bursa-avukat

Hakaret Suçunda Önödeme Dönemi

Hakaret Suçunda Önödeme Dönemi ve Yeni Usul (7531 Sayılı Kanun Değerlendirmesi)

1. Giriş: 9. Yargı Paketi ile Hakaret Suçunda Yeni Dönem

Kamuoyunda “9. Yargı Paketi” olarak bilinen 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmesinin ardından 14.11.2024 tarihli ve 32722 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu Kanun ile Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) başta olmak üzere; Türk Medeni Kanunu, Avukatlık Kanunu, İcra ve İflas Kanunu gibi birçok temel kanunda kapsamlı değişiklikler yapılmıştır. Düzenleme tekniği bakımından bir torba kanun niteliği taşıyan bu değişiklikler, farklı hukuk dallarına ilişkin hükümleri aynı metin içerisinde barındırmaktadır.

7531 sayılı Kanun’un en dikkat çekici ve uygulamada doğrudan etkili düzenlemelerinden biri ise, hakaret suçuna ilişkin usulün köklü biçimde değiştirilmesi olmuştur. Özellikle önödeme müessesesinin hakaret suçunun belirli halleri bakımından uygulanmaya başlanması, ceza yargılamasında yeni ve tartışmalı bir dönemi başlatmıştır.


2. Hakaret Suçunun Hukuki Çerçevesi

2.1. Suçun Tanımı ve Korunan Hukuki Değer

5237 sayılı TCK m.125/1 uyarınca hakaret suçu;
bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövmek suretiyle bu değerlere saldırılmasıyla oluşur.

Bu suçla korunan temel hukuki değer;
kişinin onuru, şerefi, saygınlığı ve kişilik haklarıdır.

Hakaret suçunun oluşması için;

  • Mağdurun gerçekten incinmiş olması,
  • Toplum nezdinde itibar kaybına uğraması

aranmaz. Objektif olarak onur kırıcı nitelik taşıyan söz, yazı veya paylaşım suçun oluşması için yeterlidir.


2.2. İfade Özgürlüğü – Hakaret Suçu Dengesi

Hakaret suçu ile ifade özgürlüğü arasındaki sınır, ceza hukukunun en tartışmalı alanlarından biridir.
Bu sınır;

  • Olayın gerçekleştiği bağlama,
  • Tarafların konumuna,
  • Söylemin hedef aldığı kişiye,
  • Zamanın siyasi ve toplumsal atmosferine

göre değişkenlik gösterebilir.

Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatlarında da vurgulandığı üzere;
şeref ve itibarın korunması hakkı ile ifade özgürlüğü arasında adil bir denge kurulması zorunludur.

Özellikle;

  • Siyasetçiler ve kamuoyunda tanınmış kişiler yönünden eleştiri sınırları daha geniş kabul edilmekte,
  • Buna karşılık sıradan bireyler açısından aynı sertlikteki ifadeler hakaret suçu oluşturabilmektedir.

2.3. Hakaret Suçunun İşlenme Biçimleri

Hakaret suçu;

  • Huzurda,
  • Gıyapta

işlenebilir.

TCK m.125/2 uyarınca;
mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü iletişim araçlarıyla (SMS, WhatsApp, e-posta, sosyal medya mesajı vb.) işlenen hakaret, huzurda işlenmiş sayılır.

Bu düzenleme, özellikle sosyal medya ve dijital iletişim yoluyla işlenen hakaret suçları bakımından büyük önem taşımaktadır.


3. 7531 Sayılı Kanun ile Hakaret Suçunda Yapılan Değişiklikler

3.1. Şikâyet Süresine İlişkin Kesin İki Yıllık Sınır

7531 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile TCK m.73/2’ye önemli bir sınırlama getirilmiştir.

Buna göre;

  • Hakaret suçunda şikâyet süresi,
  • Her hâlükârda fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

Bu düzenleme ile;
mağdurun fiili geç öğrenmesi halinde dahi iki yılın sonunda şikâyet hakkı kesin olarak düşmektedir. Bu süre geçtikten sonra, muhakeme şartı eksikliği nedeniyle ceza soruşturması yapılamayacaktır.


3.2. Hakaret Suçunda Önödeme Uygulaması

7531 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile TCK m.75’te düzenlenen önödeme kapsamı genişletilmiş ve hakaret suçunun belirli halleri bu kapsama alınmıştır.

Önödeme kapsamına giren hakaret halleri şunlardır:

  • Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenen hakaret (TCK m.125/2),
  • İnanç, düşünce ve kanaatler nedeniyle işlenen hakaret (TCK m.125/3-b, c),
  • Alenen işlenen hakaret (TCK m.125/4).

Bu hallerde artık uzlaştırma değil, önödeme uygulanacaktır.


3.3. Uzlaştırmanın Kapsam Dışına Çıkarılması

Kanun’un 16. maddesi ile CMK m.253/3 değiştirilmiş;
şikâyete tabi olsa dahi TCK m.125/2 kapsamındaki hakaret suçlarında uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği açıkça hükme bağlanmıştır.

Bu değişikliğin temel amaçları:

  • Uzlaştırmanın kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi,
  • Sosyal medya üzerinden işlenen hakaretlerin kazanç aracına dönüşmesinin engellenmesi,
  • Savcılıklar ve mahkemelerin iş yükünün azaltılmasıdır.

4. Hakaret Suçunda Önödeme Usulü

4.1. Önödemenin Niteliği ve Sonuçları

Önödeme;

  • Savcılık tarafından zorunlu olarak uygulanır,
  • Mağdurun rızasına bağlı değildir.

Cumhuriyet savcısı;
kanunda öngörülen miktarı şüpheliye tebliğ eder.
Şüpheli;

  • Tebligattan itibaren 10 gün içinde bedeli öderse,
  • Kamu davası açılmaz ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir.

Önödeme halinde:

  • Adli sicile kayıt düşülmez,
  • Ancak bu kararlar özel bir sistemde kaydedilir,
  • 5 yıl içinde aynı suç tekrar işlenirse, önödeme tekrar uygulanmaz.

5. Yeni Düzenlemenin Eleştirisi

Her ne kadar düzenleme;

  • Yargının iş yükünü azaltmayı,
  • Uzlaştırma istismarını önlemeyi

amaçlasa da ciddi eleştirileri beraberinde getirmektedir.

5.1. Mağdur Yönünden Sorunlar

  • Mağdur, özür, manevi tatmin veya uzlaşma edimi talep edemez.
  • Şikâyeti, sürecin seyrini fiilen etkilemez.
  • Kişilik hakları doğrudan ihlal edilen kişi, pasif konuma itilmektedir.

5.2. Fail ve Adil Yargılanma Hakkı

  • Masum bir kişi, yargılanma korkusuyla önödeme yapmayı tercih edebilir.
  • Bu durum; masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı bakımından sorunludur.
  • “Parayı ödeyenin cezadan kurtulduğu” algısı oluşabilir.

Bu yönüyle düzenleme;

  • İfade özgürlüğü bakımından kısmen olumlu,
  • Hakaret suçunun mağduru bakımından ise olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.

6. Yürürlük ve Geçiş Hükümleri

7531 sayılı Kanun’un Geçici 7. maddesi uyarınca;

  • Yeni düzenlemeler, 14.11.2024 tarihinden sonra işlenen ve henüz soruşturma aşamasına geçilmemiş hakaret fiilleri bakımından uygulanacaktır.
  • Bu tarihten önce soruşturma veya kovuşturması başlamış dosyalara geriye yürütülmez.

7. Sonuç

7531 sayılı Kanun ile;

  • Hakaret suçunda uzlaştırma dönemi büyük ölçüde sona ermiş,
  • Önödeme esaslı yeni bir sistem getirilmiştir.

Bu sistem;

  • Yargısal iş yükünü azaltma hedefi taşısa da,
  • Mağdurun korunması,
  • Adil yargılanma,
  • Hukuki yararın etkin korunması

bakımından ciddi tartışmaları beraberinde getirmektedir.

Hakaret suçuna ilişkin bu yeni dönemin, uygulamada yaratacağı sonuçların Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatları ışığında yeniden değerlendirilmesi kaçınılmaz görünmektedir.

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız