Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) bünyesinde görev yapan polis memurları, komiserler, başkomiserler ve diğer emniyet personeli hakkında FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisak iddiasıyla yürütülen disiplin soruşturmalarında, 6 aylık soruşturmaya başlama zamanaşımı ve 2 yıllık disiplin cezası verme zamanaşımı, hukuki uyuşmazlıkların önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.
Özellikle 2017 yılında ele geçirilen veya oluşturulduğu iddia edilen Garson kodlama verilerine dayanılarak 2024, 2025 ya da 2026 yıllarında başlatılan soruşturmalar, iki temel soruyu gündeme getirmektedir:
2017 yılına ait bir kodlamadan dolayı 2025 yılında disiplin soruşturması başlatılabilir mi? Fiilin üzerinden sekiz yıl geçmiş olmasına rağmen polis memuru meslekten çıkarılabilir mi?
Bu soruların cevabı yalnızca takvim hesabıyla verilemez. İşlemin hukuki dayanağı, isnat edilen fiilin tarihi, fiilin devam edip etmediği ve uygulanan yaptırımın niteliği birlikte incelenmelidir.
İlk olarak bilinmesi gereken hukuki sonuç
7068 sayılı Kanun’un 29. maddesine tabi olağan disiplin soruşturmalarında:
- Meslekten çıkarma veya devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiilin disiplin amirince öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmalıdır.
- Disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde disiplin cezası verilmelidir.
- İki yıllık süre, kural olarak idarenin fiili öğrendiği tarihten değil, fiilin işlendiği tarihten itibaren hesaplanır.
- Sürekli veya zincirleme nitelikteki fiillerde sürenin başlangıcı farklılık gösterebilir.
- Ancak OHAL KHK’sı veya 375 sayılı KHK’nın geçici 35. maddesi çerçevesindeki kamu görevinden çıkarma işlemleri, 7068 sayılı Kanun’a tabi olağan disiplin cezalarıyla aynı hukuki rejimde değerlendirilmez.
Bu son ayrım son derece önemlidir. Nitekim Danıştay 5. Dairesinin 2025/2811 karar sayılı incelemesi, Garson kodlamalarıyla birlikte ileri sürülen iki yıllık zamanaşımı iddiasının 375 sayılı KHK’nın geçici 35. maddesine dayalı bir kamu görevinden çıkarma işleminde gündeme geldiği uyuşmazlıklardan biridir.
Dolayısıyla 2017 tarihli fiil nedeniyle 2025 yılında, doğrudan 7068 sayılı Kanun uyarınca disiplin soruşturması yürütülüyorsa iki yıllık ceza verme zamanaşımı çok güçlü bir hukuki itirazdır. Buna karşılık 2017 tarihi yalnızca bir kodlama kaydının veya delilin tarihi ise, öncelikle isnat edilen fiilin ve işlemin hukuki niteliğinin belirlenmesi gerekir.
1. EGM personeli hakkında disiplin zamanaşımı hangi kanunda düzenlenmiştir?
Emniyet teşkilatında disiplin hukukunun temel düzenlemelerinden biri, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’dur.
Bu Kanun’un 29. maddesi, soruşturmaya başlama ve disiplin cezası verme bakımından iki ayrı zamanaşımı rejimi öngörmektedir.
7068 sayılı Kanun’un 29. maddesine göre zamanaşımı süreleri
| Disiplin yaptırımı | Soruşturmaya başlama | Ceza verme |
|---|---|---|
| Uyarma | Öğrenmeden itibaren 1 ay | Fiilden itibaren 2 yıl |
| Kınama | 1 ay | 2 yıl |
| Aylıktan kesme | 1 ay | 2 yıl |
| Kısa süreli durdurma | 1 ay | 2 yıl |
| Uzun süreli durdurma | 1 ay | 2 yıl |
| Meslekten çıkarma | 6 ay | 2 yıl |
| Devlet memurluğundan çıkarma | 6 ay | 2 yıl |
Bu süreler birbirinin alternatifi değildir. İki ayrı hukuki koşul niteliğindedir. Birinin karşılanması diğerinin dikkate alınmasına engel olmaz.
Örneğin, idare 2025 yılının ocak ayında öğrendiği ve 2025 yılının şubat ayında soruşturmasını başlattığı 2017 tarihli tamamlanmış bir fiil için, 7068 sayılı Kanun’un 29/2 hükmündeki iki yıllık sınırı ayrıca değerlendirmek zorundadır.
6 aylık süre hangi tarihte başlar?
7068 sayılı Kanun’un 29/1-b maddesinde, meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller bakımından başlangıç tarihi, fiilin disiplin amirince öğrenildiği tarihtir.
Bu nedenle fiilin gerçekleştiği tarih ile idarenin öğrenme tarihinin ayrılması gerekir.
Örneğin:
- Fiil tarihi: 10 Mart 2024
- Yetkili disiplin amirinin öğrenme tarihi: 15 Eylül 2024
- Soruşturmaya başlama tarihi: 20 Nisan 2025
Bu örnekte, öğrenme tarihi 15 Eylül 2024 olarak sabitse, altı aylık soruşturmaya başlama süresi 15 Mart 2025 tarihinde dolmuştur. 20 Nisan 2025 tarihinde başlatılan soruşturma bakımından zamanaşımı itirazı doğar.
Ancak personelin adının bir veri tabanında bulunması veya olay hakkında bir savcılık dosyasının açılması, her durumda aynı tarihte disiplin amirinin fiili öğrendiği anlamına gelmez.
Bu sebeple aşağıdaki belgelerin birlikte araştırılması önemlidir:
- EGM Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderilen ilk ihbar ve raporlar.
- İl emniyet müdürlüğüne intikal eden yazılar.
- Savcılık tarafından idareye gönderilen soruşturma bildirimleri.
- MİT veya ilgili kolluk birimlerince paylaşılan veri ve analiz raporları.
- Personel hakkında daha önce düzenlenmiş değerlendirme tutanakları.
- Disiplin soruşturması açılmasına ilişkin ilk görev emri ve onay.
- Soruşturmanın kapsamını sonradan genişleten ek onaylar.
Burada kritik nokta, idarenin ilgili personele isnat edilen somut fiili hangi tarihte öğrendiğinin ortaya çıkarılmasıdır.
2 yıllık süre hangi tarihte başlar?
7068 sayılı Kanun’un 29/2 maddesi bakımından temel kural, iki yıllık sürenin fiilin işlendiği tarihten itibaren hesaplanmasıdır.
İdare fiili geç öğrenmiş olsa dahi bu durum, tek başına geçmişte tamamlanmış bir fiil için yeni bir iki yıllık ceza verme süresi oluşturmaz.
Bununla birlikte Kanun’un 29/3 maddesine göre tamamlanmış, kesintisiz ve zincirleme fiillerde başlangıç tarihi farklı değerlendirilir.
Bu nedenle Garson kodlamalarındaki eski tarihlerin kendiliğinden disiplin fiilinin tarihi sayılması da, her kodlamanın kesintisiz şekilde devam eden fiili kanıtladığının kabul edilmesi de doğru değildir.
2. 2017 yılında yapılan Garson kodlaması nedeniyle 2025 yılında soruşturma açılması
Bu konu, son yıllarda emniyet personeline ilişkin uyuşmazlıklarda özellikle önem kazanmıştır.
Garson olarak bilinen gizli tanıktan elde edilen dijital materyallerin 2017 yılında teslim edildiğine ve verilerin daha sonraki yıllarda incelendiğine ilişkin haberler bulunmaktadır. 2023 yılında da yeni veri analizleriyle ilgili haberler yayımlanmıştır.
Bu olgu, idarelerin 2017 yılında elde edilen materyallerin içeriğini sonraki yıllarda değerlendirmiş olabileceğini göstermektedir. Ancak materyalin teslim tarihi, kişiye ilişkin bilginin ortaya çıkarıldığı tarih ve disiplin fiilinin işlendiği tarih farklı olabilir.
Örnek olay: 2017 kodlaması, 2025 disiplin soruşturması
Örnek zamanaşımı kronolojisi
Varsayım: Son disiplin fiili 2017’de tamamlanmış, devam eden başka fiil bulunmamış ve işlem 7068 sayılı Kanun’a tabi.
Bu varsayımda olağan disiplin rejimi bakımından iki yıllık ceza verme yetkisi 2019 yılında zamanaşımına uğramış olacaktır.
2025 yılında yeni bir soruşturma açılması, 2019’da dolmuş olan süreyi kendiliğinden canlandırmaz.
Bununla birlikte üç ayrı ihtimalin birbirinden ayrılması gerekir.
Birinci ihtimal: 2017 yılında tamamlanmış fiil
Personelin 2017 yılında sona erdiği kabul edilen bir eylemi bulunmaktadır. 2018–2025 arasında devam eden başka bir eylem ortaya konulamamıştır.
Böyle bir durumda doğrudan 7068 sayılı Kanun uyarınca disiplin cezası verilmek isteniyorsa, iki yıllık zamanaşımı savunması somut ve güçlü bir hukuki dayanaktır.
İkinci ihtimal: 2017 tarihinde kaydedilmiş ancak öncesine ilişkin bilgiler
Garson kodlamasında 2017 tarihinin bulunması, personelin 2017 yılında örgütsel faaliyet yürüttüğü anlamına gelmeyebilir.
Örneğin kodlama 2017’de kaydedilmiş, ancak isnat 2012–2014 dönemindeki sohbet katılımlarına dayandırılmış olabilir.
Bu durumda soruşturma makamının, isnat edilen fiilleri ve bunların son gerçekleşme tarihini somut olarak göstermesi gerekir.
İki yıllık zamanaşımı, veri tabanına kaydın işlendiği tarihten değil, Kanun kapsamında cezalandırılmak istenen fiilin tarihinden hesaplanır.
Üçüncü ihtimal: 2017 sonrasında devam ettiği iddia edilen ilişki
İdare, kodlamaya ek olarak 2019, 2021 veya daha sonraki tarihlerde gerçekleştiği ileri sürülen fiilleri de ortaya koyabilir.
Bu halde son fiilin tarihi önem kazanır.
Bununla beraber şu sorular cevaplanmalıdır:
- Sonraki dönem bakımından hangi fiil isnat edilmektedir?
- Bu fiilin gerçekleştiği hangi delille ortaya konulmaktadır?
- Fiil tamamlanmış mıdır, yoksa devam eden bir nitelikte midir?
- Kodlamanın sistemde korunması ile kişinin aktif davranışı birbirinden ayrılmış mıdır?
- Sonraki tarihe ilişkin veri yeni bir delil midir, yoksa yeni bir eylem midir?
Eski bir eyleme ilişkin delilin 2025 yılında ortaya çıkarılması ile kişinin 2025 yılına kadar devam eden bir eyleminin tespit edilmesi aynı şey değildir.
3. Danıştayın 2025 yılında değiştirdiği önemli içtihat: İki yıllık süre için hangi karar tarihi esas alınacak?
Araştırmada tespit edilen en önemli gelişmelerden biri, disiplin zamanaşımı hesaplamasında Bakan onayının mı, yoksa yetkili disiplin kurulunun karar tarihinin mi esas alınacağına ilişkin içtihat değişikliğidir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
Danıştay İDDK — 16 Haziran 2025
E. 2025/102, K. 2025/1325
Temel ilke: 7068 sayılı Kanun çerçevesindeki iki yıllık ceza verme zamanaşımının hesaplanmasında, cezayı vermeye yetkili disiplin kurulunun karar tarihi esas alınır.Kararın künyesi ve sonucu, Danıştay 2. Dairesinin sonraki kararlarında açıkça aktarılmaktadır.
Bu içtihat değişikliğinin uygulamaya etkisi önemlidir.
Önceki değerlendirmelerde, meslekten çıkarma cezasının Bakan onayıyla kesinleşmesi nedeniyle iki yıllık sürenin Bakan onayına kadar işlemesi gerektiği kabul edilebilmekteydi.
Ancak 16 Haziran 2025 tarihli İDDK kararı sonrasında Danıştay 2. Dairesi, yetkili disiplin kurulunca cezanın verildiği tarihi esas alan yaklaşımı benimsemiştir.
Örnek: Bakan onayı iki yıllık süreden sonra verilmişse
Varsayalım:
- Fiil tarihi: 1 Eylül 2019
- Yetkili disiplin kurulu karar tarihi: 20 Ağustos 2021
- Bakan onayı: 15 Eylül 2021
Bakan onayını esas alan önceki yaklaşımda zamanaşımı tartışması doğabilirken, 2025 tarihli içtihat doğrultusunda yetkili disiplin kurulunun 20 Ağustos 2021 tarihinde verdiği karar iki yıllık süre içinde kaldığından, sırf Bakan onayının sonraki tarihte olması zamanaşımı sonucunu doğurmayabilir.
Bu değerlendirme, kurulun gerçekten ceza vermeye yetkili olup olmadığı ve hangi tarihte cezayı verdiği belirlenerek yapılmalıdır.
Danıştay 2. Dairesi, E. 2022/2628, K. 2025/5772, 4 Aralık 2025
Bu karar, içtihat değişikliğinin somut uygulamalarındandır.
Davacı, 7068 sayılı Kanun kapsamında meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi, Bakan onayının iki yıllık süre sonrasında verilmesini dikkate alarak işlemin iptaline karar vermiştir.
Danıştay 2. Dairesi ise İDDK’nın 2025/1325 sayılı kararına atıfla, yetkili disiplin kurulunun karar tarihinin esas alınması gerektiğini belirterek zamanaşımına ilişkin yaklaşımı değiştirmiştir.
Kararın önemi: Meslekten çıkarma işlemlerinde yalnızca Bakan onayını inceleyerek zamanaşımı hesaplamak, güncel içtihat karşısında hatalı sonuca yol açabilir.
Danıştay 2. Dairesinin 2025/5772 sayılı kararının tam metni
Danıştay 2. Dairesi, E. 2022/637, K. 2025/6245
Bu kararda polis personelinin sosyal medya paylaşımları ve söz konusu içeriklerin sonraki tarihlerde de erişilebilir bulunması değerlendirilmiştir.
Danıştay, içeriklerin hesapta bulunmaya devam etmesinin fiilin temadi ettiği yönündeki değerlendirmeyle ilişkisini incelemiş ve yetkili disiplin kurulunun karar tarihini dikkate alan yaklaşımı uygulamıştır.
Bu kararın FETÖ kodlama dosyaları bakımından önemi, zamanaşımının başlangıcının her durumda ilk tarihli davranışa göre belirlenmeyebileceğini göstermesidir.
Ancak sosyal medya paylaşımının yayında kalması ile bir kişinin üçüncü kişilerce hazırlanmış kodlama kaydında bulunması aynı nitelikte değildir. Birindeki temadi değerlendirmesi diğerine otomatik biçimde taşınamaz.
4. Zamanaşımı nedeniyle iptal edilen disiplin cezalarına ilişkin Danıştay kararları
Danıştay 2. Dairesi, E. 2022/3841, K. 2025/5846
Bu karar, 7068 sayılı Kanun’un 29. maddesindeki zamanaşımı hesabının mahkemelerce nasıl ele alındığını göstermektedir.
Uyuşmazlıkta:
- Disiplin fiilinin tarihi 24 Eylül 2018’dir.
- İki yıllık sürenin sonu 24 Eylül 2020 olarak hesaplanmıştır.
- Bakan onayı 21 Aralık 2020 tarihinde verilmiştir.
İlk derece mahkemesi, iki yıllık süreden sonra Bakan onayı verilmesini esas alarak disiplin cezasını iptal etmiş; bölge idare mahkemesi de bu değerlendirmeyi uygun bulmuştur.
Bununla birlikte bu karar, 2025 yılında gelişen kurul kararı esaslı içtihat doğrultusunda okunmalıdır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin zamanaşımı kabulü ile Danıştayın nihai hukuki değerlendirmesi birbirine karıştırılmamalıdır.
Danıştay kararlarında zamanaşımı değerlendirmesinin sonucu
Güncel yaklaşım bakımından şu ayrım önemlidir:
| Olay | Zamanaşımı yönünden değerlendirme |
|---|---|
| Fiilden itibaren 2 yıl geçtikten sonra yetkili disiplin kurulu ceza vermiş | Zamanaşımı itirazının temelini oluşturur |
| Yetkili disiplin kurulu 2 yıl içinde ceza vermiş, Bakan onayı sonra gelmiş | 2025 İDDK içtihadı gereğince sırf bu nedenle zamanaşımı kabul edilmeyebilir |
| İdare fiili 5 yıl sonra öğrenmiş, fiil tamamlanmış | 6 aylık süreye uyulması, geçmişte dolan 2 yıllık süreyi canlandırmaz |
| Fiil devam eden nitelikte ve sonraki tarihlerde de sürmüş | Son fiil veya kesintinin gerçekleştiği tarih tartışılır |
| İşlem 375 sayılı KHK geçici 35. maddeye dayanıyor | 7068 sayılı Kanun’un süreleri doğrudan uygulanmış kabul edilemez |
5. FETÖ soruşturmalarında Danıştay 5. Dairesi neden farklı kararlar veriyor?
EGM personeline yönelik FETÖ/PDY bağlantılı uyuşmazlıkların tamamı klasik disiplin cezası değildir.
Bunun anlaşılması için üç ayrı hukuki mekanizmanın birbirinden ayrılması gerekir.
A. 7068 sayılı Kanun kapsamında meslekten çıkarma
Bu işlem, disiplin hukuku kapsamındadır. İsnat edilen disiplinsizlik, soruşturma usulü, savunma hakkı ve zamanaşımı 7068 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilir.
Disiplin fiiline ilişkin ceza zamanaşımı, Kanun’un 29. maddesi kapsamında ileri sürülebilir.
B. 375 sayılı KHK’nın geçici 35. maddesi kapsamında kamu görevinden çıkarma
Bu düzenleme kapsamında, terör örgütleriyle irtibat veya iltisak gerekçesiyle tesis edilmiş kamu görevinden çıkarma işlemleri bulunmaktadır.
Bunlar olağan disiplin mevzuatındaki meslekten çıkarma yaptırımıyla aynı hukuki temele dayanmaz.
İşte bu nedenle bir polis memurunun 375 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılmasına karşı açtığı davada 7068 sayılı Kanun’un iki yıllık zamanaşımına dayanması, tek başına işlemin iptalini sağlamayabilir.
Ayrıca 375 sayılı KHK’nın geçici 35. maddesinde öngörülen özel yetkinin hangi tarihlerde ve hangi koşullarda kullanılabildiği ayrı bir hukuka uygunluk sorunudur.
2025 veya 2026 tarihli bir işlem incelenirken, bu özel yetkinin işlem tarihinde devam edip etmediği de araştırılmalıdır.
C. OHAL KHK’sı ile doğrudan kamu görevinden çıkarma
OHAL KHK’larıyla gerçekleştirilen çıkarma işlemlerinin hukuki rejimi de 7068 sayılı Kanun’dan farklıdır.
Bu işlemlerde doğrudan 7068 sayılı Kanun’un 29. maddesine dayanılması yerine, işlem tarihindeki özel düzenleme ve ilgili yargısal başvuru mekanizmasının incelenmesi gerekir.
Danıştay 5. Dairesi, E. 2023/15356, K. 2025/2811, 5 Mart 2025
Bu kararda davacı, 375 sayılı KHK’nın geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır.
Davacı tarafından ileri sürülen iddialar arasında şunlar bulunmaktadır:
- Kodlama listesinin hatalı yorumlandığı.
- İsnat edilen faaliyetlerin geçmiş döneme ait olduğu.
- Daha sonraki dönem için örgütsel irtibatı ortaya koyan tespit bulunmadığı.
- Hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği.
- İki yıllık ceza zamanaşımının dolduğu.
Danıştay 5. Dairesi, temyiz istemini reddetmiş ve davanın reddi yolundaki kararın onanmasına 5 Mart 2025 tarihinde oyçokluğuyla karar vermiştir.
Bu karar, iki yıllık disiplin zamanaşımı itirazının 375 sayılı KHK’ya dayalı çıkarma işlemlerinde otomatik olarak sonuç vermediğini göstermesi bakımından önemlidir.
Karardaki karşı oy da kodlama kayıtlarının içerik ve bağlam bakımından değerlendirilmesinin önemini ortaya koymaktadır.
Danıştay 5. Dairesi 2023/15356 E., 2025/2811 K. tam karar
6. Danıştay Garson kodlamalarını tek başına delil kabul ediyor mu?
Bu mesele zamanaşımından ayrı, ancak aynı davada birlikte değerlendirilmesi gereken bir konudur.
Danıştay 5. Dairesi, E. 2024/7325, K. 2024/12309
Danıştayın 2024 Yılı İlkesel Kararları arasında yer verilen bu karar, Garson kodlamalarına ilişkin önemli bir hukuki yaklaşım içermektedir.
Uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesi, davacı hakkında kodlama kaydı dışında başka bir delil bulunmaması nedeniyle kamu görevinden çıkarma işlemini iptal etmişti.
Danıştay 5. Dairesi ise kodlamanın hangi kategoride yer aldığı ve bu kategoriye hangi faaliyetlerin karşılık geldiği değerlendirilmek suretiyle, kodlama verisinin tek başına dikkate alınabilecek somut bir veri niteliği taşıyabileceğini belirterek kararın bozulmasına hükmetmiştir.
Burada iki farklı sonuca dikkat edilmelidir.
Birincisi, Danıştay belirli koşullarda kodlama verisini somut veri olarak dikkate alabilmektedir.
İkincisi, bu karar bütün kodlamaların her durumda doğru olduğu, her kodlamanın otomatik olarak kamu görevinden çıkarmayı gerektirdiği veya disiplin zamanaşımının uygulanmayacağı anlamına gelmez.
Zamanaşımı ile delilin ispat gücü farklı hukuki meselelerdir.
İdare eski fiili geçerli bir delille ortaya koymuş olsa bile olağan disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ayrıca incelenmelidir.
Aynı şekilde, zamanaşımı itirazının 375 sayılı KHK kapsamında başarıya ulaşmaması, kodlama verisinin maddi doğruluğuna ve kişiye özgü değerlendirmesine ilişkin itirazların ortadan kalktığı anlamına gelmez.
7. EGM Yüksek Disiplin Kurulu dosyalarında zamanaşımı uygulanıyor mu? Uygulama ne gösteriyor?
Araştırmada özellikle müvekkillerimizin dosyaları ve Memurlar.net forumundaki EGM Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilen personelin paylaşımları ve Danıştay süreçlerini tartışan başlıklar incelenmiştir.
Bu forumlarda altı aylık ve iki yıllık sürelerin çok sayıda kullanıcı tarafından gündeme getirildiği görülmektedir. Ancak paylaşımlar resmî karar niteliği taşımadığından, idarenin genel uygulamasına ilişkin kesin istatistik olarak değerlendirilmemelidir.
Deneyim 1: 2018 yılında başlayan soruşturmanın 2024 yılında devam etmesi
Memurlar.net’teki EGM Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilenler başlığında, 2018 yılında başlayan soruşturma bakımından 2024 yılına gelinmesine rağmen iki yıllık ceza verme süresinin aşılması konusunu gündeme getiren bir paylaşım bulunmaktadır.
Bu tartışma, personelin soruşturma başlangıcından geçen süreyi esas alarak zamanaşımı hesabı yaptığına işaret etmektedir.
Ancak hukuken iki yıllık süre soruşturmanın başladığı tarihten değil, kural olarak fiilin işlendiği tarihten hesaplanmalıdır.
Deneyim 2: Altı aylık sürenin fiilin öğrenilmesiyle başlaması
Aynı forumun başka bir sayfasında, idarenin fiili öğrenmesinin ardından altı ay içinde soruşturma başlatması gerektiği tartışılmaktadır.
Bu yaklaşım, 7068 sayılı Kanun’un 29/1-b maddesindeki genel kuralla örtüşmektedir.
Bununla birlikte, forumda ileri sürülen öğrenme tarihinin dosyadaki belgelerle doğrulanması gerekir.
Deneyim 3: İki yıllık sürenin müfettişin görev emrinden başlatılması
Bazı forum yorumlarında iki yıllık zamanaşımı hesabının müfettişin soruşturma görevini aldığı tarihten başladığı yönünde ifadeler yer almaktadır.
Bu yaklaşım, 7068 sayılı Kanun’un 29/2 maddesinin genel kuralıyla uyumlu değildir.
Bir disiplin soruşturmasının 2023 yılında açılması, 2025 yılında her koşulda zamanaşımına uğrayacağı anlamına gelmediği gibi, 2017 tarihli tamamlanmış fiile ilişkin zamanaşımının 2023 yılında yeniden başladığı anlamına da gelmez.
Deneyim 4: Soruşturmanın dört yıl sürmesi ve terör suçlarında zamanaşımı tartışması
Forumda soruşturmasının dört yıl sürdüğü ifade edilen bir kişi hakkında yorum yapıldığı ve bazı kullanıcıların terör suçlarındaki ceza zamanaşımına ilişkin yaklaşımları disiplin hukukuna taşıdığı görülmektedir.
Burada önemli bir kavram karmaşası bulunmaktadır.
Ceza hukukundaki dava zamanaşımı ile disiplin hukukundaki soruşturmaya başlama ve ceza verme zamanaşımı farklı müesseselerdir.
Bir fiilin terör örgütü üyeliği iddiasıyla ilişkilendirilmesi, 7068 sayılı Kanun’a tabi her disiplin dosyasında iki yıllık sürenin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Öte yandan ceza soruşturmasındaki devam eden örgüt üyeliği isnadı ile disiplin dosyasındaki belirli tarihli fiiller aynı kapsamda olmayabilir.
Forum araştırmasından çıkarılabilecek sonuç
Forum tartışmalarında üç husus belirginleşmektedir:
- Zamanaşımı itirazı, soruşturma ve Yüksek Disiplin Kurulu aşamalarında personel tarafından sıklıkla gündeme getirilmektedir.
- Sürelerin hangi tarihten başlayacağı konusunda kullanıcılar arasında farklı yorumlar bulunmaktadır.
- Bazı paylaşımlar, disiplin süreçlerinin iki yılı aşabildiğine ilişkin kişisel anlatımlar içermektedir.
Bununla birlikte bu paylaşımlar, EGM’nin zamanaşımı hükümlerini sistematik biçimde uygulamadığını kanıtlamaz. Bunun tespiti için soruşturma onayları, disiplin kurulu kararları ve kesinleşmiş yargı kararlarından oluşan karşılaştırmalı bir veri seti gerekir.
Pratikte asıl sorun, zamanaşımı kuralının bulunmamasından ziyade, hangi hukuki rejimin uygulandığı ve sürenin başlangıcı kabul edilen tarihin nasıl belirlendiğidir.
Forum tartışmaları:EGM Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilenler – zamanaşımı tartışmasıDanıştay ve AYM iade-red bilgi paylaşımı – altı ay ve iki yıl tartışması
8. İdare, 2017 tarihli kodlamayı 2025 yılında öğrendiğini söyleyerek zamanaşımından kurtulabilir mi?
Bu sorunun yanıtı, öncelikle uygulanacak Kanun’un belirlenmesine bağlıdır.
7068 sayılı Kanun kapsamındaki tamamlanmış bir fiilde, idarenin kodlamayı 2025 yılında öğrendiğini belirtmesi iki yıllık ceza verme zamanaşımının kendiliğinden yeniden başlamasını sağlamaz.
Ancak idarenin 2025 yılında öğrendiği şey yalnızca eski bir eylemin kaydı değil, sonraki döneme yayıldığı ileri sürülen başka fiiller ise inceleme değişir.
Disiplin amirinin öğrenme tarihi nasıl ispatlanır?
Örnek olarak 2017 yılında ele geçirilen materyalin 2020 yılında analiz edilmesi, 2022 yılında EGM’ye raporlanması ve 2025 yılında personel hakkında soruşturma başlatılması ihtimalini düşünelim.
Bu olayda savunma makamı şu hususları araştırmalıdır:
- 2022 tarihli raporda ilgili personelin adı bulunuyor muydu?
- Rapor ilgili disiplin amirine hangi tarihte gönderildi?
- Rapor doğrudan disiplin fiilini gösteriyor muydu?
- Önceki yıllarda aynı kişi hakkında idari inceleme yürütülmüş müydü?
- 2025 yılında yeni bir somut bilgi mi ortaya çıktı?
- Önceden bilinen fiil sonradan farklı nitelendirilerek mi soruşturuldu?
İdarenin personel hakkında veri sahibi olmasıyla yetkili disiplin amirinin somut fiili öğrenmesi her durumda eşdeğer değildir. Fakat geçmiş yazışmalar öğrenmenin daha önce gerçekleştiğini gösteriyorsa, altı aylık süre bakımından önemli delil oluşturabilir.
9. Soruşturma başlangıç tarihi sonradan değiştirilebilir mi?
Uygulamada soruşturma görevinin yenilenmesi, yeni muhakkik atanması veya ek soruşturma onayı alınması mümkündür.
Ancak bu işlemlerin zamanaşımını nasıl etkilediği, kapsamlarına göre değerlendirilmelidir.
Örneğin 2023 yılında başlatılan soruşturmada yalnızca 2015 tarihli bir fiil araştırılmışken, 2025 yılında aynı fiil için yeni bir soruşturma onayı düzenlenmiş olması, önceden dolmuş zamanaşımını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Buna karşılık 2025 yılındaki ek onayla 2024 yılında gerçekleşmiş bağımsız bir fiil soruşturmaya dahil edilmişse, bu fiilin zamanaşımı ayrıca hesaplanır.
Bu sebeple soruşturma onayının yalnızca tarihi değil, hangi kişi, hangi somut fiil ve hangi dönem için verildiği incelenmelidir.
10. FETÖ üyeliği veya iltisak iddiası devam eden fiil sayılabilir mi?
Zamanaşımı tartışmalarının en kritik noktalarından biri de budur.
7068 sayılı Kanun’un 29/3 maddesi, tamamlanmış, kesintisiz ve zincirleme fiilleri birbirinden ayırmaktadır.
Ancak bu ayrım, yalnızca isnada örgüt üyeliği veya iltisak denilerek çözülemez.
İdare, cezalandırılmak istenen davranışı ve bu davranışın ilgili disiplin normundaki karşılığını somutlaştırmalıdır.
Eski sohbet toplantıları
Personelin 2012–2014 yıllarında sohbet toplantılarına katıldığı iddia ediliyorsa, katılımın gerçekleştiği tarihler ve son katılımın ne zaman olduğu belirlenmelidir.
Sonraki dönem için herhangi bir somut davranış ortaya konulamıyorsa, eski toplantıların 2025 yılına kadar devam eden bir disiplin fiili oluşturduğu varsayımı ayrıca gerekçelendirilmelidir.
Garson kodlamasının sistemde güncel tutulması
Bir kişinin üçüncü kişiler tarafından oluşturulan veri tabanında isminin tutulması, tek başına kişinin her gün yeni bir disiplin fiili işlediğini göstermez.
Kodlamanın belirli bir tarihte güncellenmiş olması da güncellemeyi kişinin yaptığını veya güncellemenin onun yeni bir davranışına dayandığını kendiliğinden kanıtlamaz.
Bu nedenle kodlama kayıtlarının tarihsel analizi önemlidir.
Himmet ödemesi iddiası
Himmet adı altında para verildiği iddia ediliyorsa, her ödemenin tarihi, miktarı, kime yapıldığı ve hangi delille ortaya konulduğu araştırılmalıdır.
Tek bir ödeme ile belirli aralıklarla gerçekleştirildiği ileri sürülen birden fazla ödeme aynı zamanaşımı değerlendirmesine tabi tutulmayabilir.
ByLock, ankesör ve diğer iletişim kayıtları
İletişim kayıtlarında da fiilin ve delilin tarihi ayrılmalıdır.
Örneğin 2015 tarihli bir iletişim kaydının 2025 yılında tespit edilmiş olması, o iletişimin 2025 yılında gerçekleştiği anlamına gelmez.
Diğer taraftan sonraki yıllara yayılan bağımsız iletişim fiillerinin bulunduğu ileri sürülüyorsa, son iletişimin tarihi ve fiilin hukuki niteliği ayrıca incelenmelidir.
11. Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı disiplin zamanaşımını etkiler mi?
FETÖ soruşturmalarında sıkça karşılaşılan durum, kişi hakkında adli süreçte kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilmesine rağmen idari soruşturmanın devam etmesidir.
7068 sayılı Kanun, disiplin soruşturmasının adli soruşturma ve kovuşturmadan bağımsızlığı ilkesini kabul etmektedir.
Bu nedenle beraat kararı verilmiş olması her durumda disiplin cezasının uygulanmasını engellemez.
Ancak beraat kararının gerekçesi önemlidir.
Özellikle fiilin gerçekleşmediğinin veya ilgili kişi tarafından işlenmediğinin kesin şekilde ortaya konulduğu durumlarla, yalnızca ceza mahkûmiyetine yeterli ispat bulunmaması nedeniyle verilen beraat kararları aynı şekilde değerlendirilemez.
Zamanaşımı yönünden ise beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararının tarihi, 7068 sayılı Kanun’un 29/2 maddesindeki iki yıllık sürenin genel başlangıç tarihi değildir.
Adli sürecin sonucunun beklenmesi, olağan disiplin cezası verme yetkisini sınırsız süreyle muhafaza etmez.
12. Görevden uzaklaştırma süresi ile disiplin zamanaşımı karıştırılmamalıdır
Bir başka önemli ayrım, görevden uzaklaştırma tedbiridir.
Personel 2023 yılında açığa alınmış ve hakkında 2025 yılında hâlâ işlem yapılmamış olabilir.
Bu durumda hem görevden uzaklaştırmanın devamının hukuka uygunluğu hem de disiplin yaptırımına ilişkin zamanaşımı tartışılabilir.
Ancak görevden uzaklaştırma ve meslekten çıkarma farklı idari işlemlerdir.
Bu nedenle sadece açığa alma tarihinden hareketle iki yıllık ceza verme süresinin dolduğuna karar verilemez.
Aynı şekilde bir kişinin uzun süre görevden uzaklaştırılmış olması, hakkındaki disiplin cezasının otomatik olarak hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez.
Her işlemin kendi hukuki dayanağı, koşulları ve süreleri incelenmelidir.
13. Zamanaşımına uğrayan disiplin cezası mahkemece iptal edilirse ne olur?
Zamanaşımı nedeniyle iptal edilen bir disiplin yaptırımının sonuçları, yaptırımın niteliğine ve mahkeme kararının kapsamına göre değişir.
İptal kararı, dava konusu işlemin hukuka aykırılığının yargısal tespitidir.
Meslekten çıkarma cezasının iptali halinde göreve dönüş, mahrum kalınan parasal haklar, özlük haklarının düzeltilmesi ve faiz talepleri gündeme gelebilir.
Ancak iptal edilen işlemin yerine yeni bir işlem tesis edilip edilemeyeceği ayrıca incelenmelidir.
7068 sayılı Kanun’un 29/4 maddesi ve Anayasa Mahkemesi kararı
Anayasa Mahkemesi, 9 Mart 2023 tarihli E. 2023/5, K. 2023/45 sayılı kararıyla 7068 sayılı Kanun’un 29/4 hükmünü iptal etmiştir.
Daha sonra 21 Kasım 2024 tarihli 7533 sayılı Kanun ile hüküm yeniden düzenlenmiştir.
Yeni düzenleme, fiilin hatalı vasıflandırılması veya düzeltilebilir şekil noksanlığı nedeniyle mahkemece iptal edilen disiplin cezasının belirli koşullarda yeniden değerlendirilmesine ilişkin kurallar içermektedir.
Bu hüküm, zamanaşımına uğramış bütün disiplin fiillerinin yeniden cezalandırılmasına sınırsız bir yetki verildiği şeklinde yorumlanamaz.
Özellikle ilk iptal kararının hangi gerekçeye dayandığı önemlidir.
Fiilin sübut bulmaması, yetki sakatlığı, savunma hakkının ihlali ve zamanaşımı nedeniyle iptal sebepleri birbirinden ayrılmalıdır.
14. EGM disiplin soruşturmasında zamanaşımı savunması nasıl yapılmalıdır?
Özellikle Garson kodlamalarına dayalı soruşturmalarda savunmanın yalnızca iki yıl geçtiği iddiasından oluşması yeterli değildir.
Öncelikle disiplin cezası verilmek istenen fiilin tarihi ve idarenin dayandığı norm belirlenmelidir.
Ardından altı aylık soruşturmaya başlama ve iki yıllık ceza verme süreleri ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Savunmada araştırılması gereken belgeler
Dosya inceleme kontrol listesi
0/10Kamu görevinden çıkarma veya meslekten çıkarma işleminin yasal dayanağıİsnat edilen fiillerin ayrı ayrı gerçekleşme tarihleriGarson kodlama kayıtlarının oluşturulma ve güncellenme tarihleriİlgili personelin adının idareye ilk bildirildiği tarihYetkili disiplin amirinin somut fiili öğrenme tarihiİlk soruşturma onayı ve muhakkik görevlendirmesiEk soruşturma onayları ve bunların kapsamıDisiplin kurulunun ceza verme tarihiEGM Yüksek Disiplin Kurulu kararı ve Bakan onayıÖnceki soruşturmalar, adli kararlar ve personelin savunmaları
Zamanaşımı savunmasında kullanılabilecek hukuki gerekçe
7068 sayılı Kanun’a tabi somut bir dosyada aşağıdaki savunma çerçevesi kullanılabilir:
DİSİPLİN SORUŞTURMASINDA ZAMANAŞIMI İTİRAZIMIZ
Müvekkile isnat edilen eylemlerin hangi tarihte gerçekleştirildiğinin ve ilgili disiplin fiilinin en son hangi tarihte işlendiğinin öncelikle belirlenmesi gerekmektedir.
7068 sayılı Kanun’un 29/1-b maddesi uyarınca meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller hakkında, fiilin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması zorunludur.
Aynı Kanun’un 29/2 maddesi uyarınca, disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramaktadır.
Müvekkil hakkında ileri sürülen isnatların geçmiş yıllara ait kodlama ve değerlendirme kayıtlarına dayanması karşısında, söz konusu kayıtların ilgili tarihlerde hangi somut fiilleri gösterdiğinin açıklanması zorunludur.
Geçmişte tamamlanmış bir fiile ilişkin dijital verinin idarece sonraki yıllarda analiz edilmesi, tek başına yeni bir disiplin fiilinin meydana geldiği veya daha önce dolmuş olan ceza verme zamanaşımının yeniden başladığı anlamına gelmemektedir.
Bu nedenle, müvekkile isnat edilen fiillerin son gerçekleşme tarihinin, disiplin amirinin öğrenme tarihinin ve ilk soruşturma onayının dosyaya getirtilerek zamanaşımı yönünden değerlendirme yapılmasını talep ediyoruz.
Ayrıca yalnızca kodlama verilerinin sistemde muhafaza edilmesinin, müvekkil yönünden kesintisiz bir disiplinsizliğin varlığını kendiliğinden kanıtlamayacağı gözetilmelidir.
Açıklanan nedenlerle, zamanaşımı sürelerinin dolduğunun tespiti hâlinde müvekkil hakkında disiplin cezası verme yetkisinin ortadan kalktığı kabul edilerek disiplin cezası verilmemesine karar verilmesini talep ederiz.
Bu metin, olağan 7068 sayılı Kanun rejimine ilişkin örnek bir savunmadır. 375 sayılı KHK’ya dayalı çıkarma işlemlerine aynen uygulanması doğru değildir.
15. Zamanaşımı nedeniyle açılacak iptal davasında nasıl bir strateji izlenebilir?
EGM personeline yönelik bir meslekten çıkarma işlemine karşı açılacak davada şu başlıkların birlikte değerlendirilmesi mümkündür.
Birinci aşama: İşlemin hukuki dayanağı
Öncelikle işlemin 7068 sayılı Kanun, 375 sayılı KHK veya başka bir özel düzenleme kapsamında tesis edildiği tespit edilmelidir.
İkinci aşama: Zamanaşımı
Disiplin amirinin öğrenme tarihi, son fiil tarihi ve yetkili disiplin kurulunun karar tarihi incelenmelidir.
Üçüncü aşama: Kodlamanın delil niteliği
Kişinin hangi kategoriye kaydedildiği, veri kaydının tarihsel niteliği, kişiyle eşleştirme yöntemi ve kaydın hangi faaliyetleri gösterdiği araştırılmalıdır.
Dördüncü aşama: Lehe deliller
Hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olması, örgütsel irtibatı destekleyen başka kayıtların bulunmaması, kodlamanın tarihsel bağlamı ve somut olaydaki diğer lehe deliller birlikte ileri sürülmelidir.
Beşinci aşama: Yürütmenin durdurulması ve özlük hakları
Dava konusu işlemle kamu görevinin sona ermesi hâlinde, İYUK’un 27. maddesindeki koşullar çerçevesinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
İptal talebinin yanı sıra mahrum kalınan parasal ve özlük haklarına ilişkin taleplerin de usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi gerekir.
Dava açma süresi
İdari işlemlere karşı genel dava açma süresi İYUK’un 7. maddesi uyarınca, özel düzenleme bulunmadıkça, idare mahkemelerinde 60 gündür.
Ancak ilgili işlemin hukuki rejimi, özel başvuru yolları ve tebliğ tarihi ayrıca kontrol edilmelidir.
Disiplin zamanaşımı ile idari dava açma süresi farklıdır. Fiilin üzerinden iki yıl geçmiş olması, ilgiliye tebliğ edilen meslekten çıkarma işlemine karşı dava açma süresinin sınırsız olduğu anlamına gelmez.
16. Örnek olaylarla EGM disiplin zamanaşımı
Aşağıdaki örnekler tamamen varsayımsaldır.
| Olay | Hukuki değerlendirme |
|---|---|
| 2015’te sonlanan sohbet katılımı, 2025’te 7068 soruşturması | İki yıllık zamanaşımı bakımından güçlü itiraz |
| 2017’de tamamlanan fiil, 2025’te ilk kez öğreniliyor | Geç öğrenme, iki yıllık süreyi kendiliğinden yenilemez |
| 2017 kodlaması, 2025 yılında yeni analize konu oluyor | Kodlama tarihi ile fiil tarihi ayrılmalı |
| 2017 kodlamasına ek olarak 2024 tarihli yeni eylem iddiası var | 2024 tarihli eylem ayrı değerlendirilmeli |
| Disiplin amiri fiili Ocak 2024’te öğrenmiş, soruşturma Ekim 2024’te açılmış | Altı aylık süre yönünden itiraz gündeme gelir |
| Yetkili disiplin kurulu iki yıl içinde karar vermiş, Bakan onayı iki yıldan sonra verilmiş | 2025 İDDK içtihadı dikkate alınmalı |
| Çıkarma işlemi 375 sayılı KHK geçici 35’e dayanıyor | 7068’in zamanaşımı hükümleri doğrudan esas alınamaz |
| Eski kodlama dışında hiçbir somut fiil veya delil bulunmuyor | Hem maddi ispat hem zamanaşımı yönünden inceleme yapılmalı |
17. Sık sorulan sorular
FETÖ soruşturmasında 6 aylık zamanaşımı var mı?
7068 sayılı Kanun’a tabi meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma cezalarında, disiplin amirinin fiili öğrenmesinden itibaren altı aylık soruşturmaya başlama zamanaşımı bulunmaktadır. Ancak bu süre bütün kamu görevinden çıkarma işlemleri bakımından otomatik şekilde uygulanmaz.
FETÖ soruşturmasında 2 yıllık zamanaşımı var mı?
7068 sayılı Kanun’un 29/2 maddesi disiplin cezasını gerektiren fiiller açısından iki yıllık ceza verme zamanaşımı düzenlemektedir. Olağan disiplin hukukuyla özel kamu görevinden çıkarma rejimleri birbirinden ayrılmalıdır.
2017 yılında kodlanan polis 2025 yılında meslekten çıkarılabilir mi?
Yalnızca kodlamanın tarihine bakılarak kesin cevap verilemez. İşlemin dayandığı Kanun, isnat edilen son fiil tarihi ve varsa devam eden eylemler belirlenmelidir. 2017 yılında tamamlanan bir fiile dayanılarak 2025 yılında 7068 sayılı Kanun kapsamında ceza verilmesi hâlinde ciddi zamanaşımı sorunu ortaya çıkar.
Garson SD kartının 2017 yılında ele geçirilmesi, bütün soruşturmaların zamanaşımına uğradığı anlamına gelir mi?
Hayır. Verinin ele geçirilme tarihi ile kişi hakkında isnat edilen eylemin tarihi birbirinden farklı olabilir. Ayrıca tüm işlemler olağan disiplin rejimine dayanmayabilir.
EGM iki yıllık zamanaşımını uygulamak zorunda mı?
7068 sayılı Kanun’un uygulandığı ve zamanaşımının gerçekleştiği durumlarda idarenin bu emredici kurala uygun davranması gerekir. Ancak somut uyuşmazlıkta zamanaşımının gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca tespit edilir.
Disiplin soruşturması altı aydan uzun sürebilir mi?
Altı aylık süre, 7068 sayılı Kanun’un 29/1-b maddesi bakımından soruşturmaya başlama süresidir. Soruşturmanın mutlaka altı ay içerisinde tamamlanması gerektiği anlamına gelmez. İki yıllık ceza verme süresi ayrıca uygulanır.
İki yıllık süre soruşturma açıldığı tarihten itibaren mi başlar?
Hayır. Genel kural, fiilin işlendiği tarihin esas alınmasıdır. Tamamlanmış, kesintisiz ve zincirleme fiiller için Kanun’un 29/3 maddesi ayrıca değerlendirilir.
Bakan onayı iki yıldan sonra gelirse disiplin cezası iptal edilir mi?
Her zaman değil. Danıştay İDDK’nın 16 Haziran 2025 tarihli kararı sonrasında yetkili disiplin kurulunun karar tarihi önem kazanmıştır.
Beraat eden polis disiplin cezasından kurtulur mu?
Beraat kararı disiplin işlemini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Ancak beraatin gerekçesi, idari işlemin delil temeli ve ilgili disiplin fiilinin ispatı bakımından önem taşıyabilir.
Kodlama tek başına kamu görevinden çıkarmaya yeterli midir?
Danıştay 5. Dairesinin 2024/12309 sayılı kararı, kodlamanın niteliğine ve kategorisine göre somut veri olarak tek başına dikkate alınabileceğini kabul eden bir yaklaşım içermektedir. Bununla birlikte her kodlamanın otomatik biçimde çıkarma sonucunu doğurduğu söylenemez.
Zamanaşımı dolmuşsa disiplin soruşturmasına hiç cevap verilmemeli mi?
Hayır. Zamanaşımı itirazı ile esas hakkındaki savunmalar birlikte ileri sürülmelidir. İsnat edilen fiillerin gerçekleşmediği veya ilgili kişiye ait olmadığı yönündeki savunmaların ihmal edilmesi önemli hak kayıplarına yol açabilir.
18. Bursa’da EGM, FETÖ ve disiplin zamanaşımı davaları
Bursa İl Emniyet Müdürlüğünde veya Türkiye’nin diğer illerinde görev yapan polis memurları hakkında yürütülen FETÖ/PDY bağlantılı idari süreçlerde, disiplin zamanaşımı ve kodlama kayıtlarının hukuki niteliği önemli uyuşmazlık konuları arasındadır.
Özellikle Bursa, Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım, İnegöl, Gemlik ve diğer ilçelerde görev yapan veya daha önce görev yapmış personelin dosyalarında, disiplin işlemine esas belgeler ve tarihsel kronoloji ayrı ayrı incelenmelidir.
Bursa’da açılacak idari davalarda da Danıştayın zamanaşımı ve kodlama verilerinin değerlendirilmesine ilişkin kararları önem taşımaktadır.
Özellikle 2017 yılına ait kayıtlar üzerinden sonraki yıllarda başlatılan soruşturmalarda zamanaşımı, savunma hakkı, delillerin yeterliliği ve işlemin hukuki dayanağı birlikte ele alınmalıdır.
Sencer Hukuk Danışmanlık, Bursa merkezli olarak idare hukuku, kamu görevinden çıkarma işlemleri ve FETÖ/PDY bağlantılı idari uyuşmazlıklarla ilgili hukuki çalışmalar yürütmektedir.
Sonuç: 2017 kodlamasına dayanılarak 2025 yılında soruşturma açılmasında zamanaşımı uygulanmalı mı?
İncelenen mevzuat ve yargı kararlarından çıkan sonuç şudur:
7068 sayılı Kanun’a tabi bir disiplin soruşturmasında 2017 yılında tamamlanmış fiilin 2025 yılında cezalandırılması, kural olarak iki yıllık ceza verme zamanaşımıyla bağdaşmaz.
Ancak kodlama kaydının tarihi ile son fiil tarihi farklı olabilir. İdare, sonraki yıllara uzanan başka somut eylemler ileri sürebilir. Bu ihtimallerde ayrı değerlendirme gerekir.
Ayrıca 375 sayılı KHK’nın geçici 35. maddesine veya OHAL KHK’larına dayalı kamu görevinden çıkarma işlemlerinde 7068 sayılı Kanun’un iki yıllık disiplin zamanaşımı hükmünün doğrudan uygulanacağı varsayılmamalıdır.
2025 yılında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca benimsenen yaklaşım da, iki yıllık sürenin sonunun belirlenmesinde yetkili disiplin kurulunun karar tarihini öne çıkarmıştır.
Bu nedenle EGM disiplin dosyalarında zamanaşımı savunması hazırlanırken dört soru mutlaka cevaplandırılmalıdır:
- Hangi Kanun uygulanmaktadır?
- İsnat edilen son somut fiil hangi tarihte gerçekleşmiştir?
- Disiplin amiri fiili ne zaman öğrenmiş ve soruşturma ne zaman başlamıştır?
- Yetkili disiplin kurulu ceza kararını hangi tarihte vermiştir?
Bu soruların cevapları ortaya konulmadan, yalnızca kodlamanın 2017 tarihli olması gerekçesiyle bütün işlemlerin hukuka aykırı olduğu söylenemeyeceği gibi, idarenin 2025 yılında yeni bir araştırma yapması gerekçesiyle eski fiillere ilişkin zamanaşımının ortadan kalktığı da kabul edilemez.
Hukuki kaynaklar ve emsal kararlar
Bu makalede kullanılan başlıca doğrulanmış kaynaklar:
- Emniyet Genel Müdürlüğü – 7068 sayılı Kanun
- Danıştay 5. Dairesi – E. 2023/15356, K. 2025/2811
- Danıştay 2. Dairesi – E. 2022/2628, K. 2025/5772
- Danıştay 2. Dairesi – E. 2022/637, K. 2025/6245
- Danıştay 2. Dairesi – E. 2022/3841, K. 2025/5846
- Danıştayın 2024 Yılı İlkesel Kararları – Kodlama Verileri
- Memurlar.net – EGM Yüksek Disiplin Kurulu kullanıcı tartışmaları
Araştırma notu: 16.06.2025 tarihli E. 2025/102, K. 2025/1325 sayılı İDDK kararının sonucu sonraki Danıştay kararları aracılığıyla doğrulanmıştır; kararın bağımsız tam metnine ulaşılamamıştır. Forum paylaşımlarının yargısal sonuçları ise bağımsız olarak doğrulanmış değildir. 2026 yılına kadar erişilebilir kaynaklar incelenmiş olmakla birlikte, bu çalışma bütün EGM soruşturmalarının istatistiksel taraması niteliğinde değildir.

