Sigorta Girişi Yapılmayan İşçinin Hakları
Sigorta Girişi Yapılmamasının veya Eksik Yapılmasının Sonuçları
Türkiye’de 5510 sayılı Kanun’a göre, işverenin işçiyi işe başladığı tarihten itibaren SGK’ya bildirmesi ve sigorta primlerini düzenli olarak ödemesi gerekmektedir. Sigorta girişi yapılmayan veya primleri eksik yatırılan işçiler, şu hak kayıplarıyla karşılaşabilir:
- Emeklilik Hakları: Sigortasız çalışılan dönemler, emeklilik için gerekli prim gün sayısına dahil edilmez, bu da emekliliğin gecikmesine veya daha düşük emekli maaşı alınmasına neden olur.
- Kıdem Tazminatı: Kıdem tazminatı, çalışılan süre ve ücret üzerinden hesaplanır. Sigortasız çalışılan dönemlerin eksik bildirilmesi, tazminat miktarını düşürebilir.
- Sağlık Hizmetleri: Sigortasız işçiler, SGK kapsamındaki sağlık hizmetlerinden yararlanamaz.
- İşsizlik Sigortası: Sigortasız çalışılan dönemler, işsizlik maaşı alma hakkını etkileyebilir.
- Diğer Sosyal Haklar: İş kazası, meslek hastalığı veya malullük gibi durumlarda sosyal güvenlik haklarından mahrum kalınabilir.
2. İşçinin Hakları
Sigorta girişi yapılmayan veya eksik yapılan işçiler, aşağıdaki haklara sahiptir:
a. Haklı Nedenle Fesih Hakkı
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi, işçiye ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı durumlarda iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı tanır. İşverenin sigorta primlerini hiç yatırmaması veya eksik yatırması, bu kapsamda değerlendirilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2015/27995 Esas, 2019/48 Karar sayılı kararında, “Sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik yatırılması, işçiye iş akdini haklı nedenle fesih imkanı verir” denilmiştir. Bu durumda işçi, noter kanalıyla fesih bildirimi yaparak iş akdini sonlandırabilir ve kıdem tazminatına hak kazanabilir. Ancak, ihbar tazminatı bu durumda talep edilemez, çünkü fesih işçinin inisiyatifindedir.
b. Hizmet Tespit Davası Açma Hakkı
Sigortasız çalışılan dönemlerin SGK’ya bildirilmesi için işçiler, hizmet tespit davası açabilir. 5510 sayılı Kanun’un 86/8 maddesine göre, işçiler, sigortasız çalıştıkları dönemin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde bu davayı açabilir. Bu süre, hak düşürücü süredir ve Yargıtay kararlarına göre kesintisiz çalışma şartına bağlıdır. Örneğin, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2018/334 Esas, 2019/1181 Karar sayılı kararında, işçinin 1998-2002 yılları arasında sigortasız çalıştığını ispatlaması durumunda, eğer işveren ilgili dönemde SGK’ya herhangi bir bildirimde bulunduysa, hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
c. İşçilik Alacakları Davası
Sigortasız çalışılan dönemler için işçiler, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti gibi alacaklarını talep edebilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2014/9313 Esas, 2014/20041 Karar sayılı kararında, sigortasız çalışmanın varlığının tanık beyanlarıyla ispatlanabileceği ve bu durumda işçilik alacaklarının hesaplanabileceği ifade edilmiştir.
d. İdari Şikayet Yolu
İşçiler, sigortasız çalıştırıldıklarını öğrenirlerse, Alo 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bilgi Hattı’nı arayarak şikayette bulunabilir. SGK, bu ihbar üzerine işyerinde denetim yapar ve sigortasız çalışmayı tespit ederse, işverene idari para cezası uygular. 2025 itibarıyla, sigortasız işçi çalıştırma cezası, işçinin işe başladığı tarihte bildirge verilmemesi durumunda asgari ücretin 2 katı, her ay için ise asgari ücretin 2 katı olarak uygulanır (örneğin, 1 ay sigortasız çalışma için 20.516 TL). Ancak bu yol, yalnızca ihbar tarihinden geriye dönük bir yıl için etkilidir.
3. İşten Ayrıldıktan Sonra Sigortasız Çalıştığını Öğrenen İşçi Ne Yapabilir?
İşten ayrıldıktan sonra sigorta girişinin yapılmadığını veya eksik yapıldığını öğrenen işçi, aşağıdaki adımları izleyebilir:
a. Delil Toplama
Hizmet tespit davası veya işçilik alacakları davası açmadan önce, işçinin çalıştığını ispatlayacak deliller toplaması önemlidir. Bu deliller şunları içerebilir:
- İşyerinde birlikte çalışan diğer işçilerin tanıklığı (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 2012/10225 E.).
- İşyerine ait bordro, puantaj kaydı veya iş sözleşmesi.
- Banka kayıtları, maaş ödemelerine dair belgeler.
- Komşu işyerlerinden tanık beyanları.
Yargıtay, hizmet tespit davalarında hakimin delilleri kendiliğinden toplama yükümlülüğü olduğunu ve bu davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini vurgulamıştır.
b. Hizmet Tespit Davası Açma
İşçi, sigortasız çalıştığı dönemin SGK’ya bildirilmesi için iş mahkemesinde hizmet tespit davası açabilir. Bu dava, SGK ve işverene karşı açılır. Eğer işyeri el değiştirmişse, hem eski hem de yeni işveren davaya dahil edilir. Dava, işçinin çalıştığı dönemin sonundan itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır. Ancak, şu durumlarda hak düşürücü süre uygulanmaz:
- İşverenin SGK’ya işe giriş bildirgesi vermesi ancak prim ödememesi.
- Müfettiş raporlarıyla çalışmanın tespit edilmesi.
- İşçilik alacaklarına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı bulunması.
c. İşçilik Alacakları Davası Açma
Sigortasız çalışılan dönemler için kıdem tazminatı, fazla mesai veya yıllık izin ücreti gibi alacaklar için iş mahkemesinde dava açılabilir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2018/5170 Esas sayılı kararında, sigorta girişinin geç yapılmasının işçiye haklı fesih imkanı sağladığı ve kıdem tazminatına hak kazandırdığı belirtilmiştir.
d. Arabulucuya Başvurma
Hizmet tespit davaları hariç, işçilik alacakları için 2018’den itibaren arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmaktadır. İşçi, işvereniyle anlaşmazlık durumunda önce arabulucuya başvurmalı, anlaşma sağlanamazsa dava yoluna gitmelidir.
4. Somut Örnekler ve Yargıtay Kararları
a. Bursa Örneği
Bursa’da bir tekstil fabrikasında çalışan bir işçi, 2016 yılında işe başladığını ancak sigorta girişinin 3 gün sonra yapıldığını iddia etmiştir. İşçi, işten ayrıldıktan sonra hizmet tespit davası açmış ve tanık beyanlarıyla sigortasız çalıştığı 3 günü ispatlamıştır. Mahkeme, bu dönemin SGK’ya bildirilmesine karar vermiş ve işverene idari para cezası uygulanmıştır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2021/2870 Esas, 2021/5681 Karar sayılı kararında, bu tür davalarda tanık beyanlarının ve işyeri kayıtlarının önemine vurgu yapılmıştır.
b. Türkiye Genelinde Yargıtay Kararları
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2015/27995 E., 2019/48 K.: İşçinin sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırılması, gerçek ücret üzerinden bildirilmemesi durumunda işçinin iş akdini haklı nedenle feshedebileceği ve kıdem tazminatına hak kazanacağı belirtilmiştir.
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 2018/334 E., 2019/1181 K.: Sigortasız çalışılan dönemlerin tespitinde, işverenin SGK’ya herhangi bir bildirimde bulunmuş olması durumunda 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2014/9313 E., 2014/20041 K.: İşçinin sigortasız çalıştığını tanık beyanlarıyla ispatlayabileceği ve bu durumda işçilik alacaklarının talep edilebileceği ifade edilmiştir.
5. Sonuç ve Öneriler
Sigorta girişi yapılmayan veya eksik yapılan işçiler, hem sosyal güvenlik haklarını hem de işçilik alacaklarını korumak için hukuki yollara başvurabilir. İşçilerin bu süreçte yapması gerekenler şunlardır:
- Çalışma dönemine ilişkin delilleri (tanık, belge, banka kayıtları) toplamak.
- Alo 170 üzerinden SGK’ya ihbarda bulunmak.
- Hizmet tespit davası veya işçilik alacakları davası açmak.
- Noter kanalıyla fesih bildirimi yaparak haklı fesih hakkını kullanmak.
- İş hukuku alanında uzman bir avukata danışmak.
- Yargıtay kararları, işçilerin haklarını koruma konusunda önemli bir rehberdir. Özellikle Bursa gibi sanayi bölgelerinde, sigortasız çalıştırma vakaları sıkça görülmekte olup, işçilerin bu haklarını ararken zaman aşımı sürelerine dikkat etmeleri kritik önemdedir. İşçilerin bilinçli hareket etmesi, hem kendi haklarını korumalarını hem de işverenlerin yasal yükümlülüklerine uymasını sağlayacaktır.


