bursa-avukat-bursa-başarılı-avukat

Kültür Varlığı Bulmak Amacıyla İzinsiz Kazı Yapma Suçu

Giriş

Kültür ve tabiat varlıklarının korunması, yalnızca kültürel mirasın değil, aynı zamanda toplumun ortak belleğinin muhafazası açısından da kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile izinsiz kazı ve sondaj faaliyetleri cezai yaptırımlara bağlanmıştır. Özellikle kültür varlığı bulma amacıyla gerçekleştirilen izinsiz kazılar, m.74/1 uyarınca özel kastla işlenebilen suçlar arasında yer almaktadır.


İzinsiz Kazının Tanımı ve Unsurları

Kanun’un 74/1. maddesine göre;

“Kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Ancak kazı veya sondaj yapılan yer, sit alanı ya da korunması gereken başka bir alan değilse cezada üçte bir indirim yapılır.”

Burada dikkat çeken husus, fiilin özel kastla, yani “kültür varlığı bulmak amacıyla” gerçekleştirilmiş olması gerektiğidir. Bu suçun faili herkes olabilir ve kazı yapılan yerin faile ait olması zorunlu değildir. Dolayısıyla örneğin Bursa’da bir şahsın, kendi tarlasını sürerken yaptığı derin çaplı çalışmanın, tarihi eser arama kastı taşımadığı yönündeki savunması delillerle desteklenirse, beraatle sonuçlanabilmektedir.


Suçun Manevi Unsuru: Özel Kastın Belirlenmesi

Suçun oluşabilmesi için yalnızca genel kast değil, failin kültür varlığı arama amacıyla hareket etmiş olması, yani özel kast da aranmaktadır. Nitekim, Bursa’da görülen bir davada, şüpheli tarafından yapılan kazının çevresinde hiçbir kültür varlığı işaretine rastlanmaması, tarım amacıyla yapılan faaliyet sırasında rastlantısal olarak taşların bulunması, failin özel kastla hareket etmediğini göstermiştir.

Ayrıca uygulamada özel kastın varlığı şu kriterlerle araştırılmaktadır:

  • Kazı yapılan yerin niteliği (sit alanı, arkeolojik bölge vb.)
  • Kullanılan araç ve gereçler
  • Kazı derinliği ve düzeni
  • Sanığın açıklamaları ile delillerin uyumu
  • Tanık beyanları ve uzman raporları

Yargıtay Kararları Işığında Uygulama

1. Arazi Düzleme Amaçlı Kazı ve Beraat

Bursa’ya komşu bir kırsal alanda tarla düzleme işlemi sırasında yapılan kazıda, iş makinesiyle yapılan toprak hareketi sonucu Bizans dönemine ait yapı kalıntılarına rastlanmıştır. Ancak dosyada; sanığın kültür varlığı aradığına dair bir delil bulunamadığı, yalnızca tarımsal faaliyette bulunduğu ve ziraat mühendisi bilirkişinin görüşü bu yönde olduğu için sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

2. Madencilik Ruhsatı ve Fiili İmkansızlık

Yine Bursa merkezine yakın bir bölgede bir maden firmasının ruhsatlı alanında yapılan kazı nedeniyle başlatılan soruşturmada, sanığın madencilik faaliyeti yürüttüğü ve kültür varlığı bulma amacıyla hareket etmediği yönündeki savunması kabul edilmiş, arkeolog bilirkişi raporunda bölgede kültürel bulguya rastlanmadığı belirtilmiştir. Mahkemece “fiili imkânsızlık” gerekçesiyle suçun oluşmadığı kabul edilmiştir.


Uygulamada Kurum Görüşleri ve Delil Değerlendirmesi

Yargılama sürecinde savcılıklar ve mahkemeler, ilgili ada/parseller hakkında Kültür Varlıkları Koruma Kurulları’na yazı yazarak yerin sit alanı olup olmadığını sorgulamakta; yerin sit alanı olmadığı anlaşıldığında hem ceza indirimi gündeme gelmekte hem de kastın yokluğu ihtimali doğmaktadır.

Bazı örneklerde sanığın eyleminin olası kast kapsamında değerlendirilmesi yönünde iddia olsa da; 2863 sayılı Kanun m.74/1’de yer alan suç yalnızca doğrudan kastla işlenebilir. Bu sebeple, somut delil yoksa ve sanığın amacı kuşkulu ise, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmelidir.


Kültür Varlığı – Tabiat Varlığı Ayrımı ve Kıyas Yasağı

2863 sayılı Kanun’da kültür varlığı ile tabiat varlığı açıkça ayrı tanımlanmıştır. Bu nedenle, tabiat varlığı bulma amacıyla yapılan kazıların 74. madde kapsamında cezalandırılması mümkün değildir. Suç ve cezada kanunilik ilkesi gereği, bu maddede sadece kültür varlıkları hedeflenmiştir. Uygulamada, bu ayrımın göz ardı edilmesi birçok mahkumiyetin bozulmasına neden olmuştur.

İzinsiz Kazı Yapma Suçu Yargıtay Kararı ve Uygulamadaki Yeri

Giriş

Türkiye, binlerce yıllık tarihi geçmişi ile adeta açık hava müzesi niteliğinde bir coğrafyadır. Bu zenginlik nedeniyle kültür ve tabiat varlıklarının korunması, hukukun sıkı şekilde düzenlediği bir alan olmuştur. Bu kapsamda 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, özellikle izinsiz kazı yapma suçunu caydırıcı hükümlerle düzenlemektedir. Bu makalede, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 17.03.2023 tarihli kararına dayalı olarak izinsiz kazı yapma suçunun unsurları, mahkeme değerlendirmeleri, cezai sonuçları ve uygulamadaki Bursa örnekleri ele alınacaktır.


1. İzinsiz Kazı Yapma Suçu Nedir?

2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesi, kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmayı açıkça suç sayar:

“Kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Kanunun amacı, tarihi ve kültürel değerlerin tahribatını önlemek, bilimsel yöntemlerle korunmasını sağlamaktır. Ancak bu suçun oluşması için özel kast gerekir; yani kişinin kültür varlığı bulmak amacı taşıması zorunludur.


2. Yargıtay 12. Ceza Dairesi Kararı (2016/7081 E. – 2017/1805 K.)

a) Karara Konu Olay

  • Sanıklar hakkında iki farklı iddianame düzenlenmiştir:
    • Birincisi: İzinsiz define arama (2863 s. Kanun m.74/2),
    • İkincisi: Kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma (2863 s. Kanun m.74/1).
  • Yargılama sonucunda:
    • İzinsiz define arama suçundan HAGB (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması) kararı verilmiştir.
    • Kültür varlığı bulmak amacıyla kazı yapma suçundan ise beraat kararı verilmiştir.

b) Yargıtay’ın Değerlendirmesi

  • Yargıtay, beraat kararını hukuka uygun bulmuştur. Gerekçesi: “Sanıkların, kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptıklarına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır.
  • Aynı zamanda HAGB kararına yönelik yapılan temyizin, itiraz kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiş ve bu başvurunun temyiz olarak değil, itiraz olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

3. Hukuki Açıdan Değerlendirme

a) Suçun Unsurları

UnsurAçıklama
FailHerkes bu suçun faili olabilir.
FiilKültür varlığı bulmak amacıyla yapılan izinsiz kazı veya sondaj.
KastÖzel kast gerekir (kültür varlığı arama amacı).
İzin UnsuruKültür ve Turizm Bakanlığı’ndan veya valilikten izin alınmamış olmalı.

b) HAGB Kararının Sınırları

  • HAGB kararı verilen suç (define arama) ile kültür varlığı amacıyla kazı yapma suçu arasında ayrım vardır.
  • Define arama, kültür varlığı bulma amacı olmadan yapılan faaliyettir. Bu nedenle 74/2 kapsamına girer.
  • Yargıtay, bu ayrımı netleştirerek her bir suçun farklı delillere dayanması gerektiğini vurgulamıştır.

4. Bursa’dan Uygulama Örneği

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 2021 yılında meydana gelen olayda, tarlasına define arama çubuğu ile giren üç kişi hakkında, izinsiz define arama suçundan HAGB kararı verilirken, kültür varlığı bulma amacıyla kazı yaptığına dair somut delil bulunamadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. Olayda kullanılan kazma, dedektör ve çubuk gibi eşyalar hakkında ise müsadere kararı verilmiştir.

Bu örnek de göstermektedir ki, suçun kast unsuru ve delillendirilmesi belirleyici rol oynamaktadır.


5. Sıkça Sorulan Sorular

İzinsiz kazı yaparsam her durumda ceza alır mıyım?

Hayır. Ceza almanız için kültür varlığı arama amacıyla kazı yaptığınızın ispatı gerekir.

Define aramak da suç mu?

Evet. 2863 sayılı Kanun m.74/2 uyarınca, define aramak da izne tabidir. İzinsiz yapılması durumunda cezai işlem uygulanabilir.

HAGB kararı temyize açık mı?

Hayır. HAGB kararı temyize değil, itiraz yoluna tabidir. Temyiz yerine sulh ceza hakimine itiraz edilmelidir.

Delil olmadan sadece kazı yapılan alan yeterli mi?

Yeterli değildir. Yargıtay, şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayanarak delil yetersizliğinde beraat kararı verilmesini uygun bulmaktadır.


6. Sonuç

İzinsiz kazı yapma suçu, kültür varlıklarının korunması amacıyla ciddi yaptırımlara bağlanmış bir suç tipidir. Ancak her kazı, bu suç kapsamına girmez. Kültür varlığı bulma amacı, suçun temelini oluşturur. Bu amaç somut delillerle ispatlanamadığında beraat kararı verilmesi mümkündür. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 17.03.2023 tarihli kararı, bu ayrımın nasıl yapıldığını gösteren önemli bir örnektir.


Değerlendirme ve Sonuç

  • İzinsiz kazı suçu her durumda değil, sadece kültür varlığı bulma amacıyla özel kastla yapıldığında oluşur.
  • Tarım, madencilik, jeotermal kaynak arama gibi meşru amaçlarla yapılan kazılarda, somut delil olmadıkça cezai sorumluluk doğmaz.
  • Bursa’da görülen davalarda, maden ruhsatı, ziraat amaçlı düzenleme ve imar çalışmaları gibi gerekçelerle yapılan kazılarda, özel kastın ispatlanamadığı gerekçesiyle beraat kararları sıklıkla verilmiştir.
  • Sanığın savunmaları, araç ve ekipman türü, yerin niteliği, uzman raporları birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir.
  • CMK m.223/5 uyarınca, şüphenin sanık lehine yorumlanması esas olmalı ve yalnızca hayatın olağan akışına aykırılık iddiasıyla mahkumiyet kurulamaz.

Bu makale; uygulamada sık karşılaşılan izinsiz kazı soruşturmalarına ışık tutmakta, 2863 sayılı Kanun’un doğru yorumlanması adına özellikle özel kastın ispatında nelere dikkat edilmesi gerektiğini, somut örnekler ve içtihatlarla açıklamaktadır. Gerek savunma stratejileri gerekse delil değerlendirme açısından yol gösterici niteliktedir.

Hazırlayan:
Sencer Hukuk & Danışmanlık

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız