anlaşmalı boşanma kesinleştikten sonra bozulabilir mi

Anlaşmalı boşanma kesinleştikten sonra bozulabilir mi? Bu soru, özellikle boşanma protokolünü imzaladıktan sonra pişman olan, eşinin kendisini kandırdığını öğrenen, tehdit altında boşanmayı kabul ettiğini ileri süren veya istinaf hakkından feragat ettiği için boşanma kararı kesinleşen kişilerin karşılaştığı önemli hukuki sorunlardan biridir.

Türk hukukunda anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesi, kural olarak evlilik birliğinin hukuken sona ermesi anlamına gelir. Ancak kesinleşmiş bir mahkeme kararının hiçbir koşulda yeniden incelenemeyeceğini söylemek de doğru değildir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 374 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi, kanunda belirtilen olağanüstü durumlarda kesinleşmiş mahkeme kararlarının yeniden incelenebilmesine imkân tanımaktadır.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.02.2024 tarihli, 2022/9307 Esas ve 2024/755 Karar sayılı ilamı, kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararına karşı yargılamanın iadesi talebinin ileri sürüldüğü doğrudan ilgili bir emsaldir.

Söz konusu Yargıtay kararında yargılamanın iadesi talebinin reddi onanmış olmakla birlikte karşı oy gerekçesinde, anlaşmalı boşanmada hileli davranışlarla iradenin sakatlanması iddiasının HMK 375/1-h kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunulmuştur.

Bu makalede kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararının kaldırılmasının hukuken mümkün olup olmadığı, hangi durumlarda yargılamanın iadesine başvurulabileceği, feragat edilen boşanma kararlarının durumu ve Yargıtay içtihatları ayrıntılı olarak incelenmektedir.

Anlaşmalı Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesinde anlaşmalı boşanma düzenlenmiştir.

Bu hükme göre anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin açtığı davayı kabul etmesi, hâkimin eşleri bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocuklara ilişkin düzenlemeleri uygun bulması gerekir.

Mahkemenin boşanma kararı vermesiyle kararın kesinleşmesi aynı hukuki işlem değildir.

Anlaşmalı boşanma kararları, genel olarak şu yollarla kesinleşebilir:

  • Gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmesinden sonra kanuni istinaf süresinin kullanılmadan geçirilmesi.
  • Tarafların geçerli şekilde kanun yoluna başvurma haklarından feragat etmeleri.
  • Kanun yoluna başvurulmuşsa ilgili yargısal sürecin tamamlanması.

Karar kesinleşmeden önce taraflar hukuken boşanmış sayılmazlar. Kesinleşme sonrasında ise mahkeme kararı evlilik statüsü bakımından hüküm doğurur.

Bu nedenle anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesinden önce kullanılabilecek hukuki yollar ile kesinleşmeden sonra kullanılabilecek yollar birbirinden ayrılmalıdır.

Anlaşmalı Boşanma Kesinleştikten Sonra İptal Edilebilir mi?

Kural olarak kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararı, yalnızca eşlerden birinin pişman olması veya tarafların yeniden evli kalmak istemesi nedeniyle iptal edilemez.

Örneğin eşlerin boşanma kararı kesinleştikten sonra barışması, birlikte yaşamaya başlaması veya boşanmanın ekonomik sonuçlarından memnun kalmaması, tek başına mahkeme kararını ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte kanunda öngörülen olağanüstü kanun yolu şartları gerçekleşmişse kesinleşmiş boşanma kararının yeniden incelenmesi gündeme gelebilir.

Bu noktada üç ayrı durumun birbirine karıştırılmaması gerekir.

Hukuki durumDeğerlendirme
Boşanma kararından sonra pişmanlıkTek başına iptal sebebi değildir.
Kesinleşmeden önce anlaşmalı boşanmadan dönmeUsulüne uygun kanun yolu ve beyanlarla hukuki sonuç doğurabilir.
Kesinleşmeden sonra hile veya başka bir HMK 375 sebebiKanuni şartlar gerçekleşirse yargılamanın iadesi talep edilebilir.

Dolayısıyla kesinleşmiş anlaşmalı boşanmadan dönülmesi ile kesinleşmiş boşanma hükmüne karşı yargılamanın iadesi yoluna başvurulması farklı hukuki müesseselerdir.

esinleşmiş Anlaşmalı Boşanmanın Kaldırılması İçin Yargılamanın İadesi

Yargılamanın iadesi, kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı belirli ve sınırlı sebeplerle başvurulabilen olağanüstü bir kanun yoludur.

HMK 374. maddesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı yargılamanın iadesinin istenebileceğini düzenlemektedir.

Ancak her hukuka aykırılık veya her irade sakatlığı iddiası, yargılamanın iadesine imkân tanımaz.

Başvurunun HMK 375. maddesinde sayılan sebeplerden birine dayanması gerekir.

HMK 375/1-h: Hile Nedeniyle Yargılamanın İadesi

Kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararları açısından en fazla tartışma yaratabilecek düzenlemelerden biri HMK 375/1-h hükmüdür.

Bu maddeye göre:

Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.

Yargılamanın iadesi sebebidir.

Dolayısıyla yargılamanın sonucunu etkileyen bir hileli davranış bulunduğu iddia ediliyorsa, bu davranışın kanuni koşulları sağlayıp sağlamadığı araştırılmalıdır.

Burada yalnızca karşı tarafın yalan söylediğinin veya protokol sırasında dürüst davranmadığının ileri sürülmesi yeterli değildir.

Hilenin somutlaştırılması, karara etkisinin açıklanması ve ispatlanması gerekir.

Örneğin eşlerden birinin diğerini boşanmaya ikna etmek amacıyla gerçek dışı birtakım olaylar oluşturması ve bu davranışların boşanma kararının verilmesine etkili olması iddiası, olayın özelliklerine göre HMK 375/1-h kapsamında tartışılabilir.

Ancak aşağıda incelenecek Yargıtay kararı, böyle bir iddianın her durumda kabul göreceği anlamına gelmediğini göstermektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 12.02.2024 Tarihli, 2022/9307 E., 2024/755 K. Sayılı Kararı

Kesinleşmiş anlaşmalı boşanmanın yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılmasına ilişkin en dikkat çekici kararlardan biri, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12 Şubat 2024 tarihli ilamıdır.

EMSAL KARAR KÜNYESİ

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Esas No.

2022/9307

Karar No.

2024/755

Karar tarihi

12.02.2024

Karar sonucu

Oy çokluğuyla onama

İlgili ilk derece mahkemesi: İstanbul 4. Aile Mahkemesi, 2018/121 E., 2019/221 K.

İstinaf mercii: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2019/1364 E., 2022/745 K.

Uyuşmazlık: Kesinleşmiş anlaşmalı boşanmada irade sakatlığı ve yargılamanın iadesi.

Kararın tam metnine erişim: Son Karar ve Lexpera.

1. Davaya Konu Olay Nedir?

Davacı kadın ile davalı erkek, İstanbul 4. Aile Mahkemesinin 2017/487 Esas sayılı dosyasında anlaşmalı boşanma talebinde bulunmuşlardır.

Tarafların boşanmalarına 17.07.2017 tarihinde karar verilmiş, karar 04.08.2017 tarihinde kesinleşmiştir.

Ancak davacı kadın, boşanmanın ardından yargılamanın iadesi yoluna başvurmuştur.

Davacı, boşanma protokolünün iradesi sakatlanarak imzalatıldığını, tarafların gerçekte boşanma iradesinin bulunmadığını ve anlaşmalı boşanmanın gerçek bir boşanma isteğine dayanmadığını ileri sürmüştür.

Dosyada ayrıca evlilik birliğinin mal varlığına yönelik tehditlerden korunması amacıyla sona erdirildiği yönünde iddialar bulunmaktadır.

2. İlk Derece Mahkemesi Neden Talebi Reddetti?

İstanbul 4. Aile Mahkemesi, anlaşmalı boşanma yargılamasında hâkimin tarafları bizzat dinleyerek boşanma iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesinin yeterli olduğunu değerlendirmiştir.

Mahkemeye göre tarafların hangi saikle boşanmak istediklerinin ayrıca denetlenmesi gerekmemektedir.

İlk derece mahkemesi, ileri sürülen olayların HMK 375 kapsamında yargılamanın iadesi sebebi oluşturmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir.

3. Bölge Adliye Mahkemesinin Değerlendirmesi

İlk derece mahkemesinin ret kararı davacı tarafından istinaf edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, yargılamanın iadesi sebeplerinin kanunda sınırlı şekilde düzenlendiğine işaret etmiştir.

Anlaşmalı boşanmada tarafların hâkim önünde açıkladıkları iradeler temel alınarak karar verildiği, irade sakatlığına ilişkin itirazların karar kesinleşmeden önce ileri sürülebileceği değerlendirmesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

4. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Çoğunluk Kararı

Dosya temyiz incelemesine taşınmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, çoğunluk görüşüyle bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bulmuştur.

Temyiz dilekçesinde belirtilen itirazlar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş ve ret kararı 12.02.2024 tarihinde oy çokluğuyla onanmıştır.

Bu nedenle kararın hukuki sonucu açık şekilde ortaya konulmalıdır:

Yargıtay, somut olayda kesinleşmiş anlaşmalı boşanmanın kaldırılmasına karar vermemiştir. Yargılamanın iadesi talebinin reddini onamıştır.

Karar, kesinleşmiş anlaşmalı boşanmaların hile iddiasıyla mutlaka kaldırılabileceğini gösteren bir kabul kararı olarak sunulamaz.

5. Yargıtay Kararındaki Karşı Oyun Önemi

Kararın hukuki tartışma bakımından dikkat çeken yönü, çoğunluk kararına katılmayan üyenin karşı oyudur.

Karşı oyda, HMK 375/1-h kapsamında lehine karar verilen tarafın hükme etkili hileli davranışlarının yargılamanın iadesi sebebi olabileceği yaklaşımı benimsenmiştir.

Bu çerçevede, anlaşmalı boşanma protokolünün hileli davranışlarla imzalatıldığı yönündeki iddiaların ve bunları destekleyen delillerin değerlendirilmesi gerektiği savunulmuştur.

Bu görüş, anlaşmalı boşanmanın kendine özgü yapısına rağmen, yargılamanın iadesi hükümlerinin tümüyle dışlanamayacağı yönünde bir hukuki tartışma ortaya koymaktadır.

Özellikle Türk Borçlar Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen aldatma ile HMK 375/1-h hükmünün birlikte değerlendirilmesi bakımından karşı oy önem taşımaktadır.

Bununla birlikte karşı oy çoğunluk görüşü değildir ve bağlayıcı karar sonucu olarak kabul edilemez.

6. Bu Yargıtay Kararından Hangi Sonuç Çıkarılmalıdır?

Karar üç önemli hukuki sonuç ortaya koymaktadır.

İlk olarak, kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararına karşı yargılamanın iadesi yoluna başvurulduğu ve talebin yargısal incelemeye konu edildiği görülmektedir.

İkinci olarak, anlaşmalı boşanmanın kesinleşmesinden sonraki hile iddialarının olağanüstü kanun yolu bakımından değerlendirilmesinde oldukça sıkı bir yaklaşım bulunduğu anlaşılmaktadır.

Üçüncü olarak, karşı oyda benimsenen yaklaşım, hileli davranışların hükme etkisinin somut delillerle araştırılması gerektiği yönünde bir hukuki dayanak olarak ileri sürülebilir.

Ancak tek başına bu karara dayanılarak yargılamanın iadesi talebinin kabul edileceği söylenemez.

Anlaşmalı Boşanmada Hile, Aldatma ve İrade Sakatlığı

Anlaşmalı boşanmanın temel koşullarından biri, tarafların serbest iradeleriyle boşanmayı kabul etmeleridir.

Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolünün hangi koşullar altında imzalandığı önemlidir.

Ancak hukuken birbirinden farklı kavramların ayrıştırılması gerekir.

Hile ile İmzalanan Anlaşmalı Boşanma Protokolü

Hile, bir kişinin diğerinin karar verme sürecini kasıtlı biçimde yanıltmasıdır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen aldatma, sözleşmeler bakımından irade sakatlığı sebeplerinden biridir.

Örneğin eşlerden birinin diğerine gerçeğe aykırı belgeler sunarak boşanma protokolünü kabul ettirmesi, somut olayda irade sakatlığı iddiasına temel oluşturabilir.

Ancak boşanma protokolünün borçlar hukuku anlamında irade sakatlığıyla oluşturulduğunun iddia edilmesiyle, kesinleşmiş boşanma hükmünün yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması aynı şey değildir.

Kesinleşmiş mahkeme hükmünün kaldırılabilmesi için ayrıca HMK 375’teki şartların gerçekleşmesi gerekir.

Tehdit Altında Anlaşmalı Boşanma

Bir eşin diğerini fiziksel şiddet, ciddi tehdit veya ağır baskı altında anlaşmalı boşanmaya zorlaması durumunda, iradenin serbestçe açıklanıp açıklanmadığı tartışılır hâle gelebilir.

Örneğin eşlerden birinin diğerine veya yakınlarına zarar verme tehdidiyle boşanma protokolünü imzalattığı ileri sürülebilir.

Böyle bir olayda tehdit mesajları, şikâyet kayıtları, soruşturma evrakı, tanık anlatımları ve diğer deliller önem taşır.

Bununla birlikte, tehdit altında boşanma iddiası da kesinleşmiş kararın kendiliğinden hükümsüz olduğu anlamına gelmez.

Yargılamanın iadesi bakımından tehdidin hangi kanuni sebebe karşılık geldiği ayrıca açıklanmalıdır. Her tehdit iddiasının doğrudan HMK 375/1-h kapsamında kabul edileceği varsayılamaz.

Yanılma Nedeniyle Anlaşmalı Boşanma

Kişinin boşanmanın hukuki sonuçlarını tam olarak bilmemesi veya protokolü yeterince incelememesi, tek başına kesinleşmiş boşanma kararının kaldırılması için yeterli değildir.

Örneğin boşanmayla mirasçılık statüsünün sona ereceğini sonradan öğrenmek, kural olarak boşanmanın iptali sebebi oluşturmaz.

