Kanser Hastaları Konutta İnfazdan Yararlanabilir mi?

Kanser hastalığı bulunan hükümlülerin hapis cezalarını evlerinde infaz etmeleri, 5275 sayılı Kanun’un 110/3 maddesi kapsamında belirli şartlarla mümkündür.

Ancak Türk infaz hukukunda yalnızca kanser tanısı konulmuş olması, hapis cezasının otomatik olarak konutta infaz edilmesini sağlamaz.

Asıl mesele, hastalığın ağırlığı nedeniyle hükümlünün ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız sürdüremeyecek durumda bulunup bulunmadığıdır.

2025 yılında yapılan kanun değişikliğiyle ağır hastalık nedeniyle konutta infaz uygulamasındaki ceza süresi sınırı önemli ölçüde değiştirilmiştir.

Bu nedenle kanser hastalarının durumu değerlendirilirken eski infaz düzenlemelerine göre değil, güncel 5275 sayılı Kanun’un 110/3 maddesine göre inceleme yapılmalıdır.

Her Kanser Hastası Evde Hapis Cezası Çekebilir mi?

Hayır.

Kanser hastalığının türü, evresi, tedavi seçenekleri, vücuttaki yayılımı ve günlük yaşam üzerindeki etkileri önemlidir.

Örneğin erken evre bir kanser tanısı bulunan ve günlük hayatını bağımsız sürdürebilen hükümlü ile ileri evre metastatik kanser nedeniyle sürekli bakım ihtiyacı bulunan hükümlünün sağlık durumu farklıdır.

Bu nedenle her kanser hastasının aynı koşullarda değerlendirilmesi mümkün değildir.

Dördüncü Evre Kanser Hastaları İçin Konutta İnfaz

Dördüncü evre kanser, hastalığın yayılımı bakımından ciddi bir tıbbi duruma işaret edebilir.

Ancak kanunun aradığı ölçüt, tek başına kanserin evresi değildir.

Hükümlünün:

  • Bağımsız hareket edip edemediği,
  • Kişisel bakımını gerçekleştirip gerçekleştiremediği,
  • Beslenme ve ilaç kullanımında yardıma ihtiyaç duyup duymadığı,
  • Düzenli tıbbi desteğe bağımlı olup olmadığı,
  • Cezaevi koşullarında hayatını yalnız sürdürüp sürdüremediği

değerlendirilmelidir.

Metastatik Kanser Hastaları

Kanserin başka organlara yayılması, hastalığın seyri açısından önemli olabilir.

Metastaz nedeniyle ileri derecede hareket kısıtlılığı, ciddi ağrı, sürekli bakım ihtiyacı veya günlük yaşam faaliyetlerinde bağımlılık ortaya çıkmışsa, konutta infaz şartları yönünden tıbbi inceleme yapılmalıdır.

Metastatik kanserin varlığı önemli bir delil olmakla birlikte tek başına kanuni şartların karşılandığını göstermez.

Kemoterapi Gören Hükümlüler

Kemoterapi tedavisi görmek de otomatik olarak konutta infaz hakkı doğurmaz.

Tedavinin yan etkileri, bağışıklık sistemine etkisi, hastanın genel sağlık durumu ve günlük yaşamını bağımsız sürdürme yeteneği incelenmelidir.

Özellikle ağır tedavi yan etkileri nedeniyle başkasının sürekli yardımına ihtiyaç duyan hükümlüler açısından 110/3 maddesi kapsamında değerlendirme yapılabilir.

Kanser Hastası Hükümlünün İnfazı Ertelenebilir mi?

Kanser hastaları bakımından iki ayrı hukuki kurum bulunmaktadır.

Birincisi, 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesinde düzenlenen hastalık nedeniyle infazın geri bırakılmasıdır.

İkincisi, aynı Kanun’un 110/3 maddesinde düzenlenen ağır hastalık nedeniyle konutta infazdır.

İnfazın geri bırakılmasında hapis cezasının infazının sağlık nedeniyle ertelenmesi söz konusudur.

Konutta infazda ise hapis cezası belirlenen konutta yerine getirilmeye devam eder.

Bu iki talebin hukuki şartları ve sonuçları farklıdır.

Kanser Hastaları İçin Adli Tıp Raporu

110/3 kapsamında konutta infaz kararı verilebilmesi için hastalık durumunun kanuni rapor usulüne göre belirlenmesi gerekir.

Bu nedenle onkoloji kayıtları, patoloji raporları, görüntüleme sonuçları, epikriz belgeleri ve tedavi dosyası önemlidir.

Ancak dosyada yalnızca kanser tanısına ilişkin belgelerin bulunması her zaman yeterli değildir.

Özellikle hastanın günlük yaşam faaliyetleri üzerindeki kısıtlılıkların ve cezaevi koşullarında bağımsız yaşamını sürdürememe durumunun tıbben ortaya konulması gerekir.

Kanser Hastaları İçin Ceza Süresi Sınırı

5275 sayılı Kanun’un 110/3 maddesinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar dışında belirli bir yıl üst sınırı yoktur.

Bu nedenle kanser hastası hükümlünün toplam 10 yıl veya daha fazla hapis cezası bulunması, tek başına başvuruya engel değildir.

Ancak ağır ve somut toplum güvenliği tehlikesi bulunmaması dahil diğer bütün şartların karşılanması gerekir.

Kanser Hastalarında Konutta İnfaz Kararı Sonradan Kaldırılabilir mi?

Evet.

110/3 maddesi kapsamında hükümlünün sağlık durumunun birer yıllık dönemlerle yeniden incelettirilmesi öngörülmektedir.

İyileşme tespit edilmesi hâlinde infaz hâkimi konutta infaz kararını kaldırır.

Bu nedenle konutta infaz kararının her durumda koşulsuz ve süresiz olduğu düşünülmemelidir.

Bursa’da Kanser Hastası Hükümlü İçin Başvuru

Bursa’da kanser hastalığı nedeniyle konutta infaz başvurusu hazırlanırken onkoloji tedavi kayıtları ve güncel sağlık durumu ayrıntılı olarak belgelenmelidir.

Bursa’da yaşayan veya Bursa’daki infaz kurumlarında bulunan hükümlüler açısından başvuru yetkili infaz hâkimliğine yöneltilir.

Tedavi sürecinin Bursa’da yürütülmesi tek başına yetkili mahkemeyi belirlemez.

Sıkça Sorulan Sorular

Dördüncü evre kanser konutta infaz için yeterli mi?

Tek başına yeterli değildir. Cezaevi koşullarında bağımsız yaşamı sürdürememe şartı da incelenir.

Kemoterapi gören mahkûm evde infazdan yararlanabilir mi?

Sağlık durumu kanuni koşulları karşılıyorsa mümkündür.

Kanser hastasının cezası tamamen silinir mi?

Hayır. Konutta infaz, mahkûmiyet cezasını ortadan kaldırmaz.

Kanser hastası hükümlü için rapor nasıl alınır?

Kanundaki Adli Tıp ve sağlık kurulu raporu prosedürü uygulanır.

Kanser hastası 12 yıl cezasını evde çekebilir mi?

110/3 maddesi bakımından belirli bir yıl üst sınırı bulunmamaktadır. Ancak sağlık ve toplum güvenliği koşullarının tamamı aranır.

Sonuç

Kanser hastaları için konutta infazda temel ölçüt, hastalığın cezaevi koşullarında bağımsız yaşamayı engelleyecek ağırlıkta olmasıdır.

Bu nedenle kanser tanısına dayalı başvuruların, yalnızca hastalık adı belirtilerek değil, hastalığın hükümlünün yaşamı üzerindeki somut etkileri belgelenerek hazırlanması önemlidir.

SENCER HUKUK DANIŞMANLIK – Av. Enes Sencer

www.enessencer.av.tr

Yazar
enes sencer

Sencer Hukuk & Danışmanlık kurucusu. Bursa Barosu; ceza, aile ve vatandaşlık hukuku.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebilir, güncel durum için hukuki destek alınız.

Yorum yazın

Yorumlar onaydan sonra yayımlanır. E-posta adresiniz görünmez.