NCMEC davalarında uzman görüşü ve dijital delillerin incelenmesi – IP hataları, virüs, üçüncü kişi, PHP ve CMK 67/6.

NCMEC raporu nedeniyle başlatılan soruşturmalarda ve TCK 226 kapsamında açılan ceza davalarında en önemli tartışmalardan biri, dijital işlemin gerçekten şüpheli veya sanık tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğidir.

Bir sosyal medya hesabından dosya gönderilmiş olması, bir IP adresinin belirlenmesi, telefonda şüpheli içerik bulunması veya bir internet platformunun NCMEC bildirimi düzenlemesi, her durumda işlemi gerçekleştiren kişinin kimliğini kesin olarak ortaya koymaz.

Özellikle telefonun zararlı yazılımla ele geçirilmesi, sosyal medya hesabının üçüncü kişiler tarafından kullanılması, IP adresinin yanlış eşleştirilmesi, sunucu ve PHP uygulama hataları, otomatik dosya yüklemeleri, uzaktan erişim yazılımları ve dijital delillerin yanlış yorumlanması gibi teknik ihtimallerin araştırılması gerekebilir.

Bu nedenle NCMEC davalarında, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 67/6. maddesi kapsamında bağımsız bir adli bilişim uzmanından bilimsel mütalaa alınması, savunmanın önemli araçlarından biridir.

Ancak her NCMEC dosyasında uzman görüşü alınması beraat sonucunu doğurmaz. Uzman mütalaasının etkisi, somut teknik bulgulara dayanmasına, olayın gerçekleşme zamanını ve yöntemini incelemesine, mevcut bilirkişi raporundaki eksiklikleri gösterebilmesine bağlıdır.

Bu makalede NCMEC raporlarının delil niteliği, dijital delillerin güvenilirliği, uzman görüşünün hukuki dayanağı, zararlı yazılım ve hesap ele geçirme iddiaları, IP ve sunucu kayıtlarındaki hatalar, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihadı ışığında savunma imkânları ayrıntılı olarak incelenmektedir.

NCMEC Davalarında Uzman Görüşü Neden Önemlidir?

NCMEC, Amerika Birleşik Devletleri merkezli National Center for Missing & Exploited Children kuruluşunun kısaltmasıdır. Kuruluşun CyberTipline sistemi, internet ortamındaki çocukların cinsel istismarına ilişkin şüpheli faaliyetlerin bildirilmesinde önemli rol oynamaktadır.

Meta, Google ve diğer çevrim içi hizmet sağlayıcılarından gelen bildirimler kapsamında hesap bilgileri, dosya tanımlayıcıları, IP adresleri, bağlantı zamanları ve başka teknik veriler bulunabilir.

Ancak NCMEC, platformlardan aldığı bilgilerin tamamını kendisi üretmez. Bildirimlerin kapsamı ve ayrıntı düzeyi, bildirimi yapan hizmet sağlayıcının sunduğu verilere göre değişebilir.

NCMEC’in kendi açıklamalarında da kimi bildirimlerin soruşturma bakımından yeterli bilgi içermediği ve bazı kayıtların yalnızca bilgilendirme kategorisinde değerlendirildiği belirtilmektedir.

Burada üç ayrı hususun birbirinden ayrılması gerekir:

  1. Suç teşkil ettiği değerlendirilen bir dijital içeriğin varlığı.
  2. Bu içerikle belirli bir hesap, cihaz veya bağlantı arasında teknik ilişki bulunması.
  3. İsnat edilen eylemin belirli kişi tarafından bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmesi.

İlk iki hususun belirlenmiş olması, üçüncü hususun da kendiliğinden ispatlandığı anlamına gelmez.

Uzman görüşünün en önemli işlevi, bu üç aşama arasındaki teknik ve delilsel ilişkinin denetlenmesini sağlamaktır.

CMK 67/6 Kapsamında Uzman Mütalaası Nedir?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 67/6. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı, katılan, şüpheli veya sanık ile müdafii ve diğer ilgili kişiler, yargılama konusu olay veya bilirkişi raporu hakkında uzmanından bilimsel mütalaa alabilir.

Bu düzenleme, savunma makamına resmî bilirkişi incelemesi dışında bağımsız bir bilimsel değerlendirme sunabilme imkânı tanımaktadır.

Uzman mütalaası ile mahkeme bilirkişi raporu arasındaki farklar

KonuMahkeme bilirkişisiUzman mütalaası
GörevlendirmeYargı makamıİlgili taraf
Hukuki dayanakCMK 63 ve devamıCMK 67/6
İnceleme kapsamıGörevlendirme sorularıSomut teknik uyuşmazlık
Dosyaya sunulmasıResmî raporBilimsel mütalaa
Delil değerlendirmesiMahkeme tarafındanMahkeme tarafından
BağlayıcılıkHâkimi bağlamazHâkimi bağlamaz

Uzman görüşü, mahkeme bilirkişisinin raporundan farklı sonuçlara ulaşabilir. Bu durumda mahkemeden çelişkilerin giderilmesi, ek rapor alınması, yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirilmesi veya uzmanın duruşmada dinlenmesi talep edilebilir.

CMK 68/3, CMK 67/6 kapsamında bilimsel mütalaa hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesine ilişkin imkânı da düzenlemektedir.

Bununla birlikte yalnızca uzman mütalaası alınacak olması, CMK 67/6 gereğince kendiliğinden ek süre verilmesini zorunlu kılmaz. Bu nedenle teknik incelemenin mümkün olduğunca erken aşamada planlanması önemlidir.

NCMEC Davalarında Uzman Görüşü Beraat Sağlar mı?

Uzman görüşü beraati garanti etmez. Bununla birlikte yargılamanın sonucunu etkileyebilecek teknik belirsizlikleri ortaya koyabilir.

Örneğin sanığın Instagram hesabından hukuka aykırı içerik gönderildiği iddia edildiğinde, bağımsız bilirkişinin aşağıdaki bulguları tespit etmesi önemli olabilir:

  • İlgili hesaba olay tarihinde tanınmayan cihazlardan giriş yapılması.
  • Hesap erişiminin olaydan önce yetkisiz biçimde ele geçirildiğine ilişkin kayıtlar bulunması.
  • Şüpheli işlemin gerçekleştiği cihazın sanığın kullandığı cihazdan farklı olması.
  • Dosyanın cihazda yalnızca otomatik önbellek kaydı olarak bulunması.
  • İlgili tarihte uzaktan kontrol veya zararlı yazılım faaliyetine ilişkin teknik izlerin tespit edilmesi.
  • NCMEC olay zamanı ile internet servis sağlayıcısı kayıtlarının uyuşmaması.
  • Kullanıcıya atfedilen işlemin manuel mi yoksa otomatik mi gerçekleştirildiğinin belirlenememesi.

Bu tür bulgular, özellikle başka kuvvetli delillerin bulunmadığı dosyalarda önemli hâle gelebilir.

Buna karşılık sanığın cihazında bir içeriği bilinçli olarak oluşturduğunu, seçtiğini, farklı kişilere gönderdiğini gösteren birden fazla bağımsız teknik kayıt bulunuyorsa yalnızca teorik virüs ihtimali ileri sürülmesi yeterli olmayabilir.

Savunmada önemli olan bütün dijital delillerin hatalı olabileceğini iddia etmek değil, somut dosyadaki belirleyici delillerin hangi yönlerden güvenilirlik sorunu taşıdığını ortaya koymaktır.

Telefona Virüs Girmesi NCMEC Davasında Savunma Sebebi Olabilir mi?

Evet. Telefonun zararlı yazılımla ele geçirilmesi veya üçüncü kişilerce kontrol edilmesi, somut teknik verilerle desteklendiğinde önemli bir savunma konusu olabilir.

Ancak telefonda virüs bulunabileceği yönündeki soyut açıklama tek başına yeterli değildir.

Zararlı yazılım bir sosyal medya hesabını ele geçirebilir mi?

Bazı zararlı yazılımlar, uygun güvenlik açığı veya ele geçirilmiş yetkiler bulunduğunda hesap oturumlarını, kimlik doğrulama bilgilerini veya cihaz erişimini tehlikeye atabilir.

Bu durum, hesap sahibinin bilgisi dışında işlemler yapılmasına imkân verebilir.

Fakat zararlı yazılımın varlığı ile isnat edilen belirli dosya gönderimi arasında ayrıca teknik bağ kurulmalıdır.

Örneğin olaydan aylar sonra telefonda tespit edilen ilgisiz bir reklam yazılımı, geçmişteki NCMEC bildirimini açıklamayabilir.

Uzman hangi hususları incelemelidir?

Adli bilişim uzmanının incelemesinde özellikle şu sorular önemlidir:

  • Cihazın olay tarihinde hangi işletim sistemi ve güvenlik sürümünü kullandığı.
  • Yetkisiz erişim veya zararlı yazılıma ilişkin doğrulanabilir kayıtların bulunup bulunmadığı.
  • Olay zamanında şüpheli arka plan işlemleri gerçekleşip gerçekleşmediği.
  • Sosyal medya oturum bilgilerinin ele geçirilmiş olabileceğine ilişkin bulgular.
  • İlgili dosyanın kullanıcı tarafından mı yoksa başka bir süreç tarafından mı oluşturulduğu.
  • Tespit edilen zararlı yazılımın isnat edilen işlemi teknik olarak gerçekleştirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı.

Burada tarihsel inceleme önemlidir. Telefonun bugün güvenli olması geçmişte ele geçirilmediğini kanıtlamadığı gibi, bugün zararlı yazılım bulunması da geçmişteki her işlemin zararlı yazılımdan kaynaklandığını göstermez.

NCMEC Raporundaki Eylemin Üçüncü Bir Kişi Tarafından Gerçekleştirilmesi

NCMEC dosyalarında bir diğer savunma ihtimali, internet hesabının veya bağlantısının başka bir kişi tarafından kullanılmış olmasıdır.

Örneğin aynı evde yaşayan aile üyelerinin ortak internet bağlantısı kullanması, işyerindeki cihazların birden fazla kişi tarafından erişilebilir olması veya sosyal medya hesabının başka bir cihazda açık kalması nedeniyle hesap sahibi ile işlemi gerçekleştiren kişi farklı olabilir.

Böyle durumlarda bağlantı sahipliği ile failin kimliği birbirinden ayrılmalıdır.

Ortak Wi-Fi bağlantısında fail nasıl belirlenir?

Bir IP adresi üzerinden internet bağlantısının hangi aboneye ait olduğu araştırılabilir. Ancak aynı bağlantıyı birden fazla cihaz kullanabilir.

Bu nedenle ilgili olayda:

  • Modem ve ağ kayıtları,
  • Erişilebilir cihaz bilgileri,
  • Hesaba giriş yapılan cihazların oturum verileri,
  • Platformun kayıt altına aldığı istemci bilgileri,
  • Olay zamanıyla eşleşen cihaz faaliyetleri,

birlikte değerlendirilmelidir.

Bir internet aboneliğinin sanık adına kayıtlı olması, o internet hattından gerçekleştirilen bütün işlemlerin mutlaka sanık tarafından yapıldığını ispatlamaz.

Bunun tersi de geçerlidir: Bağlantının ortak olması, sanığın işlemi gerçekleştirmediğini kendiliğinden kanıtlamaz.

Hesabın çalınması veya başka cihazda açık kalması

Özellikle Facebook, Instagram, Google ve benzeri platformlarda hesap ele geçirilmesi savunması yönünden giriş geçmişi önem taşır.

Yeni cihaz oturumları, olağandışı giriş bildirimleri, kurtarma e-postaları, parola değiştirme kayıtları ve platformun tutabildiği güvenlik olayları birlikte incelenebilir.

Uzmanın, hesabın teorik olarak çalınabilir olduğunu belirtmesi yerine, somut hesabın olay döneminde yetkisiz kullanım ihtimalini destekleyen kayıtları göstermesi gerekir.

IP Adresi Hataları ve CGNAT Kayıtlarının NCMEC Davalarına Etkisi

NCMEC raporuna dayanılarak başlatılan soruşturmalarda IP adresi çoğu zaman kimlik tespitinin ilk aşamalarından birini oluşturur. Bununla birlikte IP adresi, sanığın kimliğiyle aynı şey değildir.

IP adresinin olayla ilişkilendirilmesi sırasında teknik kayıtların doğruluğunun incelenmesi gerekir.

IP adresi tek başına mahkûmiyet için yeterli midir?

IP adresi önemli bir bağlantı delilidir. Ancak tek başına hangi gerçek kişinin belirli işlemi gerçekleştirdiğini her olayda kesin olarak ortaya koyamaz.

Örneğin bir NCMEC bildiriminde yer alan IP adresinin sanığın ev internetine ait olduğu tespit edilmiş olabilir. Bu tespit bağlantının abonelik ilişkisini açıklayabilir; fakat işlemin evdeki hangi cihazdan ve hangi kullanıcı tarafından gerçekleştirildiği ayrıca araştırılmalıdır.

NIST tarafından yayımlanan dijital adli inceleme rehberlerinde de NAT sistemleri nedeniyle görünen bir IP adresinin arkasında çok sayıda cihaz veya kullanıcı bulunabileceği açıklanmaktadır.

CGNAT sistemi nedir, neden önemlidir?

CGNAT (Carrier-Grade Network Address Translation), internet servis sağlayıcılarının bir genel IP adresini birden fazla abonenin kullanımına sunabildiği ağ adresi çevirme yöntemidir.

Bu nedenle bazı bağlantıların doğru biçimde eşleştirilebilmesi için yalnızca genel IP adresi ve zaman bilgisi yeterli olmayabilir.

Şu bilgilerin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir:

  • Genel IP adresi.
  • Kaynak port numarası.
  • İşlemin kesin tarih ve saati.
  • Zaman dilimi ve saniye hassasiyeti.
  • İnternet servis sağlayıcısının adres ve port eşleştirme kayıtları.
  • Varsa ek oturum ve bağlantı verileri.

Örneğin aynı genel IP adresinin birden fazla abone tarafından kullanıldığı durumda, port ve zaman eşleştirmesinin eksik olması aboneliğin yanlış ilişkilendirilmesi riskini ortaya çıkarabilir.

Ancak kaynak portun her bağlantı türünde raporda mutlaka bulunacağı söylenemez. Bunun gerekliliği kullanılan ağ mimarisine ve servis sağlayıcının kayıt yöntemine göre belirlenmelidir.

NCMEC raporundaki saat ile Türkiye’deki kayıtlar farklı olabilir mi?

Evet. Zaman dilimi, yaz saati uygulamaları, UTC dönüşümü, sunucu saatlerinin senkronizasyonu ve zaman damgasının hangi olayı ifade ettiği gibi farklılıklar önem taşıyabilir.

Örneğin bir raporda 14.00 UTC olarak kaydedilen olayın Türkiye saatiyle 17.00’ye karşılık gelmesi gerekir.

Zaman farkı dikkate alınmaksızın yapılan karşılaştırma, yanlış bağlantının incelenmesine yol açabilir.

Ayrıca şu zamanlar farklı olabilir:

  • Dosyanın oluşturulduğu zaman.
  • Dosyanın platforma yüklendiği zaman.
  • Platform tarafından tespit edildiği zaman.
  • NCMEC bildirimine dönüştürüldüğü zaman.
  • Kolluk tarafından raporun işlendiği zaman.

Bunların birbirine karıştırılması teknik değerlendirmeyi etkileyebilir.

PHP Hataları, Sunucu Yazılımları ve Otomatik Sistemler NCMEC Raporunu Etkileyebilir mi?

PHP, birçok internet sitesinin sunucu tarafındaki işlemlerini yürütmek için kullandığı programlama dillerinden biridir.

NCMEC soruşturmalarında PHP hatası savunması, özellikle isnat edilen işlemin bir web sitesi, özel yazılım, sunucu uygulaması veya entegrasyon üzerinden gerçekleştiği dosyalarda önem kazanabilir.

Ancak öncelikle şu ayrım yapılmalıdır:

Bir PHP hatasının teknik olarak mümkün olması, somut NCMEC raporunun hatalı olduğu anlamına gelmez.

PHP tabanlı uygulamalarda hangi sorunlar ortaya çıkabilir?

Bir uygulamanın hatalı geliştirilmesi veya yapılandırılması aşağıdaki sorunlara yol açabilir:

  • Dosyanın yanlış kullanıcı hesabıyla ilişkilendirilmesi.
  • Arka plan işleyicisinin işlemi gerçekleştiren kullanıcıdan farklı bir hesap üzerinden çalışması.
  • Uygulama kayıtlarında olay zamanının yanlış gösterilmesi.
  • Dosyanın yüklenme ve işlenme zamanlarının birbirine karıştırılması.
  • Önbellek sisteminin aynı içeriği beklenmedik biçimde yeniden işlemesi.
  • API bağlantısının aynı işlemi tekrar denemesi.
  • Hatalı yetkilendirme nedeniyle bir kullanıcının başka kullanıcının verilerine erişebilmesi.
  • Sunucu günlüklerinde istemci ve aracı sunucu bilgilerinin yanlış yorumlanması.

Bu örneklerin her biri belirli yazılım mimarilerinde gerçekleşebilir; bütün PHP sistemlerinin bu tür hatalar oluşturduğu söylenemez.

PHP hatası Facebook veya Instagram NCMEC bildirimini geçersiz kılar mı?

Hayır. Facebook veya Instagram tarafından doğrudan düzenlenen bir bildirimde PHP kaynaklı hata ihtimali ileri sürülebilmesi için ilgili hatanın bildirime konu veriyle teknik bağlantısının gösterilmesi gerekir.

Şüpheliye ait ilgisiz bir web sitesindeki PHP hatası, Meta tarafından tutulan hesap ve mesaj kayıtlarını kendiliğinden geçersiz kılmaz.

Buna karşılık olay, üçüncü taraf bir uygulamanın sosyal medya hesabına yetkili erişimi veya bir sunucu entegrasyonu üzerinden gerçekleşmişse uygulama kayıtlarının incelenmesi önem kazanabilir.

Bu nedenle uzman mütalaasında genel yazılım hatalarından değil, dosyadaki platformun teknik mimarisiyle bağlantılı ve doğrulanabilir hatalardan söz edilmelidir.

Harici Yazılımlar ve Otomatik Dosya Paylaşımı

Bazı dijital işlemler, doğrudan kullanıcının ekrana dokunmasıyla değil, önceden yetkilendirilmiş yazılımlar veya otomatik çalışan süreçler aracılığıyla gerçekleşebilir.

Bunlara örnek olarak senkronizasyon yazılımları, zamanlanmış görevler, üçüncü taraf uygulamalar, API entegrasyonları ve belirli koşullarda uzaktan yönetim araçları gösterilebilir.

NCMEC davalarında bu olasılıkların değerlendirilmesinde iki ayrı soru sorulmalıdır:

Birinci soru: İşlem teknik olarak otomatik gerçekleşmiş midir?

İkinci soru: Bu otomatik işlemin gerçekleşmesini kim, ne zaman ve hangi bilgi veya iradeyle sağlamıştır?

Çünkü bir içeriğin otomatik aktarılması, işlemin her durumda irade dışı gerçekleştiği anlamına gelmez. Kullanıcı tarafından bilinçli biçimde yapılandırılmış bir sistem de otomatik olarak işlem gerçekleştirebilir.

Bu nedenle otomasyonun varlığı kadar otomasyonun kaynağı, yapılandırılması ve kullanıcının buna ilişkin bilgisi de araştırılmalıdır.

Otomatik bulut yedeklemeleri

Google Photos, iCloud ve benzeri sistemler bazı dosyaların çevrim içi ortama aktarılmasını otomatik gerçekleştirebilir.

Ancak içeriklerin bulut sistemine aktarılması ile üçüncü bir kişiye mesaj yoluyla gönderilmesi aynı işlem değildir.

Uzmanın şu ayrımı yapması gerekir:

  • İçerik yalnızca bulut hesabında mı depolanmıştır?
  • Başka kullanıcılarla paylaşılmış mıdır?
  • Paylaşım herkese açık mı yoksa sınırlı mı gerçekleşmiştir?
  • Kullanıcı tarafından bilinçli bir gönderim yapılmış mıdır?
  • Platform, otomatik yüklemeyi mi yoksa farklı bir olayı mı raporlamıştır?

Bu ayrım, TCK 226 kapsamında isnat edilen seçimlik hareketin değerlendirilmesi bakımından önemlidir.

Telefondaki Önbellek Dosyaları ve Silinmiş Veriler

NCMEC soruşturmalarında en önemli teknik konulardan biri de telefonda bulunan dosyanın niteliğidir.

Bir görüntünün telefonun hafızasında bulunması, her zaman dosyanın bilinçli olarak indirilip kaydedildiği anlamına gelmez.

Telefonlar ve uygulamalar çeşitli işlemler sırasında geçici veriler, küçük resimler, önizlemeler ve önbellek dosyaları oluşturabilir.

Bununla birlikte bu verilerin varlığı, kullanıcı tarafından bilinçli içerik görüntüleme veya gönderme ihtimalini de dışlamaz.

Uzman hangi dosya konumlarını ayırt etmelidir?

Dosya türü veya konumuTeknik anlamıHukuki inceleme açısından önemi
Kullanıcı tarafından yönetilen klasörDosya kullanıcı erişimine açık olabilirBilinçli kayıt ve kullanım incelenir
Uygulama önbelleğiUygulama tarafından otomatik oluşturulabilirKullanıcının eylemi ayrıca araştırılır
Küçük resim kaydıGörselin önizleme verisi olabilirAsıl dosyanın varlığıyla karıştırılmamalıdır
Silinmiş dosya kalıntısıÖnceden mevcut verinin izi olabilirOluşturma ve silme bağlamı araştırılır
Bulut senkronizasyon verisiBaşka cihazdan aktarılmış olabilirKaynak cihaz ve hesap kayıtları önemlidir
Mesaj uygulaması veritabanıMesaj veya medya ilişkisi gösterebilirGönderici-alıcı ve işlem yönü incelenir
İndirme geçmişiDosya edinilmesine ilişkin kayıt gösterebilirİşlemin niteliği ve zamanı değerlendirilir

Silinen bir dosyanın sonradan adli bilişim araçlarıyla tespit edilmesi de dosyanın hangi kişi tarafından veya hangi amaçla silindiğini tek başına açıklamaz.

Özellikle modern telefonlardaki şifreleme, depolama yönetimi ve uygulama farklılıkları nedeniyle her silinmiş dosyanın geri getirilebileceği de varsayılmamalıdır.

NIST’in mobil cihaz adli inceleme rehberi, dijital verilerin korunması, elde edilmesi, incelenmesi, analiz edilmesi ve raporlanmasının ayrı aşamalar olduğunu vurgulamaktadır.

Dijital Delilin Hash Değeri Nedir? NCMEC Hash Eşleşmesi Kesin Delil midir?

Hash, bir dosyanın belirli bir algoritmayla hesaplanan dijital özet değeridir.

NCMEC ve internet platformları, bilinen zararlı içeriklerin yeniden tespit edilmesi amacıyla hash eşleştirme teknolojilerinden yararlanabilmektedir.

Ancak hash değerleri iki farklı bağlamda değerlendirilmelidir.

Kriptografik hash değerleri

SHA-256 gibi kriptografik hash algoritmaları, dosya bütünlüğünün kontrolünde kullanılabilir.

Adli inceleme sırasında alınan bir imajın hash değeri, incelenen kopyanın aynı veriyi muhafaza edip etmediğinin denetlenmesine yardımcı olur.

Görsel benzerliğine dayanan hash sistemleri

PhotoDNA gibi algısal eşleştirme sistemleri ise görüntülerin benzerliğini tespit etmek amacıyla kullanılabilir. Bunlar klasik kriptografik hash algoritmalarıyla aynı işlevi görmez.

Dolayısıyla bilirkişi öncelikle hangi hash algoritmasının kullanıldığını belirlemelidir.

Hash eşleşmesi neyi ispatlar?

Bir hash eşleşmesi, kullanılan yönteme ve eşleşmenin niteliğine göre dosya içeriğinin aynı veya benzer olduğuna ilişkin kuvvetli teknik bilgi sağlayabilir.

Ancak tek başına şu soruları cevaplamaz:

  • Dosyayı kim oluşturdu?
  • Dosyayı kim yükledi?
  • Dosya hangi kullanıcı tarafından gönderildi?
  • İşlem bilerek mi gerçekleştirildi?
  • Dosya ilgili cihazda nasıl ortaya çıktı?
  • Dosyanın içeriği ilgili kişinin bilgisi dâhilinde miydi?

NCMEC’in açıkladığı hash eşleştirme sistemi, tekrar bildirilen materyalin tanınması için kullanılmaktadır. Bu teknik işlev ile ceza sorumluluğunun kişiselleştirilmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Telefonun İncelenmesinde İmaj Alınması ve Delil Bütünlüğü

Dijital delillerin güvenilirliği açısından yalnızca inceleme sonucuna değil, delilin nasıl elde edildiğine ve korunduğuna da bakılmalıdır.

CMK 134 kapsamında gerçekleştirilen bilgisayar ve dijital materyal incelemelerinde kanuni koşulların, uygulanan işlemlerin ve alınan kopyaların değerlendirilmesi önemlidir.

Telefonlar bakımından ise cihazın teknik özellikleri, şifreleme sistemi ve kullanılan adli inceleme aracının imkânları nedeniyle her durumda aynı tür veya kapsamda imaj elde edilemeyebilir.

Bu nedenle cihazdan alınan verinin fiziksel imaj, dosya sistemi çıkarımı, mantıksal çıkarım veya daha sınırlı başka bir yöntem olup olmadığı açıkça belirtilmelidir.

Dijital delil muhafaza zinciri

Delilin ilk elde edilmesinden mahkemeye sunulmasına kadar geçen süreçte kimlerin eriştiği, hangi işlemlerin yapıldığı, nasıl saklandığı ve hangi kopyaların incelendiği önem taşır.

Bu süreç chain of custody, yani delil muhafaza zinciri olarak adlandırılır.

İncelemede özellikle şu konular araştırılmalıdır:

  • El koyma ve teslim tutanaklarının içeriği.
  • Cihazın ilk teslim alındığındaki durumu.
  • Adli kopyalama yöntemi ve kapsamı.
  • Elde edilebildiği ölçüde bütünlük doğrulama kayıtları.
  • Kullanılan adli bilişim araçlarının sürümleri.
  • İnceleme sırasında meydana gelen teknik işlemler.
  • Raporlanan sonucun hangi ham veriye dayandığı.

Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Adalet Enstitüsü’nün dijital delil inceleme rehberi de delillerin bütünlüğünün korunmasını ve gerçekleştirilen işlemlerin belgelenmesini temel ilkeler arasında saymaktadır.

Ancak muhafaza zincirindeki her şekli eksiklik otomatik olarak delilin hukuka aykırı veya kullanılamaz olduğu sonucunu doğurmaz. Eksikliğin delilin güvenilirliğine ve savunma imkânına somut etkisi değerlendirilmelidir.

NCMEC Davalarında En Önemli Anayasa Mahkemesi Kararları

1. Anayasa Mahkemesi – Sencer Başat ve Diğerleri Kararı

AYM Genel Kurulu, 18.06.2014, Başvuru No: 2013/7800

NCMEC soruşturmaları bakımından doğrudan NCMEC hakkında verilmiş olmamakla birlikte, dijital delillerin incelenmesi ve savunmanın teknik itirazlarının karşılanması yönünden özellikle önemli bir karardır.

Başvuruda dijital materyallerin ve bu materyallere ilişkin incelemelerin savunma tarafından denetlenebilmesi tartışılmıştır.

Anayasa Mahkemesi, dijital deliller üzerindeki teknik incelemenin isnat edilen fiillerin ve sanıklarla bağlantısının ortaya konulması bakımından belirleyici olabileceğine dikkat çekmiştir.

Kararda, savunmanın delillere etkili şekilde erişebilmesi veya yargılama makamlarınca uygun bir teknik inceleme yaptırılması gerektiği üzerinde durulmuştur.

Özellikle §§ 69–74, dijital delillerin incelenmesi ve savunma hakkının etkili kullanılabilmesi bakımından önemlidir.

Anayasa Mahkemesi, belirleyici dijital delillere ilişkin savunma itirazlarının etkili biçimde incelenmemesinin adil yargılanma hakkını ihlal edebileceğini kabul etmiştir.

NCMEC davalarına uygulanması: Sanığın, kendisine isnat edilen dijital işlemin başka bir kişi tarafından gerçekleştirildiğini iddia ettiği durumda mahkemenin bu savunmayı yalnızca genel ifadelerle reddetmesi yerine, somut teknik itirazları değerlendirmesi gerekir.

Bu karar, her dosyada mutlaka yeni bilirkişi raporu alınacağı anlamına gelmez. Ancak suçlamanın temelinde dijital veri bulunuyorsa, savunmanın teknik incelemeye etkili katılımı önem taşır.

2. Anayasa Mahkemesi – Dijital Delillere Erişim ve Çelişmeli Yargılama

Anayasa Mahkemesinin bilirkişi raporları ve çelişmeli yargılama hakkına ilişkin kararlarında, tarafların yargılamada kullanılan uzman değerlendirmelerine karşı görüş sunabilmelerinin önemine değinilmektedir.

Özellikle bilirkişi raporunun savunmaya bildirilmemesi veya rapora karşı etkili itiraz imkânının tanınmaması, somut olayın koşullarına göre adil yargılanma hakkı bakımından sorun oluşturabilmektedir.

NCMEC dosyalarında bu yaklaşım, yalnızca kolluk tarafından hazırlanmış raporla yetinilmesinin yeterli olup olmadığı ve savunmanın bağımsız teknik değerlendirme sunabilmesi bakımından önemlidir.

3. Yargıtay İçtihadı Açısından Değerlendirme

Yargıtay uygulamasında ceza mahkûmiyetinin varsayıma değil, her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillere dayanması gerektiği ilkesi önem taşır.

NCMEC dosyalarında bu ilke, dijital kayıtların yalnızca varlığının değil, sanığa hangi gerekçelerle atfedildiğinin de değerlendirilmesini gerektirir.

Ancak NCMEC raporu, PHP hatası, telefon virüsü veya CGNAT eksikliği nedeniyle beraat kararı verildiği ileri sürülen belirli bir Yargıtay kararının tam künyesini ve içeriğini doğrulayamadığım için burada emsal karar olarak göstermiyorum.

Bu teknik savunmaların tamamının Yargıtay tarafından her olayda geçerli kabul edildiği şeklinde bir genelleme yapılması doğru değildir.

NCMEC Raporu ile Telefon İncelemesi Çelişirse Ne Olur?

Örneğin NCMEC bildirimi belirli bir hesaptan içerik gönderildiğini göstermesine rağmen sanığın telefonunda ilgili içerik tespit edilememiş olabilir.

Bu durumda telefon incelemesinin olumsuz sonuçlanması savunma bakımından önemlidir. Ancak tek başına işlemin gerçekleşmediğini kanıtlamaz.

Çünkü ilgili işlem:

  • Daha önce kullanılan başka bir cihazdan gerçekleştirilmiş olabilir.
  • Web tarayıcısı üzerinden yapılmış olabilir.
  • Cihaz değiştirilmiş veya sıfırlanmış olabilir.
  • Bulut tabanlı farklı bir oturumdan gerçekleştirilmiş olabilir.
  • İnceleme yönteminin erişemediği veriler kapsamında kalmış olabilir.

Dolayısıyla savunmanın yalnızca telefonda şüpheli görüntü bulunmadığını belirtmesi yerine, NCMEC tarafından bildirilen işlemin teknik kaynağının araştırılmasını talep etmesi daha önemlidir.

Bununla birlikte cihazda ilgili hiçbir işlem izinin bulunmaması, platform kayıtlarının da yetersiz olması ve başka bir bağlantı delilinin mevcut olmaması birlikte değerlendirildiğinde ispat açısından ciddi sorunlar ortaya çıkabilir.

NCMEC Davalarında Hangi Savunma Daha Etkili Olabilir?

Aşağıdaki tablo, farklı teknik savunmaların hangi şartlarda önem kazanabileceğini göstermektedir. Bu değerlendirme istatistiksel başarı oranı değil, delil gücü açısından genel bir analizdir.

Savunma konusuTeknik delille desteklenirseYalnızca iddia düzeyinde kalırsa
Telefonun virüsle ele geçirilmesiÖnemli olabilirGenellikle zayıf
Hesabın üçüncü kişi tarafından kullanılmasıÖnemli olabilirTek başına yetersiz
IP/CGNAT eşleştirme hatasıKimlik tespitini doğrudan etkileyebilirTeknik doğrulama gerekir
Yanlış saat veya zaman dilimiEşleştirmeyi etkileyebilirSomut uyumsuzluk gösterilmeli
PHP veya uygulama hatasıİşlem kaynağını açıklayabilirPlatformla ilgisi kurulmalı
Otomatik bulut senkronizasyonuİsnat edilen hareketi etkileyebilirTek başına kastı dışlamaz
Yetersiz adli imaj incelemesiYeni inceleme ihtiyacını doğurabilirEksikliğin önemi gösterilmeli
İçeriğin cihazda bulunmamasıDiğer delillerle birlikte önemli olabilirTek başına kesin sonuç vermez
Uzman mütalaasıSomut çelişkileri ortaya koyabilirMahkemeyi bağlamaz

Bilgisayar Mühendisi mi, Adli Bilişim Uzmanı mı, Siber Güvenlik Uzmanı mı?

NCMEC yargılamalarında uzman seçimi yapılırken yalnızca meslek unvanına bakılması yeterli değildir.

İncelenecek konunun gerektirdiği özel bilgi ve deneyim esas alınmalıdır.

Telefon veritabanları, silinmiş dosyalar ve uygulama kayıtları tartışılıyorsa mobil cihaz adli bilişiminde deneyimli bir uzman; zararlı yazılım iddiası bulunuyorsa kötü amaçlı yazılım analizi konusunda deneyimli bir uzman; IP ve CGNAT uyuşmazlığı varsa ağ adli bilişimi alanında deneyimli bir uzman uygun olabilir.

Bazı dosyalarda birden fazla disiplinin birlikte çalışması gerekebilir.

Uzman raporunda mutlaka neler bulunmalıdır?

Bilimsel bir uzman mütalaasının aşağıdaki unsurları açıklaması beklenir:

  1. Uzmanın eğitim, yetkinlik ve ilgili deneyimi.
  2. İncelenen materyallerin açık listesi.
  3. Dosyaya erişim ve inceleme kapsamındaki sınırlamalar.
  4. İnceleme yöntemi ve kullanılan araçlar.
  5. İlgili teknik bulguların kaynakları.
  6. Tespit edilen çelişkilerin ayrıntıları.
  7. Alternatif teknik açıklamalar.
  8. Hangi sonuçlara ulaşıldığı ve hangi sonuçlara ulaşılamadığı.
  9. İlave inceleme ve veri temini gerekip gerekmediği.
  10. Görüşün teknik gerekçeleri.

Özellikle ihtimal, bulgu ve kesin sonuç birbirinden ayrılmalıdır.

Yalnızca olayın başka şekilde gerçekleşmiş olabileceğini ifade eden bir raporla, bu ihtimali destekleyen tarihli kayıtları ve teknik izleri gösteren rapor aynı delil gücüne sahip değildir.

NCMEC Davalarında Bilirkişiye Sorulması Gereken 25 Kritik Soru

Aşağıdaki sorular somut dosyanın özelliklerine göre uyarlanarak mahkemeye sunulacak bilirkişi incelemesi talebinde kullanılabilir.

Bilirkişi soru listesi

25/25 seçili

Tümünü seçSeçimi kaldır Seçilenleri kopyala

1. NCMEC raporundaki olayın kesin tarihi, saati ve zaman dilimi nedir?

2. Raporlanan işlem, dosya yükleme, gönderme, saklama, görüntüleme veya otomatik tespit işlemlerinden hangisidir?

3. Bildirilen platform hesabının ilgili tarihte hangi cihazlardan kullanıldığı tespit edilebilmekte midir?

4. IP adresi ile abonelik eşleştirmesi doğru yapılmış mıdır?

5. CGNAT kullanılmışsa port ve zaman kayıtları eşleştirme için yeterli midir?

6. İlgili işlem bakımından kullanıcıya özgü cihaz veya oturum tanımlayıcısı mevcut mudur?

7. Cihazın adli inceleme kapsamı nedir ve hangi verilere erişilememiştir?

8. İlgili dosyanın cihazda bulunma yolu ve konumu nedir?

9. Dosyanın kullanıcı tarafından bilinçli kaydedildiğine ilişkin teknik iz var mıdır?

10. İçerik yalnızca uygulama önbelleğinde veya önizleme alanında mı bulunmaktadır?

11. Olay tarihinde yetkisiz hesap erişimine dair kayıtlar mevcut mudur?

12. İlgili dönemde zararlı yazılım veya uzaktan erişim faaliyeti tespit edilmiş midir?

13. Şüpheli yazılım ile isnat edilen işlem arasında teknik ilişki kurulabilmekte midir?

14. İşlemin harici uygulama veya otomatik görev tarafından yapılmış olması mümkün müdür ve bunu destekleyen bulgu var mıdır?

15. Bulut yedeklemesi ile kullanıcının başkasına içerik göndermesi ayırt edilmiş midir?

16. Dosyanın hash eşleşmesinde hangi algoritma kullanılmıştır?

17. İlgili hash eşleşmesi neyi kanıtlamakta, hangi hususları kanıtlamamaktadır?

18. İnceleme araçları hangi sürümlerdir ve raporlanan bulgular doğrulanabilir midir?

19. Adli kopyalama ve muhafaza zinciri yeterli şekilde belgelendirilmiş midir?

20. Sunucu veya uygulama hatası ihtimali somut yazılım kayıtlarıyla destekleniyor mudur?

21. İlgili işlem sanığa ait olmayan başka bir cihazdan gerçekleştirilmiş olabilir mi?

22. Platformdan temin edilebilecek tamamlayıcı kayıtlar nelerdir?

23. NCMEC raporu ile kolluk incelemesi arasında teknik çelişki var mıdır?

24. Alternatif teknik açıklamaların hangileri desteklenmekte, hangileri dışlanabilmektedir?

25. Mevcut veriler belirli gerçek kişinin eylemini teknik olarak ilişkilendirmeye yeterli midir?

Bu soruların tamamının her dosyada sorulması gerekmez. Teknik inceleme taleplerinin somut uyuşmazlık ve mevcut delillerle ilişkilendirilmesi, mahkeme önünde daha işlevsel bir değerlendirme yapılmasına yardımcı olabilir.

Uzman Görüşü Soruşturma Aşamasında mı, Dava Açıldıktan Sonra mı Alınmalı?

Her iki aşamada da bilimsel mütalaa alınabilir. Ancak incelemenin mümkün olduğunca erken planlanması, özellikle saklama süreleri sınırlı olabilecek kayıtlar bakımından önemlidir.

Soruşturma aşamasında uzman mütalaası

Şüphelinin ifadesi alındıktan sonra NCMEC bildiriminin teknik içeriği ve mevcut dijital deliller incelenerek Cumhuriyet Başsavcılığına ilave delil toplama talepleri sunulabilir.

Örneğin platformdan ek oturum kayıtlarının istenmesi, CGNAT kayıtlarının doğrulatılması veya cihazdaki belirli bir zararlı yazılım bulgusunun incelenmesi talep edilebilir.

Böylece teknik konular iddianame düzenlenmeden önce tartışılabilir.

Kovuşturma aşamasında uzman mütalaası

Dava açıldıktan sonra mahkemeye mevcut bilirkişi raporunun yetersizlikleri açıklanabilir ve yeni bir teknik inceleme talep edilebilir.

Uzman görüşünün duruşmada tartışılması, resmî bilirkişiden açıklama alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirilmesi de istenebilir.

Özellikle sanığın mahkûmiyetine esas alınması beklenen dijital verilerde ciddi çelişkiler bulunuyorsa bu çelişkilerin hükümden önce değerlendirilmesi önemlidir.

İstinaf aşamasında uzman görüşü

İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı verdiği dosyalarda uzman mütalaası, istinaf başvurusunda teknik eksiklikleri ortaya koymak amacıyla kullanılabilir.

Örneğin karar gerekçesinde bir IP adresi doğrudan fail kimliğiyle özdeşleştirilmişse ve CGNAT kayıtları hiç değerlendirilmemişse bu eksiklik somut gerekçelerle açıklanabilir.

Ancak yeni uzman raporu sunulması, istinafta otomatik olarak beraat veya bozma kararı verileceği anlamına gelmez. Bölge adliye mahkemesi dosyanın tamamını ve ileri sürülen hukuka aykırılıkları değerlendirir.

NCMEC Dosyalarında TCK 226 Bakımından Kastın Önemi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesi müstehcenlik suçuna ilişkin çeşitli fiilleri düzenlemektedir.

Özellikle çocukların kullanıldığı müstehcen ürünlere ilişkin TCK 226/3 kapsamında üretim, bulundurma, nakletme, depolama, başkalarının kullanımına sunma gibi farklı seçimlik hareketler bulunmaktadır.

Bu seçimlik hareketlerin birbirinden ayrılması gerekir.

Bir dijital materyalin cihazda bulunmasıyla başkalarının kullanımına sunulması veya çoğaltılması aynı olgular değildir.

Öte yandan suçun manevi unsurunun değerlendirilmesinde de işlemin meydana gelme koşulları, kişinin bilgisi ve iradesi önem taşıyabilir.

Uzman mütalaası failin kastı hakkında kesin bir hukuki hüküm kuramaz. Ancak kullanıcının hangi işlemleri gerçekleştirdiğine veya gerçekleşen işlemin teknik açıdan nasıl ortaya çıktığına ilişkin tespitler, mahkemenin manevi unsuru değerlendirmesine katkı sunabilir.

Bu nedenle NCMEC davalarında uzman görüşünün konusu yalnızca içeriklerin bulunup bulunmadığı olmamalıdır. İsnat edilen fiilin gerçekleşme şekli de incelenmelidir.

NCMEC Davalarında Teknik Savunmaya İlişkin Örnek Olaylar

Aşağıdaki örnekler gerçek mahkeme kararları değil, olası hukuki ve teknik durumları açıklamak amacıyla oluşturulmuş senaryolardır.

Örnek 1: Instagram hesabından gönderilen içerik ve hesap ele geçirme

Bursa’da yaşayan bir kişi hakkında, Instagram hesabından çocukların cinsel istismarını içeren materyal gönderildiği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır.

Şüpheli, hesabının olay tarihinde ele geçirildiğini ve işlemi kendisinin gerçekleştirmediğini ileri sürmektedir.

Bağımsız uzmanın, olaydan hemen önce hesabın tanınmayan bir cihazdan kullanıldığına ve yetkisiz erişim bildirimleri bulunduğuna ilişkin kayıtları tespit ettiğini varsayalım.

Bu durumda hesap ele geçirme savunması soyut bir ihtimal olmaktan çıkarak araştırılması gereken somut bir teknik iddiaya dönüşür.

Bununla birlikte bilinmeyen cihazın kime ait olduğunun ve bildirilen işlemin gerçekten o cihaz üzerinden yapılıp yapılmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Örnek 2: İnternet aboneliği üzerinden yapılan hatalı eşleştirme

Bir NCMEC raporunda IP adresi ve zaman bilgisi bulunmaktadır. Kolluk bu IP adresinden hareketle bir internet abonesini tespit etmiştir.

Ancak bağlantının CGNAT sistemi üzerinden gerçekleştiği ve eşleştirmeye ilişkin gerekli port bilgilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Böyle bir durumda bağımsız uzman, mevcut verilerle belirli bir aboneye kesin atıf yapılıp yapılamayacağını inceleyebilir.

Eşleştirmenin teknik olarak güvenilir olmadığı ortaya çıkarsa bu durum soruşturmanın temelindeki kimliklendirme bulgusunu etkileyebilir.

Örnek 3: Telefonda dosya bulunamaması

Bir sanığın telefonunda yapılan incelemede isnat edilen dosya bulunamamıştır. Ancak NCMEC raporunda sanığın kullandığı değerlendirilen hesaptan bir gönderim yapıldığı belirtilmektedir.

Bu dosyada yalnızca telefonda içerik bulunmaması üzerinden kesin beraat değerlendirmesi yapmak doğru değildir.

Uzman tarafından platformun gönderim kayıtlarının ve hesabın hangi cihazlardan kullanıldığının araştırılması önerilebilir.

Örnek 4: Uzaktan erişim yazılımı

Sanığın bilgisayarında olay tarihinde yetkisiz uzaktan erişime ilişkin izler tespit edildiğini varsayalım.

Bu bulgular, başka bir kişinin cihazı kullanmış olabileceği ihtimalini güçlendirebilir.

Ancak uzaktan erişimin gerçekleştiği zaman aralığı ile isnat edilen işlemin zamanı arasında bağlantı bulunmalıdır.

Sırf bilgisayarda uzaktan erişim yazılımının kurulu olması, bu yazılımın suç tarihinde başkası tarafından kullanıldığını kanıtlamaz.

Örnek 5: Yazılım veya PHP işlem kayıtlarının karıştırılması

Bir web sitesi işletmecisinin, kendi sunucusu üzerinden gerçekleştirilen hukuka aykırı bir dosya aktarımı nedeniyle suçlandığını varsayalım.

Bağımsız inceleme sonucunda dosya aktarımının kullanıcı tarafından doğrudan değil, farklı bir arka plan uygulaması üzerinden gerçekleştiği belirlenmiştir.

Böyle bir bulgu, işlemin gerçek kaynağını araştırmak bakımından önemli olabilir.

Ancak arka plan işleminin de işletmeci tarafından bilinçli olarak yapılandırılmış olması ihtimali göz ardı edilmemelidir.

NCMEC Davalarında Uzman Görüşü Alınırken Yapılan Hatalar

Uygulamada savunmanın teknik etkinliğini azaltabilecek bazı hatalar bulunmaktadır.

Bunların başında, bilirkişiden somut teknik inceleme yerine hukuki sonuç talep edilmesi gelir.

Örneğin uzman raporunda “Sanığın beraat etmesi gerekir” sonucuna ulaşılması, teknik incelemenin asıl işlevi değildir. Beraat veya mahkûmiyet kararı yargı makamının yetkisindedir.

Aynı şekilde inceleme yapılmadan her telefonda virüs bulunabileceği, her IP adresinin yanıltıcı olabileceği veya bütün sunucu kayıtlarının manipüle edilebileceği şeklinde genel açıklamalar yapılması da yeterli değildir.

Etkili uzman mütalaası, varsayımları çoğaltmak yerine doğrulanabilir bulguları ortaya koymalıdır.

Ayrıca önemli bir husus da şudur: Suçlamaya konu olabilecek dosyaların savunma amacıyla gelişigüzel kopyalanması, üçüncü kişilere gönderilmesi veya kişisel cihazlarda çoğaltılması ciddi hukuki sorunlar yaratabilir.

Bu tür içerikler üzerinde inceleme yapılması gerektiğinde, delil bütünlüğünü ve hukuka uygunluğu koruyan kontrollü yöntemlerle, yetkili makamların usulüne uygun erişim düzenlemeleri çerçevesinde hareket edilmelidir.

NCMEC Davalarında Bursa’da Avukat ve Teknik Savunma Süreci

Bursa’da NCMEC raporu nedeniyle ifadeye çağrılan veya hakkında TCK 226 kapsamında dava açılan kişilerin dosyalarında da dijital delillerin teknik yönden incelenmesi önem taşımaktadır.

Özellikle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalarda veya Bursa Asliye Ceza Mahkemelerinde görülen davalarda, somut dosyaya göre NCMEC bildirimi, kolluk raporları, internet servis sağlayıcısı kayıtları, sosyal medya hesap bilgileri ve telefon incelemelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.

Bursa NCMEC avukatı araştırması yapan kişilerin dikkat etmesi gereken husus, avukatın yalnızca ceza hukuku düzenlemelerini değil, dijital delillerin teknik ve usuli özelliklerini de değerlendirebilmesidir.

NCMEC dosyalarında uzman mütalaası alınması, özellikle sanığın cihazla veya hesapla ilişkisinin tartışmalı olduğu durumlarda önemli bir savunma aracı olabilir.

Ancak savunmanın esasını olayın özellikleri belirler. Her dosyada aynı teknik itirazların ileri sürülmesi uygun değildir.

Sıkça Sorulan Sorular

NCMEC davasında özel bilirkişi raporu alınabilir mi?

Evet. CMK 67/6 kapsamında özel bir uzmandan bilimsel mütalaa alınabilir. Rapor soruşturma veya kovuşturma dosyasına sunulabilir.

Uzman görüşü mahkemeyi bağlar mı?

Hayır. Uzman mütalaası mahkemeyi bağlamaz. Ancak bilimsel bulgular içermesi hâlinde delillerin değerlendirilmesine ve ilave inceleme yapılmasına katkıda bulunabilir.

NCMEC raporu tek başına mahkûmiyet için yeterli midir?

Buna ilişkin bütün dosyalar için geçerli kesin bir cevap verilemez. Raporun içerdiği somut veriler, diğer deliller, isnat edilen suçun unsurları ve sanıkla bağlantısı birlikte değerlendirilmelidir.

Telefonumda virüs varsa NCMEC davasından beraat eder miyim?

Virüs bulunması tek başına beraat sebebi değildir. Zararlı yazılımın olay tarihinde faaliyette olup olmadığı ve isnat edilen işlemi gerçekleştirmiş olabileceğine ilişkin somut bulgular araştırılmalıdır.

Telefonuma başka biri uzaktan bağlanmış olabilir mi?

Teknik olarak mümkündür. Ancak somut olayda yetkisiz bağlantıya ilişkin kayıtların bulunup bulunmadığı ve olayla bağlantısı önemlidir.

IP adresi yanlış tespit edilebilir mi?

Evet. Zaman dilimi farklılıkları, hatalı kayıt eşleştirmeleri ve CGNAT verilerinin eksik değerlendirilmesi gibi durumlar teknik uyuşmazlıklara yol açabilir.

CGNAT port bilgisi bulunmazsa beraat kararı verilir mi?

Otomatik olarak verilmez. Port bilgisinin gerekliliği kullanılan ağ yapısına bağlıdır. Diğer delillerin yeterliliği de ayrıca değerlendirilir.

NCMEC dosyasında PHP hatası savunması yapılabilir mi?

Somut olayın PHP tabanlı bir uygulama veya sunucu sistemiyle bağlantısı varsa ve hataya ilişkin teknik bulgular bulunuyorsa yapılabilir. Genel ve ilgisiz PHP hataları yeterli değildir.

Telefonumda suçlamaya konu dosya çıkmadıysa dava düşer mi?

Hayır. Telefonda dosya bulunmaması tek başına davanın düşmesini gerektirmez. Platform kayıtları ve diğer deliller de değerlendirilir.

NCMEC raporunda hash bulunması suçun işlendiğini kanıtlar mı?

Hash eşleşmesi içeriğin tanımlanması bakımından önemli olabilir. Ancak dosyanın kim tarafından, hangi şartlarda ve hangi iradeyle kullanıldığı ayrıca araştırılmalıdır.

Silinmiş dosyalar uzman tarafından incelenebilir mi?

Cihazın özelliklerine, mevcut veri durumuna ve inceleme yöntemine bağlı olarak bazı veriler incelenebilir. Her silinmiş verinin geri getirileceği söylenemez.

Telefonun adli imajının alınmaması delili geçersiz kılar mı?

Her durumda değil. İnceleme yöntemi, erişilebilir veriler, mevzuata uygunluk ve eksikliğin savunma üzerindeki etkisi somut olarak değerlendirilir.

Uzman görüşü kolluğun bilirkişi raporunu çürütebilir mi?

Kolluk raporundaki teknik hataları veya çelişkileri bilimsel bulgularla ortaya koyabilir. Ancak raporlar arasındaki değerlendirmeyi mahkeme yapar.

Mahkeme uzman görüşünü dikkate almak zorunda mı?

Mahkeme, uyuşmazlığın sonucuna etkili olabilecek ciddi ve ilgili savunma itirazlarını değerlendirmelidir. Bununla birlikte her uzman görüşünü benimsemek veya her yeni inceleme talebini kabul etmek zorunda değildir.

Uzman görüşü istinaf aşamasında sunulabilir mi?

Evet. Teknik eksikliklerin açıklanması ve ilk derece mahkemesinin delil değerlendirmesine itiraz edilmesi amacıyla kullanılabilir.

NCMEC dosyasında üçüncü kişinin hesabı kullanması mümkün müdür?

Evet. Ancak bu ihtimalin hesap erişim kayıtları, cihaz bilgileri veya başka delillerle araştırılması gerekir.

NCMEC uzman görüşü ne kadar sürede hazırlanır?

İncelenecek materyallerin kapsamına, dosyanın teknik niteliğine, erişilebilir kayıtlara ve uzmanın çalışma koşullarına göre değişir. Her dosya için tek bir süre belirtilmesi doğru değildir.

Uzman görüşü için üniversiteden rapor alınabilir mi?

Üniversitelerin ilgili akademik birimlerinden veya uygun uzmanlığa sahip kişilerden teknik değerlendirme alınması mümkün olabilir. Uzmanlığın somut uyuşmazlıkla ilgili olması önemlidir.

Sonuç: NCMEC Davalarında Bilimsel Uzman Mütalaası Savunmayı Güçlendirebilir

NCMEC raporları, çocukların çevrim içi cinsel istismarının araştırılmasında önemli bir bildirim ve delil toplama başlangıcıdır. Ancak ceza yargılamasında dijital bir içeriğin varlığı ile bu içerikten belirli bir kişinin cezai sorumluluğunun doğması farklı konulardır.

NCMEC davalarında uzman görüşü alınması özellikle IP ve CGNAT eşleştirmeleri, hesap ele geçirme iddiaları, zararlı yazılım bulguları, uzaktan erişim, otomatik dosya aktarımları, adli imaj incelemeleri ve yazılım kayıtlarındaki çelişkiler bakımından önem kazanabilir.

Uzman mütalaasının etkisi, somut dosyada doğrulanabilir teknik bulgularla desteklenmesine bağlıdır.

Bu nedenle NCMEC raporu nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan veya TCK 226 kapsamında yargılanan kişilerin dosyalarında, mevcut delillerin ceza muhakemesi hükümleri çerçevesinde incelenmesi ve gerektiğinde bağımsız adli bilişim uzmanından bilimsel mütalaa alınması değerlendirilmelidir.

Makalenin Kaynakları

Bu makale hazırlanırken aşağıdaki mevzuat, yargı kararı ve teknik kaynaklardan yararlanılmıştır:

Yazar
enes sencer

Sencer Hukuk & Danışmanlık kurucusu. Bursa Barosu; ceza, aile ve vatandaşlık hukuku.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebilir, güncel durum için hukuki destek alınız.

Yorum yazın

Yorumlar onaydan sonra yayımlanır. E-posta adresiniz görünmez.