Çekişmeli boşanma davası devam ederken anne veya babanın müşterek çocukla ne zaman görüşebileceği, aile mahkemesinin kişisel ilişki hakkında hangi aşamada karar vereceği ve Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü (ADM) tarafından yapılacak incelemenin ne kadar süreceği uygulamada önemli uyuşmazlıklara neden olmaktadır.
Özellikle çocuğun bir ebeveynin yanında kaldığı ve diğer ebeveynin çocukla görüşmesinin engellendiği durumlarda, aile mahkemesinin ADM raporunu beklemeden geçici kişisel ilişki kararı verip veremeyeceği büyük önem taşır.
Hukuken çekişmeli boşanma davasının sonuçlanması, tanıkların dinlenmesi, kusur durumunun belirlenmesi veya bütün delillerin toplanması, çocukla geçici kişisel ilişki kurulmasının zorunlu ön şartları değildir. Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca dava devam ederken gerekli geçici önlemleri alabilir.
Bununla birlikte, kişisel ilişkinin hangi koşullarda kurulacağına karar verilirken çocuğun yaşı, gelişimi, ebeveynleriyle ilişkisi, güvenliği ve somut riskler değerlendirilmelidir. Bazı dosyalarda uzman incelemesi beklenmeden geçici karar verilmesi mümkünken, bazı dosyalarda uzman değerlendirmesi olmadan geniş kapsamlı, özellikle yatılı bir kişisel ilişki kurulması çocuğun üstün yararını tehlikeye sokabilir.
1. Çekişmeli boşanma davasında kişisel ilişki ne zaman kurulur?
Çekişmeli boşanma davalarında çocukla kişisel ilişki iki ayrı aşamada düzenlenebilir.
| Kararın türü | Ne zaman verilebilir? | Hukuki niteliği |
|---|---|---|
| Tedbiren (geçici) kişisel ilişki | Dava açıldıktan sonra, gerekli koşullar varsa ilk duruşmadan önce dahi | Dava süresince uygulanacak geçici düzenleme |
| Nihai kişisel ilişki | Boşanma veya ayrılık hakkındaki hüküm kurulurken | Hükümde yer alan esas düzenleme |
| Kişisel ilişkinin değiştirilmesi | Yeni koşullar ve çocuğun yararı bunu gerektirdiğinde | Önceki düzenlemenin değiştirilmesi |
İlk duruşmadan önce kişisel ilişki kararı verilebilir mi?
Evet. Aile mahkemesi, somut dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler yeterli olduğunda tensip aşamasında veya sonrasında, ilk duruşmayı beklemeden ara kararla tedbiren kişisel ilişki tesis edebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi, boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkimin dava süresince gerekli geçici önlemleri kendiliğinden almasını öngörmektedir. Bu önlemler çocukların bakım ve korunmasına ilişkin konuları da kapsar.
Dolayısıyla mahkemenin geçici kişisel ilişki hakkında değerlendirme yapabilmesi için davanın ön inceleme aşamasına geçmesi, tahkikatın tamamlanması veya boşanma sebebinin ispatlanması şart değildir.
Ancak bu durum, her dosyada ilk gün ve araştırmasız şekilde görüşme kararı verilmesinin zorunlu olduğu anlamına gelmez. Mahkemenin çocuğun üstün yararı bakımından yeterli değerlendirmeyi yapması gerekir.
2. Kişisel ilişki için ADM raporu beklenmek zorunda mı?
Bu soruya cevap verilirken geçici tedbir kararı ile nihai kişisel ilişki hükmü birbirinden ayrılmalıdır.
Geçici kişisel ilişki bakımından
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi, bütün dosyalarda sosyal inceleme raporunun tamamlanmasını geçici kişisel ilişki kurulmasının mutlak ön koşulu olarak düzenlememiştir.
Mahkeme, mevcut delillerle güvenli bir geçici düzenleme yapılabileceğini değerlendiriyorsa sosyal inceleme süreci devam ederken de kişisel ilişki kurulmasına karar verebilir.
Örneğin çocukla ebeveyn arasında daha önce düzenli ve sorunsuz bir ilişki bulunuyorsa, ciddi bir güvenlik riski ileri sürülmüyorsa ve çocuğun yaşı uygunsa, geçici görüşmenin bütün incelemelerin tamamlanmasına kadar ertelenmesi zorunlu olmayabilir.
Buna karşılık cinsel istismar, ciddi şiddet, ihmal, kaçırma tehlikesi veya çocuğun güvenliğini etkileyebilecek somut olgular söz konusuysa mahkeme öncelikle uzman değerlendirmesi yaptırabilir; görüşmeyi uzman eşliğinde düzenleyebilir, sınırlandırabilir veya gerekli koşullarda geçici olarak erteleyebilir.
Nihai kişisel ilişki bakımından
Nihai hükümde ise çocuğun yaşı, ihtiyaçları ve ebeveynlerle kuracağı ilişkinin kapsamı hakkında yeterli araştırma yapılması özellikle önemlidir.
Sosyal inceleme raporu, çocuğun görüşü ve diğer delillerin değerlendirilmesi bazı dosyalarda belirleyici rol oynar. Uzman incelemesine ihtiyaç bulunan bir dosyada bu inceleme yapılmaksızın nihai hüküm kurulması eksik inceleme sorunu doğurabilir.
Sonuç: ADM raporunun henüz hazırlanmamış olması, her koşulda geçici kişisel ilişki kararı verilmesini engellemez. Ancak dosyadaki riskler nedeniyle ön değerlendirme gerekli görülebilir.
3. ADM nedir? Kişisel ilişki kararını ADM mi verir?
ADM, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’nün kısaltmasıdır.
Uygulamada ADM’nin iki farklı işlevi sıkça birbirine karıştırılmaktadır.
Birincisi, mahkemeye uzman desteği sağlanmasıdır. Aile mahkemesinin görevlendirmesi üzerine psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı gibi uzmanlar çocuk ve aile hakkında inceleme yapabilir, görüşmeler gerçekleştirebilir ve rapor hazırlayabilir.
İkincisi, verilmiş kişisel ilişki kararının uygulanmasıdır. 7343 sayılı Kanun’la getirilen sistem kapsamında çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının uygulanması, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun ilgili hükümleri doğrultusunda ADM tarafından yürütülmektedir.
Bu iki süreç farklı hukuki aşamalardır.
Kararı aile mahkemesi verir.
Uzmanlar mahkemeye inceleme ve rapor desteği sağlar.
ADM, verilen kararın uygulanmasına ilişkin işlemleri yürütür.
ADM’nin kendi başına ebeveyne yeni bir kişisel ilişki hakkı tanıması veya mahkeme kararındaki görüşme günlerini değiştirmesi mümkün değildir. Kişisel ilişkinin kapsamı ve sınırları hakkında karar verme yetkisi mahkemeye aittir.
4787 sayılı Kanun’un 5. maddesi aile mahkemelerinin uzmanlardan yararlanmasını, 5395 sayılı Kanun’un 41/A ve devamı maddeleri ise kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesini düzenlemektedir. Mevzuat+2
4. ADM sosyal inceleme raporunda hangi araştırmalar yapılır?
Aile mahkemesi tarafından görevlendirilen uzmanlar, kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına uygun biçimde düzenlenebilmesi için somut olayın gerektirdiği araştırmaları yapar.
Her dosyada aynı işlemler uygulanmaz. Mahkemenin görevlendirme yazısı, uyuşmazlığın niteliği, çocuğun yaşı ve iddia edilen riskler incelemenin kapsamını belirler.
Anne ve baba ile görüşme
Uzmanlar ebeveynlerle ayrı görüşmeler yaparak şu konuları araştırabilir:
- Ebeveynlerin çocukla geçmişte kurdukları ilişkinin niteliği ve bakım sorumluluklarının dağılımı.
- Çocuğun günlük ihtiyaçlarını karşılama becerileri, çalışma saatleri ve yaşam koşulları.
- Taraflar arasındaki çatışmaların çocuğa nasıl yansıdığı.
- Çocuğun diğer ebeveynle görüşmesine yönelik tutumları.
- Şiddet, tehdit, ihmal, bağımlılık veya benzeri risk iddialarının çocuğa etkileri.
- Çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarına uygun görüşme düzeninin nasıl oluşturulabileceği.
Burada amaç, ebeveynlerden hangisinin boşanmada kusurlu olduğunu belirlemek değildir. İncelemenin odağında çocuğun güvenliği, gelişimi ve aile ilişkilerinin sürdürülebilmesi bulunur.
Çocukla bireysel görüşme
Çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi uygunsa uzman tarafından çocukla görüşme yapılabilir.
Bu görüşmede çocuğun ebeveynleriyle ilişkisi, duygusal durumu, görüşmeye yönelik düşünceleri ve herhangi bir baskı altında bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
Çocuğa doğrudan anne veya babasından birini seçtirmeye çalışılması uygun bir yaklaşım değildir. Çocuğun görüşü alınırken yaşına uygun ve yönlendirmeden uzak yöntemler kullanılmalıdır.
Ev ve sosyal çevre incelemesi
Gerekli görüldüğünde uzmanlar ebeveynlerin yaşam alanlarını ve çocuğun bakım ortamını inceleyebilir.
Bu incelemede barınma koşulları, çocuk için uygun yaşam alanı, güvenlik, bakım desteği ve aile çevresinin etkileri dikkate alınabilir.
Her kişisel ilişki talebinde mutlaka ev ziyareti yapılması yönünde genel bir zorunluluk yoktur. İncelemenin kapsamı, somut uyuşmazlıkta hangi bilgilerin gerekli olduğuna bağlıdır.
Okul, sağlık ve diğer kurum kayıtları
Mahkeme gerekli görürse çocuğun eğitim ve sağlık durumuna ilişkin belgeler, rehberlik servisi değerlendirmeleri ve konuyla ilgili diğer kayıtlar da incelenebilir.
Bununla birlikte ilgili kurum kayıtlarının tamamının her dosyada otomatik olarak araştırılması söz konusu değildir. Özel hayatın korunması ve ölçülülük ilkeleri gözetilerek uyuşmazlıkla bağlantılı kayıtlar değerlendirilmelidir.
5. ADM sosyal inceleme raporu ne kadar sürede hazırlanır?
Aile mahkemelerinde uzman incelemesinin tamamlanması için bütün dosyalara uygulanacak sabit bir 15, 30 veya 60 günlük kanuni süre bulunmamaktadır.
Mahkeme görevlendirme kapsamında raporun sunulması için süre belirleyebilir. İnceleme süresi, uzmanların iş yoğunluğuna, tarafların erişilebilirliğine, görüşme sayısına ve başka kurumlardan bilgi alınmasına bağlı olarak değişebilir.
Aşağıdaki süreler kanuni süre değil, süreci anlamaya yardımcı tahmini planlama aralıklarıdır. Her adliyede veya dosyada aynı şekilde gerçekleşeceği varsayılmamalıdır.
| İşlem | Yaklaşık planlama aralığı |
|---|---|
| Mahkemenin uzman görevlendirmesi ve randevu planlaması | 1–3 hafta |
| Anne, baba ve çocukla görüşmeler | 1–4 hafta |
| Gerekiyorsa ev veya kurum incelemeleri | 2–6 hafta |
| Raporun tamamlanarak mahkemeye sunulması | Toplamda yaklaşık 1–3 ay |
| Ek inceleme veya yeni rapor | Birkaç hafta veya daha uzun |
Bu aralıklar resmî istatistiklerden çıkarılmış ortalama süreler değildir. Bazı dosyalarda inceleme çok daha kısa sürede tamamlanabileceği gibi, farklı illerdeki ebeveynler, uzman yoğunluğu veya ek araştırmalar sebebiyle üç ayı aşabilir.
Önemli olan, uzman raporunun hazırlanma süresi ile mahkemenin geçici kişisel ilişki kararı verme süresinin aynı şey olmamasıdır.
Mahkeme, yeterli güvenilir bilgi mevcutsa rapor tamamlanmadan geçici bir görüşme düzeni belirleyebilir.
6. Kişisel ilişki sürecinin aşamaları
- Boşanma davasının açılmasıDava dilekçesinde veya sonradan sunulacak dilekçeyle çocukla tedbiren kişisel ilişki kurulması talep edilebilir.
- Mahkemenin ilk değerlendirmesiHâkim, TMK 169 kapsamında çocukla ilgili geçici önlemleri değerlendirir. İlk duruşma beklenmeden ara karar verilebilir.
- Gerekli görülürse uzman görevlendirmesiPsikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı tarafından sosyal inceleme yapılması istenebilir.
- Tedbiren kişisel ilişki kararıMevcut bilgiler yeterliyse geçici görüşme düzeni belirlenebilir. Riskler varsa kapsam sınırlandırılabilir veya gerekli inceleme öncelikle tamamlanabilir.
- Uzman raporunun dosyaya sunulmasıRapor, çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerin koşulları yönünden değerlendirilir. Gerekiyorsa ek inceleme istenir.
- Geçici düzenlemenin yeniden değerlendirilmesiYeni deliller veya uzman raporu doğrultusunda görüşme günleri, yatılı kalma ve gözetim koşulları değiştirilebilir.
- Nihai kararMahkeme boşanma veya ayrılık hakkında hüküm kurarken velayet ve çocukla kişisel ilişki konusunda da nihai düzenleme yapar.
7. ADM raporu gelmediği için aylarca çocukla görüştürülmemek hukuka uygun mudur?
Bu konuya ilişkin önemli bir Anayasa Mahkemesi kararı bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesi – Mesut Efe başvurusu
Anayasa Mahkemesi, İkinci Bölüm
19.12.2023 | Başvuru No: 2021/30904
Aile hayatına saygı hakkının ihlali
Kararın özü
Bir ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurulması yönündeki taleplerinin uzun süre değerlendirilmemesi ve yaklaşık sekiz ay görüşme sağlanamaması, somut olayda anayasal hak ihlali olarak değerlendirilmiştir.
Resmî karar: Anayasa Mahkemesi karar metni
Olayda 20 Kasım 2020 tarihinde boşanma davası açılmış, ebeveyn 29 Ocak 2021 ve 24 Mayıs 2021 tarihli dilekçeleriyle çocukla görüşme talebinde bulunmuştur.
Buna rağmen kişisel ilişki hakkında ancak 12 Temmuz 2021 tarihinde ara karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, çocukla ilgili tedbirlerin mümkün olan en kısa sürede alınmasının aile hayatına saygı hakkı bakımından devletin pozitif yükümlülüklerinden biri olduğunu vurgulamıştır.
Mahkeme, kişisel ilişki kurulmadan geçen yaklaşık sekiz aylık süreyi somut olay bakımından makul kabul etmemiş ve ihlal kararı vermiştir. Eski Kararlar Bilgi Bankası+1
Bu kararın hukuki önemi nedir?
Bu içtihat, aile mahkemelerinin çocukla kişisel ilişki taleplerini belirsiz biçimde ertelememesi gerektiğini göstermektedir.
Özellikle tarafların sürekli başvuruda bulunduğu, çocuğun diğer ebeveynle uzun süre görüştürülmediği ve gecikmeyi haklı gösterecek yeterli gerekçe bulunmadığı durumlarda önem taşır.
Ancak bu karar bütün dosyalarda sekiz aydan kısa sürelerin hukuka uygun olduğu veya mahkemenin belirli sayıda gün içinde görüşme kararı vermek zorunda bulunduğu anlamına gelmez. Her gecikme, çocuğun durumu ve somut koşullarla birlikte değerlendirilir.
8. Sosyal inceleme raporu olmadan kişisel ilişki kurulmasına ilişkin Yargıtay yaklaşımı
Geçici tedbirler yönünden ivedilik önemli olmakla birlikte, nihai kişisel ilişki düzenlemelerinde yeterli araştırma yapılması gerekliliği Yargıtay uygulamasında özellikle vurgulanmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – Çocuğun dinlenmesi
Yargıtay HGK, 21.02.2019, 2018/2-1072 E., 2019/185 K.
Bu karar, çocuğun görüşünün mutlaka duruşma salonunda ve doğrudan hâkim tarafından alınmasının gerekli olup olmadığı bakımından önemlidir.
Hukuk Genel Kurulu, yeterli idrak düzeyine sahip çocuğun görüşünün, uygun ortam ve koşullarda bir uzman aracılığıyla alınabileceğini değerlendirmiştir.
Çocuğun görüş ve kanaatleri uzman tarafından alınarak sosyal inceleme raporuna yansıtılmışsa, ayrıca mahkeme huzurunda yeniden dinlenmesi her durumda zorunlu değildir. magdur.adalet.gov.tr+1
Bu yaklaşım kişisel ilişki uyuşmazlıkları bakımından da çocuğun katılım hakkı ve gereksiz tekrarlarla örselenmesinin önlenmesi yönünden önem taşımaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Nihai kişisel ilişki ve uzman incelemesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 25.11.2019, 2019/7366 E., 2019/11496 K.
Kararda, tedbiren velayetin düzenlenmesi kapsamında kurulan kişisel ilişkinin niteliği ve bu kararlara karşı kanun yolu meselesi değerlendirilmiştir.
Karar, geçici velayet düzenlemesi kapsamında kurulan kişisel ilişkinin bağımsız kişisel ilişki davasından usulen farklılaşabileceğini göstermesi açısından önemlidir. cocukhaklari.barobirlik.org.tr
Uygulamada ayrıca sosyal inceleme yapılmaksızın kurulan nihai kişisel ilişki kararlarının eksik inceleme yönünden tartışıldığı görülmektedir. Ancak nihai kararda uzman araştırmasının önem taşıması, tedbiren kişisel ilişkinin her durumda aynı araştırmanın tamamlanmasından sonra kurulacağı şeklinde yorumlanmamalıdır.
9. Çocuğun yaşı görüşme süresini nasıl etkiler?
Kişisel ilişkinin kapsamı belirlenirken yalnızca ebeveynlerin istekleri değil, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun ihtiyaçları esas alınır.
Bebekler ve çok küçük çocuklar
Çok küçük çocuklarda bakım düzeni, beslenme, uyku, ebeveynlerle kurulan bağ ve ayrılığa verilen tepkiler önemlidir.
Bu nedenle bazı dosyalarda daha sık fakat kısa süreli görüşmeler veya kademeli ilişki kurulması uygun görülebilir.
Ancak küçük yaş, tek başına babayla yatılı görüşmenin yasak olduğu anlamına gelmez. Karar çocuğun gelişimi ve somut bakım koşulları temelinde verilmelidir.
Okul öncesi çocuklar
Çocuğun alıştığı günlük düzen, ebeveynleriyle ilişkisi ve ayrı kalma konusundaki uyumu dikkate alınır.
Gerekli hâllerde başlangıçta gündüz görüşmesi, ilerleyen aşamalarda yatılı ilişki gibi kademeli modeller değerlendirilebilir.
Okul çağındaki çocuklar
Okul saatleri, ders düzeni, hafta sonları, yarıyıl ve yaz tatilleri önemli hâle gelir.
Mahkeme hafta sonu, bayram ve tatil dönemlerini açık ve uygulanabilir biçimde düzenlemelidir.
Ergenlik dönemindeki çocuklar
Çocuğun görüşü, sosyal yaşamı, eğitim programı ve bağımsızlık ihtiyacı daha fazla önem kazanabilir.
Bununla birlikte çocuğun istemediğini belirtmesi, görüşmenin her koşulda kaldırılmasını otomatik olarak gerektirmez. İsteksizliğin nedenleri ve çocuğun üstün yararı incelenmelidir.
10. Çocuk görüşmek istemiyorsa mahkeme ne yapar?
Özellikle çekişmeli boşanma davalarında çocuk, anne veya babasıyla görüşmek istemediğini ifade edebilir.
Bu durumda mahkeme, çocuğun açıklamasının nedenlerini araştırmalıdır.
Örneğin görüşmenin reddi, geçmişte yaşanmış korkutucu olaylardan, ebeveynle uzun süredir görüşülmemesinden, ayrılık kaygısından veya ebeveynler arasındaki çatışmalardan kaynaklanabilir.
Mahkeme yalnızca bir tarafın çocuğun görüşmek istemediğine ilişkin beyanıyla yetinmeyebilir. Çocuğun yaşı ve gelişimi uygunsa uzman görüşüne başvurulması önemlidir.
Gerekli görüldüğünde kademeli kişisel ilişki, uzman gözetiminde görüşme veya çocuğun korunmasına yönelik başka tedbirler değerlendirilir.
Çocuğun beyanı önemlidir ancak tek başına her durumda kesin belirleyici değildir. Nihai değerlendirme çocuğun üstün yararı esas alınarak yapılır.
11. Uzman gözetiminde kişisel ilişki ne zaman kurulur?
Mahkeme, çocukla ebeveynin doğrudan ve gözetimsiz görüşmesinin çocuğun yararına uygun olmayabileceğine ilişkin somut riskler bulunduğunda, kişisel ilişkinin uzman veya üçüncü kişi gözetiminde kurulmasına karar verebilir.
Örneğin ciddi güvenlik kaygıları, uzun süren görüşmesizlik, çocukta yoğun kaygı veya kontrollü geçiş ihtiyacı bu tür bir düzenlemenin değerlendirilmesine neden olabilir.
Ancak yalnızca anne ve babanın birbiriyle anlaşamaması, her olayda uzman gözetimli görüşmeyi zorunlu kılmaz.
Gözetimli ilişkinin amacı bir ebeveyni cezalandırmak değil, çocuğun güvenliğini sağlayarak uygun koşullarda ilişki kurulmasını mümkün kılmaktır.
Kararda gözetim koşullarının, uygulamanın ve görüşmenin kapsamının açıkça belirlenmesi gerekir.
12. Tedbiren kişisel ilişki kararı ne kadar sürede verilir?
Mevzuatta tüm çekişmeli boşanma dosyaları bakımından geçici kişisel ilişki kararının mutlaka 7, 15 veya 30 gün içinde verilmesini emreden genel bir süre bulunmamaktadır.
Bununla birlikte TMK 169 kapsamındaki geçici tedbirlerin niteliği gereği, mahkemenin gecikmeksizin değerlendirme yapması beklenir.
Şu ayrım önemlidir:
| Dosyanın durumu | Mahkemenin değerlendirebileceği yöntem |
|---|---|
| Çocukla geçmişte düzenli ve güvenli ilişki var | Mevcut delillerle erken aşamada geçici karar |
| Taraflar görüşme günlerinde anlaşamıyor | Çocuğun düzenine uygun geçici takvim |
| Uzman raporu henüz tamamlanmadı | Güvenliyse geçici ilişki, rapor sonrası yeniden değerlendirme |
| Ciddi şiddet veya istismar iddiası var | Ön inceleme, koruyucu tedbir veya gözetimli ilişki |
| Çocuk uzun zamandır diğer ebeveynle görüşmüyor | Kademeli ilişki ve gerekli uzman değerlendirmesi |
| Çocuk görüşmeye yoğun direnç gösteriyor | Direncin nedenlerinin araştırılması |
Burada ebeveynin çocukla görüşmek istediğini belirtmesi kadar, mahkemenin karar almasını kolaylaştıracak somut bir tedbir talebi sunulması da önemlidir.
13. Mahkeme ADM raporu gelene kadar kişisel ilişki talebini bekletirse ne yapılabilir?
Mahkemenin henüz karar vermediği durumlarda, dosyanın koşullarına göre şu hukuki girişimler değerlendirilebilir:
- Tedbiren kişisel ilişki dilekçesi sunulması: TMK 169 ve 323 uyarınca ilk duruşma beklenmeden ara karar verilmesi istenebilir.
- Acil değerlendirme talebi: Çocukla görüşülmeyen süre, önceki ilişkinin niteliği ve gecikmenin etkileri açıklanabilir.
- Kademeli veya sınırlı görüşme önerisi: Mahkeme geniş kapsamlı ilişki için rapor beklemek istiyorsa, güvenli bir ara düzenleme talep edilebilir.
- Uzman incelemesinin hızlandırılması: Görevlendirme veya randevu aşamasında gecikme varsa dosyada bu hususun değerlendirilmesi istenebilir.
- Tedbirin yeniden değerlendirilmesi: Yeni deliller veya uzman raporu doğrultusunda önceki ara kararın değiştirilmesi talep edilebilir.
- Anayasal güvencelerin ileri sürülmesi: Uzun süreli ve gerekçesiz gecikmelerde Anayasa Mahkemesinin Mesut Efe kararı dâhil ilgili içtihatlar mahkemeye sunulabilir.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ise kendine özgü kabul edilebilirlik, başvuru yollarının tüketilmesi ve süre koşullarına tabidir. Her gecikmede doğrudan bireysel başvuru yapılabileceği varsayılmamalıdır.
14. Kişisel ilişki kararı verildikten sonra ADM süreci nasıl işler?
Aile mahkemesi tarafından uygulanabilir bir kişisel ilişki kararı verildikten sonra görüşmeler gönüllü olarak yerine getirilmiyorsa hak sahibi, ilgili ADM’ye başvurabilir.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/A ve devamı maddeleri ile ilgili yönetmelik uyarınca işlemler, çocuğun üstün yararı esas alınarak yürütülür.
Süreç genel olarak şu aşamalardan oluşur:
- Hak sahibi, mahkeme kararı ve gerekli başvuru belgeleriyle müdürlüğe başvurur.
- Müdürlük, kişisel ilişki kararının uygulanabilmesi için ilgili kişilerle iletişim kurar.
- Öncelikle görüşmenin gönüllü biçimde yerine getirilmesi amaçlanır.
- Gönüllü uygulama sağlanamazsa kanunda ve yönetmelikte öngörülen usuller işletilir.
- Gerekli durumlarda çocuk görüşme merkezi ve uzman desteğinden yararlanılır.
- Karara aykırı davranışlara ilişkin kanuni başvuru yolları ve yaptırımlar gündeme gelebilir.
Adalet Bakanlığının resmî bilgilendirmesinde de kişisel ilişki kararlarının çocuk dostu yöntemlerle ADM tarafından uygulandığı açıklanmaktadır. magdur.adalet.gov.tr+2
15. Kişisel ilişki kararı kesinleşmeden uygulanabilir mi?
Burada da kararın hukuki niteliği belirleyicidir.
Dava sırasında verilen tedbiren kişisel ilişki kararları, nihai boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenmeden uygulanmak üzere düzenlenir.
Buna karşılık nihai boşanma hükmünde yer alan kişisel ilişkinin uygulanmasında, kararın kesinleşmesi ve mevcut tedbir kararının durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle gerekçeli hükümle ADM’ye başvurulurken kararın tedbir niteliğinde olup olmadığı ve kesinleşme şerhinin gerekip gerekmediği önemlidir.
Adalet Bakanlığı uygulamasına ilişkin resmî bilgilendirmelerde, tedbiren uygulanmasına ilişkin ifade bulunmayan gerekçeli kararlarla yapılan başvurularda kesinleşme şerhi arandığı belirtilmektedir. İSTANBUL ADLİYESİ+1
Bu nedenle kişisel ilişki kararının verilmiş olması ile kararın hangi aşamada uygulanabileceği ayrı konulardır.
16. Kişisel ilişki engellenirse velayet değiştirilebilir mi?
Türk Medeni Kanunu’nun 324. maddesi, anne ve babanın diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmasını öngörmektedir.
7343 sayılı Kanun’la eklenen düzenlemeye göre kişisel ilişki kararının gereklerini yerine getirmeyen velayet sahibi ebeveyn bakımından, çocuğun menfaatine aykırı olmamak koşuluyla velayet değişikliği gündeme gelebilir.
Ancak tek bir görüşmenin gerçekleşmemesi otomatik olarak velayetin değiştirilmesi sonucunu doğurmaz.
Mahkeme engellemenin nedenlerini, sürekliliğini, tarafların davranışlarını ve velayet değişikliğinin çocuk üzerindeki olası etkilerini değerlendirmelidir.
İlgili düzenleme ve ihtar yükümlülüğü TMK 182 ve 324. maddelerinde yer almaktadır. Mevzuat+1
17. Uygulamadan örnekler
Örnek 1: Baba üç aydır çocuğunu göremiyor, ADM raporu bekleniyor
Anne boşanma davasını açmış, çocuk fiilen anne yanında kalmaktadır. Baba üç aydır çocukla görüşemediğini ve mahkemenin sosyal inceleme raporunu beklediğini belirtmektedir.
Böyle bir durumda öncelikle dosyada görüşmeyi geciktirmeyi haklı kılan somut güvenlik veya gelişimsel risk bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Böyle bir risk yoksa babanın TMK 169 uyarınca rapor beklenmeden geçici kişisel ilişki kurulmasını talep etmesi mümkündür.
Mahkeme mevcut delillerle karar verebilir veya gerekli görüyorsa sınırlı ve kademeli bir geçici düzenleme değerlendirebilir.
Örnek 2: Çocuk altı yaşında ve baba hakkında şiddet iddiası var
Anne, çocuğun babayla gözetimsiz görüşmesinin güvenli olmadığını ileri sürmektedir.
Bu durumda mahkeme şiddet iddiasının somut dayanaklarını, varsa koruma kararlarını ve çocuğun güvenliğine yönelik riskleri değerlendirmelidir.
Gerektiğinde uzman görüşü alınabilir. Gözetimli veya sınırlı kişisel ilişki gibi koruyucu seçenekler değerlendirilebilir.
Örnek 3: ADM raporu geldi ancak mahkeme henüz karar vermedi
Uzman raporunun dosyaya sunulmasıyla birlikte mahkemenin kişisel ilişki talebini değerlendirmesi için önemli bir bilgi kaynağı oluşmuştur.
Ancak raporun dosyaya sunulması otomatik olarak karar verildiği anlamına gelmez. Hâkim raporu ve diğer delilleri değerlendirerek karar verir; gerekli görürse ek araştırma yaptırabilir.
Örnek 4: Anne çocuğun görüşmek istemediğini söylüyor
Çocuğun isteksizliğinin nedeni araştırılmadan yalnızca ebeveyn beyanı esas alınarak kalıcı bir düzenleme oluşturulması sakıncalı olabilir.
Çocuğun görüşü uzman aracılığıyla alınabilir ve görüşmeyi reddetmesinin nedenleri değerlendirilir.
Çocuğun üstün yararına uygun olduğu ölçüde kademeli veya destekli kişisel ilişki gibi yöntemlere başvurulabilir.
18. Sık sorulan sorular
1. Çekişmeli boşanma davasında çocukla görüşmek için ilk duruşma beklenir mi?
Hayır. Mahkeme gerekli koşullarda ilk duruşmadan önce geçici kişisel ilişki kararı verebilir.
2. ADM raporu gelmeden çocukla kişisel ilişki kurulabilir mi?
Evet. Geçici kişisel ilişki için tüm dosyalarda raporun tamamlanması zorunlu değildir. Ancak somut riskler incelemeyi gerekli kılabilir.
3. Sosyal inceleme raporu kaç günde hazırlanır?
Bütün dosyalara uygulanabilen sabit bir kanuni süre yoktur. Dosyanın niteliğine ve uzmanların iş yüküne bağlı olarak değişir.
4. Hâkim ADM raporuna uymak zorunda mı?
Hayır. Uzman raporu önemli bir değerlendirme aracıdır ancak hâkimin yerine geçmez. Mahkeme raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir.
5. ADM kararı mı, mahkeme kararı mı gerekir?
Kişisel ilişkiyi mahkeme düzenler. ADM verilen kararın yerine getirilmesi ve uzman desteği süreçlerinde görev alır.
6. Geçici kişisel ilişki sonradan değiştirilebilir mi?
Evet. Çocuğun ihtiyaçları veya dosyadaki koşullar değiştiğinde tedbirin yeniden düzenlenmesi talep edilebilir.
7. Boşanma kesinleşmeden çocukla görüşülebilir mi?
Evet. Dava sırasında uygulanmak üzere verilen geçici kişisel ilişki kararıyla görüşme mümkündür.
8. Çocuk babayla yatılı kalmak zorunda mı?
Her dosyada yatılı ilişki kurulması zorunlu değildir. Çocuğun yaşı, gelişimi ve güvenliği dikkate alınarak düzenleme yapılır.
9. Anne veya baba görüşmeyi engelliyorsa ne olur?
Karar bulunup bulunmadığına göre hukuki yollar değişir. Mevcut kararın yerine getirilmesi için ADM’ye başvurulabilir.
10. Mahkeme aylarca karar vermezse hak ihlali oluşabilir mi?
Evet. Anayasa Mahkemesinin Mesut Efe kararında uzun süreli ve gerekçesiz gecikme nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
11. Çocuk mahkemede dinlenmek zorunda mı?
Her durumda değil. Görüşü, uygun koşullarda uzman aracılığıyla da alınabilir.
12. Kişisel ilişki için ayrı dava açmak gerekir mi?
Devam eden boşanma davasında geçici kişisel ilişki talep edilebilir. Her durumda ayrıca bağımsız dava açılması gerekmez.
13. Kişisel ilişki yalnızca hafta sonlarında mı kurulur?
Hayır. Mahkeme çocuğun koşullarına uygun olarak hafta içi, hafta sonu, tatil veya diğer zaman dilimlerinde düzenleme yapabilir.
14. Sosyal inceleme raporuna itiraz edilebilir mi?
Evet. Rapordaki eksikliklerin ve çelişkilerin açıklanması, ek rapor veya yeniden değerlendirme yapılması talep edilebilir.
15. Kişisel ilişki kararı kaç yaşına kadar uygulanır?
Çocukla kişisel ilişki düzenlemeleri kural olarak küçüklük dönemi içindir. Erginlikle birlikte hukuki durum değişir.
19. Sonuç: Çocukla kişisel ilişki için boşanma davasının bitmesi beklenmez
Çekişmeli boşanma davalarında en önemli mesele, çocukla kişisel ilişkinin taraflar arasındaki uyuşmazlıktan bağımsız olarak çocuğun üstün yararına uygun ve zamanında düzenlenmesidir.
Mahkeme, TMK 169 kapsamında dava devam ederken geçici kişisel ilişki kararı verebilir. Bu karar için bütün delillerin toplanması veya boşanma davasının sonuçlandırılması şart değildir.
ADM tarafından yürütülen uzman incelemeleri çocuğun ihtiyaçlarının değerlendirilmesine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte sosyal inceleme raporunun hazırlanmasının gecikmesi, her durumda çocukla görüşmenin süresiz olarak ertelenmesini haklı göstermez.
Öte yandan mahkeme, çocuğun güvenliği konusunda ciddi riskler varsa aceleyle ve yetersiz araştırmayla görüşme düzeni oluşturmamalıdır.
Dolayısıyla hukuken hedeflenen, çocukla kişisel ilişkinin gereksiz gecikmelere yol açılmadan fakat çocuğun güvenliği ve üstün yararı korunarak düzenlenmesidir.
Bursa’da görülen çekişmeli boşanma, velayet ve çocukla kişisel ilişki uyuşmazlıklarında da aynı kanuni ilkeler uygulanmaktadır.
Başlıca resmî kaynaklar
- Türk Medeni Kanunu — 169, 182, 323–326. maddeler
- Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişki Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik
- 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu
- AYM Mesut Efe kararı — 2021/30904
- Yargıtay HGK — 2018/2-1072 E., 2019/185 K.
- Adalet Bakanlığı — Çocuk teslimi ve kişisel ilişki hakkında bilgilendirme

