Boşanma aşamasında anne veya babanın müşterek çocuğunu diğer ebeveyne göstermemesi, aile hukukunda en fazla uyuşmazlık yaşanan konular arasındadır. Özellikle eşlerin ayrı yaşamaya başlamasından sonra çocuklardan birinin anne veya baba yanında kalması, diğer ebeveynin ise haftalarca, hatta aylarca çocuğunu görememesi ciddi hukuki sorunlar doğurabilmektedir.

Bu durumda sıklıkla şu sorular gündeme gelir: Boşanma davası henüz açılmamışsa çocukla nasıl görüşülebilir? Çekişmeli boşanma davasında ilk duruşma beklenmeden kişisel ilişki kararı alınabilir mi? Anne çocuğu babaya göstermiyorsa şikâyet edilebilir mi? Mahkeme kararı olmasına rağmen çocuk teslim edilmiyorsa hangi kuruma başvurulmalıdır? Çocuğu göstermeyen ebeveyn hakkında disiplin hapsi uygulanabilir mi? Görüşmelerin sürekli engellenmesi velayetin değiştirilmesine neden olabilir mi?

2026 yılı itibarıyla bu soruların cevapları, öncelikle çocukla kişisel ilişki konusunda mahkeme kararı bulunup bulunmadığına göre değişmektedir.

Mahkeme kararı henüz bulunmuyorsa öncelikle aile mahkemesinden kişisel ilişkinin düzenlenmesi istenmelidir. Buna karşılık uygulanabilir bir mahkeme kararı bulunduğu hâlde görüşme engelleniyorsa 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü (ADM) aracılığıyla kararın yerine getirilmesi sağlanabilir.

Ayrıca anne ve babanın haklarının ötesinde, çocuğun her iki ebeveyniyle güvenli ve sağlıklı ilişkiler kurabilmesi esastır. Mahkeme bütün değerlendirmelerinde çocuğun üstün yararını gözetmekle yükümlüdür.

Bu makalede Türk Medeni Kanunu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, 7343 sayılı Kanun ile getirilen sistem, Anayasa Mahkemesi kararları ve ilgili Yargıtay içtihatları çerçevesinde çocukla görüşmenin engellenmesi halinde başvurulabilecek hukuki yollar ayrıntılı olarak incelenmektedir.

1. Boşanma davasında çocuğumu göstermiyorlar, ilk olarak ne yapmalıyım?

Atılacak ilk adım, mevcut hukuki durumun belirlenmesidir. Çocukla görüşmenin engellenmesi her olayda aynı usulle çözülemez.

Mevcut durumBaşvurulabilecek hukuki yol
Henüz boşanma davası açılmadıKişisel ilişkinin düzenlenmesi için aile mahkemesine başvuru
Boşanma davası açıldı, ancak görüşme kararı yokTMK 169 uyarınca tedbiren kişisel ilişki talebi
Tedbiren kişisel ilişki kararı var, ancak uygulanmıyorADM’ye başvuru
Kesinleşmiş ve uygulanabilir kişisel ilişki hükmü varADM aracılığıyla kararın uygulanmasının istenmesi
ADM teslim emrine rağmen görüşme engelleniyorKoşulları varsa 5395 sayılı Kanun m. 41/F kapsamında şikâyet
Çocukla görüşme sürekli engelleniyorSomut koşullara göre kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi veya velayet değişikliği
Çocuğa yönelik somut şiddet veya istismar riski varKoruyucu tedbirler ve güvenli kişisel ilişki düzenlemesi

Buradaki en önemli ayrım şudur: Henüz kişisel ilişki kararı bulunmamasıyla mevcut bir mahkeme kararına aykırı davranılması aynı hukuki durum değildir.

Karar bulunmayan her görüşme engelinde doğrudan disiplin hapsi uygulanamaz. Disiplin hapsinin kanuni şartları ayrıca oluşmalıdır.

2. Anne çocuğu babaya göstermiyorsa bu durum hukuka aykırı mıdır?

Türk Medeni Kanunu’nun 323. maddesine göre anne ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.

TMK 324 ise anne ve babanın, diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınması gerektiğini düzenlemektedir.

Bununla birlikte kişisel ilişki hakkı mutlak ve sınırsız değildir. Çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, ebeveynin yükümlülüklerine aykırı davranması veya başka önemli sebeplerin bulunması halinde kişisel ilişki sınırlanabilir ya da kaldırılabilir.

Dolayısıyla annenin çocuğu babaya göstermemesi her olayda otomatik olarak hukuka aykırı kabul edilmez. Örneğin çocuğun güvenliğini ilgilendiren ciddi ve somut bir tehlike varsa bunun değerlendirilmesi gerekir.

Ancak geçerli bir hukuki gerekçe olmaksızın çocuğun diğer ebeveynle görüşmesinin sürekli engellenmesi, özellikle de mahkeme kararı bulunmasına rağmen görüşmenin sağlanmaması, hukuki sonuçlar doğurabilir.

Aynı kurallar çocuğu yanında bulunduran baba bakımından da geçerlidir. Kişisel ilişki hakkı yalnızca babaya tanınmış bir hak değildir.

3. Boşanma davası açılmadan önce çocuğumu göstermiyorlarsa ne yapabilirim?

Eşlerin fiilen ayrı yaşamaya başlaması, mutlaka boşanma davası açıldığı anlamına gelmez.

Örneğin anne müşterek çocukla birlikte aile konutundan ayrılmış olabilir. Baba ise çocuğun nerede bulunduğunu bilmesine rağmen çocukla görüşemediğini belirtebilir.

Böyle bir durumda çocukla görüşmenin hukuken düzenlenmesi amacıyla aile mahkemesine başvurulabilir.

Boşanma davası açılması zorunlu mu?

Hayır. Çocukla kişisel ilişki düzenlenmesi talebinin mutlaka boşanma davasıyla birlikte ileri sürülmesi gerekmez.

Somut koşullara göre ayrı bir kişisel ilişki davası açılması mümkündür. Eşlerin ayrı yaşaması ve ortak çocuğa ilişkin geçici önlemlere ihtiyaç duyulması halinde TMK 197 kapsamında da değerlendirme yapılabilir.

Ancak velayetin hukuki durumu, taraflar arasında mevcut bir karar bulunup bulunmadığı ve çocuğun kimin yanında yaşadığı dikkate alınmalıdır.

Polis veya jandarma çocuğu getirir mi?

Ortada uygulanabilir bir kişisel ilişki kararı yoksa, anne veya babanın yalnızca diğer ebeveynin görüşmeye izin vermediğini söylemesi üzerine kolluğun kendiliğinden görüşme takvimi oluşturması mümkün değildir.

Çocukla kişisel ilişkinin hukuken düzenlenmesi aile mahkemesinin görevidir.

Buna karşılık çocuğun kaçırılması, kaybolması, şiddete uğraması veya güvenliğinin ciddi biçimde tehlikeye girmesi gibi ayrı bir durum varsa kolluğa ve ilgili makamlara başvurulması gerekebilir. Bu ihtimaller kişisel ilişki uyuşmazlığından ayrıca değerlendirilmelidir.

4. Çekişmeli boşanma davası devam ederken çocukla görüşme kararı alınabilir mi?

Evet. Boşanma davasının kesinleşmesi veya ilk duruşmanın yapılması zorunlu değildir.

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava devam ettiği sürece gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır.

Bu önlemler çocukların bakımına, korunmasına ve ebeveynlerle ilişkilerine ilişkin düzenlemeleri de kapsayabilir.

Dolayısıyla mahkeme, çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa daha ilk duruşma yapılmadan tedbiren kişisel ilişki kararı verebilir.

Tensip zaptıyla kişisel ilişki kurulabilir mi?

Evet. Mevcut bilgi ve belgeler yeterli olduğunda hâkim tensip aşamasında veya sonrasında ara kararla geçici kişisel ilişki tesis edebilir.

Örneğin çocuğun yaşı, daha önce ebeveynleriyle kurduğu ilişkiler, tarafların yaşam koşulları ve somut riskler değerlendirilerek belirli gün ve saatlerde görüşme düzeni oluşturulabilir.

Ancak mahkemenin her dosyada ilk gün, hiçbir araştırma yapmadan görüşme kararı vermesi zorunlu değildir.

İlk duruşma altı ay sonraysa çocuk altı ay beklemek zorunda mı?

Hayır. İlk duruşmanın ileri bir tarihe bırakılmış olması, mahkemenin geçici tedbir taleplerini daha erken değerlendirmesine engel değildir.

Bu nedenle dava devam ederken çocuğuyla görüştürülmeyen anne veya baba, mahkemeye ayrı bir dilekçe sunarak dosya üzerinden ivedilikle tedbiren kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir.

Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin kararları da çocukla kişisel ilişki uyuşmazlıklarında zaman unsurunun önemini ortaya koymaktadır.

5. ADM raporu gelmeden çocukla görüşme kararı verilebilir mi?

Bu soru, uygulamada en sık yaşanan sorunlardan biridir.

Boşanma davasında mahkeme, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü bünyesindeki uzmanlardan veya aile mahkemesinin ilgili uzmanlarından sosyal inceleme raporu hazırlanmasını isteyebilir.

Uzmanlar çocuk ve ebeveynlerle görüşerek çocuğun ihtiyaçlarını, aile ilişkilerini ve kişisel ilişki bakımından önemli riskleri değerlendirebilir.

Ancak bütün dosyalarda geçici kişisel ilişki kararı verilmesi için ADM veya sosyal inceleme raporunun tamamlanmasını zorunlu kılan genel bir hüküm bulunmamaktadır.

Çocuğun güvenliğini tehlikeye sokabilecek somut bir durum yoksa ve mevcut bilgiler yeterliyse mahkeme raporu beklemeden geçici kişisel ilişki kurulmasına karar verebilir.

Buna karşılık şiddet, istismar, ciddi ihmal veya başka güvenlik riskleri gündemdeyse uzman incelemesi önem kazanabilir.

ADM raporu aylarca gelmezse ne yapılmalı?

Raporun geciktiği dosyalarda mahkemeye başvurularak:

  • Geçici kişisel ilişki talebinin sosyal inceleme raporundan bağımsız biçimde değerlendirilmesi,
  • Uzman incelemesinin ivedilikle tamamlanması,
  • Çocuğun üstün yararına uygun kademeli bir görüşme düzeni oluşturulması,
  • Gerekiyorsa uzman gözetiminde geçici kişisel ilişki kurulması

talep edilebilir.

Önemli olan, rapor hazırlanırken çocuğun güvenliğiyle bağdaşan tedbirlerin de değerlendirilmesidir.

Bu konunun inceleme aşamaları ve uzman raporlarına ilişkin ayrıntılar, sitemizdeki Çekişmeli Boşanmada Çocukla Kişisel İlişki Ne Zaman Kurulur? başlıklı rehberde ayrıca ele alınmaktadır.

6. Mahkeme kararı olduğu halde çocuğum gösterilmiyorsa ne yapmalıyım?

Uygulanabilir bir kişisel ilişki kararı bulunmasına rağmen anne veya babanın görüşmeyi engellemesi halinde 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/C maddesi devreye girer.

7343 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme sonrasında çocukla kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi, genel icra daireleri yerine Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri aracılığıyla yürütülmektedir.

2026 yılı itibarıyla uygulamanın temel çerçevesi bu sistem üzerine kuruludur.

Adalet Bakanlığının resmî açıklamasına göre aile mahkemelerinin kişisel ilişki ve çocuk teslimine ilişkin ilam ve tedbir kararları, çocuğun üstün yararı esas alınarak çocuk görüşme merkezlerinde ve ilgili müdürlükler tarafından yerine getirilmektedir. magdur.adalet.gov.tr

ADM’ye nasıl başvurulur?

Kişisel ilişki kararından yararlanan anne veya baba, kararın gönüllü olarak uygulanmaması üzerine ilgili ADM’ye başvurabilir.

Başvuru sırasında uygulanabilir mahkeme kararı ve kimlik bilgileri başta olmak üzere ilgili belgeler değerlendirilir.

ADM, yükümlü ebeveynle iletişim kurarak çocuğun mahkeme kararında belirtilen gün ve saatte belirlenen yere getirilmesini ister.

Yükümlüyle iletişim kurulamazsa, çocuk getirilmeyeceği bildirilirse veya belirlenen yere getirilmezse müdürlük, kanunda öngörülen koşullarla teslim emri gönderir.

Bu aşamadan sonraki yükümlülüklere aykırılık, disiplin hapsi yaptırımı bakımından da önem taşımaktadır.

7. ADM çocuk görüşme merkezi süreci nasıl işler?

  1. Mahkeme kararının bulunmasıUygulanabilir bir kişisel ilişki ilamı veya tedbir kararı bulunmalıdır.
  2. ADM’ye başvuruHak sahibi ebeveyn, kararın yerine getirilmesini talep eder.
  3. Yükümlü ebeveynle iletişimMüdürlük, çocuğun görüşme için belirlenen zamanda teslim edilmesini bildirir.
  4. Gerekli hâlde teslim emriKanunda belirtilen koşulların oluşması durumunda yükümlüye resmî teslim emri gönderilir.
  5. Çocuğun görüşmeye hazırlanması ve teslimiİşlemler çocuğun üstün yararı ve ilgili yönetmelikteki usuller gözetilerek yürütülür.
  6. Karara aykırılığın tespitiGörüşme engellenirse olay tutanak ve diğer delillerle belgelendirilir.
  7. Şikâyet ve yaptırımKanuni koşulları varsa aile mahkemesinden disiplin hapsi talep edilebilir.

ADM ile sosyal inceleme raporu aynı şey midir?

Hayır.

Birinci süreç, aile mahkemesine sunulmak üzere uzman incelemesi ve rapor hazırlanmasıdır.

İkinci süreç ise mahkemece verilmiş çocuk teslimi veya kişisel ilişki kararının uygulanmasıdır.

Bunların her ikisinde uzmanlar görev alabilse de hukuki amaçları birbirinden farklıdır.

8. Çocuğu göstermeyen anne veya babaya hapis cezası verilir mi?

Evet, kanunda öngörülen şartlar gerçekleştiğinde disiplin hapsi uygulanabilir.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/F maddesinin ikinci fıkrasına göre çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı davrananlar ile emrin yerine getirilmesini engelleyenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsi ile cezalandırılabilir.

Bu yaptırımın uygulanması için yalnızca diğer ebeveynin çocuğu göstermek istememesi yeterli değildir. Kanundaki teslim emri, aykırılık ve şikâyet koşulları somut olayda oluşmalıdır.

Ayrıca farklı hukuki durumlara farklı yaptırımlar uygulanmaktadır.

İhlalKanuni yaptırım
Kişisel ilişki teslim emrinin engellenmesi3–10 gün disiplin hapsi
Çocuk teslimine ilişkin teslim emrinin engellenmesi3 aya kadar disiplin hapsi
Kişisel ilişki süresi sonunda çocuğun geri getirilmemesi3 aya kadar disiplin hapsi

Dayanak: 5395 sayılı Kanun m. 41/F ve ilgili Yönetmelik m. 50. TBMM CDN+1

Disiplin hapsi ile TCK kapsamında hapis cezası aynı mı?

Hayır. Disiplin hapsi, mahkeme kararının yerine getirilmesine ilişkin kanuni yükümlülüklerin ihlaline bağlanan özel nitelikli bir yaptırımdır.

Bu nedenle çocukla görüşmenin her engellenişi otomatik olarak Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suçun işlendiği veya adli sicile işlenecek bir mahkûmiyet kararı verileceği anlamına gelmez.

Disiplin hapsi ile bağımsız bir suç soruşturmasının şartları ayrı ayrı incelenmelidir.

9. Şikâyet süresi kaç gündür? Hangi mahkemeye başvurulur?

Burada iki farklı şikâyet yolunu birbirinden ayırmak gerekir.

ADM’nin işlem veya kararına karşı şikâyet

1 hafta

5395 sayılı Kanun m. 41/E: Öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren.

Teslim emrine aykırılık nedeniyle disiplin hapsi şikâyeti

1 ay

5395 sayılı Kanun m. 41/F: İlgili aykırılık bakımından kanuni şikâyet süresi.

Her iki yol bakımından da görevli mahkeme, kanundaki şartlar çerçevesinde işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesidir.

ADM işlemlerine yönelik şikâyet hakkında verilen karara karşı da kanunda belirtilen süre ve koşullarla itiraz mümkündür.

Bu nedenle özellikle kısa hak düşürücü nitelikteki süreler gözetilerek başvuru yapılmalıdır. TBMM CDN

10. Çocuğumu göstermiyorlar, velayetin değiştirilmesini isteyebilir miyim?

Evet. Kişisel ilişkinin sistematik biçimde engellenmesi, koşulları oluştuğunda velayetin değiştirilmesine gerekçe olabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesinde, velayetin kullanılması kendisine bırakılan eşin diğer eşle kişisel ilişkinin düzenlenmesine ilişkin kararın gereklerini yerine getirmemesi halinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak şartıyla velayetin değiştirilebileceği düzenlenmiştir.

Ancak velayetin değiştirilmesi kendiliğinden gerçekleşmez.

Mahkemenin değerlendirmesinde özellikle çocuğun yaşadığı ortam, ebeveynlerin bakım koşulları, engellemenin niteliği, çocuğun gelişimi ve velayet değişikliğinin muhtemel etkileri önem taşır.

Bir kez çocuğu göstermemek velayetin değişmesine yeterli mi?

Tek bir görüşmenin gerçekleşmemesi, velayetin mutlaka değiştirilmesi gerektiği anlamına gelmez.

Örneğin çocuğun hastalanması, ciddi bir güvenlik sorununun ortaya çıkması veya teslimin gerçekleşememesinin haklı bir sebebe dayanması değerlendirmeyi değiştirebilir.

Buna karşılık diğer ebeveynin görüşme hakkını sürekli olarak engellemek, çocuğu görüşme günlerinde başka yere götürmek veya mahkeme kararına rağmen tekrar tekrar kişisel ilişki kurulmasına izin vermemek, velayet yönünden önemli bir olgudur.

Yargıtay: Çocuğun babaya gösterilmemesi velayetin değiştirilmesine neden olabilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 8 Eylül 2014 tarihli kararında, velayeti anneye verilen çocuğun babasıyla kişisel ilişkisinin haklı neden olmaksızın sürekli engellendiği değerlendirilmiştir.

Somut olayda annenin çocuğu kişisel ilişki dönemlerinde bulunduğu ortamdan uzaklaştırdığı ve babanın mahkemece belirlenen görüşme hakkını kullanamadığı anlaşılmıştır.

Yargıtay, bu davranışın çocuğun menfaatine aykırı olduğunu değerlendirerek velayetin değiştirilmesi talebinin reddini bozmuştur.

Karar, görüşme hakkını sistematik biçimde engellemenin yalnızca kişisel ilişkinin uygulanmasıyla sınırlı kalmayıp velayet uyuşmazlığını da etkileyebileceğini göstermektedir.

Resmî karar metni: Adalet Bakanlığı UYAP İçtihat Programı — 08.09.2014 tarihli karar. Mevzuat

Bu karar, bütün görüşme engellerinde velayetin otomatik olarak değişeceği şeklinde yorumlanmamalıdır. Her dosyada çocuğun üstün yararı belirleyicidir.

11. Çocuğum görüşmek istemiyorsa anne veya baba ne yapmalı?

Uygulamada görüşmenin engellenmesi iddiasına karşı en sık ileri sürülen savunmalardan biri çocuğun diğer ebeveyni görmek istememesidir.

Ancak çocuğun görüşmek istemediğinin belirtilmesi, kişisel ilişki kararının uygulanmaması için her koşulda yeterli bir gerekçe değildir.

Çocuğun neden görüşmeyi reddettiğinin araştırılması gerekir.

Bu isteksizlik gerçek bir korkudan, olumsuz yaşantılardan, uzun süreli ayrılıktan, ebeveynler arasındaki çatışmadan veya çocuğun etkilenmesinden kaynaklanabilir.

Çocuk mahkemede dinlenir mi?

Yeterli idrak düzeyine sahip çocukların kendilerini ilgilendiren uyuşmazlıklarda görüşlerini ifade edebilmesi önemlidir.

Çocuğun görüşü uzman eşliğinde alınabilir. Görüşünün değerlendirilmesi gerekir ancak çocuğun tercihinin her koşulda mahkeme kararını tek başına belirlemesi zorunlu değildir.

Uzman eşliğinde görüşme yapılabilir mi?

Somut koşullara göre kişisel ilişkinin kademeli biçimde kurulması veya uzman desteğinden yararlanılması değerlendirilebilir.

Özellikle ebeveynle uzun süredir görüşmemiş çocuklarda önce sınırlı görüşmeler yapılması, güvenli ilişki kurulduktan sonra görüşme sürelerinin artırılması gündeme gelebilir.

Bununla birlikte çocuğun ciddi şiddet veya istismar riski altında olduğu durumlarda öncelikli mesele görüşmenin zorla sağlanması değil, çocuğun korunmasıdır.

12. Çocuğumu göstermemek için şehir değiştiriyorlar, ne yapabilirim?

Anne veya babanın çocuğuyla birlikte başka bir şehre taşınması her durumda hukuka aykırı değildir. Ancak taşınma nedeniyle kişisel ilişki kararının uygulanamaz hâle gelmesi veya görüşmenin kasıtlı biçimde engellenmesi farklı sonuçlar doğurabilir.

Örneğin mahkeme kararıyla Bursa’da belirli hafta sonlarında görüşme hakkı tanınan ebeveynin, çocuğun adresinin sürekli değiştirilmesi nedeniyle görüşme sağlayamadığı bir olayda şu hususlar araştırılabilir:

  • Adres değişikliğinin gerçek ve haklı nedenleri.
  • Çocuğun eğitim ve yaşam koşullarına etkileri.
  • Görüşmenin engellenip engellenmediği.
  • Mahkeme kararındaki teslim düzeninin hâlen uygulanabilir olup olmadığı.
  • Farklı şehirler arasındaki mesafenin görüşme sıklığı ve süresine etkileri.

Gerekli görüldüğünde kişisel ilişki takviminin yeniden düzenlenmesi veya velayet koşullarının incelenmesi talep edilebilir.

Çocuğun adresini gizlemek suç mudur?

Sırf adres değişikliği veya adresin paylaşılmaması her olayda bağımsız bir suç oluşturmaz.

Ancak çocuğun velayet veya teslim kararına aykırı biçimde alıkonulması, kaçırılması ya da başka bir suçun unsurlarını oluşturan eylemler bulunması halinde ceza hukuku yönünden de değerlendirme yapılabilir.

Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu’nun 234. maddesi, somut olayın koşulları ve suçun özel unsurları çerçevesinde incelenmelidir.

13. Çocuğu görmek için eve veya okula gitmek doğru mu?

Çocuğuyla görüştürülmeyen ebeveynin diğer tarafın evine, işyerine veya çocuğun okuluna giderek sorunu çözmeye çalışması, özellikle çekişmeli boşanma sürecinde yeni uyuşmazlıklara yol açabilir.

Mahkemece belirlenen kişisel ilişki düzeni dışında çocuğu tek taraflı olarak alıp götürmek, tehditte bulunmak, zor kullanmak veya diğer ebeveyni rahatsız edecek şekilde hareket etmek hukuki ve cezai riskler taşıyabilir.

Bu nedenle görüşme konusunda anlaşma sağlanamıyorsa mahkeme kararı alınması, mevcut kararın ise ADM aracılığıyla uygulatılması daha güvenli hukuki yöntemdir.

Çocuğun okuluna gidilmesi konusunda ayrıca okulun güvenlik kuralları, velayet durumu, mevcut mahkeme kararları ve çocuğun üstün yararı göz önünde bulundurulmalıdır.

14. Kişisel ilişkinin engellendiği nasıl ispatlanır?

Çocuğuyla görüştürülmeyen ebeveyn bakımından en önemli konulardan biri, engellemeyi somut delillerle ortaya koymaktır.

Mahkeme kararının uygulanmadığı iddiasında ADM tarafından düzenlenen tutanaklar ve resmî işlem kayıtları özellikle önem taşır.

Karar bulunmayan dönemde ise tarafların yazışmaları, görüşme talepleri ve çocuğun diğer ebeveynle ilişkisinin geçmişi değerlendirmeye yardımcı olabilir.

Kullanılabilecek deliller

Delilİspat bakımından önemi
ADM tutanaklarıMahkeme kararının uygulanmasına ilişkin resmî tespitler
Teslim emri ve tebliğ belgeleriYükümlülüğün usulünce bildirildiğinin değerlendirilmesi
WhatsApp ve SMS yazışmalarıGörüşme talebi, ret beyanı ve engelleme iddiası
Telefon ve iletişim kayıtlarıİletişim girişimlerinin zaman ve sıklığı
Tanık beyanlarıGörüşmenin engellenmesine ilişkin gözlemler
Önceki mahkeme kararlarıKişisel ilişki ve velayet düzeninin kapsamı
Okul ve diğer ilgili kurum kayıtlarıGerekli ve hukuka uygun olduğu ölçüde çocuğun durumu
Sosyal inceleme raporuÇocuğun ihtiyaçları ve ebeveyn ilişkileri hakkında uzman değerlendirmesi

WhatsApp mesajları yeterli midir?

WhatsApp yazışmaları, hukuka uygun biçimde elde edilmiş olmaları ve güvenilirliklerinin değerlendirilmesi koşuluyla delil olarak ileri sürülebilir.

Örneğin bir ebeveynin görüşme talebine diğer tarafın sürekli olumsuz yanıt vermesi veya mahkemece belirlenen görüşme günlerinde çocuğu teslim etmeyeceğini bildirmesi önem taşıyabilir.

Ancak bu mesajlar, 5395 sayılı Kanun kapsamındaki disiplin hapsinin bütün kanuni şartlarını tek başına ispatlamayabilir.

Özellikle teslim emri ve resmî süreç bakımından ADM kayıtları ayrıca incelenmelidir.

15. Çocukla telefon veya görüntülü görüşme engellenirse ne olur?

Kişisel ilişki yalnızca fiziksel buluşmalardan ibaret değildir. Telefon, görüntülü görüşme ve diğer iletişim araçları, anne veya baba ile çocuk arasındaki ilişkinin sürdürülmesine katkı sağlayabilir.

Ancak bu tür iletişimin mahkeme kararıyla nasıl düzenlendiği ve uygulanabilirliği önemlidir.

Yargıtayın resmî içtihat veri tabanında yer alan bir kararda, ebeveynler arasındaki uyuşmazlık kapsamında çocuğun telefonla görüşmesine ilişkin ek bir düzenleme değerlendirilmiştir.

Kararda, annenin telefon görüşmesine engel olduğuna ilişkin delil bulunmadığı ve oluşturulan düzenlemenin infaza elverişliliği konusunda sorun bulunduğu gerekçeleriyle hükmün bozulması gerektiği belirtilmiştir.

Bu karar, telefonla görüşme taleplerinin otomatik olarak kabul edilmediğini; düzenlemenin ihtiyaç, somut engelleme iddiası ve uygulanabilirlik yönünden incelendiğini göstermektedir. Mevzuat

Resmî metin: Yargıtay — Çocukla telefonla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi kararı.

16. Çocuğumu göstermiyorlar: Anayasa Mahkemesinin emsal kararları

Çocukla kişisel ilişki konusunda Anayasa Mahkemesinin verdiği kararlar, aile hayatına saygı hakkının kapsamını ve kamu makamlarının pozitif yükümlülüklerini ortaya koymaktadır.

AYM — Mesut Efe kararı: Mahkemenin aylarca karar vermemesi

Mesut Efe Başvurusu

İkinci Bölüm · 19.12.2023 · Başvuru No: 2021/30904

Hak ihlali

Başvurucu aleyhine 20 Kasım 2020 tarihinde boşanma davası açılmış; başvurucu 29 Ocak ve 24 Mayıs 2021 tarihlerinde müşterek çocukla kişisel ilişki kurulmasını istemiştir. Kişisel ilişki ancak 12 Temmuz 2021 tarihli ara kararla düzenlenmiştir.

Anayasa Mahkemesi, çocukla kişisel ilişki talebinin uzun süre karara bağlanmamasını aile hayatına saygı hakkı bakımından değerlendirmiş ve ihlal sonucuna ulaşmıştır.

AYM resmî karar metni

Bu karar özellikle boşanma davası açıldıktan sonra ilk duruşmanın beklenmesi, tensip işlemlerinin gecikmesi veya kişisel ilişki talebinin uzun süre cevapsız bırakılması durumlarında önemlidir. Eski Kararlar Bilgi Bankası

AYM — F.Y. kararı: Mahkeme kararına rağmen çocukların görülememesi

F.Y. Başvurusu

İkinci Bölüm · 12.03.2025 · Başvuru No: 2022/46086

Hak ihlali

Boşanma kararıyla iki çocuğun velayeti babaya bırakılmış, anne ile çocuklar arasında belirli gün ve tatillerde kişisel ilişki tesis edilmiştir.

Anne, çocuklarını görebilmek için yasal yollara başvurmasına rağmen icra görevlilerince düzenlenen tutanaklarda çocukların görüşme zamanlarında adreste bulunmadığı tespit edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, kararın uygulanamaması ve caydırıcı önlemlerle ilgili kamu makamlarının yaklaşımını değerlendirmiş; aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

AYM resmî karar metni

Bu karar, yalnızca mahkeme kararı verilmesinin yeterli olmadığını ve kararın etkili biçimde uygulanmasının da anayasal önem taşıdığını göstermektedir.

Karardaki olaylar eski icra sistemi döneminde yaşanmıştır. Bu nedenle kararın ilkeleri güncel uyuşmazlıklar açısından önem taşısa da günümüzde başvuru usulü 5395 sayılı Kanun kapsamındaki ADM sistemi üzerinden değerlendirilmelidir. Eski Kararlar Bilgi Bankası

AYM — Bahadır Üney ve diğerleri: Kişisel ilişkinin gecikmesi

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 10.03.2022, Başvuru No: 2018/4453

Bu kararda çocuğun velayeti ve kişisel ilişki kurulması süreçlerinde kamusal makamların yükümlülükleri incelenmiştir.

Anayasa Mahkemesi, çocuğun üstün yararına aykırı bir durum bulunmadığı sürece velayet dışı ebeveynle kişisel ilişki kurulmasının önemini vurgulamıştır.

Mahkeme ayrıca geçici kişisel ilişki ve velayet tedbirlerinde yargılama makamlarının gerekli kararları zamanında alması ve değişen koşullara göre düzenlemeleri yeniden değerlendirmesi gerektiğine işaret etmiştir.

İhlal kararı, kişisel ilişki konusunda yargısal gecikmelerin ve süreçteki yetersizliklerin anayasal incelemeye konu olabileceğini ortaya koymaktadır. Eski Kararlar Bilgi BankasıAYM Bahadır Üney ve diğerleri kararının tam metni

AYM — H.Ö. kararı: Her görüşme engeli otomatik hak ihlali değildir

Anayasa Mahkemesi, 02.10.2024, Başvuru No: 2022/21079

Başvuruda mahkeme kararlarına rağmen kişisel ilişki tesis edilememesi ve yeterli caydırıcı önlem alınmaması ileri sürülmüştür.

Ancak Anayasa Mahkemesi başvuruda aile hayatına saygı hakkının ihlal edilmediği sonucuna ulaşmıştır.

Bu karar, kişisel ilişkinin fiilen gerçekleştirilememesi ile devletin anayasal yükümlülüklerini ihlal etmesinin farklı meseleler olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

Devletin yükümlülüğü her durumda görüşmenin mutlaka gerçekleşeceğini garanti etmek değildir. Kamu makamlarının somut koşullarda makul, etkili, zamanında ve çocuğun üstün yararına uygun önlemleri alıp almadığı değerlendirilmelidir. kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr

AYM — Fatih Kahraman: Görüşme düzeninin uygulanabilir olması gerekir

Anayasa Mahkemesi, 11.06.2025, Başvuru No: 2021/60162

Bu karar doğrudan boşanma davasına ilişkin değildir. Ceza infaz kurumunda bulunan bir babanın, okul çağındaki çocuğuyla görüşmesini mümkün kılacak ziyaret gününün belirlenmesi talebiyle ilgilidir.

Baba, çocuğunun hafta içi okulda olması nedeniyle ziyaret gününün hafta sonuna alınmasını istemiştir.

Anayasa Mahkemesi aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Kararın çocukla kişisel ilişki uyuşmazlıkları bakımından genel önemi, görüşme imkânlarının yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması ve ilgili koşullar gözetilerek fiilen kullanılabilir şekilde değerlendirilmesidir. Bununla birlikte ceza infaz kurumu ziyaretine ilişkin özel koşullar doğrudan aile mahkemesindeki görüşme takvimine eşitlenmemelidir. Eski Kararlar Bilgi BankasıAYM Fatih Kahraman kararı

17. Yargıtay kararları: Çocukla kişisel ilişkinin korunması

Kişisel ilişkinin kaldırılması için ciddi ve somut nedenler gerekir

Yargıtayın Adalet Bakanlığı resmî içtihat sisteminde yayımlanan bir kararında, baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılmasına ilişkin uyuşmazlık ele alınmıştır.

Sosyal inceleme raporunda çocuğun babasına karşı olumsuz duygulanım ve tepki göstermediği belirtilmiştir.

Yargıtay, mevcut kişisel ilişkinin kaldırılmasını gerektirecek nedenlerin ispatlanamadığını, ilişkinin tamamen ortadan kaldırılmasının ebeveyn ve çocuk arasındaki bağları zayıflatabileceğini değerlendirerek kişisel ilişkinin kaldırılmasına ilişkin kararı bozmuştur.

Bu içtihat, kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya tamamen kaldırılması taleplerinde varsayımsal değerlendirmelerden ziyade somut delillerin önemini ortaya koymaktadır. MevzuatYargıtay resmî içtihat metni — Kişisel ilişkinin kaldırılması

Yatılı kişisel ilişki somut risk olmadan sınırlandırılabilir mi?

Yargıtayın başka bir kararında, baba ile çocuk arasında daha önce kurulan yatılı ilişkinin sınırlandırılması incelenmiştir.

Sosyal inceleme raporunda baba ile çocuk arasında sağlıklı kişisel ilişkinin gelişimsel önemi belirtilmiş, yatılı ilişkiyi kısıtlayacak ciddi bir risk faktörü tespit edilmediği değerlendirilmiştir.

Yargıtay, kararın gerekçesi ve dosyanın koşulları çerçevesinde kişisel ilişkinin sınırlandırılmasını isabetli bulmamış ve bozma kararı vermiştir. MevzuatYargıtay resmî içtihat metni — Yatılı kişisel ilişkinin sınırlandırılması

Bu iki kararın ortak yönü, görüşmenin kaldırılması veya sınırlandırılmasında çocuğun üstün yararının somut incelemelerle belirlenmesi gerektiğidir.

Resmî UYAP sisteminde kararların gerekçe ve sonuç bölümleri doğrulanmıştır. Ancak erişilebilir kayıtların tamamında esas-karar künyesi açık biçimde alınamadığı için doğrulanmayan dosya numaraları bu makaleye eklenmemiştir.

18. Annenin veya babanın çocuğu göstermemesi manevi tazminat sebebi olabilir mi?

Çocukla kişisel ilişkinin engellenmesi, olayın özelliklerine göre kişilik haklarının ihlali ve manevi tazminat tartışmalarını gündeme getirebilir.

Ancak her görüşme engelinin kendiliğinden manevi tazminat hakkı doğurduğu söylenemez.

Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve 58. maddeleri kapsamında haksız fiil, hukuka aykırılık, kusur, zarar ve uygun illiyet bağı gibi şartların somut olay yönünden değerlendirilmesi gerekir.

Örneğin uzun süreli, kasıtlı ve ağır biçimde çocukla ilişkinin koparılmaya çalışılması nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ileri sürülebilir. Ancak iddiaların ispatı ve tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ayrıca incelenir.

Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurularda manevi tazminata hükmetmesi de karşı ebeveyne karşı açılacak özel hukuk tazminat davasının otomatik olarak kabul edileceği anlamına gelmez.

19. Çocuğumu göstermiyorlar: En sık yapılan hukuki hatalar

Kişisel ilişkinin engellenmesi nedeniyle yaşanan uyuşmazlıklarda aşağıdaki hatalar dava sürecini olumsuz etkileyebilir:

  1. Mahkeme kararı bulunmadığı hâlde doğrudan disiplin hapsi talep edilmesi.
  2. İlk duruşma beklenmesi gerektiği düşünülerek tedbiren kişisel ilişki talebinde bulunulmaması.
  3. ADM başvurusunun yapılmaması ve engellemelerin resmî tutanaklarla belgelenmemesi.
  4. Görüşmenin engellendiğine ilişkin bütün yazışmaların silinmesi.
  5. Çocuğu zorla almaya yönelik davranışlarda bulunulması.
  6. Somut risk iddiaları araştırılmadan sınırsız görüşme talep edilmesi.
  7. Şikâyet sürelerinin kaçırılması.
  8. Tek bir görüşme engeli nedeniyle velayetin mutlaka değişeceğinin varsayılması.
  9. Sosyal inceleme raporundaki eksikliklerin mahkemeye bildirilmemesi.
  10. Kişisel ilişki kararının uygulanabilir ve açık gün-saat düzenlemesi içermemesine rağmen değiştirilmesinin talep edilmemesi.

20. Boşanma davasında çocuğunu göremeyen ebeveyn için örnek hukuki süreç

Örneğin Bursa’da devam eden bir çekişmeli boşanma davasında müşterek çocuk annenin yanında kalmakta, baba ise yaklaşık dört aydır çocukla görüşememektedir.

Aile mahkemesi henüz geçici kişisel ilişki kararı vermemiştir. Sosyal inceleme raporu istenmiş fakat rapor mahkemeye sunulmamıştır.

Bu durumda uygulanabilecek strateji, somut olayın koşullarına göre şu şekilde olabilir:

  1. Öncelikle mevcut dava dosyası, çocuk hakkında verilmiş bütün ara kararlar ve varsa koruyucu tedbirler incelenir.
  2. Çocuğun diğer ebeveynle geçmiş ilişkisi, görüşme talepleri ve görüşmenin engellendiğine ilişkin deliller belirlenir.
  3. TMK 169 kapsamında tedbiren kişisel ilişki kurulması için ivedi ara karar talep edilir.
  4. Güvenlik riski yoksa sosyal inceleme raporu beklenmeden geçici görüşme düzeni oluşturulması istenir.
  5. Mahkemenin uygun görmesi halinde kademeli veya gözetimli ilişki alternatifleri değerlendirilir.
  6. Kişisel ilişki kararı verildikten sonra gönüllü uygulama sağlanamazsa ADM’ye başvurulur.
  7. Teslim emrine aykırılık meydana gelirse süreler gözetilerek aile mahkemesine şikâyet yapılması değerlendirilir.
  8. Sistematik engellemeler devam ederse çocuğun üstün yararı çerçevesinde velayetin değiştirilmesi veya kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talep edilebilir.

Buradaki yöntem bir örnek olup her olay için aynı taleplerin birlikte ileri sürülmesi gerekmez. Özellikle çocuk hakkında şiddet, istismar veya ciddi ihmal iddiaları bulunması halinde başvuruların kapsamı değişebilir.

21. Sık sorulan 25 soru ve cevap

1. Boşanma davasında çocuğumu göstermiyorlar, ne yapabilirim?

Mahkeme kararı yoksa aile mahkemesinden tedbiren kişisel ilişki kurulmasını isteyebilirsiniz. Uygulanabilir bir karar varsa ve karşı taraf buna uymuyorsa ADM’ye başvurabilirsiniz.

2. Anne çocuğu babaya göstermiyorsa doğrudan şikâyet edilebilir mi?

Şikâyetin türü önemlidir. Disiplin hapsi için 5395 sayılı Kanun’da öngörülen teslim emri ve diğer koşulların oluşması gerekir.

3. Çocuğumu görmek için boşanma davasının bitmesini beklemeli miyim?

Hayır. TMK 169 uyarınca dava devam ederken tedbiren kişisel ilişki kurulabilir.

4. İlk duruşma yapılmadan görüşme kararı alınabilir mi?

Evet. Mahkeme, gerekli koşullarda tensip aşamasında veya ilk duruşmadan önce ara kararla kişisel ilişki tesis edebilir.

5. ADM raporu gelmeden çocukla görüşebilir miyim?

Mahkeme mevcut bilgilerle güvenli bir geçici düzenleme yapabiliyorsa raporun tamamlanmasını beklemeden karar verebilir.

6. ADM’ye başvurmak ücretli mi?

Yeni sistemde çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesine ilişkin müdürlük hizmetleri için kanunda öngörülen usulde başvurucudan harç ve masraf alınmaz. Bunun dışındaki avukatlık hizmetleri ve dava giderleri ayrı değerlendirilir.

7. Çocuğu göstermeyen anneye hapis cezası verilir mi?

Teslim emrine aykırılığın kanuni şartları oluşursa 5395 sayılı Kanun m. 41/F kapsamında üç günden on güne kadar disiplin hapsi uygulanabilir.

8. Bu ceza yalnızca annelere mi uygulanır?

Hayır. Kanuni yükümlülüğe aykırı davranan ilgili kişi bakımından uygulanabilir.

9. Disiplin hapsi için ne kadar sürede başvurulmalıdır?

İlgili ihlal yönünden kanunda bir aylık şikâyet süresi öngörülmüştür.

10. ADM işlemlerinden şikâyetçi olma süresi ne kadardır?

5395 sayılı Kanun m. 41/E kapsamında öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir haftadır.

11. Çocuk görüşme merkezine gitmek zorunda mı?

Mahkeme kararının niteliği ve ADM uygulama usulü belirleyicidir. Görüşme işlemleri çocuğun üstün yararı gözetilerek gerçekleştirilir.

12. Çocuk görüşmek istemiyorsa ne olur?

Çocuğun görüşü ve isteksizliğinin nedenleri değerlendirilir. Gerektiğinde uzman incelemesine başvurulabilir.

13. Çocuğumun telefonla görüşmesi engellenirse ne yapabilirim?

Somut koşullara ve mevcut kararın kapsamına göre kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini talep etmek mümkün olabilir.

14. Çocuğumu göstermeyen ebeveynden velayet alınır mı?

Sistematik ve haksız engelleme, çocuğun üstün yararına aykırıysa velayet değişikliği gündeme gelebilir. Otomatik sonuç doğurmaz.

15. Çocuğumu göstermediklerini WhatsApp mesajlarıyla ispatlayabilir miyim?

Hukuka uygun elde edilen yazışmalar delil olarak değerlendirilebilir. Ancak yaptırım koşullarının ispatı bakımından resmî kayıtlar da önemlidir.

16. Çocuğum başka şehirdeyse ne yapabilirim?

Mevcut kararın uygulanması için ilgili ADM süreçleri değerlendirilebilir. Gerekirse görüşme takviminin şehirler arası mesafeye uygun düzenlenmesi istenebilir.

17. Çocuğumu görmemi engelleyen kişiye karşı manevi tazminat açabilir miyim?

Somut olayda TBK kapsamında gerekli koşullar oluşmuşsa tazminat talebi değerlendirilebilir.

18. Çocukla görüşme kararı ne kadar sürede çıkar?

Bütün dosyalara uygulanabilen sabit bir kanuni süre bulunmaz. Tedbir talebinin niteliği gereği ivedilikle değerlendirilmesi önemlidir.

19. Sosyal inceleme raporuna itiraz edilebilir mi?

Rapordaki eksiklikler, çelişkiler ve hatalı değerlendirmeler mahkemeye bildirilerek ek inceleme talep edilebilir.

20. Çocukla görüşme kararını polis uygular mı?

Olağan kişisel ilişki uygulamaları ADM sistemi üzerinden yürütülür. Kolluğun görev alabileceği özel hâller ayrı mevzuat çerçevesinde değerlendirilir.

21. Anne veya baba nafaka ödemediğim için çocuğumu göstermeyebilir mi?

Nafaka yükümlülüğü ile çocukla kişisel ilişki ayrı hukuki konulardır. Sırf nafaka uyuşmazlığının varlığı, mahkemece düzenlenmiş kişisel ilişkinin kendiliğinden kaldırılması sonucunu doğurmaz.

22. Çocuğumu uzun süredir göremiyorsam kademeli görüşme kararı verilebilir mi?

Evet. Çocuğun ihtiyaçları gerektiriyorsa başlangıçta kısa süreli ve ardından genişletilen kişisel ilişki düzeni oluşturulabilir.

23. Kişisel ilişki kararı sonradan değiştirilebilir mi?

Evet. Çocuğun ihtiyaçlarında veya ebeveynlerin koşullarında önemli değişiklikler varsa yeniden düzenleme talep edilebilir.

24. Eşim hakkımda asılsız iddialarda bulunarak görüşmeyi engelliyorsa ne yapmalıyım?

İddialara ilişkin deliller mahkemeye sunulmalı, çocuğun korunmasını gerektiren riskler nesnel biçimde değerlendirilmelidir. İddiaların gerçeğe aykırı olduğu somut delillerle ortaya konulabilir.

25. Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?

Etkili başvuru yollarının tüketilmesi, süre ve diğer kabul edilebilirlik koşulları karşılanıyorsa bireysel başvuru değerlendirilebilir. Her görüşme engeli doğrudan hak ihlali olarak kabul edilmez.

22. Sonuç: Çocuğum gösterilmiyorsa hangi hukuki yol tercih edilmeli?

Çocukla görüşmenin engellenmesi halinde tek bir hukuki yol bulunmamaktadır.

Boşanma davası henüz açılmamışsa kişisel ilişkinin aile mahkemesi tarafından düzenlenmesi, dava devam ediyorsa tedbiren kişisel ilişki kararı alınması, uygulanabilir bir karar mevcutsa ADM aracılığıyla bu kararın yerine getirilmesi temel başvuru yollarıdır.

Mahkeme kararının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırılık halinde disiplin hapsi yaptırımı; sistematik engellemelerde ise çocuğun üstün yararına göre velayetin değiştirilmesi gibi sonuçlar gündeme gelebilir.

Anayasa Mahkemesinin Mesut Efe, Bahadır Üney ve F.Y. kararları, çocukla kişisel ilişki uyuşmazlıklarında zamanında karar verilmesi ve kararların etkili biçimde uygulanmasının anayasal önemini ortaya koymaktadır.

Bununla birlikte kişisel ilişki hakkı, ebeveynler arasındaki çekişmede bir yaptırım veya baskı aracı olarak görülmemelidir. Temel amaç çocuğun güvenliğini, gelişimini ve sağlıklı aile ilişkilerini korumaktır.

Bursa’da çocukla kişisel ilişki ve velayet davaları

Bursa’da görülen boşanma, velayet ve çocukla kişisel ilişki davalarında da Türk Medeni Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanmaktadır.

Sencer Hukuk Danışmanlık tarafından çekişmeli boşanma davaları, geçici kişisel ilişki talepleri, ADM başvurularına ilişkin hukuki süreçler, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi ve velayet uyuşmazlıkları alanlarında hukuki hizmet sunulmaktadır.

Doğrulanmış resmî kaynaklar

Yazar
Av. Enes SENCER

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebilir, güncel durum için hukuki destek alınız.

Yorum yazın

Yorumlar onaydan sonra yayımlanır. E-posta adresiniz görünmez.