<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bursa Avukat Enes Sencer</title>
	<atom:link href="https://www.enessencer.av.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.enessencer.av.tr</link>
	<description>Bursa Avukat Enes Sencer</description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 14:55:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.enessencer.av.tr/wp-content/uploads/2022/10/cropped-cropped-6b9e4b41-e2ba-464d-bee0-7b3bd8f6052c-1-32x32.jpg</url>
	<title>Bursa Avukat Enes Sencer</title>
	<link>https://www.enessencer.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hobi Bahçeleri Yıkılacak Mı? 13 Nisan 2026 Son Durum</title>
		<link>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/13/hobi-bahceleri-yikilacak-mi-13-nisan-2026-son-durum/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hobi-bahceleri-yikilacak-mi-13-nisan-2026-son-durum&#038;utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hobi-bahceleri-yikilacak-mi-13-nisan-2026-son-durum</link>
					<comments>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/13/hobi-bahceleri-yikilacak-mi-13-nisan-2026-son-durum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Enes SENCER]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 06:49:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gayrimenkul Hukuku Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bungalov ve bağ evi düzenlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan hobi bahçeleri revizyon]]></category>
		<category><![CDATA[hobi bahçeleri komisyon çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[hobi bahçeleri mağduriyet]]></category>
		<category><![CDATA[hobi bahçeleri son durum 2026]]></category>
		<category><![CDATA[hobi bahçeleri yıkılacak mı]]></category>
		<category><![CDATA[hobi bahçeleri yıkım iptal mi]]></category>
		<category><![CDATA[hobi bahçeleri yönetmelik 4 Nisan 2026]]></category>
		<category><![CDATA[hobi bahçelerinde son durum nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hobi bahçesi elektrik su yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[Resmi Gazete hobi bahçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[tarım arazisi amaç dışı kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[tarım toprakları koruma 2026]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.enessencer.av.tr/?p=5382</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de özellikle son 10-15 yılda hızla artan “hobi bahçeleri”, birçok vatandaş için hem tarımsal üretim hem de dinlenme-kaçış alanı haline geldi. Tarla veya bahçe arazilerine kurulan küçük bungalovlar, bağ evleri, konteyner evler ve sera benzeri yapılar, kent stresinden uzak bir yaşam vaadi sunuyordu. Ancak tarım arazilerinin korunması adına 4 Nisan 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan “Tarım [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/04/13/hobi-bahceleri-yikilacak-mi-13-nisan-2026-son-durum/">Hobi Bahçeleri Yıkılacak Mı? 13 Nisan 2026 Son Durum</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de özellikle son 10-15 yılda hızla artan “hobi bahçeleri”, birçok vatandaş için hem tarımsal üretim hem de dinlenme-kaçış alanı haline geldi. Tarla veya bahçe arazilerine kurulan küçük bungalovlar, bağ evleri, konteyner evler ve sera benzeri yapılar, kent stresinden uzak bir yaşam vaadi sunuyordu. Ancak tarım arazilerinin korunması adına 4 Nisan 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik”, bu yapıları büyük ölçüde kaçak sayarak yıkım sürecini başlattı. Kamuoyunda büyük tartışma yaratan düzenleme, binlerce vatandaşın mağduriyet endişesini tetikledi. Peki, hobi bahçeleri gerçekten yıkılacak mı? 13 Nisan 2026 itibarıyla son durum nedir? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuya müdahalesi ve talimatı neyi değiştiriyor? Bu makalede konuyu tüm boyutlarıyla, yasal detaylar, siyasi gelişmeler ve olası senaryolarla ele alıyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Hobi Bahçeleri Nedir ve Neden Sorun Haline Geldi?</h3>



<p>Hobi bahçeleri, genellikle tarım arazileri üzerinde küçük parseller halinde oluşturulan, kişisel tüketim amaçlı sebze-meyve yetiştirilen ve zamanla üzerine konut benzeri yapılar (bungalov, bağ evi, sundurma vb.) eklenen alanlardır. Yasal olarak “tarımsal amaçlı yapı” statüsünde değerlendirilebilen bu alanlar, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında izne tabi tutulur. Ancak pratikte birçok vatandaş, tarla alıp içine ev/bungalov yaparak “hobi” amaçlı kullandı; elektrik-su abonelikleri dahi yaptırılabildi.</p>



<p>Sorun, tarım topraklarının parçalanması, verimliliğin azalması ve plansız yapılaşmaydı. Özellikle büyükşehir çevrelerinde (İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa gibi illerde) binlerce dönüm tarım arazisi bu şekilde “betonlaştı”. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı, bu durumun gıda güvenliğini ve toprak bütünlüğünü tehdit ettiğini vurguluyordu. Yönetmelik öncesi de denetimler vardı ancak yetersiz kalıyordu.</p>



<h3 class="wp-block-heading">4 Nisan 2026 Yönetmeliği: Detaylar ve Yıkım Süreci</h3>



<p>4 Nisan 2026’da yürürlüğe giren “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik”, tarım arazilerini korumak için radikal adımlar attı. Yönetmelik, önceki 2017 tarihli düzenlemeyi yürürlükten kaldırarak daha sıkı kurallar getirdi.</p>



<p><strong>Ana hükümler şunlar:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Tarımsal Amaçlı Yapılar (Bağ Evi, Bungalov vb.):</strong> Bağ evi, “tarımsal faaliyet için ihtiyaç duyulan ve doğal yapıyı bozmayacak şekilde inşa edilen yapı” olarak tanımlandı. İzin için il tarım müdürlüğüne başvuru zorunlu; noter taahhütnamesi, proje raporu ve tarımsal üretim taahhüdü gerekiyor. En az 5 dönüm arazi şartı ve yapı büyüklüğü (örneğin 30 m²’yi aşmamak gibi) kriterleri getirildi. Yapı, sadece tarımsal üretime katkı sağlayacak şekilde kullanılmalı; aksi halde izin iptal ediliyor.</li>



<li><strong>İzinsiz (Kaçak) Yapılar:</strong> İzin alınmadan yapılan hobi bahçesi, bungalov, bağ evi veya benzeri yapılar tespit edildiğinde valilikçe durduruluyor. Tamamlanmış yapılarda 1 ay içinde yasal izin alma süresi veriliyor. İzin alınamazsa 2 ay içinde yıkım ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi zorunlu.</li>



<li><strong>Yıkım Prosedürü:</strong> Sahibi yıkmazsa belediye/il özel idaresi 1 ay içinde yıkıyor. Yaptırmazlarsa Tarım ve Orman Bakanlığı devreye giriyor; masraflar %100 fazlasıyla ilgili idarelerden tahsil ediliyor. Ayrıca her m² için idari para cezası (5403 sayılı Kanun md. 21’e göre) uygulanıyor; ceza üç katına çıkabiliyor. Tapuya “amaç dışı kullanım” şerhi düşülüyor.</li>



<li><strong>Yeni Hobi Bahçeleri:</strong> Elektrik, su ve doğalgaz gibi aboneliklere izin verilmiyor. Tarım dışı kullanım için TAD Portal (Tarımsal Arazi Değerlendirme Sistemi) üzerinden arazi etüdü, alternatif alan araştırması ve Toprak Koruma Kurulu onayı şart.</li>



<li><strong>Geçiş Hükmü:</strong> Yönetmelikte mevcut (4 Nisan 2026 öncesi) yapılar için genel bir af veya istisna maddesi yok. Her yapı bireysel olarak inceleniyor; izinsiz olanlar için yıkım süreci işliyor.</li>
</ul>



<p>Bu düzenleme, tarım arazilerinin “hobi” adı altında parçalanmasını engellemeyi hedefliyordu ancak milyonlarca vatandaşın (tahmini 7 milyon kişi etkileniyor deniliyor) tepkisini çekti. Sosyal medyada “Tarlamıza ev yaptık, şimdi yıkılacak mı?” tartışmaları alevlendi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Kamuoyu ve Siyasi Tepkiler: MKYK Toplantısında Gündem Oldu</h3>



<p>Yönetmeliğin yayımlanmasından hemen sonra tepkiler yükseldi. Vatandaşlar, “Yıllardır emek verdiğimiz bahçelerimiz elimizden gidiyor” diyerek mağduriyetlerini dile getirdi. Bazı illerde (örneğin İzmir’de) mahkeme kararlarıyla yıkımlar geçici olarak durmuştu. Siyasi arenada da AK Parti içinde “Binlerce oy kaybederiz” uyarıları yapıldı.</p>



<p>Konu, 10-11 Nisan 2026’da AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında ele alındı. Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı, hobi bahçelerinin genel durumunu ve yıkım verilerini sundu. Milletvekilleri, mevcut yapıların yıkılmasının büyük mağduriyet yaratacağını, özellikle emekliler ve orta gelir grubunun etkileneceğini vurguladı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Talimatı: “Vatandaş Mağdur Olmasın, Orta Yolu Bulun”</h3>



<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplantıda konuya doğrudan müdahil oldu. “Vatandaş mağdur olmasın, orta yolu bulun” talimatı verdi. Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’den oluşan bir çalışma ekibi kurulmasını istedi. Bu komisyon, yasa teklifini ve yönetmeliği yeniden ele alacak; hem tarım topraklarını koruyacak hem de mevcut yapı sahiplerini mağdur etmeyecek bir “ara formül” bulacak.</p>



<p>Talimat, yıkım sürecinin fiilen durmasına yol açtı. Henüz toplu yıkımlar başlamadı; tebligatlar askıya alındı ve süreç “yeniden değerlendirme” aşamasına geçti. Bazı kaynaklar, 4 Nisan öncesi yapılara sınırlı bir denetim veya şartlı af formülünün gündemde olduğunu belirtiyor (örneğin tarımsal üretim taahhüdüyle yapıların korunması). Yeniden Refah Partisi gibi muhalefet partileri de “4 Nisan öncesi yapıların yıkılmaması” önerisinde bulundu.</p>



<h3 class="wp-block-heading">13 Nisan 2026 İtibarıyla Son Durum</h3>



<p>Bugün (13 Nisan 2026) itibarıyla:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yönetmelik yürürlükte ancak uygulaması askıda/revizyon aşamasında.</li>



<li>Yıkım kararları genel olarak uygulanmıyor; komisyonun çalışması bekleniyor.</li>



<li>Yeni hobi bahçesi kurmak isteyenler için elektrik-su bağlantısı yasakları devam ediyor.</li>



<li>Mevcut bahçe sahiplerine tebligat gönderilse de 1-2 aylık süreler fiilen işlemeyecek; komisyon raporu çıkana kadar erteleme söz konusu.</li>



<li>TBMM’de ilgili kanun teklifi (tarım arazilerinin korunması ve cezaların artırılması) komisyonda kabul edilmiş olsa da genel kurul süreci komisyon çalışması nedeniyle ertelendi.</li>
</ul>



<p>Henüz komisyondan resmi bir açıklama yok; ancak kulislerde “eski yapılara şartlı izin, yeni yapılara sıfır tolerans” formülü konuşuluyor. Tarım Bakanı Yumaklı’nın verilerine göre binlerce yapı etkileniyor; yıkım maliyeti ve cezalar (dönüm başına milyonlarca TL olabiliyor) vatandaş için ağır yük.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Olası Senaryolar ve Vatandaşlara Öneriler</h3>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>En Muhtemel Senaryo (Orta Yol):</strong> Komisyon, mevcut yapılar için “tarımsal üretim şartı + kayıt altına alma” getirir. İzinli hale getirilenler korunur, izinsiz kalanlar için kademeli yıkım veya para cezası indirimi uygulanır.</li>



<li><strong>Katı Uygulama:</strong> Revizyon olmazsa 1-2 ay içinde yıkımlar başlar; masraflar vatandaşa yansır.</li>



<li><strong>Yasal Süreç:</strong> Mahkemeler devreye girebilir; bazı illerde iptal davaları açıldı.</li>
</ol>



<p>Vatandaşlara öneri: Bahçeniz varsa Tarım İlçe Müdürlüğü’ne başvurun, mevcut durumu sorgulayın. Komisyon sonucu bekleyin; acele yıkım veya satış yapmayın. Yeni bahçe düşünüyorsanız TAD Portal üzerinden izin alın.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Sonuç: Tarım ve Vatandaş Dengesi</h3>



<p>Hobi bahçeleri meselesi, Türkiye’de tarım politikasıyla kentleşme arasında kalan bir denge sorununu ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı, vatandaş odaklı bir yaklaşımı işaret ediyor. 13 Nisan 2026 itibarıyla yıkımlar durmuş durumda ve “yeni bir düzenleme” yolda. Komisyonun çalışması önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Bu süreç, hem topraklarımızı koruyacak hem de milyonlarca vatandaşın emeğini gözetecek bir orta yol bulursa, tartışma olumlu sonuçlanacak.</p>



<p>Konu yakından takip edilmeli. Güncel gelişmeler için Resmi Gazete, Tarım ve Orman Bakanlığı açıklamaları ve AK Parti kaynaklarını izleyin. Hobi bahçeleri yıkılacak mı sorusunun cevabı, şu an “hayır, revizyon bekleniyor” şeklinde özetlenebilir – ancak nihai karar komisyonun raporuna bağlı.</p><p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/04/13/hobi-bahceleri-yikilacak-mi-13-nisan-2026-son-durum/">Hobi Bahçeleri Yıkılacak Mı? 13 Nisan 2026 Son Durum</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/13/hobi-bahceleri-yikilacak-mi-13-nisan-2026-son-durum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ev Hapsinde Doktora Gitmek: Yasal Çerçeve, Prosedürler, İzin Mekanizmaları</title>
		<link>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/13/ev-hapsinde-doktora-gitmek-yasal-cerceve-prosedurler-izin-mekanizmalari/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ev-hapsinde-doktora-gitmek-yasal-cerceve-prosedurler-izin-mekanizmalari&#038;utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ev-hapsinde-doktora-gitmek-yasal-cerceve-prosedurler-izin-mekanizmalari</link>
					<comments>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/13/ev-hapsinde-doktora-gitmek-yasal-cerceve-prosedurler-izin-mekanizmalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Enes SENCER]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 06:46:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[ev hapsinde doktora gitmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.enessencer.av.tr/?p=5380</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ev hapsi (konutu terk etmeme tedbiri), Türk ceza hukukunda tutuklamanın alternatifi olarak sıkça uygulanan bir adli kontrol veya infaz yöntemidir. Ancak bu tedbir altında bulunan kişilerin temel insan hakkı olan sağlık hizmetlerinden yararlanmaları, hem Anayasa m.17 (yaşam ve vücut bütünlüğünün korunması) hem de uluslararası standartlar (örneğin AİHS m.3 ve m.8) gereği korunmaktadır. Peki ev hapsindeyken [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/04/13/ev-hapsinde-doktora-gitmek-yasal-cerceve-prosedurler-izin-mekanizmalari/">Ev Hapsinde Doktora Gitmek: Yasal Çerçeve, Prosedürler, İzin Mekanizmaları</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.enessencer.av.tr/tag/ev-hapsi/" title="Ev hapsi (konutu terk etmeme tedbiri)">Ev hapsi (konutu terk etmeme tedbiri)</a>, Türk ceza hukukunda tutuklamanın alternatifi olarak sıkça uygulanan bir adli kontrol veya infaz yöntemidir. Ancak bu tedbir altında bulunan kişilerin temel insan hakkı olan sağlık hizmetlerinden yararlanmaları, hem Anayasa m.17 (yaşam ve vücut bütünlüğünün korunması) hem de uluslararası standartlar (örneğin AİHS m.3 ve m.8) gereği korunmaktadır. Peki ev hapsindeyken doktora veya hastaneye gitmek mümkün mü? Hangi prosedürler izlenir? Acil durumlarla planlı muayeneler arasında fark var mı? Bu makale, konuyu <strong>adli kontrol ev hapsi</strong> (CMK m.109) ve <strong>konutta infaz</strong> (5275 sayılı Kanun m.110) ayrımıyla, tüm yasal dayanaklar, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği (DSHY) hükümleri, pratik uygulama ve mahkeme/gerçek örneklerle en detaylı şekilde ele almaktadır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">1. <a href="https://www.enessencer.av.tr/tag/ev-hapsi/" title="Ev Hapsi">Ev Hapsi</a>nin İki Farklı Hukuki Çerçevesi</h3>



<p>Ev hapsi iki temel bağlamda uygulanır ve doktor izni prosedürleri buna göre değişir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Adli Kontrol Tedbiri Olarak Ev Hapsi (CMK m.109/3-j)</strong>: Soruşturma veya kovuşturma aşamasında şüpheli/sanık için tutuklama yerine verilir. Sulh Ceza Hâkimliği (soruşturma) veya davaya bakan mahkeme (kovuşturma) karar verir. Amaç, kaçma/delil karartma riskini önlerken özgürlüğü en az sınırlamaktır. Elektronik kelepçe takılması yaygındır.</li>



<li><strong>Konutta İnfaz Olarak Ev Hapsi (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.110/3)</strong>: Hapis cezasının evde çektirilmesi. Toplam 5 yıl veya daha az hapis cezası olanlarda (adli para cezasından çevrilenler dahil), <strong>ağır hastalık veya engellilik</strong> nedeniyle ceza infaz kurumunda tek başına hayat sürdürülememesi halinde (Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü hastane sağlık kurulu raporu + ATK onayı ile) infaz hâkimi karar verir. Terör, örgütlü suç ve cinsel suçlarda sınırlı uygulanır.</li>
</ul>



<p>Her iki durumda da <strong>konutu mazeretsiz veya izinsiz terk etmek ihlaldir</strong> ve tedbirin kaldırılmasına (tutuklamaya) yol açabilir. Ancak sağlık, temel bir mazerettir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2. Sağlık Hakkı ve Ev Hapsi: Yasal Dayanaklar</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Anayasa ve CMK</strong>: Kişinin sağlık hizmetine erişimi engellenemez. CMK m.109/3-e bendinde tedavi/ muayene tedbirleri de adli kontrol kapsamında yer alır.</li>



<li><strong>İnfaz Kanunu m.16</strong>: Hastalık nedeniyle infazın ertelenmesi veya resmî sağlık kurumlarında devamı esastır. Konutta infazda da aynı ilke geçerlidir.</li>



<li><strong>Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği (DSHY) m.43/5</strong>: Ev hapsi uygulanan yükümlüye <strong>haklı mazeret</strong> halinde Denetimli Serbestlik Müdürü tarafından <strong>5 güne kadar izin</strong> verilebilir (toplam 15 günü aşmamak kaydıyla). Eş/2. derece hısımların ağır hastalığı/ölümünde 15 güne kadar uzatılabilir. Sağlık mazeretleri (doktor randevusu, muayene, tedavi) bu kapsamdadır.</li>



<li><strong>Mazeret İzinleri Yönetmeliği</strong>: Tutuklu/hükümlü yakınlarının ağır hastalığı için bile izin düzenlenmişken, kendi sağlık sorunu daha önceliklidir.</li>
</ul>



<p><strong>Önemli Not</strong>: Elektronik izleme varsa (kelepçe), izin alınmadan çıkış alarm verir. İzinli çıkışlarda vaka sorumlusu/denetimli serbestlik müdürlüğü bilgilendirilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">3. Doktora/Hastaneye Gitme Prosedürleri: Adım Adım</h3>



<h4 class="wp-block-heading">A. <strong>Planlı Muayene/Randevu (Önceden İzin Gereklidir)</strong></h4>



<ol class="wp-block-list">
<li>Vaka sorumlusu veya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne yazılı dilekçe verin (randevu belgesi, doktor raporu ekleyin).</li>



<li>Mahkeme/İnfaz Hâkimliği’nden <strong>yazılı izin</strong> talep edin (dilekçe + tıbbi belge).</li>



<li>İzin çıkarsa belirli saat/aralıkta çıkın, kelepçe/izleme aktif kalır.</li>



<li>Dönüşte raporu dosyaya sunun.</li>
</ol>



<p><strong>Süre</strong>: Genellikle aynı gün veya birkaç saat; DSHY m.43/5 ile 5 güne kadar uzatılabilir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">B. <strong>Acil Durum (Fenalaşma, Hayati Tehlike)</strong></h4>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Önceden izin alma imkânı yoksa</strong> doğrudan en yakın hastaneye gidin (112 ambulans çağrılabilir).</li>



<li>Tedavi sonrası <strong>resmî rapor</strong> (hastaneden “acil muayene/tedavi edildi” belgesi) alın.</li>



<li>Avukatınız aracılığıyla veya bizzat <strong>mazeret dilekçesi</strong> ile Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne / mahkemeye sunun (en geç 5-7 gün içinde).</li>



<li>Bu, <strong>ihlal sayılmaz</strong>; belgeli mazeret kabul edilir.</li>
</ul>



<p><strong>Pratik Tavsiye</strong>: Her zaman yanınızda telefon ve kelepçe şarjı bulundurun. Acil raporu dijital olarak da iletebilirsiniz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">4. İhlal, İtiraz ve Sonuçlar</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>İhlal</strong>: Mazeretsiz çıkış → Tedbir kaldırılır, tutuklama kararı verilebilir (CMK m.111). Konutta infazda cezanın baştan infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.</li>



<li><strong>İtiraz</strong>: Karara 7 gün içinde itiraz edilebilir (CMK m.267-271). Sağlık raporuyla “ölçülülük” ilkesi vurgulanarak tedbirin hafifletilmesi talep edilebilir.</li>



<li><strong>Mahsup</strong>: Adli kontroldeki ev hapsi süresi cezadAN 2 gün = 1 gün mahsup edilir.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">5. Gerçek Hayattan Örnekler (2025-2026)</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Ayşe Barım Olayı (Ekim 2025)</strong>: Menajer Ayşe Barım, ev hapsi sonrası sağlık sorunları nedeniyle Amerikan Hastanesi’nde yatışı ve Transözofageal Ekokardiyografi işlemi için hastanede tedaviye devam izni aldı. Mahkeme, doktor raporunu dikkate alarak cezaevine dönüşü erteledi.</li>



<li><strong>Av. Sertuğ Sürenoğlu (Ocak 2025)</strong>: İşkence iddiası nedeniyle ev hapsindeyken yüz/göz tahribatı tedavisi için mahkemeden hastaneye gitme izni verildi. “Lütuf gibi karar” olarak nitelendirildi.</li>



<li><strong>Yargıtay ve Yerel Mahkeme Örnekleri</strong>: Yargıtay 9. ve 15. Ceza Daireleri kararlarında (örneğin E.2018/345, K.2019/678), sağlık mazeretlerinin esnek yorumlanması gerektiği, ekonomik/sosyal zararın önlenmesi için izin verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Birçok yerel mahkeme, kanser/ kalp hastaları için ev hapsi + düzenli hastane izni vermiştir.</li>
</ul>



<p><strong>Pratik Örnek Dilekçe (Kısa)</strong>: “Dosya No: … / Konu: Sağlık mazereti nedeniyle hastaneye gitme izni talebi. Ek: Randevu belgesi ve ön rapor. Saygılarımla…”</p>



<h3 class="wp-block-heading">6. Sonuç ve Öneriler</h3>



<p>Ev hapsinde doktora gitmek <strong>mümkün ve yasal hakkınızdır</strong>; ancak prosedüre uymak şarttır. Planlıysa önceden izin, acilse sonradan belgeleme esastır. Denetimli Serbestlik Vaka Sorumlusu ile sürekli iletişim kurun, avukatınızla çalışın. Sağlık raporu ne kadar güçlü ve resmî olursa o kadar kolay izin alınır.</p>



<p>Bu tedbir, cezalandırma değil denetimdir; sağlık hakkı ihmal edilemez. Güncel gelişmeler için Adalet Bakanlığı CTE (cte.adalet.gov.tr) ve mevuat.gov.tr sitelerini takip edin.</p><p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/04/13/ev-hapsinde-doktora-gitmek-yasal-cerceve-prosedurler-izin-mekanizmalari/">Ev Hapsinde Doktora Gitmek: Yasal Çerçeve, Prosedürler, İzin Mekanizmaları</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/13/ev-hapsinde-doktora-gitmek-yasal-cerceve-prosedurler-izin-mekanizmalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş Hukuku Davalarında Tanıkla İspatı Mümkün Olan İddialar</title>
		<link>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/07/is-hukuku-davalarinda-tanikla-ispati-mumkun-olan-iddialar/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=is-hukuku-davalarinda-tanikla-ispati-mumkun-olan-iddialar&#038;utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=is-hukuku-davalarinda-tanikla-ispati-mumkun-olan-iddialar</link>
					<comments>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/07/is-hukuku-davalarinda-tanikla-ispati-mumkun-olan-iddialar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Enes SENCER]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 08:41:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Hukuku Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[fazla çalışma ücreti tanık delili]]></category>
		<category><![CDATA[fazla mesai tanık ispatı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek ücret tanıkla ispat]]></category>
		<category><![CDATA[hafta tatili ücreti tanık beyanı]]></category>
		<category><![CDATA[HMK tanık delili iş hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[husumetli tanık iş davası]]></category>
		<category><![CDATA[iş davalarında tanıkla ispat]]></category>
		<category><![CDATA[iş hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[iş mahkemesi tanık beyanları]]></category>
		<category><![CDATA[işçi alacakları ispatı]]></category>
		<category><![CDATA[tanık delili iş hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal bayram genel tatil tanık delili]]></category>
		<category><![CDATA[Yargıtay fazla mesai tanık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.enessencer.av.tr/?p=5368</guid>

					<description><![CDATA[<p>İş Hukuku Davalarında Tanıkla İspatı Mümkün Olan İddialar: Hukuki Çerçeve, Uygulama ve Yargıtay İçtihatları İş hukuku davaları, işçinin korunması ilkesine dayalı olarak özel bir koruma rejimi altında yürütülür. 4857 sayılı İş Kanunu’nun amir hükümleri ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde ispat kuralları, işçinin zayıf konumunu gözeterek şekillendirilmiştir. Özellikle yazılı delillerin (bordro, puantaj kaydı, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/04/07/is-hukuku-davalarinda-tanikla-ispati-mumkun-olan-iddialar/">İş Hukuku Davalarında Tanıkla İspatı Mümkün Olan İddialar</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İş Hukuku Davalarında Tanıkla İspatı Mümkün Olan İddialar: Hukuki Çerçeve, Uygulama ve Yargıtay İçtihatları</strong></p>



<p>İş hukuku davaları, işçinin korunması ilkesine dayalı olarak özel bir koruma rejimi altında yürütülür. 4857 sayılı İş Kanunu’nun amir hükümleri ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde ispat kuralları, işçinin zayıf konumunu gözeterek şekillendirilmiştir. Özellikle yazılı delillerin (bordro, puantaj kaydı, giriş-çıkış belgeleri) bulunmadığı veya yetersiz kaldığı durumlarda tanık delili, işçinin alacaklarını (fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram/genel tatil ücreti vb.) ispat etmede kritik rol oynar. Bu makale, tanıkla ispatı mümkün olan iddiaları detaylı biçimde ele almakta, HMK’nın genel ispat kurallarını, iş hukuku özelinde Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatlarını ve somut künyeli kararları içermektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">1. Genel Hukuki Çerçeve: HMK’da Tanık Delili ve İş Davalarındaki Özel Durum</h3>



<p>HMK m. 189 ve devamı hükümleri uyarınca taraflar, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça iddialarını her türlü delille ispat edebilir. Tanık delili (HMK m. 240-266), takdiri bir delildir; hâkimi bağlamaz ancak somut olayın aydınlatılmasında serbestçe değerlendirilir. HMK m. 194/2’ye göre taraflar dayandıkları delilleri ve hangi vakıanın ispatı için gösterdiklerini açıkça belirtmek zorundadır.</p>



<p>İş davalarında ise “koruyucu” yaklaşım hâkimdir. Fazla çalışma, tatil çalışmaları gibi fiili (maddi) vakıalar tanıkla ispatlanabilir. HMK m. 200’de düzenlenen “senetle ispat sınırı” (2026 itibarıyla güncellenen tutar) hukuki işlemler için geçerlidir; ancak çalışma saatleri, mesai yapılıp yapılmadığı gibi fiili olgular bu sınırın dışındadır. Yargıtay, işverenin kayıt tutma yükümlülüğünü (İşK m. 8, 37) gözeterek, yazılı delil yoksa veya yetersizse tanık beyanlarına başvurulmasını zorunlu kılar.</p>



<p>İspat yükü kural olarak iddiayı ileri süren tarafa aittir (HMK m. 190). Fazla mesai iddiasında işçi ispat yükünü taşır; ödenmediğini iddia ettiğinde ise işveren ödemeyi yazılı belgeyle (bordro, banka dekontu) ispat etmek zorundadır. Tanık beyanları “görgüye dayalı” olmalı, işyerinde aynı dönemde çalışmış kişilere ait olmalıdır. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen veya bilmesi mümkün olmayan tanıkların beyanlarına itibar edilmez.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2. Tanıkla İspatı Mümkün Olan Başlıca İddialar</h3>



<h4 class="wp-block-heading">2.1. Fazla Çalışma Ücreti (İşK m. 41)</h4>



<p>Fazla mesai, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. Yazılı delil (puantaj, vardiya çizelgesi, log kaydı) yoksa veya bordroda ihtirazi kayıt varsa tanıkla ispat mümkündür. Yargıtay’a göre:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bordro imzalı ve ihtirazi kayıtsızsa bordro kesin delildir; aksini ancak yazılı delille ispat edilebilir.</li>



<li>Bordro imzasız veya boşsa tanık dahil her türlü delille ispat mümkündür.</li>



<li>Husumetli tanık (aynı işverene dava açmış eski işçiler) beyanlarına “ihtiyatla” yaklaşılır; salt bu beyanlarla hüküm kurulamaz, ancak yan delil (işin niteliği, emsal ücret, davalı tanık beyanı, müfettiş tutanağı) ile desteklenirse itibar edilir.</li>
</ul>



<p><strong>Örnek Yargıtay Kararı 1:</strong> T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/5402, K. 2022/8364, T. 28.06.2022 “Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Aynı ispat kuralları hafta tatili ve ulusal bayram/genel tatil ücret alacakları için de geçerlidir. Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta ve genel tatili alacaklarının ispatında salt husumetli tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte yan delil ya da olgularla desteklenen husumetli tanık beyanlarına itibar edilmesi gerekir.”</p>



<p><strong>Örnek Yargıtay Kararı 2:</strong> T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/25462, K. 2018/22543, T. 06.12.2018 “…fazla mesainin ödendiği ise tanık beyanı ile değil sadece yazılı belge ile ispatlanabileceğinden, tanık beyanlarına göre ödendiği yönündeki gerekçe ile fazla mesai ücreti talebinin reddi hatalı olmuş; fazla mesai ücreti hesaplanarak, varsa ödeme belgeleri gözetilip ve ödeme belgelerinden artan miktar varsa hüküm altına alınması gerektiği gözetilmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.”</p>



<h4 class="wp-block-heading">2.2. Hafta Tatili, Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücretleri (İşK m. 46, 47)</h4>



<p>Bu alacaklar da fazla mesai ile aynı ispat kurallarına tabidir. Tanık beyanları, işin niteliği ve yoğunluğu ile birlikte değerlendirilir. Husumetli tanık kuralı burada da geçerlidir.</p>



<p><strong>Örnek Yargıtay Kararı 3:</strong> T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/4953, K. 2018/5405, T. 15.03.2018 “…dinlenen davacı tanıkları da davalı işverene karşı, aynı konuda dava açan kişiler olup, husumetli tanıklardır. Fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücretleri husumetli tanık beyanı dışında başka bir delil ile de ispatlanamadığından, bu alacak kalemlerinin reddi yerine, kabulü hatalıdır.”</p>



<h4 class="wp-block-heading">2.3. Gerçek Ücret Miktarının Tespiti</h4>



<p>Bordroda gösterilen ücret gerçeği yansıtmıyorsa (vergi/sosyal güvenlik primini düşürmek amacıyla düşük gösterim), tanık beyanları + emsal ücret araştırması ile gerçek ücret tespit edilebilir. Tanıklar kıdem, unvan, işin niteliği gibi unsurlarla desteklenmelidir.</p>



<p><strong>Örnek Yargıtay Kararı 4:</strong> T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (emsal ilke kararı niteliğinde, 2010/38484 E., 2013/2588 K., T. 23.01.2013 ve devamındaki içtihatlar): “Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve … emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.”</p>



<h4 class="wp-block-heading">2.4. İş Sözleşmesinin Varlığı, Hizmet Süresi ve Niteliği</h4>



<p>Yazılı sözleşme yoksa tanıkla iş ilişkisi ispatlanabilir (iş görme, ücret, bağımlılık unsurları). Hizmet süresi de SGK kayıtları yetersizse tanıkla kanıtlanır. Tanıklar aynı dönemde çalışanlardan seçilmelidir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">2.5. Diğer İddialar</h4>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Mobbing/Psikolojik Taciz:</strong> Tanık beyanları + bilirkişi raporu ile ispatlanır (görgüye dayalı olmalı).</li>



<li><strong>Ücret Ödenmediğinin İspatı:</strong> İşçi ödenmediğini iddia eder; işveren ödemeyi yazılı delille ispat etmek zorundadır. Tanık, yardımcı delil olabilir.</li>



<li><strong>Feshin Haklı Nedene Dayandığının İspatı:</strong> İşveren yükümlüdür; tanık kullanılabilir ancak işveren lehine delil aranır.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">3. Tanık Beyanlarının Değerlendirilmesinde Yargıtay Kriterleri ve Sınırlamalar</h3>



<p>Yargıtay’ın istikrarlı içtihatları şöyledir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Tanıklar işyerinde aynı dönemde çalışmış olmalı, görgüye dayalı beyan vermeli.</li>



<li>Husumetli tanıklara “ihtiyatla” yaklaşılır; salt beyanla hüküm kurulmaz (2022/5402 E. ilke kararı).</li>



<li>Tanık beyanları kendi çalışma dönemiyle sınırlıdır.</li>



<li>İşveren kayıt ibraz etmezse (HMK m. 220) aleyhine delil karinesi oluşur.</li>



<li>HMK m. 255: Tanığın gerçeği söyleyeceği varsayılır; aksini ispat yükü itiraz edene aittir.</li>
</ul>



<p><strong>Örnek Yargıtay Kararı 5 (HGK – En Güçlü İçtihat):</strong> T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/9-1215, K. 2020/950, T. 25.11.2020 “Davacı tanığı davayı açan dahi olsa beyanına itibar edilmesi gerekir” ilkesi benimsenmiş; işverenin giriş-çıkış kayıtlarını sunmaması halinde tanık beyanlarının esas alınması gerektiği vurgulanmıştır. Husumetli tanıklar da (dava açmış eski işçiler) aksini ispatlayan delil yoksa kabul edilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">4. Sonuç ve Pratik Öneriler</h3>



<p>İş hukuku davalarında tanık delili, işçinin korunması ilkesinin somutlaşmış halidir. Yazılı delil yetersizliğinde tanık, hayatın olağan akışına, işin niteliğine ve yan olgulara dayalı olarak güçlü bir delildir. Ancak Yargıtay, keyfi uygulamayı önlemek için “görgüye dayalı olma”, “husumetli tanıkta yan delil şartı” ve “dönem sınırlaması” gibi sıkı kriterler getirmiştir. Avukatlar, tanık seçiminde aynı işyerinde çalışmış, tarafsız ve somut beyan verebilecek kişileri tercih etmeli; dava dilekçesinde delil somutlaştırmasını (HMK m. 194) titiz yapmalıdır.</p>



<p>Bu içtihatlar, 2022 sonrası 9. HD ilke kararlarıyla (özellikle 2022/5402 E.) daha da netleşmiştir. İşverenler kayıt tutma yükümlülüğünü yerine getirmeli; işçiler ise tanık deliline güvenmeden önce yan delil (banka kaydı, mesaj, e-posta) toplamalıdır. Böylece adil bir denge sağlanır ve ispat külfeti hakkaniyete uygun biçimde dağılır.</p><p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/04/07/is-hukuku-davalarinda-tanikla-ispati-mumkun-olan-iddialar/">İş Hukuku Davalarında Tanıkla İspatı Mümkün Olan İddialar</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/07/is-hukuku-davalarinda-tanikla-ispati-mumkun-olan-iddialar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İfade Almaya Yönelik Yakalama Kararı Çıkartılması</title>
		<link>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/07/ifade-almaya-yonelik-yakalama-karari-cikartilmasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ifade-almaya-yonelik-yakalama-karari-cikartilmasi&#038;utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ifade-almaya-yonelik-yakalama-karari-cikartilmasi</link>
					<comments>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/07/ifade-almaya-yonelik-yakalama-karari-cikartilmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Enes SENCER]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 08:26:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[ceza avukatı Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[ceza muhakemesi hukuku yakalama tedbiri]]></category>
		<category><![CDATA[ceza muhakemesinde yakalama kararı]]></category>
		<category><![CDATA[ceza soruşturmasında yakalama tedbiri]]></category>
		<category><![CDATA[ceza yargılamasında yakalama kararı]]></category>
		<category><![CDATA[cmk 98 yakalama kararı]]></category>
		<category><![CDATA[cmk yakalama kararı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet savcısının yakalama talebi]]></category>
		<category><![CDATA[hukuka aykırı yakalama]]></category>
		<category><![CDATA[ifade alma sürecinde yakalama]]></category>
		<category><![CDATA[ifade almaya yönelik yakalama]]></category>
		<category><![CDATA[ifade almaya yönelik yakalama kararı]]></category>
		<category><![CDATA[ifade için çıkarılan yakalama emri]]></category>
		<category><![CDATA[ifade için yakalama kararı]]></category>
		<category><![CDATA[ifade vermeden yakalama olur mu]]></category>
		<category><![CDATA[ifade vermek için yakalama kararı]]></category>
		<category><![CDATA[koruma tedbiri olarak yakalama]]></category>
		<category><![CDATA[kovuşturmada yakalama kararı]]></category>
		<category><![CDATA[mahkemece yakalama kararı]]></category>
		<category><![CDATA[sanığın yakalanması]]></category>
		<category><![CDATA[sulh ceza hâkimi yakalama kararı]]></category>
		<category><![CDATA[şüphelinin yakalanması]]></category>
		<category><![CDATA[yakalama emri şartları]]></category>
		<category><![CDATA[yakalama kararı avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[yakalama kararı nasıl kaldırılır]]></category>
		<category><![CDATA[yakalama kararına itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[yakalama kararının hukuki niteliği]]></category>
		<category><![CDATA[yakalama kararının sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[zorla getirme ve yakalama farkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.enessencer.av.tr/?p=5361</guid>

					<description><![CDATA[<p>İfade Almaya Yönelik Yakalama Kararı Çıkartılması: Ceza Muhakemesi Hukukunda Bir Koruma Tedbiri Olarak Detaylı İnceleme Ceza muhakemesi sistemimizde ifade almaya yönelik yakalama kararı, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin en kritik aşamalarından birini oluşturur. Bu karar, şüpheli veya sanığın usulüne uygun çağrıya rağmen ifadeye gelmemesi ya da çağrının yapılamaması durumunda, adli mercilerin maddi gerçeğe ulaşmasını sağlamak amacıyla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/04/07/ifade-almaya-yonelik-yakalama-karari-cikartilmasi/">İfade Almaya Yönelik Yakalama Kararı Çıkartılması</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İfade Almaya Yönelik Yakalama Kararı Çıkartılması: Ceza Muhakemesi Hukukunda Bir Koruma Tedbiri Olarak Detaylı İnceleme</strong></p>



<p>Ceza muhakemesi sistemimizde <strong>ifade almaya yönelik yakalama kararı</strong>, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin en kritik aşamalarından birini oluşturur. Bu karar, şüpheli veya sanığın usulüne uygun çağrıya rağmen ifadeye gelmemesi ya da çağrının yapılamaması durumunda, adli mercilerin maddi gerçeğe ulaşmasını sağlamak amacıyla özgürlüğü geçici olarak kısıtlayan bir koruma tedbiridir. Hem savunma hakkını hem de kamu düzenini dengede tutmayı amaçlayan bu kurum, pratikte en çok tartışılan ve uygulanan tedbirlerden biridir.</p>



<p>Bu makalede, konuyu hukuki dayanakları, çıkartılma şartları, usulü, uygulanması, itiraz yolları, güncel düzenlemeler ve pratik sorunlar açısından detaylıca ele alacağız. Amacımız, hukukçular, uygulayıcılar ve ilgililer için kapsamlı bir rehber sunmaktır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">1. Hukuki Dayanak ve Tanım</h3>



<p><strong>Yakalama</strong> kavramı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 90. ve devamı maddelerinde düzenlenir. Genel yakalama (CMK m.90) ile hakim kararı gerektiren <strong>yakalama emri</strong> (CMK m.98) birbirinden ayrılır. İfade almaya yönelik yakalama kararı ise özellikle CMK m.98’e dayanır.</p>



<p><strong>CMK Madde 98/1</strong> açıkça hüküm koyar: “<em>Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir.</em>”</p>



<p>Kovuşturma evresinde (dava açıldıktan sonra) ise yetkili mahkeme aynı yetkiyi kullanır. Bu karar, “tutuklamaya yönelik yakalama”dan farklıdır; amacı yalnızca <strong>ifade veya sorgunun alınması</strong>dır. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 4. maddesinde de yakalama, “suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınması” olarak tanımlanır.</p>



<p>Bu tedbir, Anayasa’nın 19. maddesindeki kişi hürriyeti ve güvenliği ilkesine uygun olmalı ve <strong>ölçülülük</strong> (CMK m.1 ve Anayasa m.13) ilkesine riayet edilmelidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2. Çıkartılma Şartları</h3>



<p>İfade almaya yönelik yakalama kararı keyfi verilemez. Temel şartlar şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Usulüne uygun davetiye (çağrı) çıkarılması</strong>: CMK m.145’e göre, ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır. Çağrılma nedeni açıkça belirtilmeli ve “gelmezse zorla getirileceği” yazılmalıdır.</li>



<li><strong>Çağrıya rağmen gelmeme veya çağrı yapılamama</strong>: Şüpheli/sanık tebligata rağmen mazeretsiz gelmezse ya da adresine ulaşılamıyorsa (kaçaklık, gizlenme vb.) savcı sulh ceza hakiminden yakalama emri ister.</li>



<li><strong>Kuvvetli suç şüphesi</strong>: Yönetmelik ve Yargıtay içtihatları gereği, genel olarak şüpheli hakkında suç işlediğine dair kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunmalıdır. Salt “gelmedi” diye yakalama çıkarılamaz; soruşturmanın ciddiyeti ve delil durumu değerlendirilir.</li>



<li><strong>Ölçülülük ilkesi</strong>: Doktrinde ve uygulamada vurgulandığı üzere, önce <strong>zorla getirme</strong> (CMK m.146) tercih edilmelidir. Zorla getirme kararı verildikten sonra da ulaşılamazsa yakalama emrine geçilir. Doğrudan yakalama emri, ancak zorunlu hallerde (örneğin kaçma ihtimali yüksekse) mümkündür.</li>
</ul>



<p><strong>Önemli ayrım</strong>: CMK m.90’daki “doğrudan yakalama” (suçüstü, kaçma ihtimali vb.) ile m.98’deki “hakim kararıyla yakalama emri” farklıdır. İfade almaya yönelik olanı, yazılı emir gerektirir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">3. Usul ve Karar Süreci</h3>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Cumhuriyet Savcısının İstemi</strong>: Soruşturma evresinde savcı, şüphelinin çağrıya rağmen gelmediğini belirterek sulh ceza hakimliğine yazılı talepte bulunur. Talepte delil durumu, suç vasfı ve çağrı tebligatı belgeleri yer alır.</li>



<li><strong>Sulh Ceza Hakiminin Kararı</strong>: Hakim, talebi inceler ve <strong>yakalama emri</strong> düzenler. Karar gerekçeli olmalıdır.</li>



<li><strong>Kovuşturma Evresinde</strong>: Mahkeme re’sen veya cumhuriyet savcısının talebiyle karar verir.</li>



<li><strong>Uygulama</strong>: Karar kolluğa tebliğ edilir. Kolluk, şüpheliyi yakalar ve derhal adli mercilere teslim eder.</li>
</ol>



<p><strong>CMK Madde 94</strong> ile süreç devam eder:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yakalanan kişi <strong>en geç 24 saat içinde</strong> yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır.</li>



<li>Bu süre içinde çıkarılamazsa, SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile ifade/sorgu alınır.</li>



<li><strong>Özel hüküm (2021 değişikliği ile eklenen fıkra 3)</strong>: <em>“İfadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan ve belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt eden kişinin serbest bırakılması, Cumhuriyet savcısı tarafından emredilebilir. Bu hüküm her yakalama emri için ancak bir kez uygulanabilir. Taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye bin Türk lirası idari para cezası verilir.”</em></li>
</ul>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="576" height="1024" src="https://www.enessencer.av.tr/wp-content/uploads/2026/04/WhatsApp-Image-2026-04-06-at-18.29.38-576x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-5365" style="aspect-ratio:0.5625050052054136;width:466px;height:auto" srcset="https://www.enessencer.av.tr/wp-content/uploads/2026/04/WhatsApp-Image-2026-04-06-at-18.29.38-576x1024.jpeg 576w, https://www.enessencer.av.tr/wp-content/uploads/2026/04/WhatsApp-Image-2026-04-06-at-18.29.38-169x300.jpeg 169w, https://www.enessencer.av.tr/wp-content/uploads/2026/04/WhatsApp-Image-2026-04-06-at-18.29.38-768x1365.jpeg 768w, https://www.enessencer.av.tr/wp-content/uploads/2026/04/WhatsApp-Image-2026-04-06-at-18.29.38-864x1536.jpeg 864w, https://www.enessencer.av.tr/wp-content/uploads/2026/04/WhatsApp-Image-2026-04-06-at-18.29.38.jpeg 1152w" sizes="(max-width: 576px) 100vw, 576px" /></figure>



<p>Bu düzenleme, İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında getirilmiş olup, gece yarısı yakalama ve gereksiz özgürlük kısıtlamalarını önlemeyi hedefler. Uygulamada 500 binden fazla vatandaş bu taahhüt imkânından yararlanmıştır.</p>



<p></p>



<p></p>



<h3 class="wp-block-heading">4. Yakalama Sonrası Süreç ve Haklar</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>İfade Alma Usulü</strong>: CMK m.147-148 ve Yönetmelik m.23’e göre kimlik tespiti, suçun anlatılması, müdafi hakkı bildirimi zorunludur. Yasak usuller (işkence, tehdit vb.) kesinlikle yasaktır (CMK m.148).</li>



<li><strong>Serbest Bırakma</strong>: İfade alındıktan sonra savcı veya hakim, şüpheliyi serbest bırakabilir, adli kontrol uygulayabilir veya tutuklama talep edebilir. Yakalama otomatik olarak gözaltı veya tutuklamaya yol açmaz.</li>



<li><strong>Yakalananın Hakları</strong>:
<ul class="wp-block-list">
<li>Yakalama nedeni ve hakları (susma, müdafi, itiraz) derhal bildirilir (CMK m.91).</li>



<li>Aileye haber verme (istek üzerine).</li>



<li>Müdafi bulundurma (en fazla 3 müdafi soruşturmada).</li>
</ul>
</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">5. İtiraz ve Kanun Yolları</h3>



<p>Yakalama emrine karşı <strong>itiraz hakkı</strong> vardır (CMK m.267 vd.). Yakalanan kişi, müdafii veya yakınları sulh ceza hakimliğine başvurabilir. İtiraz, kararın hukuka aykırılığını (ölçülülük ihlali, delil yetersizliği vb.) ileri sürebilir. Kabul edilirse kişi serbest kalır.</p>



<p>Kanuna aykırı yakalama halinde tazminat talep edilebilir (CMK m.141 vd.).</p>



<h3 class="wp-block-heading">6. Pratikte Karşılaşılan Sorunlar ve Güncel Gelişmeler</h3>



<p>Uygulamada sıkça görülen sorunlar:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ölçülülük ilkesine aykırı doğrudan yakalama emirleri.</li>



<li>Mesai saatleri dışında yakalamalar (2021 reformuyla büyük ölçüde çözüldü).</li>



<li>Taahhüt imkânının yeterince kullanılmaması.</li>



<li>Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere, yalnızca ifade için yakalama sonrası uzun süre gözaltında tutma veya infazda saymama hususları.</li>
</ul>



<p>2021-2025 arası yargı reform paketleri (11. ve 12. paketler) bu alanda önemli adımlar attı: Taahhütle serbest bırakma, SEGBİS yaygınlaşması ve lekelenmeme hakkının güçlendirilmesi. Adalet Bakanı’nın açıklamalarına göre yüz binlerce vatandaş bu sayede mağduriyet yaşamadı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">7. Sonuç: Dengeli Bir Sistem İçin Öneriler</h3>



<p>İfade almaya yönelik yakalama kararı, ceza muhakemesinin temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için vazgeçilmezdir. Ancak özgürlük hakkı Anayasa’nın en üst koruma katmanında yer alır. Bu yüzden savcılar ve hakimler, <strong>önce davetiye → zorla getirme → yakalama emri</strong> sıralamasına titizlikle uymalı, kararları gerekçelendirmeli ve taahhüt imkânını öncelikle değerlendirmelidir.</p>



<p>Hukukçulara tavsiyemiz: Her somut olayda ölçülülüğü, delil durumunu ve alternatif tedbirleri (adli kontrol, elektronik kelepçe vb.) göz önünde bulundurun. Uygulama, hem mağdur hem şüpheli/sanık haklarını koruyacak şekilde evrilmelidir.</p>



<p>Bu karar, adaletin tecellisi kadar insan haklarının da bir sınavıdır. Doğru uygulandığında sistemin güvenini artırır; hatalı uygulandığında ise bireysel mağduriyetlere ve toplumsal güvensizliğe yol açar.</p>



<p><strong>Kaynakça (Başlıcaları)</strong>:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>5271 sayılı CMK m.90-98, m.145-146, m.94.</li>



<li>Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği (Resmî Gazete: 01.06.2005).</li>



<li>Yargıtay içtihatları ve doktrin görüşleri (Ünver/Hakeri, Yıldız vb.).</li>
</ul>



<p>Bu makale, 2026 itibarıyla güncel mevzuat ve içtihatlara dayanmaktadır. Her somut olayda güncel mevzuat ve Yargıtay kararları incelenmelidir.</p>



<p></p>



<p><strong>İfade Almaya Yönelik Yakalama Kararı Çıkartılması Hakkında 30 Soru &#8211; 30 Cevap</strong></p>



<p>Aşağıda, 5271 sayılı <strong>Ceza Muhakemesi Kanunu</strong> (CMK) başta olmak üzere ilgili mevzuat, Yargıtay içtihatları ve güncel düzenlemelere (2021 değişikliği dahil) dayalı, pratik ve detaylı 30 soru-cevap hazırlanmıştır. Sorular, konuyu mantıksal bir sırayla kapsar.</p>



<p><strong>1. İfade almaya yönelik yakalama kararı nedir?</strong> CMK m.98’e göre, soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından düzenlenen yazılı emirdir. Amacı, şüphelinin ifadesinin alınmasıdır; tutuklamaya yönelik değildir.</p>



<p><strong>2. Hukuki dayanağı hangi maddedir?</strong> Temel dayanak <strong>CMK Madde 98/1</strong>’dir. Ayrıca CMK m.90 (genel yakalama), m.94 (yakalama sonrası işlem), m.145-146 (çağrı ve zorla getirme) ile Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği uygulanır.</p>



<p><strong>3. Yakalama emri hangi evrede çıkartılabilir?</strong> Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise yetkili hâkim veya mahkeme tarafından çıkartılabilir. Kaçak sanık durumunda re’sen de düzenlenebilir (CMK m.98/3).</p>



<p><strong>4. Çıkartılması için ön şart nedir?</strong> Şüphelinin usulüne uygun davetiye (çağrı kağıdı) ile çağrılması ve çağrıya mazeretsiz gelmemesi veya çağrı yapılamaması gerekir (CMK m.145). Çağrıda “gelmezse zorla getirileceği” uyarısı olmalıdır.</p>



<p><strong>5. Doğrudan yakalama emri çıkartılabilir mi, yoksa önce zorla getirme mi uygulanmalıdır?</strong> Ölçülülük ilkesi gereği öncelikle <strong>zorla getirme</strong> (CMK m.146) tercih edilmelidir. Zorla getirmeye rağmen ulaşılamazsa yakalama emrine geçilir. Doğrudan yakalama, kaçma ihtimali yüksekse istisnadır.</p>



<p><strong>6. Yakalama emri çıkartmak için kuvvetli suç şüphesi şart mıdır?</strong> Evet. Genel olarak şüpheli hakkında suç işlediğine dair kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunmalıdır. Salt “gelmedi” diye yakalama emri çıkarılamaz.</p>



<p><strong>7. Kim talep edebilir?</strong> Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı talep eder. Kovuşturma evresinde mahkeme re’sen veya savcı talebiyle karar verir. Tutuklama talebinin reddine itiraz halinde itiraz mercii de düzenleyebilir.</p>



<p><strong>8. Karar nasıl verilir ve niteliği nedir?</strong> Sulh ceza hâkimi talebi inceleyerek gerekçeli karar verir. Karar yazılıdır; yakalama emrinde kişinin eşkali, kimliği, suç vasfı ve nereye gönderileceği belirtilir (CMK m.98/4).</p>



<p><strong>9. Yakalama emri ile genel yakalama (CMK m.90) arasındaki fark nedir?</strong> Genel yakalama herkes tarafından suçüstü veya kaçma halinde yapılabilir (yazılı emir gerekmez). İfade için olanı ise hâkim kararıyla ve çağrı şartına bağlıdır.</p>



<p><strong>10. Yakalanan kişi en geç ne kadar sürede hâkim önüne çıkarılır?</strong> En geç <strong>24 saat</strong> içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır (CMK m.94/1). Çıkarılamazsa SEGBİS ile ifade/sorgu alınır.</p>



<p><strong>11. Mesai saatleri dışında yakalanırsa ne olur?</strong> İfadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai dışı yakalanan kişi, belirlenen tarihte hazır bulunmayı <strong>taahhüt</strong> ederse Cumhuriyet savcısı tarafından serbest bırakılabilir (CMK m.94/3 – 2021 değişikliği).</p>



<p><strong>12. Taahhüt imkânı hangi şartlarda uygulanır?</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sadece ifade almaya yönelik yakalama emri olmalı.</li>



<li>Mesai saatleri dışında yakalanmış olmalı.</li>



<li>Kişi yazılı taahhüt vermeli.</li>



<li>Her yakalama emri için <strong>yalnızca bir kez</strong> uygulanabilir.</li>
</ul>



<p><strong>13. Taahhüdü ihlal ederse ne olur?</strong> Yakalama emrinin düzenlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından <strong>1.000 TL idari para cezası</strong> verilir. Tekrar taahhüt imkânı yoktur.</p>



<p><strong>14. Yakalanan kişinin hakları nelerdir?</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yakalama nedeni ve hakları (susma, müdafi, itiraz) derhal bildirilir (CMK m.91).</li>



<li>Aileye haber verme (istek üzerine).</li>



<li>Müdafi bulundurma hakkı (en fazla 3 müdafi).</li>



<li>İşkence, tehdit vb. yasak usuller uygulanamaz (CMK m.148).</li>
</ul>



<p><strong>15. İfade alma usulü nasıldır?</strong> Kimlik tespiti, suçun anlatılması, müdafi hakkı bildirimi zorunludur (Yakalama Yönetmeliği m.23). İfade serbest iradeyle alınır.</p>



<p><strong>16. İfade alındıktan sonra kişi otomatik olarak serbest mi bırakılır?</strong> Hayır. Savcı veya hâkim, delil durumuna göre serbest bırakma, adli kontrol veya tutuklama talebi değerlendirebilir. Yakalama otomatik tutuklama anlamına gelmez.</p>



<p><strong>17. Yakalamaya kimler itiraz edebilir?</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yakalanan kişi</li>



<li>Müdafii</li>



<li>Kanuni temsilcisi</li>



<li>Eşi</li>



<li>Birinci veya ikinci derece kan hısımı (CMK m.91/5). İtiraz, sulh ceza hâkimliğine yapılır ve derhal incelenir.</li>
</ul>



<p><strong>18. İtiraz usulü nedir?</strong> İtiraz dilekçesi yakalama emrini veren sulh ceza hâkimliğine veya yetkili üst mercie verilir. Kabul edilirse kişi serbest bırakılır.</p>



<p><strong>19. Kanuna aykırı yakalama durumunda ne yapılabilir?</strong> CMK m.141 vd. uyarınca <strong>tazminat</strong> talep edilebilir. Ayrıca disiplin veya ceza soruşturması açılabilir.</p>



<p><strong>20. Yakalama emri ile tutuklamaya yönelik yakalama farkı nedir?</strong> İfade için olanı yalnızca ifade/sorgu amacıyladır. Tutuklamaya yönelik olan ise CMK m.100’deki tutuklama şartlarını taşır ve daha ağırdır.</p>



<p><strong>21. Kaçak şüpheli/sanık için yakalama emri nasıl düzenlenir?</strong> CMK m.98/3’e göre kovuşturma evresinde re’sen veya savcı talebiyle hâkim/mahkeme tarafından düzenlenir. Soruşturmada savcı talebiyle sulh ceza hâkimi verir.</p>



<p><strong>22. Kolluk yakalama emrini nasıl uygular?</strong> Emir kolluğa tebliğ edilir. Kolluk, kişiyi yakalar ve derhal adli mercilere teslim eder. Zor kullanma yetkisi ölçülüdür.</p>



<p><strong>23. Ölçülülük ilkesi bu kararda nasıl uygulanır?</strong> Tedbir, amaca uygun, gerekli ve orantılı olmalıdır. Daha hafif tedbirler (davetiye, zorla getirme) varken doğrudan yakalama emri ölçülülüğe aykırı olabilir.</p>



<p><strong>24. 2021 değişikliği (7331 sayılı Kanun) ne getirdi?</strong> CMK m.94’e 3. fıkra eklenerek mesai dışı yakalamalarda <strong>taahhütle serbest bırakma</strong> imkânı getirildi. Amaç, gereksiz özgürlük kısıtlamasını önlemektir.</p>



<p><strong>25. SEGBİS ne zaman kullanılır?</strong> 24 saat içinde fiziki olarak hâkim önüne çıkarılamayan kişinin ifadesi/sorgusu SEGBİS ile alınabilir (CMK m.94/2).</p>



<p><strong>26. Yakalama emri reddedilebilir mi?</strong> Evet. Sulh ceza hâkimi talebi hukuka aykırı bulursa (delil yetersizliği, ölçülülük ihlali vb.) reddedebilir.</p>



<p><strong>27. Pratikte en sık karşılaşılan sorunlar nelerdir?</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ölçülülük ilkesine aykırı doğrudan yakalama emirleri</li>



<li>Çağrı yapılmadan emir çıkartılması</li>



<li>Taahhüt imkânının yeterince kullanılmaması</li>



<li>Gece yakalamalarda uzun süre alıkoyma</li>
</ul>



<p><strong>28. Yargıtay’ın yaklaşımı nasıldır?</strong> Yargıtay, çağrı şartına uyulmasını, ölçülülüğü ve delil durumunu titizlikle inceler. Usulüne uygun çağrı yapılmadan yakalama emri taleplerini sıklıkla reddetmiştir.</p>



<p><strong>29. Bu karar lekelenmeme hakkı ile çelişir mi?</strong> Doğru uygulandığında çelişmez. Ancak keyfi veya ölçüsüz uygulama lekelenmeme hakkını (Anayasa m.38) ihlal edebilir.</p>



<p><strong>30. Uygulamada nelere dikkat edilmelidir?</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Önce davetiye → zorla getirme → yakalama emri sıralamasına uyulmalı.</li>



<li>Kararlar gerekçeli ve ölçülü olmalı.</li>



<li>Taahhüt imkânı öncelikle değerlendirilmeli.</li>



<li>Her somut olayda güncel mevzuat ve içtihat kontrol edilmeli.</li>
</ul><p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/04/07/ifade-almaya-yonelik-yakalama-karari-cikartilmasi/">İfade Almaya Yönelik Yakalama Kararı Çıkartılması</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/07/ifade-almaya-yonelik-yakalama-karari-cikartilmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nisan 2026 İtibarıyla FETÖ Davalarında Yargıtay İçtihatlarındaki Gelişmeler</title>
		<link>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/03/nisan-2026-itibariyla-feto-davalarinda-yargitay-ictihatlarindaki-gelismeler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=nisan-2026-itibariyla-feto-davalarinda-yargitay-ictihatlarindaki-gelismeler&#038;utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=nisan-2026-itibariyla-feto-davalarinda-yargitay-ictihatlarindaki-gelismeler</link>
					<comments>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/03/nisan-2026-itibariyla-feto-davalarinda-yargitay-ictihatlarindaki-gelismeler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Enes SENCER]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:47:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[fetö davalarında nisan 2026 son durum]]></category>
		<category><![CDATA[yargıtay fetö incelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[yargıtayın fetö yargılamalarındaki değişikliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.enessencer.av.tr/?p=5385</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçuna (TCK m. 314/2) ilişkin yargılamalarda Yargıtay’ın içtihatları, zaman içinde önemli evrim geçirmiştir. Nisan 2026 itibarıyla yeni bir içtihat değişikliği (içtihadı birleştirme kararı veya genel kurul bozma ile köklü revizyon) mevcut değildir. En son önemli gelişme, 1 Ekim 2025 tarihli Yargıtay Ceza Genel [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/04/03/nisan-2026-itibariyla-feto-davalarinda-yargitay-ictihatlarindaki-gelismeler/">Nisan 2026 İtibarıyla FETÖ Davalarında Yargıtay İçtihatlarındaki Gelişmeler</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçuna (TCK m. 314/2) ilişkin yargılamalarda Yargıtay’ın içtihatları, zaman içinde önemli evrim geçirmiştir. Nisan 2026 itibarıyla yeni bir içtihat değişikliği (içtihadı birleştirme kararı veya genel kurul bozma ile köklü revizyon) mevcut değildir. En son önemli gelişme, 1 Ekim 2025 tarihli Yargıtay Ceza Genel Kurulu (CGK) E. 2025/3-158, K. 2025/374 sayılı karardır. Bu karar, doğrudan delil kriterlerinde (tanık beyanı, sohbet, dershane) değişiklik yaratmamış; mevcut içtihatları pekiştirmiş ve daha çok ceza tayini usulü üzerine odaklanmıştır.</p>



<p>Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2024-2025 kararları da (örneğin E.2024/705 K.2024/15150, E.2022/5667 K.2024/12523) delillerin bütüncül değerlendirilmesini ve eksik soruşturmayı bozma nedeni saymıştır. Temmuz 2025’teki Resmi Gazete’de yayımlanan İçtihadı Birleştirme Kararı (17 Temmuz 2025) ise FETÖ/PDY üyeliğiyle ilgili değildir; genel ceza hukuku konularına ilişkindir.</p>



<p>Aşağıda, <strong>kronolojik değişim</strong>, belirtilen deliller (sadece tanık beyanı, dershaneye gitme, sohbetlere katılma) ve diğer tüm hususlar (ByLock, HTS/ankesör, banka işlemleri, sendika/dernek üyeliği vb.) detaylı incelenmiştir. Sanıklar açısından “iyiye giden” yönler (beraat/bozma emsalleri, delil standardının yükselmesi) de vurgulanmıştır. Tüm bilgiler, Yargıtay kararları, Resmi Gazete, haber siteleri ve hukuk makalelerinden derlenmiştir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">1. Kronolojik Gelişim: İçtihatlarda Genel Seyir (2016-Nisan 2026)</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>2016-2018 Dönemi (Geniş Yorum)</strong>: Darbe sonrası ilk temyizlerde (özellikle Yargıtay 16. Ceza Dairesi) deliller geniş yorumlandı. Dershane/yurt sohbeti, Bank Asya hesabı, sendika üyeliği veya tek tanık beyanı sıklıkla yeterli görüldü. Hiyerarşik yapı ve “örgüt amacını bilme” unsuru aranmadan mahkumiyetler yaygındı.</li>



<li><strong>2018-2020 Dönemi (Kriterlerin Belirlenmesi)</strong>: Yargıtay 16. Ceza Dairesi, FETÖ/PDY üyeliği için <strong>katı kriterler</strong> oluşturdu (8 Mart 2020 AA haberi). Üyelik; “gönüllü irade ile hiyerarşik yapıya dahil olma + örgütün silahlı/terör amacını bilme” şartına bağlandı. 17-25 Aralık 2013 öncesi faaliyetler (sohbet, dershane) tek başına üyelik için yetersiz kabul edildi. ByLock gibi dijital deliller güçlendirildi ancak doğrulama şartı getirildi.</li>



<li><strong>2021-2023 Dönemi (Doğrulama ve Bütüncül Değerlendirme)</strong>: CGK kararları (örneğin E.2019/495 K.2021/116) ve 3. Ceza Dairesi içtihatları ile tanık beyanlarının “doğrulanması” zorunlu hale geldi. Etkin pişmanlık (itirafçı) tanıklar tek başına yeterli görülmedi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi 18.05.2023 tarihli E.2022/2202, K.2023/3177 sayılı kararı: Tanık beyanları diğer delillerle desteklenmeli, aksi halde bozma nedeni.</li>



<li><strong>2024-2025 Dönemi (Eksik Soruşturma Bozmalarda Artış)</strong>: Yargıtay 3. Ceza Dairesi ağırlık kazandı. 2024 kararlarında (E.2024/705 K.2024/15150, E.2022/5667 K.2024/12523) HTS/ankesör analizleri, ardışık arama şahıslarının ifadeleri ve ByLock tutanaklarının tam incelenmesi zorunlu kılındı. 1 Ekim 2025 CGK kararı (E.2025/3-158 K.2025/374): Öğrenci evi talebe mesuliyeti, sohbet organizasyonu, ders takviyesi ve ByLock + kod adı gibi unsurlar hiyerarşik üyeliği gösterir diye mahkumiyeti onayladı; ancak ceza tayinindeki usulsüzlükler nedeniyle bozma verdi. İçtihat değişikliği değil, mevcut kriterlerin pekiştirilmesi.</li>



<li><strong>Nisan 2026 İtibarıyla Durum</strong>: Yeni içtihat değişikliği yok. 3. Ceza Dairesi kararları (2024-2025) ve CGK 2025 kararı hâkim. AYM Genel Kurulu 09.10.2024 kararları (Hasan Sarıcı ve Yahya Turgut) kanunilik ilkesini hatırlattı; ancak Yargıtay içtihadını doğrudan değiştirmiyor.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">2. Belirli Delillerde İçtihat: Tanık Beyanı, Dershane, Sohbet ve Diğer Hususlar</h3>



<p><strong>Sadece Tanık Beyanı</strong> Yargıtay içtihadı tutarlı: Tek tanık (özellikle etkin pişmanlık/itirafçı) beyanı <strong>yetersizdir</strong>. Doğrulanması (diğer tanıklar, HTS, belge) şarttır.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Emsal: Yargıtay 3. CD E.2022/2202 K.2023/3177 (18.05.2023) – Tanık beyanları doğrulanmazsa bozma.</li>



<li>Yargıtay 16. CD eski içtihat (2018): Gizli tanık + 17-25 Aralık 2013 sonrası sohbet görmeme = beraat.</li>



<li>2024-2025 3. CD: Tanık beyanları “dedikodu/vehim” niteliğindeyse ve araştırılmamışsa eksik soruşturma bozması. <strong>Sanık lehine</strong>: İtirafçı beyanlarının çelişki içermesi veya desteklenmemesi halinde beraat/bozma oranı arttı.</li>
</ul>



<p><strong>Dershaneye Gitme / Dershane İlişkisi</strong> Tek başına <strong>üyelik delili değildir</strong>. Özellikle 17-25 Aralık 2013 öncesi dershane kaydı veya devamı sempati düzeyinde kalır.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Emsal: Yargıtay 16. CD 2018 kararları – Dershane + dernek kuruculuğu tek başına yetersiz.</li>



<li>CGK 2025/3-158: Ancak “talebe mesulü” gibi hiyerarşik görev + ders takviyesi organizasyonu varsa örgütsel faaliyet sayılır.<strong>Sanık lehine</strong>: Dershane kapanması sonrası (2014) hiçbir faaliyet yoksa beraat emsali güçlü.</li>
</ul>



<p><strong>Sohbetlere Katılma</strong> 17-25 Aralık 2013 öncesi sohbetler tek başına <strong>yetersiz</strong>. Devam etmesi ve hiyerarşik rol (ev abiliği, mesuliyet) + örgüt amacını bilme şart.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Emsal: Yargıtay 3. CD (yurt/sohbet/ev abiliği) – “Örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu ispata yeterli değil” (X paylaşımlı karar).</li>



<li>CGK 2025 kararı: Sohbet organizasyonu + öğrenci yönlendirme + ByLock = üyelik.<strong>Sanık lehine</strong>: Yalnızca dinleyici düzeyinde sohbet + sonradan ayrılma veya hiçbir örgütsel görev yoksa beraat.</li>
</ul>



<p><strong>Diğer Tüm Hususlar (Kronolojik Değişim ve Sanık Lehine Yönler)</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>ByLock</strong>: Güçlü delil ancak doğrulama (tutanak + teknik inceleme) şart. 3. CD 2024 kararları: ByLock ID’si ile irtibatlı kişilerin araştırılması zorunlu. ECHR Yalçınkaya etkisiyle bazı beraatlar arttı.</li>



<li><strong>HTS/Ankesör/Ardışık Arama</strong>: 2024 3. CD içtihadı – Tam bilirkişi raporu (sayı, süre, şifreleme vb.) + ilgili şahısların ifadeleri alınmadan mahkumiyet bozulur.</li>



<li><strong>Bank Asya, Sendika (Aktif Eğitim-Sen), Dernek</strong>: Tek başına yetersiz (AYM ve Yargıtay yerleşik).</li>



<li><strong>Etkin Pişmanlık</strong>: Tanık beyanı desteklenmezse yetersiz.</li>



<li><strong>Genel İyiye Giden Yönler (Sanıklar Açısından)</strong>:
<ul class="wp-block-list">
<li>Delil standardı yükseldi: “Kuşkuya yer vermeyen ispat” ilkesi daha sık uygulanıyor.</li>



<li>Eksik soruşturma bozmaları arttı (HTS analizi, tanık dinleme, UYAP araştırması zorunlu).</li>



<li>Ceza tayininde hakkaniyet (TCK m.62) daha özenli – CGK 2025’te bozma örneği.</li>



<li>17-25 Aralık 2013 öncesi “sivil” faaliyetler (dershane/sohbet) sempati olarak değerlendiriliyor.</li>



<li>Beraat emsalleri (Bursa 8. ACM 2018/901 E. gibi yerel kararlar Yargıtay onamasıyla güçlendi).</li>
</ul>
</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">3. Künyeli Emsal Kararlar (Seçilmiş Güncel ve Etkili Olanlar)</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Yargıtay 3. CD E.2022/2202 K.2023/3177 (18.05.2023)</strong>: Tanık beyanlarının doğrulanması zorunluluğu.</li>



<li><strong>Yargıtay 3. CD E.2024/705 K.2024/15150 (20.11.2024)</strong>: Ankesör/HTS için tam araştırma.</li>



<li><strong>Yargıtay CGK E.2025/3-158 K.2025/374 (01.10.2025)</strong>: Mahrem yapıdaki sohbet/öğrenci evi sorumluluğu + ByLock = üyelik; ancak ceza usulü bozma.</li>



<li><strong>Yargıtay 16. CD 2018/2995 E. 2018/2289 K. (03.07.2018)</strong>: 17-25 Aralık sonrası sohbet görmeme + Eagle = beraat.</li>



<li><strong>Yargıtay 3. CD (yurt/sohbet/ev abiliği kararı)</strong>: Hiyerarşi ispata yetmez (2024-2025 dönemi).</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Sonuç ve Değerlendirme</h3>



<p>Nisan 2026 itibarıyla Yargıtay içtihatlarında <strong>köklü bir değişiklik</strong> yoktur. 2025 CGK kararı mevcut kriterleri (hiyerarşi + amaç bilgisi) güçlendirmiş, 3. Ceza Dairesi ise delil bütünlüğü ve araştırma zorunluluğunu vurgulamıştır. Sanıklar açısından <strong>iyiye giden yönler</strong> nettir: Tanık beyanı, dershane ve sohbet tek başına mahkumiyet için yeterli görülmemekte; mahkemeler daha fazla araştırma yapmaya zorlanmakta; bozma/beraat emsalleri artmaktadır. Ancak mahrem yapıdaki aktif rol (mesuliyet, ByLock) hâlâ güçlü delil sayılmaktadır.</p><p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/04/03/nisan-2026-itibariyla-feto-davalarinda-yargitay-ictihatlarindaki-gelismeler/">Nisan 2026 İtibarıyla FETÖ Davalarında Yargıtay İçtihatlarındaki Gelişmeler</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.enessencer.av.tr/2026/04/03/nisan-2026-itibariyla-feto-davalarinda-yargitay-ictihatlarindaki-gelismeler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme Suçu</title>
		<link>https://www.enessencer.av.tr/2026/02/19/uyusturucu-veya-uyarici-madde-kullanilmasini-kolaylastirma-ve-ozendirme-sucu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=uyusturucu-veya-uyarici-madde-kullanilmasini-kolaylastirma-ve-ozendirme-sucu&#038;utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=uyusturucu-veya-uyarici-madde-kullanilmasini-kolaylastirma-ve-ozendirme-sucu</link>
					<comments>https://www.enessencer.av.tr/2026/02/19/uyusturucu-veya-uyarici-madde-kullanilmasini-kolaylastirma-ve-ozendirme-sucu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Enes SENCER]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 20:37:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[arabada uyuşturucu içmek suç mu]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte uyuşturucu kullanmak suç mu]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa uyuşturucu avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[ceza avukatı uyuşturucu davası]]></category>
		<category><![CDATA[denetimli serbestlik uyuşturucu suçu]]></category>
		<category><![CDATA[evde uyuşturucu içmek suç mu]]></category>
		<category><![CDATA[özel düzenek sağlama suçu]]></category>
		<category><![CDATA[TCK 190]]></category>
		<category><![CDATA[TCK 191 kullanmak için uyuşturucu bulundurma]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma suçu]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu kullanma ve kolaylaştırma farkı]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu kullanmayı kolaylaştırma cezası]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu madde ikram etmek suç mu]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu özendirme suçu]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçları ceza miktarı]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçlarında beraat]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçlarında beraat sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçlarında bozma kararı]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçlarında kast unsuru]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçlarında manevi unsur]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçlarında özel kast]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçlarında özel yer sağlama]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçlarında savunma stratejisi]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçlarında teknik düzenek]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçlarında Yargıtay kararları]]></category>
		<category><![CDATA[yer tahsisi uyuşturucu suçu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.enessencer.av.tr/?p=5334</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme Suçu – Kapsamlı Hukuki İnceleme Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle ilgili hukuk sistemi, yalnızca bu maddelerin üretimi, satışı veya bulundurulması gibi suçları değil, aynı zamanda kullanılmasını kolaylaştıran ya da özendiren davranışları de cezalandırır. Bu suç tipi, topluma ve kamu sağlığına yönelik tehlikeyi önleme amacıyla oluşturulmuş olup, özellikle bağımlılığa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/02/19/uyusturucu-veya-uyarici-madde-kullanilmasini-kolaylastirma-ve-ozendirme-sucu/">Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme Suçu</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="wp-block-heading"><strong>Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme Suçu – Kapsamlı Hukuki İnceleme</strong></h2>



<p>Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle ilgili hukuk sistemi, yalnızca bu maddelerin üretimi, satışı veya bulundurulması gibi suçları değil, aynı zamanda <strong>kullanılmasını kolaylaştıran ya da özendiren davranışları</strong> de cezalandırır. Bu suç tipi, topluma ve kamu sağlığına yönelik tehlikeyi önleme amacıyla oluşturulmuş olup, özellikle bağımlılığa yönlendiren ve kullanım davranışlarını teşvik eden eylemleri kapsar.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>1. Tanım ve Suçun Hukuki Dayanağı</strong></h2>



<p>Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve özendirme suçu, <strong>Türk Ceza Kanunu’nun 190. maddesinde</strong> açık şekilde düzenlenmiştir. Buna göre:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bu suç, bir başkasının uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanmasını <strong>çabuklaştıran</strong>, <strong>güvenli ve kolay hale getiren</strong>, ya da nadiren de olsa <strong>özendirici davranışlarda bulunan</strong> kişilerin eylemlerini kapsar.</li>
</ul>



<p>Bu kapsamda suç, salt uyuşturucu maddelerin varlığı veya birlikte kullanım eylemi değildir; <strong>suçun oluşması için failin bu kullanımı bilinçli şekilde kolaylaştırması veya özendirmesi gerekir.</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>2. Suçun Unsurları</strong></h2>



<p>Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve özendirme suçu, iki ana bölüme ayrılır:</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>a. Kullanılmasını Kolaylaştırma</strong></h3>



<p>Bu tür eylemler, yasa tarafından suç olarak kabul edilen şu fiilleri kapsar:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Özel yer, donanım veya malzeme sağlamak:</strong>
<ul class="wp-block-list">
<li>Uyuşturucu kullanımını gerçekleştirmek için uygun yer, ekipman veya araç temin etmek</li>



<li>Örnek: Bir arkadaşına uyuşturucu kullanması için özel hazırlanmış bir mekan sunmak veya uygun inhalasyon aleti temin etmek suç teşkil eder.</li>
</ul>
</li>



<li><strong>Yakalanmayı zorlaştıracak önlemler almak:</strong>
<ul class="wp-block-list">
<li>Kullanıcıların kolluk güçlerinden veya izleme mekanizmalarından kaçmaları için düzenlemeler yapmak</li>



<li>Bunlar, delil yok etme veya uyarı sistemi kurma gibi davranışlar olabilir.</li>
</ul>
</li>



<li><strong>Kullanma yöntemleri hakkında bilgi verme:</strong>
<ul class="wp-block-list">
<li>Başkalarına uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin nasıl daha hızlı, etkili veya risksiz kullanılacağına dair talimat, tavsiye veya yönlendirme sağlama</li>



<li>Bu kapsamda teknik bilgi verme veya yöntem öğretme de suç sayılır.</li>
</ul>
</li>
</ol>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>b. Kullanılmasını Özendirme</strong></h3>



<p>Uyuşturucu madde kullanımını <strong>alenen özendirmek</strong> veya bu nitelikte yayın yapmak da suçtur. Bu durumda:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sigara, sosyal medya paylaşımları veya halka açık alanlarda başka kişileri kullanmaya teşvik eden davranışlar <strong>özendirme</strong> olarak değerlendirilir.</li>



<li>Özendirme suçu, yalnızca özel kişiler arasında ifade edilen görüşlerden farklı olarak, <strong>genel ve belirlenemeyen kişilere yönelik davranışları</strong> içerir.</li>
</ul>



<p><strong>Not:</strong> Aynı suçun “kolaylaştırma” ve “özendirme” bölümleri ayrı ayrı cezalandırılır. Her iki unsurun bir arada bulunması belki artabilir ama temel suç tipleri bu şekilde ayrılır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>3. Hukuki Niteliği ve Korunan Değer</strong></h2>



<p>Uyuşturucu madde suçları, yalnızca fail ile mağdur arasındaki bir ilişki değil, aynı zamanda <strong>kamu sağlığına yönelik tehlike suçları</strong> olarak kabul edilir. Bu suç, toplumun genel sağlığının korunmasını amaçlar ve salt kişisel kullanım alanına indirgenemez.</p>



<p>Bu nedenle uyuşturucu kullanımını kolaylaştıran veya özendiren eylemler, bağımlılık riskini artırma ve toplumda yaygınlaşmayı teşvik etme potansiyeline sahip olduğundan <strong>daha ağır cezalarla karşı karşıya kalır</strong>.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>4. Cezai Yaptırımlar</strong></h2>



<p>Türk Ceza Kanunu’nun 190. maddesine göre bu suçun yaptırımları şöyle belirlenmiştir:</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>a. Temel Ceza</strong></h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Beş yıldan on yıla kadar hapis</strong></li>



<li><strong>Bin günden on bin güne kadar adlî para cezası</strong></li>
</ul>



<p>Bu cezanın kapsamı hem kolaylaştırma hem de alenen özendirme eylemleri için geçerlidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>b. Hakimin Takdiri</strong></h3>



<p>Ceza tayin edilirken hakimin, somut olayın özelliklerini, failin kişisel durumu ve suçun etkilerini göz önünde bulundurarak <strong>ceza aralığını belirleme yetkisi vardır</strong>.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>c. Hükümlerde Artırım Nedenleri</strong></h3>



<p>Bazı hallerde ceza yarı oranında artırılabilir; örneğin:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Suçun meslek icabı veya mesleki yetki kullanılarak işlenmesi</li>



<li>Sağlık personeli gibi belli meslek grupları tarafından işlenmesi gibi durumlarda artırma söz konusu olabilir (TCK 190/3).</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>5. Suç ile Diğer Uyuşturucu Suçlarının Ayrımı</strong></h2>



<p>Uyuşturucu kullanmasını kolaylaştırma suçu ile <strong>uyuşturucu madde ticareti</strong> ve <strong>bulundurma/kullanma</strong> suçları arasında önemli farklar vardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Ticaretten farklıdır:</strong> ticaret uyuşturucu satma, dağıtma veya ticari menfaat sağlama fiillerini kapsar; kolaylaştırma suçunda ise bu tür ticari amaç aranmaksızın kullanımı kolaylaştırmak yeterlidir.</li>



<li><strong>Bulundurma/Kullanma Suçu ile farklıdır:</strong> Sadece bir arada kullanmak veya bulundurmak, TCK 191 kapsamında değerlendirilen basit kullanım suçunu oluşturur; bu, kolaylaştırma suçunun unsurlarını tek başına oluşturmaz.</li>
</ul>



<p><strong>Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 25.02.2003 tarihli, 2002/30290 E. ve 2003/846 K. sayılı kararında;</strong><em> “Özel bir yer sağlayarak bir kimsenin uyuşturucu madde kullanmasını kolaylaştırma suçunun oluşabilmesi için, sanığın,<strong> <u>uyuşturucu maddeyi kolaylıkla kullanmaya elverişli herhangi bir yerden, başkasının yararlanmasını sağlayarak, o kişinin uyuşturucu madde kullanmak fiilini kolaylaştırması ve mülkiyet ya da zilyetliğinde bulunan bu yerin, bir başkasının uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştıracağını bilerek ve bu sonucu isteyerek hareket etmesi, yani genel kastının bulunması gerekmektedir.</u></strong></em></p>



<p></p>



<p><em>Dosya kapsamı ve sanıklar İ., E. ve B.’ün tüm aşamalarda değişmeyen, birbirini doğrulayan ve aksi kanıtlanamayan savunmalarına göre; dava konusu olayda,&nbsp;<strong>sanık İ.’ın evi, suça konu eroin kullanımını kolaylaştırıcı nitelikte ise de;&nbsp;<u>sanığın, diğer sanıkları ve uyuşturucu madde zehirlenmesinden ölen E.’ü arkadaşları olmaları nedeniyle evine davet etmesi ve sözkonusu evde birlikte dört gün geçirdikleri halde, olay günü olan dördüncü güne kadar kalınan sürede, eroin kullanılmamış olması</u></strong>&nbsp;karşısında, sanığın, evini, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmak iradesiyle&nbsp;<strong><u>diğer sanıkların ve ölen E.’ün yararlanmasına sunduğunun kesin kabulünün olanaklı olmaması</u></strong><u>&nbsp;<strong>ve</strong>&nbsp;<strong>olay günü gerçekleşen eroin kullanımına, arkadaşlık ilişkileri çerçevesinde göz yummasının da olası olması;</strong></u>&nbsp;dosya kapsamında, sanığın, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmak kastıyla, diğer sanıklara&nbsp;özel yer&nbsp;sağladığına dair, sanığın savunmasının aksini ortaya koyabilecek, kesin ve yeterli başka hiç bir kanıtın da yer almaması ve böylelikle, mahkemece, atılı suçtan sanık hakkında beraat kararı verilmesinin yerinde olması nedeniyle, tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.”&nbsp;</em>açıklamalarına yer verilmiştir.</p>



<p><strong>Yargıtay (Kapanan) 20. Ceza Dairesi’nin 27.10.2016 tarihli, 2016/2053 E. ve 2016/5303 K. sayılı kararında;&nbsp;</strong><em>“Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanıklar &#8230; ve &#8230;.&#8217;ın,&nbsp;<strong>&#8230;.&#8217;a ait evde iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti yaptıkları, kolluk güçlerine yakalanmamak için kendilerinden kullanmak için uyuşturucu madde satın alan kişilerin, sözkonusu evde uyuşturucu madde kullanmalarını sağladıkları;</strong>&nbsp;dolayısı ile&nbsp;<strong><u>sanıkların amacının uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak değil, kullanıcıların, kendilerinden temin ettikleri uyuşturucu maddelerle yakalanmalarını engellemek olduğu anlaşılmakla,</u></strong>&nbsp;somut olayda, TCK’nın 190/1. maddesinde düzenlenen suçun unsurlarından olan,<strong>&nbsp;‘<u>uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma’ özel saiki gerçekleşmediğinden ve suçun manevi unsuru oluşmadığından,</u></strong>&nbsp;sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,”</em>&nbsp;bozma sebebi yapılmıştır.</p>



<p><strong>Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 28.02.2014 tarihli, 2013/13007 E. ve 2014/1359 K. sayılı kararında;</strong><em>&nbsp;“Olay günü evine gelen ve haklarında ‘kullanmak için&nbsp;uyuşturucu&nbsp;madde bulundurma’ suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan&nbsp;<strong><u>kişilere&nbsp;uyuşturucu&nbsp;madde vermek ve onların aldıkları&nbsp;uyuşturucu&nbsp;maddeleri evinde kullanmalarına rıza göstermekten ibaret eyleminin sadece TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasında yer alan suçu oluşturduğu</u>,</strong>&nbsp;<strong>aynı Kanunun 190. maddesinde belirtilen ‘özel yer, donanım ve malzeme sağlama’ niteliğinde olmadığı,”</strong></em>açıklamasına yer verilmiştir.</p>



<p><strong>Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 11.04.2016 tarihli, 2015/1992 E. ve 2016/3698 K. sayılı kararında;&nbsp;</strong><em>“Uyuşturucu madde kullanılmak üzere&nbsp;<strong><u>kardeşine ait evi sanıklar &#8230;, &#8230; ve &#8230;’e kullandıran ve başkalarına uyuşturucu madde temin ettiğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilemeyen sanığın eyleminin özel yer sağlamak suretiyle uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunu oluşturduğu</u></strong>&nbsp;gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,”</em>&nbsp;bozma sebebi yapılmıştır.</p>



<p>Yukarıda yer verdiğimiz kararlarda; failin, diğer kişiler ile birlikte yasak maddeyi kullandığı durumlarda, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasını kolaylaştırma suçu için aranan, yasak maddenin kullanılmasını kolaylaştırmaya dair özel kastın failde bulunmadığı, dolayısıyla TCK m.190/1’de yer alan suçun oluşmadığı belirtilmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>6. Örnek Olaylar ve Uygulamalar</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>a. Özel Yer Sağlama</strong></h3>



<p>Bir kişinin, arkadaşlarının uyuşturucu madde kullanımı için evini veya işyerini tahsis etmesi hâli <strong>kolaylaştırma suçu</strong> oluşturur.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>b. Sosyal Medyada Paylaşım</strong></h3>



<p>Sosyal medya üzerinden uyuşturucu kullanımını öven veya bunu teşvik edici içerikler paylaşmak <strong>özendirme</strong> kapsamında değerlendirilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>c. Bilgi Verme</strong></h3>



<p>Birisinin kullanım yöntemlerini adım adım anlatması veya bunu öğretmesi de suça girmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>7. Sonuç ve Değerlendirme</strong></h2>



<p>Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve özendirme suçu, yalnızca uyuşturucu mantığına sahip olma değil, <strong>başkasının kullanımını bilinçli şekilde kolaylaştırma veya teşvik etme</strong> eylemlerini hedef alır. Bu suçun temelinde kamu sağlığının korunması, bağımlılık riskinin azaltılması ve toplumsal tehlikenin önlenmesi yatmaktadır.</p>



<p></p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Arabada Birlikte Uyuşturucu İçme Eylemi Kolaylaştırma Suçu Sayılır mı?</h2>



<p>Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu bakımından uygulamada en çok tartışılan konulardan biri, birden fazla kişinin birlikte uyuşturucu kullanması durumunda eylemin <strong>TCK m.190 kapsamında mı</strong>, yoksa yalnızca <strong>TCK m.191 kapsamında kullanmak için bulundurma suçu</strong> olarak mı değerlendirileceğidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Yargıtay 20. Ceza Dairesi&#8217;nin 2017/3336 E., 2018/1747 K. Sayılı Kararı</h3>



<p>Somut olayda;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sanık ve arkadaşları aralarında para toplamış,</li>



<li>Uyuşturucu madde sanık aracılığıyla temin edilmiş,</li>



<li>Seyir halindeki araç içerisinde birlikte kullanılmış,</li>



<li>İhbar üzerine yapılan aramada 12 gram esrar maddesi ele geçirilmiştir.</li>
</ul>



<p>İlk derece mahkemesi sanığı <strong>uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma</strong> suçundan mahkûm etmiştir. Ancak Yargıtay, bu değerlendirmeyi hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Yargıtay’ın Bozma Gerekçesinin Hukuki Analizi</h3>



<p>Yargıtay kararında özellikle şu noktalar vurgulanmıştır:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Eylem bir bütün olarak değerlendirilmelidir.</strong><br>Sanığın fiili, başkalarının kullanımını kolaylaştırmaya yönelik bağımsız bir davranış değil; birlikte kullanma iradesinin parçasıdır.</li>



<li><strong>Özel yer veya donanım sağlama unsuru oluşmamıştır.</strong><br>Araçta birlikte uyuşturucu içilmesi, tek başına “özel yer sağlama” olarak kabul edilemez.</li>



<li><strong>Kolaylaştırma kastı bulunmamaktadır.</strong><br>Failin amacı başkalarının kullanımını organize etmek değil, birlikte kullanmaktır.</li>



<li><strong>Fiil TCK m.191 kapsamında kalmaktadır.</strong><br>Bu nedenle eylem, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olarak değerlendirilmelidir.</li>
</ol>



<h3 class="wp-block-heading">Neden Araç “Özel Yer” Sayılmadı?</h3>



<p>TCK m.190 kapsamında “özel yer sağlama” suçunun oluşabilmesi için;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yer tahsisinin bilinçli ve organize şekilde yapılması,</li>



<li>Kullanımı kolaylaştırmaya yönelik ayrı bir irade bulunması,</li>



<li>Failin başkalarına kullanım imkânı sunma amacı taşıması gerekir.</li>
</ul>



<p>Yargıtay’a göre seyir halindeki araçta birlikte kullanma eylemi:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ortak kullanım davranışıdır,</li>



<li>Bağımsız bir kolaylaştırma fiili değildir,</li>



<li>Organizasyon unsuru taşımaz.</li>
</ul>



<p>Dolayısıyla araç, bu olay özelinde “kullanımı kolaylaştıran özel mekân” niteliğinde kabul edilmemiştir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Kararın Uygulamadaki Önemi</h3>



<p>Bu karar, uygulamada sıklıkla yapılan bir hatayı düzeltmiştir. Birlikte uyuşturucu içilmesi her zaman TCK m.190 kapsamında değerlendirilmez. Eğer;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Satış,</li>



<li>Organizasyon,</li>



<li>Sistematik yer temini,</li>



<li>Yakalanmayı önleyici düzenek kurulması,</li>



<li>Kullanım tekniklerinin öğretilmesi</li>
</ul>



<p>gibi unsurlar yoksa, fiil çoğu zaman <strong>TCK m.191 kapsamında kalır</strong>.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Sonuç</h3>



<p>Yargıtay 20. Ceza Dairesi’nin bu kararı, uyuşturucu suçlarında <strong>kast unsurunun ve fiilin bütünlüğünün doğru değerlendirilmesi gerektiğini</strong> ortaya koymaktadır.</p>



<p>Her birlikte kullanım eylemi kolaylaştırma suçu değildir.<br>Kolaylaştırma suçunun oluşabilmesi için:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bağımsız bir yardım davranışı,</li>



<li>Kullanımı kolaylaştırmaya yönelik özel kast,</li>



<li>Somut ve ayrı bir fiil</li>
</ul>



<p>bulunmalıdır.</p>



<p>Aksi halde mahkûmiyet kararı bozma nedeni olacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Özel Düzenek Sağlanması Yoluyla Uyuşturucu Kullanımının Kolaylaştırılması</h2>



<p>Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda en kritik unsurlardan biri, <strong>kullanımı kolaylaştırmaya yönelik aktif ve bilinçli bir katkının bulunmasıdır.</strong> Bu katkı, kimi zaman yalnızca mekân tahsisiyle değil, kullanım için özel bir sistem veya düzenek kurulmasıyla da gerçekleşebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Yargıtay 10. Ceza Dairesi</h3>



<p><strong>2013/2680 E., 2018/9869 K.</strong></p>



<p>Somut olayda;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sanık kiralayarak oturduğu evde diğer sanıklara uyuşturucu madde kullanma imkânı sağlamıştır.</li>



<li>Diğer sanıklar hakkında daha önce <strong>tedavi ve denetimli serbestlik kararı</strong> verilmiştir.</li>



<li>Sanık, evde uyuşturucu içilmesini kolaylaştıracak özel bir düzenek hazırlamıştır.</li>



<li>İlk derece mahkemesi sanık hakkında beraat kararı vermiştir.</li>
</ul>



<p>Ancak Yargıtay, bu beraat kararını hukuka aykırı bularak bozmuştur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi</h2>



<p>Yargıtay kararında özellikle şu unsurların altı çizilmiştir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Salt birlikte kullanım söz konusu değildir.</strong><br>Fail, yalnızca pasif biçimde ortamda bulunmamış; aktif biçimde kullanım için düzenek hazırlamıştır.</li>



<li><strong>Kullanımı kolaylaştırıcı teknik altyapı oluşturulmuştur.</strong><br>Uyuşturucu maddenin daha rahat ve sistematik şekilde kullanılmasına elverişli bir düzenek kurulması, TCK m.190 kapsamında değerlendirilmelidir.</li>



<li><strong>Failin kastı kullanımın gerçekleşmesini sağlamaktır.</strong><br>Burada önemli olan unsur, başkalarının kullanımına bilinçli katkı sağlanmasıdır.</li>



<li><strong>Denetimli serbestlik altındaki kişilere imkan sağlanması suçun ağırlığını artırmaktadır.</strong><br>Tedavi sürecindeki kişilerin yeniden kullanıma yönlendirilmesi, kamu sağlığı bakımından daha ağır bir tehlike oluşturmaktadır.</li>
</ol>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">Bu Karar Neden Önemlidir?</h2>



<p>Bu karar, birlikte kullanım ile kolaylaştırma suçunun ayrımında önemli bir sınır çizmektedir.</p>



<p>Önceki örnekte (Yargıtay 20. CD 2017/3336), araçta birlikte kullanım kolaylaştırma sayılmamıştı.</p>



<p>Ancak burada;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ev tahsisi,</li>



<li>Bilinçli hazırlık,</li>



<li>Teknik düzenek kurulması,</li>



<li>Sistematik kullanım imkanı</li>
</ul>



<p>bulunduğu için TCK m.190’un unsurlarının oluştuğu kabul edilmiştir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">“Özel Düzenek” Kavramı Ne Anlama Gelir?</h2>



<p>TCK m.190/1-a kapsamında özel yer, donanım veya malzeme sağlama;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Uyuşturucunun kullanımına elverişli aparatların hazırlanması,</li>



<li>İçim için özel sistem kurulması,</li>



<li>Kullanımı teknik olarak kolaylaştıracak altyapı oluşturulması,</li>



<li>Kullanım ortamının bilinçli olarak organize edilmesi</li>
</ul>



<p>hallerinde söz konusu olur.</p>



<p>Bu durum, sıradan bir ortam paylaşımından farklıdır.<br>Burada fail, başkalarının kullanmasını mümkün kılan <strong>aktif ve organize edici bir rol üstlenmektedir.</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading">İki Kararın Karşılaştırmalı Analizi</h2>



<figure class="wp-block-table"><table class="has-fixed-layout"><thead><tr><th>Durum</th><th>TCK 191</th><th>TCK 190</th></tr></thead><tbody><tr><td>Araçta birlikte içme</td><td>✔</td><td>✖</td></tr><tr><td>Evde düzenek kurma</td><td>✖</td><td>✔</td></tr><tr><td>Pasif ortam paylaşımı</td><td>✔</td><td>✖</td></tr><tr><td>Kullanım için özel aparat hazırlama</td><td>✖</td><td>✔</td></tr><tr><td>Denetimli serbestlik altındaki kişiye imkan sağlama</td><td>✖</td><td>✔</td></tr></tbody></table></figure>



<h1 class="wp-block-heading">Sadece Birlikte Uyuşturucu Kullanmak “Kolaylaştırma” Değildir</h1>



<p>Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu (TCK m.190), uygulamada sıklıkla yanlış nitelendirilen suç tiplerinden biridir. Özellikle birden fazla kişinin birlikte uyuşturucu kullanması durumunda, mahkemeler zaman zaman TCK 190 kapsamında hüküm kurabilmektedir. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, birlikte kullanımın tek başına kolaylaştırma suçu oluşturmayacağını açık biçimde ortaya koymaktadır.</p>



<p>Aşağıda yer verilen kararlar, bu ayrımı netleştiren önemli içtihatlardır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">1. Özel Kast Yoksa Kolaylaştırma Suçu Oluşmaz</h2>



<h3 class="wp-block-heading">Yargıtay 10. Ceza Dairesi</h3>



<p>2020/9931 E., 2022/9022 K.</p>



<p>Somut olayda sanık hakkında ayrıca <strong>kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma</strong> suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Sanığın, tanıklarla birlikte uyuşturucu kullanmaktan ibaret eyleminin, TCK m.190’da aranan <strong>“kullanımı kolaylaştırma özel kastı”</strong> ile gerçekleştirilmediği tespit edilmiştir.</p>



<p>Yargıtay’ın vurgusu şudur:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Birlikte kullanma, otomatik olarak kolaylaştırma değildir.</li>



<li>TCK 190’da genel kast yeterli değildir.</li>



<li>Özel olarak başkasının kullanımını kolaylaştırma iradesi aranır.</li>



<li>Manevi unsur oluşmadan mahkûmiyet kurulamaz.</li>
</ul>



<p>Bu nedenle mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">2. Uyuşturucuyu Paylaşmak Kolaylaştırma Sayılmaz</h2>



<h3 class="wp-block-heading">Yargıtay 10. Ceza Dairesi</h3>



<p>2017/3847 E., 2018/7772 K.</p>



<p>Bu kararda sanığın:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kullanmak amacıyla bulundurduğu uyuşturucu maddeyi</li>



<li>Başkalarına ikram ettiği</li>



<li>Onlarla birlikte kullandığı</li>
</ul>



<p>tespit edilmiştir.</p>



<p>Ancak Yargıtay, şu önemli ayrımı yapmıştır:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Sanığın özel yer, donanım veya malzeme sağlama fiili yoktur.</p>
</blockquote>



<p>Sanığın amacı ticari ya da organizasyonel bir kullanım ortamı sağlamak değil; birlikte kullanmaktır. Bu nedenle eylem TCK 191 kapsamında değerlendirilmelidir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">3. Olay Yerindeki Hazır Düzenek Tek Başına Yeterli Değildir</h2>



<h3 class="wp-block-heading">Yargıtay 10. Ceza Dairesi</h3>



<p>2017/357 E., 2019/3196 K.</p>



<p>Bu olayda sanığın, uyuşturucu maddeyi “kova” olarak tabir edilen bir düzenekle diğer kişilerle birlikte kullandığı tespit edilmiştir. Ancak:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Düzenek olay yerinde önceden bulunmaktadır.</li>



<li>Sanığın özel olarak düzenek hazırladığı sabit değildir.</li>



<li>Başkaca uyuşturucu madde ele geçirilmemiştir.</li>



<li>Aynı olayda TCK 191 kapsamında hüküm kurulmuştur.</li>
</ul>



<p>Yargıtay burada çok önemli bir prensip ortaya koymuştur:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Mevcut bir ortamda birlikte kullanım, tek başına kolaylaştırma değildir.</p>
</blockquote>



<p>Düzenek varlığı değil, düzenek sağlama fiili önemlidir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">4. Yer Tahsisi İddiası Kesin Delille İspatlanmalıdır</h2>



<h3 class="wp-block-heading">Yargıtay 10. Ceza Dairesi</h3>



<p>2013/11029 E., 2018/2708 K.</p>



<p>Bu dosyada sanıkların evine gelen ve hakkında denetimli serbestlik kararı bulunan bir kişinin uyuşturucu kullandığı iddia edilmiştir. Mahkeme, yer tahsisi nedeniyle kolaylaştırma suçundan mahkûmiyet kurmuştur.</p>



<p>Ancak Yargıtay şu gerekçeyle bozma kararı vermiştir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yer tahsisine ilişkin yeterli ve kesin delil yoktur.</li>



<li>Sanığın bilinçli olarak kullanım imkânı sağladığı ispatlanamamıştır.</li>



<li>Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmelidir.</li>
</ul>



<p>Bu karar, TCK 190 suçunun soyut varsayımlarla değil, kesin ve somut delillerle ispatlanması gerektiğini ortaya koymaktadır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading">Bu Kararların Ortak İlkesi</h1>



<p>Yargıtay’ın istikrarlı yaklaşımı şu esaslara dayanmaktadır:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Birlikte uyuşturucu kullanmak tek başına kolaylaştırma değildir.</li>



<li>Uyuşturucuyu paylaşmak TCK 190’u oluşturmaz.</li>



<li>Ortamda düzenek bulunması yeterli değildir; düzenek sağlama gerekir.</li>



<li>Yer tahsisi somut delille ispatlanmalıdır.</li>



<li>TCK 190 özel kast gerektirir.</li>



<li>TCK 191 ile TCK 190 birbirine karıştırılamaz.</li>
</ol>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading">TCK 191 ve TCK 190 Ayrımının Pratik Ölçütleri</h1>



<figure class="wp-block-table"><table class="has-fixed-layout"><thead><tr><th>Ölçüt</th><th>TCK 191</th><th>TCK 190</th></tr></thead><tbody><tr><td>Kendi kullanımı</td><td>✔</td><td>✖</td></tr><tr><td>Birlikte kullanma</td><td>✔</td><td>Ancak özel kast varsa ✔</td></tr><tr><td>Uyuşturucuyu ikram etme</td><td>✔</td><td>✖</td></tr><tr><td>Özel yer tahsisi</td><td>✖</td><td>✔</td></tr><tr><td>Teknik düzenek kurma</td><td>✖</td><td>✔</td></tr><tr><td>Organizasyon</td><td>✖</td><td>✔</td></tr><tr><td>Bağımsız kolaylaştırma kastı</td><td>✖</td><td>✔</td></tr></tbody></table></figure>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading">Manevi Unsur Neden Belirleyicidir?</h1>



<p>TCK 190 bir <strong>tehlike suçu</strong> olmakla birlikte, sırf objektif davranışa bakılarak mahkûmiyet kurulamaz. Failin:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Başkasının kullanımını kolaylaştırma amacı</li>



<li>Bilinçli organizasyon iradesi</li>



<li>Aktif destek rolü</li>
</ul>



<p>bulunmalıdır.</p>



<p>Bu unsurlar yoksa, eylem en fazla TCK 191 kapsamında değerlendirilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading">Sonuç</h1>



<p>Yargıtay’ın yerleşik içtihatları açıkça göstermektedir ki:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Birlikte uyuşturucu içmek ≠ Uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma suçu</p>
</blockquote>



<p>Kolaylaştırma suçunun oluşabilmesi için;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bağımsız bir yardım davranışı,</li>



<li>Özel yer/donanım sağlama,</li>



<li>Kullanımı teknik olarak kolaylaştırma,</li>



<li>Organizasyon veya sistematik katkı</li>
</ul>



<p>gerekir.</p>



<p>Aksi halde mahkûmiyet kararı bozma sebebi olacaktır.</p><p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/02/19/uyusturucu-veya-uyarici-madde-kullanilmasini-kolaylastirma-ve-ozendirme-sucu/">Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme Suçu</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.enessencer.av.tr/2026/02/19/uyusturucu-veya-uyarici-madde-kullanilmasini-kolaylastirma-ve-ozendirme-sucu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Organize Suç Nedir? Sosyal, Ekonomik ve Kriminolojik Boyutlarıyla Organize Suç Olgusu</title>
		<link>https://www.enessencer.av.tr/2026/01/21/organize-suc-nedir-sosyal-ekonomik-ve-kriminolojik-boyutlariyla-organize-suc-olgusu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=organize-suc-nedir-sosyal-ekonomik-ve-kriminolojik-boyutlariyla-organize-suc-olgusu&#038;utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=organize-suc-nedir-sosyal-ekonomik-ve-kriminolojik-boyutlariyla-organize-suc-olgusu</link>
					<comments>https://www.enessencer.av.tr/2026/01/21/organize-suc-nedir-sosyal-ekonomik-ve-kriminolojik-boyutlariyla-organize-suc-olgusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Enes SENCER]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 07:19:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[organize suç kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[organize suç nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.enessencer.av.tr/?p=5330</guid>

					<description><![CDATA[<p>Giriş Küreselleşmenin hız kazanmasıyla birlikte suç olgusu da ulusal sınırları aşarak uluslararası bir boyut kazanmıştır. Özellikle organize suç örgütleri; uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, kara para aklama, insan ticareti ve ekonomik yolsuzluk gibi alanlarda faaliyet göstererek devletlerin ekonomik, sosyal ve hukuki düzenini tehdit etmektedir. Günümüzde hiçbir ülke kendisini organize suçlardan tamamen soyutlayamamaktadır. Bu durum, organize suçla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/01/21/organize-suc-nedir-sosyal-ekonomik-ve-kriminolojik-boyutlariyla-organize-suc-olgusu/">Organize Suç Nedir? Sosyal, Ekonomik ve Kriminolojik Boyutlarıyla Organize Suç Olgusu</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="wp-block-heading">Giriş</h2>



<p>Küreselleşmenin hız kazanmasıyla birlikte suç olgusu da ulusal sınırları aşarak uluslararası bir boyut kazanmıştır. Özellikle organize suç örgütleri; uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, kara para aklama, insan ticareti ve ekonomik yolsuzluk gibi alanlarda faaliyet göstererek devletlerin ekonomik, sosyal ve hukuki düzenini tehdit etmektedir. Günümüzde hiçbir ülke kendisini organize suçlardan tamamen soyutlayamamaktadır. Bu durum, organize suçla mücadelenin neden yalnızca cezai yaptırımlarla değil; sosyolojik, ekonomik ve politik önlemlerle birlikte yürütülmesi gerektiğini göstermektedir. </p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">1. Organize Suç Kavramı ve Tarihsel Gelişimi</h2>



<h3 class="wp-block-heading">1.1. Organize Suçun Tanımı</h3>



<p>Organize suç; birden fazla kişinin, belirli bir plan dahilinde, süreklilik arz edecek biçimde, hiyerarşik bir yapı içinde, yasa dışı kazanç ve güç elde etme amacıyla suç işlemesini ifade eder. Bu suç türü, bireysel suçlardan farklı olarak profesyonellik, süreklilik ve örgütlenme unsurlarını birlikte barındırır. 2005-60-177</p>



<h3 class="wp-block-heading">1.2. Tarihsel Süreç</h3>



<p>Organize suç kavramı modern anlamda ilk kez 1920’li yıllarda ABD’de kullanılmıştır. Özellikle içki yasağı döneminde mafya benzeri yapılanmalar güç kazanmış; zamanla bu örgütler küresel ağlar kurarak faaliyetlerini farklı ülkelere yaymıştır. 1970’li yıllardan itibaren ise organize suç, Batı ülkelerinin güvenlik politikalarının öncelikli alanlarından biri haline gelmiştir. 2005-60-177</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">2. Organize Suçun Temel Unsurları</h2>



<p>Organize suç örgütlerini diğer suç yapılanmalarından ayıran başlıca unsurlar şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Hiyerarşik yapı:</strong> Lider kadro ve alt birimler arasında belirli bir iş bölümü bulunur.</li>



<li><strong>Süreklilik:</strong> Faaliyetler geçici değil, uzun vadeli planlara dayanır.</li>



<li><strong>Yasadışı kazanç amacı:</strong> Nihai hedef ekonomik ve siyasal güç elde etmektir.</li>



<li><strong>Şiddet ve yıldırma:</strong> Gerektiğinde tehdit, şantaj ve fiziki şiddet kullanılır.</li>



<li><strong>Paravan şirketler:</strong> Yasa dışı gelirler çoğu zaman yasal görünümlü işletmeler aracılığıyla aklanır.</li>



<li><strong>Kamuya nüfuz:</strong> Bürokrasi, siyaset ve yargı üzerinde etki kurulmaya çalışılır. 2005-60-177</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">3. Organize Suç Örgütlerinin Faaliyet Alanları</h2>



<p>Organize suç örgütleri kazanç sağlayabilecek her alana yönelmektedir. En sık rastlanan faaliyet alanları şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Uyuşturucu madde ticareti</li>



<li>Silah kaçakçılığı</li>



<li>İnsan ticareti</li>



<li>Kara para aklama</li>



<li>İhale yolsuzlukları</li>



<li>Kıymetli evrak sahtekarlığı</li>



<li>Tarihi eser kaçakçılığı</li>



<li>Tefecilik ve çek-senet tahsilatı</li>



<li>Fuhuş ve pornografi</li>



<li>Siber suçlar (güncel boyut) 2005-60-177</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">4. Organize Suçun Sosyolojik Nedenleri</h2>



<h3 class="wp-block-heading">4.1. Kentleşme ve Nüfus Artışı</h3>



<p>Hızlı kentleşme ve kontrolsüz göç, toplumsal düzenin bozulmasına ve suç örgütlerinin kolayca taban bulmasına yol açmaktadır. Gecekondu bölgeleri ve çarpık şehirleşme, organize suç için uygun zemin oluşturmaktadır. 2005-60-177</p>



<h3 class="wp-block-heading">4.2. Gelir Dağılımındaki Bozukluk</h3>



<p>Gelir adaletsizliği, bireyleri yasa dışı yollara yöneltebilecek önemli bir etkendir. Toplumda ekonomik uçurumların artması, suç örgütlerinin eleman teminini kolaylaştırmaktadır. 2005-60-177</p>



<h3 class="wp-block-heading">4.3. İşsizlik ve Eğitim Sorunları</h3>



<p>Eğitim seviyesinin düşüklüğü ve işsizlik oranlarının yüksekliği, bireyleri organize suç örgütlerinin sunduğu “kolay kazanç” vaatlerine karşı savunmasız hale getirmektedir. 2005-60-177</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">5. Ekonomik ve Politik Faktörler</h2>



<h3 class="wp-block-heading">5.1. Yeraltı Ekonomisi</h3>



<p>Yüksek vergi oranları, yetersiz denetim mekanizmaları ve kayıt dışı ekonomi, organize suç örgütleri için büyük fırsatlar yaratmaktadır. Kara para aklama faaliyetleri, bu süreçte kritik bir rol oynamaktadır. 2005-60-177</p>



<h3 class="wp-block-heading">5.2. Kamu Otoritesinin Zayıflığı</h3>



<p>Denetim eksiklikleri, yolsuzluk ve bürokratik hantallık, organize suçun büyümesini kolaylaştıran unsurlardır. Yakalanma ihtimalinin düşük olması ve cezaların caydırıcı olmaması, suç örgütlerini daha da cesaretlendirmektedir. 2005-60-177</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">6. Uluslararası Boyutta Organize Suç</h2>



<p>Soğuk Savaş sonrası dönemde organize suç örgütleri küresel ölçekte yayılmıştır. Uyuşturucu ticareti, terör örgütlerinin finansmanında da kullanılmakta; böylece organize suç ile terörizm arasında simbiyotik bir ilişki ortaya çıkmaktadır. Avrupa ülkelerinde ve ABD’de bu tehdide karşı özel polis birimleri ve istihbarat ağları kurulmuştur. 2005-60-177</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">7. Türkiye’de Organize Suçun Gelişimi</h2>



<h3 class="wp-block-heading">7.1. Tarihsel Arka Plan</h3>



<p>Türkiye’de organize suçun kökenleri kırsal kesimde eşkıyalık, kentlerde ise kabadayılık kültürüne dayanmaktadır. Zamanla bu yapılar daha profesyonel ve uluslararası bağlantılı hale gelmiştir. 2005-60-177</p>



<h3 class="wp-block-heading">7.2. Güncel Durum</h3>



<p>Türkiye’de organize suç örgütleri; inşaat sektörü, turizm, otopark işletmeciliği, çek-senet tahsilatı, arazi rantı ve kara para aklama gibi alanlarda yoğunlaşmaktadır. Bu örgütler yasal görünümlü şirketler kurarak faaliyetlerini perdelemektedir. 2005-60-177</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">8. Organize Suçla Mücadele Yöntemleri</h2>



<p>Organize suçla mücadelede yalnızca cezai yaptırımlar yeterli değildir. Etkili bir mücadele için:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kara para aklama suçuna yönelik ağır yaptırımlar</li>



<li>Tanık koruma programları</li>



<li>Özel ihtisas mahkemeleri</li>



<li>Uluslararası iş birliği</li>



<li>İstihbarat paylaşımı</li>



<li>Toplumsal farkındalık çalışmaları</li>



<li>Eğitim ve istihdam politikaları</li>
</ul>



<p>gibi çok yönlü önlemler gereklidir. 2005-60-177</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2>



<p>Organize suç, yalnızca bir güvenlik sorunu değil; aynı zamanda ekonomik, sosyolojik ve politik bir kriz alanıdır. Devletlerin hukuk düzenini, ekonomik istikrarını ve demokratik yapısını tehdit eden bu olguyla mücadele ancak bütüncül bir stratejiyle mümkündür. Sosyal adaletin güçlendirilmesi, eğitim seviyesinin yükseltilmesi ve kamu otoritesinin etkinleştirilmesi, uzun vadede organize suçun zeminini zayıflatacaktır. 2005-60-177</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">Kaynakça</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Gökpınar, Mahmut, <em>Sosyal ve Kriminal Boyutlarıyla Organize Suç</em>, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Sayı 60, 2005. 2005-60-177</li>



<li>Arlacchi, Pino, <em>Mafya Ahlakı ve Kapitalizm Ruhu</em>, İletişim Yayınları, İstanbul 2000.</li>



<li>Bovenkerk, Frank – Yeşilgöz, Yücel, <em>Türkiye’nin Mafyası</em>, İletişim Yayınları, İstanbul 2000.</li>



<li>Sözüer, Adem, “Organize Suçluluk Kavramı ve Batı Ülkelerinde Bu Suçlulukla Mücadele”, MÜHF Hukuk Araştırmaları Dergisi, 1995.</li>



<li>Özsoylu, A. Fazıl, <em>Yeraltı Ekonomisi</em>, Akçağ Yayınları, Ankara 1999.</li>



<li>Ünver, M. Naci, <em>Uygulamada Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri</em>, Turhan Kitabevi, Ankara 2001.</li>



<li>Yücel, Mustafa Tören, “Organize Suç”, TBB Dergisi, 1998/3.</li>
</ul><p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/01/21/organize-suc-nedir-sosyal-ekonomik-ve-kriminolojik-boyutlariyla-organize-suc-olgusu/">Organize Suç Nedir? Sosyal, Ekonomik ve Kriminolojik Boyutlarıyla Organize Suç Olgusu</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.enessencer.av.tr/2026/01/21/organize-suc-nedir-sosyal-ekonomik-ve-kriminolojik-boyutlariyla-organize-suc-olgusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seri muhakeme ile verilen cezalar tekerrür esasına göre alınamaz</title>
		<link>https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/seri-muhakeme-ile-verilen-cezalar-tekerrur-esasina-gore-alinamaz/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=seri-muhakeme-ile-verilen-cezalar-tekerrur-esasina-gore-alinamaz&#038;utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=seri-muhakeme-ile-verilen-cezalar-tekerrur-esasina-gore-alinamaz</link>
					<comments>https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/seri-muhakeme-ile-verilen-cezalar-tekerrur-esasina-gore-alinamaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Enes SENCER]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 23:59:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Seri muhakeme ile verilen cezalar tekerrür esasına göre alınamaz]]></category>
		<category><![CDATA[seri muhakemede verilen ceza tekerrüre esas alınır mı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.enessencer.av.tr/?p=5315</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seri Muhakeme Usulü ile Verilen Hükümlerin Tekerrüre Esas Alınamayacağı (Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 26.05.2025, E. 2025/4862, K. 2025/11678) 1. Giriş Ceza hukukunda tekerrür, sanığın daha önce kesinleşmiş mahkûmiyetine rağmen yeniden suç işlemesi halinde, sonraki cezanın artırımlı şekilde infazını gerektiren bir kurumdur (TCK m.58). Ancak hangi mahkûmiyetlerin tekerrüre esas alınabileceği, özellikle seri muhakeme usulü ile verilen [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/seri-muhakeme-ile-verilen-cezalar-tekerrur-esasina-gore-alinamaz/">Seri muhakeme ile verilen cezalar tekerrür esasına göre alınamaz</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="wp-block-heading"><strong>Seri Muhakeme Usulü ile Verilen Hükümlerin Tekerrüre Esas Alınamayacağı</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 26.05.2025, E. 2025/4862, K. 2025/11678)</strong></h3>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>1. Giriş</strong></h3>



<p>Ceza hukukunda <strong>tekerrür</strong>, sanığın daha önce kesinleşmiş mahkûmiyetine rağmen yeniden suç işlemesi halinde, sonraki cezanın artırımlı şekilde infazını gerektiren bir kurumdur (TCK m.58). Ancak hangi mahkûmiyetlerin tekerrüre esas alınabileceği, özellikle <strong>seri muhakeme usulü</strong> ile verilen kararlar bakımından tartışmalı hale gelmiştir.</p>



<p>Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 26.05.2025 tarihli ve <strong>2025/4862 Esas, 2025/11678 Karar</strong> sayılı ilamı, bu tartışmaya net bir yön vermiş ve <strong>seri muhakeme usulü ile verilen hükümlerin tekerrüre esas alınamayacağını</strong> açık biçimde ortaya koymuştur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>2. Kararın Tam Künyesi</strong></h3>



<p><strong>T.C.<br>YARGITAY<br>6. Ceza Dairesi</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Esas No</strong>: 2025/4862</li>



<li><strong>Karar No</strong>: 2025/11678</li>



<li><strong>Karar Tarihi</strong>: 26.05.2025</li>
</ul>



<p><strong>Konu:</strong><br>Seri muhakeme usulü kapsamında verilen hükümlerin, tekerrüre esas alınıp alınamayacağı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>3. Somut Uyuşmazlık ve İncelenen Hukuki Sorun</strong></h3>



<p>Dosyada sanık hakkında;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Daha önce <strong>seri muhakeme usulü</strong> uygulanarak verilen bir mahkûmiyet kararı bulunmakta,</li>



<li>Sonraki yargılamada bu kararın <strong>tekerrüre esas</strong> alındığı görülmektedir.</li>
</ul>



<p>Temel hukuki sorun şudur:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>Seri muhakeme usulü ile verilen ve temyize tabi olmayan bir mahkûmiyet kararı, TCK m.58 anlamında tekerrüre esas alınabilir mi?</strong></p>
</blockquote>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>4. Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin Gerekçesi</strong></h3>



<p>Daire kararında şu temel ilkelere dayanılmıştır:</p>



<h4 class="wp-block-heading">a) Seri Muhakeme Usulünün Niteliği</h4>



<p>Seri muhakeme usulü, <strong>5271 sayılı CMK m.250</strong> kapsamında;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sanığın kabul beyanına dayanan,</li>



<li>Hızlandırılmış,</li>



<li><strong>Temyiz yasa yoluna kapalı</strong> bir muhakeme usulüdür.</li>
</ul>



<p>Bu yönüyle seri muhakeme;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Tam anlamıyla çekişmeli yargılama sonucu verilmiş bir hüküm niteliği taşımamaktadır.</li>
</ul>



<h4 class="wp-block-heading">b) Temyize Tabi Olmayan Kararların Tekerrüre Esas Alınamayacağı İlkesi</h4>



<p>Yargıtay, önceki içtihatlarına açıkça atıf yapmıştır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Yargıtay Ceza Genel Kurulu</strong>,
<ul class="wp-block-list">
<li>19.04.2011, <strong>E. 2011/6-84, K. 2011/55</strong></li>



<li>28.02.2012, <strong>E. 2011/4-522, K. 2012/71</strong></li>
</ul>
</li>
</ul>



<p>Bu kararlarda açıkça:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>“Temyiz yasa yoluna tabi olmayan kararların tekerrüre esas alınamayacağı”</strong> kabul edilmiştir.</p>
</blockquote>



<p>Seri muhakeme kararları da temyize tabi olmadığından, bu ilkenin burada da uygulanması gerektiği belirtilmiştir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>5. Kararın Sonucu</strong></h3>



<p>Yargıtay 6. Ceza Dairesi;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Seri muhakeme usulüyle verilen hükümlerin,</li>



<li><strong>Tekerrüre esas alınamayacağına</strong> kesin olarak hükmetmiştir.</li>
</ul>



<p>Kararda özellikle şu tespit yapılmıştır:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>“Seri muhakeme usulü uygulanan ilamların, CMK m.250 kapsamında temyiz yasa yoluna tabi olmaması nedeniyle, tekerrüre esas alınmaları mümkün değildir.”</p>
</blockquote>



<p>Bu nedenle;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Seri muhakeme kararını tekerrüre esas alan Bölge Adliye Mahkemesi kararının <strong>hukuka aykırı</strong> olduğu,</li>



<li>Tekerrürü esas almayan kararın ise <strong>usul ve yasaya uygun</strong> bulunduğu kabul edilmiştir.</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>6. Kararın Uygulamaya Etkisi</strong></h3>



<p>Bu kararın uygulamada çok önemli sonuçları vardır:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Seri muhakeme ile verilen mahkûmiyetler</strong>,
<ul class="wp-block-list">
<li>İnfazda <strong>tekerrür artırımı</strong> yapılamaz.</li>
</ul>
</li>



<li><strong>Ceza infaz savcılıkları</strong> tarafından yapılan hatalı tekerrür uygulamalarına karşı;
<ul class="wp-block-list">
<li>İnfaz hâkimliğine şikâyet,</li>



<li>Uyarlama yargılaması,</li>



<li>İnfazın düzeltilmesi talepleri ileri sürülebilir.</li>
</ul>
</li>



<li>Özellikle:</li>
</ol>



<ul class="wp-block-list">
<li>Hırsızlık,</li>



<li>Dolandırıcılık,</li>



<li>Basit yaralama,</li>



<li>Tehdit,</li>



<li>Hakaret</li>
</ul>



<p>gibi seri muhakemeye sık giren suçlarda bu içtihat <strong>doğrudan uygulanabilir niteliktedir</strong>.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>7. Bursa Uygulamasına Yansıması (Örnek Senaryo)</strong></h3>



<p>Bursa’da sık karşılaşılan bir örnek:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>2022 yılında seri muhakeme ile verilen 5 ay hapis cezası,</li>



<li>2024 yılında açılan yeni dosyada tekerrüre esas alınmışsa,</li>
</ul>



<p>Bu Yargıtay kararı uyarınca:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Tekerrür uygulanması <strong>hukuka aykırıdır</strong>,</li>



<li>İnfaz aşamasında <strong>derhal düzeltilmesi gerekir</strong>.</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>8. Sonuç</strong></h3>



<p>Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin <strong>26.05.2025 tarihli, 2025/4862 E., 2025/11678 K.</strong> sayılı kararı ile;</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>Seri muhakeme usulüyle verilen mahkûmiyet kararlarının, tekerrüre esas alınamayacağı kesin biçimde içtihat haline getirilmiştir.</strong></p>
</blockquote>



<p>Bu karar;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Savunma stratejisinde,</li>



<li>İnfaz hukuku uygulamalarında,</li>



<li>Uyarlama ve infaz itirazlarında<br><strong>çok güçlü bir emsal</strong> niteliğindedir.</li>
</ul><p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/seri-muhakeme-ile-verilen-cezalar-tekerrur-esasina-gore-alinamaz/">Seri muhakeme ile verilen cezalar tekerrür esasına göre alınamaz</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/seri-muhakeme-ile-verilen-cezalar-tekerrur-esasina-gore-alinamaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SGK Çıkış Kodu e-Devlet’ten Kaldırıldı</title>
		<link>https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/sgk-cikis-kodu-e-devletten-kaldirildi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sgk-cikis-kodu-e-devletten-kaldirildi&#038;utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sgk-cikis-kodu-e-devletten-kaldirildi</link>
					<comments>https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/sgk-cikis-kodu-e-devletten-kaldirildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Enes SENCER]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 23:54:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.enessencer.av.tr/?p=5312</guid>

					<description><![CDATA[<p>Giriş 2026 yılı itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan önemli bir sistem güncellemesi ile, SGK işten çıkış kodları e-Devlet hizmet dökümünden kaldırılmıştır. Bu değişiklik, milyonlarca çalışanı ve işvereni doğrudan ilgilendirmekte; işsizlik maaşı, kıdem tazminatı, işe giriş süreçleri ve kişisel verilerin korunması açısından yeni bir dönemi başlatmaktadır. Bu makalede; ayrıntılı ve uygulamaya yönelik biçimde ele [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/sgk-cikis-kodu-e-devletten-kaldirildi/">SGK Çıkış Kodu e-Devlet’ten Kaldırıldı</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="wp-block-heading">Giriş</h2>



<p>2026 yılı itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan önemli bir sistem güncellemesi ile, <strong>SGK işten çıkış kodları e-Devlet hizmet dökümünden kaldırılmıştır</strong>. Bu değişiklik, milyonlarca çalışanı ve işvereni doğrudan ilgilendirmekte; işsizlik maaşı, kıdem tazminatı, işe giriş süreçleri ve kişisel verilerin korunması açısından yeni bir dönemi başlatmaktadır.</p>



<p>Bu makalede;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>SGK çıkış kodlarının hukuki anlamı,</li>



<li>Neden e-Devlet’ten kaldırıldığı,</li>



<li>Çalışan ve işverenler açısından sonuçları,</li>



<li>İşsizlik maaşı ve tazminat ilişkisi,</li>



<li>Uygulamada ortaya çıkabilecek sorunlar</li>
</ul>



<p>ayrıntılı ve uygulamaya yönelik biçimde ele alınacaktır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">SGK Çıkış Kodu Nedir?</h2>



<p>SGK çıkış kodu, bir çalışanın iş sözleşmesinin <strong>hangi nedenle sona erdiğini</strong> gösteren sayısal bir koddur. İşveren, işten ayrılış bildirgesini SGK sistemine girerken bu kodu zorunlu olarak belirtir.</p>



<p>Başlıca kullanılan kodlardan bazıları şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Kod 3:</strong> Belirsiz süreli sözleşmenin işçi tarafından feshi (istifa)</li>



<li><strong>Kod 4:</strong> İşveren tarafından haklı neden olmadan fesih</li>



<li><strong>Kod 25:</strong> İşçi tarafından haklı nedenle fesih</li>



<li><strong>Kod 29:</strong> Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık</li>
</ul>



<p>Bu kodlar;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kıdem tazminatı hakkını,</li>



<li>İhbar tazminatını,</li>



<li>İşsizlik ödeneği alınıp alınamayacağını,</li>



<li>Yeni iş başvurularında geçmiş iş ilişkisini</li>
</ul>



<p>doğrudan belirleyen <strong>kritik hukuki veriler</strong>dir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">SGK Çıkış Kodları Neden e-Devlet’ten Kaldırıldı?</h2>



<h3 class="wp-block-heading">1. Kişisel Verilerin Korunması (KVKK)</h3>



<p>İşten çıkış kodları, çalışanın geçmişte <strong>hangi nedenle işten ayrıldığını</strong> açıkça ortaya koymaktadır. Bu bilgiler, üçüncü kişiler tarafından görüntülenebildiğinde:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Çalışanın mesleki itibarı zarar görmekte,</li>



<li>İşe alım süreçlerinde ayrımcılık riski doğmakta,</li>



<li>Kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi söz konusu olmaktaydı.</li>
</ul>



<p>Bu nedenle SGK, KVKK ilkeleri doğrultusunda <strong>veri minimizasyonu</strong> ilkesini uygulamaya almıştır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2. Hatalı ve Tek Taraflı Kod Girişi Sorunu</h3>



<p>Uygulamada, birçok işverenin:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Gerçek fesih sebebine aykırı kod kullandığı,</li>



<li>Özellikle <strong>Kod 29</strong> gibi ağır sonuç doğuran kodların keyfi biçimde girildiği,</li>



<li>Çalışanların yıllarca bu kodla damgalandığı</li>
</ul>



<p>bilinmektedir.</p>



<p>Yargı kararlarında da, <strong>çıkış kodunun tek başına kesin delil sayılamayacağı</strong> vurgulanmıştır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">3. İşe Alım Süreçlerinde İtibar Sorunu</h3>



<p>Geçmişte;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İşverenler, adaylardan e-Devlet hizmet dökümü talep etmekte,</li>



<li>Çıkış koduna bakarak adayı doğrudan elemekteydi.</li>
</ul>



<p>Yeni düzenleme ile, <strong>işten çıkış nedeni artık üçüncü kişiler tarafından görülememektedir.</strong></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">Artık e-Devlet’te Neler Görünmeyecek?</h2>



<p>Yeni sistemle birlikte e-Devlet üzerinden alınan SGK hizmet dökümünde:</p>



<p>❌ İşten çıkış kodu<br>❌ Kodun açıklaması<br>❌ Fesih nedeni</p>



<p><strong>tamamen kaldırılmıştır.</strong></p>



<p>Görülebilecek bilgiler ise:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Çalışma başlangıç ve bitiş tarihleri</li>



<li>Prim gün sayıları</li>



<li>İşveren bilgileri</li>
</ul>



<p>ile sınırlıdır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">SGK Çıkış Kodları Tamamen Kaldırıldı mı?</h2>



<p>Hayır.</p>



<p>Bu kodlar:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>SGK’nın iç sistemlerinde <strong>halen tutulmaktadır</strong>,</li>



<li>İşveren tarafından bildirilmeye devam edilmektedir,</li>



<li>SGK resmi kayıtlarında mevcuttur.</li>
</ul>



<p>Sadece <strong>e-Devlet arayüzünden görünürlüğü kaldırılmıştır.</strong></p>



<p>Çalışan, dilerse:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>SGK müdürlüklerinden,</li>



<li>Resmi hizmet belgesi talep ederek</li>
</ul>



<p>fesih kodunu öğrenebilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">İşsizlik Maaşı Açısından Etkisi Var mı?</h2>



<p>Bu değişiklik, <strong>işsizlik maaşı hakkını etkilemez.</strong></p>



<p>İŞKUR, başvuruları değerlendirirken:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>SGK iç sistemindeki çıkış kodunu esas almaya devam eder.</li>
</ul>



<p>Dolayısıyla;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kod 4, 5, 15, 17 gibi uygun kodlar varsa işsizlik maaşı alınabilir.</li>



<li>Kod 3, 29 gibi kodlarda işsizlik maaşı reddedilir.</li>
</ul>



<p>Sadece bu bilgi artık e-Devlet üzerinden herkese açık değildir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">Çalışanlar Açısından Sonuçlar</h2>



<h3 class="wp-block-heading">Avantajlar</h3>



<p>✔ Kişisel veriler daha iyi korunur<br>✔ Geçmiş fesih nedenleri üçüncü kişilere açık değildir<br>✔ İş başvurularında ayrımcılık riski azalır<br>✔ Hatalı kodların damgalayıcı etkisi sınırlanır</p>



<h3 class="wp-block-heading">Olası Sorunlar</h3>



<p>❗ İşverenler artık adaydan doğrudan kod göremeyecektir<br>❗ Bazı kurumlar hâlâ resmi belgelerde kod talep edebilir<br>❗ Kod uyuşmazlıklarında hukuki süreç önem kazanmaktadır</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">Yanlış Çıkış Kodu Girilmişse Ne Yapılabilir?</h2>



<p>Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, <strong>yanlış çıkış kodu girilmesidir.</strong></p>



<p>Bu durumda:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Öncelikle işverene yazılı başvuru yapılmalıdır.</li>



<li>İşveren SGK’ya düzeltme bildirimi verebilir.</li>



<li>Düzeltme yapılmazsa:
<ul class="wp-block-list">
<li>İş Mahkemesinde <strong>fesih türünün tespiti davası</strong>,</li>



<li>İşsizlik maaşı reddedildiyse <strong>İŞKUR’a itiraz</strong> yoluna gidilebilir.</li>
</ul>
</li>
</ol>



<p>Yargıtay uygulamasına göre:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>“SGK çıkış kodu tek başına fesih türünü kesin olarak belirlemez; gerçek fesih sebebi yargılama ile tespit edilir.”</p>
</blockquote>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2>



<p>SGK çıkış kodlarının e-Devlet’ten kaldırılması;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kişisel verilerin korunması,</li>



<li>Çalışanların itibarının korunması,</li>



<li>Adil işe alım süreçlerinin sağlanması</li>
</ul>



<p>açısından <strong>son derece önemli ve yerinde bir düzenlemedir.</strong></p>



<p>Ancak bu kodlar hukuken hâlâ geçerlidir ve:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İşsizlik maaşı,</li>



<li>Kıdem ve ihbar tazminatı,</li>



<li>İş davaları</li>
</ul>



<p>bakımından belirleyici olmaya devam etmektedir.</p>



<p>Bu nedenle çalışanların, <strong>fesih anında girilen kodu mutlaka kontrol etmeleri</strong> ve gerektiğinde hukuki yollara başvurmaları büyük önem taşımaktadır.</p><p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/sgk-cikis-kodu-e-devletten-kaldirildi/">SGK Çıkış Kodu e-Devlet’ten Kaldırıldı</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/sgk-cikis-kodu-e-devletten-kaldirildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malpraktis Davalarında Bilirkişilik ve Yargıtay Uygulaması</title>
		<link>https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/malpraktis-davalarinda-bilirkisilik-ve-yargitay-uygulamasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=malpraktis-davalarinda-bilirkisilik-ve-yargitay-uygulamasi&#038;utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=malpraktis-davalarinda-bilirkisilik-ve-yargitay-uygulamasi</link>
					<comments>https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/malpraktis-davalarinda-bilirkisilik-ve-yargitay-uygulamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Enes SENCER]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 23:46:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tazminat Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[bursa avukat]]></category>
		<category><![CDATA[malpraktis avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[malpraktis davalarına bakan avukat]]></category>
		<category><![CDATA[malpraktis davalarında bilirkişi hususu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.enessencer.av.tr/?p=5309</guid>

					<description><![CDATA[<p>1. Giriş: Malpraktis Davalarında Bilirkişiliğin Önemi Tıbbi uygulama hatalarına dayalı malpraktis davaları, hem hukuki hem de teknik yönü ağır basan, özel uzmanlık gerektiren dava türlerindendir. Bu davalarda mahkemelerin, hekimin mesleki standartlara uygun davranıp davranmadığını doğrudan değerlendirmesi mümkün değildir. Bu nedenle bilirkişilik kurumu, malpraktis yargılamalarının merkezinde yer almaktadır. Bilirkişi raporları, hekimin kusurunun bulunup bulunmadığını, uygulanan tedavinin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/malpraktis-davalarinda-bilirkisilik-ve-yargitay-uygulamasi/">Malpraktis Davalarında Bilirkişilik ve Yargıtay Uygulaması</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 class="wp-block-heading"><strong>1. Giriş: Malpraktis Davalarında Bilirkişiliğin Önemi</strong></h3>



<p>Tıbbi uygulama hatalarına dayalı malpraktis davaları, hem hukuki hem de teknik yönü ağır basan, özel uzmanlık gerektiren dava türlerindendir. Bu davalarda mahkemelerin, hekimin mesleki standartlara uygun davranıp davranmadığını doğrudan değerlendirmesi mümkün değildir. Bu nedenle bilirkişilik kurumu, malpraktis yargılamalarının merkezinde yer almaktadır.</p>



<p>Bilirkişi raporları, hekimin kusurunun bulunup bulunmadığını, uygulanan tedavinin tıp biliminin gereklerine uygun olup olmadığını ve meydana gelen zararla tıbbi müdahale arasındaki illiyet bağını ortaya koyar. Yargıtay içtihatları da bilirkişiliğin, malpraktis davalarında vazgeçilmez bir ispat aracı olduğunu açıkça kabul etmektedir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>2. Bilirkişilik Kurumu ve Hukuki Dayanağı</strong></h3>



<p>Bilirkişilik, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanuna göre, hâkimin genel ve hukuki bilgisinin yeterli olmadığı hallerde özel veya teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişinin görüşüne başvurulması zorunludur.</p>



<p>Malpraktis davalarında;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Tıbbi müdahalenin standartlara uygunluğu,</li>



<li>Tanı ve tedavi sürecindeki hatalar,</li>



<li>Komplikasyon ile kusur ayrımı,</li>



<li>Zararla eylem arasındaki nedensellik,</li>
</ul>



<p>gibi hususlar ancak uzman hekimler ve adli tıp bilirkişileri tarafından değerlendirilebilir.</p>



<p>Bu yönüyle bilirkişi raporu, yalnızca yardımcı bir delil değil; çoğu zaman hükmün esasını belirleyen temel unsurdur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>3. Yargıtay’ın Malpraktis Davalarında Bilirkişiliğe Yaklaşımı</strong></h3>



<p>Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, malpraktis davalarında verilen kararların sağlıklı ve denetlenebilir olması için bilirkişi raporlarının;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bilimsel verilere dayanması,</li>



<li>Somut olaya özgü değerlendirme içermesi,</li>



<li>Taraf itirazlarını karşılar nitelikte olması,</li>



<li>Kusur, zarar ve illiyet bağını açıkça ortaya koyması</li>
</ul>



<p>zorunludur.</p>



<p>Eksik, çelişkili veya soyut değerlendirmeler içeren bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulması, bozma sebebi sayılmaktadır.</p>



<p>Yargıtay, özellikle kusur tespitinde “komplikasyon – ihmal” ayrımının net yapılmasını istemekte; hekim hatası ile tıbbın doğal risklerinin birbirinden ayrılmasını şart koşmaktadır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>4. Bilirkişi Raporlarının Taşıması Gereken Nitelikler</strong></h3>



<p>Malpraktis davalarında düzenlenen bilirkişi raporlarının hukuken geçerli ve denetime elverişli olabilmesi için aşağıdaki unsurları içermesi gerekir:</p>



<h4 class="wp-block-heading">4.1. Tıbbi Standartlara Uygunluk İncelemesi</h4>



<p>Raporda, uygulanan tanı ve tedavi yönteminin olay tarihindeki tıp biliminin kabul ettiği standartlara uygun olup olmadığı açıkça belirtilmelidir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">4.2. Kusurun Somutlaştırılması</h4>



<p>Hekimin hangi eylem veya ihmaliyle kusurlu olduğu net biçimde ortaya konulmalı; soyut ifadelerle yetinilmemelidir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">4.3. Komplikasyon – Kusur Ayrımı</h4>



<p>Meydana gelen sonucun tıbbi bir komplikasyon mu yoksa öngörülebilir ve önlenebilir bir hata mı olduğu bilimsel gerekçelerle açıklanmalıdır.</p>



<h4 class="wp-block-heading">4.4. İlliyet Bağı Analizi</h4>



<p>Zarar ile tıbbi müdahale arasında doğrudan nedensellik bulunup bulunmadığı açıkça değerlendirilmelidir.</p>



<p>Bu unsurları taşımayan raporlar, Yargıtay denetiminde yetersiz kabul edilmekte ve kararların bozulmasına yol açmaktadır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>5. Eksik Bilirkişi İncelemesi ve Bozma Sebepleri</strong></h3>



<p>Uygulamada Yargıtay tarafından en sık bozma gerekçeleri şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Alanında uzman olmayan bilirkişilerden rapor alınması,</li>



<li>Birden fazla uzmanlık alanı gerektiren dosyalarda tek bilirkişiye başvurulması,</li>



<li>Taraf itirazlarının karşılanmaması,</li>



<li>Raporun bilimsel dayanak içermemesi,</li>



<li>Çelişkili raporlar arasındaki farkların giderilmemesi.</li>
</ul>



<p>Yargıtay, bu hallerde mahkemenin yeni ve kapsamlı bir bilirkişi heyetinden rapor almasını zorunlu görmektedir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>6. Bilirkişi Seçimi ve Heyet Oluşturulması</strong></h3>



<p>Malpraktis davalarında bilirkişi seçimi büyük önem taşır. Yargıtay uygulamasına göre;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Müdahalenin niteliğine göre ilgili uzmanlık dalından hekimler,</li>



<li>Gerektiğinde adli tıp uzmanları,</li>



<li>Birden fazla disiplin gerektiren hallerde bilirkişi kurulu</li>
</ul>



<p>oluşturulmalıdır.</p>



<p>Örneğin; ortopedi, anestezi ve yoğun bakım sürecini ilgilendiren bir olayda tek branştan rapor alınması yeterli kabul edilmemektedir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>7. Avukatlar Açısından Bilirkişi Raporuna İtiraz Stratejisi</strong></h3>



<p>Malpraktis davalarında vekiller için bilirkişi raporuna etkin itiraz hayati öneme sahiptir. Özellikle;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kusurun somutlaştırılmaması,</li>



<li>Komplikasyon kavramının yanlış uygulanması,</li>



<li>Bilimsel kaynaklara atıf yapılmaması,</li>



<li>Heyetin uzmanlık alanının yetersizliği</li>
</ul>



<p>gibi hususlar ayrıntılı biçimde dilekçeyle ortaya konulmalıdır.</p>



<p>Aksi halde eksik rapora dayanılarak hüküm kurulması riski doğmaktadır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>8. Sonuç: Bilirkişilik Malpraktis Davalarının Temel Taşıdır</strong></h3>



<p>Malpraktis davalarında bilirkişilik, yalnızca teknik bir aşama değil; adil yargılanma hakkının ve doğru hüküm kurulmasının temel güvencesidir. Yargıtay içtihatları, bilirkişi raporlarının nitelikli, bilimsel ve denetlenebilir olmasını zorunlu kılmaktadır.</p>



<p>Bu nedenle hem mahkemelerin hem de taraf vekillerinin bilirkişi incelemesine özel önem göstermesi, malpraktis yargılamalarının sağlıklı yürütülmesi bakımından kaçınılmazdır.</p><p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/malpraktis-davalarinda-bilirkisilik-ve-yargitay-uygulamasi/">Malpraktis Davalarında Bilirkişilik ve Yargıtay Uygulaması</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.enessencer.av.tr/2026/01/20/malpraktis-davalarinda-bilirkisilik-ve-yargitay-uygulamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
