bursa-avukat-bursa-boşanma-avukatı

Boşanma Davalarında Arama , SMS Kayıtları (HTS Kayıtları)

HTS Kayıtları Nedir? – Boşanma Davalarında Kullanımı ve Bursa’dan Uygulama Örneği

HTS kayıtları, “Historical Traffic Search” ifadesinin kısaltmasıdır ve Türkçeye “Tarihi İletişim Trafiği İncelemesi” olarak çevrilebilir. Bu kayıtlar, bir kişinin geçmiş döneme ait telefon görüşmeleri, kısa mesaj alışverişi ve baz istasyonu bağlantı bilgilerini içerir. Mahkemeler, özellikle iletişim trafiğinin delil niteliği taşıyabileceği davalarda, HTS kayıtlarını taraflardan biri talep ettiğinde ilgili GSM operatörlerinden müzekkere yoluyla isteyebilir.

HTS kayıtları sadece ceza yargılamalarında değil; boşanma davalarında da önemli bir delil olarak karşımıza çıkmaktadır. Eşin sadakat yükümlülüğünü ihlal edip etmediği, bir başka kişiyle düzenli iletişim kurup kurmadığı veya belirli tarihlerde nerede bulunduğu gibi hususlar HTS kayıtları aracılığıyla ortaya konulabilir.

Bursa’dan Bir Uygulama Örneği

Bursa Aile Mahkemesi’nde görülen bir boşanma davasında, davacı kadın, eşinin başka bir kadınla duygusal ilişki yaşadığını ileri sürerek boşanma talebinde bulunmuştur. Mahkemeye sunulan deliller arasında HTS kayıtları da yer almış ve bu kayıtlar sayesinde davalının belirli bir telefon numarasıyla haftalar boyunca sürekli iletişim halinde olduğu, günün geç saatlerinde yapılan görüşmelerin sıklığı ve süresi tespit edilmiştir.

Dahası, baz istasyonu analizleriyle, davalının söz konusu kişiyle aynı lokasyonda bulunduğu tarihlerle otel kayıtları örtüşmüştür. Mahkeme, bu HTS verilerini delil olarak kabul ederek sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiği kanaatine varmış ve boşanma kararı vermiştir.

Boşanma Davalarında Yargılama Usulü ve Delil Değerlendirmesi

(Bursa Örnekleriyle Açıklamalı)

Boşanma davaları, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, sadakatsizlik, şiddet, ilgisizlik gibi çeşitli sebeplerle taraflardan biri veya her ikisi tarafından açılabilen, kişisel ve toplumsal sonuçları olan özel hukuk davalarıdır. Bu davalar ya anlaşmalı boşanma ya da çekişmeli boşanma şeklinde açılabilir. Dava, aile mahkemelerinde; eğer ilgili yerde aile mahkemesi kurulmamışsa, dosya aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde yürütülür.

Anlaşmalı Boşanmalarda Usul ve Delil Durumu

Anlaşmalı boşanma davalarında, taraflar boşanmanın tüm sonuçlarında mutabık kaldıkları bir anlaşmalı boşanma protokolü hazırlarlar. Bu protokolde; mal paylaşımı, velayet, nafaka, tazminat gibi tüm konular açıkça belirtilir. Tarafların üzerinde çekişme yaşamadığı bu tür davalarda, ayrıca tanık beyanlarına, sosyal medya içeriklerine veya mesaj kayıtlarına delil olarak başvurulması zorunlu değildir. Çünkü ispat faaliyeti, ancak uyuşmazlık bulunan durumlarda gündeme gelir.

Çekişmeli Boşanma Davalarında Delillerin Önemi

Çekişmeli boşanma davalarında ise durum farklıdır. İddialar ve savunmalar, hukuka uygun delillerle ispat edilmek zorundadır. Örneğin, taraflardan biri evlilik birliğini zedeleyen sadakatsiz bir davranış iddiasında bulunuyorsa, bu iddia tanık beyanı, mesaj kayıtları, sosyal medya etkileşimleri veya otel kayıtları gibi hukuka uygun delillerle desteklenmelidir.

Bursa’dan Somut Örnek:

Bursa Aile Mahkemesi’nde görülen bir davada, davacı eş, karşı tarafın bir başka kadınla ilişkisi olduğunu ileri sürerek boşanma talebinde bulunmuştur. Mahkemeye sunulan deliller arasında sosyal medya etkileşimleri (beğeni, yorum, hikâye görüntüleme) ve GSM operatöründen getirtilen HTS kayıtları yer almıştır. Bu kayıtlar sayesinde karşı tarafın üçüncü kişiyle geceleri yoğun iletişim kurduğu ve sık sık aynı lokasyonda baz sinyali verdiği tespit edilmiştir. Mahkeme, HTS verilerini hukuka uygun bulmuş ve sadakatsizlik iddiasının ispatlandığına hükmetmiştir.

Delillerin Hukuka Uygunluğu

Boşanma davalarında kullanılacak delillerin mutlaka hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir. Aksi halde delil mahkemece dikkate alınmayabileceği gibi, delili elde eden kişi hakkında cezai yaptırımlar da gündeme gelebilir. Örneğin, gizlice elde edilmiş ses veya görüntü kayıtları, Yargıtay’ın kararlarına göre bazı hallerde kabul edilirken, bazı durumlarda delil değeri taşımamakta ve ceza davasına konu olabilmektedir.

Hukuka Uygun Delil Örnekleri

  • Operatör kayıtları (HTS kayıtları, baz sinyalleri vb.)
  • Tanık ifadeleri
  • Sosyal medya paylaşımları ve herkese açık yorumlar
  • Açıkça alınmış mesaj ekran görüntüleri
  • Mahkemeden müzekkere ile getirilen otel kayıtları veya polis tutanakları

HTS Kayıtlarının Önemi

HTS kayıtları, boşanma davalarında eşlerin kimlerle, ne zaman, ne kadar süreyle iletişim kurduğunun tespitinde önemli rol oynar. Özellikle zina, güven sarsıcı davranışlar ve sadakat yükümlülüğünün ihlali gibi vakalarda bağlantı geçmişi, davanın yönünü değiştirecek kadar etkili olabilir. Bu kayıtların talep edilmesi genellikle mahkeme aracılığıyla yapılır ve GSM operatörlerinden getirtilir.

Boşanma Davalarında Telefon Aramaları ve SMS Kayıtları (HTS Verileri) Delil Olarak Sunulabilir mi?

Boşanma davalarında delil sunma ve ispat faaliyeti büyük önem taşır. Bu kapsamda, eşlerin geçmişe dönük iletişim bilgileri de mahkemece dikkate alınabilecek deliller arasındadır. Özellikle HTS (Historical Traffic Search) kayıtları aracılığıyla, tarafların kimlerle ne zaman ve ne şekilde iletişim kurdukları ortaya konulabilir. Bu kayıtlar, ilgili GSM operatörlerinden mahkeme aracılığıyla müzekkere yazılarak temin edilir.

HTS Kayıtlarının Dosyaya Kazandırılması Süreci

Taraflardan biri, boşanma davası sırasında karşı tarafın sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, başka biriyle düzenli telefon görüşmeleri yaptığını ya da kısa mesajla iletişim kurduğunu iddia ediyorsa, bu iddiaların ispatı için HTS kayıtlarının getirilmesini talep edebilir. Ancak bunun için:

  • Dava dilekçesinde veya cevap/ıslah dilekçesinde HTS kayıtlarına dayandığı açıkça belirtilmelidir.
  • Delil listesinde açık şekilde telefon numarası ve ilgili operatör belirtilmeli; geriye dönük inceleme yapılacak tarih aralığı yazılmalıdır.
  • Bu kayıtların tarafların elinde fiziken bulunması gerekmez; sadece celp edilmesi talep edilir.

Bursa’dan Somut Uygulama

Bursa Aile Mahkemesi’nde görülen bir çekişmeli boşanma davasında, davacı eş, karşı tarafın düzenli olarak bir kadınla görüşme yaptığını ileri sürmüştür. Mahkeme, davacının talebi üzerine Türk Telekom operatörüne müzekkere yazmış ve geriye dönük 6 aylık HTS verilerini istemiştir. Gelen kayıtlar incelendiğinde, davalının bahsedilen kadınla haftada 4–5 kez, özellikle akşam saatlerinde iletişim kurduğu ortaya çıkmıştır. Görüşme sürelerinin uzunluğu ve düzenliliği dikkate alınarak mahkeme, sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiğine kanaat getirmiştir.

HTS Kayıtlarında Hangi Bilgiler Vardır?

HTS kayıtları; bir aramanın ya da mesajın içeriğini değil, teknik bilgilerini içerir. Örneğin:

  • Hangi tarihte, hangi saatte, kimin kimi aradığı
  • Aramanın süresi
  • Hangi numaralara, ne zaman, kaç adet SMS gönderildiği
  • Hangi numaralardan mesaj alındığı
  • Hangi baz istasyonundan sinyal alındığı (coğrafi konum verisi)

Önemli Bir Yanlış Bilgi: İçerik Kaydı Yoktur

Kamuoyunda sıkça karşılaşılan bir yanlış bilgi, GSM operatörlerinin ses kayıtlarını ya da mesaj içeriklerini de tutup mahkemeye sunabileceği yönündedir. Bu tamamen hatalıdır. Türkiye’de hiçbir GSM operatörü; konuşmaların içeriğini ya da SMS mesajlarının metinlerini saklamaz. Bu nedenle HTS kayıtları, yalnızca trafik bilgisi sunar; içerik değil.

Sosyal Medya Uygulamaları Bu Kapsama Girer mi?

Hayır. WhatsApp, Facebook, Instagram, Telegram, Twitter, TikTok gibi internet tabanlı mesajlaşma ve sosyal medya uygulamaları, GSM operatörlerinin veri alanına girmez. Bu platformlardaki mesajlaşma ve aramalar farklı teknik altyapılar üzerinden gerçekleşir. Dolayısıyla HTS kayıtlarıyla bu platformlar arasında doğrudan bir bağlantı kurmak mümkün değildir. Bu gibi içerikler için ayrıca bilirkişi incelemesi, ekran görüntüsü ve tanık beyanı gibi yöntemlere başvurulmalıdır.


📌 Sonuç olarak, HTS kayıtları boşanma davalarında ispat açısından önemli bir yer tutsa da, bu kayıtların ne içerdiği ve nasıl kullanılacağı konusunda doğru bilgiye sahip olunması gerekmektedir. Her boşanma davası kendi somut özellikleri içinde değerlendirilmelidir ve bu tür delil taleplerinde usulüne uygun işlem yapılması, davanın gidişatını doğrudan etkileyebilir.

Boşanma Davasında Operatörden Getirtilen Telefon Kayıtlarının Önemi Nedir?

Boşanma davalarında, HTS (Historical Traffic Search) kayıtları mahkemelerin sıkça başvurduğu teknik delil kaynaklarından biridir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, HTS kayıtları konuşmaların veya SMS içeriklerinin detayına ulaşmamızı sağlamaz; yalnızca kimle, ne zaman, ne kadar süreyle görüşüldüğü ve hangi numaralara kısa mesaj gönderilip alındığı bilgisine ulaşılabilir. Buna rağmen bu kayıtlar, boşanma yargılamalarında önemli bir yere sahiptir.

Peki İçerik Yoksa Bu Kayıtlar Neden Bu Kadar Önemlidir?

Konuşma ya da mesaj içeriği dosyaya getirilemiyorsa, taraflar neden HTS kayıtlarının celbini talep etmektedir? Bu sorunun cevabı, yalnızca teknik değil, aynı zamanda yargı içtihatlarına dayalı pratik bir gerekçeye sahiptir. İşte bu noktada devreye Yargıtay içtihatları girer.

HTS Kayıtları ve Yargıtay’ın Yol Gösterici Kararları

Yargıtay, HTS kayıtlarının önemini yıllar içerisinde verdiği kararlarla açıkça ortaya koymuştur. Bu kayıtlar, özellikle;

  • Sadakat yükümlülüğünün ihlali
  • Güven sarsıcı davranış
  • Şüpheli sosyal ilişkiler
  • Açıkça tanıklarla desteklenmeyen iddiaların somutlaştırılması

gibi durumlarda mahkemeye objektif bir değerlendirme yapma imkânı sunmaktadır.

Bursa’dan Uygulama Örneği

Bursa Aile Mahkemesi’nde görülen bir boşanma davasında, davacı eş, karşı tarafın başka bir kadınla uygunsuz ilişkisi olduğunu ileri sürmüş; davalı ise iddiaları reddetmiştir. Mahkeme, talep üzerine Türkcell’e müzekkere yazarak HTS kayıtlarını istemiştir. Gelen kayıtlar incelendiğinde, davalının geceleri sürekli olarak aynı numarayla uzun süreli görüşmeler yaptığı, aynı kişiyle düzenli SMS trafiği yürüttüğü tespit edilmiştir. Görüşme yapılan numaranın bir başka kadına ait olduğunun tespitiyle birlikte mahkeme, sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiği kanaatine varmış ve kusur atfında bulunmuştur.

Eksik HTS İncelemesi Bozma Sebebidir

Yargıtay içtihatlarına göre, HTS kayıtlarına dayanılmış bir boşanma davasında:

  • İlgili operatöre müzekkere yazılmaması,
  • Gelen kayıtların eksik incelenmesi,
  • Görüşme yapılan numaraların kime ait olduğunun araştırılmaması

gibi eksiklikler bozma sebebi sayılmaktadır.

Yani mahkemenin, sadece HTS kayıtlarını celp etmesi değil, aynı zamanda bu kayıtları anlamlı ve bütüncül şekilde analiz etmesi de beklenmektedir. Özellikle düzenli ve uzun süreli görüşmelerin kimlerle yapıldığının tespiti, boşanma kararının gerekçelendirilmesinde belirleyici olabilir.

Yargıtay’ın Önemli Yaklaşımı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin emsal kararlarında şu hususlar net biçimde ortaya konulmuştur:

“Evli bir kişinin, özellikle gece saatlerinde karşı cinsten bir kişiyle sürekli ve uzun süreli telefon görüşmeleri yapması, zina olgusu için yeterli görülmese dahi, sadakat yükümlülüğünün ihlali ve güven sarsıcı davranış kapsamında kusurlu davranış sayılır.”

Bu içtihat, HTS kayıtlarının tek başına boşanma sebebi olmasa bile, boşanmaya esas teşkil eden kusurun ispatında güçlü bir delil olarak kullanılabileceğini göstermektedir.

Boşanma Davalarında Sosyal Medya Yazışmalarının Dosyaya Kazandırılması

(HTS Kayıtlarıyla Karıştırılmaması Gereken Ayrı Bir Delil Türü)

Boşanma davalarında delil sunma süreci, yalnızca fiziksel delillerle sınırlı olmayıp, dijital delillerin giderek daha fazla ön plana çıktığı bir dönemden geçilmektedir. Bu kapsamda, sosyal medya platformları üzerinden yapılan yazışmalar, paylaşımlar, beğeniler ve yorumlar, taraflar arasındaki ilişkinin iç yüzünü ortaya çıkarabilen değerli veriler sunabilmektedir. Ancak bu tür dijital verilerin nasıl, hangi yöntemle ve hangi hukuki sınırlar içinde mahkemeye sunulabileceği konusu ciddi bir dikkat gerektirir.

Boşanma Davasında Telefon Kayıtları Kaç Yıl Geriye Dönük İncelenebilir?

Boşanma davalarında tarafların birbirlerine yönelttiği iddiaların ispatı amacıyla sıklıkla başvurulan delillerden biri de telefon görüşme kayıtları ve mesaj trafiğine ilişkin HTS (Historical Traffic Search) verileridir. Ancak bu kayıtların kaç yıl geriye dönük olarak incelenebileceği hususu, hem yasal sınırlamalara hem de teknik altyapıya dayalı belirli sınırlar içermektedir.

HTS Kayıtları Ne Kadar Süreyle Saklanır?

Türkiye’de faaliyet gösteren GSM operatörleri (Türk Telekom, Turkcell, Vodafone gibi), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından belirlenen düzenlemelere göre abonelere ait iletişim trafiği verilerini genellikle 1 ila 2 yıl arasında saklamaktadır. Bu süre;

  • Arama detaylarını (kim kimi, ne zaman, ne kadar süreyle aradı),
  • SMS gönderim bilgilerini (gönderim tarihi, alıcı numara),
  • Baz istasyonu verilerini (sinyal alınan konum bilgileri)

kapsar. Ancak görüşme ya da mesaj içeriği bu veri türlerinin içinde yer almaz.

Boşanma Davasında Geriye Dönük İnceleme Süresi Nasıl Belirlenir?

Bir boşanma davasında, mahkemeden HTS kayıtlarının celbi talep edildiğinde, mahkeme bu talebi değerlendirirken:

  • Olayın iddia edildiği tarih aralığını,
  • Delilin davayla ilgisini,
  • Gereklilik ve orantılılık ilkelerini göz önünde bulundurur.

Bu çerçevede mahkeme, GSM operatörüne yazacağı müzekkereyle belirli bir tarih aralığı için veri talep eder. Talep edilen aralık, genellikle 3 ay ile 1 yıl arasında değişmektedir.

Bursa’dan Örnek Bir Uygulama

Bursa Aile Mahkemesi’nde görülen bir davada, davacı eş, karşı tarafın evlilik süresi boyunca sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Davacı, özellikle eşinin 2023 yılı yaz aylarında başka bir kadınla sürekli görüştüğünü belirterek, o döneme ilişkin HTS kayıtlarının celbini talep etmiştir.

Mahkeme, bu talebi kabul etmiş; ilgili operatöre 1 Temmuz 2023 – 31 Ekim 2023 tarihleri arasındaki telefon görüşmeleri ve SMS kayıtlarının gönderilmesi için müzekkere yazmıştır. Operatör, talep edilen aralığa ait verileri sunmuş; daha eski kayıtların sistemlerinde otomatik olarak silindiğini beyan etmiştir.

Ne Yapılmalı?

Her ne kadar HTS kayıtlarının hukuki celbi mümkün olsa da, geri dönük erişim süresi çoğunlukla 1–2 yıl ile sınırlıdır. Bu nedenle:

  • Delil olarak kullanılacak görüşmelerin tarih aralığı net şekilde belirlenmeli,
  • Dava açılmadan önce önemli delillerin zaman aşımına uğramaması için fazla zaman kaybedilmemelidir,
  • Başvuru yapılmadan önce ilgili GSM operatörünün veri saklama politikası hakkında bilgi edinilmeli,
  • Ve bir aile hukuku avukatına danışılarak strateji belirlenmelidir.

📌 Sonuç olarak, boşanma davalarında HTS kayıtlarının geçmişe dönük olarak ne kadar süreyle incelenebileceği, çoğunlukla operatörün saklama süresi ile sınırlıdır ve bu süre uygulamada genellikle 1 ila 2 yıl arasıdır. Bu nedenle mahkeme kararına dayalı talepler zamanında yapılmalı ve delil elde etme süreci, hukuki usule uygun olarak yürütülmelidir.

Boşanma Davasında Instagram Mesaj Dökümleri, WhatsApp Yazışmaları ve Silinen Mesajların Hukuki Niteliği

(Bursa’dan Somut Örneklerle Uygulama Açıklamaları)

Boşanma davalarında dijital iletişim araçları, tarafların sadakat yükümlülüğü, velayet, psikolojik baskı, tehdit veya eşler arası güven sarsıcı davranışların ispatı bakımından önemli bir delil kaynağı haline gelmiştir. Ancak, bu delillerin nasıl temin edileceği, hangi yollarla mahkemeye sunulabileceği ve hukuken geçerli sayılıp sayılmayacağı konusu, ciddi bir dikkat ve bilgi gerektirmektedir.


📌 Boşanma Davasında Instagram Mesaj Dökümleri Delil Olarak Sunulabilir mi?

Instagram üzerinden gerçekleştirilen mesajlaşmalar, eşlerin üçüncü kişilerle kurduğu duygusal veya flört içerikli ilişkileri ortaya koyabilir. Ancak bu mesajlar, mahkeme kararıyla doğrudan Instagram’dan getirtilmesi mümkün olmayan kişisel verilerdir. Instagram, Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinden gelen talepleri genellikle kullanıcı gizliliği gerekçesiyle reddetmektedir.

Ne Yapılabilir?

  • Kişi kendi hesabından alınan ekran görüntülerini delil olarak sunabilir.
  • Bu yazışmalar, davaya konu olayla doğrudan ilgiliyse, mahkeme tarafından hukuka uygun elde edilmiş delil kabul edilebilir.
  • Ancak karşı tarafın şifresi kırılarak veya izinsiz erişim yoluyla elde edilen mesajlar hukuka aykırı delil sayılır.

Bursa Uygulaması

Bursa Aile Mahkemesi’nde görülen bir boşanma davasında, davacı kadın, eşinin Instagram üzerinden başka bir kadınla cinsel içerikli yazışmalar yaptığını ileri sürmüş ve yazışmaları eşinin kendi rızasıyla gösterdiği telefon ekranından alarak delil olarak sunmuştur. Mahkeme, bu yazışmaların elde edilişini hukuka uygun bulmuş ve sadakat ihlali nedeniyle boşanmaya hükmetmiştir.


📌 Savcılık Kararıyla WhatsApp Yazışmaları Çıkar mı?

WhatsApp, uçtan uca şifreleme sistemine sahip olduğu için, yazışma içerikleri üçüncü kişiler tarafından okunamaz. Türkiye’de savcılık kararıyla bile doğrudan WhatsApp sunucularından yazışma içeriklerinin alınması teknik olarak mümkün değildir.

Ne Zaman Elde Edilebilir?

  • Sadece ceza soruşturması kapsamında (örneğin tehdit, şantaj, çocuk istismarı vb.) ve suç şüphesinin yüksek olduğu durumlarda, şüphelinin telefonuna el konularak yazışma içerikleri cihazdan bilirkişi aracılığıyla alınabilir.
  • Bu uygulama, boşanma davaları için istisnai olarak değerlendirilir. Söz konusu yazışmaların ceza soruşturması başlatacak nitelikte olması gerekir.

Hukuki Risk

Karşı tarafın cihazına izinsiz erişim sağlamak, şifresini kırmak ya da casus yazılım kullanmak suretiyle WhatsApp yazışmalarını temin etmek, TCK m.132 ve m.134 kapsamında suç oluşturur.


📌 Silinen WhatsApp Mesajları Mahkemede Ortaya Çıkarılabilir mi?

Silinen WhatsApp konuşmaları, mesaj içerikleri WhatsApp sunucularından getirilemez. Ancak;

  • Kişinin cihazında hâlâ yedekli şekilde duruyorsa (Google Drive / iCloud),
  • Teknik olarak geri getirilebilirse (örneğin uzman bilirkişi desteğiyle),
  • Mahkeme kararıyla erişim sağlanabiliyorsa,

bu yazışmalar delil olarak dava dosyasına kazandırılabilir.

Teknik ve Hukuki Koşullar

  1. Teknik Uygunluk: Cihazın türü, yedekleme sistemine erişim olup olmaması.
  2. Mahkeme Kararı: Erişim kararı yalnızca hâkim kararıyla mümkündür.
  3. Kişisel Verilerin Korunması: Bu süreçte özel hayatın gizliliğine dikkat edilmelidir.

Bursa Uygulaması

Bursa’da bir boşanma davasında, davacı eş, geçmişte WhatsApp üzerinden eşiyle yaptığı tartışmalarda sürekli tehdit edildiğini belirterek, silinen mesajların Google Drive yedeğinden geri getirildiğini ileri sürmüş, bilirkişi desteğiyle bu mesajlar cihazdan alınarak mahkemeye sunulmuştur. Mahkeme, mesajların hukuka uygun biçimde elde edildiğini kabul etmiş ve tehdit iddiasını sabit görerek taraflar arasındaki boşanmayı kusura dayalı olarak hükme bağlamıştır.

Mahkeme Kararı Olmadan Telefon Kayıtları Elde Edilebilir mi?

Türkiye’de kişisel iletişim verilerinin gizliliği, hem Anayasa hem de ilgili özel yasalar kapsamında korunan temel haklardan biridir. Bu çerçevede, bir kişinin telefon görüşmelerine ait kayıtlarının veya mesaj trafiğine dair bilgilerin, mahkeme kararı olmaksızın üçüncü kişiler tarafından elde edilmesi hukuken mümkün değildir.

Anayasal Koruma: Haberleşme Hürriyeti

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 22. maddesi, herkesin haberleşme hürriyetine sahip olduğunu güvence altına alır. Aynı zamanda bu iletişimin gizliliği, ancak hakim kararıyla ve kanunda açıkça belirtilmiş hallerde sınırlandırılabilir. Aksi yöndeki her türlü dinleme, izleme veya kayıt alma faaliyeti hukuka aykırı kabul edilir.

Mahkeme Kararı Zorunluluğu

Telefon arama kayıtları, mesaj trafiği (HTS verileri) veya sinyal bilgileri gibi veriler:

  • Ceza soruşturması kapsamında,
  • Ulusal güvenliği ilgilendiren durumlar söz konusuysa,
  • Hakim kararı ile ve
  • Genellikle Cumhuriyet savcısının talebi üzerine

temin edilebilir. Bu yetki, kamu düzenini koruma ve suçla etkin mücadele amacıyla sınırlı şekilde kullanılabilir.

Bursa’dan Örnek Uygulama

Bursa’da yürütülen bir ceza soruşturmasında, sanığın başka bir şüpheli ile sıkça telefonla görüştüğü iddiası üzerine, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebiyle mahkemeden alınan karar doğrultusunda HTS kayıtları temin edilmiştir. Yalnızca bu karara dayanarak operatör firma, geçmişe yönelik arama trafiğini mahkemeye sunmuştur. Aynı davada, mahkeme kararı olmadan temin edilen ve sanığın telefonuna yüklenen bir casus uygulama tarafından elde edilen ses kayıtları ise hukuka aykırı delil olduğu gerekçesiyle dosyadan çıkartılmıştır.

Yasal Olmayan Elde Etme Durumu ve Cezai Sorumluluk

Hiçbir şekilde, mahkeme kararı olmadan;

  • Bir kişinin HTS kayıtları,
  • Konuşma içerikleri (ki bu zaten operatör tarafından saklanmaz),
  • Mesaj içerikleri,

gibi verilere yasal yoldan ulaşmak mümkün değildir. Hukuka aykırı şekilde yapılan bu tür işlemler;

  • TCK 132 – Haberleşmenin gizliliğini ihlal,
  • TCK 134 – Özel hayatın gizliliğini ihlal,
  • TCK 135 – Kişisel verileri hukuka aykırı elde etme

kapsamında cezai yaptırımları da beraberinde getirir.

Özel Hayatın Korunması ve Mahkemelerin Hassasiyeti

Mahkemeler, delillerin yalnızca hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesini esas alır. Taraflardan biri, boşanma ya da ceza davası kapsamında karşı tarafın telefon kayıtlarını delil olarak sunmak istiyorsa, bu işlemin mutlaka mahkeme kararıyla ve resmi kanallar aracılığıyla yapılması gerekir. Aksi halde, delil sunan kişi hem davadaki delil hakkını kaybedebilir, hem de suç işlemiş konumuna düşebilir.

Sosyal Medya Yazışmaları HTS Kayıtları Değildir

Kamuoyunda oldukça yaygın bir yanılgı vardır: Sosyal medya yazışmaları ile GSM operatörlerinden getirilen HTS kayıtlarının karıştırılması. Oysa bunlar tamamen farklı teknik kaynaklara ve hukuki dayanaklara sahiptir. HTS kayıtları, bir kişinin hangi numaralarla, ne zaman ve ne kadar süreyle görüştüğünü gösterirken; sosyal medya yazışmaları doğrudan kişisel içeriklerdir ve operatörlerin veri tabanında yer almaz.

Müzekkere ile Sosyal Medya Yazışmaları Getirtilebilir mi?

Kısa cevap: Hayır.
Facebook, Instagram, WhatsApp gibi platformların çatı kuruluşu olan Meta dahil olmak üzere, Twitter (X), TikTok, Telegram gibi birçok sosyal medya ve mesajlaşma uygulaması, Türk mahkemelerinden gelen müzekkere taleplerine yanıt vermemekte veya “kişisel veri” gerekçesiyle talepleri reddetmektedir.

Bu durum, özellikle:

  • WhatsApp mesaj içerikleri
  • Facebook Messenger yazışmaları
  • Instagram DM kayıtları
  • Tinder ya da Happn gibi flört uygulamalarındaki etkileşimler

gibi verilerin doğrudan müzekkere ile getirilmesini imkânsız kılmaktadır.

Ne Yapılabilir?

Bu platformlardaki görüşmelere ilişkin ekran görüntülerinin taraflarca temin edilerek dava dosyasına delil olarak sunulması mümkündür. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bazı önemli hususlar vardır:

Hukuka Uygun Delil Olması Gereken Koşullar:

  1. Casus yazılım kullanılmamalıdır.
    Örneğin bir eşin, diğer eşin telefonuna casus yazılım yükleyerek mesajlarına erişmesi halinde, bu delil hukuka aykırı sayılacaktır.
  2. Şifre kırma veya başkasına ait hesaba izinsiz erişim yapılmamalıdır.
    Eşin haberi olmaksızın telefonunun kilidini açıp yazışma içeriklerini ekran görüntüsü almak da Yargıtay kararları ışığında delil niteliği taşımaz.
  3. Delil, kullanıcı tarafından gönüllü olarak paylaşılmış olmalı veya tarafın doğrudan kendisine gönderilmiş olmalıdır.

Bursa’dan Bir Somut Örnek

Bursa Aile Mahkemesi’nde görülen bir davada, davacı eş, karşı tarafın Instagram üzerinden bir kadınla duygusal yazışmalar yaptığını iddia etmiş ve bu yazışmaların ekran görüntülerini delil olarak sunmuştur. Mahkeme, yazışmaların tarafın kendi telefonundan elde edildiğini ve yazışmalarda açıkça “duygusal sadakatsizlik” niteliğinde ifadeler yer aldığını belirleyerek, bu delilleri hukuka uygun ve geçerli saymış; sadakat yükümlülüğünün ihlali nedeniyle davalı eşi kusurlu bulmuştur.

Ancak benzer bir başka dosyada, davacı eşin, karşı tarafın özel WhatsApp yazışmalarına izinsiz şekilde erişerek elde ettiği kayıtlar delil olarak sunulmak istenmiş, mahkeme bu delilleri hukuka aykırı yollarla elde edildiği gerekçesiyle dikkate almamış ve delil niteliği vermemiştir.

Boşanma Davalarında Casus Yazılımla Elde Edilen Arama ve Mesaj Kayıtlarının Hukuki Niteliği

Boşanma davalarında tarafların birbirine karşı delil sunma çabası, teknolojinin gelişimiyle birlikte dijital mecralara da kaymış durumdadır. Bu kapsamda bazı kişiler, karşı tarafın sadakatsizliğini ya da güven sarsıcı davranışlarını ispat etmek amacıyla casus yazılım kullanarak telefon görüşmeleri veya mesajlaşma içeriklerini elde etmeye çalışmaktadır. Ancak bu tür yollarla elde edilen verilerin hukuki değeri yoktur ve aksine ciddi hukuki riskler barındırır.

Casus Yazılımla Elde Edilen Deliller Mahkemede Kullanılamaz

Türk Medeni Kanunu ve Ceza Muhakemesi Hukuku’nun temel ilkeleri gereği, hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller, mahkemede delil olarak dikkate alınamaz. Bu durum, sadece ceza yargılamasında değil, özel hukuk alanındaki boşanma davalarında da geçerlidir. Özellikle:

  • Eşin haberi olmadan telefonuna casus yazılım yüklenmesi,
  • Gizli kamera ya da ses kayıt cihazı yerleştirilmesi,
  • Şifre kırmak suretiyle özel hesaplara girilmesi gibi yollarla elde edilen veriler, Türk hukuk sistemi tarafından hukuka aykırı delil olarak kabul edilir.

