bursa-boşanma-avukatı

Terk Nedeniyle Boşanma Davası

Bu yazımızda; eşlerden birinin ortak konutu terk etmesi halinde açılabilecek terk sebebine dayalı boşanma davası hakkında merak edilen tüm soruları yanıtlayacağız. Terk nedeniyle boşanma davası nedir? Bu davanın açılabilmesi için hangi hukuki şartların sağlanması gerekir? Davaya hangi mahkeme bakar, yetkili mahkeme hangisidir? Ayrıca, ihtarın önemi, davanın açılma süreci ve yasal sürelerin nasıl hesaplandığı gibi pek çok konuya detaylı şekilde değineceğiz.

Terk Sebebiyle Boşanma Nedir?

Evlilik birliğinde eşlerden birinin, ortak hayatı sona erdirmek amacıyla evi terk etmesi veya haklı bir neden olmadan geri dönmemesi, Türk Medeni Kanunu’na göre “terk” sayılmaktadır. Bu durum, belirli şartların oluşması hâlinde boşanma davasına konu olabilir.

Basitçe ifade etmek gerekirse; terk, eşlerden birinin evlilikten doğan sorumluluklarını bilerek ihlal ederek evi terk etmesi ve uzun süre geri dönmemesidir.


Terk Sayılan Durumlar Nelerdir?

Terk olarak değerlendirilebilecek bazı örnek durumlar şunlardır:

  • Eşin kendi isteğiyle evi terk etmesi,
  • Haklı bir mazeret olmadan eve dönmemesi,
  • Eşini evden zorla çıkaran veya dönmesini engelleyen kişinin hukuken “terk eden” sayılması.

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?

Terk nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesinde özel ve mutlak bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Yani şartlar oluştuğunda hâkim, evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını veya kusur oranını ayrıca değerlendirmeksizin boşanmaya karar verir.

Bu dava iki aşamalı bir süreçten oluşur:

  1. Terk eden eşe, noter veya mahkeme aracılığıyla eve dönmesi için ihtar gönderilir.
  2. İhtara rağmen 2 ay içinde dönüş olmazsa, terk edilen eş boşanma davası açabilir.

Terk Nedeniyle Boşanmanın Hukuki Dayanağı

Terk boşanmasının yasal temeli, Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesidir. Hükme göre:

  • Eşlerden biri, evlilikten doğan yükümlülükleri yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmiş ya da haklı bir neden olmadan ortak konuta dönmemişse,
  • Bu ayrılık süresi kesintisiz en az 6 ay devam etmişse,
  • Bu süreçte hakim veya noter aracılığıyla yapılan ihtara rağmen dönüş gerçekleşmemişse,

terk edilen eş boşanma talebinde bulunabilir.

Ayrıca bir diğerini evden ayrılmaya zorlayan veya geri dönmesine mani olan eş de “terk eden” sayılır.


Terk Nedeniyle Boşanma Davasını Kimler Açabilir?

Terk sebebiyle boşanma davası yalnızca terk edilen eş tarafından açılabilir. Evi terk eden, eşini evden zorla çıkaran ya da eve dönmesine engel olan eş bu gerekçeyle boşanma davası açamaz.

Yargıtay uygulamalarına göre;

  • Eşini evden kovan,
  • Şiddet uygulayan,
  • Eve dönmesini engelleyen eş de fiilen terk eden kabul edilir ve dava açma hakkına sahip değildir.

Dava hakkı, ancak ortak hayatı sürdürmek isteyen, buna rağmen eşinin tutumu nedeniyle mağdur olan eşe aittir.


Terk Nedeniyle Boşanma Davasının Şartları

Terk gerekçesiyle boşanma davası açılabilmesi için Türk Medeni Kanunu m.164’te belirtilen şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  1. Eşin ortak konutu terk etmesi: Fiilen ayrılık başlamış olmalıdır.
  2. Terk edenin haklı nedeni olmamalıdır: Ayrılık, evlilik yükümlülüklerinden kaçmak amacıyla yapılmış olmalıdır.
  3. Kesintisiz 6 ay ayrılık süresi: Bu sürenin dolması zorunludur.
  4. Noter veya mahkeme aracılığıyla ihtar yapılması: “Eve dön” çağrısı resmi şekilde yapılmalıdır.
  5. İhtarın usulüne uygun olması: Eve dönüş için davet edilen yer, ortak yaşam için elverişli olmalıdır.
  6. İhtardan sonra 2 aylık bekleme süresi: İhtar tebliğinden itibaren 2 ay geçmesine rağmen dönüş gerçekleşmemiş olmalıdır.

Bu şartlar sağlandığında terk edilen eş, Aile Mahkemesi’nde dava açabilir.

1. Ortak Konutun Terk Edilmesi: Gerçek ve Yapay Terk

Terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için öncelikle eşlerden birinin ortak yaşam alanını kendi iradesiyle terk etmesi gerekir. Zira evlilik birliğinin temel yükümlülüklerinden biri, eşlerin birlikte yaşamasıdır.

Gerçek terk, eşin hiçbir haklı sebep olmaksızın ortak konutu terk etmesiyle ortaya çıkar. Örneğin, herhangi bir açıklama yapmadan evi terk eden bir eşin davranışı, gerçek terk olarak değerlendirilir. Ancak yalnızca aynı evde yaşayıp da ayrı odalarda kalmak ya da iletişim kurmamak, terk sayılmaz; çünkü fiziksel ayrılık gerçekleşmemiştir.

Yapay terk ise, fiilen evde kalan eşin diğer eşi evden ayrılmaya mecbur bırakmasıdır. Kanun, bu durumu da terk olarak kabul eder. Örneğin, eşini şiddet uygulayarak, aşağılayarak veya evden kovarak yaşamı sürdürülemez hale getiren bir eş, evde kalmaya devam etse bile hukuken terk etmiş sayılır.

Nitekim Yargıtay da, eşini zorla evden uzaklaştıran bir eşin terk nedeniyle dava açamayacağına, bu hakkın mağdur eşe ait olduğuna hükmetmiştir.


2. Terk Eden Eşin Haklı Bir Sebebinin Bulunmaması

Terk, kusura dayalı özel bir boşanma nedenidir. Bu nedenle dava açılabilmesi için terk eden eşin haklı bir mazereti olmadan evliliği terk etmiş olması gerekir.

Haklı Sebep Nedir?

Aşağıdaki durumlar terk sayılmaz:

  • Eşin fiziksel veya psikolojik şiddetinden kaçmak,
  • Hayati tehlike, bulaşıcı hastalık veya tehdit nedeniyle evi terk etmek,
  • Eğitim, sağlık veya iş nedeniyle geçici olarak şehir dışına çıkmak,
  • Tarafların anlaşarak geçici süreliğine ayrı yaşaması,
  • Mahkeme kararıyla verilen ayrılık süresi.

Bu durumlarda evi terk eden eş, kusurlu sayılmaz ve terk nedeniyle boşanma talebi kabul edilmez.


3. Ayrılığın Kesintisiz En Az 6 Ay Sürmesi

Terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için ayrılığın kesintisiz şekilde en az 6 ay sürmesi gerekir. Süre, terk eden eşin ortak yaşamı fiilen sonlandırdığı tarihten başlar.

Eğer bu 6 aylık süre dolmadan eve dönüş olursa ya da birlikte yaşam tekrar başlarsa, terk süreci kesilmiş sayılır ve süre yeniden başlar.

Sürenin Kötüye Kullanımı

Bazı eşler, dava şartlarını engellemek için süre dolmadan kısa süreliğine eve dönüp tekrar terk edebilir. Yargıtay, bu tür eylemleri hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirmektedir. Mahkemeler, bu durumda 6 aylık sürenin kesilmediğine karar verebilir.


4. İhtar Gönderme Zorunluluğu

Kanun, 6 aylık sürenin ilk 4 ayı geçtikten sonra, terk edilen eşin noter veya mahkeme aracılığıyla “eve dön” içerikli bir ihtar göndermesini şart koşar.

İhtar, resmî yollarla yapılmalıdır. Adi mektupla ya da mesajla gönderilen çağrılar geçerli sayılmaz. Noter kanalıyla gönderilen ihtarda, eşe 2 ay içinde eve dönmesi gerektiği açıkça belirtilmeli ve aksi halde boşanma davası açılacağı yazılı olmalıdır.

İhtarın Ulaşması

İhtarın karşı tarafa ulaşması şarttır. Adres bilinmiyorsa ilanen tebliğ ya da yurt dışı adrese resmi tercüme ile gönderim gerekebilir. Aksi halde ihtar geçersiz olur ve dava açma hakkı doğmaz.


5. İhtarın Samimiyeti ve Ortak Konutun Uygunluğu

Yargıtay içtihatlarına göre ihtarın samimi bir barış çağrısı niteliği taşıması gerekir. Dava şartı oluşsun diye sırf şeklen çekilen ihtarlar geçersiz sayılabilir. Özellikle daha önce şiddet uygulamış bir eşin ihtarı samimi kabul edilmez.

Ortak Konutun Koşulları

Terk eden eşin dönmesi istenen konut;

  • Yaşanabilir ve donanımlı olmalı,
  • Tarafların birlikte seçtiği bir ortam olmalı,
  • Bağımsız bir yaşam alanı sunmalı (örneğin kayınvalide/kayınpederle aynı ev uygun sayılmaz),
  • Hazırlığı ihtar öncesinde yapılmış olmalı (örneğin kira sözleşmesi, eşya düzenlemesi gibi).

Bu şartlar sağlanmazsa, ihtarın hukuki sonucu doğmaz.


6. İhtar Sonrasında 2 Ay Süresince Eve Dönülmemesi

İhtarın tebliğinden itibaren 2 ay geçmeden dava açılamaz. Bu süre, terk eden eşe düşünme ve geri dönme fırsatı tanır. Ancak 2 aylık sürede dönüş gerçekleşmezse, terk edilen eş boşanma davası açabilir.

Haklı Gerekçeyle Dönmeme

Eğer terk eden eş, ihtarın samimi olmadığını, evin yaşanamaz olduğunu ya da dönüşe engel bir sağlık sorununu ispatlarsa, dava reddedilir.

Örneğin; Yargıtay, eşinden şiddet gören bir kadının eve dönmemesini haklı bulmuş ve erkeğin açtığı terk davasını reddetmiştir.

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesi uyarınca, terk nedeniyle boşanma davası açma hakkı yalnızca terk edilen eşe aittir. Bu dava, Aile Mahkemesi‘nde açılır. Aile Mahkemesi’nin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.

1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Yetkili mahkeme, tarafların son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesi ya da davacının yerleşim yeri mahkemesidir. Örneğin:

📌 Bursa Örneği – Nilüfer: Tarafların evliliği süresince birlikte yaşadıkları yer Nilüfer ilçesiyse, terk edilen eş burada kalmaya devam ediyorsa dava Bursa/Nilüfer Aile Mahkemesi’nde açılabilir.

📌 Bursa Örneği – Osmangazi: Kadın, eşinin evi terk etmesinden sonra Osmangazi’de ailesinin yanına taşınmış ve 6 aydır burada yaşıyorsa, Osmangazi Aile Mahkemesi yetkili olacaktır.

2. Dilekçe ve Belgelerin Hazırlanması

Davacı eş, hazırlayacağı dava dilekçesinde açıkça TMK 164’e dayandığını ve terk koşullarının oluştuğunu belirtmelidir. Dilekçeye şu belgeler eklenmelidir:

  • Noter veya mahkeme aracılığıyla gönderilen ihtarnamenin bir sureti,
  • İhtarın karşı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin belge (tebligat zarfı, PTT teslim tutanağı vb.),
  • Terk olgusunu destekleyen tanık listesi (örneğin apartman yöneticisi, komşular),
  • Eşin başka bir adrese taşındığına dair ikametgah kayıtları (Nüfus Müdürlüğü’nden),
  • WhatsApp yazışmaları, SMS kayıtları gibi dönmemeyi gösteren iletişim belgeleri.

Bursa’dan Somut Uygulama:

📌 Örnek 1 – Yıldırım: Eşi tarafından terk edilen kadın, noter aracılığıyla eşine ihtar göndermiştir. İhtarın tebliğinden sonra 2 ay boyunca dönüş olmaması üzerine, Bursa Yıldırım Aile Mahkemesi’nde dava açılmıştır. Dava dilekçesine ihtarname, komşuların tanıklığı ve eşin şehir dışına taşındığına dair kayıtlar eklenmiş; mahkeme boşanma kararı vermiştir.

3. İspat Yükü ve Duruşma Süreci

İspat yükü tamamen davacı eşin üzerindedir. Şu hususları ispatlaması beklenir:

  • Eşin ortak konutu terk ettiği,
  • Terkten itibaren en az 6 aydır dönmediği,
  • Kanuna uygun şekilde ihtar çekildiği ve tebliğ edildiği,
  • İhtar sonrası 2 aylık sürede de dönüş gerçekleşmediği.

Hakim, öncelikle ihtarın usulüne uygun olup olmadığını denetler. Örneğin:

📌 Bursa Örneği – Karacabey: Kadın tarafından çekilen ihtarın sadece SMS yoluyla gönderildiği, noter veya mahkeme aracılığıyla yapılmadığı anlaşılmış; mahkeme davanın usulden reddine karar vermiştir.

Ayrıca hakim, terk eden eşin dönmeye çalışıp çalışmadığını da değerlendirir. Davalı eş, “eve döndüm ama alınmadım” derse bunu belgelerle ispatlamak zorundadır. Örneğin girişte güvenlik görevlisinin tuttuğu tutanak, şahit beyanı bu iddiayı destekleyebilir.

4. Hakimin Takdir Yetkisi ve Barışma İradesi

Tüm şartlar oluşmuşsa hakim, boşanma kararı vermek zorundadır. Ancak çoğu Aile Mahkemesi hakimi, özellikle çocuklu ailelerde son kez tarafların barışma ihtimalini değerlendirmek isteyebilir.

📌 Bursa Örneği – Gemlik: Mahkeme, evliliğin 22 yıllık olması ve çocukların psikolojik durumu göz önünde bulundurularak boşanmak isteyen tarafları bir kez daha dinlemiş, ancak tarafların kesin kararlı olması nedeniyle boşanma hükmü kurulmuştur.

Öte yandan, davalı eş “boşanmayı kabul ediyorum” dese bile, mahkeme terk koşulları oluşmamışsa boşanma kararı veremez. Bu, Yargıtay’ın istikrarlı içtihadıdır.


Özetle Bursa’da Terk Nedeniyle Boşanma Davası Açmak İçin Gerekli Adımlar:

  1. 6 ay boyunca eşin ortak konutu terk etmiş olması,
  2. 4. aydan sonra noter veya mahkeme aracılığıyla “eve dön” ihtarı gönderilmesi,
  3. İhtar sonrası 2 ay beklenmesi ve dönüş olmaması,
  4. Aile Mahkemesi’ne delillerle birlikte dava açılması.

Terk Nedeniyle Boşanma Davasında Süreler Nasıl Hesaplanır?

Terk sebebiyle boşanma davası açabilmek için gereken süreler, Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Ancak uygulamada bu sürelerin doğru ve dikkatli şekilde hesaplanmaması, pek çok davanın usulden reddine yol açabilmektedir.

1. Altı Aylık Kesintisiz Ayrılık Süresi

Dava açılabilmesi için eşin ortak konutu haklı bir neden olmaksızın terk etmiş olması ve bu terk halinin kesintisiz en az 6 ay sürmesi gerekir. Süre, terk olayının gerçekleştiği günden itibaren işlemeye başlar.

📌 Bursa Örneği – Mudanya: Eşi 10 Ocak 2024’te evi terk eden bir kadın, 10 Temmuz 2024’e kadar hiçbir dönüş girişimi olmadığını belgeleyerek Mudanya Aile Mahkemesi’nde dava açmıştır. Davaya, komşuların tanıklığı ve ihtarname tebliği gibi belgeler de eklenmiş, boşanma kararı alınmıştır.

Eğer terk eden eş bu sürenin dolmasına yakın bir tarihte eve dönmeye çalışırsa ya da kısa süreliğine dönüp sonra tekrar ayrılırsa, bu davranış sürenin sıfırlanmasına yol açabilir.


2. Dördüncü Aydan Sonra İhtar Çekilmesi

Terk eyleminden itibaren 4 ay geçmeden ihtarname çekilemez. Bu süre dolduktan sonra ise, noter ya da aile mahkemesi aracılığıyla ihtarname gönderilmelidir. Bu ihtar, terk eden eşe “eve dön” çağrısı niteliğindedir ve iki ay içinde eve dönmesi gerektiği açıkça belirtilmelidir.

📌 Bursa Örneği – Osmangazi: Osmangazi’de ikamet eden bir erkek, eşinin 6 aydır eve dönmediğini belirterek 5. ayda noter aracılığıyla ihtar göndermiştir. Eşin bu ihtara rağmen 2 ay boyunca dönmemesi üzerine açılan dava, Osmangazi 3. Aile Mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.


3. İhtar Sonrası İki Ay Bekleme Süresi

İhtar tebliğ edildikten sonra en az iki ay beklenmesi gerekir. Bu süre dolmadan dava açılması halinde mahkeme, usul eksikliği nedeniyle davayı reddeder.

📌 Bursa Örneği – İnegöl: Eşine 15 Mart 2024’te noter ihtarı gönderen bir kadın, 10 Mayıs’ta dava açmıştır. Mahkeme, iki aylık bekleme süresi tamamlanmadığı için davayı reddetmiştir. Kadın daha sonra bu süre dolduğunda yeniden dava açarak boşanma kararı almıştır.


Tarafların Hak ve Yükümlülükleri (Bursa’dan Somut Durumlar)

Davacı Eşin Sorumlulukları

Terk nedeniyle boşanma davası yalnızca terk edilen eş tarafından açılabilir. Bu eş, dava açmadan önce şu yükümlülükleri yerine getirmelidir:

  • Geçerli bir ihtarname göndermek,
  • İhtarın tebliğini belgelemek,
  • Terk olayının haksız olduğunu göstermek.

📌 Bursa Örneği – Nilüfer: Eşi tarafından terk edilen bir kadın, eşinin geçmişte kendisine şiddet uyguladığını ileri sürmüş ve bu nedenle ihtar çekmekten kaçınmıştır. Ancak mahkeme, ihtarın eksikliği nedeniyle davayı reddetmiştir. Kararda, ihtar çekilmemesinin samimi gerekçelerle açıklanması gerektiği vurgulanmıştır.

Ayrıca, ihtarname gönderildiğinde terk edilen eş, eşinin geçmiş kusurlarını affetmiş sayılır. Bu nedenle terk öncesine dair sadakatsizlik, kötü muamele gibi konular daha sonra manevi tazminat talebine konu edilemez.


Terk Eden Eşin Hakları ve Sorumlulukları

Terk eden eş, ihtarname tebliğ edildikten sonra iki ay içinde ortak konuta dönmekle yükümlüdür. Bu sürede dönmezse, tam kusurlu sayılır ve boşanmanın sonuçlarından sorumlu olur.

📌 Bursa Örneği – Gürsu: Mahkemeye sunulan belgelerle, eşi tarafından terk edilen bir erkek, eşine ihtarname göndermiş, ancak eşi “evde yaşanacak koşul yok” diyerek dönmemiştir. Mahkeme, eve ilişkin koşulların uygun olduğunu tespit etmiş ve kadını kusurlu bulmuştur.

Terk eden eş, kendini savunma hakkına da sahiptir. Eğer dönüşü engelleyen haklı bir neden varsa, bunu belgelerle ispatlayabilir. Örneğin:

  • Fiziksel ya da psikolojik şiddet,
  • Ev ortamının uygun olmaması,
  • Sağlık ya da güvenlik riski.

📌 Bursa Örneği – Orhangazi: Eşine ihtar gönderilen bir kadın, evde kayınvalidesiyle yaşamak zorunda kaldığını, eşinin tehditkâr olduğunu mahkemeye sunduğu tanık beyanlarıyla ispatlamış ve davayı kazanmıştır.


Dönme Girişimi ve Engelleme Hali

Terk eden eş, ihtar sonrası eve dönmek isterse ve terk edilen eş buna engel olursa, artık terk eden değil; geri dönen eşi evine almayan eş kusurlu konuma geçer.

📌 Bursa Örneği – Kestel: Eşinin eve dönme talebini kabul etmeyen erkek, daha sonra terk nedeniyle dava açmıştır. Ancak mahkeme, kadının dönme isteğini samimi bulmuş ve erkeğin bu davranışını evliliğin devamına engel olarak değerlendirerek davayı reddetmiştir.


Sonuç ve Değerlendirme

Terk nedeniyle boşanma davası açabilmek için:

✅ Eşin ortak konutu terk etmesi ve 6 aydır dönmemesi,
✅ 4. aydan sonra noter ya da mahkeme aracılığıyla ihtar çekilmesi,
✅ İhtar tebliğinden itibaren 2 ay daha geçmesi gerekir.

Bu sürelere titizlikle uyulmalıdır. Bursa’daki Aile Mahkemeleri, sürelere ilişkin eksiklikleri sıkı biçimde denetlemekte; özellikle ihtarın süresi, şekli ve içeriği üzerinden davaların akıbeti belirlenmektedir.

Terk Nedeniyle Boşanma Davasının Açılamayacağı Haller (Bursa Örnekleriyle)

Terk, her ne kadar özel bir boşanma sebebi olarak Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş olsa da, her ayrılık durumu hukuken “terk” sayılmaz. Özellikle Madde 164 kapsamında belirlenen bazı istisnalar, terk nedeniyle boşanma davası açılmasını engeller. Bu nedenle yalnızca fiziksel ayrılık değil, ayrılığın şekli, süresi ve nedenleri de dikkate alınmalıdır.

1. Haklı Sebeple Ayrılık

Terk eden eşin, evlilik birliğini sürdürmesini imkânsız kılan haklı bir gerekçesi varsa bu durumda terk söz konusu değildir. Örnekler:

  • Fiziksel veya psikolojik şiddet,
  • Evden kovulma,
  • Aşağılama, tehdit, hakaret,
  • Ciddi sağlık riski veya bulaşıcı hastalık.

📌 Bursa Örneği – Yıldırım: Kocasından sistematik şiddet gören bir kadın, evi terk ettikten sonra ihtar alan taraf olmuştur. Ancak Yıldırım 1. Aile Mahkemesi, kadının ayrılığı haklı gerekçeye dayandırdığına kanaat getirerek terk nedeniyle açılan boşanma davasını reddetmiştir.


2. Rızaya Dayalı Ayrılık veya Mahkeme Kararıyla Ayrılık

Tarafların karşılıklı rızasıyla ayrı yaşaması ya da mahkemeden alınan ayrılık kararı (TMK m.170) bulunması halinde, bu süreçte terk nedeniyle dava açılamaz.

📌 Bursa Örneği – Gürsu: Çift, 1 yıl süreyle mahkemeden ayrılık kararı almış, bu karar yürürlükteyken erkek tarafından terk davası açılmıştır. Gürsu Aile Mahkemesi, henüz ayrılık süresi sona ermediği için davayı usulden reddetmiştir.


3. Şekli ve Süresel Eksiklikler

Terk nedeniyle dava açılabilmesi için şu usul şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi gerekir:

  • Terk en az 6 ay kesintisiz sürmelidir.
  • 4. aydan sonra noter ya da mahkeme aracılığıyla ihtar gönderilmiş olmalıdır.
  • İhtarın ardından 2 ay süre geçmeden dava açılamaz.
  • İhtar, samimi ve yaşanabilir bir konuta dönüş çağrısı içermelidir.

📌 Bursa Örneği – Osmangazi: Kadına ait evde kilitlerin değiştirilmiş olması ve evin yaşamaya elverişsiz olması gerekçesiyle çekilen ihtarın samimi olmadığına karar verilmiş; ihtara dayalı dava Osmangazi 2. Aile Mahkemesi tarafından reddedilmiştir.


4. Davacı Eşin Kendi Kusuruyla Terk Oluşması

Terk eylemini bizzat yaratan eş, bu fiile dayanarak dava açamaz. Örneğin:

  • Eşini evden zorla çıkaran,
  • Şiddet uygulayan,
  • Eve dönmesini engelleyen taraf.

📌 Bursa Örneği – Nilüfer: Kocasının eve dönmek isteyen eşine engel olduğu, evin kapısını kilitleyerek girişini engellediği sabit görülmüş, Nilüfer Aile Mahkemesi “terki yaratan tarafın dava hakkı olamaz” gerekçesiyle boşanma talebini reddetmiştir.


Görevli ve Yetkili Mahkeme: Bursa’dan Uygulama Örnekleriyle

Görevli Mahkeme

Terk nedeniyle açılacak boşanma davalarında görevli mahkeme her zaman Aile Mahkemesi’dir. Eğer Aile Mahkemesi bulunmuyorsa, Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla yetkilidir.

📌 Bursa’da Görevli Mahkemeler: Bursa Merkez, Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım, Gemlik ve İnegöl ilçelerinde aktif olarak Aile Mahkemeleri bulunmaktadır. Bu ilçelerde ikamet eden eşler, bulundukları ilçenin adliyesinde Aile Mahkemesi’nde dava açabilirler.


Yetkili Mahkeme

Yetkili mahkeme, davacı eşin tercihine bağlı olarak:

  • Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi,
  • Veya evlilik içinde son altı ay birlikte yaşanılan ortak konutun bulunduğu yer mahkemesi olabilir.

📌 Bursa Örneği – Orhangazi: Evlilikleri süresince Orhangazi’de yaşayan taraflar ayrıldıktan sonra kadın ailesinin yanına Mudanya’ya taşınmıştır. Terk nedeniyle dava Orhangazi Aile Mahkemesi’nde açılmış, erkek eşin yerleşim yeri hâlâ burada olduğu için mahkeme yetkili kabul edilmiştir.

📌 Bursa Örneği – Mustafakemalpaşa: Eşi tarafından terk edilen bir kadın, son altı ay boyunca birlikte yaşadıkları evin Mustafakemalpaşa’da olduğunu belgeleyerek burada dava açmış ve yetki itirazı reddedilmiştir.


Değerlendirme

Terk nedeniyle boşanma davası, görünüşte basit gibi dursa da, gerek sürelerin titiz hesaplanması, gerekse şekli ve içerik yönünden ihtarın usulüne uygun hazırlanması gibi birçok teknik detayı içerir.

Bursa’daki Aile Mahkemeleri, özellikle:

  • Haklı sebep iddialarını ciddi şekilde değerlendirir,
  • İhtarın samimiyetini sorgular,
  • Terk eylemini kimin başlattığını ve tarafların kusur durumunu detaylı inceler.

Dava açılmadan önce mutlaka bir avukatla sürecin değerlendirilmesi ve yasal koşulların eksiksiz şekilde sağlandığının tespit edilmesi tavsiye edilir. Aksi halde dava usulden reddedilebilir veya kusur karinesi davacı aleyhine oluşabilir.

Yargıtay Kararları Işığında Terk Nedeniyle Boşanma

Terk nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesi kapsamında düzenlenmiş, Yargıtay tarafından da detaylı şekilde içtihatlara konu edilmiş bir özel boşanma sebebidir. Aşağıda, Yargıtay’ın yerleşik kararları ve uygulamaya yön veren ilkeleri ışığında terk davasında dikkat edilmesi gereken başlıca unsurlar özetlenmiştir.


1. Ortak Konutun Belirlenmesi ve Rızaya Dayalı Olması

Yargıtay, “ortak konut” kavramını tarafların birlikte seçtiği ve üzerinde mutabık kaldığı yaşam alanı olarak tanımlamaktadır. Eşlerden biri, diğerinin onayı olmadan taşındığı yeni bir adrese “dön” çağrısı yaparsa, bu çağrı hukuken geçersizdir.

📌 Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Tarafların birlikte belirlemediği bir konuta yapılan ihtarın geçersiz olduğuna karar verilmiştir.

📌 Bursa Örneği – İznik: Evlilik süresince birlikte Mudanya’da yaşayan taraflara ilişkin dosyada, erkek eşin kadına İznik’teki yeni köy evine dönmesi için ihtar çektiği anlaşılmış, İznik Aile Mahkemesi bu ihtarı samimi ve hukuken geçerli bulmamıştır. Dava reddedilmiştir.


2. Eşin Dönmemekte Haklı Sayıldığı Haller

Yargıtay, eşin ayrı yaşama kararını destekleyen hukuki belgeler varsa (örneğin TMK m.197 uyarınca hükmedilmiş ayrı yaşama nafakası) bunun dönmeme sebebiyle haklılık oluşturduğunu kabul etmektedir.

📌 Yargıtay 2. HD, 2016/10445 E., 2017/1856 K.: Nafaka davası kazanmış bir kadının dönmemesi haklı görülmüş, terk davası reddedilmiştir.

📌 Bursa Örneği – Gemlik: Erkek eş, 2019’da eşine ihtar çekip 2023’te dava açmıştır. Bu süre zarfında kadın, Gemlik 1. Aile Mahkemesi’nde ayrı yaşama kararı ve tedbir nafakası almıştır. Mahkeme, gecikmeli dava açılmasını ve bu sürede kadının haklılığını tescillemesini, davacının samimiyetsizliğine delil sayarak davayı reddetmiştir.


3. Özgür İradeyle Terk Edilmiş Olmalı

Terk, eşin zorlamaya dayalı değil, kendi özgür iradesiyle gerçekleştirdiği bir eylem olmalıdır. Aksi takdirde, terk değil, evden uzaklaştırılma ya da ayrılığa zorlanma söz konusu olur.

📌 Yargıtay 2. HD, 2017/9512 E., 2018/3262 K.: Şiddet gören kadının evi terk etmesi “zorunluluk” kabul edilerek dava reddedilmiştir.

📌 Bursa Örneği – Orhaneli: Kocasının tehditleri nedeniyle evi terk eden kadın hakkında açılan dava, tanık beyanları ve kolluk tutanakları ışığında Orhaneli Aile Mahkemesi tarafından reddedilmiştir.


4. Terk Davasında Kusurun Kimde Olduğu

Terk davasını açan eşin, terki kendi fiiliyle oluşturmadığını ispat etmesi gerekir. Şiddet, aşağılama ya da evden kovma gibi eylemlerle eşini ayrılığa zorlayan kişi, hukuken “terk eden” sayılır ve dava açma hakkı yoktur.

📌 Yargıtay 2. HD, 2015/19645 E., 2016/4232 K.: Kadına şiddet uygulayan erkeğin açtığı terk davası, “terkin sebebi bizzat davacıdır” gerekçesiyle reddedilmiştir.

📌 Bursa Örneği – Osmangazi: Kadını sistematik şekilde aşağıladığı sabit olan erkeğin açtığı terk davası, Osmangazi 4. Aile Mahkemesi tarafından “kusurlu taraf terk davası açamaz” gerekçesiyle reddedilmiştir.


5. Davalının “Boşanmayı Kabul Ediyorum” Demesi Yeterli Değildir

Yargıtay içtihatlarına göre, davalı eşin “evet, boşanmak istiyorum” şeklindeki beyanı, terk şartları oluşmamışsa boşanma kararı için yeterli değildir.

📌 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2019/2069 E., 2020/554 K.: Davalının boşanma yönündeki rızasına rağmen, terk unsurlarının gerçekleşmemesi nedeniyle karar verilemeyeceği belirtilmiştir.


6. İhtar ile Dava Arasında Makul Süre Olmalı

İhtar çekildikten sonra makul süre içinde dava açılmalıdır. Aksi halde Yargıtay, ihtarın “dava amacı taşımadığı” ve samimi olmadığı kanaatine varabilir.

📌 Yargıtay 2. HD, 2018/12672 E., 2019/3125 K.: 3 yıl önce çekilen ihtara dayalı davanın reddine karar verilmiştir.

📌 Bursa Örneği – Karacabey: 2020 yılında ihtar çekip 2024’te dava açan erkeğin davası, Karacabey Aile Mahkemesi tarafından samimiyet eksikliği gerekçesiyle reddedilmiştir.

Terk Nedeniyle Boşanma Davasında Hangi Eş Dava Açabilir? – HGK Kararı İncelemesi

🔹 Giriş

Türk Medeni Kanunu, evlilik birliğini sona erdirme sebeplerini iki ana grupta ele alır: genel boşanma sebepleri (TMK m. 166) ve özel boşanma sebepleri (TMK m. 161-165). Bu kapsamda terk, özel ve mutlak boşanma sebeplerinden biri olarak düzenlenmiştir (TMK m. 164).

Ancak terk kavramı, uygulamada çoğu zaman yanlış anlaşılmakta; özellikle eşlerden hangisinin “terk eden” veya “terk edilen” olduğunun tespiti davanın kaderini belirlemektedir. Bu noktada Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2020 tarihli emsal kararı, terk nedeniyle açılan boşanma davalarında taraf sıfatının (husumetin) önemini ve sınırlarını açıklığa kavuşturmuştur.


🔹 Terk Nedeniyle Boşanma Davasının Şartları Nelerdir?

TMK m. 164 uyarınca terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için şu koşullar birlikte gerçekleşmelidir:

  1. Eşlerden biri evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla ortak yaşamı terk etmelidir.
  2. Terk eylemi haklı bir nedene dayanmamalıdır.
  3. Ortak yaşamdan fiilen ayrılık en az 6 ay devam etmiş olmalıdır.
  4. Terk edilen eş, hâkimden ihtar yapılmasını talep etmelidir.
  5. Bu ihtara rağmen terk eden eş 2 ay içinde dönmemiş olmalıdır.

⚠️ Ancak önemli bir ayrım daha vardır: Eşini evden atan ya da ortak konuta dönmesini engelleyen kişi de kanunen terk eden sayılır.


🔹 “Terk Etmiş Sayılma” ve “Gerçekte Terk Eden Kim?” Sorusu

Kanunun açık hükmüne göre;

“Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.” (TMK m. 164/1)

Bu madde gereğince bir eş, diğerini evden kovmuşsa veya eve dönmesini engelliyorsa, hukuki olarak terk eden kişi o eştir. Bu durumda evden çıkan değil, kovulan eş “terk edilen” olur ve boşanma davası açma hakkı ona aittir.


🔹 HGK Kararında Ne Oldu?

Somut olayda:

  • Davacı erkek, eşine karşı terk nedeniyle boşanma davası açmıştır.
  • Ancak davaya konu olaylarda; davacının eşini hakaretlerle ortak konuttan kovduğu ve onun dönmesini engellediği anlaşılmıştır.
  • Dolayısıyla, fiilen evden ayrılan kadın değil, onu ayrılmaya zorlayan erkek hukuken terk eden konumundadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu şu sonucu açıkça vurgulamıştır:

“Terk edilen sıfatı sadece haklı bir neden olmaksızın evi terk etmeyen veya ortak konuta dönmeyen eşe aittir. Eşi ortak yaşamı sona erdirmeye mecbur bırakan kişi, terk eden eş olarak kabul edilmeli ve bu kişinin terk nedeniyle boşanma davası açma hakkı bulunmamaktadır.”


🔹 Taraf Sıfatı (Husumet) Neden Önemlidir?

Terk nedeniyle boşanma davalarında davacı sıfatı sadece terk edilen eşe tanınmıştır. Terk eden eşin böyle bir dava açma hakkı yoktur. Bu durum:

  • Dava ehliyeti değil, maddi hukuka dair taraf sıfatı sorunudur.
  • Taraf sıfatının yokluğu, bir def’i değil itiraz niteliğinde olup hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır.
  • Bu nedenle dava, usulden değil esastan reddedilir.

🔹 Kararın Sonucu ve Önemi

Yargıtay HGK, aşağıdaki gerekçelerle davayı reddetmiştir:

  • Davacının, eşi üzerinde baskı kurarak onun evden ayrılmasına neden olduğu sabittir.
  • Bu durumda, kendisi “terk eden eş” konumundadır.
  • Terk eden eşin TMK m. 164’e dayanarak boşanma davası açamayacağı açık bir hükümdür.
  • Bu nedenle davacının taraf sıfatı bulunmamaktadır, dava esastan reddedilmelidir.

📌 Özetle

KriterAçıklama
Boşanma NedeniTerk (TMK m. 164)
Dava Açma HakkıYalnızca terk edilen eşe aittir
Terk Eden Kimdir?Eşini evden atan veya eve dönüşünü engelleyen kişi
HGK KararıTerk eden eş, terk nedeniyle boşanma davası açamaz
Hukuki SonuçDava, aktif husumet yokluğu nedeniyle esastan reddedilmelidir

📚 Yargıtay Karar Künyesi

  • Karar Tarihi: 04.11.2020
  • Esas No: 2017/2727
  • Karar No: 2020/846
  • Karar Veren Daire: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Terk Nedeniyle Boşanma Davasında “Hayat Boyu Ayrı Yaşama Hakkı” Mümkün mü?

🔹 Giriş

Türk Medeni Kanunu’na göre terk, özel ve mutlak bir boşanma sebebidir (TMK m. 164). Ancak terk kavramı, yalnızca eşlerden birinin evden ayrılmasıyla sınırlı değildir. Evlilik birliğinin devamı amacıyla yapılan ihtarın dikkate alınmaması, terk nedeniyle boşanma davasının başarıyla sonuçlanması için hayati önemdedir.

Bu kapsamda, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2006 tarihli kararı, haklı nedenle evi terk etmiş bir eşin dahi, sonsuza dek ayrı yaşama hakkına sahip olmadığını açıkça ortaya koymuştur.


🔹 Olayın Özeti

  • Eşler evlendikten kısa bir süre sonra, kadın eş haklı sebeplerle ortak konutu terk etmiştir.
  • Kadın, kısa süre sonra nafaka davası açmış ve mahkeme tarafından ayrı yaşamakta haklı olduğuna hükmedilmiştir.
  • Ancak erkek eş, uzun süre sonra mahkemeye başvurarak, eşinin eve dönmesi için ihtar yapılmasını istemiştir.
  • İhtar, usulüne uygun şekilde kadına tebliğ edilmiş ve yol giderleri de karşılanmıştır.
  • Kadın eş, ihtara uymamış; davet edilen ortak yaşama dönmemiştir.

🔹 Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında şu hususlara dikkat çekilmiştir:

  1. Kadının başlangıçta haklı olarak evi terk etmiş olması, ömür boyu ayrı yaşama hakkı anlamına gelmez.
  2. Kocanın samimi bir arzuyla eve dönme çağrısı yaptığı, mahkemece yapılan ihtarın da usule uygun olduğu kabul edilmiştir.
  3. Davalı kadın, bu çağrıya haklı bir neden olmaksızın uymamıştır.
  4. Tanık olarak dinlenen kadının annesinin anlatımları da ihtar süresiyle ilgili değil, önceki döneme aittir.
  5. Dolayısıyla, terk nedeniyle boşanma şartlarının tamamı oluşmuştur.

🔹 Hukuki İlke: Geçici Haklılık Kalıcı Ayrı Yaşama Hakkı Vermez

Bu kararla Yargıtay, önemli bir maddi hukuk ilkesini netleştirmiştir:

🔸 “Evlilik birliğini haklı sebeple terk eden eş, bu gerekçeyi sonsuza dek sürdüremez. Terk eden eşe yapılan samimi ve hukuki geçerliliği olan ihtar karşısında, makul sürede dönmemesi halinde terk nedeniyle boşanma kararı verilebilir.”

Yani başlangıçta haklı olan bir terk, ilerleyen zamanlarda haksızlığa dönüşebilir.


🔹 Kararın Sonucu

  • Karar düzeltme talebi kabul edilmiştir.
  • Daire’nin daha önceki bozma kararı kaldırılmıştır.
  • İlk derece mahkemesi kararı, TMK m. 164 koşulları oluştuğu için ONANMIŞTIR.
  • Davalıya yargılama gideri yüklenmiştir.

📌 Özet Tabloda Karar

KriterAçıklama
DavacıKoca
DavalıKadın (başlangıçta haklı gerekçeyle evi terk eden eş)
İhtarUsule uygun ve samimi
İhtara Uyulmadı mı?Evet
Yargıtay KararıTerk nedeniyle boşanma şartları gerçekleşti
SonuçBoşanma kararı onandı, karar düzeltme talebi kabul edildi

📚 Karar Künyesi

  • Mahkeme: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2005/18362
  • Karar No: 2006/253
  • Karar Tarihi: 24.01.2006

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız