Boşanma ve velayet davalarında sosyal inceleme raporu ne kadar sürede hazırlanır? ADM uzmanları hangi araştırmaları yapar? Pedagog raporu gelmeden mahkeme karar verebilir mi? Rapora nasıl itiraz edilir?

Çekişmeli boşanma ve velayet davalarında mahkemenin sosyal inceleme raporu alınmasına karar vermesi, yargılamanın önemli aşamalarından biridir. Özellikle müşterek çocuğun geçici velayetinin hangi ebeveyne bırakılacağı, çocukla kişisel ilişkinin nasıl düzenleneceği ve çocuğun yaşam koşullarının yeterli olup olmadığı gibi konularda psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıların değerlendirmelerine başvurulabilmektedir.

Uygulamada ise raporun hazırlanmasının gecikmesi, ebeveynlerden biri açısından çocukla görüşmenin uzun süre sağlanamamasına neden olabilmektedir.

Bu nedenle “ADM raporu kaç günde çıkar?” sorusu kadar önemli olan diğer mesele, rapor henüz hazırlanmadığında aile mahkemesinin geçici velayet veya kişisel ilişki konusunda karar verip veremeyeceğidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca aile mahkemesi, boşanma veya ayrılık davası devam ederken çocukların korunması bakımından gerekli geçici tedbirleri kendiliğinden alabilir. Uzman raporları bu değerlendirmeye katkı sağlamakla birlikte, her dosyada raporun tamamlanması geçici karar verilmesinin zorunlu ön şartı değildir.

Buna karşılık nihai velayet hükmünde yeterli inceleme yapılması, çocuğun görüşünün uygun yöntemle alınması ve çocuğun üstün yararının somut delillerle değerlendirilmesi son derece önemlidir.

Bu rehberde sosyal inceleme raporunun hazırlanma süreci, ADM uzmanlarının görevleri, raporun gecikmesinin hukuki sonuçları, rapora itiraz yolları ve doğrulanmış yüksek mahkeme kararları ayrıntılı biçimde incelenmektedir.

1. Sosyal inceleme raporu nedir?

Sosyal inceleme raporu (SİR), aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda çocuğun, ebeveynlerin ve ilgili aile çevresinin durumunu değerlendirmek amacıyla uzmanlar tarafından hazırlanan, mahkemeye yardımcı nitelikte bir inceleme raporudur.

Bu rapor özellikle şu uyuşmazlıklarda kullanılabilir:

  • Çekişmeli boşanma davalarında velayet.
  • Geçici velayet ve çocukla kişisel ilişki.
  • Velayetin değiştirilmesi.
  • Kişisel ilişkinin genişletilmesi, sınırlandırılması veya kaldırılması.
  • Çocuğun aile ortamının ve bakım koşullarının değerlendirilmesi.
  • Çocuğun güvenliğini etkileyen iddiaların araştırılması.
  • Üçüncü kişilerle kişisel ilişki kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar.

Sosyal inceleme raporunun amacı hangi ebeveynin boşanmada daha kusurlu olduğunu belirlemek değildir. Asıl amaç, çocuğun fiziksel, psikolojik, sosyal ve gelişimsel ihtiyaçlarını değerlendirmek ve mahkemeye bu konuda uzmanlık desteği sunmaktır.

2. Sosyal inceleme raporu kaç günde çıkar?

2026 itibarıyla temel hukuki durum

Sabit bir kanuni süre yoktur.

Mahkeme tarafından istenen sosyal inceleme raporunun bütün dosyalarda mutlaka 15, 30 veya 60 gün içinde tamamlanmasını öngören genel bir kanuni süre bulunmamaktadır.

Raporun hazırlanma süresi, mahkemenin belirlediği takvime, uzmanların iş yoğunluğuna, görüşmelerin tamamlanmasına ve ek araştırma gerekip gerekmediğine bağlıdır.

Uygulamada ebeveynlerin tek şehirde yaşaması, görüşmelere katılması ve ek araştırmaya ihtiyaç bulunmaması durumunda inceleme daha kısa sürede tamamlanabilir.

Buna karşılık ebeveynlerin farklı şehirlerde bulunması, çocukla birden fazla görüşme yapılması, ev incelemesi istenmesi veya başka kurumlardan bilgi beklenmesi süreci uzatabilir.

Aşağıdaki tablo kesin süreleri değil, sürecin nasıl planlanabileceğini gösteren temsili zaman aralıklarını içermektedir. Bunlar resmî ortalama istatistikleri değildir.

AşamaTemsili planlama aralığı
Mahkemenin uzman görevlendirmesi1–3 hafta
Görüşmelerin planlanması ve gerçekleştirilmesi1–4 hafta
Ev, okul veya diğer kurum incelemeleriGerektiğinde birkaç hafta
Raporun yazılması ve mahkemeye sunulmasıİncelemenin kapsamına göre değişir
Tüm sürecin tamamlanmasıBazı dosyalarda birkaç hafta, bazılarında aylar

Örneğin 1 Eylül 2026 tarihinde sosyal inceleme raporu alınmasına karar verilen bir dosyada raporun 1 Ekim 2026 tarihinde mutlaka hazırlanmış olması gerektiği yönünde genel bir kural yoktur.

Ancak raporun gecikmesi nedeniyle çocuğun ebeveyniyle görüşememesi veya korunması gereken menfaatlerinin zarar görmesi, aile mahkemesinin ayrıca ve ivedilikle değerlendirmesi gereken bir durumdur.

3. ADM sosyal inceleme raporunu kim hazırlar?

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5. maddesi uyarınca aile mahkemeleri psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıların uzmanlığından yararlanabilir.

Uzmanlar, mahkemenin istediği konular üzerinde araştırma yaparak görüşlerini bildirirler.

Kanunda, gerekli uzmanların bulunmaması, iş durumlarının uygun olmaması veya başka bir uzmanlık alanına ihtiyaç duyulması durumunda diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki ya da serbest çalışan uzmanlardan yararlanılabilmesine de imkân tanınmıştır. Mevzuat

ADM raporu ile pedagog raporu aynı şey mi?

Günlük kullanımda “ADM raporu”, “pedagog raporu”, “psikolog raporu” ve “sosyal inceleme raporu” ifadeleri birbirinin yerine kullanılmaktadır.

Ancak teknik olarak bunlar her zaman aynı rapor türünü ifade etmez.

Sosyal inceleme raporu tek bir uzman tarafından hazırlanabileceği gibi mahkemenin ihtiyaç duyduğu alanlar bakımından birden fazla uzmanın katkısını da içerebilir.

Ayrıca adli destek birimlerinin mahkemeye uzman desteği sağlaması ile verilmiş çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının ADM tarafından uygulanması farklı işlemlerdir.

Bu ikinci görev, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve ilgili yönetmelikle düzenlenmiştir. Mevzuat

4. Sosyal inceleme raporu hazırlanırken hangi araştırmalar yapılır?

  1. Anne ve babayla görüşmeÇocuğun bakım geçmişi, ebeveynlerle ilişkisi, çalışma düzeni, yaşam koşulları, iletişim sorunları ve ilgili riskler değerlendirilir.
  2. Çocukla bireysel görüşmeÇocuğun yaşı ve gelişim düzeyine uygun biçimde duygusal durumu, ihtiyaçları, görüşleri ve ebeveynleriyle ilişkileri araştırılır.
  3. Gerekli görülürse ev incelemesiÇocuğun yaşayacağı ortam, barınma koşulları, bakım desteği ve güvenliğe ilişkin hususlar incelenebilir.
  4. Okul ve ilgili kurum bilgilerinin değerlendirilmesiMahkemenin görevlendirmesi ve somut ihtiyaç kapsamında okul, rehberlik servisi veya diğer ilgili kurumların kayıtlarından yararlanılabilir.
  5. Uzman kanaatinin oluşturulmasıToplanan bilgilerin çocuğun üstün yararı bakımından değerlendirilmesiyle rapor hazırlanır.
  6. Raporun mahkemeye sunulmasıUzman değerlendirmesi dosyaya alınır. Hâkim raporu diğer delillerle birlikte inceler.

Her dosyada eve gelinir mi?

Hayır. Uzmanların her velayet veya kişisel ilişki dosyasında mutlaka ev ziyareti yapması gerektiği yönünde genel bir zorunluluk yoktur.

Ev incelemesinin gerekip gerekmediği uyuşmazlığın niteliğine ve mahkemenin araştırma konusuna bağlıdır.

Anne ve babayla ayrı ayrı görüşülür mü?

İncelemenin sağlıklı yürütülebilmesi için ayrı görüşmeler yapılması uygun olabilir. Özellikle taraflar arasında ciddi çatışma, baskı veya şiddet iddiası varsa görüşme yönteminin güvenli biçimde belirlenmesi önemlidir.

Çocuk mutlaka dinlenir mi?

Çocuğun yeterli idrak düzeyine sahip olduğu ve görüşünün alınmasının uygun bulunduğu durumlarda katılım hakkı önem taşır.

Bununla birlikte çocuğun yaşına ve gelişimine uygun yöntemler kullanılmalı, çocuk anne veya babası arasında tercih yapmaya zorlanmamalıdır.

5. Sosyal inceleme raporu gelmeden mahkeme karar verebilir mi?

Bu sorunun cevabı, verilecek kararın niteliğine göre değişir.

Karar türüRapor gelmeden karar verilebilir mi?
Tedbiren kişisel ilişkiEvet, mevcut bilgiler yeterli ve güvenliyse
Geçici velayetEvet, gerekli durumlarda; ancak yeterli değerlendirme yapılmalıdır
Nihai velayet kararıSomut dosyada gerekli araştırmalar tamamlanmalıdır
Kişisel ilişkinin tamamen kaldırılmasıCiddi gerekçe ve yeterli delil değerlendirmesi gerekir
Mevcut tedbirin değiştirilmesiYeni bilgi ve koşullara göre mümkündür

Geçici kişisel ilişki bakımından

TMK 169 uyarınca hâkim, boşanma davası devam ederken çocukların korunması ve bakımı için gerekli geçici önlemleri alabilir.

Bu nedenle çocuğun güvenliğine ilişkin ciddi bir sorun bulunmadığı ve mevcut belgelerin yeterli olduğu dosyalarda, sosyal inceleme raporu henüz tamamlanmamışken tedbiren görüşme kararı verilmesi mümkündür.

Geçici velayet bakımından

Geçici velayet kararı da çocuğun üstün yararı değerlendirilerek alınmalıdır.

Ancak çocuğa yönelik ciddi risk iddiaları varsa ve inceleme sonucunun kararı doğrudan etkilemesi bekleniyorsa, yeterli araştırma yapılmadan geniş kapsamlı karar verilmesi sakıncalı olabilir.

Nihai velayet bakımından

Nihai velayet düzenlemesinde çocuğun üstün yararının yeterli delillerle ortaya konulması gerekir.

Somut dosyada sosyal inceleme zorunlu önem taşıyorsa, gerekli uzman araştırması yapılmadan karar verilmesi eksik inceleme nedeniyle bozma sebebi oluşturabilir.

6. Sosyal inceleme raporu olmadan velayet kararı verilmesine ilişkin Yargıtay kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — Eksik sosyal inceleme ve çocuğun görüşünün alınmaması

Yargıtayın resmî içtihat veri tabanında yayımlanan bir Hukuk Genel Kurulu kararında, velayet hakkında yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulması değerlendirilmiştir.

Dosyada iki müşterek çocuğun velayetinin anneye bırakıldığı; ancak sosyal inceleme raporu düzenletilmediği ve idrak çağındaki çocukların görüşlerinin alınmadığı belirtilmiştir.

İncelemede, 4787 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında uzmanlardan yararlanılarak her iki ebeveyn ve çocuklarla görüşülmesinin, tarafların sosyal ve psikolojik koşullarının araştırılmasının ve bütün delillerin değerlendirilmesinin gerekliliği vurgulanmıştır.

Sosyal inceleme yapılmaması ve çocukların görüşlerinin alınmaması eksik inceleme yönünden bozma gerekçeleri arasında yer almıştır. MevzuatYargıtay resmî karar metni — Velayet ve sosyal inceleme

Kararın önemi: Velayete ilişkin nihai karar verilirken çocuğun üstün yararının yeterli araştırmayla belirlenmesi gerekir. Ancak bu karar, bütün geçici tedbirlerin rapor tamamlanıncaya kadar ertelenmesi gerektiğini söylememektedir.

Yargıtay — Tek taraflı sosyal inceleme yeterli olmayabilir

Yargıtayın diğer bir resmî kararında, aile içi ciddi iddiaların bulunduğu bir velayet uyuşmazlığında yalnızca baba ve onun yanında bulunan çocukla görüşülmesi sonucunda rapor hazırlanması değerlendirilmiştir.

Anne ve onun yanında bulunan çocukla aynı kapsamda uzman görüşmesi yapılmamış, dosyada çocukların güvenliğine ilişkin önemli iddialar ileri sürülmüştür.

Yargıtay, her iki ebeveyn ve çocuklarla görüşülerek yeniden sosyal inceleme yapılması, iddiaların değerlendirilmesi ve geçici velayet konusunda yeterli araştırmanın tamamlanması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. MevzuatYargıtay resmî karar metni — Eksik sosyal inceleme ve geçici velayet

Bu kararın önemi, uzman raporunun yalnızca dosyada bulunmasının yeterli olmamasıdır. Raporun inceleme konusu bakımından yeterli kapsamda hazırlanması gerekir.

7. Sosyal inceleme raporu 3 ay, 6 ay veya daha uzun süredir gelmiyorsa ne yapılmalı?

Uzun süre raporun gelmemesi durumunda öncelikle gecikmenin hangi aşamada meydana geldiği belirlenmelidir.

Mahkeme uzman görevlendirmesini yapmış ancak henüz randevu verilmemiş olabilir. Taraflardan biri görüşmeye katılmamış, başka ilden inceleme istenmiş veya rapor hazırlanmış olmasına rağmen dosyaya gönderilmemiş olabilir.

Bu ihtimaller arasında hukuki bakımdan önemli farklar vardır.

Mahkemeye sunulabilecek talepler

  • Uzman görevlendirmesinin hangi aşamada bulunduğunun araştırılması.
  • Görevlendirilen uzmandan raporun akıbetinin sorulması.
  • Gerekli görülüyorsa incelemenin tamamlanması için uygun süre belirlenmesi.
  • İncelemeyi geciktiren somut eksikliklerin giderilmesi.
  • Çocuğun uzun süre ebeveynden ayrı kalması söz konusuysa tedbiren kişisel ilişki talebinin derhal değerlendirilmesi.
  • Dosyanın özelliğine göre geçici velayet veya koruyucu tedbirlerin yeniden değerlendirilmesi.

Burada önemli olan yalnızca raporun çabuk hazırlanması değil, rapor beklenirken çocuğun haklarının gereksiz gecikmeyle zarar görmesinin önlenmesidir.

Anayasa Mahkemesi — Mesut Efe kararı

AYM, İkinci Bölüm, 19.12.2023, Başvuru No: 2021/30904

Başvurucu aleyhine 20 Kasım 2020 tarihinde boşanma davası açılmıştır.

Başvurucu, 29 Ocak ve 24 Mayıs 2021 tarihlerinde müşterek çocukla kişisel ilişki kurulmasını talep etmiştir. Buna rağmen mahkeme, kişisel ilişki hakkında ancak 12 Temmuz 2021 tarihinde ara karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi, dava tarihinden kişisel ilişki kararı verilmesine kadar geçen yaklaşık sekiz aylık sürenin makul olmadığını değerlendirmiş ve aile hayatına saygı hakkının ihlaline karar vermiştir. Eski Kararlar Bilgi BankasıAYM Mesut Efe kararı — Tam metin

Bu karar, sosyal inceleme raporunun hazırlanmasına ilişkin doğrudan bir kanuni süre belirlememektedir. Bununla birlikte kişisel ilişki hakkında karar verme sürecinin gereksiz yere uzatılmasının anayasal sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.

8. Anayasa Mahkemesi: Emrah Yatan kararı ve geçici velayet incelemesi

AYM, İkinci Bölüm, 19.12.2023, Başvuru No: 2021/34010

Bu karar, boşanma sürecinde geçici velayetin düzenlenmemesi ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talepleri bakımından önem taşımaktadır.

Anayasa Mahkemesi, aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Kararın temel önemi, çocuk hakkında geçici tedbirler ve kişisel ilişki konularında yargısal sürecin zamanında ve etkili biçimde yürütülmesinin anayasal güvenceyle ilişkili olmasıdır. kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.trAYM Emrah Yatan kararı — Resmî metin

Bu karar da her velayet talebinin uzman incelemesi yapılmadan kabul edilmesini gerektirmez. Çocuğun üstün yararı açısından gerekli araştırmalarla ivedilik arasında uygun bir denge kurulmalıdır.

9. Sosyal inceleme raporuna nasıl itiraz edilir?

Sosyal inceleme raporunun dosyaya sunulması, rapordaki her tespitin kesin ve tartışılmaz olduğu anlamına gelmez.

Taraflar, raporun eksik, çelişkili veya dosyadaki somut delillerle bağdaşmayan yönlerini mahkemeye bildirebilirler.

Hangi durumlarda itiraz edilebilir?

Örneğin:

  • Uzman yalnızca bir ebeveynle görüşmüşse.
  • Çocukla görüşülmeden çocuğun isteği hakkında kesin değerlendirme yapılmışsa.
  • Raporda gerçekte yapılmayan bir inceleme yapılmış gibi gösterilmişse.
  • Tarafların sunduğu önemli belgeler değerlendirilmemişse.
  • Rapor, dosyadaki belgelerle açıkça çelişiyorsa.
  • Çocuğun güvenliğini ilgilendiren ciddi iddialar araştırılmamışsa.
  • Uzman, uzmanlık alanı dışındaki hukuki meselelerde kesin hüküm niteliğinde kanaat bildirmişse.
  • İnceleme sonrasında koşullar önemli ölçüde değişmişse.

Bu gibi durumlarda raporun eksikliklerinin giderilmesi, uzmanların açıklama yapması, ek inceleme veya yeni rapor hazırlanması istenebilir.

Sosyal inceleme raporuna itiraz süresi 2 hafta mı?

Bu konuda önemli bir usul ayrımı bulunmaktadır.

HMK’nin 281. maddesinde bilirkişi raporuna karşı, raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebileceği düzenlenmiştir. Kanuni koşullarda ek süre talebi de mümkündür.

Ancak 4787 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında hazırlanan aile mahkemesi uzman raporlarının her durumda HMK anlamında bilirkişi raporuyla aynı nitelikte değerlendirilmesi doğru değildir.

Bu nedenle her sosyal inceleme raporu için koşulsuz olarak “iki haftalık itiraz süresi vardır” denilemez.

Raporun niteliği, mahkemenin görevlendirmesi, tebliğ işlemleri ve uygulanacak usul kuralları ayrı ayrı incelenmelidir.

Uygulamada hak kaybı riskini önlemek açısından rapor öğrenildiğinde veya tebliğ edildiğinde gecikmeden ayrıntılı itiraz sunulması uygun olacaktır.

10. Sosyal inceleme raporunda aleyhe görüş varsa mahkeme buna uymak zorunda mı?

Hayır.

Sosyal inceleme raporu mahkemenin değerlendirmesine yardımcı olan önemli bir delil ve uzman görüşüdür. Ancak karar verme yetkisi hâkime aittir.

Örneğin uzman raporunda çocuğun anne yanında kalmasının uygun olduğu belirtilmiş olabilir. Bununla birlikte çocuğun güvenliği ve bakım koşulları hakkında rapordan sonra ortaya çıkan yeni belgeler bulunabilir.

Mahkemenin bütün delilleri birlikte değerlendirmesi gerekir.

Aynı şekilde raporda baba ile kişisel ilişki kurulmasına olumsuz yaklaşılması, mahkemenin mutlaka görüşmeyi reddedeceği anlamına gelmez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — 2025/8016 E., 2025/11092 K.

Yargıtayın bu kararında babalık hükmüyle nüfusa kaydedilen çocukla kişisel ilişki kurulması talebi değerlendirilmiştir.

Sosyal inceleme raporunda çocuğun yıllarca babasıyla ilişki kurmadığı, babasının bakım ve yetiştirme süreçlerine katılmadığı, çocuğun da herhangi bir baskı olmaksızın görüşmek istemediğini açıkladığı belirtilmiştir.

İlk derece mahkemesi bu koşulları değerlendirerek kişisel ilişki talebini reddetmiştir.

Karar, sosyal inceleme raporunun çocuğun gerçek yaşam deneyimleri, mevcut duygusal durumu ve üstün yararı çerçevesinde önem taşıdığını göstermektedir. Bununla birlikte her çocukta sırf görüşmek istememe beyanı nedeniyle ilişkinin reddedileceği sonucu çıkarılamaz. MevzuatYargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/8016 E., 2025/11092 K.

11. Sosyal inceleme raporuna rağmen kişisel ilişki sınırlandırılabilir mi?

Evet. Mahkeme, çocuğun üstün yararının gerektirdiği durumlarda kişisel ilişkiyi sınırlandırabilir.

Ancak sınırlamaların somut risklere ve yeterli değerlendirmeye dayanması gerekir.

Yargıtay — 22.01.2026 tarihli karar

Yargıtayın 22 Ocak 2026 tarihinde verdiği kararda, çocuğun baba ile mevcut yatılı kişisel ilişkisinin sınırlandırılması değerlendirilmiştir.

Sosyal inceleme raporunda baba ile çocuk arasında sağlıklı kişisel ilişkinin çocuğun gelişimi açısından önemli olduğu, yatılı görüşmeyi kısıtlayacak ciddi bir risk faktörünün gözlenmediği ve kardeşlik bağlarının korunmasının da önemli olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay, dosyanın koşullarında kişisel ilişkinin sınırlandırılmasını doğru bulmayarak bozma kararı vermiştir. MevzuatYargıtay 22.01.2026 tarihli karar — Resmî içtihat

Bu karar, sosyal inceleme raporlarında yalnızca ebeveynlerin özelliklerinin değil, çocuğun kardeşleriyle ve diğer aile üyeleriyle bağlarının da önem taşıyabileceğini göstermektedir.

12. Sosyal inceleme raporunun eksik hazırlanması bozma nedeni olur mu?

Somut olayda gerekli araştırmalar yapılmadıysa ve bu eksiklik hükmün esasını etkiliyorsa bozma nedeni oluşturabilir.

Örneğin velayete ilişkin karar verilirken yalnızca bir ebeveynin yaşam koşullarının araştırılması, diğer ebeveynin durumunun hiç değerlendirilmemesi veya idrak düzeyi uygun çocuğun görüşünün alınmaması önemli eksiklikler olabilir.

Bununla birlikte raporda küçük bir şekil eksikliğinin bulunması her durumda bozma sonucu doğurmaz.

Hangi eksikliğin hükmün esasına etkili olduğu somut dosyada değerlendirilmelidir.

13. Rapor olumsuz geldikten sonra yeni rapor istenebilir mi?

Evet. Bunun için somut ve hukuken anlamlı bir gerekçe bulunmalıdır.

Örneğin uzman raporunun düzenlenmesinden sonra ebeveynlerden birinin ikamet koşullarının değişmesi, çocuğun ciddi bir sağlık veya eğitim sorununun ortaya çıkması, yeni güvenlik risklerinin belirlenmesi veya mevcut raporun önemli bir olguyu değerlendirmemiş olması yeni inceleme ihtiyacını doğurabilir.

Ancak yalnızca raporun sonucu beğenilmediği için sürekli yeni uzman görevlendirilmesi zorunlu değildir.

Mahkeme, ek araştırmanın gerçekten gerekli olup olmadığını değerlendirir.

14. Rapor gelmeden kişisel ilişki kararı alınması için hangi gerekçeler ileri sürülebilir?

Sosyal inceleme raporu geciktiği için çocuğuyla görüşemeyen ebeveynin yapacağı başvuruda soyut bir şekilde raporun geciktiğinin belirtilmesi yerine somut olguların ortaya konulması önem taşır.

Örneğin çocuğun son görüşme tarihi, daha önceki ebeveyn-çocuk ilişkisinin niteliği, görüşme talebine ilişkin yazışmalar, varsa mevcut tedbirler ve gecikmenin çocuğun yaşamına etkileri açıklanabilir.

Başvuruda TMK 169 ile Anayasa’nın aile hayatına saygı hakkına ilişkin güvenceleri birlikte değerlendirilebilir.

Özellikle AYM’nin Mesut Efe kararı, geçici kişisel ilişki taleplerinin uzun süre cevapsız bırakılmasının hukuki sonuçları bakımından önemli bir dayanaktır.

Ancak çocukla ilgili ciddi ve somut güvenlik riskleri bulunuyorsa mahkemenin bunları araştırmadan görüşme kararı vermesi talep edilmemelidir.

15. Sosyal inceleme raporu ile velayet kararı arasındaki ilişki

Velayet uyuşmazlıklarında esas ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Çocuğun üstün yararı belirlenirken yalnızca ebeveynin gelir düzeyine veya sahip olduğu konutun büyüklüğüne bakılması yeterli değildir.

Günlük bakım sorumlulukları, duygusal bağlar, güvenlik, eğitim ve sağlık koşulları, çocuğun süreklilik ihtiyacı ve diğer ebeveynle ilişkisini sürdürebilmesi gibi hususlar birlikte değerlendirilir.

Örneğin yüksek gelirli ebeveynin mutlaka velayeti alacağı veya çalışmayan ebeveynin velayeti alamayacağı yönünde genel bir kural bulunmamaktadır.

Sosyal inceleme raporu bu koşulların araştırılmasında önemli olabilir.

Ancak raporda hangi ebeveynin velayete daha uygun olduğuna ilişkin uzman kanaati bulunması, mahkemenin bu görüşle bağlı olduğu anlamına gelmez.

16. Bursa aile mahkemelerinde ADM raporu süreci

Bursa’daki çekişmeli boşanma, velayet ve çocukla kişisel ilişki dosyalarında da 4787 sayılı Kanun ve Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanmaktadır.

Bursa’da görülen bir boşanma davasında çocuğun Nilüfer’de, annenin Osmangazi’de ve babanın başka bir şehirde yaşaması gibi durumlar incelemenin organizasyonunu etkileyebilir.

Mahkeme gerekli görürse farklı yerdeki kişi ve yaşam koşullarına ilişkin incelemelerin gerçekleştirilmesi için ilgili birimlerle yazışma yapabilir.

Ancak Bursa aile mahkemelerindeki bütün uzman raporlarının belirli sayıda günde hazırlanacağı yönünde doğrulanmış, genel geçer bir süre bulunmamaktadır.

Bu nedenle sürenin değerlendirilmesinde ilgili mahkemenin ara kararı ve uzman görevlendirmesinin fiilî aşaması esas alınmalıdır.

17. Sık sorulan 20 soru

1. ADM raporu kaç günde çıkar?

Kanunda tüm dosyalara uygulanabilen sabit bir süre bulunmamaktadır. İnceleme birkaç haftada tamamlanabileceği gibi aylarca sürebilir.

2. Pedagog raporu ile sosyal inceleme raporu aynı mıdır?

Her zaman değil. Sosyal inceleme raporu farklı uzmanların değerlendirmelerini kapsayabilir.

3. Mahkeme rapor olmadan velayet kararı verir mi?

Geçici tedbirlerde koşullara göre karar verilebilir. Nihai velayette ise somut dosyada gerekli araştırmanın tamamlanması önemlidir.

4. ADM raporu olmadan kişisel ilişki kurulabilir mi?

Evet. Mevcut bilgiler yeterli ve çocuğun güvenliği bakımından uygun olduğunda geçici karar verilebilir.

5. Rapora itiraz edebilir miyim?

Evet. Rapordaki somut eksiklik ve çelişkiler mahkemeye bildirilebilir.

6. Raporun sonucu hâkimi bağlar mı?

Hayır. Hâkim bütün delilleri birlikte değerlendirir.

7. Rapor olumsuzsa yeni rapor istenebilir mi?

Somut gerekçeler bulunuyorsa ek inceleme veya yeni rapor talep edilebilir.

8. Uzman yalnızca anneyle görüşürse rapor geçerli midir?

Bütün dosyalar için otomatik geçersizlik sonucu çıkarılamaz. Ancak diğer ebeveynin incelenmemesi hükmün esasını etkiliyorsa eksik inceleme oluşturabilir.

9. Ev ziyareti zorunlu mu?

Hayır. İncelemenin kapsamına göre gerekli görülebilir.

10. Çocuk uzmanla görüşmek zorunda mı?

Çocuğun yaşı, gelişimi ve korunma ihtiyacı dikkate alınarak uygun yöntem belirlenir.

11. Çocuğun görüşü mutlaka belirleyici mi?

Hayır. Çocuğun görüşü önemlidir; üstün yararı gerektiriyorsa farklı karar verilebilir.

12. Rapor üç aydır gelmiyorsa ne yapılmalı?

Mahkemeye başvurularak gecikmenin nedeni sorulabilir, incelemenin tamamlanması ve gereken geçici tedbirlerin değerlendirilmesi istenebilir.

13. Raporun altı ay gecikmesi hak ihlali midir?

Tek başına belirli bir sürenin aşılması otomatik ihlal anlamına gelmez. Gecikmenin nedenleri, çocuğun durumu ve yargısal sürecin etkileri değerlendirilir.

14. Rapor hazırlanırken çocuğu görebilir miyim?

Mahkemenin kişisel ilişki hakkında verdiği mevcut karara ve çocuğun güvenliğine ilişkin koşullara bağlıdır.

15. Rapor aleyheyse velayeti kesin olarak kaybeder miyim?

Hayır. Rapor nihai karar değildir.

16. Sosyal inceleme raporu taraflara tebliğ edilir mi?

Raporun dosyaya alınması, tarafların bilgilenme ve görüş bildirme hakkı çerçevesinde usulüne uygun değerlendirilmelidir. Uygulanacak tebliğ ve itiraz usulü raporun niteliğine göre incelenir.

17. Uzmanın taraflı olduğunu düşünürsem ne yapabilirim?

Somut nedenleri mahkemeye bildirerek 4787 sayılı Kanun m. 5 kapsamındaki ret hükümleri ve ilgili usul kuralları çerçevesinde değerlendirme talep edilebilir.

18. Çocukla görüşme kararının verilmesi rapor sonrasına bırakılabilir mi?

Evet, somut olayda gerekli araştırmaların tamamlanması zorunlu görülüyorsa mümkün olabilir. Ancak gereksiz gecikmeden kaçınılmalıdır.

19. İki farklı sosyal inceleme raporu çelişirse hangisi esas alınır?

Mahkeme raporları ve diğer delilleri birlikte değerlendirir; gerekirse çelişkilerin giderilmesi için ek araştırma yapılabilir.

20. ADM sosyal inceleme raporu ile çocuk görüşme merkezi aynı süreç midir?

Hayır. Uzman incelemesi mahkemenin karar vermesine yardımcı olur. Çocuk görüşme merkezi ise verilmiş kararların uygulanmasında görev alır.

18. Sonuç: Sosyal inceleme raporunun gecikmesi her durumda mahkeme kararını engellemez

Çekişmeli boşanma ve velayet davalarında sosyal inceleme raporu, çocuğun üstün yararının belirlenmesinde önemli bir araçtır.

Ancak her olayda aynı incelemenin yapılması veya aynı süre içerisinde rapor hazırlanması zorunlu değildir.

Mahkeme, somut dosyanın ihtiyaçlarına göre uzman görevlendirebilir, ek araştırma yaptırabilir ve raporları diğer delillerle birlikte değerlendirebilir.

Bununla birlikte sosyal inceleme raporunun hazırlanma sürecinde çocuğun ebeveynleriyle ilişkilerinin gereksiz biçimde zarar görmemesi de önemlidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi ve Anayasa Mahkemesinin çocukla kişisel ilişki hakkındaki kararları birlikte değerlendirildiğinde, geçici tedbirlerin ihtiyaç bulunduğu hâllerde zamanında ve çocuğun üstün yararına uygun şekilde alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Sencer Hukuk Danışmanlık, Bursa başta olmak üzere çekişmeli boşanma, geçici velayet, çocukla kişisel ilişki, sosyal inceleme raporlarının değerlendirilmesi ve velayet değişikliği konularında hukuki hizmet sunmaktadır.

Başlıca resmî kaynaklar

Yazar
Av. Enes SENCER

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebilir, güncel durum için hukuki destek alınız.

Yorum yazın

Yorumlar onaydan sonra yayımlanır. E-posta adresiniz görünmez.