Kadın Hükümlüler İçin Konutta İnfaz Şartları

Konutta infaz, kesinleşmiş hapis cezasının kanunda belirtilen şartları taşıyan hükümlüler bakımından ceza infaz kurumu yerine belirlenen bir konutta çektirilmesini sağlayan özel infaz usulüdür.

Türkiye’de konutta infaz uygulaması, özellikle yaşlılar, kadınlar, çocuklar, ağır hastalığı bulunanlar, engelli hükümlüler ve doğum yapmış kadınlar açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak evde hapis cezası uygulaması yalnızca hükümlünün kişisel durumuna değil; mahkûmiyetin niteliğine, toplam ceza süresine, suçun türüne ve infaz rejimine göre de değişmektedir.

4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 110. maddesinde önemli değişiklikler yapılmıştır. Böylece daha önce konutta infazdan yararlanamayan bazı hükümlüler için yeni hukuki imkânlar doğmuştur.

23 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki düzenleme esas alındığında, konutta infazın temel hukuki dayanağı 5275 sayılı Kanun’un 110. maddesidir.

2026 konutta infaz şartları ve ceza süreleri

Aşağıdaki tablo, konutta infaz açısından en sık karşılaşılan hükümlü gruplarını göstermektedir.

Hükümlünün durumuKonutta infaz sınırı
Kadın hükümlülerToplam 3 yıla kadar
Çocuk hükümlülerToplam 3 yıla kadar
65 yaşını bitirenlerToplam 3 yıla kadar
70 yaşını bitirenlerToplam 4 yıla kadar
75 yaşını bitirenlerToplam 5 yıla kadar
80 yaşını bitirenlerToplam 6 yıla kadar
Ağır hastalık veya engellilikKanundaki koşullarla, ağırlaştırılmış müebbet hariç süre üst sınırı yok
Doğum yapmış kadınlarToplam 5 yıla kadar, doğum sonrası özel süre şartıyla

Önemli: Tablodaki sınırlar otomatik hak kazanıldığı anlamına gelmez. Suç türü, kanuni istisnalar, sağlık koşulları ve infaz hâkimliğinin değerlendirmesi ayrıca önemlidir.

1. Kadın hükümlüler için konutta infaz şartları

5275 sayılı Kanun’un 110/2-a maddesi uyarınca kadın hükümlülerin toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezalarının konutta çektirilmesine karar verilebilir.

Bu düzenlemenin uygulanabilmesi için kadının mutlaka anne olması, evli bulunması veya sağlık sorunu yaşaması gerekli değildir.

Kadın olmak, kanundaki ceza süresi şartını taşıyan hükümlüler bakımından bağımsız bir konutta infaz sebebidir.

Kadın hükümlü 3 yıl hapis cezasını evde çekebilir mi?

Evet. Örneğin dolandırıcılık suçundan toplam iki yıl altı ay hapis cezası alan bir kadın hükümlünün, suçun niteliği ve diğer kanuni şartlar uygun olduğu takdirde konutta infaz talebinde bulunması mümkündür.

Ancak mahkûmiyetin cinsel dokunulmazlığa karşı suçtan, terör suçundan veya kanunda istisna tutulan başka bir suçtan kaynaklanması hâlinde yalnızca kadın olmak konutta infaz için yeterli değildir.

Kadın hükümlünün çocuğunun bulunması şart mı?

Hayır. 110/2-a maddesinde böyle bir şart öngörülmemiştir.

Çocuk sahibi olmak, bakmakla yükümlü olunan kişilerin bulunması veya ailevi sorumluluklar, başvuruda açıklanabilecek ek kişisel durumlardır.

Çalışan kadınlar konutta infazdan yararlanabilir mi?

Çalışıyor olmak başvuruya engel değildir. Ancak konutta infaz kararı verildiğinde hükümlünün evden serbestçe çıkıp işine gitme hakkı doğmaz.

Çalışmanın evden yürütülmesi, izin talepleri ve infazın gerektirdiği yükümlülükler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

2. Çocuk hükümlüler bakımından konutta infaz

Suçu işlediği sırada çocuk olan ve hapis cezasına mahkûm edilen kişilerin infazında çocuklara özgü koruyucu düzenlemeler bulunmaktadır.

5275 sayılı Kanun’un 110/2-a maddesi çocuk hükümlüler için de toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasının konutta infazına imkân tanımaktadır.

Burada özellikle çocuğun yaşı, eğitimine devam edip etmediği, ailesinin yanında kalmasının yararları, sosyal inceleme bulguları ve infazın çocuğun gelişimi üzerindeki etkileri önem taşır.

Örneğin Bursa’da ailesiyle yaşayan ve eğitim hayatına devam eden çocuk hükümlü açısından, yasal koşulların bulunması hâlinde konutta infaz talebinin çocuğun üstün yararı çerçevesinde gerekçelendirilmesi mümkündür.

Ancak suçun işlendiği tarihte çocuk olmak ile infaz tarihinde çocuk olmak farklı hukuki meselelerdir. Özellikle hükümlünün infaz aşamasında 18 yaşını doldurmuş olması hâlinde, çocuk hükümlü statüsünün uygulanabilirliği ayrıca incelenmelidir.

3. 65 yaşını bitiren hükümlüler için konutta infaz

65 yaşını tamamlamış kişilerin toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezaları konutta infaz edilebilir.

Bu yaş grubundaki hükümlülerin mutlaka ağır hasta olmaları veya bakıma muhtaç bulunmaları gerekmez.

65 yaşındaki kişi 3 yıl hapis cezasını evde çekebilir mi?

Kanuni şartlar sağlanıyorsa mümkündür.

Örneğin Bursa’da yaşayan, 67 yaşında ve toplam iki yıl sekiz ay hapis cezası bulunan bir hükümlü için konutta infaz talep edilebilir.

Buna karşılık dört yıl hapis cezası bulunan 67 yaşındaki hükümlü, yalnızca yaş koşuluna dayanarak bu düzenlemeden yararlanamaz. Ağır hastalık veya engellilik gibi başka bir konutta infaz sebebinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Yaş şartı suç tarihinde mi, infaz tarihinde mi aranır?

Konutta infaz, cezanın infaz aşamasına ilişkin bir kurumdur. Dolayısıyla yaş koşulunun infaz usulüne karar verilirken değerlendirilmesi gerekir.

Örneğin mahkûmiyet kararı verildiğinde 63 yaşında olan ancak kesinleşme ve infaz aşamasında 65 yaşını tamamlayan kişi bakımından yeni yaş durumu dikkate alınmalıdır.

4. 70 yaşını bitiren hükümlüler için konutta infaz

5275 sayılı Kanun’un 110/2-b maddesine göre 70 yaşını tamamlayan hükümlülerin toplam dört yıl veya daha az süreli hapis cezalarının konutta çektirilmesine karar verilebilir.

Örneğin 72 yaşında olan ve toplam üç yıl altı ay hapis cezasına mahkûm edilen bir hükümlü, suç türü bakımından yasal engel bulunmuyorsa konutta infaz başvurusunda bulunabilir.

Buna karşılık dört yıl altı ay hapis cezası bulunan aynı yaştaki kişi, yalnızca yaşa dayalı konutta infaz sınırını aşmaktadır.

Bu kişide ayrıca ağır hastalık veya engellilik söz konusuysa 110/3 maddesi kapsamında ayrı değerlendirme yapılabilir.

5. 75 yaşını bitiren hükümlüler için konutta infaz

75 yaşını tamamlamış hükümlülerin toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezaları konutta infaz edilebilir.

Bu düzenleme, ileri yaştaki hükümlülerin cezalarının ceza infaz kurumu dışında yerine getirilmesine olanak sağlar.

Örneğin Bursa’da yaşayan 77 yaşındaki bir kişinin toplam dört yıl sekiz ay hapis cezası bulunması hâlinde, suçun türü ve diğer kanuni koşullar uygun olmak kaydıyla konutta infaz talebi mümkündür.

Yaşlı hükümlünün yalnız yaşıyor olması, düzenli ilaç kullanması, hareket kısıtlılığı veya yakınlarının bakımına ihtiyaç duyması gibi hususlar, başvuruyu destekleyen kişisel koşullar olarak belgelendirilebilir.

Ancak bu kişisel durumlar, kanunda öngörülen suç istisnalarını ortadan kaldırmaz.

6. 80 yaşını bitiren hükümlüler için konutta infaz

7550 sayılı Kanun’la getirilen önemli yeniliklerden biri, 80 yaşını tamamlayan hükümlüler için ayrı bir ceza süresi sınırı belirlenmesidir.

5275 sayılı Kanun’un 110/2-d maddesi uyarınca 80 yaşını tamamlayan kişilerin toplam altı yıl veya daha az süreli hapis cezaları konutta infaz edilebilir.

80 yaşındaki hükümlü 6 yıl cezayı evde çekebilir mi?

Evet, kanuni şartları taşıması hâlinde mümkündür.

Ancak bu düzenleme 80 yaş üzerindeki herkesin otomatik olarak cezaevinden çıkarılacağı anlamına gelmez.

Örneğin 82 yaşında, toplam beş yıl on ay hapis cezası bulunan bir kişi açısından konutta infaz başvurusu yapılabilir. Bununla birlikte kişinin mahkûm olduğu suç terör suçu veya kanunda istisna tutulan başka bir suçsa, yaşa bağlı konutta infaz uygulaması mümkün olmayabilir.

Bu nedenle yalnızca yaş ve ceza süresine bakılarak kesin bir sonuca ulaşılması doğru değildir.

7. Ağır hastalık nedeniyle konutta infaz şartları

Ağır hastalık nedeniyle konutta infaz, yaşa dayalı konutta infazdan farklı şartlara tabidir.

5275 sayılı Kanun’un 110/3 maddesine göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, ağır hastalığı veya engelliliği nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen hükümlülerin cezalarının konutta infazına karar verilebilir.

Bu düzenlemenin en önemli özelliği, hapis cezası bakımından belirli bir yıl üst sınırının bulunmamasıdır.

Ağır hastalık nedeniyle konutta infaz için gerekli şartlar

  • Hükümlünün ağır hastalık veya engellilik durumunun bulunması.
  • Hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumunda hayatını tek başına sürdüremeyeceğinin tespit edilmesi.
  • Sağlık durumunun 5275 sayılı Kanun’un 16/3 maddesindeki usule uygun raporla değerlendirilmesi.
  • Hükümlünün toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi.
  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olmaması.

Kanser hastaları konutta infazdan yararlanabilir mi?

Kanser tanısı tek başına konutta infaz kararı verilmesi için yeterli değildir.

Hastalığın evresi, tedavi süreci, hastanın günlük hayatını bağımsız sürdürüp sürdüremediği ve cezaevi koşullarında bakımının mümkün olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Örneğin ileri evre kanser nedeniyle sürekli bakıma muhtaç durumda bulunan bir hükümlü ile erken evrede tedavi gören, günlük ihtiyaçlarını bağımsız karşılayabilen hükümlünün hukuki durumu aynı değildir.

Diyalize giren hükümlü evde infazdan yararlanabilir mi?

Düzenli diyaliz ihtiyacı önemli bir sağlık durumudur ancak tek başına otomatik konutta infaz hakkı doğurmaz.

Hükümlünün günlük yaşamını bağımsız sürdürme kapasitesi, eşlik eden hastalıkları ve sağlık raporları birlikte incelenmelidir.

Alzheimer veya demans hastaları için konutta infaz

İleri derecede bilişsel gerileme, kişinin güvenliğini sağlama, ilaçlarını kullanma, kişisel bakımını gerçekleştirme ve günlük ihtiyaçlarını karşılama yeteneğini önemli ölçüde etkileyebilir.

Bu nedenle Alzheimer ve demans hastalığı bulunan hükümlüler açısından, hastalığın evresi ve bağımlılık düzeyinin tıbbi raporla belirlenmesi önem taşır.

Felçli veya yatağa bağımlı hükümlüler

Felç, ileri derecede hareket kısıtlılığı veya yatağa bağımlılık, ağır hastalık yahut engellilik nedeniyle konutta infaz talebinin dayanaklarından biri olabilir.

Ancak bedensel engelin niteliği, kişinin yaşamını ceza infaz kurumunda yalnız sürdürememesi şartıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Psikiyatrik rahatsızlıklar nedeniyle konutta infaz mümkün mü?

Psikiyatrik rahatsızlık tanısı tek başına konutta infaz hakkı sağlamaz.

Hastalığın ağırlığı, hükümlünün günlük yaşamını sürdürme yeteneği, ceza infaz kurumunda sağlanabilecek tedavi imkânları ve toplum güvenliği açısından oluşturabileceği risk önemlidir.

Ayrıca akıl hastalığına ilişkin infazın geri bırakılması ve diğer özel hükümler, konutta infazdan ayrı değerlendirilmelidir.

Ağır hastalık nedeniyle 10 yıl veya daha fazla cezası bulunan hükümlüler

2025 değişikliği sonrasında ağır hastalık veya engellilik sebebine dayalı konutta infazda, ağırlaştırılmış müebbet hariç, hapis cezasının uzunluğu tek başına engel değildir.

Örneğin toplam 12 yıl hapis cezası bulunan, ağır hastalığı nedeniyle cezaevinde hayatını yalnız sürdüremeyeceği usulüne uygun tespit edilen hükümlünün başvurusu değerlendirilebilir.

Kanuna göre toplam cezası 10 yıldan fazla olan ve 110/3 kapsamında konutta infaz edilen hükümlülerin elektronik cihazlarla takibi zorunludur.

Bu kişilerin sağlık durumu Cumhuriyet başsavcılığı tarafından birer yıllık dönemlerle yeniden incelettirilir. İyileşme tespit edilmesi hâlinde konutta infaz kararı kaldırılabilir.

8. Engelli hükümlüler için konutta infaz

Engellilik nedeniyle konutta infaz, 5275 sayılı Kanun’un 110/3 maddesinde ağır hastalıkla birlikte düzenlenmiştir.

Burada temel ölçüt yalnızca engellilik oranı değildir.

Hükümlünün engelliliği nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirememesi önem taşır.

Yüzde 40 engelli raporuyla konutta infaz olur mu?

Yüzde 40 engelli raporu bulunması tek başına yeterli değildir.

Yüzde 80 veya yüzde 90 engelli raporuyla konutta infaz olur mu?

Yüksek engellilik oranı başvurunun önemli bir delili olabilir. Ancak infaz hâkimliği bakımından belirleyici husus kişinin cezaevi koşullarında hayatını tek başına devam ettirip ettiremeyeceğidir.

Örneğin yüksek engellilik oranına sahip olmasına rağmen kişisel bakımını bağımsız gerçekleştirebilen kişi ile sürekli bir başka kişinin yardımına ihtiyaç duyan kişinin durumu farklıdır.

Hangi engellilik durumlarında başvuru yapılabilir?

İleri derecede ortopedik engellilik, ağır nörolojik hastalıklar, ciddi hareket kısıtlılıkları ve kişinin günlük yaşamını bağımsız sürdürmesini engelleyen başka sağlık durumları konutta infaz talebinde değerlendirilebilir.

Bununla birlikte hiçbir hastalık veya engellilik türü, tek başına kesin kabul sebebi olarak görülmemelidir.

9. Doğum yapan kadınların konutta infaz şartları

5275 sayılı Kanun’un 110/4 maddesi doğum yapmış kadın hükümlüler için ayrı bir konutta infaz usulü öngörmektedir.

Bu düzenlemeye göre doğum tarihinden itibaren altı ay geçmiş olması ve toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasının bulunması şartıyla konutta infaz kararı verilebilir.

Ancak başvurunun yapılabilmesi için doğum tarihinden itibaren bir yıl altı ay geçmemiş olması gerekmektedir.

Doğum sonrası konutta infaz için süreler

  1. Doğum tarihiKanuni sürelerin başlangıcıdır.
  2. İlk 6 ay5275 sayılı Kanun’un 16. maddesindeki doğum sonrası infazın geri bırakılması hükümleri ayrıca önem taşır.
  3. 6. aydan sonra110/4 kapsamındaki diğer şartlar da mevcutsa konutta infaz değerlendirilebilir.
  4. 18. ay dolmadanBu özel hüküm kapsamında başvurunun yapılabileceği son süre sınırıdır.

Bebeği 8 aylık olan hükümlü anne evde infazdan yararlanabilir mi?

Toplam beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm edilmişse ve diğer şartlar mevcutsa mümkündür.

Bebeği 2 yaşında olan hükümlü anne yararlanabilir mi?

110/4 maddesindeki doğuma bağlı özel başvuru süresi geçtiğinden bu hükümden yararlanamaz. Bununla birlikte toplam cezası üç yıl veya daha az olan kadın hükümlünün 110/2-a maddesine dayanma imkânı ayrıca incelenebilir.

Doğum sonrasında adli para cezası hapse çevrilen kadınlar

110/4 maddesinin önemli özelliklerinden biri de adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınları açıkça kapsamasıdır.

Bu husus, genel adli para cezası istisnasından farklıdır.

Çocuğun ölmesi veya anneden başka birine verilmesi

Kanuna göre konutta infaza karar verildikten sonra çocuğun ölmesi veya annesinden başka birine verilmesi hâlinde infaz hâkimi, 110/4 kapsamında verdiği konutta infaz kararını kaldırır.

Böyle bir durumda hükümlünün başka bir konutta infaz sebebinden yararlanıp yararlanamayacağı ayrıca araştırılabilir.

10. Terör suçlarında ve örgüt suçlarında konutta infaz mümkün mü?

Terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan verilen mahkûmiyetler bakımından konutta infazda önemli kısıtlamalar bulunmaktadır.

5275 sayılı Kanun’un 110/9-a maddesi bu suçlardan mahkûm olanları genel olarak 110. madde kapsamındaki belirli özel infaz usullerinin dışında tutmaktadır.

Ancak kanun koyucu aynı maddede önemli bir istisna getirmiştir:

110/9 maddesindeki yasak, 110/3 kapsamındaki ağır hastalık veya engellilik ile 110/4 kapsamındaki doğum sonrası konutta infaz hâllerini kapsamaz.

Dolayısıyla terör suçundan veya örgüt üyeliğinden mahkûm olan kişinin yalnızca yaşına dayanarak konutta infaz istemesiyle, ağır hastalığı nedeniyle başvuruda bulunması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

FETÖ üyeliğinden mahkûm olanlar konutta infazdan yararlanabilir mi?

Yalnızca kadın olmak veya 65, 70, 75 ya da 80 yaş sınırına ulaşmak, örgüt üyeliği mahkûmiyetinde yaşa dayalı konutta infazdan yararlanmak için yeterli değildir.

Buna karşılık ağır hastalık veya engellilik nedeniyle cezaevinde hayatını yalnız idame ettirememe durumunun usulüne uygun tespit edilmesi hâlinde 110/3 maddesi kapsamındaki başvuru incelenebilir.

Aynı şekilde doğum yapmış kadın hükümlü bakımından 110/4 maddesi yönünden ayrı değerlendirme yapılmalıdır.

11. Cinsel suçlarda konutta infaz mümkün mü?

Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen diğer suçlardan verilen mahkûmiyetlerde 110/9-b maddesindeki kısıtlama uygulanır.

Bu nedenle cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen bir suçtan mahkûm olan kişinin yalnızca yaş veya kadın hükümlü olma sebebiyle 110/2 kapsamında konutta infazdan yararlanması mümkün değildir.

Bununla birlikte 110/3 ve 110/4 maddeleri, 110/9’daki istisnanın dışında bırakılmıştır.

Dolayısıyla ağır hastalık, engellilik ve doğuma bağlı özel şartlar bakımından başvuru değerlendirilmesi mümkündür. Bu durum otomatik kabul anlamına gelmez.

12. Dolandırıcılık suçunda konutta infaz

Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarında konutta infaz değerlendirmesi yapılırken yalnızca TCK 157 veya 158. madde kapsamında mahkûmiyet bulunmasına bakılmaz.

Hükümlünün yaşı, cinsiyeti, toplam hapis cezası, suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenip işlenmediği ve diğer kanuni koşullar incelenir.

Örneğin 68 yaşında ve toplam iki yıl altı ay hapis cezası bulunan bir kişinin dolandırıcılık suçundan mahkûm edilmiş olması, diğer istisnalar söz konusu değilse yaşa dayalı konutta infaza tek başına engel değildir.

Buna karşılık aynı kişinin toplam dört yıl iki ay hapis cezası bulunması hâlinde, yalnızca 68 yaşında olması 110/2 kapsamında yeterli değildir.

13. Uyuşturucu suçlarında konutta infaz

TCK 188 kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan mahkûm olan kişiler bakımından konutta infaz, suçun niteliği ve infaz rejimi nedeniyle ayrıca değerlendirilmelidir.

Kanun, TCK 188 kapsamındaki bütün mahkûmiyetler için tek başına ve mutlak bir konutta infaz yasağı öngörmemektedir.

Bununla birlikte uzun hapis cezaları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenme durumu ve hükümlünün kişisel şartları nedeniyle uygulama alanı sınırlı olabilir.

Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle yapılan başvurularda ise kanunda belirtilen özel tıbbi ve toplum güvenliği ölçütleri değerlendirilir.

14. Kasten yaralama suçunda konutta infaz

Kasten yaralama suçundan verilen hapis cezası da koşulları bulunması hâlinde konutta infaz kapsamında değerlendirilebilir.

Örneğin toplam iki yıl hapis cezası bulunan 66 yaşındaki bir hükümlü, 110/2-a maddesindeki şartları sağlayabilir.

Ancak suçun nitelikli hâli, örgüt bağlantısı, toplam ceza süresi ve diğer infaz hükümleri ayrıca incelenmelidir.

15. Taksirle yaralama ve trafik suçlarında konutta infaz

Taksirle işlenen suçlar bakımından konutta infaz ile hafta sonu veya geceleyin infaz birbirinden ayrılmalıdır.

Konutta infazın yaşa ve kişisel duruma dayalı hükümlerinde, taksirli suçlar için tek başına herkesin yararlanabileceği beş yıllık genel bir evde infaz düzenlemesi yoktur.

Beş yıllık taksirli suç sınırı esas olarak 110/1 maddesindeki hafta sonu veya geceleyin ceza infaz kurumunda infaz bakımından öngörülmüştür.

Bu nedenle trafik kazası sonucunda taksirle yaralama suçundan mahkûm edilen hükümlünün konutta infazdan yararlanıp yararlanamayacağı, 110/2, 110/3 veya 110/4 kapsamındaki şartlarına göre belirlenmelidir.

16. Taksirle öldürme suçunda konutta infaz

Taksirle öldürme suçunda özellikle önemli bir ayrım bulunmaktadır.

5275 sayılı Kanun’un 110/1 maddesindeki taksirli suçlara yönelik hafta sonu ve geceleyin infaz uygulamasında taksirle öldürme açıkça istisna tutulmuştur.

Ancak bu istisna, 110/2 kapsamındaki yaşa bağlı konutta infaz hükümlerinin tamamına otomatik olarak taşınamaz.

Dolayısıyla taksirle öldürme suçundan mahkûm olan kişinin yaş, cinsiyet, ceza süresi ve diğer yasal şartları bulunuyorsa konutta infaz yönünden ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.

17. Adli para cezasının hapse çevrilmesi hâlinde konutta infaz

Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapse çevrilmesiyle doğrudan hapis cezasına mahkûm olunması aynı hukuki durum değildir.

5275 sayılı Kanun’un 110/9-c maddesi uyarınca adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, genel özel infaz hükümlerinin kapsamı dışındadır.

Buna karşılık kanunun 110/3 ve 110/4 maddeleri açıkça istisna olarak düzenlenmiştir.

Bu nedenle ağır hastalık veya engellilik şartlarını taşıyan hükümlüler ile doğum sonrası özel şartları taşıyan kadın hükümlüler bakımından konutta infaz değerlendirmesi yapılabilir.

18. Mükerrir hükümlüler konutta infazdan yararlanabilir mi?

Tekerrür hükümlerinin uygulanması, bütün konutta infaz sebepleri bakımından başlı başına ve otomatik bir yasak olarak düzenlenmemiştir.

Bununla birlikte mükerrir hükümlüler hakkında uygulanacak özel infaz rejimi, koşullu salıverilme süresi ve mahkûmiyetin niteliği mutlaka incelenmelidir.

Özellikle ikinci defa tekerrür, koşullu salıverilme kararının geri alınması ve 110/9 kapsamındaki istisnalar farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle yalnızca müddetnamede “mükerrirlere özgü infaz rejimi” ibaresi bulunduğu gerekçesiyle her konutta infaz talebinin mümkün veya imkânsız olduğu söylenemez.

19. Birden fazla hapis cezası bulunanların konutta infazı

Konutta infaz başvurularında en sık yapılan hatalardan biri, her mahkûmiyet kararının tek başına değerlendirilmesidir.

5275 sayılı Kanun’un 110. maddesi birçok konutta infaz sebebinde “toplam” hapis cezası ölçütünü kullanmaktadır.

Bu nedenle birden fazla kesinleşmiş mahkûmiyetin bulunması hâlinde cezaların birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Örnek: 68 yaşındaki bir hükümlünün iki ayrı dosyada bir yıl sekiz ay ve bir yıl altı ay hapis cezası bulunduğunu varsayalım.

Toplam ceza üç yıl iki ay olduğundan, kişinin yalnızca 65 yaşını tamamlamış olması yaşa dayalı üç yıllık konutta infaz sınırını karşılamayacaktır.

Öte yandan hükümlü 70 yaşını tamamlamışsa dört yıllık sınır bakımından yeniden değerlendirme yapılabilir.

Burada içtima kararı, infaz edilmiş süreler, mahsup, koşullu salıverilme ve uygulanabilir diğer hükümler ayrıca incelenmelidir.

20. Cezaevine girdikten sonra konutta infaz başvurusu yapılabilir mi?

Evet.

5275 sayılı Kanun’un 110/6 maddesi, özel infaz usulüne ilişkin kararın infaza başlandıktan sonra da verilebileceğini açıkça düzenlemektedir.

Dolayısıyla konutta infaz yalnızca cezaevine girmeden önce başvurulabilecek bir kurum değildir.

Ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü, sonradan gerekli yaşa ulaşmış veya ağır bir hastalığa yakalanmış olabilir.

Bu gibi durumlarda yasal şartların oluşması üzerine konutta infaz talebinde bulunulabilir.

21. Konutta infaz başvurusu nereye ve nasıl yapılır?

Konutta infaz kararını vermeye görevli makam infaz hâkimliğidir.

Başvuru, infaz dosyası, hükümlünün bulunduğu ceza infaz kurumu ve ilgili Cumhuriyet başsavcılığının infaz işlemleri dikkate alınarak görevli ve yetkili infaz hâkimliğine yöneltilmelidir.

Konutta infaz başvurusunda izlenecek aşamalar

  1. Hapis cezasının kesinleşme durumu tespit edilir.
  2. İnfaz dosyası, müddetname ve varsa içtima kararı incelenir.
  3. Konutta infaza dayanak oluşturacak kanun maddesi belirlenir.
  4. Yaş, sağlık durumu, doğum veya diğer kişisel şartları gösteren deliller hazırlanır.
  5. Gerekçeli dilekçeyle infaz hâkimliğinden konutta infaz kararı talep edilir.
  6. Gerekiyorsa sağlık kurulu ve Adli Tıp Kurumu incelemelerinin yaptırılması istenir.
  7. Kararın kabul edilmesi hâlinde denetimli serbestlik işlemleri yürütülür.
  8. Ret kararı verilirse süresi içinde itiraz yoluna başvurulabilir.

Konutta infaz için gerekli belgeler

Başvurunun dayandığı hukuki sebebe göre belge listesi değişebilir. Genel olarak kesinleşmiş mahkûmiyet kararı, müddetname, kimlik ve yaş bilgileri, ikametgâh belgesi ile varsa sağlık raporları, doğum belgesi ve engellilik belgeleri önem taşımaktadır.

Ağır hastalığa dayalı taleplerde kişinin günlük yaşam faaliyetlerini ne ölçüde bağımsız gerçekleştirebildiğine ilişkin tıbbi kayıtlar özellikle önemlidir.

22. Konutta infaz talebi reddedilirse ne yapılır?

5275 sayılı Kanun’un 110/8 maddesi uyarınca konutta infazla ilgili kararlara karşı itiraz yolu açıktır.

4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 6. maddesine göre infaz hâkimliği kararlarına karşı, 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren verilen kararlar bakımından, tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir.

İtirazı inceleme mercii, infaz hâkimliğinin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesidir.

Ret kararının gerekçesi önemlidir. Örneğin sağlık raporunun yetersiz bulunması, toplam cezanın yanlış değerlendirilmesi veya kanuni istisnanın hatalı uygulanması hâllerinde itirazın dayanakları farklı olacaktır.

23. Konutta infaz ile ev hapsi aynı şey midir?

Günlük dilde konutta infaz için “ev hapsi” ifadesi kullanılmaktadır. Ancak hukuken bu iki kavram her zaman aynı değildir.

Konutta infazKonutu terk etmeme adli kontrolü
Kesinleşmiş hapis cezasının infazıdır.Soruşturma veya kovuşturma aşamasında uygulanan koruma tedbiridir.
5275 sayılı Kanun m.110 kapsamında düzenlenir.CMK m.109 kapsamında düzenlenir.
İnfaz hâkimliği kararıyla uygulanır.Yetkili hâkim veya mahkeme kararıyla uygulanır.
Hükümlü hakkında uygulanır.Şüpheli veya sanık hakkında uygulanır.
Ceza infazına ilişkin bir kurumdur.Ceza yargılaması sürecindeki adli kontrol tedbiridir.

Özellikle konutu terk etmeme adli kontrolü altında geçirilen sürenin mahkûmiyet cezasından mahsubuna ilişkin CMK 109/6 hükümleri ile konutta infazın hesaplanması birbirine karıştırılmamalıdır.

24. Konutta infazda elektronik kelepçe takılır mı?

Konutta infazın uygulanmasında elektronik izleme sistemlerinden yararlanılabilir.

Elektronik kelepçe, hükümlünün belirlenen konutta bulunup bulunmadığının elektronik yöntemlerle takip edilmesini sağlar.

Ancak konutta infaz kararı verilen herkes için elektronik kelepçe kullanımı her durumda zorunlu değildir.

5275 sayılı Kanun’un 110/3 maddesine göre ağır hastalık veya engellilik sebebiyle konutta infaz edilen ve toplam cezası on yıldan fazla olan hükümlülerin elektronik cihazlarla takibi zorunludur.

Diğer hâllerde elektronik izleme, ilgili karar ve mevzuat çerçevesinde uygulanabilir.

25. Konutta infazda evden çıkmak yasak mı?

Konutta infazın temel esası, hükümlünün cezasını belirlenen konutta geçirmesidir.

Bu nedenle hükümlünün istediği zaman alışverişe gitmesi, arkadaşlarını ziyaret etmesi veya başka bir şehirde konaklaması mümkün değildir.

Bununla birlikte sağlık, eğitim, ibadet gibi temel ihtiyaçlar ile zorunlu ve öngörülemeyen durumlar bakımından Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nde özel hükümler bulunmaktadır.

Hastaneye gitmek mümkün mü?

Sağlık gerekçesiyle konuttan ayrılma ihtiyacı doğabilir. Planlı hastane başvurularında ilgili müdürlükten önceden izin alınması ve belgelerin sunulması gerekir.

Acil sağlık durumlarında ise yönetmelikteki zorunluluk hükümleri uygulanır.

Acil hastalık veya doğal afette ne olur?

Yönetmelikte acil sağlık durumu, deprem, yangın ve doğal afetler gibi öngörülemeyen nedenlerle konuttan ayrılmanın ihlal sayılmayacağı düzenlenmektedir.

Zaruret nedeniyle konutu terk eden hükümlü, zorunluluk ortadan kalktıktan itibaren üç gün içerisinde müdürlüğe başvurmak zorundadır.

Bu nedenle acil durum sonrasında hastane evraklarının, kolluk tutanaklarının veya diğer delillerin muhafaza edilmesi önemlidir.

26. Konutta infaz sırasında adres değiştirilebilir mi?

Hükümlü, geçerli mazereti olmaksızın konutta infazın sürdürüldüğü adresi değiştiremez.

Zorunlu nedenlerle adres değiştirilmesi gerekiyorsa denetimli serbestlik müdürlüğüne yazılı başvuruda bulunulmalıdır.

Örneğin Bursa Nilüfer ilçesinde yaşayan hükümlünün Osmangazi ilçesine taşınması ya da Bursa’dan başka bir ile yerleşmesi, kendiliğinden yapılabilecek bir işlem değildir.

Talep, ilgili komisyon tarafından değerlendirilmeli ve gerekli izin süreci tamamlanmalıdır.

27. Konutta infaz şartları ihlal edilirse ne olur?

Özel infaz usulünün gereklerine geçerli mazeret olmaksızın uyulmaması hâlinde konutta infaz uygulamasına son verilir.

Bu durumda kalan cezanın infazına genel hükümlere göre ceza infaz kurumunda devam edilir.

Kanuna göre konutta infazda geçirilmiş süre ceza hesabından mahsup edilir.

Bununla birlikte 5275 sayılı Kanun’un 110/7 maddesinin uygulandığı hâllerde 105/A maddesindeki denetimli serbestlik hükümleri uygulanmaz.

Bu nedenle konutta infaz yükümlülüklerinin ihlali, hükümlü bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir.

24 saatten fazla izinsiz evden ayrılma

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca, haklı ve geçerli bir mazeret bulunmadan yirmi dört saatten fazla izinsiz konuttan ayrılma veya izin süresinin bitiminden itibaren bu süre içinde konuta dönmeme durumunda, uyarı yapılmaksızın dosyanın kapatılıp infaz hâkimliğine gönderilmesi öngörülmektedir.

28. Konutta infazda koşullu salıverilme uygulanır mı?

Evet.

7550 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun’un 110/5 maddesinde yapılan değişiklik sonrasında özel infaz usulüne tabi hükümlüler hakkında, tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaktadır.

Bu nedenle konutta infaz kararı verilen kişinin mutlaka mahkûmiyet hükmündeki bütün süreyi evde geçirmesi gerektiği söylenemez.

Somut dosyada koşullu salıverilme tarihi, suç tarihi, suç türü, tekerrür hükümleri ve geçerli infaz oranı esas alınmalıdır.

29. Konutta infazda denetimli serbestlikten yararlanılır mı?

2025 yılında yapılan önemli değişikliklerden biri, özel infaz usulüne tabi hükümlülerin denetimli serbestlikten yararlanmasına ilişkin düzenlemedir.

5275 sayılı Kanun’un 110/5 maddesi, hükümlünün tabi olduğu infaz rejimine göre 105/A kapsamındaki denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanabilmesini öngörmektedir.

Ancak bu, her konutta infaz hükümlüsünün otomatik olarak bir yıl erken serbest kalacağı anlamına gelmez.

Denetimli serbestliğe ayrılma şartları, dosyaya uygulanabilen geçiş hükümleri, infaz süreleri ve diğer kanuni koşullar ayrıca incelenmelidir.

Ayrıca konutta infaz uygulamasına 110/7 maddesi kapsamında son verilmesi hâlinde 105/A hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiştir.

30. Konutta infaz kararı cezaevine girmeden alınabilir mi?

Konutta infaz için cezanın kesinleşmiş olması ve infaz işlemlerinin hukuki aşamaya gelmesi gerekmektedir.

Buna karşılık 5275 sayılı Kanun’un 110/6 maddesi, infaza başladıktan sonra da özel infaz kararı verilmesine olanak sağlamaktadır.

Başvurunun hangi aşamada yapılacağı, infaz çağrı kâğıdı, teslim işlemleri, yakalama kararı ve dosyanın güncel infaz durumu dikkate alınarak belirlenmelidir.

Önemli: Konutta infaz başvurusu yapılmış olması, hükümlünün infaz çağrısına uymama hakkı bulunduğu anlamına gelmez. Başvuru tek başına infazı durdurmaz.

31. Konutta infaz ile infazın ertelenmesi arasındaki fark

Konutta infaz ve infazın ertelenmesi birbirinden farklı hukuki kurumlardır.

Konutta infazda ceza, cezaevi dışında konutta çektirilmek suretiyle infaz edilmektedir.

İnfazın ertelenmesinde ise kanunun aradığı şartlar doğrultusunda hapis cezasının infazına başlanması veya devam edilmesi ileri bir tarihe bırakılabilmektedir.

Örneğin ağır hastalık nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesi kapsamında infazın geri bırakılması ile aynı hastalık nedeniyle 110/3 kapsamında konutta infaz talep edilmesi farklı hukuki taleplerdir.

Bir başvurunun reddedilmesi, diğer başvuru yönünden koşulların araştırılmasını gereksiz kılmaz.

32. Konutta infaz hakkında somut örnekler

Örnek 1: Bursa’da 66 yaşında, iki yıl hapis cezası bulunan kişi

66 yaşındaki hükümlünün toplam iki yıl hapis cezası bulunması hâlinde yaş ve ceza süresi bakımından 110/2-a maddesindeki koşullar karşılanmaktadır.

Bununla birlikte mahkûmiyet konusu suçun kanunda istisna tutulan suçlardan olmaması ve diğer şartların sağlanması gerekir.

Örnek 2: 73 yaşında, dört yıl hapis cezası bulunan kişi

70 yaşını tamamlayan hükümlüler için dört yıllık sınır öngörüldüğünden, diğer koşulların da sağlanması hâlinde konutta infaz mümkündür.

Örnek 3: 80 yaşında, altı yıl hapis cezası bulunan kişi

80 yaşını tamamlayan hükümlü, toplam altı yıl veya daha az süreli cezası için 110/2-d maddesi kapsamında başvuruda bulunabilir.

Ancak terör suçu veya diğer istisnalardan biri söz konusuysa farklı değerlendirme yapılmalıdır.

Örnek 4: 45 yaşında, ağır hastalığı bulunan hükümlü

Hükümlünün yaşı 65’in altında olsa da ağır hastalık veya engellilik nedeniyle cezaevi koşullarında hayatını yalnız sürdüremeyeceğinin usulüne uygun tespit edilmesi hâlinde 110/3 maddesi kapsamında başvurulabilir.

Örnek 5: 35 yaşında, doğumdan sonra 10 ay geçmiş kadın hükümlü

Kadının toplam beş yıl veya daha az hapis cezası bulunuyorsa ve doğum sonrası özel süre şartları sağlanıyorsa 110/4 maddesi kapsamında konutta infaz değerlendirilebilir.

Örnek 6: 68 yaşında, örgüt üyeliğinden mahkûm kişi

Yaşa dayalı konutta infaz bakımından 110/9-a maddesindeki istisna uygulanır.

Ancak ağır hastalık veya engellilik nedeniyle 110/3 kapsamındaki koşulların bulunması hâlinde ayrı bir başvuru değerlendirilebilir.

33. Bursa konutta infaz başvurusu ve Bursa infaz hâkimliği

Bursa’da konutta infaz talep eden hükümlüler bakımından infaz dosyasının bulunduğu yer, hükümlünün kaldığı ceza infaz kurumu ve görevli infaz hâkimliği belirlenmelidir.

Bursa Adliyesi’nin yargı çevresi ve Bursa’daki infaz kurumlarıyla bağlantılı dosyalarda da 5275 sayılı Kanun’un 110. maddesi uygulanmaktadır.

Bursa Nilüfer konutta infaz başvurusu

Nilüfer’de yaşayan hükümlülerin konutta infaz taleplerinde yaş, sağlık, ceza süresi ve suç türü koşulları esas alınır.

Örneğin Görükle, Üçevler, Özlüce veya Beşevler’de yaşayan ve kanuni şartları taşıyan bir hükümlü, konut adresini belirterek ilgili infaz hâkimliğinden konutta infaz kararı talep edebilir.

Bursa Osmangazi konutta infaz başvurusu

Osmangazi ilçesinde yaşayan hükümlülerin başvurularında da aynı kanuni hükümler uygulanır.

Hükümlünün ikamet adresi, infazın yürütüleceği konutun belirlenmesi ve denetim işlemleri bakımından önem taşımaktadır.

Bursa Yıldırım konutta infaz başvurusu

Yıldırım ilçesinde ikamet eden kişiler bakımından yaşlılık, engellilik, ağır hastalık veya kadın hükümlü olma gibi özel sebepler incelenerek başvuru hazırlanabilir.

İnegöl, Gemlik, Mudanya ve Mustafakemalpaşa konutta infaz

Bursa’nın İnegöl, Gemlik, Mudanya, Orhangazi, Karacabey, Mustafakemalpaşa ve diğer ilçelerinde yaşayan hükümlüler için de konutta infaz hükümleri geçerlidir.

Ancak yetkili merci yalnızca ikamet adresine bakılarak belirlenmemelidir. İnfazın yürütüldüğü yargı çevresi ve görevli infaz hâkimliği ayrıca tespit edilmelidir.

Bursa konutta infaz avukatı ile başvuru

Konutta infaz başvurusunda yalnızca ceza süresinin belirtilmesi yeterli değildir.

Kesinleşmiş mahkûmiyet kararının, müddetnamenin, varsa içtima kararının, uygulanabilir infaz rejiminin ve başvurunun dayandırıldığı özel sebebin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Özellikle ağır hastalık veya engellilik nedeniyle yapılan taleplerde sağlık belgelerinin hukuki koşullarla ilişkilendirilmesi ve gerekiyorsa ilgili tıbbi incelemelerin talep edilmesi önem taşımaktadır.

Konutta infaz hakkında sıkça sorulan sorular

1. Konutta infaz kaç yıla kadar uygulanır?

Kadınlar, çocuklar ve 65 yaşını tamamlayanlar için üç yıl; 70 yaşını tamamlayanlar için dört yıl; 75 yaşını tamamlayanlar için beş yıl; 80 yaşını tamamlayanlar için altı yıl sınırı bulunmaktadır. Ağır hastalık veya engellilik hâlinde ise özel koşullarla ağırlaştırılmış müebbet hariç belirli bir süre üst sınırı yoktur.

2. Her kadın hükümlü evde hapis cezası çekebilir mi?

Hayır. Kadın hükümlüler bakımından toplam üç yıl sınırı ve kanunda öngörülen diğer koşullar önemlidir.

3. Erkek hükümlüler konutta infazdan yararlanabilir mi?

Evet. Erkek hükümlüler yaş, ağır hastalık veya engellilik gibi kanuni şartları taşımaları hâlinde konutta infazdan yararlanabilir.

4. 60 yaşındaki hükümlü evde infazdan yararlanabilir mi?

Yalnızca yaşına dayanarak 110/2 kapsamında yararlanamaz. Ancak ağır hastalık veya engellilik şartları mevcutsa 110/3 kapsamında değerlendirme yapılabilir.

5. 65 yaş konutta infaz için yeterli mi?

Hayır. Yaşın yanında toplam ceza süresi ve suç türü gibi koşullar da incelenir.

6. 70 yaşını dolduran kişi dört yıl cezasını evde çekebilir mi?

Kanuni istisnalara girmemesi ve diğer koşulları sağlaması hâlinde mümkündür.

7. 80 yaşındaki kişi cezaevine girmez mi?

80 yaşını tamamlamak cezaevine girmeme yönünde otomatik bir hak sağlamaz. Konutta infaz kararı gereklidir.

8. Kanser hastası hükümlü evde infazdan yararlanabilir mi?

Ağır hastalığı nedeniyle cezaevi koşullarında hayatını yalnız sürdüremediği gerekli usulle tespit edilmişse ve diğer koşullar sağlanıyorsa mümkündür.

9. Engelli raporu konutta infaz için yeterli mi?

Hayır. Engelliliğin kişinin ceza infaz kurumunda yaşamını tek başına sürdürmesini engelleyip engellemediği belirlenmelidir.

10. Kalp hastaları konutta infazdan yararlanabilir mi?

Hastalığın ağırlığına ve günlük yaşam üzerindeki etkilerine bağlıdır. Her kalp hastalığı konutta infaz sebebi değildir.

11. Diyabet hastası konutta infazdan yararlanabilir mi?

Diyabet tanısı tek başına yeterli değildir. Ağır komplikasyonlar ve bağımsız yaşam yeteneğinin kaybı gibi durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.

12. Hamile kadınlar konutta infazdan yararlanabilir mi?

Hamilelik nedeniyle infazın geri bırakılması hükümleri ile doğum sonrası konutta infaz farklıdır. Hamilelikte 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesi, doğum sonrasında ise ilgili koşullarla 110/4 maddesi önem taşır.

13. Bebeği olan kadın hükümlü cezaevine girer mi?

Bebeğin bulunması tek başına cezayı ortadan kaldırmaz. Doğum sonrası süreler, ceza miktarı ve ilgili infaz hükümleri değerlendirilmelidir.

14. FETÖ suçlarında konutta infaz var mı?

Genel yaşa dayalı konutta infaz hükümleri bakımından kanuni istisna bulunmaktadır. Ağır hastalık, engellilik ve doğum sonrası özel hükümler ayrı değerlendirilir.

15. Uyuşturucu ticareti suçunda konutta infaz olur mu?

Kanuni koşullara ve mahkûmiyetin niteliğine bağlıdır. Uyuşturucu ticareti suçunun bütün hâlleri için tek bir cevap verilmesi doğru değildir.

16. Cinsel suçlardan mahkûm olanlar evde infazdan yararlanabilir mi?

Genel düzenlemelerde kısıtlama bulunmaktadır. Ancak 110/3 ve 110/4 kapsamındaki özel şartların mevcut olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

17. Adli para cezası hapse çevrilirse evde çekilebilir mi?

Genel olarak istisna kapsamındadır. Ağır hastalık, engellilik ve doğum sonrası özel hükümler yönünden başvuru imkânı bulunabilir.

18. Cezaevinde bulunan hükümlü konutta infaz isteyebilir mi?

Evet. İnfaza başlandıktan sonra da başvuru yapılabilir.

19. Konutta infaz başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?

Bütün başvurular için geçerli sabit bir sonuçlanma süresi yoktur. Sağlık raporu alınması, tıbbi inceleme ve dosyadaki eksiklikler süreyi etkileyebilir.

20. Konutta infaz başvurusu için avukat zorunlu mu?

Avukatla başvuru yapılması zorunlu değildir. Ancak özellikle birden fazla mahkûmiyet, özel infaz rejimi veya tıbbi delil değerlendirmesi bulunan dosyalarda hukuki yardım önemlidir.

21. Konutta infazda elektronik kelepçe takılır mı?

Takılabilir. Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle 110/3 kapsamında konutta infaz edilen ve toplam cezası on yıldan fazla olanlar için elektronik takip zorunludur.

22. Konutta infaz sırasında çalışılabilir mi?

Konutta infaz hükümlüye serbestçe işyerine gitme hakkı vermez. Çalışma düzeninin infaz yükümlülüklerine uygun olması gerekir.

23. Konutta infaz sırasında hastaneye gidilebilir mi?

Sağlık ihtiyacının niteliğine göre izin ve acil durum hükümleri uygulanır.

24. Konutta infazda başka şehre gidilebilir mi?

Kural olarak belirlenen konuttan izinsiz ayrılamaz. Adres değişikliği ve diğer zorunlu taleplerin yetkili makamlarca değerlendirilmesi gerekir.

25. Konutta infaz bozulursa ne olur?

Kanundaki şartlarla konutta infaza son verilerek kalan cezanın ceza infaz kurumunda infazına devam edilir. Konutta geçirilen süre mahsup edilir.

26. Konutta infazda denetimli serbestlik uygulanır mı?

Evet, 2025 değişikliği sonrasında ilgili infaz rejiminin koşulları çerçevesinde uygulanabilir. Ancak özel istisnalar bulunmaktadır.

27. Konutta infazda koşullu salıverilme var mı?

Evet. Hükümlünün tabi olduğu infaz rejimine göre koşullu salıverilme hükümleri uygulanır.

28. Birden fazla dosyada ceza varsa konutta infaz mümkün mü?

Toplam ceza, içtima ve infaz hesaplaması dikkate alınarak değerlendirme yapılır.

29. Konutta infaz talebi reddedilirse tekrar başvurulabilir mi?

Ret nedenine ve sonradan değişen koşullara göre yeniden başvuru mümkün olabilir. Örneğin yeni bir ağır hastalık ortaya çıkması veya yaş koşulunun sonradan gerçekleşmesi yeni değerlendirme gerektirebilir.

30. Konutta infaz ret kararına itiraz süresi kaç gündür?

İnfaz hâkimliği kararına karşı kural olarak tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir.

31. Denetimli serbestlikte bulunan kişi konutta infaz isteyebilir mi?

Kişinin neden ve hangi infaz aşamasında denetimli serbestlikte bulunduğu önemlidir. Özellikle 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilenler için 110/9-e maddesindeki özel kısıtlama bulunmaktadır.

32. Konutta infaz adli sicil kaydını siler mi?

Hayır. Konutta infaz, cezanın infaz şeklidir. Adli sicil kaydının silinmesi veya arşiv kaydına alınması ayrı mevzuat hükümlerine tabidir.

33. Konutta infaz kararı beraat anlamına gelir mi?

Hayır. Mahkûmiyet kararı ortadan kalkmaz. Yalnızca hapis cezasının nerede ve nasıl yerine getirileceği değişir.

34. Konutta infaz herkese eşit şekilde mi uygulanır?

İnfaz hukukunda eşitlik ilkesi geçerli olmakla birlikte kanun farklı hükümlü grupları için farklı koşullar öngörmüştür. Her başvuru uygulanabilir kanun hükümleri ve somut şartlar üzerinden değerlendirilir.

35. Bursa’da konutta infaz başvurusu nasıl yapılır?

Öncelikle infaz dosyası ve yetkili infaz hâkimliği tespit edilir. Ardından hükümlünün durumuna uygun hukuki gerekçeler ve belgelerle konutta infaz talebinde bulunulur.

Sonuç: 2026 yılında konutta infazdan kimler yararlanabilir?

Konutta infaz, hapis cezasının ceza infaz kurumu yerine konutta çektirilmesine imkân veren ve 2025 yılında kapsamı önemli ölçüde genişletilen özel bir infaz usulüdür.

Kadınlar, çocuklar, 65 yaşını tamamlayanlar, 70–80 yaş arasındaki hükümlüler, ağır hastalığı veya engelliliği bulunanlar ve doğum yapmış kadınlar için farklı koşullar öngörülmüştür.

Ancak her hükümlünün konutta infazdan yararlanması mümkün değildir. Toplam ceza süresi, mahkûmiyet konusu suç, infaz rejimi, sağlık durumu ve kanuni istisnalar birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle ağır hastalık, engellilik, birden fazla mahkûmiyet veya terör ve örgüt suçlarına ilişkin dosyalarda infaz hükümlerinin doğru belirlenmesi önem taşımaktadır.

Bursa’da konutta infaz başvurusu yapmak isteyen hükümlülerin, infaz dosyalarını ve kişisel koşullarını 5275 sayılı Kanun’un 110. maddesi kapsamında değerlendirmeleri gerekmektedir.

Kaynaklar ve hukuki dayanaklar

Aşağıdaki kaynaklar makalenin mevzuat kontrolü ve yayın sonu kaynaklandırması için kullanılabilir.

Yazar
enes sencer

Sencer Hukuk & Danışmanlık kurucusu. Bursa Barosu; ceza, aile ve vatandaşlık hukuku.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebilir, güncel durum için hukuki destek alınız.

Yorum yazın

Yorumlar onaydan sonra yayımlanır. E-posta adresiniz görünmez.