BURSA AVUKAT

Kentsel Dönüşümde Riskli Yapı Kararına İtiraz ve Yürütmeyi Durdurma

Kentsel dönüşümde riskli yapı kararı neden bu kadar önemlidir?

Kentsel dönüşüm sürecinde en kritik kırılma noktası, bir bina hakkında “riskli yapı” tespiti yapılmasıdır. Çünkü bu tespit, sıradan bir teknik rapor olmanın ötesinde, maliklerin mülkiyet hakkını doğrudan etkileyen, tahliye, yıkım, yeniden yapım ve çoğu zaman paydaşlar arası uyuşmazlıkları başlatan ciddi sonuçlar doğurur. 6306 sayılı Kanun ve buna bağlı uygulama rejimi, riskli yapı kavramını deprem ve afet güvenliği ekseninde düzenlemekte; yapıların ilmî ve teknik verilere dayanılarak riskli sayılabileceğini kabul etmektedir. Mevzuat ayrıca, riskli yapı tespitine karşı maliklere ve kanuni temsilcilere kısa süreli bir itiraz imkânı tanımakta; dava açmanın işlemi kendiliğinden durdurmayacağını da açıkça kabul etmektedir.

Bu nedenle riskli yapı kararıyla karşılaşan kişilerin en büyük hatası, meseleyi yalnızca “binamız sağlam mı çürük mü?” sorusuna indirgemeleridir. Oysa hukuki uyuşmazlık çoğu zaman şu başlıklarda doğar: raporun kim tarafından düzenlendiği, numunenin nereden ve nasıl alındığı, tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, teknik heyetin inceleme sınırları, itiraz süresinin kaçırılıp kaçırılmadığı ve nihayet yıkım tehdidinin dava sonuna kadar nasıl engelleneceği. Özellikle yürütmeyi durdurma talebi zamanında ve güçlü kurulmazsa, dava devam ederken bina yıkılabilir; bu da malik açısından telafisi son derece güç bir tablo yaratır. İYUK m. 27 uyarınca dava açılması işlemi kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durdurulması için ayrıca açık hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar şartlarının birlikte ortaya konulması gerekir.

Riskli yapı nedir?

Riskli yapı, riskli alan içinde veya dışında bulunmasına bakılmaksızın, ekonomik ömrünü tamamlamış yahut yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıdır. Bu tanım, yalnızca eski binaları değil, statik açıdan zayıflamış, taşıyıcı sistemi bozulmuş veya yanlış müdahaleler nedeniyle güvenliği azalmış binaları da kapsayabilir. Uygulama yönetmeliği, riskli yapı tespiti sürecinde raporun nasıl hazırlanacağına, itirazın hangi teknik heyetçe inceleneceğine ve itiraz veya yargı kararı üzerine tapu kayıtlarında ne yapılacağına ilişkin düzenlemeler içermektedir.

Burada özellikle vurgulamak gerekir ki, her eski bina otomatik olarak riskli yapı değildir. Aynı şekilde, yalnızca binada çatlak bulunması da tek başına riskli yapı sonucunu doğurmaz. Hukuken önemli olan, tespitin mevzuata uygun yöntemle ve bilimsel verilere dayalı yapılmasıdır. Dolayısıyla itiraz sürecinde “biz yıllardır bu binada oturuyoruz, bir şey olmadı” türü soyut savunmalar çoğu zaman yetersiz kalır; teknik rapora teknik ve hukuki karşılık verilmesi gerekir.

Riskli yapı tespitini kim yaptırabilir?

Uygulamada riskli yapı tespiti çoğunlukla maliklerden birinin başvurusu üzerine lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlar eliyle yaptırılır. Bu yönüyle tüm maliklerin birlikte hareket etmesi zorunlu değildir; tek bir malikin başvurusu bile süreci başlatabilir. Bu husus, apartman içi gerilimlerin en önemli kaynaklarından biridir. Çünkü bazen binanın yıkılıp yeniden yapılmasını isteyen malik, süreci hızlandırmak için tek başına başvuruda bulunur; diğer maliklerin çoğu ise ya durumu geç öğrenir ya da tebligat geldiğinde hukuki sürelerin ne kadar kısa olduğunu fark eder.

Riskli yapı kararına itiraz süresi kaç gündür?

Riskli yapı tespitine karşı maliklerin veya kanuni temsilcilerinin 15 gün içinde itiraz etmesi gerekir. Uygulama yönetmeliğinde de itirazın teknik heyet önünde inceleneceği, bazı illerde heyet kurulmamışsa dosyanın yetkilendirilmiş başka bir ile gönderilebileceği belirtilmektedir. Bu 15 günlük süre, pratikte en kritik süredir; çünkü birçok hak kaybı daha dava aşamasına gelmeden burada yaşanır.

Bu noktada dikkat edilmesi gereken ilk husus, sürenin tebligatla başlamasıdır. Tebligatın usulsüz yapıldığı, yanlış kişiye bırakıldığı, bağımsız bölüm malikine değil komşuya verildiği, kapıcıya bırakıldığı veya elektronik tebligat süreçlerinde hata bulunduğu durumlarda süre başlangıcı ayrıca tartışılabilir. Ancak uygulamada çoğu malik, “nasıl olsa sonra dava açarım” düşüncesiyle 15 günlük itirazı pas geçmekte; sonra yargı aşamasında çok daha dar bir manevra alanıyla karşılaşmaktadır.

İtiraz nereye yapılır?

İtiraz, yapının bulunduğu yerdeki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü nezdindeki teknik heyete yöneltilir. Teknik heyet, raporu yeniden değerlendirir; rapordaki yöntemsel, mühendisliksel veya belgeye dayalı eksiklikler burada ileri sürülmelidir. Yönetmelik, teknik heyetin teşkil edilmemiş olması halinde itirazın, yetkilendirilmiş başka ildeki heyete gönderilebileceğini de düzenlemektedir.

İtiraz dilekçesinde yalnızca “binamız sağlamdır” demek yeterli değildir. Şu iddialar teknik olarak somutlaştırılmalıdır:

Karotun taşıyıcı sistemden alınmaması
Yeterli sayıda numune alınmaması
Numune yerlerinin raporda gösterilmemesi
Laboratuvar incelemesinin eksik veya tutarsız olması
Rölöve, statik proje, zemin verisi ve mevcut yapı durumu arasında çelişki bulunması
Binada sonradan yapılan güçlendirme veya tadilatların hiç değerlendirilmemesi
Fotoğraf, numune, krokiler ve rapor metni arasında uyumsuzluk olması

Bir başka deyişle, itiraz dilekçesi aslında yarı teknik, yarı hukuki bir metin olmak zorundadır.

İtiraz reddedilirse ne olur?

İtiraz reddedildiğinde riskli yapı tespiti kesinleşme yönünde ilerler. Bu aşamadan sonra idari yargıda iptal davası gündeme gelir. Uygulamada 6306 kaynaklı işlemler bakımından çok kısa ve özel dava süreleri işletildiğinden, itiraz reddi tebliğ edilir edilmez dava stratejisine geçilmesi gerekir. Kaynaklarda ve uygulamada, itirazın reddi sonrasında iptal davası için 30 günlük özel süre vurgulanmaktadır; bu nedenle tebliğ tarihi esas alınarak süre hesabı somut dosya üzerinden dikkatle yapılmalıdır. Süreler kamu düzenindendir ve mahkemece resen dikkate alınır.

Burada pratik tavsiye nettir: riskli yapı kararına ilişkin tebligat elinize geçtiği gün, süreyi takvime işlemek yetmez; aynı gün teknik rapor, tapu kaydı, belediye dosyası, mevcut proje, eski güçlendirme evrakları ve mümkünse karşı mühendislik görüşü hazırlanmalıdır.

Riskli yapı kararına karşı hangi dava açılır?

Bu durumda açılacak dava, idari işlemin iptali davasıdır. Çünkü riskli yapı tespiti, kamu gücüne dayanılarak kurulan, doğrudan hukuki sonuç doğuran icrai bir idari işlemdir. Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak taşınmazın bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Bu nedenle Bursa’daki bir bina için dava, Bursa İdare Mahkemesi’nde açılmalıdır. Yanlış yargı kolunda veya yanlış yerde açılan dava, ciddi zaman kaybına neden olabilir; bu süreçte idare de yıkım yönünde işlem yapmaya devam edebilir.

Dava açmak yıkımı otomatik olarak durdurur mu?

Hayır. En tehlikeli yanlış kanaatlerden biri budur. İYUK m. 27 gereği, idari yargıda dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Dolayısıyla siz iptal davası açmış olsanız bile, ayrıca yürütmenin durdurulması kararı almamışsanız idare süreci işletmeye devam edebilir.

Bu yüzden dava dilekçesinde mutlaka ve ayrı başlık altında yürütmenin durdurulması istenmelidir. Hatta iyi hazırlanmış dosyalarda, yürütmenin durdurulması talebi sadece genel ifadelerle değil, somut teknik aykırılık ve somut zarar zinciriyle temellendirilir.

Yürütmeyi durdurma şartları nelerdir?

İYUK m. 27’ye göre yürütmenin durdurulması için iki şart birlikte aranır:

İşlemin açıkça hukuka aykırı olması
İşlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması

Riskli yapı dosyalarında ikinci şart çoğu olayda çok güçlüdür. Çünkü bina yıkıldıktan sonra dava sonunda “işlem hukuka aykırı” denilse bile, yıkılan yapının aynen geri getirilmesi fiilen mümkün değildir. Bu nedenle telafisi güç zarar unsuru çoğu kez güçlü biçimde mevcuttur. Esas mücadele genellikle ilk şartta, yani açık hukuka aykırılıkta yaşanır. Bu da dosyaya sunulacak karşı rapor, fotoğraf, proje, eski tadilat evrakları, uzman görüşü ve usulsüz tebligat delilleriyle ispatlanır.

Hangi hukuka aykırılıklar yürütmeyi durdurma için güçlü gerekçe olur?

Şu durumlar uygulamada çok önemlidir:

Raporun lisanslı kuruluşça mevzuata uygun düzenlenmemesi
Numune alma işleminin usulüne aykırı yürütülmesi
Kolon, kiriş, perde gibi taşıyıcı elemanlara ilişkin verilerin tutarsız olması
Karot sayısının veya test yönteminin yetersizliği
Binanın mevcut kullanım durumu ile raporun fiziksel tespitlerinin örtüşmemesi
Önceden yapılmış güçlendirme işlemlerinin yok sayılması
Tebligatın usulsüz yapılması
Malik sıfatı, temsil veya bağımsız bölüm bilgilerinde hata bulunması
Raporun birbirini doğrulamayan fotoğraf, kroki ve ölçüm verileri içermesi

Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verirken, “bu rapor tartışmasız yanlıştır” sonucuna varmak zorunda değildir. İlk bakışta ciddi, kuvvetli ve somut hukuka aykırılık emarelerini görmesi yeterlidir.

Bursa’da riskli yapı uyuşmazlıkları nasıl yaşanıyor?

Bursa özelinde riskli yapı dosyaları özellikle Osmangazi, Yıldırım, Nilüfer ve Mudanya hattında farklı karakterler göstermektedir. Eski apartman stokunun yoğun olduğu mahallelerde teknik risk tespiti ile maliklerin ekonomik beklentileri iç içe geçmektedir. Uygulamada bazı binalarda gerçekten taşıyıcı sistem zafiyeti varken, bazı dosyalarda ise maliklerden biri müteahhit anlaşmasını hızlandırmak amacıyla tespit sürecini bir baskı aracı gibi kullanabilmektedir.

Bursa örneği 1: Osmangazi’de tek malikin başlattığı süreç

Osmangazi’de 1988 yapımı bir apartmanda alt kattaki bir malik, binanın yeniden yapılmasını istediği için tek başına riskli yapı tespiti başvurusu yapıyor. Diğer maliklerin çoğu bunu tebligat gelince öğreniyor. Raporda binanın kolonlarından yeterli örnek alınmadığı, numune yerlerinin fotoğraflarla desteklenmediği ve binada 2016 yılında yapılan güçlendirme tadilatının hiç dikkate alınmadığı görülüyor. Bu durumda itiraz dilekçesinde sadece “bina sağlam” denmesi değil, 2016 güçlendirme faturaları, belediye tadilat dosyası ve bağımsız inşaat mühendisi görüşü ile birlikte teknik heyete başvurulması gerekir. Eğer itiraz reddedilirse Bursa İdare Mahkemesi’nde iptal ve yürütmenin durdurulması talebi aynı dosyada ileri sürülmelidir.

Bursa örneği 2: Yıldırım’da usulsüz tebligat sorunu

Yıldırım’da kat maliklerinden biri yurt dışında yaşıyor. Riskli yapı tebligatı, malike değil apartman görevlisine bırakılıyor; malik aylar sonra tapuda şerhi görünce haberdar oluyor. Bu olayda öncelikle tebligatın usulüne uygun olup olmadığı tartışılır. Sürelerin hiç başlamadığı veya geç başlamış sayılması iddiası, davanın ana ekseni haline gelebilir. Pek çok dosyada teknik tartışmadan önce usul tartışması davanın kaderini belirlemektedir.

Bursa örneği 3: Nilüfer’de rapor-gerçeklik çelişkisi

Nilüfer’de görece yeni bir sitede rapor, yapının ağır risk taşıdığını ileri sürüyor; fakat raporda kullanılan fotoğrafların bir kısmının farklı bloklara ait olduğu anlaşılıyor. Ayrıca zemin kat dükkânlarda sonradan yapılan tadilatlar ile ana taşıyıcı sistem birbirine karıştırılmış. Bu tür dosyalarda yürütmeyi durdurma istemi çok güçlü kurulabilir; çünkü açık hukuka aykırılık somut belge çelişkileriyle ortaya konabilir.

Bursa örneği 4: Mudanya’da yıkım tehdidi ve kira mağduriyeti

Mudanya’da yazlık olarak kullanılan binada riskli yapı kararı sonrası maliklere kısa sürede tahliye baskısı yapılıyor. Maliklerden biri evi sürekli kiraya verdiği için tahliye halinde ciddi gelir kaybı doğuyor. Eğer yürütmeyi durdurma alınamaz ve bina yıkılırsa, daha sonra iptal kararı çıksa dahi yalnızca tazminat gündeme gelir. Bu nedenle bu tip dosyalarda telafisi güç zarar unsuru; kira kaybı, taşınma gideri, eşya zararı ve fiilî kullanım kaybı üzerinden detaylı anlatılmalıdır.

Dava dilekçesinde neler bulunmalıdır?

İyi hazırlanmış bir dava dilekçesinde şunlar yer almalıdır:

İşlemin açık tanımı
Tebligat tarihi ve süre hesabı
İtiraz süreci ve teknik heyet kararının özeti
Riskli yapı raporundaki teknik aykırılıklar
Usul aykırılıkları ve tebligat sorunları
Karşı teknik görüş veya bilirkişi değerlendirmesi
Yürütmeyi durdurma talebinin ayrı ve güçlü gerekçelendirilmesi
Telafisi güç zararların somut anlatımı
Tapu kaydı, bağımsız bölüm bilgileri ve malik sıfatının net ortaya konulması

Birçok dosyada avukatlık tekniği ile mühendislik dili birlikte kullanılmadığı için güçlü davalar bile zayıf sunulmaktadır. Riskli yapı dosyası sadece hukuk metniyle değil, aynı zamanda teknik çürütmeyle kazanılır.

Mahkeme bilirkişi incelemesi yapar mı?

Evet, çoğu dosyada bilirkişi incelemesi kritik rol oynar. Mahkeme, mevcut riskli yapı raporunun doğruluğunu ve yönteme uygunluğunu bilirkişiler aracılığıyla inceletebilir. Ancak burada önemli bir hata şudur: bazı malikler, “nasıl olsa mahkeme bilirkişiye gönderir” diyerek başlangıçta teknik hazırlık yapmaz. Oysa yürütmeyi durdurma aşaması çoğu zaman ilk dosya içeriği üzerinden değerlendirilir. Başlangıç dosyası ne kadar güçlü kurulursa, geçici koruma alma ihtimali o kadar yükselir.

Yıkım gerçekleşirse artık ne yapılabilir?

Eğer yürütmeyi durdurma kararı alınamamış ve bina yıkılmışsa, sonradan işlemin hukuka aykırı olduğunun ortaya çıkması halinde tam yargı davası ile tazminat talep edilebilir. Zarar kalemleri olayın niteliğine göre bina değeri, kira kaybı, tahliye ve taşınma masrafları, eşya zararları ve uygun koşullarda manevi zarar olarak gündeme gelebilir. Kaynaklarda da, hukuka aykırı riskli yapı işlemi nedeniyle yıkımın gerçekleşmesi halinde tam yargı davasının idarenin hizmet kusuru temelinde gündeme gelebileceği belirtilmektedir.

Ancak burada altı çizilmesi gereken nokta şudur: tazminat davası, yıkılan binayı geri getirmez. O nedenle asıl hukuki refleks, süreci yıkımdan önce durdurmak olmalıdır.

Riskli yapı kararında en sık yapılan hatalar

En sık karşılaşılan hatalar şunlardır:

Tebligatı önemsememek
15 günlük itiraz süresini kaçırmak
Salt sözlü itirazla yetinmek
Karşı teknik rapor almamak
Dava açınca yıkımın otomatik duracağını sanmak
Yürütmeyi durdurma talebini yüzeysel kurmak
Usulsüz tebligat iddiasını hiç incelememek
Tapu ve malik bilgilerini eksik sunmak
Belediye ve proje dosyalarını toplamadan dava açmak

Bursa’da avukat desteği neden kritik olur?

Bursa’da kentsel dönüşüm ve riskli yapı uyuşmazlıkları çoğu zaman yalnızca idare hukuku meselesi değildir; aynı dosyada kat mülkiyeti, ortaklığın yönetimi, müteahhit sözleşmeleri, kira kaybı, tahliye, ecrimisil, paydaş uyuşmazlığı ve zaman zaman ceza sorumluluğuna kadar uzanan çok katmanlı bir yapı oluşabilir. Özellikle eski apartmanların yoğun olduğu yerlerde, “riskli yapı raporu” teknik olmaktan çok ekonomik ve stratejik bir tartışmanın parçasına dönüşebilmektedir. Bu nedenle dava stratejisi, sırf mevzuat bilgisiyle değil, yerel uygulama pratiğiyle de kurulmalıdır.

Sonuç

Riskli yapı kararı, malik için sadece bir tespit değildir; çoğu zaman evini, işyerini, kira gelirini ve tasarruf planını doğrudan etkileyen ağır sonuçlar doğuran bir idari işlemdir. Süreler çok kısadır. İtiraz teknik kurulmalıdır. Dava doğru mahkemede açılmalıdır. En önemlisi, dava açmanın tek başına yeterli olmadığı; yıkımı durdurmak için mutlaka yürütmenin durdurulması talebinin güçlü biçimde ileri sürülmesi gerektiği unutulmamalıdır. 6306 sayılı Kanun rejimi ile İYUK m. 27 birlikte okunduğunda, riskli yapı dosyalarında hak aramanın anahtarı; hız, teknik hazırlık ve usul disiplinidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Riskli yapı kararına herkes itiraz edebilir mi?

Esas olarak maliklerin veya kanuni temsilcilerinin itiraz hakkı vardır. Kiracılar doğrudan malik sıfatına sahip olmadıkları için aynı kapsamda hareket edemezler; ancak süreçten etkilendikleri ölçüde farklı başvuru yolları gündeme gelebilir.

İtiraz süresi kaç gündür?

Tebligattan itibaren 15 gündür. Bu süre çok kritiktir ve kaçırılmamalıdır.

Dava açarsam bina yıkılmaz mı?

Hayır. Dava açılması işlemi otomatik durdurmaz. Ayrıca yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.

Yürütmeyi durdurma almak zor mu?

Dosyanın teknik olarak güçlü kurulmasına bağlıdır. Açık hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar birlikte gösterilirse şans artar.

Karşı teknik rapor şart mı?

Kanunen her dosyada zorunlu değildir; ancak uygulamada çok büyük avantaj sağlar. Özellikle riskli yapı raporundaki yöntem hatalarını göstermek için son derece önemlidir.

Yıkım olduktan sonra dava açmanın anlamı kalır mı?

İşlem hukuka aykırıysa yine dava açılabilir ve ayrıca tazminat talep edilebilir. Ancak bina geri gelmeyeceği için asıl amaç yıkımdan önce geçici hukuki koruma sağlamaktır.

Bursa’da hangi mahkemede dava açılır?

Taşınmaz Bursa’da ise kural olarak Bursa İdare Mahkemesi görevlidir ve yetkilidir.

1. Teknik Rapor (Karot ve Bilimsel Veri) Yetersizliği Nedeniyle Riskli Alan/Yapı İptali – Klasik Emsal

Danıştay 14. Dairesi, E.2015/6813, K.2017/1103, T.28.02.2017

  • Özet ve Önemi: Riskli alan ilanına dayanak teknik raporda, yapıların hangi somut özelliklerinin (kolon-kiriş yetersizliği, ekonomik ömür vb.) can ve mal kaybına yol açtığı bilimsel verilerle (karot, numune, zemin etüdü) ortaya konulamamış. Sadece genel gözlem yeterli değil; detaylı teknik inceleme şart. Karar, riskli yapı tespiti için karot ve nicel ölçütlerin zorunluluğunu vurgular. İtiraz sonrası kesinleşen kararın iptali için emsal niteliğindedir.
  • YD ve Yıkım Önleme Bağlantısı: Rapor yetersizse YD talebi güçlü; telafisi imkânsız zarar (yıkım) doğar.
  • Benzer Emsaller: Danıştay İDDK E.2017/1943, K.2017/3235 ve Danıştay 14. D. E.2015/5172, K.2016/1058 (aynı gerekçe ile iptal).

Danıştay 6. Dairesi, E.2019/2563, K.2020/5869, T.23.06.2020

  • Özet: Riskli alan teknik raporları gözlemsel (kalite: iyi/orta/kötü) kalmış; karot/numune alınmamış, deprem etkileri ölçülmemiş, zemin etüdü yok. Rapor “denetime açık” değilse iptal edilir. Karot eksikliği doğrudan hukuka aykırılık yaratır.

2. Riskli Yapı Tespit Raporuna İtiraz Reddi ve Teknik Raporun Denetime Açık Olmaması

Danıştay 6. Dairesi, E.2019/8494, K.2020/1287, T.11.02.2020

  • Özet: Bakırköy’de riskli yapı tespiti + itiraz reddi davası. Raporun teknik olarak hatalı/eksik olduğu, denetime (karot sonuçları, ölçümler) açık olmadığı iddiası incelendi. Mahkeme, lisanslı firmanın raporunu “somut delille çürütülmedikçe geçerli” saymış ancak Danıştay raporun denetime açık olması şartını vurgulamış. İtiraz reddi işlemleri için emsal; karot verilerinin şeffaf olmaması iptal gerekçesidir.

Danıştay 6. Dairesi, E.2020/3049, K.2020/12509, T.09.12.2020

  • Özet: Riskli olmadığı halde riskli rapor düzenlenen kuruluşa yaptırım davasında, idarenin varsayıma dayalı işlemine son verilmiş. Karot sonrası yanlış riskli tespiti yapan firmalara idari yaptırım emsali; malik lehine güçlü.

3. Yürütmeyi Durdurma (YD) ve Malikin Yıkımı/ Tahliyeyi Önlemesi

Anayasa Mahkemesi, E.2012/87, K.2014/41, T.27.02.2014 (Danıştay’da emsal olarak kullanılır)

  • Özet: Eski 6306 sayılı Kanun’daki “riskli yapı kararlarında YD verilemez” hükmünü iptal etti. Artık açık hukuka aykırılık + telafisi imkânsız zarar (yıkım/tahliye) varsa YD verilir. Karot yetersizliği veya rapor eksikliği “açık hukuka aykırılık” kabul edilir. Bu karar sayesinde malikler dava ile yıkımı durdurabiliyor.

Danıştay 14. Dairesi, E.2017/3696, K.2018/1216, T.08.03.2018

  • Özet: Güçlendirme imkânı varken yıkım kararı iptal. Malik 4/5 veya 2/3 çoğunlukla güçlendirme kararı alırsa (Kat Mülkiyeti Kanunu m.19/2 + Yönetmelik m.8/5), yıkım engellenir. YD ile tahliye durdurulur; tapudaki riskli şerh kalkar. Malikin yıkımı önlemesinin en güçlü yolu.

Danıştay 6. Dairesi, E.2019/2536, K.2022/1327, T.10.02.2022

  • Özet: İtiraz süresi ve dava açma (30 gün) konusunda netlik getirir. İtiraz reddi veya zımni red sonrası YD talepli dava ile yıkım önlenir.

Pratik Tavsiyeler (Bu Emsallere Göre)

  • İtiraz: Tebliğden 15 gün içinde Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü’ne (veya e-Devlet üzerinden). Teknik gerekçe koyun (karot yanlış yerden alınmış, yetersiz numune, rapor denetime kapalı vb.).
  • Dava: İtiraz reddi tebliğinden 30 gün içinde İdare Mahkemesi’nde YD talepli iptal davası. YD için: (1) Karot/rapor hukuka aykırı, (2) Yıkım telafisi imkânsız zarar.
  • Yıkım Önleme: YD kararı alınırsa tahliye/yıkım durur (İdare Mahkemesi ara kararı ile). Güçlendirme yolu ile de (2/3 veya 4/5 çoğunluk) yıkım engellenir.
  • Karot Özelinde: Yönetmelik Ek-2’ye göre karot zorunlu; eksik/yanlış uygulanmışsa rapor geçersiz (yukarıdaki Danıştay 6. ve 14. Daire kararları emsal).

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız