<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cmk 213 - Bursa Avukat Enes Sencer</title>
	<atom:link href="https://www.enessencer.av.tr/tag/cmk-213/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.enessencer.av.tr</link>
	<description>Bursa Avukat Enes Sencer</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Jul 2025 22:37:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.enessencer.av.tr/wp-content/uploads/2022/10/cropped-cropped-6b9e4b41-e2ba-464d-bee0-7b3bd8f6052c-1-32x32.jpg</url>
	<title>cmk 213 - Bursa Avukat Enes Sencer</title>
	<link>https://www.enessencer.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sanığın Önceki İfadesinin Okunması CMK 213</title>
		<link>https://www.enessencer.av.tr/2025/07/09/sanigin-onceki-ifadesinin-okunmasi-cmk-213/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sanigin-onceki-ifadesinin-okunmasi-cmk-213&#038;utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sanigin-onceki-ifadesinin-okunmasi-cmk-213</link>
					<comments>https://www.enessencer.av.tr/2025/07/09/sanigin-onceki-ifadesinin-okunmasi-cmk-213/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Enes SENCER]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 22:34:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[cmk 213]]></category>
		<category><![CDATA[sanığın emniyetteki ifadesi]]></category>
		<category><![CDATA[sanığın emniyetteki müdafisiz ifedesi]]></category>
		<category><![CDATA[sanığın emniyettki ifadesi bozma sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[sanığın önceki ifadesi okunabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanığın önceki ifadesinin okunması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.enessencer.av.tr/?p=4945</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanığın Önceki İfadesinin Okunması CMK Madde 213 (1) Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir. CMK 213. Madde Gerekçesinin Anlamı: Sanık İkrarı Ne Zaman Geçerlidir? Ceza yargılamasında sanığın işlediği suçu kabul etmesine &#8220;ikrar&#8221; denir. Ancak bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2025/07/09/sanigin-onceki-ifadesinin-okunmasi-cmk-213/">Sanığın Önceki İfadesinin Okunması CMK 213</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="wp-block-heading" id="sanığın-önceki-i̇fadesinin-okunması">Sanığın Önceki İfadesinin Okunması</h2>



<h2 class="wp-block-heading" id="cmk-madde-213">CMK Madde 213</h2>



<p class="wp-block-paragraph">(1) Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>CMK 213. Madde Gerekçesinin Anlamı: Sanık İkrarı Ne Zaman Geçerlidir?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Ceza yargılamasında sanığın işlediği suçu kabul etmesine &#8220;ikrar&#8221; denir. Ancak bu kabul, mutlaka hâkim huzurunda yapılmalıdır. Hâkim dışındaki merciler —örneğin Cumhuriyet savcılığı, kolluk birimi ya da diğer soruşturma makamları— nezdinde yapılan itiraflar, <strong>hukuki anlamda ikrar sayılmaz</strong>.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Hâkim Huzurunda Olmayan Beyan İkrar Değildir</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Sanığın, suçunu kabul ettiği yönündeki beyanı ancak <strong>mahkeme huzurunda</strong>, hâkimin doğrudan gözlemine ve sorularına karşı verilmişse <strong>geçerli bir ikrar</strong> niteliği taşır. Kollukta ya da savcılıkta alınan ifadeler, içeriği her ne olursa olsun bu anlamda ikrar olarak değerlendirilemez.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bu Sınırlamanın Nedeni: İnsan Haklarına Saygı</strong></h3>



<ol start="213" class="wp-block-list">
<li>maddenin bu şekilde düzenlenmesinin temel sebebi, <strong>adil yargılanma hakkının korunması</strong> ve özellikle <strong>ifade özgürlüğü ile savunma hakkı</strong> kapsamında insan haklarına verilen önemdir. Çünkü ancak hâkim tarafından bizzat alınan bir ifade, gerçek anlamda <strong>güvenilir ve denetlenebilir</strong> kabul edilir.</li>
</ol>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>İkrar Dışındaki Açıklamalar Duruşmada Okunabilir mi?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Her ne kadar savcılık ya da kollukta yapılan açıklamalar ikrar sayılamasa da, sanığın daha önce yaptığı farklı açıklamalar arasında <strong>çelişki varsa</strong>, bu çelişkileri ortaya koymak amacıyla ilgili ifade tutanakları duruşmada okunabilir. Yani çelişki giderme amacıyla <strong>iktisadi amaçla delil olarak kullanılabilir</strong>, ama “ikrar” sayılmaz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bursa Uygulaması: CMK 213 Doğrultusunda Karar</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2023/377 E. sayılı dosyada sanık, kollukta suçu kabul etmiş; ancak duruşmada ifadesini reddetmiştir. Mahkeme, CMK 213. maddeyi dikkate alarak <strong>sanığın kolluk ifadesini ikrar olarak kabul etmemiş</strong>, ifadeler arasında çelişki bulunduğu için sadece çelişkiyi tespit amacıyla beyanları değerlendirmiştir. Hükümde, bu beyana tek başına dayanılmamış, diğer delillerle birlikte yorum yapılmıştır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sonuç: İkrar Olmadan Hüküm Kurulamaz</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Sanığın ikrarı ancak hâkim huzurundaysa geçerlidir. Savcılık ya da kolluk ifadesi, ikrar niteliği taşımaz. Sadece çelişkili anlatımlar arasında karşılaştırma yapılmak isteniyorsa CMK 213 kapsamında tutanaklar okunabilir. Bu, savunma hakkını korumaya yönelik hayati bir güvencedir.</p>



<h1 class="wp-block-heading"><strong>CMK 213. Madde ve Sanığın Önceki İfadesinin Okunması: Yargıtay Emsal Kararları Işığında Değerlendirme</strong></h1>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>1. Giriş: CMK 213. Madde Neyi Düzenler?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Ceza yargılamasında <strong>delillerin elde ediliş biçimi</strong>, <strong>hukuka uygunluk</strong> ve <strong>adil yargılanma hakkı</strong>, en temel ilkelerden biridir. İşte bu çerçevede <strong>Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 213. maddesi</strong>, sanığın <strong>önceki ifadelerinin duruşmada okunma şartlarını</strong> düzenlemektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu maddeye göre; sanığın önceki ifadesi ancak iki temel koşul altında duruşmada okunabilir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>1. Koşul:</strong> Mevcut beyanlar ile önceki ifadeler arasında <strong>çelişki bulunması</strong>,</li>



<li><strong>2. Koşul:</strong> Önceki ifadenin ya <strong>hâkim</strong>, <strong>mahkeme</strong> veya <strong>Cumhuriyet savcısı</strong> tarafından alınmış olması; kolluk tarafından alınmışsa <strong>müdafi huzurunda</strong> gerçekleştirilmiş olması.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kurallar, hem <strong>CMK 213. madde</strong> hem de <strong>CMK 148/4</strong> kapsamında birlikte değerlendirilmelidir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>2. Emsal Karar: Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/17836 E. &#8211; 2023/25607 K.</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kararda Yargıtay, çarpıcı bir şekilde sanığın <strong>müdafi olmaksızın kollukta verdiği ifadenin</strong>, duruşmada inkâr edilmesi halinde <strong>hükme esas alınamayacağını</strong> vurgulamıştır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Karar Özeti:</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sanık kollukta “İt oğlu it dedim” şeklinde sinkaflı bir ifade kullanıldığını kabul etmiştir.</li>



<li>Ancak bu ifade <strong>müdafii huzurunda alınmamıştır</strong>.</li>



<li>Sanık duruşmada da bu ifadeyi <strong>reddetmiştir</strong>.</li>



<li>Bu durumda sanığın <strong>önceki beyanı okunamaz ve hükme esas alınamaz</strong>.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Yargıtay’ın Değerlendirmesi:</h3>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Sanığın kolluk beyanının müdafii huzurunda alınmadığı, duruşmada da böyle bir söz söylemediğini beyan ettiği, bu nedenle CMK 213 ve 148/4 hükümleri birlikte değerlendirildiğinde hükme esas alınamayacağı” belirtilmiştir.</p>
</blockquote>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bursa Örneği:</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen 2023/113 E. sayılı dosyada sanığın, karakolda avukat olmadan verdiği suçu kabul içerikli beyanı, duruşmada inkâr edilmiştir. Mahkeme CMK 213&#8217;e aykırı olarak bu ifadeyi hükme esas almış, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozmuştur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>3. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/851 E. &#8211; 2021/1840 K.</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kararda ise tam tersi bir durum yaşanmıştır. Sanığın <strong>avukatsız</strong> alınan kolluk ifadesi, <strong>çelişki varlığına rağmen</strong> duruşmada okunmamış ve bu durum Yargıtay tarafından <strong>hukuka aykırı</strong> bulunmuştur.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Karar Özeti:</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sanığın kollukta verdiği ifadesi, duruşmada verdiği ifadeyle çelişkilidir.</li>



<li>Mahkeme, ifadenin <strong>avukat eşliğinde alınmadığı</strong> gerekçesiyle <strong>okumamıştır</strong>.</li>



<li>Yargıtay, CMK 213 gereği <strong>çelişki varsa</strong> ve <strong>hukuki sınırlar içindeyse</strong>, sanığın önceki ifadesinin duruşmada okunabileceğini belirtmiştir.</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>4. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2018/2184 E. &#8211; 2018/4075 K.</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kararda, suça sürüklenen çocuğun savcılık ve kolluk ifadeleri karşılaştırılmıştır. Özellikle şu değerlendirme önemlidir:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifade delil olabilir. Ancak <strong>kolluk ifadesi</strong> yalnızca <strong>müdafii katılımı varsa</strong> delil niteliği taşır. Aksi takdirde <strong>okunamaz ve hükme esas alınamaz</strong>.”</p>
</blockquote>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bursa Örneği:</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bursa Çocuk Ceza Mahkemesi’nde (2022/275 E.) suça sürüklenen çocuğun, karakolda suçu kabul ettiğine ilişkin tutanak hükme esas alınmış; ancak bu ifade <strong>müdafi katılımı olmadan alındığı</strong> ve çocuk tarafından duruşmada reddedildiği için dosya, Yargıtay’ın bu kararına atıfla bozulmuştur.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sanığın Önceki İfadesinin Okunması ve CMK 213: Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı Işığında Değerlendirme</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Ceza yargılamasında sanığın daha önce başka bir dosyada vermiş olduğu beyanın, ayrı bir davada delil olarak kullanılması konusu, <strong>Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 213. maddesi</strong> çerçevesinde önemli tartışmalara neden olmaktadır. Bu madde, yalnızca beyanın nerede ve nasıl alındığını değil, aynı zamanda hangi delil değerine sahip olduğunu da belirleyen bir ölçüttür.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>1. Olayın Özeti ve Yargılamaya Konu Tartışma</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Sanık hakkında, <strong>ticareti terk suçundan</strong> adli para cezası verilmiştir. Önceki aşamada, sanığın başka bir dosyada &#8220;şirket faaliyetini fiilen sonlandırdığını ancak bu durumu vergi dairesine ve ticaret siciline bildirmediğini&#8221; söylediği tespit edilmiştir. Bu beyan, mevcut dosyada <strong>doğrudan delil</strong> olarak sunulmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu durumda iki temel hukuki soruna dikkat çekmiştir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>İfade, başka bir dosyada verilmiştir.</strong></li>



<li><strong>İfadenin hangi şirkete ait olduğu açıkça belirtilmemiştir.</strong></li>
</ol>



<p class="wp-block-paragraph">Bu iki neden, <strong>ifadenin doğrudan hükme esas alınamayacağı</strong> sonucunu doğurmuştur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>2. CMK 213 Açısından Değerlendirme: Önceki Beyanın Delil Niteliği</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">CMK 213. maddeye göre:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiin hazır bulunduğu kolluk ifadesi, sanığın önceki beyanıyla çelişmesi hâlinde duruşmada okunabilir.”</p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Bu düzenleme, ifadenin delil olarak kullanılabilmesi için <strong>aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesini</strong> zorunlu kılar:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Çelişki olmalı,</strong></li>



<li><strong>İfade hâkim, mahkeme veya savcı tarafından alınmış olmalı</strong> (kolluk ifadesi ise müdafili olmalı),</li>



<li><strong>İfade doğrudan o dosya ile ilgili olmalı, bağlamdan kopuk olmamalıdır.</strong></li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>3. Ceza Genel Kurulu’nun Vurguladığı Hususlar</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kurul, kararında şu noktalara özellikle dikkat çekmiştir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Beyan <strong>ayrı bir dosyada</strong> alınmış, mevcut dava ile ilgisi <strong>net şekilde ortaya konmamıştır.</strong></li>



<li>İkrar, <strong>delil değeri taşısa bile</strong>, <strong>hangi şirkete ait olduğu belirsizdir.</strong></li>



<li><strong>Somut olaydaki diğer delillerle desteklenmeyen tekil bir beyan</strong>, sanık aleyhine hüküm kurmak için <strong>yeterli görülmemelidir.</strong></li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>4. Beyan Delili ve Delil Değeri Tartışması</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay, “beyan” delilinin önemini şu şekilde açıklamıştır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sanık beyanı, <strong>olayın en bilgili kişisinden gelen bilgi</strong> olduğu için değerlidir.</li>



<li>Ancak <strong>özgür iradeye dayanmalı</strong>, <strong>yanıltıcı olmamalı</strong> ve <strong>diğer delillerle desteklenmelidir</strong>.</li>



<li>Aksi takdirde, yalnızca bu beyana dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesi <strong>vicdani kanaat sistemine aykırılık</strong> oluşturur.</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>5. Bursa Uygulaması: Önceki Beyanlar Delil Olamaz</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bursa’da ticari bir ihtilaftan kaynaklı ceza davasında, sanığın önceki bir vergi inceleme dosyasında verdiği ifadeye dayanılarak mahkumiyet kararı verilmiş, ancak bu ifade:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Başka bir firmayla ilgili alınmış,</strong></li>



<li><strong>Hangi şirkete ilişkin olduğu tespit edilmemiş,</strong></li>



<li><strong>Sanık duruşmada bu beyanı reddetmiş</strong> olduğundan,</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">mahkeme, CMK 213 ve delil değerlendirme ilkeleri çerçevesinde <strong>ifadenin hükme esas alınamayacağına</strong> karar vermiştir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>6. Sonuç: Delil Değeri, Bağlam ve Destekle Ölçülmelidir</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bu karar, CMK 213’ün yalnızca teknik bir prosedür maddesi değil; <strong>adaletin sağlıklı işlemesi ve savunma hakkının korunması</strong> açısından kritik bir güvence olduğunu göstermektedir. Sanığın başka bir dosyada verdiği beyanın;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Aynı olaya ilişkin olmadığı,</strong></li>



<li><strong>Net bağ kurulmadığı,</strong></li>



<li><strong>Destekleyici delil içermediği,</strong></li>



<li><strong>Çelişki unsuru taşımadığı</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">durumlarda, <strong>delil değeri taşımayacağı</strong> ve <strong>tek başına mahkûmiyet sebebi oluşturamayacağı</strong> açıkça ifade edilmiştir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sanığın Önceki İfadesinin Okunması ve CMK 213: Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı Işığında Değerlendirme</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Ceza yargılamasında sanığın daha önce başka bir dosyada vermiş olduğu beyanın, ayrı bir davada delil olarak kullanılması konusu, <strong>Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 213. maddesi</strong> çerçevesinde önemli tartışmalara neden olmaktadır. Bu madde, yalnızca beyanın nerede ve nasıl alındığını değil, aynı zamanda hangi delil değerine sahip olduğunu da belirleyen bir ölçüttür.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>1. Olayın Özeti ve Yargılamaya Konu Tartışma</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Sanık hakkında, <strong>ticareti terk suçundan</strong> adli para cezası verilmiştir. Önceki aşamada, sanığın başka bir dosyada &#8220;şirket faaliyetini fiilen sonlandırdığını ancak bu durumu vergi dairesine ve ticaret siciline bildirmediğini&#8221; söylediği tespit edilmiştir. Bu beyan, mevcut dosyada <strong>doğrudan delil</strong> olarak sunulmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu durumda iki temel hukuki soruna dikkat çekmiştir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>İfade, başka bir dosyada verilmiştir.</strong></li>



<li><strong>İfadenin hangi şirkete ait olduğu açıkça belirtilmemiştir.</strong></li>
</ol>



<p class="wp-block-paragraph">Bu iki neden, <strong>ifadenin doğrudan hükme esas alınamayacağı</strong> sonucunu doğurmuştur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>2. CMK 213 Açısından Değerlendirme: Önceki Beyanın Delil Niteliği</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">CMK 213. maddeye göre:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiin hazır bulunduğu kolluk ifadesi, sanığın önceki beyanıyla çelişmesi hâlinde duruşmada okunabilir.”</p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Bu düzenleme, ifadenin delil olarak kullanılabilmesi için <strong>aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesini</strong> zorunlu kılar:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Çelişki olmalı,</strong></li>



<li><strong>İfade hâkim, mahkeme veya savcı tarafından alınmış olmalı</strong> (kolluk ifadesi ise müdafili olmalı),</li>



<li><strong>İfade doğrudan o dosya ile ilgili olmalı, bağlamdan kopuk olmamalıdır.</strong></li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>3. Ceza Genel Kurulu’nun Vurguladığı Hususlar</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kurul, kararında şu noktalara özellikle dikkat çekmiştir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Beyan <strong>ayrı bir dosyada</strong> alınmış, mevcut dava ile ilgisi <strong>net şekilde ortaya konmamıştır.</strong></li>



<li>İkrar, <strong>delil değeri taşısa bile</strong>, <strong>hangi şirkete ait olduğu belirsizdir.</strong></li>



<li><strong>Somut olaydaki diğer delillerle desteklenmeyen tekil bir beyan</strong>, sanık aleyhine hüküm kurmak için <strong>yeterli görülmemelidir.</strong></li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>4. Beyan Delili ve Delil Değeri Tartışması</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay, “beyan” delilinin önemini şu şekilde açıklamıştır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sanık beyanı, <strong>olayın en bilgili kişisinden gelen bilgi</strong> olduğu için değerlidir.</li>



<li>Ancak <strong>özgür iradeye dayanmalı</strong>, <strong>yanıltıcı olmamalı</strong> ve <strong>diğer delillerle desteklenmelidir</strong>.</li>



<li>Aksi takdirde, yalnızca bu beyana dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesi <strong>vicdani kanaat sistemine aykırılık</strong> oluşturur.</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>5. Bursa Uygulaması: Önceki Beyanlar Delil Olamaz</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bursa’da ticari bir ihtilaftan kaynaklı ceza davasında, sanığın önceki bir vergi inceleme dosyasında verdiği ifadeye dayanılarak mahkumiyet kararı verilmiş, ancak bu ifade:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Başka bir firmayla ilgili alınmış,</strong></li>



<li><strong>Hangi şirkete ilişkin olduğu tespit edilmemiş,</strong></li>



<li><strong>Sanık duruşmada bu beyanı reddetmiş</strong> olduğundan,</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">mahkeme, CMK 213 ve delil değerlendirme ilkeleri çerçevesinde <strong>ifadenin hükme esas alınamayacağına</strong> karar vermiştir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>6. Sonuç: Delil Değeri, Bağlam ve Destekle Ölçülmelidir</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bu karar, CMK 213’ün yalnızca teknik bir prosedür maddesi değil; <strong>adaletin sağlıklı işlemesi ve savunma hakkının korunması</strong> açısından kritik bir güvence olduğunu göstermektedir. Sanığın başka bir dosyada verdiği beyanın;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Aynı olaya ilişkin olmadığı,</strong></li>



<li><strong>Net bağ kurulmadığı,</strong></li>



<li><strong>Destekleyici delil içermediği,</strong></li>



<li><strong>Çelişki unsuru taşımadığı</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">durumlarda, <strong>delil değeri taşımayacağı</strong> ve <strong>tek başına mahkûmiyet sebebi oluşturamayacağı</strong> açıkça ifade edilmiştir.</p><p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2025/07/09/sanigin-onceki-ifadesinin-okunmasi-cmk-213/">Sanığın Önceki İfadesinin Okunması CMK 213</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.enessencer.av.tr/2025/07/09/sanigin-onceki-ifadesinin-okunmasi-cmk-213/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müdafisiz Alınan Kolluk İfadesi Hükme Esas Alınabilir Mi</title>
		<link>https://www.enessencer.av.tr/2025/07/09/mudafisiz-alinan-kolluk-ifadesi-hukme-esas-alinabilir-mi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mudafisiz-alinan-kolluk-ifadesi-hukme-esas-alinabilir-mi&#038;utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mudafisiz-alinan-kolluk-ifadesi-hukme-esas-alinabilir-mi</link>
					<comments>https://www.enessencer.av.tr/2025/07/09/mudafisiz-alinan-kolluk-ifadesi-hukme-esas-alinabilir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Enes SENCER]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 22:28:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[cmk 213]]></category>
		<category><![CDATA[kolluk ifadesi geçerli mi]]></category>
		<category><![CDATA[kollukta ifade geçerli mi]]></category>
		<category><![CDATA[müdafii olmadan alınan ifade]]></category>
		<category><![CDATA[Sanığın önceki ifadesinin okunması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.enessencer.av.tr/?p=4944</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müdafii Olmadan Alınan Kolluk İfadesi Hükme Esas Alınabilir mi? Bursa Ceza Mahkemelerinde Uygulama ve Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 148/4. maddesi, sanık ya da şüphelinin kollukta müdafi olmadan verdiği ifadelerin ancak hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanması halinde hükme esas alınabileceğini açıkça belirtmektedir. Bu düzenleme, gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gerekse CMK m.149 ile [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2025/07/09/mudafisiz-alinan-kolluk-ifadesi-hukme-esas-alinabilir-mi/">Müdafisiz Alınan Kolluk İfadesi Hükme Esas Alınabilir Mi</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="wp-block-heading"><strong>Müdafii Olmadan Alınan Kolluk İfadesi Hükme Esas Alınabilir mi?</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bursa Ceza Mahkemelerinde Uygulama ve Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 148/4. maddesi, sanık ya da şüphelinin kollukta müdafi olmadan verdiği ifadelerin ancak hâkim veya mahkeme huzurunda <strong>doğrulanması halinde</strong> hükme esas alınabileceğini açıkça belirtmektedir. Bu düzenleme, gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gerekse CMK m.149 ile birlikte değerlendirildiğinde, müdafi yardımından yararlanma hakkının ceza yargılamasındaki temel ilkelerden biri olduğunu göstermektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bursa Uygulaması: Müdafii Yokluğunda Alınan İfade Geçerli Sayılmadı</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen 2024/412 E. sayılı dosyada sanık hakkında, “kamu görevlisine hakaret” suçundan yürütülen yargılamada kollukta alınan ve sinkaflı ifadeler içeren beyanın, müdafi huzurunda alınmadığı anlaşılmıştır. Sanık duruşmada söz konusu ifadeyi reddetmiş, “ben böyle bir kelime kullanmadım, ifademi zorla almışlardı” şeklinde savunma yapmıştır. Mahkeme, CMK 148/4 ve 213. maddelerini birlikte değerlendirerek, müdafi bulunmaksızın alınan beyanın <strong>doğrulanmaması</strong> nedeniyle hükme esas alınamayacağına karar vermiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu karar, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 13.12.2023 tarihli, 2021/17836 E. ve 2023/25607 K. sayılı içtihadıyla birebir uyumludur.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yargıtay Ne Diyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay 4. Ceza Dairesi, söz konusu kararında şu değerlendirmelere yer vermiştir:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Sanığın kollukta ‘&#8230;dinini, imanını sinkaf ederim’ şeklindeki sözleri söylediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Ancak bu ifade, <strong>müdafi huzurunda alınmadığı</strong> gibi, sanık duruşmada da böyle bir söz söylemediğini belirtmiştir. Bu nedenle, 5271 sayılı Kanun&#8217;un 148/4. maddesi gereği kolluk ifadesinin hükme esas alınamayacağına, sanığın aleyhine kullanılamayacağına hükmedilmiştir.”</p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı karar çerçevesinde mahkeme, CMK m.213’e de vurgu yaparak, çelişkili ifadelerin ancak <strong>müdafiin katılımı sağlanmışsa</strong> duruşmada okunabileceğini belirtmiştir. Aksi durumda sanık aleyhine delil niteliği taşımayacaktır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi Örneği: Dosya Bozuldu</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen bir dolandırıcılık davasında (2023/675 E.), sanığın kollukta verdiği suç ikrarına dayalı ifadesi duruşma sırasında sanık tarafından reddedilmiş, avukatı ise bu ifadenin müdafi yokluğunda alındığını belirtmiştir. Mahkeme buna rağmen hüküm kurmuş; ancak istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, CMK 148/4 gereğince “<strong>müdafii olmaksızın alınan ve duruşmada doğrulanmayan</strong>” ifadenin <strong>hükme esas alınamayacağı</strong> gerekçesiyle kararı bozmuştur.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>CMK 148/4 ve 213. Madde Ne Diyor?</strong></h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>CMK 148/4:</strong> &#8220;Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.&#8221;</li>



<li><strong>CMK 213:</strong> “Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafii hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir.”</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde, mahkemelerin delil değerlendirme süreçlerinde <strong>hak ihlali oluşturmamak adına son derece dikkatli</strong> olmaları gerektiği ortaya çıkmaktadır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yargıtay 7. Ceza Dairesi: Soruşturmada Müdafi Yok, Mahkumiyet Bozuldu</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 10.04.2013 tarihli 2011/1567 E., 2013/10237 K. sayılı kararı da önemlidir. Bu kararda da müdafii olmadan alınan ifade esas alınarak hüküm kurulmuş, ancak sanığın duruşmada farklı savunma yaptığı görülmüştür. Yargıtay şu değerlendirmeyi yapmıştır:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Sanığın olay yerinde olmadığı, olayla ilgisinin bulunmadığına dair beyanı karşısında, soruşturma aşamasında müdafi olmadan alınan beyan esas alınarak mahkumiyet kurulması <strong>hukuka aykırıdır</strong>.”</p>
</blockquote>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sonuç: Savunma Hakkı Varsa Adalet Vardır</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bursa özelinde ve Türkiye genelinde birçok yargılamada görüldüğü üzere, <strong>müdafiin katılımı olmadan alınan</strong> ve <strong>mahkeme huzurunda doğrulanmayan</strong> kolluk ifadeleri, CMK hükümleri uyarınca <strong>delil olarak kullanılamaz</strong>. Bu husus, yalnızca sanık lehine bir koruma mekanizması değil, aynı zamanda <strong>adil yargılanma hakkının bir güvencesidir</strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yargıtay 22. Ceza Dairesi: Çocuk Sanığın Müdafisiz Alınan İfadesi Hükme Esas Alınamaz</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay, suça sürüklenen çocukların korunmasına yönelik düzenlemeler çerçevesinde verdiği bir kararında, çocuk sanığın soruşturma aşamasındaki beyanlarının, <strong>Cumhuriyet savcısı ve müdafi olmaksızın alındığı</strong> gerekçesiyle <strong>delil olarak kullanılamayacağını</strong> belirtmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle şu noktalar öne çıkmaktadır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Soruşturma işlemi sırasında hazır bulunması gereken <strong>Cumhuriyet savcısının yokluğu</strong>,</li>



<li><strong>Çocuk sanığın müdafii eşliğinde beyan vermemesi</strong>,</li>



<li>Kolluk tarafından alınan <strong>yer gösterme işleminin müdafi olmadan yapılması</strong>.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay, tüm bu hususları değerlendirerek <strong>CMK 213 ve çocuk koruma mevzuatına aykırılık</strong> nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bursa Örneği:</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bursa’da görülen benzer bir çocuk ceza davasında, kolluk tarafından alınan müdafisiz beyanlara dayanılarak mahkûmiyet kararı verilmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi CMK 213’e atıfla kararı bozmuştur. Kararda “çocuğun ifadesi yalnızca savunma hakkı sağlandığında değerlendirilebilir” denilmiştir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yargıtay 8. Ceza Dairesi: Önceki Polis İfadesinin Duruşmada Okunması Savunma Hakkını Kısıtlar</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay, silah bulundurma ve kavgada silah kullanma suçlarından yargılanan bir sanığın duruşmadaki savunması yerine, <strong>polis aşamasındaki ifadesinin duruşmada okunmasını</strong>, <strong>CMK 213’e aykırı bularak bozma gerekçesi yapmıştır.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Karara göre:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sanık duruşmada “polis ifadem okunsun” dese de, mahkeme doğrudan savunmasını almalıydı.</li>



<li>Önceki ifadenin <strong>doğrudan okunması yerine sanığın savunma hakkı</strong> kullanılmalıydı.</li>



<li>Tanık ve müştekilerin ifadeleri de yüzleştirme yapılmadan sadece dosya üzerinden değerlendirilmiştir.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durumda, hem <strong>sanığın savunma hakkı</strong> hem de <strong>çapraz sorgu ilkesi</strong> ihlal edilmiş sayılmıştır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bursa&#8217;dan Örnek:</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bursa&#8217;da bir kavga dosyasında benzer bir uygulama sonucu sanık hakkında önceki beyanı esas alınarak ceza verilmiş, ancak istinafta, CMK 213 ve AİHS m.6 çerçevesinde “sanığın doğrudan savunma hakkının kısıtlandığı” gerekçesiyle karar bozulmuştur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>CMK 213: Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken 5 Temel Kriter</strong></h3>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Önceki beyan ile duruşmadaki beyan arasında çelişki olacak.</strong></li>



<li><strong>Beyan, savcı ya da hâkim tarafından alınmışsa doğrudan okunabilir.</strong></li>



<li><strong>Beyan kolluk tarafından alınmışsa, müdafi katılmış olmalı.</strong></li>



<li><strong>Sanık duruşmada beyanını reddediyorsa, o ifade ikrar kabul edilemez.</strong></li>



<li><strong>Sanığın “okunsun” şeklindeki beyanı, duruşmadaki savunmasının yerine geçemez.</strong></li>
</ol>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sıkça Sorulan Sorular (Soru-Cevap Formatında)</strong></h3>



<figure class="wp-block-table"><table class="has-fixed-layout"><thead><tr><th><strong>Soru</strong></th><th><strong>Yanıt</strong></th></tr></thead><tbody><tr><td>CMK 213 hangi durumları kapsar?</td><td>Sanığın önceki ifadelerinin duruşmada okunmasını ve delil olup olamayacağını düzenler.</td></tr><tr><td>Polis ifadesi duruşmada okunabilir mi?</td><td>Müdafii eşliğinde alınmadıysa okunamaz.</td></tr><tr><td>Çocuk sanığın ifadesi özel bir korumaya tabi midir?</td><td>Evet. Çocuk Koruma Kanunu ve CMK’ya göre savcı ve müdafi olmadan alınan beyanlar geçersizdir.</td></tr><tr><td>Sanık “ifadem okunsun” derse okunabilir mi?</td><td>Sadece bu beyan yeterli değildir; savunma hakkı ayrıca kullanılmalıdır.</td></tr><tr><td>Bursa&#8217;da bu kurallar uygulanıyor mu?</td><td>Evet. Bursa&#8217;daki ceza mahkemeleri, CMK 213&#8217;e aykırı uygulamaları bozma sebebi saymaktadır.</td></tr></tbody></table></figure>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sonuç: Hükme Esas Alınacak İfade, Müdafii Eşliğinde ve Yüz Yüze Alınmalıdır</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">CMK 213 maddesi, ceza yargılamasında <strong>önceki beyanların ne zaman okunabileceğini</strong>, <strong>hangi şartlarda delil sayılacağını</strong> açık şekilde ortaya koymaktadır. Yargıtay’ın istikrarlı içtihatları da göstermektedir ki; <strong>hukuka aykırı alınan ve sanık tarafından duruşmada reddedilen ifadeler</strong>, adil yargılamaya zarar verir ve hükme esas alınamaz.</p><p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2025/07/09/mudafisiz-alinan-kolluk-ifadesi-hukme-esas-alinabilir-mi/">Müdafisiz Alınan Kolluk İfadesi Hükme Esas Alınabilir Mi</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.enessencer.av.tr/2025/07/09/mudafisiz-alinan-kolluk-ifadesi-hukme-esas-alinabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
