Yargıtay Kararları Işığında Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme
Giriş
Boşanma davaları, eşlerin evlilik birliğini sona erdirmek amacıyla açtıkları en önemli aile hukuku davalarındandır. Bu davalarda sadece görevli mahkeme değil, aynı zamanda yetkili mahkeme de büyük önem taşır. Zira dava yanlış yerde açıldığında, süreç uzamakta ve tarafların mağduriyeti artmaktadır. Bu nedenle Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde yetkinin belirlenmesi, boşanma davasının sağlıklı yürütülmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Genel ve Özel Yetki Kuralları
HMK m. 6’ya göre genel yetkili mahkeme, davalının dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak TMK, boşanma davaları için özel bir yetki kuralı öngörmüştür.
TMK m. 168’e göre:
“Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.”
Bu düzenleme sayesinde davacı, ister eşinin yerleşim yerinde, isterse son altı aydır birlikte yaşadıkları yerde boşanma davası açabilir.
Yargıtay Kararları ile Yetki Kuralının Yorumu
Yargıtay, yıllar içinde verdiği kararlarla TMK m.168’in uygulanmasına açıklık getirmiştir. İşte bazı emsal kararlar:
- Yerleşim yerinin önemi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 22.06.2011 tarihli kararında şu ifadeleri kullanmıştır:
“Boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. (TMK. md.168) Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. (TMK. md.19)… Bu durumda Van Aile Mahkemesi yetkili değildir. Gevaş mahkemeleri yetkilidir.” - Nüfus kaydı tek başına yeterli değildir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 07.11.2007 tarihli kararında şunu belirtmiştir:
“Davacı kadının evlilik öncesi ve sonrası sürekli yerleşim yeri Ankara’dır. Nüfus kaydı tek başına yerleşim yerini belirlemez. Bu nedenle Ankara mahkemesi yetkilidir.” - Yerleşim yerinin değişmesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 20.04.2006 tarihli kararında:
“Davacı kadın, olaylardan sonra Erzurum’a dönerek ailesinin yanında yaşamaya başlamış ve Erzurum Aile Mahkemesinde dava açmıştır. Yerleşim yeri sürekli kalma niyetiyle oturulan yer olduğundan, mahkeme yetkisizlik kararı veremez.” - Son altı ay şartı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 21.11.2007 tarihli kararında:
“Evlilik sonrası üç ay birlikte yaşamışlardır. Altı aylık süre dolmadığından birlikte oturulan yer yetki doğurmaz.” - Kesin yetki söz konusu değildir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 21.04.2016 tarihli kararında:
“Boşanma davalarında yetki kuralı (TMK m. 168) kesin yetki değildir. Yetki itirazı ilk itiraz niteliğindedir. Cevap süresi içinde ileri sürülmelidir.”
Sonuç ve Değerlendirme
- Boşanma davasında yetki, seçimlik bir haktır. Eşlerden biri, davayı ister kendi yerleşim yerinde, isterse son altı aydır birlikte oturdukları yerde açabilir.
- Yargıtay uygulamasına göre yetki kesin değildir. Süresinde ve usulüne uygun bir şekilde ileri sürülmeyen yetki itirazı dinlenmez.
- Bursa örnekleri, uygulamada tarafların çoğunlukla birlikte yaşadıkları son adresi esas aldığını göstermektedir.
Bu nedenle, boşanma davası açmayı düşünen tarafların hem doğru mahkemede dava açması hem de yetki itirazı sürelerini kaçırmaması hayati önem taşır.


