
Örneğin, Bursa’nın Yıldırım ilçesinde 1980’li yıllarda yapılan kadastro çalışmalarında kullanılan teknik verilerin yetersizliği nedeniyle, 2022 yılında kapsamlı bir yenileme kadastrosu yapılmış ve birçok taşınmazın yüzölçümü yeniden düzenlenmiştir.
Yenileme Kadastrosu Nedir?
Yenileme kadastrosu, daha önce kadastrosu yapılmış taşınmazların teknik ve hukuki verilerinin yeniden güncellenmesidir.
Bu çalışma ile:
- Sınır taşları yeniden ölçülür,
- Tapu paftaları dijital ortama aktarılır,
- Hatalı tesciller düzeltilir.
Yenileme, sadece eski paftaların güncellenmesi değil, aynı zamanda mülkiyetin korunması adına da önemli bir işlemdir.
Kadastroya İtiraz Etmek Mümkün mü?
Evet. Yenileme kadastrosu sırasında taşınmazınızla ilgili yapılan değişikliklere karşı çeşitli aşamalarda itiraz hakkınız bulunmaktadır:
- Kadastro Komisyonuna Başvuru:
Yenileme esnasında yapılan tespitlere, çalışmanın devam ettiği süre içinde komisyona başvurarak itiraz edebilirsiniz. - Kadastro Tutanaklarının Askı Süresi:
Çalışmalar bittikten sonra, 30 gün süreyle muhtarlık ve kadastro müdürlüğünde ilan edilir. Bu sürede:- Malik hatası,
- Yüzölçümünde değişiklik,
- Sınır anlaşmazlığı
📌 Örneğin, Bursa Gürsu ilçesinde yapılan bir yenileme çalışması sonrasında, 30 günlük ilan süresini kaçıran bir vatandaşın davası süresinde açılmadığı için reddedilmiş ve değişiklik kesinleşmiştir.
Kadastrodan Sonra Metrekare Kaybı Olduysa Ne Yapılır?
Kadastrodan sonra taşınmazınızda metrekare kaybı varsa, durumun sebebine göre iki hukuki yol gündeme gelir:
1. Tapu İptal ve Tescil Davası
- Eğer başka bir taşınmaza sınır kayması söz konusuysa,
- Sınırlar yanlış tespit edildiyse,
- Komşu parsellere taşma olduysa
Taşınmaz maliklerine karşı tapu iptali ve tescil davası açabilirsiniz.
2. Tazminat Davası (TMK 1007)
- Eğer ölçümsel hata nedeniyle metrekare eksildi ancak sınırda uyuşmazlık yoksa,
- Kusur idaresel hatadan kaynaklanıyorsa
Hazine aleyhine tazminat davası açabilirsiniz.
📍 2021 yılında Bursa’nın Kestel ilçesinde bir vatandaşın 980 m² olan tapulu arsası, kadastro sonrası 910 m² olarak tescil edilmiştir. Sınırda uyuşmazlık olmaması nedeniyle Hazine aleyhine açılan tazminat davası neticesinde 70 m²’lik yüzölçüm farkı için maddi tazminata hükmedilmiştir.
Dava Açma Süresi Ne Kadardır?
- Kadastro tutanakları kesinleştikten sonra, 10 yıl içinde dava açma hakkınız bulunmaktadır.
- Bu sürenin geçmesi halinde, kadastro öncesine dayalı hukuki sebeplerle dava açılamaz.
Sonuç: Kadastro Süreci Sona Ermiş Olsa da Hak Aramak Mümkündür
Kadastro işlemleri, devletin sunduğu bir güvence gibi görünse de, her zaman birey lehine sonuçlar doğurmayabilir. Bu nedenle:
- Yenileme çalışmaları sırasında aktif olunmalı,
- Askı ilanlarını takip etmeli,
- Metrekare azalması fark edildiğinde zaman kaybetmeden hukuki sürece başlanmalıdır.
🔔 Özellikle Bursa’da yapılan çok sayıda yenileme kadastrosu, vatandaşlar açısından mağduriyete yol açmış, ancak zamanında yapılan başvurular sayesinde birçok dava kazanılmıştır.
Kadastrodan Kaynaklanan Metrekare Kaybında Devletin Sorumluluğu: TMK 1007 Kapsamında Tazminat Hakkı
Kadastro çalışmaları sonrasında taşınmazınızın yüzölçümünde bir azalma fark ettiyseniz, bu durum yalnızca mülkiyet kaybına yol açmakla kalmaz, aynı zamanda maddi tazminat hakkı doğurabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi kapsamında devletin sorumluluğu açıkça düzenlenmiştir. Bu yazımızda, Yargıtay kararları ışığında kadastro sonrası metrekare kaybı ve bu durumda devlete karşı açılabilecek tazminat davası detaylı biçimde ele alınacaktır.
TMK 1007: Tapu Sicilinden Kaynaklanan Zararların Sorumluluğu
Türk Medeni Kanunu m. 1007:
“Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.”
Bu düzenleme, tapu memurunun kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle uğranılan her türlü zarardan doğrudan devletin sorumlu tutulabileceğini ifade eder.
Bu sorumluluk kusursuz (objektif) sorumluluk niteliğindedir. Yani hata kimin tarafından yapılırsa yapılsın, zarar oluşmuşsa devlet tazminat ödemekle yükümlüdür.
Yargıtay: Tazminat İçin Yüzölçüm Azalmasının Kaynağı Belirlenmelidir
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 2017 tarihli bir kararında şunu açıkça vurgulamıştır:
- Kadastro yenilemesi sonrası taşınmazın yüzölçümünde 1000 m²’lik bir azalma meydana gelmiştir.
- Bilirkişi raporları bu azalmanın neden kaynaklandığını net biçimde ortaya koyamamıştır.
- Tespit edilemeyen azalma nedeniyle tazminat talebinin değerlendirilmesi mümkün olmamıştır.
Yani mahkemelerin, tazminat davasını değerlendirirken:
- Azalmanın gerçekten var olup olmadığını,
- Azalmanın komşu parsellere kaymadan mı, yoksa sadece hesaplama farkından mı kaynaklandığını,
- Tapu iptal ve tescil davası ile bu zararın giderilip giderilemeyeceğini
incelemesi gerekmektedir.
Bursa’dan Uygulamalı Örnekler
📍 Bursa Karacabey’de 2019 yılında yapılan kadastro yenileme çalışmasında, 2750 m² olan bir tarla, yeniden ölçüm sonrası 2430 m² olarak tescil edilmiştir. Sınır kayması tespit edilemeyince, malik tarafından Hazine aleyhine tazminat davası açılmış, bilirkişi incelemelerinde hatanın tapu sicilinin düzenlenmesinde yapıldığı belirlenmiştir. Mahkeme, zararın güncel arsa bedeli üzerinden hesaplanarak davacıya ödenmesine karar vermiştir.
📍 Bursa Mustafakemalpaşa’da bir başka olayda ise, metrekare farkı komşu parsele geçiş nedeniyle oluşmuş, bu durumda önce tapu iptal ve tescil davası açılması gerektiği, tazminatın ikinci aşama olduğu belirtilmiştir.
Tapu İptal ve Tescil Mi, Tazminat Davası Mı?
➡️ Eğer komşu parsele kayma varsa:
- Öncelikle tapunun düzeltilmesi gerekir.
- Tapu iptal ve tescil davası açılır.
➡️ Eğer ölçüm hatası, sayısallaştırma farkı ya da yol gibi kamuya ayrılmış alanlar nedeniyle metrekare azalmışsa:
- Doğrudan Hazine aleyhine tazminat davası açılır.
Bilirkişi Raporu Olmadan Tazminat Olmaz
Yargıtay kararına göre, tazminata hükmedilebilmesi için:
- Eski ve yeni kadastro paftalarının üst üste çakıştırılarak,
- Farklı renklerle parsel sınırlarının gösterildiği,
- Ölçüm tekniklerinin karşılaştırıldığı
ayrıntılı bilirkişi raporlarının sunulması zorunludur.
Bu raporlar olmadan verilen kararlar, Yargıtay tarafından bozulmaktadır.
Sonuç: Metrekare Azalması Bir Haktır, Talep Edin
Kadastro sonrası metrekare azaldıysa;
✅ Öncelikle kadastro komisyonuna veya mahkemeye itiraz edin,
✅ Azalma neden kaynaklandıysa buna göre tapunun düzeltilmesini veya devletten tazminat ödenmesini talep edin,
✅ 10 yıllık zamanaşımı süresini geçirmeyin.
⚖️ Bursa’da görülen emsal kararlar, doğru hukuki yolla ilerleyen vatandaşların zararlarını tazmin ettiklerini göstermektedir.
Kadastro Tespitinde Hata Varsa Ne Yapılır? Kadastroya İtiraz ve Tapu İptali Davaları
Kadastro işlemleri sırasında yapılan hatalar, tapu kayıtlarında ciddi mağduriyetlere yol açabilmektedir. Maliklerin kadastrodan haberdar olmaması, yanlış bilgilendirme, yurtdışında bulunma ya da miras intikal işlemlerinin yapılmamış olması gibi nedenlerle, taşınmazlar gerçekte hak sahibi olmayan kişiler adına tescil edilebilmektedir. Bu yazıda, kadastro tespitinde hata olması halinde başvurulabilecek hukuki yollar, süreler ve Bursa’dan somut örneklerle açıklamalar yer almaktadır.
Kadastro Tespiti Neden Hatalı Yapılır?
Kadastro tespitlerinin hatalı yapılmasının başlıca nedenleri şunlardır:
- Maliklerin vefat etmiş olması ve mirasçıların henüz intikal işlemi yapmamış olması,
- Maliklerin kadastro çalışmaları sırasında yurtdışında bulunmaları,
- Kötü niyetli kişilerin yanlış bilgi vermesi,
- Maliklerin kadastro yapılan bölgeden göç etmiş olmaları,
- Kadastro ilanlarının takip edilmemesi.
📍 Bursa’nın Yenişehir ilçesinde, kadastro çalışmaları sırasında köy dışına taşınan bir ailenin taşınmazı, aktif olarak arazide bulunan bir komşusunun beyanıyla onun adına tescil edilmiş; bu hata ancak yıllar sonra tapu iptali ve tescil davası ile düzeltilebilmiştir.
Kadastro Sürecine Nasıl Katılmalı?
Kadastro çalışmalarından önce, 3402 sayılı Kadastro Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca ilan yapılır. Bu ilandan sonra:
- İlgililer çalışmalara aktif katılmalıdır.
- Taşınmazlar üzerindeki haklarını kadastro ekiplerine bildirmelidir.
- Beyanda bulunmayan malikler, hak kaybına uğrayabilir.
Kadastro Tespitine İtiraz Hakkı ve Süresi
Kadastro sonucunda hazırlanan tutanaklar ve haritalar, kadastro müdürlüğü ve muhtarlıklarda 30 gün süreyle askıya çıkarılır.
- Bu 30 günlük ilan süresinde Kadastro Mahkemesi’ne dava açılarak itiraz edilebilir.
- Süre geçirilirse, kadastro tespiti kesinleşir.
- Kesinleşen tespitlere karşı artık kadastroya itiraz yolu kapanır.
📌 Bursa Osmangazi ilçesinde, 2022 yılında yapılan çalışmalarda ilan süresini kaçıran bir malik, ancak tapu iptali ve tescil davası açarak hakkını arayabilmiştir.
Tapu İptali ve Tescil Davası Nedir?
Eğer kadastro tespiti kesinleşmişse ve bir hata mevcutsa, bu durumda tapu iptali ve tescil davası gündeme gelir. Bu dava:
- Tapu kaydının gerçek hak sahibi adına düzenlenmediği durumlarda,
- Hatalı tespit sonucu başkasının adına tescil yapılması halinde,
- Kadastro öncesi mülkiyet hakkına dayanarak açılır.
🕒 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmalıdır.
Kadastro Tespitine İtiraz Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Görevli mahkeme: Kadastro Mahkemesi
- Yetkili mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi
⚠️ Eğer bölgede kadastro mahkemesi yoksa, Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Kadastro Tespitine İtiraz Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Kadastro tespitine itiraz davası, şu durumlarda açılabilir:
- Tutanakta isim yanlışlığı,
- Hatalı ölçüm,
- Malik bilgisi eksikliği,
- Komşu parsel sınırlarının ihlali,
- Hatalı taşınmaz tanımı
💡 Bursa Nilüfer’de yapılan bir kadastro çalışmasında, taşınmazın yüzölçümünde 280 m² azalma fark edilmiş, malik tarafından önce kadastroya itiraz, ardından kesinleşen karara karşı tapu iptal davası açılmıştır. Sonuç olarak yüzölçüm farkı tazminatla giderilmiştir.
Tapu İptali ve Tescil Davasının Diğer Nedenleri
Kadastro öncesi hakka dayalı tescil dışında, tapu iptali ve tescil davası şu nedenlerle de açılabilir:
- Mirastan mal kaçırma
- Vekaletin kötüye kullanılması
- Hukuki ehliyetsizlik
- Aile konutu şerhinin ihlali
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi
Ancak bu yazıda yalnızca kadastro öncesi hakka dayalı tapu iptali ve tescil davaları ele alınmıştır.
Sonuç: Kadastro Hataları Geri Döndürülebilir
Kadastro çalışmaları neticesinde hak kaybına uğrayan vatandaşlar için çeşitli hukuki yollar bulunmaktadır:
✅ İlan süresi içinde kadastroya itiraz,
✅ Kesinleşen tespitlere karşı tapu iptali ve tescil davası,
✅ Sürelerin kaçırılması halinde dahi, bazı durumlarda zararın tazmini mümkündür.
⏳ Ancak süreler çok önemlidir. 30 günlük askı süresi ve 10 yıllık hak düşürücü süre göz ardı edilmemelidir.
Kadastro Öncesi Hakka Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davası: Hatalı Kadastroya Karşı Hukuki Yol
Kadastro işlemleri taşınmaz mülkiyetini tespit etmek amacıyla yapılır. Ancak bazı durumlarda kadastro öncesinde malik sıfatıyla kullanılan taşınmazlar, hatalı kadastro tespitleri nedeniyle gerçek dışı olarak başka kişiler adına tescil edilebilir. Bu tür durumlarda başvurulacak hukuki yol kadastro öncesi hakka dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
Bu yazımızda, kadastro sonrası hak kaybına uğrayan gerçek maliklerin haklarını nasıl arayabileceği, dava şartları, süreler, deliller ve Bursa’da yaşanmış örnek olaylarla anlatılmaktadır.
Kadastro Sonrası İtiraz Süresi Kaçırıldıysa Ne Olur?
Kadastro tespitine ilişkin itiraz hakkı, kadastro ilanının askıya çıktığı tarihten itibaren 30 gündür. Bu sürede Kadastro Mahkemesi’ne başvurulmazsa, tespit kesinleşir. Ancak bu kesinleşme, gerçek maliklerin kadastro öncesi haklarına dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açmalarına engel değildir.
📍 Bursa İnegöl’de bir vatandaş, ailesinin yıllardır zilyet olarak kullandığı taşınmazın, kadastro tespitinde bir komşusu adına yazıldığını 2 yıl sonra fark etmiş; 30 günlük ilan süresi geçtiği için itiraz hakkını kaybetmiş olsa da Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı tapu iptal davasıyla taşınmazı kendi adına tescil ettirmiştir.
Kadastro Öncesi Hakka Dayalı Tapu İptali Davasının Şartları Nelerdir?
Bu dava şu hallerde açılabilir:
- Taşınmaz uzun süredir davacı tarafından kullanılıyor,
- Kadastro sırasında malik adına tescil edilmemiş,
- Tescil başkasının adına yapılmış ve bu tescil hatalı kadastro tespitine dayanıyor,
- Davacı kadastro öncesindeki mülkiyet hakkına dayanarak talepte bulunuyor.
Dava Açarken Hangi Belgeler Delil Sayılır?
Kadastro öncesi hakka dayalı davalarda ispat yükü davacıya aittir. Mahkemeye sunulabilecek başlıca deliller şunlardır:
- Eski tapu kayıtları ve tahsis belgeleri,
- Kadastro çalışma belgeleri ve ölçüm krokileri,
- Uydu ve hava fotoğrafları,
- Fotogrametrik paftalar,
- Tanık ifadeleri,
- Yer gösterme (keşif) ve bilirkişi incelemesi,
- İlgili belediye veya kamu kurumlarından alınan kayıtlar.
📍 Örneğin, Bursa Gürsu’da, taşınmazın gerçek maliki, 1970’li yıllardan itibaren ailenin kullanımında olduğunu tanık beyanları, eski tarla vergisi makbuzları ve belediye kayıtlarıyla ispatlamış ve davasını kazanmıştır.
Bu Davada Talep Edilebilecek Ek Haklar
Kadastro öncesi hakka dayalı olarak açılan davalarda, yalnızca tapu iptali değil, bazı durumlarda ek talepler de gündeme gelebilir:
- Ecrimisil (haksız işgal tazminatı),
- Muhdesat aidiyetinin tespiti,
- Tescile şerh konulması,
- Zarar nedeniyle maddi tazminat.
Bu talepler, somut olayın özelliklerine göre ayrı ayrı değerlendirilmeli ve mahkemeye sunulmalıdır.
Dava Açma Süresi: 10 Yıllık Hak Düşürücü Süre
Kadastro öncesi hakka dayalı tapu iptali ve tescil davası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca kadastro tespitlerinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır.
Bu süre:
- Hak düşürücü niteliktedir.
- Mahkemece re’sen dikkate alınır.
- Süre geçerse dava reddedilir.
📌 Bursa Kestel’de bir davacı, kadastro tespitinden 12 yıl sonra dava açmış; davanın reddine karar verilmiş ve Yargıtay da süre nedeniyle verilen kararı onamıştır.
Kadastro ve Orman Kanununda Süre Hükümleri
- Kadastro Kanunu m.12/3:
“Tespitlerin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastro öncesi hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamaz.” - Orman Kanunu m.11/1 (son cümle):
“Orman kadastro tutanakları kesinleştikten sonra 10 yıl içinde dava açılmamışsa Hazine hariç kimse itiraz edemez.”
Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
Bu davalarda:
- Görevli mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi
- Yetkili mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi
Kadastro mahkemesi bu tür davalarda görevli değildir. Görevli mahkemeye başvuru yapılmaması davanın usulden reddine yol açar.
Sonuç: Kadastrodan Sonra da Haklarınız Devam Edebilir
Kadastro tespiti kesinleşmiş olsa bile, gerçek malikler için her şey bitmiş değildir. Eğer taşınmazınız kadastro öncesinde sizin kullanımınızdaysa ve buna rağmen başkası adına tescil yapılmışsa:
✅ 10 yıl içinde tapu iptali ve tescil davası açabilirsiniz,
✅ Teknik ve hukuki delillerle hakkınızı ispat edebilirsiniz,
✅ Gerektiğinde ecrimisil ve tazminat da talep edebilirsiniz.
⚖️ Bursa’da görülen çok sayıda dava, bu tür davaların doğru delillerle desteklendiğinde müspet sonuçlandığını göstermektedir.
Kadastro Öncesi Hakka Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davalarında Yargıtay’ın Yaklaşımı ve Emsal Kararlar
Taşınmazlarla ilgili yapılan kadastro çalışmalarında zaman zaman gerçek hak sahipleri dışındaki kişiler adına tescil işlemleri gerçekleştirilebilmektedir. Bu tür durumlarda, taşınmazın eski malikleri ya da zilyetleri, kadastro öncesine dayalı tapu iptali ve tescil davası açarak haklarını koruma yoluna gitmektedir. Bu davalar oldukça teknik ve delil yoğun davalardır. Bu nedenle, Yargıtay içtihatları, bu konuda yol gösterici bir rehber niteliğindedir.
Kadastro Öncesi Hakka Dayalı Davalarda Yargılama Usulü
Kadastro öncesi hakka dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu davalar, Kadastro Mahkemesi görev alanına girmez. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
Bu davalarda:
- Mahkeme öncelikle kadastro tespitinin dayanağını, varsa toprak tevzi kayıtlarını, belirtmelik ve tablendikatif kayıtları eksiksiz toplamalıdır.
- Tespitlerde dayanak alınan tapu kayıtlarının sınırlarının sabit ya da değişebilir olup olmadığı detaylı biçimde incelenmelidir.
- Teknik bilirkişilerle keşif, çakıştırma, harita analizleri ve hava/sat görüntüleriyle kıyas yapılmalıdır.
- Zilyetlik iddiası varsa, kazandırıcı zamanaşımı hükümleri değerlendirilmelidir.
📍 Bursa Mustafakemalpaşa ilçesinde, 1980’lerde yapılan kadastro sonucu, ailesine ait tarım arazisinin başka kişiler adına yazıldığını fark eden malik, 2022 yılında açtığı davada, kadastro tespitinin “vergi kaydına değil, komşunun beyanına” dayandığını ispat ederek tapunun iptalini sağlamıştır.
Yargıtay 1. HD 2021/2849 E., 2021/5234 K. – Toprak Tevzi Kayıtları ve Zilyetlik
Bu kararda, taşınmazların toprak tevzi kayıtları esas alınarak kadastro tespitinin yapıldığı ve gerçek maliklerin, tevzi kayıtlarında adlarının geçmesine rağmen tutanağa yansıtılmadan başkası adına tescil yapıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay’ın vurguladığı hususlar:
- Mahkeme, tevzi kayıtlarını okunaklı ve onaylı örnekleriyle dosyaya getirmelidir.
- Bu kayıtların tapu sicilleriyle bağlantısı kurulmalı, kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmalıdır.
- Mahallinde yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişiler ve teknik bilirkişilerle birlikte yeniden keşif yapılmalıdır.
- Tevzi kayıtlarının dışında kalınmışsa, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı ispat şartları ayrıca araştırılmalıdır.
Yargıtay 1. HD 2021/2782 E., 2021/4053 K. – Tapunun Miktar Artışı ve Değişebilir Sınırlar
Bu kararda, Hazine’nin açtığı dava, taşınmazın yüzölçümünün mahkeme kararıyla artırılması ve bu artırıma dayalı kadastro tespiti sonucu doğan hak kaybı nedeniyle açılmıştır. Yargıtay’ın dikkat çektiği hususlar şunlardır:
- Tapu kaydında okunan sınır “köy” gibi gayri sabit ve değişebilir bir unsur içeriyorsa, sabit sınır mantığıyla değerlendirme yapılamaz.
- Ziraat mühendisi, harita mühendisi ve fotogrametri uzmanından oluşan bilirkişi heyeti ile hava ve uydu fotoğrafları eşliğinde analiz yapılmalıdır.
- Tapunun geçmişe dönük oluşumu ve tedavül zinciri, teknik belgelerle desteklenmelidir.
- Tapu artışı Hazine’nin taraf olmadığı bir dava ile gerçekleşmişse, bu karar Hazine’yi bağlamaz.
📌 Bursa Karacabey’de benzer şekilde, köy sınırları belirsiz olan bir taşınmazda, kadastro tespiti sırasında 5 dönümlük bir fazlalığın kayıt altına alındığı; yapılan teknik bilirkişi keşfiyle bu alanın başka parsellere kayma sonucu oluştuğu tespit edilmiş ve iptal kararı verilmiştir.
Delil Sistemi: Kadastro Öncesi Davalarda Kullanılabilecek Deliller
Bu tür davalarda olayın geçmişe dayalı olması nedeniyle deliller büyük önem taşır. Mahkeme tarafından kabul edilebilecek başlıca deliller:
- Eski tapu kayıtları, vergi makbuzları,
- Toprak tevzi belgeleri, belirtmelik ve tablendikatif kayıtlar,
- Fotogrametrik haritalar, hava ve uydu fotoğrafları,
- Zilyetliğe ilişkin tanık beyanları ve bilirkişi raporları.
Sonuç: Kadastro Hataları Yargıtay Denetiminde Titizlikle Ele Alınıyor
Yargıtay, kadastro öncesi hakka dayalı açılan tapu iptali ve tescil davalarında eksik incelemeleri asla kabul etmemekte, özellikle:
✅ Tevzi kayıtlarının eksiksiz toplanmasını,
✅ Tapu kayıtlarının sabitlik durumunun belirlenmesini,
✅ Hava ve uydu görüntüleriyle desteklenmiş teknik keşif yapılmasını,
✅ Zamanaşımı zilyetliği hükümlerinin denetlenmesini
şart koşmaktadır.
⚠️ 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmemesi de bu davalar için kritik önem taşımaktadır.