Buna karşılık diğer eşin kasten oluşturduğu yanıltıcı durumların yargılamayı etkilediği iddia ediliyorsa, hile yönünden ayrı bir inceleme yapılabilir.

İstinaftan Feragat Edilerek Kesinleşen Anlaşmalı Boşanma Bozulabilir mi?

Uygulamada anlaşmalı boşanma duruşmasının ardından tarafların, gerekçeli kararın tebliğinden sonra istinaf haklarından feragat etmeleri sık karşılaşılan bir durumdur.

Bu yöntemle boşanma kararının kesinleşmesi sağlanabilir.

Ancak sonradan eşlerden biri boşanmaktan vazgeçtiğini söyleyebilir.

Bu durumda şu soru gündeme gelir:

İstinaf hakkından feragat eden kişi, kesinleşmiş anlaşmalı boşanmanın iptalini isteyebilir mi?

Cevap, feragatin niteliğine ve ileri sürülen hukuki sebebe bağlıdır.

1. Geçerli İstinaf Feragati

HMK 349 kapsamında kanun yoluna başvurma hakkından feragat mümkündür. Ancak karar verilmeden önce istinaftan feragat edilemez.

Kararın tefhim veya tebliği, feragat beyanının zamanı, kapsamı ve usule uygunluğu değerlendirilmelidir.

Geçerli bir istinaf feragati sonrasında yalnızca pişmanlık gerekçesiyle olağan istinaf incelemesi talep edilemez.

2. İstinaftan Feragat Yargılamanın İadesine Engel midir?

İstinaftan feragat ile yargılamanın iadesi birbirinden farklıdır.

İstinaf, olağan kanun yoludur. Yargılamanın iadesi ise kesinleşmiş hükümlere karşı belirli sebeplerle kullanılabilen olağanüstü bir yoldur.

Bu nedenle geçerli bir istinaf feragatinin bulunması, tek başına HMK 375 kapsamında başvuru yapılmasını kategorik olarak yasaklayan bir düzenleme değildir.

Fakat bu durum, yargılamanın iadesi talebinin mutlaka kabul edileceği anlamına da gelmez.

Özellikle feragat beyanının hangi koşullarda verildiği, aynı zamanda hükme etkili bir hile bulunduğunun iddia edilip edilmediği ve kanundaki sınırlı sebeplerden hangisine dayanıldığı incelenmelidir.

3. Feragat Dilekçesindeki İmza Sahteyse Ne Olur?

İstinaftan feragat dilekçesinin kişi tarafından imzalanmadığı veya imzasının taklit edildiği iddiası, sıradan pişmanlık durumundan farklıdır.

Bu hâlde feragat işleminin geçerliliği, kararın gerçekten kesinleşip kesinleşmediği ve gerektiğinde sahtecilik iddiaları birlikte değerlendirilmelidir.

Öncelikle UYAP kayıtları, dilekçenin kim tarafından sunulduğu, elektronik imza bilgileri ve varsa ıslak imza incelemesi önem kazanır.

Sahte imzaya dayanan bir işlem bulunduğu ortaya çıkarsa, kesinleşme işlemi bakımından ayrıca hukuki değerlendirme yapılabilir.

4. Avukatın Yetkisiz Feragat Etmesi

HMK 74 uyarınca kanun yollarından feragat, vekile açık yetki verilmesini gerektiren işlemlerdendir.

Bu nedenle vekâletnamede gerekli özel yetkinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Örneğin avukatın gerekli yetkisi olmaksızın istinaftan feragat ettiği bir olayda, feragat beyanının hukuki geçerliliği ve kesinleşme kaydına etkisi tartışılabilir.

Burada izlenecek yol her durumda yargılamanın iadesi değildir. Geçersiz bir feragate dayanılarak kesinleşme işlemi yapılmışsa öncelikle bu işlemin düzeltilmesi veya geçerliliğinin tartışılması gerekebilir.

Kesinleşmiş Anlaşmalı Boşanmada Yargılamanın İadesi Süresi Kaç Gündür?

Yargılamanın iadesi süreleri HMK 377. maddesinde düzenlenmiştir.

Hile iddiasına dayalı başvurularda süre, hilenin farkına varıldığı tarihten itibaren üç aydır.

Kanundaki genel üst sınır, hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. Bununla birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına dayanan HMK 377/1-e bakımından Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla özel bir istisna oluşmuştur.

Hileye dayalı yargılamanın iadesinde süre örneği

Boşanmanın kesinleşmesi

15.06.2024

Hilenin öğrenilmesi

10.09.2026

Üç aylık sürenin olağan son günü

10.12.2026

Genel on yıllık üst sınır

15.06.2034Örnek varsayımsaldır. Somut olayda öğrenme tarihi, süre hesabı ve tatil günü kuralları ayrıca kontrol edilmelidir.

En önemli husus, hilenin hangi tarihte öğrenildiğinin ispatlanabilmesidir.

Örneğin hileli davranışın 2026 yılında öğrenildiği ileri sürülüyorsa bu öğrenmenin hangi olay veya belgeyle gerçekleştiği açıklanmalıdır.

Kesinleşmeden itibaren on yıl geçmemiş olması, hile öğrenildikten sonraki üç aylık sürenin kullanılmamasını telafi etmez.

Yargılamanın İadesi Davası Hangi Mahkemede Açılır?

HMK 378’e göre yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, kararı veren mahkeme tarafından incelenir.

Bu nedenle anlaşmalı boşanma kararını Bursa 5. Aile Mahkemesi vermişse, yargılamanın iadesi talebi de kural olarak bu mahkemeye yöneltilir.

Başvuru sırasında kesinleşmiş boşanma dosyasının tamamının incelenmesi önemlidir.

Mahkeme öncelikle HMK 379 kapsamında başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığını, kararın kesinleşip kesinleşmediğini ve ileri sürülen sebebin kanunda düzenlenen sebeplerden olup olmadığını değerlendirir.

Bu şartlardan birinin bulunmaması hâlinde talep esasa girilmeden reddedilebilir.

Başvuru kabul edilerek ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin varlığı tespit edilirse, HMK 380 kapsamında yapılacak incelemenin sonucuna göre önceki hükmün onanması, değiştirilmesi veya kanunda öngörülen koşullarda iptali gündeme gelebilir.

Yargılamanın iadesine başvurulması kendiliğinden boşanma hükmünü ortadan kaldırmaz. Ayrıca HMK 381 uyarınca başvurunun yapılması hükmün icrasını da otomatik olarak durdurmaz.

Kesinleşmiş Anlaşmalı Boşanmanın İptali İçin Hangi Deliller Kullanılabilir?

Yargılamanın iadesi taleplerinde, yalnızca olayın anlatılması değil, HMK 375’teki sebebin somut delillerle ilişkilendirilmesi önemlidir.

Somut uyuşmazlığa göre şu belgeler değerlendirilebilir:

  • Boşanma protokolü ve varsa önceki taslaklar.
  • Boşanma duruşmasının tutanağı.
  • Gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi.
  • İstinaftan feragat dilekçesi ve vekâletname.
  • Hileli davranışın ortaya çıktığını gösteren yazışmalar.
  • Tehdit veya baskı iddiasına ilişkin mesajlar ve resmi kayıtlar.
  • Sahte belge iddiasına ilişkin teknik incelemeler.
  • Ceza soruşturması evrakı ve ilgili mahkeme kararları.
  • Hilenin ne zaman öğrenildiğini gösterebilecek kayıtlar.

Delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir. Örneğin hukuka aykırı yollarla elde edilen özel haberleşme kayıtlarının kullanılabilirliği ayrı bir değerlendirme konusudur.

Burada belirleyici olan, sunulan delilin hileli davranışı ve davranışın boşanma hükmüne etkisini gösterebilmesidir.

Yargıtay Kararları: Anlaşmalı Boşanmanın Kesinleşmesi ve Usul Hataları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.10.2021, 2021/7601 E., 2021/6759 K.

Bu karar, anlaşmalı boşanma sırasında hâkimin tarafları bizzat dinlemesi şartının önemini göstermektedir.

Somut olayda anlaşmalı boşanma protokolü taraflar yerine vekilleri tarafından imzalanmış, davacı erkek duruşmada hazır bulunmamış, kendisiyle telefon üzerinden görüntülü görüşme yapılarak beyanı alınmıştır.

Yargıtay, TMK 166/3’teki usuli şartların yerine getirilmediğini belirterek Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemini kabul etmiştir.

Ancak kararda bozmanın sonuca etkili olmamak üzere yapıldığı açıkça belirtilmiştir.

Bu nedenle söz konusu kararın kesinleşmiş boşanmanın fiilen ortadan kaldırıldığı bir örnek olarak gösterilmesi doğru değildir.

Kararın asıl önemi, anlaşmalı boşanmada tarafların bizzat dinlenmesi ve serbest iradenin tespiti konusundaki usul kurallarının önemini ortaya koymasıdır.

Tam karar: Adalet Bakanlığı İçtihat Bilgi Bankası

Kanun Yararına Bozma ile Yargılamanın İadesi Arasındaki Fark

Kesinleşmiş bir boşanma kararında usul hatası olduğu iddia edildiğinde, kanun yararına bozma ile yargılamanın iadesi sıklıkla karıştırılmaktadır.

Kanun yararına bozma, HMK 363 kapsamında düzenlenen ve belirli şartlarda kesinleşmiş kararların hukuka uygunluğunun denetlenmesini amaçlayan özel bir yoldur.

Ancak bu yolla verilen bozma kararı, taraflar arasındaki kesinleşmiş hükmün hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.

Yargılamanın iadesinde ise şartların gerçekleşmesi hâlinde önceki hükmün yeniden değerlendirilmesi ve kanunun öngördüğü biçimde değiştirilmesi veya iptali mümkündür.

Dolayısıyla kesinleşmiş boşanmanın ortadan kaldırılması amaçlanıyorsa başvurulacak yolun hukuki niteliği doğru tespit edilmelidir.

Anlaşmalı Boşanma Kesinleştikten Sonra Protokol Değiştirilebilir mi?

Kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararının kaldırılması ile boşanma protokolündeki bazı düzenlemelerin sonradan değiştirilmesi farklı meselelerdir.

Örneğin boşanma kesinleştikten sonra velayet, nafaka veya çocukla kişisel ilişki konusunda yeni uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.

Bu durumda her zaman boşanma kararının iptali gerekmez.

Velayetin Değiştirilmesi

Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra çocuğun üstün yararını etkileyen yeni koşulların ortaya çıkması hâlinde velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.

Burada dava konusu önceki boşanma hükmünün bütünüyle kaldırılması değil, çocuğa ilişkin hukuki düzenlemenin güncel koşullara göre yeniden değerlendirilmesidir.

Nafakanın Artırılması, Azaltılması veya Kaldırılması

Kanuni şartlar gerçekleşmişse nafaka hakkında değişiklik talebinde bulunulabilir.

Örneğin gelir durumundaki değişiklikler, çocuğun ihtiyaçlarının artması veya nafaka alacaklısının durumunun değişmesi, nafakanın türüne göre hukuki değerlendirme gerektirebilir.

Mal Paylaşımı ve Boşanma Protokolü

Anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejiminin tasfiyesiyle ilgili düzenlemeler bulunabilir.

Bu düzenlemelerin geçerliliği, kapsamı ve yorumlanması, kesinleşmiş boşanma statüsünden ayrı bir uyuşmazlık oluşturabilir.

Örneğin protokolde yalnızca nafaka ve tazminat taleplerinden vazgeçildiği belirtilmişse bunun mal rejiminden kaynaklanan bütün alacakları da kapsayıp kapsamadığı ayrıca incelenmelidir.

Aynı şekilde, protokolde belirli bir taşınmazın devri kararlaştırıldığı hâlde devir gerçekleştirilmemişse sözleşmeden kaynaklanan talep yolları gündeme gelebilir.

Bu tür uyuşmazlıklarda, kesinleşmiş boşanmayı kaldırmaya çalışmak yerine ilgili alacağın veya hakkın doğrudan talep edilmesi daha uygun olabilir.

Taraflar Kesinleşmeden Sonra Barışırsa Boşanma Kendiliğinden İptal Olur mu?

Hayır.

Anlaşmalı boşanma kararı kesinleştikten sonra eşlerin barışması, aynı evde yaşamaya başlaması veya aile hayatını yeniden kurması önceki evliliklerini kendiliğinden canlandırmaz.

Tarafların yeniden evli sayılabilmeleri için kural olarak yeniden resmi evlilik yapmaları gerekir.

Kesinleşmiş boşanmanın ardından eşlerin birlikte yaşamaları, geçmiş boşanma kararının geçersiz olduğunu tek başına ispatlamaz.

Anlaşmalı Boşanmadan Dönmek İsteyen Kişi Ne Yapmalıdır?

Başvurulacak yol, dosyanın hangi aşamada olduğuna göre değişir.

Boşanmanın aşamasına göre hukuki değerlendirme

  1. Duruşma yapılmadıysaAnlaşmalı boşanma iradesinin devam edip etmediği mahkemeye bildirilebilir. Davanın çekişmeli olarak sürdürülmesi veya diğer usuli işlemler somut dosyaya göre değerlendirilir.
  2. Boşanma kararı verildi, henüz kesinleşmediyseGeçerli kanun yolu başvurusunun mümkün olup olmadığı ve anlaşmalı boşanma iradesinden dönülmesinin sonuçları incelenir.
  3. İstinaftan feragat edildi ancak kesinleşme işlemi tartışmalıysaFeragat beyanının zamanı, yetkili kişi tarafından verilip verilmediği ve şekli geçerliliği kontrol edilir.
  4. Boşanma kesinleştiyseHMK 375’te sayılan yargılamanın iadesi sebepleri bakımından dosya incelenir. Yalnızca pişmanlık yeterli değildir.
  5. Sorun yalnızca protokolün mali veya çocuklara ilişkin sonuçlarıysaVelayet, nafaka, mal rejimi veya sözleşmeden doğan talepler bakımından ayrı bir hukuki yol değerlendirilir.

Somut Olay Örnekleriyle Kesinleşmiş Anlaşmalı Boşanma

Örnek 1: Boşandıktan Bir Ay Sonra Pişman Olan Eş

Bursa’da yaşayan eşler anlaşmalı boşanmış, gerekçeli karar kesinleşmiş ve nüfus kayıtlarına işlenmiştir.

Taraflardan biri bir ay sonra boşanmak istemediğini söylemiştir.

Bu örnekte sırf pişmanlık, kesinleşmiş boşanma kararının iptali için yeterli değildir.

Örnek 2: Eşinin Hileli Davranışlarını Kesinleşmeden Sonra Öğrenen Kişi

Nilüfer’de yaşayan bir kişi, eşinin kendisine sunduğu belgeler ve açıklamalar nedeniyle anlaşmalı boşanmayı kabul ettiğini, ancak sonradan belgelerin kasıtlı olarak gerçeğe aykırı oluşturulduğunu öğrenmiştir.

Bu olayda hile iddiasının HMK 375/1-h kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davranışın hükme etkisi ve öğrenme tarihi incelenmelidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/755 sayılı kararındaki çoğunluk ve karşı oy tartışması böyle bir uyuşmazlık açısından önem taşır.

Örnek 3: İstinaftan Feragat Dilekçesinin Sahte Olduğu İddiası

Osmangazi’de anlaşmalı boşanan bir kişinin adına istinaftan feragat dilekçesi sunulmuş ve karar kesinleştirilmiştir.

Ancak kişi dilekçeyi kendisinin imzalamadığını ileri sürmektedir.

Bu durumda öncelikle feragat işleminin geçerliliği, belgenin özgünlüğü ve kesinleşme işleminin hukuki dayanağı araştırılmalıdır.

Bu tür bir uyuşmazlık, yalnızca boşanmadan pişman olma durumundan farklıdır.

Örnek 4: Tehdit Altında Boşanmayı Kabul Eden Eş

Mudanya’da yaşayan bir kişi, eşinin kendisine yönelik ciddi tehditleri nedeniyle boşanma protokolünü imzaladığını ve duruşmada kabul beyanında bulunduğunu ileri sürmektedir.

Boşanma kararı kesinleşmişse olayın HMK 375 kapsamında olağanüstü kanun yolu sebebi oluşturup oluşturmadığı ve bu iddianın nasıl ispatlanabileceği incelenmelidir.

Tehdit iddiasının varlığı otomatik olarak boşanma kararını ortadan kaldırmaz.

Örnek 5: Boşanma Kesinleştikten Sonra Mal Paylaşımı Konusunda Aldatıldığını Öğrenen Eş

İnegöl’de yaşayan taraflar anlaşmalı boşanmış, protokolde mal paylaşımına ilişkin hükümler düzenlemiştir.

Eşlerden biri boşanmadan sonra diğer eşin belirli mal varlığı bilgilerini gizlediğini öğrenmiştir.

Bu durumda öncelikle mal rejimi tasfiyesine ilişkin taleplerin ve protokoldeki hükümlerin kapsamının incelenmesi gerekir.

Mal varlığının gizlenmiş olması, kendiliğinden boşanma statüsünün iptal edileceği anlamına gelmez.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma kesinleştikten sonra bozulabilir mi?

Kural olarak kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararı, yalnızca tarafların istemesi veya pişman olması üzerine kaldırılamaz. Ancak HMK 375’te belirtilen yargılamanın iadesi sebeplerinin varlığı hâlinde olağanüstü kanun yolu gündeme gelebilir.

Kesinleşmiş boşanmadan kaç gün içinde dönülebilir?

Kesinleşmiş boşanma kararından serbestçe dönmeye imkân tanıyan genel bir süre yoktur. Hileye dayalı yargılamanın iadesinde HMK 377 uyarınca hilenin öğrenilmesinden itibaren üç aylık süre önemlidir. Genel on yıllık üst sınır da dikkate alınmalıdır.

İstinaftan feragat ettikten sonra boşanma iptal edilebilir mi?

Geçerli istinaf feragati sonrasında yalnızca pişmanlıkla olağan istinaf yoluna dönülemez. Ancak feragat işleminin geçerliliği tartışmalıysa veya HMK 375 kapsamındaki olağanüstü bir sebep mevcutsa ayrı bir hukuki değerlendirme yapılabilir.

Kesinleşmiş anlaşmalı boşanmada Yargıtay’ın emsal kararı var mı?

Evet. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.02.2024 tarihli, 2022/9307 E. ve 2024/755 K. sayılı kararı doğrudan bu konuyla ilgilidir. Ancak kararda yargılamanın iadesi talebinin reddi onanmıştır. Karşı oyda hile iddialarının incelenmesi gerektiği savunulmuştur.

Eşim beni kandırarak anlaşmalı boşandı, dava açabilir miyim?

Kandırma iddiasının niteliği, delilleri, karara etkisi ve öğrenme tarihi önemlidir. Her aldatma iddiası kesinleşmiş boşanmanın iptali sonucunu doğurmaz. HMK 375/1-h şartlarının oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Boşanma protokolünü iptal ettirmek boşanmayı da iptal ettirir mi?

Hayır. Protokolün belirli hükümlerine ilişkin geçerlilik veya alacak uyuşmazlıkları ile boşanma statüsünün kaldırılması aynı şey değildir.

Boşanma kararı kesinleşti ama nüfusa işlenmedi, hâlâ evli miyiz?

Kural olarak boşanmanın medeni hâle ilişkin sonucu kararın kesinleşmesine bağlıdır. Nüfus kaydındaki idari işlemin henüz tamamlanmamış olması, kesinleşmiş hükmü kendiliğinden etkisiz hâle getirmez.

Yargılamanın iadesi davası açılınca tekrar evli sayılır mıyız?

Hayır. Yargılamanın iadesi talebinde bulunulması tek başına kesinleşmiş boşanma hükmünü ortadan kaldırmaz. Talebin sonucu ve verilecek yeni karar belirleyicidir.

Yargılamanın iadesi reddedilirse ne olur?

Kesinleşmiş boşanma hükmü geçerliliğini korur. Yargılamanın iadesi talebinin reddi üzerine, ret kararına karşı kanunen açık olan başvuru yolları ayrıca değerlendirilir.

Boşandıktan sonra yeniden evlenmek daha mı kolaydır?

Tarafların ortak amacı yeniden evli olmaksa ve önceki boşanma kararına karşı HMK 375 kapsamında gerçek bir hukuki sebep bulunmuyorsa, yeniden evlilik yapılması pratik olarak farklı bir seçenektir. Ancak bu yol, geçmiş boşanmanın malvarlığı ve diğer hukuki sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bursa’da Kesinleşmiş Boşanma Kararının İptali ve Aile Hukuku Uyuşmazlıkları

Bursa’da anlaşmalı boşanma kararı kesinleşen kişilerin karşılaşabileceği uyuşmazlıklar, olayın özelliklerine göre farklı hukuki yollar gerektirebilir.

Bursa Aile Mahkemeleri tarafından verilen kesinleşmiş kararların yargılamanın iadesi yoluyla incelenebilmesi için HMK 374 ve devamı maddelerinde düzenlenen şartların bulunması gerekir.

Bursa Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım, Mudanya, Gemlik ve İnegöl’de yaşayan kişilerin anlaşmalı boşanma sonrasında karşılaşabilecekleri sorunlarda da temel mesele, boşanmanın gerçekten kesinleşip kesinleşmediğinin ve ileri sürülen iddianın hangi hukuki başvuru yoluna karşılık geldiğinin belirlenmesidir.

Özellikle istinaftan feragat, protokolün hileyle imzalatılması, usulsüz temsil, sahte belge ve irade sakatlığı iddialarında dosyanın bütününün incelenmesi gerekir.

Bursa’da faaliyet gösteren Sencer Hukuk Danışmanlık bünyesinde aile hukuku ve boşanma uyuşmazlıkları yönünden hukuki değerlendirme yapılmaktadır.

Sonuç: Kesinleşmiş Anlaşmalı Boşanma Her Durumda Değiştirilemez mi?

Anlaşmalı boşanma kesinleştikten sonra bozulabilir mi sorusuna verilecek cevap, ileri sürülen hukuki sebebe bağlıdır.

Kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararlarının, yalnızca pişmanlık, sonradan barışma veya mali sonuçlardan memnun olmama nedeniyle kaldırılması mümkün değildir.

Bununla birlikte hukukumuzda kesinleşmiş hükümlere karşı başvurulabilecek olağanüstü bir yol olan yargılamanın iadesi düzenlenmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.02.2024 tarihli, 2022/9307 E. ve 2024/755 K. sayılı kararı, kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararına karşı hile iddiasına dayalı yargılamanın iadesi tartışmasının somut bir örneğidir.

Kararda talebin reddi onanmış olsa da karşı oyda, hükme etkili hileli davranışların değerlendirilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmüştür.

Bu nedenle kesinleşmiş anlaşmalı boşanmanın kaldırılması talep edilecekse öncelikle şu sorular cevaplandırılmalıdır: Karar usulüne uygun kesinleşmiş midir? İstinaftan feragat geçerli midir? Hile veya başka bir HMK 375 sebebi var mıdır? Bu sebep somut delillerle ispatlanabilir mi? Başvuru süresi geçirilmiş midir?

Bu sorulara verilecek cevaplar, başvurunun hukuki temelini ve başarı ihtimalini belir

Kaynaklar ve emsal kararlar

Yazar
Av. Enes SENCER

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebilir, güncel durum için hukuki destek alınız.

Yorum yazın

Yorumlar onaydan sonra yayımlanır. E-posta adresiniz görünmez.