Müstehcenlik suçu nedeniyle soruşturma açılması, kişinin otomatik olarak memuriyetten çıkarılacağı anlamına gelmez. Ancak TCK 226 kapsamında yürütülen ceza soruşturması veya kovuşturması, kamu görevlileri bakımından disiplin soruşturmasına, görevden uzaklaştırmaya, devlet memurluğundan çıkarmaya ya da memuriyet şartlarının kaybedilmesine neden olabilir.
Bu sonuçların hangisinin ortaya çıkacağı, isnat edilen fiilin niteliğine, kesinleşmiş mahkûmiyet bulunup bulunmadığına, cezanın miktarına, disiplin soruşturmasında ortaya konulan delillere ve kişinin tabi olduğu personel mevzuatına bağlıdır.
Özellikle Instagram, Facebook, WhatsApp ve torrent sistemleri üzerinden çocuklara ilişkin müstehcen içerik bulundurulması veya paylaşılması iddiasıyla açılan NCMEC davalarında iki ayrı hukuki süreç söz konusu olabilir:
- Ceza yargılaması: TCK 226 kapsamında kişinin suç işleyip işlemediği araştırılır.
- Disiplin ve personel hukuku süreci: Fiilin memuriyet yükümlülükleriyle bağdaşıp bağdaşmadığı, disiplin yaptırımı gerektirip gerektirmediği ve memuriyete giriş veya devam şartlarının bulunup bulunmadığı incelenir.
Bu iki süreç bağlantılı olmakla birlikte birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Örneğin bir kişi hakkında NCMEC raporuna dayanılarak müstehcenlik suçundan dava açılmış olması tek başına kesinleşmiş mahkûmiyet değildir. Bununla birlikte idare, aynı olaya ilişkin elde ettiği somut verileri disiplin hukuku yönünden değerlendirebilir.
İlgili hukuki çerçeve; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48, 98, 125, 127, 129, 130, 131 ve 137–145. maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesi ve ilgili özel personel mevzuatından oluşmaktadır.
1. Müstehcenlik Suçundan Ceza Alan Memur Görevden Çıkarılır mı?
Müstehcenlik suçundan mahkûmiyet, disiplin cezası ve memuriyet şartlarının kaybedilmesi birbirinden farklı mekanizmalardır.
| Hukuki durum | Memuriyete olası etkisi |
|---|---|
| Yalnızca NCMEC ihbarı | Kendiliğinden ihraç doğurmaz |
| Savcılık soruşturması | Disiplin incelemesi veya görevden uzaklaştırma gündeme gelebilir |
| Ceza davası açılması | Tek başına kesinleşmiş mahkûmiyet değildir |
| Beraat | Disiplin bakımından etkili olabilir; her disiplin işlemini otomatik kaldırmaz |
| HAGB | Kesinleşmiş mahkûmiyet gibi değerlendirilemez; disiplin yönünden fiil ayrıca araştırılabilir |
| Bir yıldan az kesinleşmiş hapis | 657 m.48/A-5’in bir yıllık genel eşiği bakımından farklı değerlendirilir |
| Kasten işlenen suçtan bir yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis | 657 m.48/A-5 kapsamında memuriyet engeli doğurabilir |
| 657 m.125/E-g kapsamında sübuta eren fiil | Devlet memurluğundan çıkarma gündeme gelebilir |
Buradaki en önemli husus, TCK 226’nın 657 sayılı Kanun’un 48/A-5 maddesinde isim olarak sayılan özel katalog suçlardan biri olmamasıdır.
Bu sebeple müstehcenlik suçuna ilişkin memuriyet değerlendirmesinde, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet ölçütü önem taşır. Ayrıca varsa özel kanunlardaki farklı şartlar incelenir. Hukuk Müşavirliği
2. TCK 226 ve 657 Sayılı Kanun’un 48/A-5 Maddesi
657 sayılı Kanun’un 48/A-5 hükmü, devlet memurluğuna alınacak kişiler bakımından adli mahkûmiyet koşullarını düzenler.
Hükümde iki temel grup vardır.
Birinci grup: Kasten işlenen suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olanlar.
İkinci grup: Kanunda özel olarak sayılan suçlardan mahkûm olanlar. Bu grupta bir yıllık genel eşikten ayrı bir yasaklama söz konusudur.
Müstehcenlik suçu, 48/A-5’te sayılan özel katalog suçlar arasında ayrıca belirtilmemiştir.
Dolayısıyla TCK 226 nedeniyle memuriyet engelinin belirlenmesinde, mahkûmiyetin kesinleşmesi, sonuç hapis cezasının süresi ve özel personel mevzuatı dikkate alınmalıdır.
Bir yıl veya daha fazla hapis cezası alan memurun durumu
Örneğin kamu görevlisi hakkında TCK 226 kapsamında bir yıl sekiz ay hapis cezası verilmiş ve karar kesinleşmişse, 657 m.48/A-5’in genel mahkûmiyet şartı yönünden ciddi bir memuriyet engeli ortaya çıkar.
Bu durumda 657 m.98/b uyarınca memurluğa alınma şartlarından birinin kaybedilmesi nedeniyle memuriyetin sona erdirilmesi gündeme gelebilir.
Bu işlem, 657 m.125/E-g kapsamında verilen disiplin cezasından hukuken farklıdır.
Bir yıldan az hapis cezası alan memurun durumu
Kesinleşmiş sonuç ceza bir yıldan az ise ve ayrıca özel bir kanuni engel yoksa, salt bu mahkûmiyet nedeniyle 48/A-5’in bir yıllık genel engelinin oluştuğu söylenemez.
Ancak olayın ayrıca disiplin hukuku bakımından incelenmesi mümkündür.
Sonuç: 48/A-5 yönünden memuriyet şartlarının kaybedilmemesi, disiplin cezası verilemeyeceği anlamına gelmez. Tersine, disiplin suçu oluşmadığına ilişkin değerlendirme de kesinleşmiş mahkûmiyetin personel hukuku sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. Müstehcenlik Suçu Yüz Kızartıcı Suç mudur?
Bu soru uygulamada oldukça önemlidir.
657 sayılı Kanun’un 125/E-g hükmünde devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında şu düzenleme yer almaktadır:
Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak.
Ancak her TCK 226 soruşturmasının veya mahkûmiyetinin hiçbir inceleme yapılmadan bu disiplin hükmünün kapsamına sokulması doğru değildir.
Çünkü disiplin hükmü, yalnızca suçun kanundaki adını değil, fiilin niteliğini, ağırlığını ve memurluk sıfatıyla bağdaşıp bağdaşmadığını esas alır.
İdarenin soruşturma sırasında fiilin gerçekten işlendiğini, ilgili kamu görevlisine isnat edilebildiğini ve uygulanmak istenen disiplin yaptırımının kanuni koşullarını açıklaması gerekir.
Bütün müstehcenlik fiilleri aynı mıdır?
Hayır.
Örneğin TCK 226/2 kapsamındaki bir yayınlama isnadı ile çocukların kullanıldığı müstehcen materyallerin depolanması veya paylaşılması isnadı aynı maddi ve hukuki nitelikte değildir.
Aynı şekilde bir kişinin cihazında otomatik olarak oluşmuş geçici internet dosyalarının bulunması ile sistematik biçimde oluşturulmuş ve bilinçli şekilde muhafaza edilmiş materyallerin bulunması arasında önemli farklar vardır.
Disiplin soruşturmasında bu ayrımlar gözetilmeden yaptırım belirlenmesi, hukuki nitelendirme ve ölçülülük yönünden tartışmalara neden olabilir.
4. Müstehcenlik Suçunda Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası
657 m.125/E kapsamında devlet memurluğundan çıkarma, kişinin bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarılmasını ifade eder.
Bu, 657 sayılı Kanun’daki en ağır disiplin yaptırımıdır.
Devlet memurluğundan çıkarma kararının verilebilmesi için usulüne uygun soruşturma yürütülmesi, isnat edilen fiilin somut şekilde ortaya konulması ve yetkili yüksek disiplin kurulunca karar alınması gerekir.
Memuriyetten çıkarma kararına karşı hangi savunmalar yapılabilir?
Somut olayın özelliklerine göre şu hukuki itirazlar gündeme gelebilir:
- Fiilin ilgili kamu görevlisi tarafından işlendiğinin ispatlanamaması.
- Dijital delillerin aidiyetinin belirlenememesi.
- Disiplin soruşturmasında yeterli araştırma yapılmaması.
- Fiilin 125/E-g kapsamında değerlendirilememesi.
- Savunma hakkının kısıtlanması.
- Disiplin soruşturmasının zamanaşımına uğraması.
- Ölçülülük ve orantılılık ilkelerine aykırılık.
- Özel hayatın korunması ve ilgili temel haklara yönelik ölçüsüz müdahale.
Bu itirazların tamamı her dosyada aynı sonuca yol açmaz. Özellikle fiilin sübutu ile fiilin hukuki niteliğinin birbirinden ayrılması gerekir.
5. Danıştay Kararları: Müstehcenlik Suçu Nedeniyle Polis Memurunun İhraç Edilmesi
DOĞRUDAN KONUYLA İLGİLİ EMSAL
Danıştay 2. Dairesi
2021/2234 Esas — 2024/2218 Karar
Konu: Çocuklara ilişkin müstehcen görüntüleri bilgisayarında bulundurma, HAGB kararı ve devlet memurluğundan çıkarma işleminin hukuki denetimi.Danıştay resmî karar metni
5.1. Olayın özeti
Uyuşmazlık, polis memuru olarak görev yapan kişinin bilgisayarında bulunan görüntüler nedeniyle hakkında uygulanan devlet memurluğundan çıkarma cezasına ilişkindir.
Davacı hakkında yürütülen adli yargılamada özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan beraat kararı verilmiştir.
Çocuklara ilişkin müstehcen görüntüleri bilgisayarında bulundurmak suçundan ise bir yıl sekiz ay hapis cezasına hükmedilmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
İdare, olay nedeniyle 657 sayılı Kanun’un 125/E-g maddesi kapsamında devlet memurluğundan çıkarma işlemi tesis etmiştir. T.C. Danıştay Başkanlığı
5.2. Davacının savunması
Davacı tarafından, bilirkişi raporunda görüntülerin bilgisayara ve diske hangi tarihte ve kim tarafından yüklendiğinin belirlenemediği, isnat edilen fiilin kendisine ait olduğunun yeterince ortaya konulmadığı ve delillerin değerlendirilmesinde hukuka aykırılıklar bulunduğu ileri sürülmüştür.
Dosyada ayrıca görüntülerin internet ortamında paylaşılmadığı ve davacının görevinde başarısızlığına ilişkin bir tespit bulunmadığı hususları tartışılmıştır.
5.3. Hukuki değerlendirmede önemli nokta
Bu dosya, HAGB verilmiş olmasının disiplin yargılamasını kendiliğinden sona erdirmediğini göstermektedir.
Bununla birlikte fiilin gerçekleşme biçimi, kamu hizmetine etkisi ve verilen disiplin cezasının ağırlığı ayrıca incelenmelidir.
Özellikle bilgisayarda bulundurulduğu ileri sürülen materyaller ile internet üzerinden yayınlandığı iddia edilen materyallerin birbirinden farklı olması önemlidir.
Kararın metninde, kamu görevlisinin fiili nedeniyle uygulanacak yaptırımın kamu hizmetinin yürütülmesine etkisiyle orantılı olması gerektiğine ilişkin değerlendirmeler bulunmaktadır. T.C. Danıştay Başkanlığı
5.4. Bu kararın NCMEC davalarına etkisi
NCMEC kaynaklı soruşturmalarda özellikle şu ayrımlar önemlidir:
Birincisi: Ceza dosyasında HAGB bulunması, idarenin somut fiil hakkında araştırma yapmasını engellemez.
İkincisi: İdarenin incelemesi, yalnızca ceza dosyasındaki suç adının tekrar edilmesiyle sınırlı olmamalıdır.
Üçüncüsü: Disiplin hukukundaki yaptırımın ağırlığı, isnat edilen fiilin somut niteliğiyle ilişkilendirilmelidir.
Dördüncüsü: Dijital materyalin kullanıcıya aidiyeti ve teknik oluşum biçimi, hem ceza hem disiplin yargılaması bakımından önem taşıyabilir.
Bu nedenle HAGB verilen her müstehcenlik dosyasında ihraç işleminin mutlaka hukuka uygun veya mutlaka hukuka aykırı olduğu yönünde genel bir sonuç çıkarılamaz.
5.5. Kararın sonucu: İhraç işlemi hakkında verilen ret hükmü ONANMIŞTIR
Bu emsalin yanlış yorumlanmaması gerekir.
Danıştay 2. Dairesi, 22.04.2024 tarihli, 2021/2234 E. ve 2024/2218 K. sayılı kararında, davacının temyiz başvurusunu reddetmiş ve ihraç işleminin iptali isteminin reddine ilişkin idare mahkemesi kararını oyçokluğuyla onamıştır.
Kararda tetkik hâkimi, fiilin ağırlığı ile verilen ceza arasındaki ölçülülüğü tartışarak memuriyetten çıkarma yerine kınama cezası uygulanması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir. Ancak bu görüş Danıştayın hüküm sonucu değildir.
Daire çoğunluğu, önceki bozma kararına uyulmuş olması ve İYUK 50/4 kapsamındaki temyiz incelemesinin sınırları çerçevesinde ret hükmünü onamıştır. T.C. Danıştay Başkanlığı
Bu ayrım önemlidir: Karar, müstehcenlik suçuna ilişkin HAGB bulunan bir dosyada devlet memurluğundan çıkarma işleminin yargısal denetimden geçerek ayakta kalabildiğini göstermektedir. Buna karşılık tetkik hâkiminin ölçülülük değerlendirmesi ve karardaki diğer hukuki tartışmalar farklı dosyalarda savunma argümanı olarak incelenebilir.
6. Danıştay 12. Dairesi: Beraat Kararının Disiplin Hukukuna Etkisi
Danıştay 12. Dairesi
2023/3469 E. — 2025/2810 K.
Konu: Ceza yargılaması ile disiplin soruşturmasının bağımsızlığıDanıştay resmî karar metnini incele
Bu karar doğrudan müstehcenlik suçuna değil, bir kamu görevlisinin fiilleri nedeniyle yapılan disiplin yargılamasına ilişkindir. Bununla birlikte NCMEC soruşturmalarında da uygulanabilecek önemli ilkeler içermektedir.
Danıştay, ceza yaptırımı ile disiplin yaptırımının amaç ve hukuki dayanaklarının farklı olduğunu belirtmiştir.
Ceza mahkemesinde beraat verilmesi, kuramsal olarak disiplin cezasını her durumda engellemez. Ceza suçunun unsurları oluşmadığı hâlde, aynı somut davranış başka bir disiplin suçu oluşturabilir.
Ancak bu bağımsızlık sınırsız değildir. İdare, fiilin sübutunu ve disiplin hükmüne uygunluğunu somut delillerle ortaya koymalı; kesinleşmiş ceza kararını ve masumiyet karinesini gözetmelidir. T.C. Danıştay Başkanlığı
Beraat nedenine göre disiplin hukukuna etkisi
| Ceza mahkemesi kararı | Disiplin yönünden değerlendirme |
|---|---|
| Fiilin sanık tarafından işlenmediği sabit | Aynı fiilin işlendiği varsayımına dayalı disiplin işlemi ciddi hukuki sorun taşır |
| Fiil kanunda suç olarak tanımlanmamış | Fiil ayrıca disiplin ihlali oluşturuyorsa incelenebilir |
| Suçun kast unsuru bulunmuyor | Disiplin normunun manevi unsuru ayrıca değerlendirilir |
| Suçun sanık tarafından işlendiği ispatlanamamış | İdare otomatik suçluluk varsayamaz; disiplin delillerini ayrıca incelemelidir |
| HAGB kararı | Kesinleşmiş mahkûmiyet gibi kullanılmaz; somut davranış disiplin yönünden araştırılabilir |
| Mahkûmiyet | Hem 657 m.48/A-5 hem disiplin mevzuatı bakımından ayrı sonuçlar doğurabilir |
7. NCMEC Davasında Beraat Eden Memur Görevine Döner mi?
Beraat, kamu görevlisi açısından önemli bir gelişmedir; ancak göreve dönüşün hukuki yolu, hakkında daha önce tesis edilen işleme bağlıdır.
Görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmışsa 657 m.143 kapsamında göreve başlatılma ve 141. madde uyarınca kesilen aylıkların ödenmesi gündeme gelir.
Buna karşılık memur hakkında kesin bir devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezası verilmişse beraat kararı, ihraç işlemini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İhraç işleminin iptali için idari yargı yolunun işletilmesi veya mevcut idari yargılama içinde beraat kararının hukuki etkisinin değerlendirilmesi gerekebilir.
İptal kararı kesinleşmeden önce uygulanması gereken yürütmenin durdurulması hükümleri de ayrıca önemlidir.
Göreve iade sonrasında hangi haklar talep edilebilir?
Hukuka aykırı ihraç işleminin iptali ve göreve iade hâlinde, koşulları oluştuğunda parasal ve özlük haklarının iadesi gündeme gelir.
Bunlar arasında yoksun kalınan maaşlar, derecede ve kademede ilerleme, sosyal haklar, emeklilik hizmetine ilişkin düzeltmeler ve uygun koşullarda faiz talepleri bulunabilir.
Ancak her alacak kaleminin başlangıç tarihi ve hesaplama yöntemi farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebilir.
8. Müstehcenlik Suçunda HAGB Memuriyete Engel mi?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), belirli koşullarda mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının ertelenmesine yönelik ceza muhakemesi kurumudur.
HAGB kararı, açıklanmış ve kesinleşmiş mahkûmiyetle aynı hukuki niteliğe sahip değildir.
Bu nedenle yalnızca HAGB kararına dayanılarak kişinin 657 m.48/A-5 kapsamında kesinleşmiş hapis mahkûmiyetine sahip olduğu varsayılamaz.
Ancak HAGB kararına konu olayın disiplin hukuku yönünden değerlendirilmesi mümkündür.
HAGB bulunan memur hakkında ihraç işlemi yapılabilir mi?
Evet, hukuki koşulları oluştuğunda yapılabilir.
Bunun somut örneği Danıştay 2. Dairesinin 2021/2234 E., 2024/2218 K. sayılı dosyasıdır.
Bununla birlikte HAGB kararı, idare açısından fiilin bütün unsurlarının otomatik ve tartışmasız şekilde ispatlandığı anlamına gelmez.
Özellikle fiilin sübutu, dijital deliller, kamu hizmetiyle ilişkisi ve disiplin yaptırımının dayanağı ayrı ayrı incelenmelidir.
9. Müstehcenlik Soruşturması Geçiren Memur Açığa Alınır mı?
657 sayılı Kanun’un 137. maddesine göre görevden uzaklaştırma, görevi başında kalmasında sakınca görülen kamu görevlileri bakımından uygulanabilen ihtiyati bir tedbirdir.
Görevden uzaklaştırma, doğrudan disiplin cezası değildir.
NCMEC raporu nedeniyle hakkında adli soruşturma yürütülen bir memurun görevden uzaklaştırılması gündeme gelebilir. Ancak bu tedbirin somut gerekçeye dayanması ve kanuni koşullara uygun olması gerekir.
Görevden uzaklaştırmanın sonuçları
ÖDENEN AYLIK
2/3
657 m.141’e göre, kural olarak
DİSİPLİN NEDENLİ TEDBİR
3 ay
657 m.145’teki üst sınır
Görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanmasına ilişkin 657 m.139 hükmü de önemlidir.
Ceza kovuşturması nedeniyle uygulanan görevden uzaklaştırmada ise 145. madde uyarınca yetkili amirin durumu her iki ayda bir değerlendirmesi ve kararını ilgiliye bildirmesi gerekir. Mevzuat Merkezi+1
Açığa alınan memurun kesilen maaşı geri ödenir mi?
657 m.143’teki koşulların gerçekleşmesi hâlinde 141. madde gereğince kesilen üçte birlik aylığın iadesi ve görevden uzak kalınan sürenin özlük hakları yönünden değerlendirilmesi mümkündür.
Bu konu, ihraç nedeniyle yoksun kalınan maaşların iadesinden farklı hukuki esaslara tabidir.
10. Müstehcenlik Suçunda Disiplin Soruşturması Zamanaşımı
2026 yılında yapılan yasal değişiklikler nedeniyle disiplin zamanaşımı ayrıca önem kazanmıştır.
657 sayılı Kanun’un 127. maddesinde:
- Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulmasını gerektiren fiillerde, öğrenme tarihinden itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanması;
- Devlet memurluğundan çıkarma gerektiren fiillerde, öğrenme tarihinden itibaren altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanması;
- Fiilin işlendiği tarihten itibaren kural olarak iki yıl içinde disiplin cezası verilmesi
öngörülmektedir.
23 Ocak 2026 tarihli 7573 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle 127. maddenin ikinci fıkrası değiştirilmiş ve disiplin cezasının yargı kararıyla iptalinden sonra yeniden disiplin cezası tesis edilmesine ilişkin özel süre düzenlemesi getirilmiştir. Türkoğlu Avukatlık Ofisi
2026 değişikliği neden önemli?
Önceki uygulamada, yargı kararıyla iptal edilen disiplin cezasının ardından yeniden işlem tesis edilmesinde zamanaşımı yönünden önemli tartışmalar bulunmaktaydı.
Yeni metin, iptal kararının idareye ulaşmasından sonra kalan süre içinde; süre dolmuşsa veya altı aydan az süre kalmışsa en geç altı ay içinde, mahkeme kararının gerekçesine uygun olarak yeniden ceza verilmesine ilişkin özel bir rejim öngörmektedir.
Bununla birlikte değişikliğin yürürlük tarihi, fiilin işlendiği tarih ve önceki işlemlerin hukuki durumu somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Örnek: 2023 tarihli NCMEC dosyasında 2026 yılında disiplin soruşturması
Bir memurun 2023 yılında gerçekleştirdiği ileri sürülen işlem nedeniyle 2026 yılında disiplin soruşturması başlatıldığını varsayalım.
Bu durumda adli soruşturmanın 2026 yılında başlaması, disiplin cezası verme zamanaşımının kendiliğinden bu tarihte başladığı anlamına gelmez.
Fiilin tarihi, idarenin öğrenme tarihi ve disiplin cezası verme süresi ayrı ayrı incelenmelidir.
Özellikle iki yıllık sürenin geçmiş olması, 127. madde kapsamındaki zamanaşımı savunmasını gündeme getirebilir. Ancak olay tarihindeki mevzuat, özel hükümler ve varsa önceki disiplin işlemleri birlikte değerlendirilmelidir.
11. Müstehcenlik Suçundan Soruşturulan Öğretmen İhraç Edilir mi?
Öğretmenler bakımından TCK 226 kapsamındaki suçlamalar, özellikle çocuklarla doğrudan çalışma nedeniyle mesleki açıdan önemli sonuçlar doğurabilir.
Bununla birlikte öğretmen hakkında NCMEC raporu düzenlenmesi tek başına memuriyetten çıkarma kararı verilmesini gerektirmez.
Milli Eğitim Bakanlığı personeli açısından 657 sayılı Kanun, 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu ve ilgili disiplin düzenlemeleri birlikte incelenmelidir.
Örneğin bir öğretmenin sosyal medya hesabından suç konusu materyal gönderildiği ileri sürülüyorsa:
- Hesabın fiilen kim tarafından kullanıldığı,
- Paylaşımın gerçekleşip gerçekleşmediği,
- Materyalin içeriğinin TCK 226 kapsamında bulunup bulunmadığı,
- Suç isnadının öğretmenin kamu hizmetine etkisi,
- Özel personel mevzuatındaki hükümler
birlikte değerlendirilmelidir.
Öğretmenlik görevinin niteliği, belirli fiiller bakımından disiplin değerlendirmesinde önem taşısa da bu husus somut delil gerekliliğini ortadan kaldırmaz.
Aday öğretmen ve aday memur yönünden farklılık
Aday memurlara ilişkin özel hükümler, disiplin işlemlerinin hukuki dayanağı bakımından önemlidir.
2026 yılında yayımlanan bir Danıştay 12. Dairesi kararına ilişkin incelemede, aday öğretmen hakkında 657 m.125/E-g kapsamında tesis edilen devlet memurluğundan çıkarma işleminin, aday memurlara ilişkin özel düzenlemeler karşısında hukuka aykırı bulunduğu aktarılmıştır.
Bu karar doğrudan müstehcenlik suçuna ilişkin olmamakla birlikte aday memurun hukuki statüsüne uygun hükmün uygulanması gerektiğini göstermektedir. Memurlar.Net
12. Polis Memurları ve Emniyet Personeli Bakımından Müstehcenlik Suçu
Polis memurları hakkında disiplin soruşturmaları yürütülürken 7068 sayılı Kanun ve ilgili personel mevzuatı da değerlendirilir.
7068 sayılı Kanun’un 9. maddesi, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ve ceza vermeye yetkili merci bakımından 657 sayılı Kanun hükümlerine atıf yapmaktadır.
Danıştay 2. Dairesinin 2021/2234 E., 2024/2218 K. sayılı kararı, polis memurunun müstehcenlik dosyası nedeniyle ihraç edilmesine ilişkin doğrudan bir örnektir.
Bu tür uyuşmazlıklarda özel olarak şu konular öne çıkmaktadır:
Birincisi: Ceza mahkemesindeki suç vasfı ile disiplin soruşturmasındaki fiilin hukuki niteliğinin ayrılması.
İkincisi: HAGB kararının doğrudan kesinleşmiş mahkûmiyet sayılmaması.
Üçüncüsü: Fiilin 657 m.125/E-g kapsamında değerlendirilmesinin somut delillere ve hukuki gerekçeye dayanması.
Dördüncüsü: Disiplin cezası verilmesine ilişkin usul, yetki, savunma ve zamanaşımı hükümlerinin incelenmesi.
13. Askerî Personel, Jandarma ve Sahil Güvenlik Personeli
Askerî personel ile genel kolluk personelinin tamamı aynı disiplin mevzuatına tabi değildir.
Özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri personeli bakımından 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu; genel kolluk personeli bakımından ise ilgili statüye göre 7068 sayılı Kanun ve diğer özel düzenlemeler gündeme gelebilir.
Bu nedenle müstehcenlik suçu nedeniyle ceza soruşturması yürütülen bir asker, jandarma veya sahil güvenlik personeli hakkında yalnızca 657 m.125 hükümleriyle değerlendirme yapılması yeterli olmayabilir.
İsnat edilen fiilin görevle ilişkisi, mesleki statü, ilgili disiplin hükümleri ve personel hukuku sonuçları ayrıca belirlenmelidir.
14. Akademisyenler ve Üniversite Personeli
Akademik personel bakımından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun disiplin hükümleri önemlidir.
Özellikle kamu görevinin dışında gerçekleşen özel yaşam davranışlarının disiplin yaptırımına konu edilmesi, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı ile birlikte değerlendirilmelidir.
Anayasa Mahkemesi, 28.12.2023, E.2020/55, K.2023/228
Bu karar, akademik personelin özel yaşamındaki davranışlara ilişkin disiplin düzenlemelerinin anayasal sınırları bakımından önemlidir.
Anayasa Mahkemesi, akademisyenin mesleki faaliyetleriyle bağlantısı bulunmayan ve kamu hizmetinin yürütülmesine etkisi olmayan mahremiyet alanındaki davranışlara disiplin cezası uygulanabilmesini mümkün kılan düzenlemeyi özel hayata saygı hakkı yönünden değerlendirmiştir.
Kararın gerekçesine Danıştay 2. Dairesinin 2021/2234 E., 2024/2218 K. sayılı kararındaki ayrı görüşte de değinilmektedir. T.C. Danıştay Başkanlığı
Ancak özel hayatın korunması ilkesi, çocukların cinsel istismarına ilişkin materyallerin bulundurulması veya yayılması gibi suç isnatlarında otomatik bir hukuka uygunluk nedeni olarak görülemez.
Her somut olayda müdahalenin kanuni dayanağı, meşru amacı, deliller ve ölçülülüğü ayrı ayrı incelenmelidir.
15. Memuriyete Girişte NCMEC Soruşturması Güvenlik Soruşturmasını Etkiler mi?
7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kapsamında yapılan değerlendirmeler, kamu görevine ilk kez atanacak kişiler bakımından önem taşımaktadır.
Kanunun 4. maddesinde arşiv araştırması kapsamında mevcut kayıtlardan araştırılabilecek hususlar düzenlenmiştir.
Bunlar arasında adli sicil, kesinleşmiş mahkeme kararları, HAGB gibi kararlar ve devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ya da kovuşturmalara ilişkin olgusal bilgiler de bulunmaktadır. TBMM CDN
Ancak bir soruşturma kaydının araştırma kapsamında yer alması, kişinin kamu görevine alınmasının mutlaka reddedileceği anlamına gelmez.
İdarenin değerlendirmesi somut ve ilgili verilere dayanmalı; görevin niteliği, kişiye isnat edilen davranışın gerçekliği ve temel haklar dikkate alınmalıdır.
Özellikle yalnızca bir NCMEC ihbarına dayanılarak, failin kimliğine ilişkin yeterli araştırma yapılmadan kamu görevine uygun olmadığı sonucuna ulaşılması hukuki denetime konu olabilir.
16. Müstehcenlik Suçundan İhraç Edilen Memur İdare Mahkemesinde Dava Açabilir mi?
Evet. Devlet memurluğundan çıkarma işlemi idari yargı denetimine tabidir.
Genel kural olarak İYUK m.7 uyarınca idare mahkemesinde dava açma süresi, özel bir süre öngörülmedikçe, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür.
İşlemin niteliğine göre idari başvuru yolları ve süreye etkileri ayrıca incelenmelidir.
İptal davasında ileri sürülebilecek temel iddialar
- İşlemin yetkisiz merci tarafından tesis edilmesi.
- Savunma hakkı tanınmaması.
- Disiplin soruşturmasının eksik yürütülmesi.
- Maddi olayın yanlış belirlenmesi.
- Dijital delillerin faille ilişkilendirilememesi.
- Yanlış disiplin hükmünün uygulanması.
- Disiplin zamanaşımının dolması.
- Ölçülülük ilkesinin ihlal edilmesi.
- Özel hayata saygı hakkına ölçüsüz müdahale.
Yürütmenin durdurulması talebi
İYUK m.27 uyarınca idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte bulunması durumunda yürütmenin durdurulması kararı verilebilir.
Memuriyetten çıkarma nedeniyle ücret ve özlük haklarının kaybedilmesi, bu talepler bakımından önemli olmakla birlikte tek başına yürütmenin durdurulması için yeterli kabul edilmez. Her iki kanuni şartın gerçekleşmesi gerekir.
17. İhraç İptal Edilirse Geriye Dönük Maaş Ödenir mi?
İhraç işleminin iptal edilmesi hâlinde idarenin yargı kararını yerine getirme yükümlülüğü doğar.
Göreve iade ve parasal hakların iadesi bakımından İYUK m.28, Anayasa’nın 125. maddesi ve ilgili personel mevzuatı önemlidir.
Geriye dönük maaş ve diğer mali hakların hesaplanmasında görevden uzak kalınan süre, ücret kalemleri, terfi ve kademe ilerlemeleri, yapılmış ödemeler ve faiz başlangıç tarihleri dikkate alınmalıdır.
Bununla birlikte memurun hiç çalışmadığı dönem için her türlü ek ödemenin koşulsuz talep edilebileceği söylenemez. Her kalemin hukuki niteliği ayrıca incelenir.
18. Müstehcenlik Suçu Nedeniyle Disiplin Soruşturmasında Savunma Nasıl Hazırlanmalı?
Savunma yalnızca ceza davasında beraat istenmesiyle sınırlı tutulmamalıdır.
Disiplin soruşturmasında suçun işlendiğine ilişkin teknik iddialar, delillerin aidiyeti ve disiplin normunun uygulanabilirliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Örneğin Instagram üzerinden içerik paylaşıldığı belirtiliyorsa NCMEC raporundaki hesap bilgisi, IP eşleşmesi, oturum kayıtları ve dijital materyallerin paylaşım faaliyetiyle ilişkisi araştırılmalıdır.
Torrent üzerinden dosya paylaşımı isnadında ise dosyanın gerçekten başkalarına aktarılıp aktarılmadığı, programın otomatik işleyişi ve sanığın eylemle bağlantısı önem taşır.
Etkili bir savunmada incelenmesi gereken başlıklar
- Maddi olay: İsnat edilen fiilin tarihinin, yerinin, teknik oluşumunun ve failinin tespiti.
- Delil incelemesi: NCMEC, bilirkişi, IP, port, cihaz, hesap ve oturum kayıtlarının değerlendirilmesi.
- Ceza yargılaması: KYOK, beraat, HAGB veya mahkûmiyet kararının doğru hukuki nitelendirilmesi.
- Disiplin normu: İsnat edilen fiilin 657 m.125/E-g veya başka bir disiplin hükmüne girip girmediği.
- Usul ve süreler: Soruşturma emri, yetki, savunma hakkı ve zamanaşımı.
- Ölçülülük: Uygulanmak istenen yaptırımın fiilin niteliğine ve hukuki şartlara uygunluğu.
20. Sonuç: NCMEC ve Müstehcenlik Davalarında Ceza Savunması ile Memuriyet Savunması Birlikte Değerlendirilmelidir
Müstehcenlik suçu, özellikle çocuklara ilişkin materyallerin konu olduğu TCK 226 yargılamalarında, kamu görevlileri bakımından ceza hukukunu aşan sonuçlar ortaya çıkarabilir.
Ancak NCMEC raporu, ceza soruşturması, HAGB, beraat, kesinleşmiş mahkûmiyet ve disiplin cezası birbirinden farklı hukuki statülerdir.
Bir kamu görevlisinin memuriyetine son verilip verilemeyeceği değerlendirilirken ceza mahkemesinin kararı kadar idarenin dayandığı somut fiil, disiplin hükmü, deliller ve izlenen usul de önemlidir.
Özellikle Danıştayın 2024/2218 sayılı kararı, HAGB bulunan bir müstehcenlik dosyasında devlet memurluğundan çıkarma işleminin mümkün olabildiğini göstermektedir.
Diğer taraftan memuriyetten çıkarma işlemlerinin yargısal denetiminde, fiilin sübutu, hukuki nitelendirme, savunma hakkı ve ölçülülük ilkesi temel inceleme konularıdır.
Ceza yargılaması sürerken disiplin savunmasının da etkin biçimde hazırlanması, sonradan ortaya çıkabilecek mesleki ve mali hak kayıpları bakımından önem taşır.
