blank

Yargıtay 3. Ceza Dairesi FETÖ Kararları: 2025’e Kadar Geçmişten Günümüze Gelişmeler

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Türkiye’nin yargı sisteminde terör suçları ve özellikle FETÖ/PDY (Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması) davalarının temyiz incelemelerinde kritik bir rol oynamaktadır. 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası FETÖ ile mücadele kapsamında alınan kararlar, Türk hukuk sisteminde önemli bir yer tutmaktadır. Bu makalede, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin FETÖ davalarına ilişkin geçmişten 2025’e kadar olan kararlarını, bu kararların hukuki etkilerini ve gelişmelerini detaylı bir şekilde ele alacağız.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Görev ve Yetkileri

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Türkiye’de terör suçları, organize suçlar ve darbe girişimi gibi ciddi suçlara ilişkin temyiz incelemelerini yapan bir üst mahkemedir. Daire, FETÖ/PDY davalarında, yerel mahkemeler ve Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararların hukuka uygunluğunu denetler. Bu denetim, hem sanıkların adil yargılanma hakkını korumayı hem de kamu güvenliğini sağlamayı amaçlar. 2022 yılında 10.373 terör davasında karar veren Daire, FETÖ dosyalarında 7.975 kararın temyiz incelemesini gerçekleştirmiştir. Bu kararların 3.802’si onama, 658’i düzeltilerek onama, 2.812’si ise bozma yönünde olmuştur.

FETÖ/PDY’nin Hukuki Tanımlaması

FETÖ/PDY, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası Türkiye tarafından “silahlı terör örgütü” olarak tanımlanmıştır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, FETÖ’nün yapısını, “dini istismar ederek gizli bir yapılanma ile devleti ele geçirmeyi hedefleyen, hiyerarşik bir organizasyon” olarak nitelendirmiştir. Örgütün lideri, “kâinat imamı” olarak anılan Fethullah Gülen’dir ve yapılanma, “imam” tabanlı bir hiyerarşi ile faaliyet göstermektedir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin FETÖ Kararlarında Tarihsel Gelişim

2016-2019: İlk Dönem ve Kriterlerin Oluşumu

15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası FETÖ davaları, Türk yargı sisteminde yoğun bir şekilde ele alınmaya başlanmıştır. Bu dönemde Yargıtay 16. Ceza Dairesi, FETÖ davalarının temyiz incelemelerini üstlenirken, 2019’dan itibaren bu görev Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne devredilmiştir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, FETÖ üyeliği kriterlerini belirlemede önemli içtihatlar oluşturmuş ve bu kriterler, 3. Ceza Dairesi tarafından benimsenmiştir.

Örneğin, ByLock uygulamasının kullanımı, FETÖ üyeliği için kesin delil olarak kabul edilmiştir. Yargıtay, ByLock’un yalnızca örgüt üyeleri tarafından kullanıldığını ve uygulamanın telefona yüklenmesiyle üyelik suçunun oluştuğunu belirtmiştir. Ancak, iletişim içeriklerinin belirlenememesi durumunda, sanığın yönetici veya üye olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

2020-2022: Beraat ve Bozma Kararlarının Artışı

2020 yılında Yargıtay 3. Ceza Dairesi, FETÖ davalarında daha özgürlükçü bir yaklaşım benimsemeye başlamıştır. Özellikle, örgütle irtibatın somut delillerle ispatlanması gerektiği yönünde kararlar alınmıştır. Örneğin, 2021/8301 Esas sayılı kararda, sanığın Bank Asya hesabını faizsiz bankacılık nedeniyle kullandığı ve 17-25 Aralık 2013 öncesi örgütle bağını kestiği gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. Bu karar, sanığın örgüt talimatıyla hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle bozulmuştur.

Ayrıca, Yargıtay, “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine vurgu yaparak, sanıkların FETÖ’nün bir terör örgütü olduğunu bilmeden cemaat zannıyla hareket etmiş olabileceklerini değerlendirmiştir. Bu yaklaşım, Anayasa Mahkemesi’nin Bilal Celalettin Şaşmaz kararında da desteklenmiş ve “kanunsuz ceza olmaz” ilkesine uyulması gerektiği belirtilmiştir.

2023: Etkin Pişmanlık ve Eksik Araştırma Sorunları

2023 yılında Yargıtay 3. Ceza Dairesi, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yönelik önemli kararlar vermiştir. Örneğin, 2021/2112 Esas sayılı kararda, sanığın FETÖ ile mücadeleye katkı sağlayacak beyanlarda bulunacağı belirtilmesine rağmen duruşmada hazır edilmemesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmaması bozma nedeni sayılmıştır. Bu karar, sanıkların adil yargılanma hakkını koruma yönünde önemli bir adımdır.

Ayrıca, 2022/2202 Esas, 2023/3177 Karar sayılı kararda, ihbar tutanaklarına dayanan suçlamalarda ihbarcının kimlik bilgilerinin tespit edilmemesi ve tanık olarak dinlenmemesi nedeniyle karar bozulmuştur. Bu, Yargıtay’ın delillerin somutluğu ve doğruluğu konusundaki titiz yaklaşımını göstermektedir.

2024-2025: Güncel Gelişmeler ve Yeni Atamalar

2024 ve 2025 yıllarında Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin FETÖ davalarındaki kararları, hem hukuki hem de siyasi açıdan dikkat çekmiştir. Nisan 2025’te, Daire’nin 8 üyesinin görevden alınarak 4 yeni üyenin atanması, Dumankaya Holding yöneticileri hakkındaki FETÖ mahkumiyetinin bozulmasıyla ilişkilendirilmiştir. Bu atamalar, kamuoyunda tartışma yaratmış ve yargı bağımsızlığı konusunu yeniden gündeme getirmiştir.

2025’te Yargıtay 3. Ceza Dairesi, FETÖ davalarında “somut delil” ve “kast” unsurlarına odaklanmayı sürdürmüştür. Örneğin, Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olarak değerlendirildiği durumlarda beraat kararları verilmiş, ancak örgüt talimatıyla para yatırıldığı tespit edilirse mahkumiyet kararları onanmıştır.

Önemli İçtihatlar ve Kriterler

Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin FETÖ davalarında oluşturduğu içtihatlar, aşağıdaki kriterlere dayanmaktadır:

  1. ByLock Kullanımı: ByLock’un örgütsel iletişim için kullanıldığının tespiti, üyelik için kesin delildir. Ancak, iletişim içeriği yoksa sanığın konumu (yönetici/üye) belirlenmelidir.
  2. Bank Asya Hesapları: Örgüt talimatıyla para yatırıldığı kanıtlanmadıkça, hesap hareketleri üyelik veya yardım suçu için yeterli delil sayılmaz.
  3. Sendika ve Dernek Üyeliği: 17-25 Aralık öncesi sendika üyeliği, örgütsel faaliyet olarak değerlendirilmez. Ancak, talimatla devam eden üyelikler suç unsuru oluşturabilir.
  4. Etkin Pişmanlık: Sanıkların örgüte dair bilgi vermesi durumunda TCK 221. madde kapsamında cezadan indirim veya muafiyet uygulanabilir.
  5. Somut Delil Gerekliliği: Örgüt üyeliği için süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden eylemler gerekir. Tek başına irtibat, mahkumiyet için yeterli değildir.

2025’te FETÖ Davalarının Genel Durumu

2025 itibarıyla, Adalet Bakanlığı verilerine göre FETÖ davalarında yargılanan kişi sayısı 68.606’ya ulaşmıştır. Bu davalarda 1.206 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 1.054 sanığa müebbet, 1.404 sanığa ise çeşitli sürelerde hapis cezası verilmiştir. Beraat edenlerin sayısı ise 2.609’dur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, bu davaların temyiz incelemelerinde yoğun bir iş yüküyle karşı karşıyadır ve 2023’te 48.000’den fazla derdest dosya bulunmaktadır.

Tartışmalar ve Eleştiriler

Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin FETÖ kararları, hem hukuki hem de toplumsal açıdan tartışmalara yol açmıştır. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), FETÖ davalarında adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ve kitlesel ihraçların hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Buna karşın, Türkiye, FETÖ’nün devlet güvenliğine yönelik tehdidini gerekçe göstererek sert önlemlerin gerekliliğini savunmaktadır.

Yargıtay’ın 2025’teki üye değişiklikleri, yargı bağımsızlığı ve kararların siyasi etkilere açıklığı konusunda eleştirilere neden olmuştur. Özellikle Dumankaya Holding davasındaki bozma kararının ardından yapılan atamalar, bu tartışmaları alevlendirmiştir.

Sonuç

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, FETÖ/PDY davalarında 2016’dan 2025’e kadar önemli bir rol oynamış ve hukuki kriterlerin oluşumuna katkı sağlamıştır. ByLock kullanımı, Bank Asya hesapları, sendika üyeliği ve etkin pişmanlık gibi konularda oluşturulan içtihatlar, yargılamaların çerçevesini çizmiştir. Ancak, adil yargılanma ve somut delil gerekliliği gibi konularda devam eden tartışmalar, bu davaların hassasiyetini göstermektedir. 2025’te Daire’nin yeni üyelerle nasıl bir çizgi izleyeceği, hem hukuki hem de siyasi açıdan yakından takip edilecektir.

2 Comments

  1. Şimdiye kadar okuduğum en mantıklı ve kapsamlı yazı olmuş. Emeği geçenlere teşekkürler…

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız