Ağır Hastalık Nedeniyle Konutta İnfaz Nedir?
Ağır hastalık nedeniyle konutta infaz, kesinleşmiş hapis cezası bulunan ancak ciddi sağlık sorunları nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını tek başına sürdüremeyen hükümlülerin cezalarının belirli şartlarla konutta çektirilmesidir.
4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile bu uygulamanın kapsamı önemli ölçüde genişletilmiştir.
5275 sayılı Kanun’un 110/3 maddesinde yapılan değişiklik sonucunda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar dışında, ağır hastalık veya engellilik nedeniyle kanuni koşulları taşıyan hükümlüler açısından belirli bir hapis cezası üst sınırı öngörülmemiştir.
Bu nedenle ağır hastalık nedeniyle konutta infaz, yalnızca kısa süreli hapis cezalarında değil, uzun süreli mahkûmiyetlerde de değerlendirilmesi gereken özel bir infaz usulüdür.
Ancak her hasta hükümlünün cezasını evinde çekmesi mümkün değildir.
Ağır Hastalık Nedeniyle Konutta İnfaz Şartları
5275 sayılı Kanun’un 110/3 maddesine göre başlıca koşullar şunlardır:
- Hükümlünün ağır bir hastalığının veya engelliliğinin bulunması.
- Bu durum nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirememesi.
- Sağlık durumunun 5275 sayılı Kanun’un 16/3 maddesindeki usule göre tespit edilmesi.
- Toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi.
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olmaması.
Kanunda yalnızca hastalık tanısına değil, hastalığın hükümlünün günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğine önem verilmiştir.
Hangi Hastalıklar Konutta İnfaz Sebebidir?
Kanunda konutta infaz hakkı doğuran hastalıkların sınırlı bir listesi bulunmamaktadır.
Bu nedenle hastalığın adı kadar ağırlığı, ilerleme düzeyi, tedavi şekli ve hükümlünün başkasının yardımına ihtiyaç duyup duymadığı önemlidir.
Kanser Hastalığı
İleri evre kanser, metastaz, yoğun tedavi ihtiyacı, ciddi hareket kısıtlılığı ve sürekli bakım gereksinimi konutta infaz değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Bununla birlikte kanser tanısı tek başına yeterli değildir.
Felç ve Nörolojik Hastalıklar
Felç nedeniyle tek başına yürüyemeyen, beslenemeyen veya kişisel bakımını yapamayan hükümlüler yönünden konutta infaz koşulları araştırılabilir.
ALS, Parkinson ve ilerleyici nörolojik hastalıklar da kişinin bağımsız yaşam yeteneği üzerindeki etkileri bakımından değerlendirilir.
Alzheimer ve Demans
İleri derecede hafıza kaybı, yönelim bozukluğu, kişisel bakım yetersizliği ve sürekli gözetim ihtiyacı bulunan hükümlüler açısından konutta infaz gündeme gelebilir.
Kalp, Böbrek ve Solunum Hastalıkları
İleri derecede kalp yetmezliği, ciddi böbrek hastalıkları, kronik solunum yetmezliği ve sürekli tıbbi desteğe ihtiyaç duyulan durumlar değerlendirme konusu yapılabilir.
Ancak düzenli ilaç kullanmak veya kontrol muayenesine gitmek tek başına yeterli değildir.
Konutta İnfaz İçin Adli Tıp Raporu Gerekli mi?
5275 sayılı Kanun’un 110/3 maddesi, sağlık durumunun 16/3 maddesindeki usule göre belirlenmesini gerektirir.
Bu kapsamda Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapor veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor önem taşır.
Hükümlünün daha önce aldığı epikriz raporları, ameliyat kayıtları ve özel hastane belgeleri başvuruyu destekleyebilir. Ancak bunlar tek başına kanuni rapor prosedürünün yerine geçmeyebilir.
Sağlık Raporunda Hangi Hususlar Bulunmalıdır?
Raporda yalnızca hastalık tanısının yazılması yerine, kişinin günlük yaşam faaliyetlerine etkisinin tıbben açıklanması önemlidir.
Örneğin hükümlünün:
- Tek başına yürüyüp yürüyemediği,
- Tuvalet ve banyo ihtiyacını karşılayıp karşılayamadığı,
- Beslenme ve kişisel bakımını yapıp yapamadığı,
- Düzenli olarak başka birinin yardımına ihtiyaç duyup duymadığı,
- Cezaevi koşullarında hayatını yalnız sürdürmesinin mümkün olup olmadığı
değerlendirilmelidir.
Ağır Hastalık Nedeniyle 10 Yıl Hapis Cezası Evde Çekilebilir mi?
Kanunun 110/3 maddesinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası dışında belirli bir süre üst sınırı bulunmamaktadır.
Dolayısıyla 10 yıl, 12 yıl veya 15 yıl hapis cezası bulunan hükümlünün yalnızca ceza süresinin uzun olması nedeniyle bu hüküm kapsamı dışında bırakılması doğru değildir.
Ancak ağır ve somut tehlike değerlendirmesi ile sağlık koşullarının tamamının sağlanması gerekir.
Toplam cezası 10 yıldan fazla olan hükümlülerin elektronik cihazlarla takibi zorunludur.
Terör ve Cinsel Suçlardan Mahkûm Olan Hasta Hükümlüler
5275 sayılı Kanun’un 110/9 maddesindeki suç istisnaları, aynı maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları bakımından uygulanmaz.
Bu nedenle örgüt üyeliği, terör suçu veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûmiyet, ağır hastalık nedeniyle konutta infaz başvurusunu kendiliğinden imkânsız hâle getirmez.
Ancak toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike bulunmaması şartı ayrıca değerlendirilir.
Ağır Hastalık Nedeniyle Konutta İnfaz ile İnfazın Ertelenmesi Arasındaki Fark
5275 sayılı Kanun’un 16. maddesi kapsamında hastalık nedeniyle infazın geri bırakılması ile 110/3 maddesine göre konutta infaz kararı verilmesi farklı hukuki kurumlardır.
İnfazın geri bırakılmasında cezanın infazı belirli koşullarla ertelenir.
Konutta infazda ise ceza sona ermez; konutta infaz edilmeye devam edilir.
Bu nedenle somut olayda her iki hukuki imkânın ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Bursa’da Ağır Hastalık Nedeniyle Konutta İnfaz Başvurusu
Bursa’da ceza infaz kurumunda bulunan veya infaz işlemleri yürütülen ağır hasta hükümlüler bakımından öncelikle güncel sağlık belgeleri ve infaz dosyası incelenmelidir.
Başvuruda sağlık kuruluşlarının raporları, hastalığın seyri, tedavi kayıtları ve ceza infaz kurumu koşullarında yaşamın neden bağımsız sürdürülemediği somutlaştırılmalıdır.
Bursa, Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım, İnegöl ve diğer ilçelerde ikamet eden kişiler bakımından yetkili infaz hâkimliği, yalnızca ikamet adresine göre değil infaz işlemlerine göre belirlenir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ağır hastalıkta ceza süresi sınırı var mı?
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istisnası dışında, 110/3 kapsamında belirli bir yıl üst sınırı bulunmamaktadır.
Kanser hastası cezaevinden çıkabilir mi?
Hastalığın ağırlığı, bağımsız yaşam yeteneği ve kanuni şartlar dikkate alınır. Her kanser hastası için otomatik konutta infaz kararı verilmez.
Özel hastane raporu yeterli midir?
Özel hastane belgeleri delil niteliği taşıyabilir. Ancak kanundaki Adli Tıp ve sağlık kurulu raporu usulünün yerine geçmesi beklenmemelidir.
Sağlık durumu sonradan iyileşirse ne olur?
Kanun gereği sağlık durumu birer yıllık dönemlerle yeniden incelenir. İyileşme tespit edilirse konutta infaz kararı kaldırılabilir.
Konutta infaz talebi reddedilirse ne yapılabilir?
İnfaz hâkimliği kararına karşı kanuni sürede itiraz edilebilir.
Sonuç
Ağır hastalık nedeniyle konutta infaz, yalnızca sağlık sorunu bulunduğunun belgelenmesinden ibaret değildir. Asıl mesele, hastalığın cezaevi koşullarında bağımsız yaşamayı engelleyip engellemediğinin kanuni usulle belirlenmesidir.
Bursa’da bu tür başvurularda infaz dosyasının, tıbbi delillerin ve 5275 sayılı Kanun’un 110/3 maddesindeki koşulların birlikte değerlendirilmesi önem taşır.
SENCER HUKUK DANIŞMANLIK – Av. Enes Sencer
