bursa-nilüfer-avukat

İkinci el veya sıfır araç satın alındıktan sonra aracın daha önce ağır hasar gördüğünün, kilometresinin düşürüldüğünün, motor veya şanzımanında önemli bir arıza bulunduğunun, aracın pert kayıtlı olduğunun, değişen veya boyalı parçalarının gizlendiğinin ya da satış sırasında bildirilen özellikleri taşımadığının ortaya çıkması oldukça sık karşılaşılan hukuki uyuşmazlıklardandır.

Satılan aracın ayıplı çıkması halinde alıcının hangi haklara sahip olduğu, aracın kimden satın alındığına, satıcının tacir olup olmadığına, alıcının tüketici sıfatını taşıyıp taşımadığına, ayıbın açık veya gizli olmasına, ayıbın satış tarihinde mevcut olup olmadığına ve satıcının ayıbı bilip bilmediğine göre değişmektedir.

Bu nedenle ayıplı araç uyuşmazlıklarında ilk yapılması gereken şey doğrudan dava açmak değil; hukuki ilişkinin doğru şekilde nitelendirilmesidir.

Ayıplı Araç Nedir?

Genel olarak ayıplı araç; satış sırasında taraflarca kararlaştırılan özellikleri taşımayan veya objektif olarak taşıması gereken niteliklere sahip olmayan araçtır.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun bakımından malın sözleşmeye uygun olmaması ayıplı mal kavramının temelini oluşturmaktadır. Reklam, ilan, internet satış ilanı, ekspertiz raporu veya satıcının beyanlarında belirtilen özellikleri taşımayan araç da şartları varsa ayıplı mal olarak değerlendirilebilir. Ticaret Bakanlığı da ayıplı mal halinde tüketicinin sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya mümkünse ayıpsız misliyle değişim haklarına sahip olduğunu açıkça belirtmektedir.

Örneğin;

  • “Değişensiz” denilerek satılan aracın kapısının değişmiş olması,
  • “Boyasız” denilen araçta sonradan boya işlemi bulunduğunun anlaşılması,
  • Aracın kilometre göstergesinin düşürülmüş olması,
  • Ağır hasar veya pert kaydının gizlenmesi,
  • Motor veya şanzımanda satıştan önce mevcut ciddi arıza bulunması,
  • Şasi veya podye üzerinde işlem bulunduğunun gizlenmesi,
  • Aracın hava yastıklarının açılmış ve usulsüz biçimde onarılmış olması,
  • Motorun değiştirilmiş olduğunun açıklanmaması,
  • Aracın ticari geçmişinin gizlenmesi,
  • Satış ilanında bulunmadığı belirtilen hasar kayıtlarının sonradan ortaya çıkması,

somut olayın özelliklerine göre ayıp veya gizli ayıp oluşturabilir.


ARAÇTA GİZLİ AYIP NEDİR?

Gizli ayıp, aracın olağan bir inceleme sırasında alıcı tarafından fark edilmesi beklenmeyen ve çoğunlukla aracın kullanılmaya başlanmasından, servise götürülmesinden veya ayrıntılı teknik inceleme yapılmasından sonra ortaya çıkan ayıptır.

Örneğin aracın kaportasındaki gözle görülebilir büyük bir göçük genellikle açık ayıp niteliğindeyken, motor bloğunda daha önce yapılmış usulsüz bir işlem, kilometre düşürülmesi veya geçmişteki ağır hasarın profesyonel şekilde gizlenmiş olması gizli ayıp niteliğinde olabilir.

Yargıtay uygulamasında da özellikle aracın pert geçmişinin sonradan öğrenilmesi gizli ayıp uyuşmazlıklarına konu olmaktadır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2016/22567 E., 2019/4145 K. sayılı kararında, aracın piyasa değerinden düşük bedelle satın alınmasının tek başına alıcının pert kaydını bildiği anlamına gelmeyeceği belirtilmiştir. Kararda ayrıca somut olay bakımından gizli ayıbın alıcıdan gizlenmediğini ispat yükünün satıcı üzerinde olduğu değerlendirilmiştir.

Bu karar özellikle şu savunmaya karşı önemlidir:

“Aracı zaten ucuza sattım, alıcı hasarlı olduğunu biliyordu.”

Araç rayiç değerinin altında satılmış olsa dahi, bu durum tek başına alıcının gizli ayıbı bildiğini göstermeyebilir.


SATILAN ARACIN AYIPLI ÇIKMASINDA HANGİ KANUN UYGULANIR?

Ayıplı araç uyuşmazlıklarında en önemli meselelerden biri budur.

Her araç satışına otomatik olarak Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulanmaz.

1. Galeriden veya Araç Ticareti Yapan İşletmeden Araç Alınması

Alıcı aracı ticari veya mesleki olmayan amaçlarla satın alıyor ve satıcı araç ticareti yapan bir işletme ise genel olarak 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulama alanı bulur.

Bu durumda tüketici;

  • sözleşmeden dönme,
  • bedel indirimi,
  • ücretsiz onarım,
  • şartları varsa ayıpsız misliyle değiştirme,

haklarından yararlanabilir.

Uyuşmazlığın değerine göre Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi gündeme gelir.

2. İki Gerçek Kişi Arasında Araç Satışı

Aracı satan kişi ticari veya mesleki amaçlarla hareket etmeyen sıradan bir araç sahibi ise işlem genellikle tüketici işlemi değildir.

Bu durumda uyuşmazlık esas olarak Türk Borçlar Kanunu’nun satış sözleşmesi ve ayıptan sorumluluğa ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.

Görevli mahkeme de kural olarak Tüketici Mahkemesi değil, uyuşmazlığın niteliğine göre Asliye Hukuk Mahkemesi olacaktır.

3. Tacirler Arasındaki Araç Satışı

Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bir satış söz konusu ise Türk Ticaret Kanunu hükümleri de devreye girer.

Özellikle TTK m.23’teki muayene ve ihbar hükümleri tacirler arasındaki ticari satımlarda önem taşımaktadır.

Gizli ayıplarda ise TBK m.223 hükümleri de değerlendirilir. Yakın tarihli BAM kararlarında, kullanım sırasında sonradan ortaya çıkan gizli ayıplarda TBK m.223 kapsamında ayıbın öğrenilmesi üzerine bildirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir.


AYIPLI ARAÇTA ALICININ HAKLARI NELERDİR?

6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi tüketiciye dört temel seçimlik hak tanımaktadır:

1. Sözleşmeden Dönme ve Aracı İade Etme

Alıcı aracı satıcıya geri vermeye hazır olduğunu bildirerek satış sözleşmesinden dönebilir.

Uygulamada buna genellikle:

“Ayıplı aracın iadesi ve satış bedelinin geri alınması”

denilmektedir.

Dönme halinde kural olarak araç satıcıya geri verilir ve ödenen satış bedelinin alıcıya iadesi talep edilir.

6502 sayılı Kanun, tüketicinin dönme hakkını seçmesi halinde ödenen bedelin iadesini düzenlemektedir.

Ancak her küçük ayıp doğrudan sözleşmeden dönmeyi gerektirmeyebilir. Ayıbın niteliği, aracın kullanımına ve ekonomik değerine etkisi, onarımın mümkün olup olmadığı ve taraflar arasındaki menfaat dengesi değerlendirilir.


2. AYIP ORANINDA BEDEL İNDİRİMİ İSTEME

Alıcı aracı kullanmaya devam etmek istiyor ancak araçtaki ayıp nedeniyle fazla bedel ödediğini düşünüyorsa satış bedelinden indirim talep edebilir.

Özellikle;

  • boya ve değişen parçalar,
  • geçmiş ağır hasar,
  • kilometre düşürülmesi,
  • belirli teknik arızalar,

bakımından bedel indirimi sık başvurulan taleplerden biridir.

Ayıplı Araçta Bedel İndirimi Nasıl Hesaplanır?

Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımında nispi metot kullanılmaktadır.

Buna göre satış tarihi itibarıyla;

  1. aracın ayıpsız piyasa değeri,
  2. aracın ayıplı haliyle piyasa değeri,
  3. taraflar arasındaki gerçek satış bedeli,

belirlenir ve ayıpsız değer ile ayıplı değer arasındaki oran gerçek satış bedeline uygulanır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2016/24700 E., 2019/679 K. sayılı kararında bedel indiriminin nispi metoda göre hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.

Kilometresi düşürülmüş araçla ilgili Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2019/5091 E., 2019/11807 K. sayılı kararında da aynı hesap yöntemi benimsenmiştir.

Basitleştirilmiş şekilde;

İndirim Tutarı = Gerçek Satış Bedeli × (Ayıpsız Değer − Ayıplı Değer) / Ayıpsız Değer

şeklinde düşünülebilir.

Kesin hesap ise bilirkişi tarafından yapılmalıdır.


3. ARACIN ÜCRETSİZ ONARILMASINI İSTEME

Tüketici, aşırı bir masraf gerektirmediği sürece bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere aracın ücretsiz onarılmasını isteyebilir.

Özellikle motor, şanzıman veya elektronik sistemde tamir edilebilir bir arıza bulunduğunda bu hak gündeme gelebilir.

Ancak ücretsiz onarım hakkının kullanılması ile ikinci el araç ticaretine ilişkin Yönetmelikte bulunan özel garanti birbirinden farklı hukuki kurumlardır.


4. ARACIN AYIPSIZ MİSLİYLE DEĞİŞTİRİLMESİ

İmkân bulunması halinde tüketici ayıplı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini de talep edebilir.

Özellikle sıfır kilometre araçlarda bu hak önem taşımaktadır.

Nitekim Hukuk Genel Kurulunun önüne gelen bir uyuşmazlıkta sıfır araçta kaputun boyalı ve sökülüp takılmış olması gizli ayıp iddiasıyla misliyle değişim talebine konu olmuştur.

27 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan güncel bir Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararında da sıfır kilometre aracın tavanındaki üretim kaynaklı boya kusurunun gizli ayıp olduğu kabul edilmiş ve ayıpsız misliyle değiştirilmesine ilişkin karar onanmıştır.


AYIPLI ARAÇ NEDENİYLE TAZMİNAT İSTENEBİLİR Mİ?

Evet.

Tüketicinin seçimlik haklarından birini kullanması, şartları mevcutsa ayrıca zararlarının tazminini talep etmesine engel değildir.

6502 sayılı Kanun m.11 uyarınca tüketici seçimlik haklarıyla birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre tazminat da talep edebilir.

Somut olayın özelliklerine göre;

  • ekspertiz gideri,
  • çekici masrafı,
  • onarım gideri,
  • araçtan mahrum kalma zararı,
  • ikame araç gideri,
  • bazı durumlarda değer kaybı,
  • ayıpla bağlantılı diğer doğrudan zararlar,

talebe konu edilebilir.

Örneğin İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2022/1587 E., 2025/1333 K. sayılı kararında, gizli ayıplı motor nedeniyle makul onarım/bekleme süresi için hesaplanan araç kiralama bedelinin şartları bulunduğunda zarar kapsamında talep edilebileceği değerlendirilmiştir.


İKİNCİ EL ARAÇTA EKSPERTİZ RAPORU ZORUNLU MUDUR?

27 Ağustos 2024 tarihinde yürürlüğe giren Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik, eski ikinci el araç yönetmeliğini yürürlükten kaldırarak önemli değişiklikler getirmiştir.

Güncel Yönetmeliğin 16. maddesine göre belirli şartları taşıyan ikinci el araçların işletme tarafından satışından önceki 10 gün içerisinde ekspertiz raporu alınması gerekir.

Bu yükümlülük esas olarak tescil belgesinde M1, M1G, N1 ve N1G sınıfında bulunan araçlar bakımından düzenlenmiştir. Raporun TSE hizmet yeterlilik belgesine sahip ekspertiz işletmesi tarafından düzenlenmesi öngörülmektedir.

Bu noktada internette halen yaygın biçimde bulunan “satıştan önceki üç gün içinde ekspertiz alınması gerekir” bilgisi önceki Yönetmeliğe ilişkindir. Güncel 2024 Yönetmeliğinde süre 10 gündür.


EKSPERTİZ FİRMASI DA SORUMLU OLUR MU?

Ekspertiz raporunda aracın gerçek durumuna aykırı bilgi bulunması halinde ekspertiz işletmesinin sorumluluğu da gündeme gelebilir.

Örneğin;

  • değişen parçanın “orijinal” gösterilmesi,
  • motor arızasının fark edilmemesi veya yanlış raporlanması,
  • kilometreyle ilgili açık teknik uyuşmazlıkların rapora yansıtılmaması,
  • şasi işlemine rağmen “işlemsiz” denilmesi,

halinde ekspertiz firmasına karşı da ayrıca hukuki değerlendirme yapılabilir.

Eski Yönetmelikte de ekspertiz raporunu düzenleyenlerin raporun gerçek durumu yansıtmamasından sorumluluğu açıkça düzenlenmişti. Güncel Yönetmelik de ekspertiz sistemini ve işletmelerin sorumluluklarını korumaktadır.

Ekspertiz uyuşmazlığında satıcının sorumluluğu ile ekspertiz işletmesinin sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.


İKİNCİ EL ARAÇLARDA 3 AY VEYA 5.000 KM GARANTİ

Güncel Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik’in 17. maddesine göre;

model yılına göre 8 yaşın veya 160.000 kilometrenin altında bulunan ve Yönetmelikte belirtilen sınıflara giren ikinci el araçların;

  • motoru,
  • şanzımanı,
  • elektrik sistemi,
  • elektronik sistemleri,

satış tarihinden itibaren 3 ay veya 5.000 kilometre işletmenin garantisi altındadır.

Buradaki iki sınırdan hangisi önce gerçekleşirse garanti süresi o noktada sona erer.

Üretici tarafından yenilenmiş ikinci el araçlarda ise Yönetmelikte 1 yıl veya 20.000 kilometre garanti öngörülmektedir.

Ancak son derece önemli bir husus vardır:

3 ay/5.000 km garantisinin sona ermesi, tüketicinin ayıplı mala ilişkin bütün haklarının sona erdiği anlamına gelmez.

Yönetmeliğin 17/8. maddesi tüketicilerin 6502 sayılı Kanun kapsamındaki ayıplı mala ilişkin haklarının saklı olduğunu ayrıca belirtmektedir.


HANGİ DURUMLAR İKİNCİ EL ARAÇ GARANTİSİ DIŞINDADIR?

Güncel Yönetmelikte garanti kapsamı dışında bırakılan çeşitli durumlar bulunmaktadır.

Bunlar arasında;

  • 8 yaşın veya 160.000 kilometrenin üzerindeki araçlar,
  • alıcının bildiği belgelendirilen arıza ve hasarlar,
  • ekspertiz raporunda belirtilen arıza ve hasarlar,
  • olağan kullanım sonucu oluşan aşınmalar,
  • fren balatası, disk, bazı sarf ve bakım parçaları,
  • kazadan veya hatalı kullanımdan kaynaklanan zararlar,
  • bakım eksikliklerinden doğan arızalar,

bulunmaktadır.

Ancak bir hususun Yönetmelikteki ticari garanti dışında kalması, mutlaka satıcının TBK veya TKHK kapsamındaki ayıptan sorumluluğunun da tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Her iki hukuki kurum ayrı değerlendirilmelidir.


8 YAŞ VEYA 160.000 KM ÜZERİNDEKİ ARAÇ AYIPLI ÇIKARSA HİÇBİR HAK YOK MUDUR?

Hayır.

Uygulamadaki en önemli yanlış bilgilerden biri budur.

8 yaş/160.000 km sınırı Yönetmelikteki belirli ekspertiz ve garanti yükümlülükleri bakımından önem taşır.

Ancak araç 10 yaşında veya 200.000 kilometrede diye satıcı araçta bulunan ve alıcıdan gizlenen ciddi bir ayıptan otomatik olarak kurtulmaz.

Araç yaşlı olsa bile;

  • kilometrenin düşürülmesi,
  • pert kaydının gizlenmesi,
  • ağır hasarın saklanması,
  • motor arızasının bilinerek açıklanmaması,

gibi durumlarda TKHK veya TBK kapsamında satıcının sorumluluğu gündeme gelebilir.


KİLOMETRESİ DÜŞÜRÜLMÜŞ ARAÇ AYIPLI MIDIR?

Kilometre düşürülmüş araç uyuşmazlıkları Yargıtay önüne birçok kez gelmiştir.

Aracın kilometresi aracın;

  • piyasa değerini,
  • motor ve mekanik ömrünü,
  • bakım periyotlarını,
  • alıcının satın alma kararını,

doğrudan etkiler.

Bu nedenle gerçek kilometrenin gizlenmesi önemli bir ayıp niteliğindedir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2019/5091 E., 2019/11807 K. sayılı kararında kilometre düşürülmüş araç nedeniyle talep edilen bedel indiriminin nispi metoda göre hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.


PERT KAYITLI VEYA AĞIR HASARLI ARACIN SATILMASI

Aracın geçmişte ağır bir kazaya karışmış veya pert kayıtlı olması satış sırasında açıklanmamışsa gizli ayıp iddiası gündeme gelebilir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2016/22567 E., 2019/4145 K. sayılı kararında pert geçmişi uyuşmazlığında, aracın piyasanın altında satın alınmasının tek başına alıcının ayıbı bildiğini göstermediği kabul edilmiştir.

Benzer şekilde daha önce büyük hasar kaydı bulunan araçlarda bedel indiriminin nispi yönteme göre belirlenmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay uygulaması bulunmaktadır.


MOTORU ARIZALI ÇIKAN İKİNCİ EL ARAÇTA NE YAPILABİLİR?

İkinci el araç alındıktan kısa süre sonra;

  • motorun yatak sarması,
  • yağ yakması,
  • silindir veya piston arızası,
  • motor bloğunda çatlak,
  • turbo arızası,
  • şanzıman arızası,

ortaya çıkabilir.

Burada temel soru şudur:

Arıza satış tarihinde mevcut olan veya temeli satıştan önceye dayanan bir ayıptan mı kaynaklanmaktadır, yoksa satıştan sonra kullanıma bağlı olarak mı meydana gelmiştir?

Bu ayrım çoğu dosyada otomotiv bilirkişisi tarafından yapılır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2016/27264 E., 2019/7426 K. sayılı kararına konu olayda araç satın alındıktan sonra motorun tamamen değişmesi gerektiği ileri sürülmüş ve gizli ayıp iddiası uyuşmazlığa konu olmuştur.

Yakın tarihli BAM uygulamasında da üretim kaynaklı motor arızasının gizli ayıp oluşturabileceği kabul edilmektedir.


ALICI ARACI EKSPERTİZE SOKMUŞSA SATICI YİNE SORUMLU OLUR MU?

“Ekspertize soktun, artık benden hiçbir şey isteyemezsin” savunması her durumda doğru değildir.

Ekspertiz;

  • gözle görülmeyen,
  • cihazla dahi tespit edilmesi zor olan,
  • motorun iç kısmında bulunan,
  • profesyonel şekilde gizlenen,

bir ayıbı ortaya çıkarmamış olabilir.

Bu nedenle aracın ekspertizden geçirilmiş olması satıcının bütün ayıp sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ancak ekspertiz raporunda ayıp açık şekilde belirtilmiş ve alıcı buna rağmen aracı satın almışsa durum farklı değerlendirilebilir.

TBK bakımından alıcının bildiği ayıplar nedeniyle satıcının sorumluluğu kural olarak doğmaz.


“ALICI ARACI GÖRDÜ, BEĞENDİ, BU HALİYLE SATIN ALDI” YAZISI SATICIYI KURTARIR MI?

Her zaman değil.

Bu tür genel kayıtlar özellikle gizli ayıplar bakımından satıcıya mutlak koruma sağlamaz.

Dahası TBK m.221 uyarınca satıcı satılanı ayıplı devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğu kaldıran veya sınırlandıran anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.

Dolayısıyla satıcı ciddi bir motor arızasını, kilometre düşürülmesini veya ağır hasar geçmişini bilerek gizlemişse sözleşmedeki genel bir “alıcı aracı mevcut haliyle görerek aldı” hükmü tek başına yeterli olmayabilir.


AYIPLI ARAÇTA İSPAT YÜKÜ KİMDEDİR?

Tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun özel bir ispat kolaylığı sağlamaktadır.

Malın tesliminden itibaren 6 ay içerisinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu kabul edilir.

Bu durumda malın ayıplı olmadığını ispat yükü satıcıya aittir. Ticaret Bakanlığı da bu kuralı tüketici bilgilendirmelerinde açıkça belirtmektedir.

Ancak altı ay geçtikten sonra uyuşmazlığın ispat rejimi farklılaşabilir.

Bu nedenle;

  • servis kayıtları,
  • arıza kodları,
  • ekspertiz raporları,
  • satış ilanı,
  • WhatsApp mesajları,
  • SMS kayıtları,
  • hasar kaydı,
  • SBM/Tramer kayıtları,
  • TÜVTÜRK kilometre kayıtları,
  • önceki bakım faturaları,
  • tanık anlatımları,
  • bilirkişi incelemesi,

son derece önemlidir.


AYIPLI ARAÇTA AYIP İHBARI ZORUNLU MUDUR?

Bu konuda tüketici işlemleri ile TBK kapsamındaki satışları birbirinden ayırmak gerekir.

Tüketici İşlemlerinde

6502 sayılı Kanun döneminde tüketicinin ayıba ilişkin haklarını kullanabilmesi için eski mevzuattaki gibi ayrıca belirli bir süre içerisinde ayıp ihbarında bulunma zorunluluğu bulunmadığı yönünde Yargıtay uygulaması vardır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/932 E., 2023/2809 K. sayılı kararında Kanun gerekçesine de atıf yapılarak, tüketicinin seçimlik haklarından yararlanabilmesi için belirli süre içerisinde ayıp ihbarı yükümlülüğünün kaldırıldığı açıkça belirtilmiştir.

Bununla birlikte uyuşmazlığın ispatı bakımından ayıp ortaya çıkar çıkmaz yazılı bildirim yapılması halen son derece faydalıdır.

TBK Kapsamındaki Satışlarda

TBK m.223 uyarınca alıcı satılanı imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve tespit ettiği ayıbı uygun süre içerisinde satıcıya bildirmekle yükümlüdür.

Olağan incelemeyle anlaşılamayan gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde de ayıbın satıcıya bildirilmesi önem taşır.

Bu nedenle özellikle şahıstan alınan ikinci el araçlarda gecikmeden;

  • noter ihtarnamesi,
  • KEP,
  • ispatlanabilir yazılı mesaj,

ile bildirim yapılması tavsiye edilir.


AYIPLI ARAÇTA ZAMANAŞIMI SÜRESİ

Tüketici İşlemlerinde

6502 sayılı Kanun m.12 uyarınca ayıplı maldan sorumluluk kural olarak teslim tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımına tabidir.

İkinci el satışlarda satıcının ayıptan sorumluluğu sözleşmeyle 1 yıldan daha kısa belirlenemez.

Ancak ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse Kanundaki zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

TBK Kapsamında

TBK m.231 kapsamında taşınır satışlarında ayıptan doğan davalar kural olarak teslimden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir.

Ancak satıcı aracı ayıplı devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.

Yakın tarihli BAM kararlarında da motor arızasının satıcı tarafından bilinerek gizlenmesi veya ağır kusurlu davranış bulunması halinde TBK m.231/2 değerlendirmesi yapılmaktadır.


AYIPLI ARAÇ SATIN ALINDIĞINDA İLK OLARAK NE YAPILMALI?

Ayıp fark edildiğinde gelişigüzel hareket edilmesi ileride önemli delillerin kaybolmasına neden olabilir.

En güvenli yol genel olarak şu sırayı takip etmektir:

1. Aracı Gereksiz Yere Kullanmaya Devam Etmeyin

Özellikle motor, şanzıman ve güvenlik sistemleriyle ilgili ciddi arızalarda kullanıma devam edilmesi zararın büyümesine ve satıcının “kullanıcı hatası” savunmasına zemin hazırlayabilir.

2. Yetkili veya Güvenilir Servisten Yazılı Tespit Alın

Sadece sözlü bilgiyle yetinilmemelidir.

Servis formunda;

  • arıza,
  • kilometre,
  • tespit tarihi,
  • arızanın muhtemel nedeni,

bulunmalıdır.

3. Aracı Hemen Tamir Ettirmeden Önce Delili Koruyun

Özellikle motorun açılması, parçaların değiştirilmesi veya aracın kapsamlı şekilde tamir edilmesi mevcut ayıbın ispatını zorlaştırabilir.

Gerekirse mahkemeden delil tespiti talep edilmesi değerlendirilebilir.

4. Satış İlanını Kaydedin

İlan yayından kaldırılabilir.

İlandaki;

  • “boyasız”,
  • “değişensiz”,
  • “hatasız”,
  • “motor kusursuz”,
  • “ağır hasarsız”,

gibi ifadeler uyuşmazlıkta önemli delil olabilir.

5. Satıcıyla Yapılan Yazışmaları Saklayın

WhatsApp ve SMS yazışmaları özellikle satıcının araçla ilgili verdiği açık garantiler veya ayıbı bildiğine ilişkin ifadeler bakımından önemlidir.

6. Noter İhtarnamesi Gönderin

Her olayda dava şartı olmamakla birlikte, özellikle TBK kapsamındaki satışlarda ayıp ihbarının ispatı ve hangi seçimlik hakkın kullanıldığının belirlenmesi bakımından noter ihtarnamesi oldukça faydalıdır.


AYIPLI ARAÇ İÇİN DELİL TESPİTİ YAPILABİLİR Mİ?

Evet.

Ayıbın tamir sırasında ortadan kalkma ihtimali varsa dava açılmadan önce HMK hükümleri kapsamında delil tespiti talep edilebilir.

Örneğin;

  • motorun sökülmesi gerekiyorsa,
  • şanzıman açılacaksa,
  • araç tamir edilmeden kullanılamıyorsa,
  • araç üzerinde sonradan inceleme yapılamayacaksa,

delil tespiti özellikle önemlidir.

Mahkeme aracın otomotiv bilirkişisi tarafından incelenmesine karar verebilir.

Bilirkişiden özellikle;

  1. aracın ayıplı olup olmadığı,
  2. ayıbın açık mı gizli mi olduğu,
  3. ayıbın satış tarihinde mevcut olup olmadığı,
  4. kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı,
  5. onarım bedeli,
  6. araç değerine etkisi,
  7. ayıp nedeniyle oluşan değer farkı,

hususlarının belirlenmesi istenebilir.


AYIPLI ARAÇ DAVASI HANGİ MAHKEMEDE AÇILIR?

Galeriden Araç Alındıysa

Satış tüketici işlemi niteliğindeyse görevli yargı mercii Tüketici Mahkemesidir.

Tüketici mahkemesi bulunmayan yerde dava, Asliye Hukuk Mahkemesinde tüketici mahkemesi sıfatıyla görülebilir.

Şahıstan Araç Alındıysa

Satıcının ticari veya mesleki faaliyeti kapsamında hareket etmediği iki gerçek kişi arasındaki satışlarda kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.

Tacirler Arasında Satış Varsa

Uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde Asliye Ticaret Mahkemesi gündeme gelebilir.

Bu ayrım dava şartı ve arabuluculuk bakımından da önemlidir.


AYIPLI ARAÇTA TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ SINIRI 2026

2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılması gerekmektedir.

186.000 TL ve üzerindeki tüketici uyuşmazlıkları Tüketici Hakem Heyetinin görev alanı dışındadır.

Araç uyuşmazlıklarında aracın veya talebin değeri çoğu zaman bu sınırı aştığından uygulamada doğrudan mahkeme süreci daha sık gündeme gelmektedir.

Ancak sınır belirlenirken talebin parasal değeri somut olay özelinde değerlendirilmelidir.


TÜKETİCİ MAHKEMESİNDEN ÖNCE ARABULUCULUK ZORUNLU MUDUR?

Kural olarak evet.

6502 sayılı Kanun m.73/A kapsamında tüketici mahkemelerinde görülecek uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

Tüketici Hakem Heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar ise bu zorunluluğun istisnaları arasındadır. Adalet Bakanlığı da tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk uygulamasını açıkça belirtmektedir.

Bu nedenle örneğin 1.500.000 TL bedelle galeriden satın alınan ayıplı aracın iadesi isteniyorsa doğrudan dava açılmadan önce kural olarak zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.


AYIPLI ARAÇ DAVASINDA HANGİ BELGELER GEREKLİDİR?

Dosyada mümkün olduğunca şu belgelerin bulunması faydalıdır:

  • noter araç satış sözleşmesi,
  • araç satış ilanı,
  • ekspertiz raporu,
  • servis kayıtları,
  • bakım faturaları,
  • TÜVTÜRK kayıtları,
  • kilometre bilgileri,
  • Tramer/SBM hasar kayıtları,
  • fotoğraf ve videolar,
  • satıcıyla WhatsApp yazışmaları,
  • ödeme dekontları,
  • çekici faturaları,
  • tamir faturaları,
  • ihtarname,
  • arabuluculuk son tutanağı,
  • varsa önceki ekspertiz raporları,
  • sigorta kayıtları.

ARACI TAMİR ETTİRDİKTEN SONRA DAVA AÇILABİLİR Mİ?

Prensip olarak mümkündür; ancak ayıbın ispatı zorlaşabilir.

Örneğin motor tamamen değiştirilmiş ve eski motor muhafaza edilmemişse ayıbın satıştan önce var olup olmadığının bilirkişi tarafından tespiti güçleşebilir.

Bu nedenle ciddi ayıplarda tamirden önce;

  • servis tespiti,
  • fotoğraf ve video,
  • bilirkişi raporu,
  • delil tespiti,

alınması çok önemlidir.


ARAÇ ÜÇÜNCÜ KİŞİYE SATILMIŞSA AYIP NEDENİYLE TAZMİNAT İSTENEBİLİR Mİ?

Her olayda sözleşmeden dönme mümkün olmayabilir; ancak şartları varsa değer farkından kaynaklanan zarar talep edilebilir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2016/24700 E., 2019/679 K. sayılı kararına konu olayda davacı araçta pert kaydı bulunduğunu ileri sürmüş, yargılama sırasında aracı üçüncü kişiye satması üzerine talebini değer farkına dönüştürmüştür. Yargıtay bedel farkının nispi metotla hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.


ARAÇTAKİ AYIBI SATICI DA BİLMİYORSA SORUMLU OLUR MU?

Ayıptan sorumluluk her zaman satıcının ayıbı bilmesine bağlı değildir.

TBK m.219 çerçevesinde satıcı, bildirdiği niteliklerin araçta bulunmamasından veya aracın kullanım amacı bakımından değerini ve beklenen faydasını azaltan ayıplardan belirli şartlarla sorumludur.

Dolayısıyla;

“Ben de bilmiyordum.”

savunması tek başına her durumda satıcıyı sorumluluktan kurtarmaz.

Ancak satıcının ayıbı bilmesi veya bilerek gizlemesi;

  • sorumsuzluk anlaşmasının geçerliliği,
  • zamanaşımı,
  • ağır kusur,
  • tazminat,

bakımından ayrıca önem taşır.


SATICININ AYIBI BİLEREK GİZLEMESİ

Satıcının;

  • kilometreyi düşürmesi,
  • ağır kazayı saklaması,
  • motor arızasını geçici şekilde giderip aracı satması,
  • hata kayıtlarını sildirmesi,
  • açılmış hava yastıklarını gizlemesi,

gibi davranışları ağır kusur veya hile değerlendirmesine yol açabilir.

TBK m.221’e göre satıcının aracı ayıplı devretmekte ağır kusurlu olduğu durumda ayıptan sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan anlaşmalar hükümsüzdür.

Ağır kusur ayrıca zamanaşımı bakımından da önemli sonuç doğurabilir.

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli bir kararında motor arızalarına ilişkin kayıtların silinmesi ve gerçek problemin geçici müdahalelerle gizlenmesi ağır kusur değerlendirmesinde dikkate alınmıştır.


AYIPLI ARAÇ DAVASINDA BİLİRKİŞİ NELERİ İNCELER?

Araç uyuşmazlıklarında bilirkişi incelemesi davanın en önemli aşamalarından biridir.

Bilirkişiye genellikle şu sorular yöneltilir:

  • Araçta ayıp var mı?
  • Ayıp satış tarihinde mevcut muydu?
  • Ayıp açık mı gizli mi?
  • Ortalama bir alıcı ayıbı anlayabilir miydi?
  • Arıza kullanıcı hatasından mı kaynaklandı?
  • Aracın ayıpsız satış tarihindeki değeri neydi?
  • Ayıplı haliyle değeri neydi?
  • Onarım bedeli ne kadar?
  • Ayıp aracın güvenli kullanımını engelliyor mu?
  • Kilometreyle oynanmış mı?
  • Hasar geçmişi aracın değerini ne kadar etkiler?

Bu nedenle araç hukuku uyuşmazlıklarında bilirkişi raporuna yöneltilecek sorular dava sonucu bakımından belirleyici olabilir.


AYIPLI ARAÇ DAVASI NE KADAR SÜRER?

Süre;

  • görevli mahkemeye,
  • bilirkişi incelemesine,
  • keşif gerekip gerekmediğine,
  • tarafların itirazlarına,
  • istinaf ve temyiz süreçlerine,

göre değişmektedir.

Araç dosyalarında birden fazla bilirkişi veya ek rapor alınması sık görüldüğünden yargılama süresi dosyanın teknik karmaşıklığına bağlıdır.

Bu nedenle mümkünse dava açılmadan önce teknik delillerin eksiksiz toplanması önemlidir.


AYIPLI ARAÇTA CEZA DAVASI DA AÇILABİLİR Mİ?

Her ayıplı araç satışı dolandırıcılık suçu oluşturmaz.

Hukuki uyuşmazlık ile ceza sorumluluğu birbirinden ayrılmalıdır.

Ancak satıcının baştan itibaren alıcıyı aldatmaya yönelik hileli davranışlarının bulunması halinde somut olayın niteliğine göre ceza hukuku bakımından da değerlendirme yapılabilir.

Örneğin kilometre göstergesinin bilinçli biçimde düşürülmesi ve bu durumun satışta özellikle gizlenmesi, olayın özelliklerine göre ceza soruşturmasına konu olabilir.

Ancak salt aracın sonradan arızalanması tek başına dolandırıcılık suçunun oluştuğunu göstermez.


AYIPLI ARAÇTA EN SIK YAPILAN HATALAR

Ayıplı araç uyuşmazlıklarında alıcıların en sık yaptığı hatalar şunlardır:

  1. Aracı hemen tamir ettirmek ve eski parçaları attırmak.
  2. Satış ilanının ekran görüntüsünü almamak.
  3. Satıcıyla yalnızca telefonla görüşmek.
  4. Ayıbı yazılı şekilde bildirmemek.
  5. Yanlış mahkemede dava açmak.
  6. Galeri satışı ile şahıs satışını aynı hukuki rejime tabi sanmak.
  7. Ekspertiz raporunu tek başına kesin delil kabul etmek.
  8. Aracın satış tarihindeki piyasa değerini tespit etmemek.
  9. Sadece tamir bedelini talep etmek.
  10. Bedel indiriminin nispi metoda göre hesaplanması gerektiğini gözden kaçırmak.

AYIPLI ARAÇ SATIN ALAN KİŞİ NE YAPMALI? KISA YOL HARİTASI

Ayıplı araç satın alan kişinin uygulamada izlemesi gereken yol özetle şöyledir:

Ayıbı tespit edin → delilleri koruyun → aracı gereksiz şekilde tamir ettirmeyin → servis/ekspertiz tespiti alın → ilan ve yazışmaları saklayın → satıcıya yazılı bildirim yapın → gerekiyorsa delil tespiti yaptırın → doğru seçimlik hakkı belirleyin → görevli yargı yolunu tespit edin → gerekiyorsa arabuluculuğa başvurun → Tüketici Hakem Heyeti veya mahkemede talebinizi ileri sürün.


AYIPLI ARAÇ DAVASI HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR

İkinci el araç aldıktan sonra motor arızalandı, aracı geri verebilir miyim?

Arızanın satış tarihinde mevcut bulunan gizli bir ayıptan kaynaklandığının tespit edilmesi ve diğer şartların oluşması halinde sözleşmeden dönme ve aracın iadesi gündeme gelebilir. Ancak her motor arızası otomatik olarak araç iadesi hakkı vermez.

Galeriden aldığım araç ayıplı çıktı. Kime başvuracağım?

Uyuşmazlık tüketici işlemi ise talebin değerine göre Tüketici Hakem Heyeti veya zorunlu arabuluculuk sonrasında Tüketici Mahkemesine başvurulabilir. 2026 yılı için Hakem Heyeti sınırı 186.000 TL’dir.

Şahıstan alınan araç ayıplı çıkarsa Tüketici Mahkemesine mi gidilir?

Kural olarak hayır. Satıcı ticari veya mesleki amaçla hareket etmiyorsa uyuşmazlık TBK hükümlerine göre genel mahkemede değerlendirilir.

Aracın kilometresi düşürülmüş. Dava açabilir miyim?

Şartları varsa evet. Kilometre düşürülmesi önemli bir gizli ayıp niteliğinde olabilir. Bedel indirimi veya somut şartlara göre diğer seçimlik haklar gündeme gelebilir.

Araç ekspertizden geçtiyse satıcı sorumluluktan kurtulur mu?

Hayır. Ekspertiz tarafından tespit edilemeyen gizli ayıplar bakımından satıcının sorumluluğu devam edebilir.

Araç 8 yaşından büyükse dava açılamaz mı?

Açılabilir. Sekiz yaş ve 160.000 km sınırı Yönetmelikteki belirli ekspertiz ve ticari garanti yükümlülüklerine ilişkindir. Genel ayıp sorumluluğu bundan farklıdır.

Satıcı “aracı görerek aldın” diyerek sorumluluktan kurtulabilir mi?

Gizli ayıplarda her zaman değil. Özellikle satıcının ayıbı bilerek gizlediği veya ağır kusurlu olduğu durumda genel sorumsuzluk kayıtları geçerli olmayabilir.

Ayıplı araç nedeniyle ne kadar bedel indirimi alınabilir?

Sabit bir yüzde yoktur. Bilirkişi tarafından satış tarihi itibarıyla aracın ayıplı ve ayıpsız piyasa değerleri belirlenerek Yargıtay’ın benimsediği nispi metoda göre hesap yapılır.


SONUÇ: AYIPLI ARAÇ SATIN ALINDIĞINDA HUKUKİ YOL DOĞRU BELİRLENMELİDİR

Satın alınan aracın ayıplı çıkması halinde alıcının önemli hakları bulunmaktadır. Ancak bu hakların doğru kullanılabilmesi için öncelikle;

  • satıcının şahıs mı yoksa işletme mi olduğu,
  • satışın tüketici işlemi niteliği taşıyıp taşımadığı,
  • ayıbın açık veya gizli olup olmadığı,
  • ayıbın satış sırasında mevcut olup olmadığı,
  • alıcının ayıbı bilip bilmediği,
  • satıcının ayıbı gizleyip gizlemediği,
  • zamanaşımı ve bildirim süreleri,
  • aracın ayıplı ve ayıpsız değerleri,

tespit edilmelidir.

Galeriden alınan ayıplı araçlarda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik ön plana çıkarken, şahıslar arasındaki satışlarda Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmaktadır. Tacirler arasındaki satışlarda ise Türk Ticaret Kanunu’nun özel hükümleri de dikkate alınmalıdır.

Özellikle kilometre düşürülmüş araç, pert kayıtlı araç, ağır hasarı gizlenmiş araç, motoru arızalı ikinci el araç, şanzıman arızalı araç, boyalı veya değişenli olduğu gizlenen araç uyuşmazlıklarında satıştan hemen sonra doğru delillerin toplanması davanın sonucu bakımından kritik önemdedir.

Ayıp teknik müdahale ile ortadan kaldırılmadan önce servis incelemesi veya gerekiyorsa mahkeme aracılığıyla delil tespiti yapılması; satış ilanlarının, mesajların, ekspertiz ve servis kayıtlarının korunması gerekir.

Sonuç olarak satılan aracın ayıplı çıkması halinde somut olayın özelliklerine göre araç iadesi ve satış bedelinin geri alınması, ayıp oranında bedel indirimi, ücretsiz onarım, ayıpsız misliyle değişim ve ayrıca uğranılan zararların tazmini talep edilebilir.


Yazar
Av. Enes SENCER

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebilir, güncel durum için hukuki destek alınız.

Yorum yazın

Yorumlar onaydan sonra yayımlanır. E-posta adresiniz görünmez.