Bursa’dan Uygulama Örneği

Bursa Aile Mahkemesi’nde görülen bir boşanma davasında, davacı eş, karşı tarafın WhatsApp yazışmalarını delil olarak sunmuş, yazışmaları ise davalının telefonuna gizlice yüklediği bir casus yazılım aracılığıyla elde ettiğini beyan etmiştir. Mahkeme, delilin elde ediliş şeklinin özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini ve hukuka aykırı yöntemle temin edildiğini değerlendirerek bu delilleri reddetmiştir. Ayrıca, mahkeme durumu ayrıca savcılığa bildirmiş, davacı eş hakkında kişisel verileri hukuka aykırı elde etmek ve yaymak suçlamasıyla adli soruşturma başlatılmıştır.

Cezai Sorumluluk Riski

Casus yazılımla bilgi toplamak, sadece delilin geçersiz sayılmasına yol açmaz; aynı zamanda Türk Ceza Kanunu m.132 ve devamı kapsamında suç teşkil eder. Bu suçlara örnek olarak:

  • Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek (TCK m.132)
  • Kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek (TCK m.135)
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134)

sayılabilir. Bu nedenle, sadece elde edilen delilin kullanılması değil, bu verinin saklanması, başkalarıyla paylaşılması ya da dijital ortamda depolanması bile suç teşkil edebilir.

Avukatsız Hareket Etmek Ciddi Sonuçlar Doğurabilir

Delil elde etme süreci, teknik olduğu kadar hukuki hassasiyet de taşır. Bir boşanma davasında öne sürülen her delilin, mahkeme nezdinde geçerli olabilmesi için hukuka uygun şekilde temin edilmiş olması gerekir. Bu nedenle alanında deneyimli bir boşanma avukatı ile hareket edilmesi hem hak kaybını hem de hukuki sorumluluğu önleyecektir.

Boşanma Davalarında HTS Kayıtları, Mesaj Trafiği ve Faturalar Delil Olarak Kullanılabilir mi?

Boşanma davalarında, evlilik birliğini temelinden sarsacak olayların ispatı amacıyla çeşitli dijital veriler delil olarak sunulmaktadır. Bunların başında telefon görüşmeleri, mesajlaşma sıklığı ve fatura dökümleri gelmektedir. Her ne kadar görüşme içeriklerine veya mesaj metinlerine doğrudan ulaşılamasa da, yapılan görüşmelerin sayısı, saatleri ve süreleri mahkemeler tarafından dolaylı delil olarak dikkate alınabilir.


📌 Görüşme Sıklığı Sadakat İhlalini İspatlayabilir

HTS kayıtları, bir kişinin belirli telefon numaralarıyla ne zaman ve ne kadar süreyle görüştüğünü gösteren teknik verilerdir. Mahkemeler, bu veriler ışığında eşlerden birinin karşı cinsle sık, düzenli ve uzun süreli telefon görüşmeleri gerçekleştirmesini, sadakat yükümlülüğünün ihlali ve güven sarsıcı davranış olarak değerlendirebilir.

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2012/430 E. – 2012/18514 K. sayılı kararında, davalı kadının başka bir erkekle uzun ve sık görüşmeler yaptığı, bu durumun makul şekilde açıklanamadığı ve bunun güven sarsıcı davranış teşkil ettiği belirtilmiş, yerel mahkemenin davayı reddetmesi hukuka aykırı bulunarak karar bozulmuştur.

Bursa’dan Örnek

Bursa Aile Mahkemesi’nde görülen bir davada, davacı erkek, eşinin başka bir erkekle sürekli akşam saatlerinde telefonla görüştüğünü belirterek HTS kayıtlarının getirilmesini talep etmiştir. Gelen kayıtlar incelendiğinde, eşinin aynı numarayla haftada beşten fazla görüşme yaptığı ve bu görüşmelerin her birinin 10 dakikayı aştığı tespit edilmiştir. Mahkeme, davalı kadının açıklamasını yetersiz bulmuş ve bu eylemleri sadakat yükümlülüğünün ihlali sayarak boşanma kararı vermiştir.


📌 Telefon Faturaları da İspat Aracıdır

HTS kayıtlarına ek olarak, tarafların düzenli telefon faturaları da delil niteliği taşıyabilir. Faturalarda:

  • Görüşme yapılan numaralar,
  • Görüşme saatleri,
  • Görüşme süreleri,

gibi bilgiler yer alabilir. Şayet fatura detayları, evlilik birliğini zedeleyecek ölçüde yoğun iletişimi gösteriyorsa, bu da sadakat yükümlülüğünün ihlali veya güven sarsıcı davranışların kanıtı olarak değerlendirilebilir.


📌 Mesaj Trafiği Delil Olabilir mi?

HTS kayıtları, mesaj içeriklerini değil, yalnızca mesaj trafiğini gösterir. Yani:

  • Hangi tarihte,
  • Hangi numarayla,
  • Kaç adet mesaj gönderildiği veya alındığı

tespit edilebilir. Bu bilgiler, özellikle yoğun ve karşılıklı mesaj trafiği olan üçüncü kişilerle kurulan iletişimin analizinde mahkemece dikkate alınabilir.


📌 Mesaj İçerikleri Delil Sayılır mı?

Mesaj içerikleri yalnızca şu durumlarda delil olabilir:

  • Kendi telefonundan alınmış ekran görüntüsü şeklinde elde edilmişse,
  • Karşı tarafın rızasıyla paylaşılmışsa,
  • Hukuka aykırı şekilde ele geçirilmemişse.

Bu içeriklerde sadakatsizlik, tehdit, hakaret, duygusal veya cinsel içerikli ifadeler varsa ve bunlar hukuka uygun biçimde sunulmuşsa, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösteren görsel şiddet niteliğinde davranışlar olarak kabul görebilir.


📌 Mesajların Tarihi Kritik Önemdedir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 19.10.2009 tarihli ve 15395/17751 sayılı kararına göre, boşanma davası açıldıktan sonra gerçekleşen olaylar ve yazışmalar hükme esas alınamaz. Sadece dava tarihine kadar yaşanan olaylar, mahkemenin kararında dikkate alınabilir.

Bu nedenle, boşanma davası açılmadan sonra atılan mesajlar, haklı görünse dahi boşanma gerekçesi olarak hukuki değer taşımaz.

Boşanma Davasında Eşin HTS Kayıtlarında Üçüncü Şahsa Ait Bir Numaranın Ortaya Çıkması

(Sadakat İhlali ve Mahkeme Soruşturma Yükümlülüğü)

Boşanma davalarında tarafların sadakat yükümlülüğünü ihlal edip etmediği, mahkemelerce en sık araştırılan olgulardan biridir. Özellikle HTS kayıtları üzerinden yapılan analizlerde, eşlerden birinin sık ve belirli bir düzende iletişim kurduğu üçüncü kişilere ait bilinmeyen numaralar dikkate alınmakta ve bu numaraların kime ait olduğunun tespiti önem arz etmektedir.


📌 Üçüncü Şahsa Ait Numara HTS’de Görünüyorsa Ne Olur?

Bir boşanma davasında, eşlerden birinin HTS kayıtlarında sürekli tekrar eden ve özellikle gece saatlerinde yapılan uzun süreli görüşmelerin, kimliği belirsiz bir numarayla gerçekleştiği tespit edilirse, bu durum şüpheli iletişim olarak değerlendirilir.

Bu noktada, mahkemelerin pasif kalması ve bu numaranın abone kaydını araştırmaması, Yargıtay içtihatlarına göre eksik inceleme sayılır.

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2022/3734 E., 2022/6108 K. sayılı kararında, eşin HTS kayıtlarında sıkça geçen bir numaranın kime ait olduğunun araştırılmaması nedeniyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Kararda özetle şu ifadelere yer verilmiştir:

“…mutat dışı ve düzenli görüşmeler yapılan bir telefon numarasının kime ait olduğunun tespitine yönelik araştırma yapılmadan hüküm kurulması isabetli değildir…”

Yine aynı yöndeki başka kararlarda da, HTS kayıtlarında geçen numaraların tek başına zinayı ispatlamasa da, hâkim kanaati oluşturmak açısından delil değeri taşıdığı belirtilmiştir.


📌 Tüm HTS Kayıtları mı İstenir?

Hayır. Bu işlem, üçüncü bir kişinin tüm iletişim geçmişini istemekten farklıdır. Amaç, eşin davranışlarının anlamlandırılması ve bağlama oturtulmasıdır. Söz konusu numara, yalnızca eşin HTS kayıtlarında geçtiği ve davayla ilgili olduğu için araştırma konusudur. Bu nedenle bu tarz talepler orantılı ve hedeflenmiş bir delil toplama faaliyeti kapsamında değerlendirilir.


📌 Nasıl Talep Edilir?

Taraflardan biri, mahkemeden;

  • HTS kayıtlarında sıkça geçen bilinmeyen numaranın,
  • Hangi kişiye kayıtlı olduğunun,
  • İlgili GSM operatöründen veya BTK aracılığıyla tespit edilmesini isteyebilir.

Bu talep üzerine mahkeme, ilgili operatöre veya BTK’ya abone kimlik bilgilerinin paylaşımı için müzekkere yazabilir.


📌 Bursa’dan Uygulama Örneği

Bursa Aile Mahkemesi’nde görülen bir davada, davacı kadın, eşinin 0532 ile başlayan bir numarayla sürekli ve uzun görüşmeler yaptığını öne sürmüş; mahkemeye HTS kayıtları sunulmuştur. Mahkeme, bu numaranın sahibinin tespitini yapmadan davayı reddetmiş; dosya Yargıtay’a taşınmıştır. Yargıtay, “mahkemece HTS kayıtlarında geçen numaraların kime ait olduğu araştırılmadan eksik incelemeyle karar verildiği” gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Yeniden yapılan yargılamada, söz konusu numaranın eşin yakın çevresinden bir kadına ait olduğu, tanık beyanlarıyla desteklenerek sabit görülmüş ve davalı eş sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu bulunmuştur.


📌 Sonuç: Numaranın Kime Ait Olduğu Boşanma Kararını Etkileyebilir

Eşin HTS kayıtlarında geçen bir telefon numarası;

  • Şüpheli zamanlarda arandıysa,
  • Uzun süreli ve düzenli görüşmeler varsa,
  • Davaya konu olaylarla örtüşüyorsa,

mahkeme bu numaranın kime ait olduğunu mutlaka araştırmalıdır. Elde edilen bilgiler, tanık beyanları ve diğer delillerle birleştiğinde, zina veya sadakat ihlali gibi ağır kusurların ispatına katkı sağlayabilir.

📌 Unutulmamalıdır ki: Delil değeri yalnızca kayıtların varlığıyla değil, bunların hangi yöntemle elde edildiği ve nasıl yorumlandığıyla belirlenir. Bu nedenle HTS kayıtlarının incelenmesi, uzman bir boşanma avukatı eşliğinde yürütülmelidir.

Boşanma Davasında Aldatma (Zina) Eyleminin HTS Kayıtlarıyla İspatı

(Yargıtay 2. HD 2022/3734 E. – 2022/6108 K. Kararı Çerçevesinde Değerlendirme)

Aldatma (zina), Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebebi olarak düzenlenmiş, ispatı halinde boşanma yanında bazı hak kayıplarına da yol açabilecek ağır bir kusur türüdür. Bu nedenle zina iddialarının hukuka uygun delillerle açık şekilde ortaya konulması, yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi açısından büyük önem taşır. Bu kapsamda en sık başvurulan yöntemlerden biri de HTS kayıtlarıdır.


📌 HTS Kayıtları Neden Önemlidir?

HTS (Historical Traffic Search) kayıtları; bir kişinin hangi numarayla, ne zaman ve ne kadar süreyle telefonla görüştüğünü ya da SMS trafiği gerçekleştirdiğini gösterir. Zina iddiası söz konusu olduğunda, bu kayıtlar sayesinde eşin;

  • Karşı cinsle düzenli ve yoğun iletişim kurduğu,
  • Bu iletişimlerin gece saatlerinde veya gizli şekilde gerçekleştiği,
  • Görüşme sayılarının olağanın çok üzerinde olduğu,

gibi olgular ortaya konulabilir. Her ne kadar bu tür kayıtlar zinayı doğrudan ispatlamasa da, diğer delillerle birlikte kullanıldığında hakimde kanaat oluşturabilecek güçlü veri kaynaklarıdır.


📌 Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin Emsal Kararı (2022/3734 E., 2022/6108 K.)

22.06.2022 tarihli bu kararda, davalı kadın, eşinin zina yaptığı iddiasıyla boşanma davası açmış ve delil olarak eşinin iki yıl geriye dönük HTS kayıtlarının incelenmesini talep etmiştir. Ancak yerel mahkeme sadece iki aylık bir dilime ait HTS kayıtlarını celp etmiş ve buna göre zina iddiasının ispatlanamadığına hükmetmiştir.

Yargıtay, bu eksik incelemeyi açık şekilde hukuka aykırı bularak kararın bozulmasına karar vermiştir. Özellikle;

  • Talep edilen iki yıllık zaman diliminin dikkate alınmaması,
  • HTS kayıtlarında sıkça geçen “62 03” ile biten şüpheli numaranın kime ait olduğunun araştırılmaması,

hususlarının eksik inceleme anlamına geldiği vurgulanmıştır.

🟦 Yargıtay açıkça belirtmiştir ki: HTS kayıtlarındaki mutad dışı iletişim trafiği, eğer açıklanamıyor ve tutarlılık arz etmiyorsa, sadakat yükümlülüğünün ihlali anlamına gelir ve gerekli araştırma yapılmadan verilen kararlar bozulur.


📌 Bursa’dan Örnek Uygulama

Bursa Aile Mahkemesi’nde görülen bir dosyada, davacı erkek, eşinin uzun süredir aynı numarayla gece geç saatlerde görüşme yaptığını öne sürerek, iki yıl geriye dönük HTS kayıtlarının celbini talep etmiştir. Mahkeme yalnızca 3 aylık verileri getirtmiş ve bu verilerin zinayı ispatlamaya yetmediğine kanaat getirmiştir. İstinaf ve temyiz aşamalarında Yargıtay kararı emsal gösterilerek, eksik inceleme yapıldığı belirtilmiş ve dosya bozularak yerel mahkemeye geri gönderilmiştir. Yeniden yargılamada, şüpheli numaranın eski iş arkadaşı bir kadın olduğu tespit edilince sadakat ihlali sabit görülmüş ve zina temelli boşanma kararı verilmiştir.

Boşanma Davalarında HTS Kayıtlarına İlişkin Yargıtay Kararları

(Sadakat Yükümlülüğünün İhlalinde Arama ve Mesaj Trafiğinin Delil Niteliği)

Günümüzde dijital izler, evlilik birliğinin temelinden sarsılması veya sadakat yükümlülüğünün ihlali gibi iddialarda mahkemeler tarafından önemli bir delil türü olarak değerlendirilmektedir. Özellikle HTS (Historical Traffic Search) kayıtları, eşlerin üçüncü kişilerle gerçekleştirdiği olağandışı telefon görüşmeleri veya mesaj trafiği nedeniyle boşanma kararlarında belirleyici rol oynayabilmektedir.

Aşağıda, bu konuyla ilgili Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından verilmiş güncel ve emsal nitelikteki bazı kararlar sistematik biçimde sunulmuştur:


📌 1. Güven Sarsıcı Davranışın HTS Kayıtlarıyla İspatı

Yargıtay 2. HD 2015/19875 E., 2016/12496 K.

🔹 Bu kararda davalı kadının, başka bir erkekle yüz yüze ve telefonla görüştüğünü ikrar ettiği,
🔹 HTS kayıtlarında bu kişiyle yapılan olağan dışı sıklıkta ve uzunlukta telefon görüşmeleri olduğu,
🔹 Görüşmelerin “duygusal içerik taşımadığı” yönündeki savunmanın yaşam tecrübesiyle bağdaşmadığı,

vurgulanmıştır.

📌 Sonuç: Kadının güven sarsıcı davranışta bulunduğu kabul edilmiş; mahkemenin davayı reddetmesi bozulmuştur.

Bursa Yorumu:

Bursa Aile Mahkemesi’nde görülen benzer bir davada da, davalı kadının aynı numarayla haftalar boyunca her akşam telefonla görüştüğü ve bunu “müşteri ilişkisi” olarak açıkladığı durumda, Yargıtay’ın benzer içtihadı dayanak gösterilerek sadakat yükümlülüğünün ihlali sabit görülmüş ve boşanma kararı verilmiştir.


📌 2. HTS Kayıtlarının Süre Bakımından Eksik İncelenmesi

Yargıtay 2. HD 2022/3734 E., 2022/6108 K. – Karar Tarihi: 22.06.2022

🔹 Davacı kadın, zina nedeniyle boşanma davası açmış ve eşine ait HTS kayıtlarının dava tarihinden geriye dönük 2 yılı kapsayacak şekilde celbini talep etmiştir.
🔹 Ancak mahkeme yalnızca 2 aylık bir zaman dilimini kapsayan kayıtları getirtmiş ve bunlarla yetinerek zina iddiasını reddetmiştir.

📌 Sonuç: Yargıtay, delil talebinin karşılanmaması ve mutat dışı görüşmelerin sahibinin araştırılmaması gerekçeleriyle kararı bozmuştur.

Bursa Yorumu:

Bursa’daki bir dosyada, mahkeme yalnızca 3 aylık HTS verilerini dikkate almış; davacı eşin, söz konusu zaman diliminin yetersiz olduğunu belirtmesi üzerine karar istinafa taşınmış ve Yargıtay kararı doğrultusunda eksik inceleme gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.


📌 3. HTS Delilinin Dosyada Bulunmasına Rağmen Tartışılmaması

Yargıtay 2. HD 2021/2985 E., 2021/3792 K.

🔹 Davalı erkek, kadının sadakatsiz olduğunu ileri sürerek boşanma davası açmış ve kadının telefon kayıtlarının getirtilmesini istemiştir.
🔹 GSM operatöründen gelen HTS kayıtları CD ortamında dosyaya alınmış; ancak CD’nin şifreli olduğu, şifreye dair bilgilendirme yazısı dosyada yer alsa da mahkeme bu CD’yi incelememiş ya da değerlendirmemiştir.

📌 Sonuç: Yargıtay, HTS delilinin kararda tartışılmamasını HMK m. 359/1-e’ye aykırılık olarak görmüş ve dosyayı bozmuştur.

Bursa Yorumu:

Bursa Aile Mahkemesi’nde görülen bir boşanma davasında, mahkeme delil CD’sini bilirkişiye göndermediği ve kararında bu delile hiç yer vermediği için Yargıtay, HTS kayıtlarına itibar edilip edilmediğinin açıkça gerekçelendirilmemesini usul hatası olarak değerlendirmiştir.


📌 Genel Değerlendirme

Yukarıdaki içtihatlar ışığında Yargıtay, boşanma davalarında:

HTS kayıtlarına dayanan delil taleplerinin karşılanmasını,
Mutad dışı iletişimlerin açıklığa kavuşturulmasını,
HTS kayıtlarının kimle yapıldığı, ne sıklıkta ve hangi saatlerde gerçekleştiğinin açıklanmasını,
Delilin kararda tartışılıp tartışılmadığının gerekçeli olarak belirtilmesini,

zorunlu görmektedir.

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız