Yol Arızası ve Yol Hatasıyla İlgili Trafik Kazalarının Sorumluluğu

Trafik kazaları, yalnızca sürücü hatalarından değil, aynı zamanda yol arızaları veya yol hatalarından da kaynaklanabilir. Şehir içi yollar, şehir dışı yollar ve otoyollar gibi farklı yol türlerinde meydana gelen kazalarda sorumluluğun belirlenmesi, hem teknik hem de hukuki bir süreçtir. Ayrıca, yola üçüncü bir kişi tarafından atılan bir cisim sonucu meydana gelen kazalarda sorumluluğun nasıl tespit edildiği ve bu durumda hakların neler olduğu da önemli bir konudur. Bu makalede, bu konular Av. Enes SENCER tarafından , özgün ve ayrıntılı bir şekilde ele alınacaktır.

Şehir İçi Yollarda Yol Arızası ve Hata Kaynaklı Kazalar

Şehir içi yollar, yoğun trafik, yayalar ve karmaşık altyapı nedeniyle kazalara özellikle yatkındır. Yol arızaları (örneğin, çukurlar, bozuk asfalt, eksik veya yanlış trafik işaretleri) ve yol hataları (örneğin, yetersiz drenaj sistemi, kaygan zemin) şehir içi kazaların önemli nedenlerinden biridir.

Sorumluluk Kimde?

Şehir içi yolların bakımı ve güvenliği genellikle belediyelerin veya ilgili yerel yönetimlerin sorumluluğundadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi ve Karayolları Trafik Kanunu’na göre, yolun bakımından sorumlu olan kurum, yolun güvenli bir şekilde kullanılmasını sağlamak zorundadır. Eğer bir çukur, işaretleme eksikliği veya kötü yol tasarımı nedeniyle kaza meydana gelirse, ilgili belediye veya kamu kurumu kusurlu bulunabilir. Ancak, sürücünün de trafik kurallarına uyması ve dikkatli olması gerektiği unutulmamalıdır. Örneğin, hız sınırını aşan bir sürücü, yol arızasından kaynaklanan bir kazada kısmen kusurlu olabilir.

Örnek Senaryo

Bir sürücü, şehir içinde bir caddede giderken, işaretlenmemiş bir çukura düşer ve aracının lastiği patlar, bu da kontrol kaybına ve kazaya neden olur. Bu durumda:

  1. Delil Toplama: Kaza yerinde çukurun fotoğrafı, kaza raporu ve tanık beyanları toplanmalıdır.
  2. Hukuki Süreç: Belediyeye veya ilgili kuruma maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açılabilir.
  3. Sorumluluk Paylaşımı: Mahkeme, yolun bakım eksikliğini ve sürücünün dikkat seviyesini değerlendirerek sorumluluğu paylaştırabilir.

Haklarımız Nelerdir?

  • Maddi Tazminat: Araç hasarı, tedavi masrafları, iş kaybı gibi maddi zararların karşılanması.
  • Manevi Tazminat: Kazada yaralanma veya psikolojik zarar varsa talep edilebilir.
  • Başvuru Süreci: Öncelikle ilgili belediyeye yazılı bir şikayet yapılmalı, yanıt alınamazsa hukuk mahkemesine başvurulmalıdır.

Şehir Dışı Yollarda Yol Arızası ve Hata Kaynaklı Kazalar

Şehir dışı yollar, genellikle daha yüksek hız limitlerine sahip olduğundan, yol arızalarının sonuçları daha ciddi olabilir. Bu yollarda sıkça görülen sorunlar arasında bozuk yol yüzeyleri, yetersiz bariyerler veya işaretleme eksiklikleri yer alır.

Sorumluluk Kimde?

Şehir dışı yolların bakımı genellikle Karayolları Genel Müdürlüğü’ne (KGM) aittir. KGM, yolların güvenli olmasını sağlamakla yükümlüdür. Örneğin, bir virajda eksik uyarı levhası veya kaygan zemin nedeniyle kaza olursa, KGM’nin kusuru araştırılır. Ancak, sürücünün yol koşullarına uygun davranmaması (örneğin, yağışlı havada hız yapması) kusur oranını etkileyebilir.

Örnek Senaryo

Bir sürücü, şehir dışı bir yolda giderken, yetersiz bariyer nedeniyle yoldan çıkar ve kaza yapar. Bu durumda:

  1. Delil Toplama: Kaza yerinin fotoğrafları, kaza tutanağı ve varsa bilirkişi raporu önemlidir.
  2. Hukuki Süreç: KGM’ye karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
  3. Sorumluluk Paylaşımı: Mahkeme, yolun durumu ve sürücünün davranışlarını inceleyerek karar verir.

Haklarımız Nelerdir?

  • Tazminat Talebi: Araç hasarı, tedavi masrafları ve diğer maddi kayıplar talep edilebilir.
  • Manevi Tazminat: Ciddi yaralanma veya ölüm durumunda talep edilebilir.
  • Başvuru Süreci: KGM’ye yazılı başvuru yapılmalı, sonuç alınamazsa idare mahkemesine dava açılmalıdır.

Otoyollardaki Yol Arızası ve Hata Kaynaklı Kazalar

Otoyollar, yüksek hızlar ve yoğun araç trafiği nedeniyle özel bir öneme sahiptir. Otoyollarda yol arızaları (örneğin, çökmeler, yolda biriken su) veya hatalı tasarım (örneğin, keskin virajlarda yetersiz işaretleme) ciddi kazalara yol açabilir.

Sorumluluk Kimde?

Otoyolların işletmesi, Türkiye’de genellikle KGM veya özel işletmelere aittir. Örneğin, Yap-İşlet-Devret modeliyle işletilen otoyollarda, işletmeci firma yolun bakımından sorumludur. Türk Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu’na göre, otoyol işletmecisi, yolun güvenli olmasını sağlamak zorundadır. Ancak, sürücünün trafik kurallarına uymaması durumunda kusur paylaşımı yapılır.

Örnek Senaryo

Bir sürücü, otoyolda giderken, yolda biriken su nedeniyle kayar ve kaza yapar. Bu durumda:

  1. Delil Toplama: Kaza yerinin fotoğrafları, kaza raporu ve meteorolojik veriler toplanmalıdır.
  2. Hukuki Süreç: İşletmeci firmaya veya KGM’ye karşı dava açılabilir.
  3. Sorumluluk Paylaşımı: Yolun drenaj sistemindeki hata ile sürücünün hızı değerlendirilir.

Haklarımız Nelerdir?

  • Maddi Tazminat: Araç hasarı, tedavi giderleri ve diğer kayıplar.
  • Manevi Tazminat: Fiziksel veya psikolojik zararlar için talep edilebilir.
  • Başvuru Süreci: İşletmeci firmaya yazılı başvuru yapılmalı, sonuç alınamazsa hukuk veya idare mahkemesine gidilmelidir.

Yola Üçüncü Kişi Tarafından Atılan Cisim Sonucu Kaza

Yola üçüncü bir kişi tarafından atılan bir cisim (örneğin, taş, şişe, veya başka bir nesne) sonucu kaza meydana gelmesi, sorumluluğun tespitini daha karmaşık hale getirir. Bu tür durumlarda hem hukuki hem de cezai sorumluluklar devreye girer.

Sorumluluk Nasıl Tespit Edilir?

  1. Üçüncü Kişinin Kimliği: Eğer cisim atan kişi tespit edilirse, Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesi uyarınca “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçundan cezai sorumluluğu olabilir. Ayrıca, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre, bu kişi maddi ve manevi zararları karşılamakla yükümlüdür.
  2. Yolun Güvenliği: Yolun bakımından sorumlu kurum, yola cisim atılmasını engelleyecek önlemleri (örneğin, üst geçitlerde tel örgü) almamışsa, kusurlu bulunabilir.
  3. Sürücünün Dikkati: Sürücünün cisimden kaçınmak için makul bir çaba gösterip göstermediği de değerlendirilir.

Örnek Senaryo

Bir sürücü, otoyolda giderken, bir üst geçitten atılan taş nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybeder ve kaza yapar. Bu durumda:

  1. Delil Toplama: Kaza yerinin fotoğrafları, güvenlik kamerası kayıtları, tanık beyanları ve kaza raporu toplanmalıdır.
  2. Hukuki Süreç: Cisim atan kişi tespit edilirse, bu kişiye karşı dava açılabilir. Ayrıca, yolun güvenliğinden sorumlu kurum (örneğin, KGM veya işletmeci firma) da kusurlu bulunabilir.
  3. Cezai Süreç: Cisim atan kişi, savcılığa şikayet edilerek cezai soruşturma başlatılabilir.

Haklarımız Nelerdir?

  • Maddi Tazminat: Araç hasarı, tedavi masrafları ve diğer kayıplar talep edilebilir.
  • Manevi Tazminat: Kazanın yol açtığı psikolojik veya fiziksel zararlar için talep edilebilir.
  • Cezai Başvuru: Cisim atan kişiye karşı savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir.
  • Başvuru Süreci: Önce ilgili kurumlara yazılı başvuru yapılmalı, sonuç alınamazsa hukuk mahkemesine gidilmelidir.

Genel Öneriler ve Hakların Korunması

  • Kaza Anında Yapılması Gerekenler:
    • Kaza yerinin fotoğraflarını çekin.
    • Kaza tutanağı tutun ve tanık beyanları alın.
    • Gerekirse polis veya jandarma çağırın.
  • Hukuki Destek: Bir avukattan destek almak, hak kayıplarını önler.
  • Sigorta Şirketleri: Kasko veya trafik sigortanız varsa, sigorta şirketiyle iletişime geçerek zararların karşılanmasını talep edebilirsiniz.
  • Zamanaşımı: Tazminat davalarında genellikle 2 yıllık zamanaşımı süresi vardır. Bu nedenle, hak kaybı yaşamamak için hızlı hareket edilmelidir.

Sonuç

Yol arızası ve yol hatasından kaynaklanan trafik kazalarında sorumluluk, yolun türüne ve olayın koşullarına göre değişiklik gösterir. Şehir içi yollarda belediyeler, şehir dışı yollarda ve otoyollarda KGM veya özel işletmeciler sorumlu olabilir. Yola üçüncü bir kişi tarafından atılan cisim sonucu kaza olması durumunda ise hem bu kişinin hem de yolun güvenliğinden sorumlu kurumların kusuru araştırılır. Haklarınızı korumak için delil toplamak, hukuki süreçleri doğru yönetmek ve zamanaşımı sürelerine dikkat etmek kritik öneme sahiptir.

Karayolları Genel Müdürlüğü’nün Sorumluluğu

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), Türkiye’de devlet yolları ve süreçlerin bakımından, işletilmesinden ve sigortadan sorumlu olan kurumdur. Yol arızası veya yol hatası nedeniyle ortaya çıkan trafik kazalarında KGM’nin sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi ve Karayolları Trafik Kanunu’na dayanılarak yapılıyor. KGM’nin kusurlu bulunabileceği durumlar, yolların güvenli bir şekilde izin vermesine aykırı hareket ettiği hallerde ortaya çıkar. Aşağıda KGM’nin sorumluluğuna ilişkin 20 adet örnek senaryo, özgün ve detaylı bir şekilde sunulmuştur. Bu örnekler, şehir içi aksaklıklar ve yollarda meydana gelen durumlar kapsam dahilindedir.

KGM’nin Sorumluluğuna İlişkin Örnekler

  1. Çukur Nedeniyle Kaza : Bir sürücü, şehir dışı bir yolda giderken, KGM’nin bakımını yaptığı yolda işaretlenmemiş bir çukura düşer ve aracın lastikleri patlar, bu da kazaya neden olur. KGM, çukuru onarmadığı veya işaretlemediği için kusurlu bulunabilir.
  2. Yetersiz Drenaj Sistemi : Yağışlı havada, bir dağınıkda yetersiz drenaj nedeniyle yolda su birikir ve bir araç kayarak kaza yapar. KGM, drenaj sistemini düzgün tasarlamadığı veya bakım yapmadığı için sorumlu olabilir.
  3. Eksik Trafik Levhası : Bir virajda koruma levhası bulunmaması nedeniyle sürücü parçaları ayarlanamaz ve hatalı olabilecek kaza yapar. KGM, gerekli işaretlemeyi yapmadığı için kusurludur.
  4. Bozuk Yol Yüzeyi : Şehir dışı bir yolda, uzun süre onarılmayan bozuk asfalt nedeniyle bir motosiklet sürücüsünün kontrolü kesilir ve düşer. KGM, yolun bakımını ihmal etmesinden sorumlu tutulabilir.
  5. Yetersiz Bariyer : Bir otoyolda, keskin bir virajda yetersiz veya hasar görmüş bariyer nedeniyle aracın ortaya çıkması ve kaza yapması. KGM, bariyerlerin bakımını yapmadığı için kusurlu bulunabilir.
  6. Kaygan Zemin Sorunu : KGM’nin bakımını yaptığı bir yolda, kullanılan asfalt malzemesinin kayganlığa neden olması sonucu bir araç kayar ve kaza yapar. KGM, uygun seçim yapılmasının sorumlusu olabilir.
  7. Yol Çalışması Uyarı Eksikliği : KGM’nin yol çalışması yaptığı bir alanda, uyarı levhaları veya işaretler yetersizse ve bir sürücü bu nedenle kaza hatası, KGM kusurlu bulunabilir.
  8. Gece Görüş Sorunu : Bir şehir dışı yolda, yol çizgilerinin soluklaşması veya eksik olması nedeniyle gece görüş kısıtlanır ve bir kaza meydana gelir. KGM, yol çizgilerinin bakımını yapmadığından sorumlu olabilir.
  9. Yol Kenarı Engeller : KGM’nin temizlemediği yol boyuncaki ağaç dalları veya taşlar, birleşimlerin birleşmesini engeller ve kazaya neden olur. KGM, yol kenarı bakımını ihmal ettiği için kusurludur.
  10. Köprü Bakım Eksikliği : Bir köprünün oluşturduğu çatlaklar veya çatlaklar nedeniyle bir araç kazası yapar. KGM, köprünün bakımını yapmadığından sorumlu tutulabilir.
  11. Tünel Aydınlatma Sorunu : Bir tüneldeki aydınlatma sistemi arızalıdır ve bu nedenle bir sürücü görüş kaybı yaşayarak kaza yapar. KGM, tünel bakımını ihmal ettiği için kusurlu bulunabilir.
  12. Yol Genişliği Eksikliği : KGM’nin sorumluluğundaki bir yolda, ayrılmış uygun olmayan dar bir yol tasarımı nedeniyle iki araç çarpışır. KGM, yol tasarımındaki hata nedeniyle sorumlu olabilir.
  13. Kar ve Buz Temizliği Eksikliği : Kış zamanlarında, KGM’nin kar veya buz temizliği yapılmaması nedeniyle bir yolda kayma sonucu kaza meydana gelir. KGM, kâr payı sağlama ihmalinden dolayı kusurlu bulunabilir.
  14. Yol Kenarı Çökmesi : Bir şehrin dışı boyunca, yol boyunca çökme meydana gelir ve bir araç bu şekilde ortaya çıkar. KGM, düzenli denetimini yapmadığı için sorumlu olabilir.
  15. Hatalı Kavşak Tasarımı : KGM’nin sorumluluğundaki bir kavşakta, hatalı tasarım nedeniyle görüş açısı kısıtlanır ve bir kaza olur. KGM, tasarım hatası nedeniyle kusurlu bulunabilir.
  16. Yol Çalışması Güvenlik Eksikliği : KGM’nin yol çalışması sırasında güvenlik bariyerleri veya yönlendirme levhalarının bozulmaması sonucu bir araç çalışma çarpanı. KGM, güvenlik önlemlerini almadığı için sorumlu tutulabilir.
  17. Trafik Işıkları Arızası : KGM’nin bakımını yaptığı bir yoldaki trafik ışıklarının arızalanması nedeniyle bir kaza meydana gelir. KGM, sinyalizasyon sisteminin bakımını ihmal ettiği için kusurlu olabilir.
  18. Yol Kenarı Ot Temizliği Eksikliği : Yol boyunca KGM tarafından temizlenmeyen uzun depolamalar, bir araya gelmelerin engellenmesi ve kazaya neden olur. KGM, yol kenarı bakımını yapmadığı için sorumlu bulunabilir.
  19. Hatalı Eğim Tasarımı : Bir yolda, KGM’nin sorumluluğundaki hatalı dağılım tasarımı nedeniyle bırakmalı havada araçları kayar ve kaza yapar. KGM, yol tasarımındaki hata nedeniyle kusurludur.
  20. Yol Üzerindeki Engeller : KGM’nin temizlemediği bir yolda, düşen kayalar veya diğer engeller nedeniyle bir araç kaza yapar. KGM, yolun temizliğini ve bunların sağlanmasını ihmal ettiği için sorumlu olabilir.

YOLA DÜŞEN CİSİMDEN ÖTÜRÜ KARA YOLLARININ SORUMLULUĞUNA DAİR BİR EMSAL KARAR

Danıştay 8. Dairesi, 13.05.2005 T., E: 2004/4382, K: 2005/2250

İstemin Özeti: Davacının …. plakalı aracı ile Samsun-Ankara karayolunda karıştığı trafik kazası sonucunda oluşan 8.972.000.000.-lira maddi zararın giderilmesine karar verilmesi istemiyle açılan davayı reddeden Samsun İdare Mahkemesinin 18.03.2004 gün ve E:2003/528, K:2004/317 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek esastan davacı tarafından; davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından ise nisbi avukatlık ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle usul yönünden, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istemidir.
Savunmanın Özeti: Karşılıklı olarak temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi Nihat TOKTAŞ’ın Düşüncesi: İstemin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Ahmet Yahya ÖZDEMİR’in Düşüncesi: Samsun-Ankara Devlet Karayolunda meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından dolayı, uğranılan zararın davalı Karayolları Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığınca yola dökülen pancar küspesi suyuna karşı gerekli önlemlerin alınmamasından doğduğu iddiası ile açılan tazminat davasını, nedensellik bağı kurulamadığından hizmet kusurunun saptanamadığı gerekçesiyle reddeden İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karayolları Trafik Kanununun 5. maddesinde Trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili Trafik Zabıtasına ait görev ve yetkiler, aynı Kanunun 7. maddesinde ise Karayolları yapım ve bakımı ile Karayolları Genel Müdürlüğüne ait görev ve yetkiler sayma yolu ile belirtilmiştir.
Olayda ise, üçüncü şahsın direkt davacının aracına müdahalesi sonucunda oluşmayıp, Trafik zabıtasının güvenliğinden, Karayolları Genel Müdürlüğünün’de yol teknik koşullarından sorumlu olduğu Devlet Karayolunun trafik güvenliğinin araçların pancar küspesi suyunu dökerek kayganlaştırması sonucu bozulması nedeniyle kazanın oluştuğu dosyadaki belgelerden anlaşıldığından, olayın salt üçüncü şahsın müdahalesi sonucu oluştuğu ve anılan idarelerin sorumluluğunun kalktığının kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Bu hale göre, dosyadaki kaza tutanağı esas alınarak gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi ile davalı idarelerin yasal sorumlulukları gözönüne alınarak saptanacak kusur oranına göre inceleme yapılarak sonuca ulaşılması gerekmekte iken eksik inceleme sonucu karar verildiği görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz konusu kararın bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık, davacının …. plakalı aracı ile Samsun-Ankara karayolunda karıştığı trafik kazası sonucunda oluşan 8.972.000.000.-lira maddi zararın giderilmesine karar verilmesi isteminden doğmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 5. maddesinde trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili trafik zabıtasına ait görev ve yetkiler; aynı Kanunun 7. maddesinde ise, karayollarının yapım ve bakımı ile karayolları Genel Müdürlüğüne ait görev ve yetkiler sayma yolu ile belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı …., yönetimindeki …. plakalı aracı ile 15.12.2002 tarihinde Samsun-Ankara Devlet Karayolunun 84. km. sinde yaralamalı ve maddi hasarlı kaza yaptığı, kaza yerinde tutulan tutanakta kazanın küspe suyuna (pancar küspesi) bağlı olarak yolun kaygan hale gelmesinden kaynaklandığının belirtildiği, Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilen 8.972.613.370.-lira hasar bedelinden kaynaklanan zararın ödenmesi için davalı idareye başvuruda bulunulduğu, davalı idarece istemin yanıtsız bırakılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince; kaza sonucu olay yerinde tutulan tutanakta, kaza sebebinin 3. kişilerce karayoluna dökülen küspe suyu olduğunun belirtilmiş olması karşısında, kaza sonucu oluşan zararla davalı idareler arasında nedensellik bağının kurulamayacağı, bu nedenle idarelerin hizmet kusurundan sözedilemeyeceği; kaldı ki, yola küspe suyu dökülmesinden idarelerin önceden haberdar olmasına olanak bulunmadığından idarelerin gerekli tedbirleri almalarının da beklenemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, yukarıda aktarılan Karayolları Trafik Kanununun 5. ve 7. maddelerinde yer alan denetim, gözetim ve bakım görevlerini yerine getirmeyen davalı idarelerin olayın oluşumunda kusurlarının bulunduğu açık olduğundan, aksi değerlendirmeyle davanın reddi yolunda verilen kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, kaza tespit tutanağında kaza yapan aracın hasarlı olduğu belirtilmiş olduğundan, aracı sigortalayan şirketçe davacıya bu olay nedeniyle herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının mahkemece ayrıca araştırılması gerektiği de tartışmasızdır.
Açıklanan nedenlerle, Samsun İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine 13.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız