Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından FETÖ/PDY yargılamaları hakkında verilen hak ihlali kararları, kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin yeniden incelenmesi bakımından son derece önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Özellikle AİHM Büyük Dairesinin 26 Eylül 2023 tarihli Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararı ile başlayan süreç, 2025 yılında Demirhan, Karslı ve Seyhan, 2026 yılında ise Çalı, Kılıçarslan, Ünal ve Parun gibi çok sayıda başvurucuyu kapsayan kararlarla genişlemiştir.
Bu kararlar yalnızca bireysel hak ihlallerini değil, ByLock deliline dayanılarak örgüt üyeliği suçundan mahkûmiyet kurulmasında kullanılan hukuki yaklaşımın sistemik sorunlarını da gündeme getirmiştir.
Ancak önemli bir ayrım bulunmaktadır: AİHM’in kişinin kendi başvurusunda verdiği kesinleşmiş ihlal kararı ile başka bir kişi hakkında verilen emsal ihlal kararı aynı usuli sonuçları doğurmaz.
Kendi dosyasında kesinleşmiş AİHM ihlal kararı bulunan hükümlü için CMK 311/1-f kapsamında özel bir yargılamanın yenilenmesi sebebi söz konusu olabilir. AİHM’e başvurmamış bir hükümlünün ise yalnızca Yalçınkaya kararını göstererek aynı hükme doğrudan dayanması kural olarak mümkün değildir. Bu ikinci grupta yeni olay veya delillerin varlığı ve diğer olağanüstü kanun yolları ayrıca incelenmelidir.
Bu kapsamlı hukuki incelemede AİHM hak ihlali sonrası yeniden yargılama başvurusunun nasıl yapılacağını, sürelerin ne zaman başlayacağını, hangi delillerin toplanması gerektiğini, infazın durdurulmasını ve yeniden yargılama sonunda beraat ihtimalini tüm yönleriyle değerlendireceğiz.
1. AİHM Hak İhlali Kararı Ne Anlama Gelir?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf devletlerin Sözleşme kapsamında üstlendikleri yükümlülüklere uyup uymadıklarını denetler.
AİHM bir ceza mahkemesinin yerine geçerek sanığın suçlu veya suçsuz olduğuna yeniden karar veren bir temyiz mahkemesi değildir.
Bunun yerine Sözleşme’de korunan hakların ihlal edilip edilmediğini inceler.
FETÖ/PDY yargılamalarında özellikle şu haklar önem kazanmaktadır:
- AİHS madde 6: Adil yargılanma hakkı.
- AİHS madde 7: Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi.
- AİHS madde 8: Özel hayata ve haberleşmeye saygı hakkı.
- AİHS madde 9: Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü.
- AİHS madde 10: İfade özgürlüğü.
- AİHS madde 11: Toplantı ve dernek kurma özgürlüğü.
- AİHS madde 13: Etkili başvuru hakkı.
Bir mahkûmiyetin AİHS madde 7 veya madde 6 bakımından ihlal oluşturduğunun tespiti, Türk hukukunda yargılamanın yenilenmesi bakımından belirleyici olabilir.
Buna karşılık her hak ihlali kararı, kendiliğinden mahkûmiyetin ortadan kaldırılması veya beraat edilmesi anlamına gelmez. İhlalin ceza hükmüyle bağlantısı, kararın kapsamı ve giderim yükümlülüğü ayrıca değerlendirilir.
2. AİHM Hak İhlali Sonrasında Yeniden Yargılama Hakkının Hukuki Dayanağı
2.1. CMK 311/1-f kapsamında yargılamanın yenilenmesi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi, hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebeplerini düzenlemektedir.
Maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre ceza hükmünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi veya ek protokollerinin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi, yargılamanın yenilenmesi sebebidir.
Kanun ayrıca ceza hükmü aleyhine AİHM’e yapılan başvurunun dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşürülmesine ilişkin düzenlemeyi de içermektedir.
Burada üç temel koşul bulunmaktadır:
- AİHM başvurusu hakkında ilgili hükümlünün ceza mahkûmiyetiyle bağlantılı bir karar bulunmalıdır.
- Karar, kanunun aradığı şekilde ihlali ve mahkûmiyetle bağlantısını ortaya koymalıdır.
- Yargılamanın yenilenmesi başvurusu, kanuni süre içinde gerçekleştirilmelidir.
AİHM kararına dayalı yenileme bakımından kanunda öngörülen süre, kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıldır.
Bu süre, olağan kanun yollarındaki istinaf veya temyiz süresinden farklıdır.
2.2. Anayasa’nın 90. maddesi ve AİHM kararlarının bağlayıcılığı
Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrası, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınmasını öngörmektedir.
Ayrıca AİHS madde 46 uyarınca taraf devletler, taraf oldukları davalarda AİHM’in kesinleşmiş kararlarına uymayı taahhüt ederler.
Bu çerçevede AİHM’in tespit ettiği ihlalin sonuçlarının giderilmesi, yalnızca bir mahkûmiyetin şeklen yeniden değerlendirilmesinden ibaret değildir.
Yeniden yargılamanın, ihlalin ortaya çıkmasına neden olan hukuki veya usuli eksiklikleri etkili biçimde gidermesi gerekir.
2.3. AİHM kararı otomatik olarak beraat sağlar mı?
Hayır.
AİHM’in hak ihlali kararı, Türk ceza mahkemesinin önceki hükmünü kendiliğinden kaldırmaz.
Yeniden yargılamada mevcut deliller yeniden değerlendirilebilir, hukuka aykırılıklar giderilebilir ve suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşup oluşmadığı incelenebilir.
Sonuç olarak mahkeme:
- Beraat kararı verebilir.
- Önceki mahkûmiyet hükmünü değiştirebilir.
- Suç vasfı veya cezayı farklı değerlendirebilir.
- İhlalin gereklerini yerine getirerek önceki sonuca yeniden ulaşabilir.
Ancak son ihtimalde dahi AİHM tarafından ortaya konulan ihlal sebeplerinin gerçek anlamda giderilip giderilmediği belirleyicidir.
3. Yüksel Yalçınkaya/Türkiye Kararı: FETÖ Dosyalarında Dönüm Noktası
AİHM Büyük Daire, Yüksel Yalçınkaya/Türkiye, Başvuru No: 15669/20, Karar Tarihi: 26 Eylül 2023.
Kararda;
- AİHS madde 7 yönünden 11’e karşı 6 oyla,
- AİHS madde 6/1 yönünden 16’ya karşı 1 oyla,
- AİHS madde 11 yönünden oybirliğiyle,
ihlal tespit edilmiştir.
3.1. ByLock kullanımının örgüt üyeliğine eşitlenmesi sorunu
Kararın en önemli yönlerinden biri, ByLock kullanımının tespitinden örgüt üyeliği suçunun tüm unsurlarının oluştuğu sonucuna ulaşılmasındaki hukuki sorunların ortaya konulmasıdır.
AİHM’in değerlendirmesi, ByLock verilerinin hiçbir koşulda delil olarak kullanılamayacağı anlamına gelmez.
Asıl sorun, delilden doğrudan cezai sorumluluğa geçilmesi ve örgüt üyeliğinin kanuni unsurlarının bireyselleştirilmiş biçimde ortaya konulmadan mahkûmiyet kurulmasıdır.
Bir kişinin belirli bir haberleşme uygulamasını kullandığının kabul edilmesi ile TCK 314/2 kapsamında silahlı örgüt üyeliği suçunun bütün maddi ve manevi unsurlarının ispatlanması aynı şey değildir.
Örgüt üyeliği bakımından kişinin örgütsel yapıyla bağlantısı, fiillerinin niteliği, sürekliliği, çeşitliliği, yoğunluğu ve özellikle bilerek ve isteyerek hareket edip etmediği somut olgular üzerinden değerlendirilmelidir.
3.2. Delillere erişim ve etkili savunma hakkı
Yalçınkaya kararında önemli bir diğer başlık, ByLock verilerinin kullanılması sırasında savunmanın yeterli güvencelere sahip olmamasıdır.
Ceza yargılamasında sanığın aleyhindeki delilin kaynağını, içeriğini ve güvenilirliğini tartışabilmesi gerekir.
Bu nedenle yeniden yargılamalarda şu konular önem taşır:
- Ham veriler ve elde edilebildikleri ölçüde teknik kayıtlar.
- ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları.
- CGNAT ve HTS verileri.
- Kullanıcı kimliğinin belirlenmesine ilişkin teknik yöntemler.
- Veri bütünlüğü ve delil zinciri.
- Teknik incelemeye yönelik savunma itirazları.
- Gerekçeli kararda delil itirazlarına verilen cevaplar.
AİHM’in tespit ettiği sorunlar, sadece uygulamanın kim tarafından kullanıldığıyla sınırlı değildir. Delilin nasıl elde edildiği, nasıl yorumlandığı ve mahkûmiyette nasıl değerlendirildiği de önemlidir.
3.3. Sendika ve dernek üyeliğinin değerlendirilmesi
AİHM, Yalçınkaya kararında dernek ve sendika bağlantılarının örgüt üyeliği değerlendirmesinde kullanılma biçimini de incelemiştir.
Hukuken izin verilen faaliyetler ile suç teşkil eden örgütsel faaliyetler arasında ayrım yapılması gerekir.
Bir kişinin yasal olarak faaliyet gösteren bir sendikaya üye olması, tek başına silahlı terör örgütü üyeliğini ispatlamaz.
Bununla birlikte bir delilin değerlendirilmesi her zaman diğer delillerle bağlantısı ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak yapılır.
3.4. Yalçınkaya kararının genel etkisi
AİHM, Yalçınkaya kararında tespit edilen sorunların yalnızca başvurucuya özgü olmadığını; ByLock deliline ilişkin yerleşik ve genel yargısal yaklaşımla bağlantılı olduğunu belirtmiştir.
Bu tespit, kararın benzer mahkûmiyetlere ilişkin hukuki tartışmalarda önemli bir emsal olmasını sağlar.
Ancak emsal kararın sistemik sorun ortaya koyması, kendi hakkında AİHM kararı bulunmayan bütün hükümlülere otomatik olarak CMK 311/1-f başvuru hakkı verildiği anlamına gelmez.
4. 2025 ve 2026 Yıllarında Verilen Toplu AİHM İhlal Kararları
Yalçınkaya kararından sonraki süreçte AİHM, benzer ByLock temelli mahkûmiyetlere ilişkin başvuruları toplu olarak incelemeye başlamıştır.
Özellikle 2025 ve 2026 yıllarında verilen kararlar, her başvurucu yönünden ayrı bir mahkûmiyet dosyası bulunmasına rağmen ortak hukuki sorunlar nedeniyle birden fazla başvurunun aynı kararda ele alınabildiğini göstermektedir.
Bu kararların önemi, yalnızca Yalçınkaya kararına emsal olarak atıfta bulunmaları değildir.
Kararların ekli başvurucu listelerinde ismi bulunan kişiler bakımından, ilgili karar kesinleştiğinde, doğrudan CMK 311/1-f çerçevesinde yeniden yargılama talebi gündeme gelebilmektedir.
4.1. Demirhan ve Diğerleri/Türkiye – 22 Temmuz 2025
Başvuru numaraları: 1595/20 ve diğer 238 başvuru.
Toplam başvurucu sayısı: 239.
AİHM, ByLock kullanımının belirleyici rol oynadığı örgüt üyeliği mahkûmiyetlerini inceleyerek AİHS madde 7 ve madde 6/1 yönünden ihlal sonucuna ulaşmıştır.
Mahkeme, Yüksel Yalçınkaya kararındaki değerlendirmelerinden ayrılmasını gerektiren bir neden bulunmadığını belirtmiştir.
Kararın kesinleşme tarihi 3 Kasım 2025 olarak gösterilmektedir.
Bu nedenle söz konusu kararda yer alan kişiler açısından, CMK 311/1-f kapsamında genel süre hesabıyla son başvuru tarihi 3 Kasım 2026 olmaktadır.
Bu tarih itibarıyla başvuru hazırlığı yapılırken süre hesaplaması, ilgili kişinin listede bulunup bulunmadığı ve kararın kesinleşme kaydı mutlaka kontrol edilmelidir.
4.2. Seyhan ve Diğerleri/Türkiye – 16 Aralık 2025
Başvuru No: 57837/19 ve diğerleri.
Toplam 852 başvurucu hakkında verilen bu kararda, AİHS madde 6/1 kapsamında adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmedilmiştir.
Kararda özellikle ByLock deliline karşı savunma yapılabilmesi, delillerin değerlendirilmesi ve önceki yargılamanın hakkaniyeti ele alınmıştır.
AİHM, yeniden yargılamanın ihlalin giderilmesi bakımından uygun bir yol olduğunu belirtmiştir.
Karar, komite kararı olması nedeniyle verildiği tarihte kesinleşmiştir.
Bu karar kapsamındaki başvurucular açısından bir yıllık süre hesabında 16 Aralık 2025 tarihi esas alınmalıdır.
4.3. Karslı ve Diğerleri/Türkiye – 16 Aralık 2025
Başvuru No: 18693/20 ve diğerleri.
Karar toplam 1.436 başvurucuyu kapsamaktadır.
AİHS madde 7 ve 6/1 kapsamında ihlal tespiti yapılan karar, Yalçınkaya içtihadının geniş bir başvurucu grubuna uygulanması bakımından önem taşımaktadır.
Karslı kararında yer alan başvurucuların kendi mahkûmiyet dosyaları bakımından CMK 311/1-f değerlendirmesi yapılmalıdır.
4.4. Bozyokuş ve Diğerleri/Türkiye – 16 Aralık 2025
Başvuru No: 39586/20 ve diğerleri.
Toplam 132 başvurucu hakkında verilen kararda AİHS madde 7 kapsamında ihlal tespit edilmiştir.
Bu karar, kanunilik ilkesinin ihlaline dayanan yeniden yargılama başvuruları bakımından önemlidir.
4.5. Çalı ve Diğerleri/Türkiye – 23 Haziran 2026
Başvuru No: 21763/20 ve diğerleri.
Toplam 264 başvurucu yönünden AİHS madde 6/1 ihlali tespit edilmiştir.
AİHM, kararında CMK 311/1-f kapsamında yargılamanın yeniden açılması imkânına açıkça işaret etmiştir.
Özellikle kararın 18. paragrafı, yeniden yargılamanın AİHM kararının sonuç ve ruhuyla uyumlu olması gerektiğini ifade etmesi bakımından önemlidir.
4.6. Kılıçarslan ve Diğerleri/Türkiye – 23 Haziran 2026
Başvuru No: 16234/18 ve diğerleri.
Toplam 595 başvurucu açısından AİHS madde 7 ve 6/1 ihlalleri tespit edilmiştir.
Bu kararda da ByLock temelli örgüt üyeliği mahkûmiyetlerinin AİHM içtihadı kapsamında yeniden değerlendirilmesi gündeme gelmiştir.
4.7. Dönmez ve Diğerleri/Türkiye – 23 Haziran 2026
Başvuru No: 24039/21 ve diğerleri.
Toplam 34 başvurucu hakkında madde 7 ihlali kararı verilmiştir.
Karar, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin mahkûmiyetin dayanağına ilişkin önemini göstermektedir.
4.8. Ünal ve Diğerleri/Türkiye – 29 Eylül 2026
Başvuru No: 61641/19 ve diğerleri.
Toplam 591 başvurucu hakkında AİHS madde 6/1 kapsamında ihlal kararı verilmiştir.
Kararda savunmanın delillere ilişkin hakları ve ByLock verilerinin yargılamada değerlendirilme biçimi incelenmiştir.
AİHM, önceki içtihadıyla bağlantılı olarak yeniden yargılama imkânının uygun giderim yolu olduğunu belirtmiştir.
4.9. Parun ve Diğerleri/Türkiye – 29 Eylül 2026
Başvuru No: 9991/20 ve diğerleri.
Toplam 345 başvurucu hakkında AİHS madde 7 ve madde 6/1 yönünden ihlal kararı verilmiştir.
Kararın önemli yönü, yalnızca ByLock delilinden değil, destekleyici olduğu ileri sürülen diğer delillerin niteliğinden de söz edilmesidir.
Bank Asya hesapları, sendika veya dernek üyelikleri, HTS kayıtları, tanık beyanları ve benzeri unsurların varlığı, otomatik olarak her mahkûmiyeti AİHS’ye uygun hale getirmez.
Mahkûmiyetin dayandığı delillerin niteliği ve suçun kanuni unsurlarının bireyselleştirilmiş olarak ortaya konulup konulmadığı ayrıca incelenmelidir.
4.10. Korkmaz ve Diğerleri/Türkiye – 29 Eylül 2026
Başvuru No: 36880/20 ve diğerleri.
Toplam 11 başvurucu hakkında madde 7 ihlali tespit edilmiştir.
AİHM, kararında yeniden yargılama imkânını açıkça belirtmiş; ihlalin giderilmesi bakımından iç hukukta bu yolun önemini vurgulamıştır.
5. AİHM Kararlarında Yeniden Yargılama İçin Süreler
CMK 311/1-f uyarınca AİHM kararına dayalı başvuru, kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde gerçekleştirilmelidir.
Ancak AİHM kararının açıklanma tarihi ile kesinleşme tarihi her zaman aynı değildir.
5.1. Büyük Daire kararları
Büyük Daire kararları AİHS madde 44/1 uyarınca kesindir.
5.2. Daire kararları
Daire kararları, AİHS madde 44/2’de belirtilen koşullarla kesinleşir.
Büyük Daireye gönderme talebinin bulunup bulunmadığına göre kesinleşme tarihi değişebilir.
5.3. Komite kararları
AİHS madde 28/2 uyarınca komite kararları kesindir.
Dolayısıyla bu kararlarda kural olarak karar tarihi ile kesinleşme tarihi aynıdır.
5.4. Sürenin kaçırılması durumunda ne olur?
Bir yıllık sürenin kaçırılması, CMK 311/1-f kapsamında ciddi bir usuli engel oluşturabilir.
Ancak bu durum, hukuken bağımsız bir başka yargılamanın yenilenmesi sebebinin bulunması ihtimalini otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Örneğin sonradan ortaya çıkan ve CMK 311/1-e koşullarını karşılayan yeni bir delil bulunuyorsa ayrı değerlendirme yapılabilir.
AİHM kararının kendisinin yeni delil olduğu iddiası ise doğrudan kabul edilecek bir varsayım değildir; özellikle başka kişi hakkında verilmiş emsal karar ile yeni olgu veya delil arasındaki ayrım gözetilmelidir.
6. Yalnızca AİHM Kararında İsmi Geçen Kişiler mi Yeniden Yargılanabilir?
Bu soru, uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biridir.
A. Kendi hakkında kesinleşmiş AİHM ihlal kararı bulunan kişi
Mahkûmiyetle bağlantılı kesinleşmiş AİHM ihlal kararı bulunan hükümlü, diğer kanuni şartlar mevcutsa CMK 311/1-f kapsamında yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.
Bu durumda özel yenileme sebebinin doğrudan dayanağı kendi AİHM kararıdır.
B. AİHM’e başvurmuş ancak henüz karar almamış kişi
Henüz kesinleşmiş bireysel AİHM kararı bulunmaması, CMK 311/1-f bakımından önemlidir.
Bununla birlikte dosyada CMK 311/1-e kapsamında yeni bir olay veya delil bulunuyorsa başvuru imkânı ayrıca incelenebilir.
AİHM başvurusunun beklemede olması, kendi başına önceki mahkûmiyetin infazını durdurmaz.
C. AİHM’e hiç başvurmamış kişi
AİHM’e hiç başvurmamış bir hükümlü, Yalçınkaya veya diğer toplu ihlal kararlarını hukuki emsal olarak ileri sürebilir.
Ancak başka başvurucular hakkında verilen kararlar, kural olarak bu kişinin doğrudan CMK 311/1-f’den yararlanmasını sağlamaz.
Bu durumda mahkûmiyetin niteliğine göre;
- CMK 311/1-e kapsamında yeni olay veya delil,
- Kanun yararına bozma,
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı,
- Uygun koşullarda diğer olağanüstü kanun yolları,
ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Her yolun başvuru koşulları, yetkili mercii ve hukuki etkisi farklıdır.
7. AİHM Hak İhlali Sonrası Yeniden Yargılama Başvurusu Hangi Mahkemeye Yapılır?
CMK 318 uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemi, kural olarak hükmü veren mahkemeye sunulur.
Örneğin Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmişse, yenileme talebi kural olarak hükmü veren Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine yapılır.
Dosyanın Yargıtay’dan geçmiş olması, tek başına yenileme isteminin Yargıtay’a sunulacağı anlamına gelmez.
Başvuruda bulunması gereken belgeler
- Kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü ve gerekçesi.
- İstinaf ve temyiz kararları.
- AYM bireysel başvuru kararı veya ilgili kayıtlar.
- AİHM’in ihlal kararı.
- AİHM kararının kesinleşmesini gösteren bilgi veya belge.
- Toplu kararlarda ilgili hükümlünün başvurucu olduğunu gösteren ek liste.
- Mahkûmiyetin ihlalle bağlantısını ortaya koyan ayrıntılı hukuki açıklama.
- Varsa infaz durumunu ve cezaevinde bulunmayı gösteren belgeler.
- Varsa yeni teknik raporlar ve savunma delilleri.
Dilekçede yalnızca AİHM kararının adı yazılmamalı; ihlal tespitinin önceki mahkûmiyet kararının hangi gerekçelerini etkilediği somut olarak açıklanmalıdır.
8. Yeniden Yargılama Başvurusunun İncelenme Aşamaları
Birinci aşama: Kabule değerlik incelemesi
Mahkeme öncelikle istemin kanuni koşullarını inceler.
CMK 319 uyarınca;
- Yenileme sebebi gösterilip gösterilmediği,
- Dayanakların açıklanıp açıklanmadığı,
- Başvurunun usulüne uygun olup olmadığı,
değerlendirilir.
Kabule değerlik kararı duruşma yapılmaksızın verilir.
İkinci aşama: Delillerin toplanması
Mahkeme başvuruyu kabule değer bulup ilgili usuli aşamaları geçtikten sonra gerektiğinde delil toplama işlemleri gerçekleştirebilir.
Bu kapsamda teknik veriler, bilirkişi incelemesi, kayıtlar, tanıklar ve diğer belgeler değerlendirilebilir.
Üçüncü aşama: Yenileme isteminin esasının değerlendirilmesi
Mahkeme yenileme gerekçesinin mevcut olup olmadığına karar verir.
İstem esassız bulunursa reddedilebilir.
Aksi durumda yeniden yargılama aşamasına geçilir.
Dördüncü aşama: Yeniden hüküm kurulması
Yeniden yargılama yapılması sonucunda mahkeme önceki hükmü değerlendirerek CMK 323 kapsamında yeni bir karar verir.
Bu karar önceki mahkûmiyetin değiştirilmesi, ortadan kaldırılması veya uygun usuli koşullarda yeniden doğrulanması sonucunu doğurabilir.
9. Yeniden Yargılama Talebi Reddedilirse Ne Yapılır?
CMK 319 ve 321 kapsamında verilen ret kararlarına karşı itiraz kanun yolu gündeme gelebilir.
İtiraz dilekçesinde özellikle şu sorunların üzerinde durulmalıdır:
- AİHM kararının kişiye uygulanabilirliğinin yanlış değerlendirilmesi.
- Kararın kesinleşme tarihinin hatalı belirlenmesi.
- CMK 311/1-f koşullarının eksik incelenmesi.
- Mahkûmiyet ile hak ihlali arasındaki bağlantının göz ardı edilmesi.
- AİHM kararının yalnızca genel değerlendirmeyle karşılanması.
- AİHS madde 46 kapsamındaki giderim yükümlülüğünün dikkate alınmaması.
Bunun yanında ret kararının AYM bireysel başvurusuna konu edilip edilemeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle kişinin kendi lehine verilmiş AİHM ihlal kararının gereğinin yerine getirilmemesi ile başka kişiler hakkında verilen emsal kararların uygulanmaması aynı hukuki durumda değildir.
Bu ayrım, bireysel başvurunun kabul edilebilirliği açısından belirleyici olabilir.
2025–2026 AİHM kararları: Karşılaştırmalı tablo
Aşağıdaki tablo, AİHM kararlarının tarihleri, başvurucu sayıları ve ihlal konuları üzerinden hazırlanmıştır. Sayılar karar eklerindeki başvurucuları ifade eder; yeniden yargılama sonucunda beraat eden kişi sayısı değildir.
| AİHM kararı | Tarih | Başvurucu | İhlal |
|---|---|---|---|
| Yüksel Yalçınkaya | 26.09.2023 | 1 | m. 7, 6, 11 |
| Demirhan ve diğerleri | 22.07.2025 | 239 | m. 7, 6 |
| Seyhan ve diğerleri | 16.12.2025 | 852 | m. 6 |
| Karslı ve diğerleri | 16.12.2025 | 1.436 | m. 7, 6 |
| Bozyokuş ve diğerleri | 16.12.2025 | 132 | m. 7 |
| Kılıçarslan ve diğerleri | 23.06.2026 | 595 | m. 7, 6 |
| Çalı ve diğerleri | 23.06.2026 | 264 | m. 6 |
| Dönmez ve diğerleri | 23.06.2026 | 34 | m. 7 |
| Ünal ve diğerleri | 29.09.2026 | 591 | m. 6 |
| Parun ve diğerleri | 29.09.2026 | 345 | m. 7, 6 |
| Korkmaz ve diğerleri | 29.09.2026 | 11 | m. 7 |
Bu 11 karar toplam 4.500 başvurucuyu kapsamaktadır. Bu toplam, yalnızca tabloda gösterilen kararlar içindir; bütün AİHM FETÖ dosyalarının toplamı değildir. Kararların bireysel kapsamları ve güncel kesinleşme durumları HUDOC üzerinden kontrol edilmelidir.
Demirhan kararının 3 Kasım 2025’te kesinleştiği resmi karar metninde belirtilmektedir. Seyhan, Çalı, Parun ve Korkmaz kararlarında ise yeniden yargılama yolunun ihlalin giderilmesi bakımından uygun olduğu açıkça değerlendirilmiştir. HUDOC+4
10. AİHM ihlal kararı sonrası infazın durdurulması ve tahliye
Kesinleşmiş mahkûmiyetin infazına başlanmış olması, yargılamanın yenilenmesini istemeye engel değildir.
CMK 312/1 uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemi infazı kendiliğinden ertelemez. Ancak mahkeme, infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir. Mevzuat
Bu nedenle yenileme dilekçesinde ayrı bir başlık altında CMK 312 gereğince infazın durdurulması talep edilmesi önemlidir.
İnfazın durdurulması taleplerinde özellikle şu hususlar somutlaştırılmalıdır:
- Kesinleşmiş AİHM ihlal kararının mahkûmiyetin esasına etkisi.
- Hükümlünün cezaevinde bulunup bulunmadığı ve kalan cezası.
- Yeniden yargılamada beraat veya başka bir hüküm kurulması ihtimali.
- Özgürlüğün kısıtlanmasının devam etmesinin doğurabileceği sonuçlar.
- Yeni delil toplanmasını gerektiren hususlar.
Önemli olan, AİHM ihlal kararı verilmiş olması nedeniyle tahliyenin otomatik gerçekleşeceği yönünde bir beklenti oluşturulmamasıdır. Mahkemenin CMK 312 çerçevesinde ayrıca karar vermesi gerekir.
11. Somut yeniden yargılama örnekleri: Dosyalar nasıl değerlendirilmelidir?
Burada iki ayrı örnek grubu bulunmaktadır. İlk grup, gerçek AİHM kararlarıdır. İkinci grup ise farklı delil yapılarını açıklamak için oluşturulan temsili dava senaryolarıdır. Temsili örnekler verilmiş gerçek beraat kararları olarak değerlendirilmemelidir.
Gerçek karar örneği: Demirhan ve diğerleri
AİHM, ByLock kullanımının belirleyici kabul edildiği 239 mahkûmiyet yönünden kanunilik ve adil yargılanma hakkı ihlalleri tespit etmiştir. Yeniden yargılama bakımından önemli husus, yalnızca veri tespitinin değil, örgüt üyeliğinin maddi ve manevi unsurlarının nasıl değerlendirildiğinin de incelenmesidir.
Gerçek karar örneği: Çalı ve diğerleri
AİHM, 264 başvurucunun savunma hakları bakımından madde 6/1 ihlali bulmuştur. Karar, yalnızca suçun kanuni unsurlarına değil, mahkûmiyet delillerinin etkili biçimde tartışılabilmesine de odaklanır.
Gerçek karar örneği: Parun ve diğerleri
AİHM’in 345 başvurucuyu kapsayan kararı, Bank Asya, sendika, tanık beyanı, HTS gibi çeşitli ek delillerin de bulunduğu mahkûmiyetlerin, ByLock kullanımına yönelik genel ve otomatik yaklaşım nedeniyle AİHS açısından sorunlu olabileceğini göstermektedir.
Temsili örnek 1: Yalnızca ByLock tespitiyle mahkûmiyet
Bir kişinin örgüt üyeliğinden 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edildiğini, mahkûmiyetin belirleyici dayanağının ByLock kullanımı olduğunu ve kendi AİHM başvurusunda madde 7 ile 6/1 ihlali bulunduğunu varsayalım.
Bu durumda yenileme dilekçesinde örgüt üyeliğinin unsurlarının bireyselleştirilmeden kabul edildiği, savunma itirazlarının karşılanmadığı ve hükmün ihlale dayandığı ileri sürülebilir.
Olası sonuç: Yenileme talebinin kabulüyle deliller yeniden değerlendirilebilir. Diğer yeterli hukuka uygun deliller bulunmuyorsa beraat gündeme gelebilir.
Temsili örnek 2: ByLock, Bank Asya ve sendika kaydı bulunan hükümlü
Hakkında ByLock tespit tutanağı, Bank Asya hesap hareketleri ve sendika üyeliği bulunan bir kişi düşünelim.
Bu dosyada yalnızca delillerin sayısına bakılması yeterli değildir. Bankacılık işlemlerinin niteliği, tarihleri, işlemlerin örgütsel talimatla ilişkisi ve sendika faaliyetinin hukuki anlamı ayrıca tartışılmalıdır.
Olası sonuç: Delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucu mahkûmiyet unsurlarının oluşmadığına karar verilebileceği gibi, ihlal giderildikten sonra yeterli bağımsız delillerin bulunduğu sonucuna da varılabilir.
Temsili örnek 3: ByLock içeriğine ve ham verilere erişim sağlanmamış hükümlü
Hükümlünün, mahkûmiyette belirleyici kullanılan teknik verilere erişemediğini, bağımsız bilirkişi incelemesi talebinin gerekçesiz reddedildiğini ve AİHM’in bu nedenle adil yargılanma hakkı ihlali tespit ettiğini düşünelim.
Yeniden yargılama yalnızca önceki raporun okunmasıyla sınırlı bırakılmamalıdır. AİHM kararında belirtilen eksiklikleri giderecek şekilde etkili savunma ve delil inceleme imkânları değerlendirilmelidir.
Temsili örnek 4: AİHM’e başvurmayan emekli polis memuru
Bir emekli polis memurunun yalnızca mesleki kodlama, yasal sosyal faaliyetler ve banka hareketleri nedeniyle mahkûm edildiğini; buna karşılık AİHM’e bireysel başvuru yapmadığını düşünelim.
Bu kişinin doğrudan CMK 311/1-f’den yararlanması kural olarak mümkün değildir. Ancak kodlama kaydının hatalı olduğuna dair sonradan elde edilmiş birincil veri, yeni tanık beyanı veya başka bir yeni delil varsa CMK 311/1-e bakımından değerlendirme yapılabilir.
Hukuki değerlendirme: Her yeni tarihli belge, CMK anlamında yeni delil değildir. Belgenin içeriği ve mahkûmiyet sonucunu etkileyebilme gücü belirleyicidir.
12. AİHM ihlal kararı sonrası yeniden yargılama ile AYM kararı sonrası yeniden yargılama arasındaki fark
Bu iki usul sıkça karıştırılmaktadır.
| Konu | AİHM kararı | AYM kararı |
|---|---|---|
| Temel dayanak | CMK 311/1-f | 6216 sayılı Kanun m. 50 |
| Başvuru | Kural olarak hükümlü talep eder | AYM yeniden yargılama kararı ilgili mahkemeye gönderilir |
| Süre | AİHM kesinleşmesinden itibaren 1 yıl | Aynı bir yıllık CMK süresi geçerli değildir |
| Mahkemenin değerlendirmesi | CMK yenileme usulü | AYM kararındaki ihlali giderme yükümlülüğü |
| Sonuç | İhlalin giderilmesi amacıyla yeniden yargılama | AYM’nin belirlediği ihlalin sonuçlarının giderilmesi |
Anayasa Mahkemesi, kendi ihlal kararının gereğinin yerine getirilmemesinin ihlalin devamına yol açabileceğini açıkça kabul etmektedir. Öte yandan olağan CMK yenileme taleplerinin reddi üzerine bireysel başvuru yapıldığında konu bakımından yetki sorunu doğabileceği de unutulmamalıdır. Anayasa Mahkemesi+2
13. Yeniden yargılama sonrası beraat edilirse ne olur?
Yeniden yargılama sonucunda beraat kararı verilirse, mahkûmiyetin ceza hukuku ve infaz hukuku bakımından doğurduğu sonuçların giderilmesi gündeme gelir.
Somut dosyanın durumuna göre adli sicil kayıtları, infaz kayıtları, daha önce yerine getirilen yaptırımlar ve tazminat hakları değerlendirilebilir.
Beraat sonrasında tazminat talebi bakımından özellikle CMK 323/3, CMK 141 ve devamındaki düzenlemeler ile ilgili özel hükümler birlikte incelenmelidir.
Beraat kararının bütün idari sonuçları kendiliğinden ortadan kaldırdığı veya memuriyete otomatik dönüş sağladığı söylenemez. İhraç işleminin niteliği, dayandığı deliller, idari yargı kararları ve başvuru süreleri ayrıca önem taşımaktadır.
14. FETÖ dosyalarında AİHM ihlal kararı sonrasında hangi deliller yeniden incelenmeli?
ByLock
Kullanıcı eşleştirmesi, teknik veriler, erişim kayıtları, içerik ve delil güvenilirliği
Bank Asya
İşlem tarihleri, rutin bankacılık faaliyeti, para hareketlerinin niteliği ve talimat iddiası
Garson kodlamaları
Verilerin kaynağı, anlamı, kişiye özgülenmesi, doğruluğu ve bağımsız deliller
HTS ve ardışık arama
Arama örüntüsü, baz bilgileri, karşılaştırmalı veriler ve alternatif açıklamalar
Sendika ve dernek
Yasal üyelik ile örgütsel faaliyet arasındaki hukuki ayrım
Tanık beyanları
Beyanların somutluğu, çelişkileri, doğrudan bilgiye dayanıp dayanmadığı
Himmet iddiaları
Ödeme kaynağı, amacı, düzenliliği ve örgütsel talimatın somut delillerle ispatı
Dijital materyaller
İmaj alma, hash değerleri, veri bütünlüğü, cihazın fiili kullanıcısı ve raporların denetlenebilirliği
Bu delillerin her biri, kendi teknik ve hukuki özelliklerine göre incelenmelidir. AİHM’in Yalçınkaya içtihadı, delil değerlendirmesinin yerine soyut bir beraat varsayımı konulmasını değil, hukuka uygun ve bireyselleştirilmiş bir ceza yargılamasını gerektirir.
15. AİHM hak ihlali sonrası yeniden yargılama hakkında 25 soru ve cevap
1. AİHM’den hak ihlali kararı aldım, hemen yeniden yargılanabilir miyim?
Kendi ceza mahkûmiyetinizle bağlantılı kesinleşmiş bir ihlal kararı varsa CMK 311/1-f kapsamında başvuru yapılabilir. Mahkeme kanuni koşulları inceler.
2. AİHM kararı kesinleşmeden dilekçe verilebilir mi?
CMK 311/1-f bakımından kararın kesinleşmesi temel koşuldur. Dilekçe hazırlığı önceden yapılabilir.
3. Başvuru süresi bir yıl mı?
Evet. AİHM kararına dayalı yenileme bakımından kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıldır.
4. Demirhan kararında başvurucuyum. Son gün ne zaman?
Karar 3 Kasım 2025’te kesinleşmiştir. Bu nedenle genel süre hesabıyla 3 Kasım 2026 son gündür. Usuli süre hesabı bireysel dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.
5. AİHM kararıyla cezaevinden hemen çıkabilir miyim?
Otomatik tahliye gerçekleşmez. CMK 312 kapsamında infazın durdurulması veya geri bırakılması istenebilir.
6. Yenileme başvurusu için yeni delil gerekiyor mu?
CMK 311/1-f kapsamındaki kesinleşmiş ve mahkûmiyetle bağlantılı AİHM ihlal kararı, CMK 311/1-e’deki yeni delil sebebinden ayrı bir yenileme nedenidir.
7. ByLock bulunan herkesin cezası kaldırılır mı?
Hayır. Her mahkûmiyet, kendi delilleri ve usuli koşulları içinde değerlendirilir.
8. AİHM’e başvurmadım. Yalçınkaya kararıyla yeniden yargılanabilir miyim?
Yalçınkaya kararı hukuki emsaldir. Ancak başka kişiye ait kararın varlığı kural olarak doğrudan CMK 311/1-f koşulunu sağlamaz.
9. Ceza infaz edilmiş olsa bile başvurulabilir mi?
Evet. CMK 313 gereğince cezanın infaz edilmiş olması başvuruya engel değildir.
10. Hükümlünün ölümü hâlinde başvuru mümkün mü?
CMK 313’te belirtilen yakınları, kanundaki koşullarla yargılamanın yenilenmesini isteyebilir.
11. Yargılamanın yenilenmesi nereden talep edilir?
Kural olarak hükmü veren mahkemeden.
12. İstinaf ve Yargıtay onaması yenilemeye engel mi?
Hayır. Yargılamanın yenilenmesi zaten kesinleşmiş hükümler için öngörülmüş olağanüstü kanun yoludur.
13. AİHM ihlal kararı beraat kararı mıdır?
Hayır. AİHM ihlal tespiti yapar; ceza mahkemesi yeniden yargılamada yeni hüküm kurar.
14. Yeniden yargılama talebi reddedilebilir mi?
Evet. Kanuni koşullar bulunmadığında veya istemin esassız olduğu sonucuna ulaşıldığında ret kararı verilebilir.
15. Ret kararına itiraz edilebilir mi?
CMK 319 ve 321 çerçevesinde verilen ret kararlarına karşı itiraz yolu bulunmaktadır.
16. Her hak ihlali yeniden yargılamayı gerektirir mi?
Hayır. CMK 311/1-f açısından ihlalin ceza hükmüyle bağlantısı önemlidir.
17. AİHM kararında yalnızca adil yargılanma hakkı ihlali varsa ne olur?
Madde 6 ihlali de koşulları varsa yenileme sebebi olabilir. Madde 7 ihlalinin ayrıca bulunması zorunlu değildir.
18. Bank Asya hesabı bulunması yeniden mahkûmiyet için yeterli mi?
Tek başına bu şekilde genel bir sonuca ulaşılamaz. Hesap hareketlerinin niteliği ve ilgili suçun unsurları değerlendirilmelidir.
19. Sendika üyeliği örgüt üyeliğine delil olabilir mi?
Yasal sendika faaliyeti ile suç teşkil eden örgütsel faaliyet arasında ayrım yapılmalıdır. Deliller somut olaya göre incelenir.
20. AİHM kararının Türkçe tercümesi gerekli mi?
Mahkemenin karar içeriğini değerlendirebilmesi için gerektiğinde güvenilir Türkçe tercüme sunulması yararlı olabilir. Başvuru belgeleri açısından somut mahkemenin talepleri dikkate alınmalıdır.
21. AİHM’in toplu kararında adımı nasıl bulabilirim?
HUDOC’ta ilgili kararın ekli başvurucu listesindeki isim ve başvuru numarası kontrol edilmelidir.
22. Yenileme kabul edilirse duruşma yapılır mı?
Kabule değerlik incelemesi duruşmasız yapılır. Yeniden yargılama aşamasında uygulanacak işlemler CMK 320–323 kapsamında belirlenir.
23. Yeniden yargılama sonunda aynı mahkûmiyet verilebilir mi?
İhlalin gerekleri etkili şekilde yerine getirilmişse ve hukuka uygun yeterli deliller varsa teorik olarak mümkündür. Ancak önceki hukuka aykırı yaklaşımın tekrarlanması ihlalin giderilmesi anlamına gelmez.
24. Beraat edilirse memuriyete otomatik dönüş olur mu?
Hayır. Ceza mahkûmiyetinin ortadan kalkmasının idari işlemlere etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
25. 2026 itibarıyla en önemli gelişme nedir?
AİHM’in 2025 ve 2026 yıllarında çok sayıda başvurucu yönünden Yalçınkaya içtihadını izleyen ihlal kararları vermesi ve bu kararlarda CMK 311/1-f yoluyla yeniden yargılamanın giderim mekanizması olarak açıkça belirtilmesidir.
16. Hukuki sonuç ve değerlendirme
AİHM’in Yüksel Yalçınkaya kararıyla başlayan ve 2025–2026 yıllarında genişleyen içtihadı, FETÖ/PDY dosyalarında ceza sorumluluğunun belirlenmesi bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Bu kararların merkezinde, suçun kanuni unsurlarının somut olayda ispatlanması, dijital delillerin denetlenebilirliği ve sanığın savunma haklarının etkili biçimde korunması bulunmaktadır.
Kesinleşmiş AİHM ihlal kararı bulunan hükümlüler yönünden en önemli husus bir yıllık CMK 311/1-f süresinin kaçırılmaması; AİHM kararı bulunmayan hükümlüler yönünden ise diğer olağanüstü kanun yolu şartlarının dosyaya özgü incelenmesidir.
Bursa başta olmak üzere Türkiye genelindeki ağır ceza mahkemelerinde görülen ve kesinleşmiş örgüt üyeliği dosyaları bakımından da aynı mevzuat çerçevesi geçerlidir.
Sencer Hukuk Danışmanlık olarak bu alandaki hukuki değerlendirmelerde; AİHM kararlarının uygulanabilirliği, ByLock ve diğer delillerin ispat değeri, CMK 311 kapsamında yargılamanın yenilenmesi ve CMK 312 uyarınca infazın durdurulması konuları birlikte ele alınmaktadır.
Resmî karar kaynakları
- AİHM – Demirhan ve Diğerleri / Türkiye (2025)
- AİHM – Seyhan ve Diğerleri / Türkiye (2025)
- AİHM – Çalı ve Diğerleri / Türkiye (2026)
- AİHM – Parun ve Diğerleri / Türkiye (2026)
- AİHM – Ünal ve Diğerleri / Türkiye (2026)
- AİHM – Korkmaz ve Diğerleri / Türkiye (2026)
- Adalet Bakanlığı – Ceza Muhakemesi Kanunu
- Anayasa Mahkemesi – İhlal kararının uygulanmaması
