Emekli maaşının haczedilip haczedilemeyeceği, özellikle bankadan kredi kullanan emekliler açısından uzun yıllardır tartışılmaktadır. Tartışmanın merkezinde, kredi sözleşmesi imzalanırken bankaya verilen “emekli maaşından kesinti, virman, takas, mahsup, hapis ve bloke” yetkilerinin hukuken geçerli olup olmadığı bulunmaktadır.

Bu konuda doğru sonuca ulaşabilmek için iki farklı işlemin birbirinden ayrılması gerekir:

  1. İcra müdürlüğü aracılığıyla emekli maaşına haciz konulması,
  2. Bankanın kredi sözleşmesindeki talimata dayanarak emekli maaşı hesabından doğrudan kesinti yapması.

Bu iki işlem ekonomik açıdan benzer sonuç doğursa da hukuki nitelikleri aynı değildir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli kararıyla, tüketici kredisi sırasında verilen takas, mahsup, hapis ve benzeri talimatlara dayanılarak bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koyabileceği kabul edilmiştir. Ancak bu karar, takip başlamadan önce verilen her türlü “haciz muvafakatini” geçerli hâle getirmemektedir.

Kısa Cevap: Takipten Önce Verilen Muvafakat Geçerli midir?

Sorunun cevabı işlemin niteliğine göre değişmektedir:

İşlemin niteliğiMuvafakatin zamanıHukuki durum
İcra müdürlüğü aracılığıyla emekli maaşı hacziİcra takibinden önceKural olarak geçersiz
İcra dosyasında maaş hacziTakip kesinleşmeden önceKural olarak geçersiz
İcra dosyasında maaş hacziTakip kesinleştikten sonra, hacizden önce veya haciz sırasındaGeçerli kabul edilebilir
Bankanın sözleşmeye dayalı doğrudan blokesiKredi sözleşmesi kurulurken2025 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına göre geçerli
Nafaka alacağıMuvafakat aranmazEmekli maaşı haczedilebilir
SGK’nin 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi kapsamındaki alacaklarıMuvafakat aranmazEmekli maaşından kesinti yapılabilir

Dolayısıyla “takipten önce alınan muvafakat geçerlidir” biçiminde genel bir ifade hukuken isabetli değildir. Daha doğru ifade şöyledir:

İcra takibinden önce verilen teknik anlamdaki haciz muvafakati geçerli değildir. Buna karşılık tüketici kredisi sözleşmesinde bankaya emekli maaşı hesabı üzerinde virman, takas, mahsup, hapis veya bloke yetkisi veren açık talimat, Yargıtay’ın güncel ve bağlayıcı içtihadına göre geçerli olabilir.

Emekli Maaşının Haczedilmezliği Kuralı

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesine göre sigortalıların ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri kural olarak haczedilemez.

Kanunda iki temel istisna bulunmaktadır:

  • 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi kapsamında SGK tarafından takip ve tahsil edilmesi gereken alacaklar,
  • Nafaka borçları.

Bunların dışındaki alacaklar yönünden emekli maaşına haciz uygulanabilmesi için borçlunun muvafakati aranır. Borçlunun muvafakati yoksa icra müdürünün haciz talebini reddetmesi gerekir.

Hükmün amacı, emeklinin çoğu zaman tek geçim kaynağı olan aylığının korunması ve borçlunun ailesiyle birlikte insan onuruna uygun asgari yaşamını sürdürebilmesidir. Akademik çalışmalarda da emekli aylığının haczedilmezliği sosyal devlet, ölçülülük ve mülkiyet hakkı arasındaki denge kapsamında değerlendirilmektedir.

İİK’nin 83/a Maddesi: Hacizden Önce Yapılan Anlaşmalar

İcra ve İflas Kanunu’nun 83/a maddesi uyarınca, haczedilemeyen mal ve hakların haczedilebileceğine ilişkin önceden yapılan anlaşmalar geçerli değildir.

Bu hükmün temel amacı, ekonomik sıkıntı içindeki kişinin henüz kredi veya borç ilişkisi kurulurken gelecekteki haczedilmezlik hakkından vazgeçmeye zorlanmasını önlemektir.

Örneğin borçlu, henüz herhangi bir icra takibi bulunmadığı sırada şu yönde bir belge imzalamış olabilir:

“Borcun ödenmemesi hâlinde emekli maaşımın tamamına haciz konulmasına muvafakat ediyorum.”

Bu belge yalnızca gelecekte icra müdürlüğü eliyle haciz konulmasına izin veriyorsa, İİK’nin 83/a maddesi kapsamında önceden yapılmış bir haciz anlaşması olarak değerlendirilebilir ve geçersiz sayılabilir.

Takip Kesinleşmeden Verilen Haciz Muvafakati

Yargıtay’ın icra hukuku uygulamasında, borçlunun emekli maaşına haciz uygulanmasına yönelik muvafakatinin geçerli olabilmesi için takibin kesinleşmiş olması aranmaktadır.

Borçlunun ödeme emrini aldığı gün:

  • Borcu kabul etmesi,
  • İtiraz ve şikâyet sürelerinden feragat etmesi,
  • Aynı dilekçeyle emekli maaşının haczine muvafakat etmesi,

muvafakati her durumda geçerli hâle getirmemektedir.

Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/24588 Esas, 2017/15718 Karar sayılı kararında, ödeme emrinin tebliğ edildiği gün verilen muvafakat takip henüz kesinleşmediği için geçersiz kabul edilmiştir.

Bu nedenle icra dosyasında kullanılacak muvafakat bakımından şu ayrım önemlidir:

  • Takipten önce verilen muvafakat: Geçersiz.
  • Ödeme emrinin tebliğinden önce verilen muvafakat: Geçersiz.
  • Takip kesinleşmeden verilen muvafakat: Geçersiz.
  • Takip kesinleştikten sonra ve maaş haczinden önce verilen açık muvafakat: Geçerli kabul edilebilir.
  • Haciz sırasında verilen açık muvafakat: Geçerli kabul edilebilir.

Takip Kesinleştikten Sonra Verilen Muvafakat

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/684 Esas, 2016/106 Karar sayılı kararında, 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesinin İİK’nin 83/a maddesine göre özel düzenleme niteliğinde olduğu belirtilmiştir.

Kararda, takip kesinleşmiş olmak şartıyla, borçlunun maaş haczinden önce verdiği muvafakatin geçerli olabileceği kabul edilmiştir.

Burada çok önemli bir kavram ayrımı bulunmaktadır:

  • Takipten önce muvafakat: İcra takibi henüz başlatılmamıştır.
  • Hacizden önce muvafakat: İcra takibi başlatılmış ve kesinleşmiş, fakat maaş haczi henüz uygulanmamıştır.

Yargıtay kararlarında geçen “haciz tarihinden önce verilen muvafakat geçerlidir” ifadesi, “icra takibinden önce verilen muvafakat geçerlidir” anlamına gelmez. Geçerlilik için öncelikle takibin kesinleşmiş olması gerekir.

Bankanın Emekli Maaşına Bloke Koyması Haciz midir?

Haciz, devletin cebri icra organları aracılığıyla borçlunun mal ve haklarına el konulmasıdır. Banka tarafından yapılan takas, mahsup, virman veya bloke ise kural olarak taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı özel hukuk işlemi olarak nitelendirilmektedir.

Yargıtay’ın güncel yaklaşımı bu ayrım üzerine kurulmuştur:

İcra haczi

  • İcra müdürlüğünün işlemi vardır.
  • SGK’ye maaş haciz müzekkeresi gönderilir.
  • 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi doğrudan uygulanır.
  • Takibin kesinleşmesi ve geçerli muvafakat önemlidir.
  • Muvafakat yoksa haciz talebi reddedilmelidir.

Banka blokesi ve mahsup

  • İcra müdürlüğü işlemi bulunmayabilir.
  • Kesinti, kredi sözleşmesi ve ek taahhütnameye dayanır.
  • Banka, kendi nezdindeki maaş hesabından alacağını tahsil eder.
  • Yargıtay bu işlemi sözleşmenin ifası kapsamında değerlendirmektedir.
  • 2025 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca önceden verilen açık talimat geçerli kabul edilmektedir.

Yargıtay’ın Önceki Çelişkili Kararları

Emekli maaşına banka tarafından bloke konulması konusunda Yargıtay daireleri ve Hukuk Genel Kurulu uzun yıllar farklı kararlar vermiştir.

Blokenin geçerli olduğunu kabul eden kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2020/7367 E., 2020/6809 K.
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2020/1314 E., 2020/3586 K.
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2019/1944 E., 2020/2971 K.
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2017/9355 E., 2020/2974 K.
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 2019/2454 E., 2019/4971 K.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/13-2899 E., 2018/420 K.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2023/3-52 E., 2024/29 K.

Bu kararlarda ağırlıklı olarak sözleşme özgürlüğü, ahde vefa ve dürüstlük kuralına vurgu yapılmıştır. Emeklinin krediye ulaşırken maaşını ödeme kaynağı olarak göstermesi, taksitlerin maaşından ödenmesini uzun süre kabul etmesi ve daha sonra sözleşme hükmünün geçersizliğini ileri sürmesi bazı kararlarda hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmiştir.

Blokenin geçersiz olduğunu kabul eden kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/13-1980 E., 2021/829 K.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2021/13-144 E., 2022/164 K.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2019/11-565 E., 2022/108 K.
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin çeşitli kararları.

Bu yaklaşımda ise emekli maaşının haczedilmezliğinin kamu düzenine ilişkin olduğu, kredi sözleşmesi kurulurken verilen muvafakatin haczedilmezlikten önceden feragat niteliği taşıdığı ve İİK’nin 83/a maddesi nedeniyle geçersiz olduğu savunulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2024 Tarihli Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 31.01.2024 tarihli, 2023/3-52 Esas ve 2024/29 Karar sayılı kararında banka lehine sonuca ulaşılmıştır.

Uyuşmazlıkta emekli, kredi sözleşmesi ve ek taahhütnameyle bankaya:

  • Emekli maaşı hesabından virman yapma,
  • Takas ve mahsup uygulama,
  • Hesap üzerinde bloke ve hapis hakkı kullanma,

yetkisi vermiştir.

Hukuk Genel Kurulu, emeklinin serbest iradesiyle verdiği ödeme talimatını, bankanın bu talimata güvenerek kredi kullandırmasını ve uzun süre yapılan kesintilere itiraz edilmemesini dikkate almıştır. Banka tarafından yapılan önceki tahsilatların iadesini gerektirmeyen yöndeki bozma kararı oy çokluğuyla benimsenmiştir.

2025 Tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı

Konudaki en önemli ve bağlayıcı karar, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli, 2022/2 Esas ve 2025/1 Karar sayılı kararıdır.

Karar, 17.07.2025 tarihli ve 32958 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Kararın sonuç kısmında:

“Tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koymasının mümkün olduğuna”

karar verilmiştir.

İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu çoğunluğu şu gerekçeleri esas almıştır:

  • Uyuşmazlıkta icra müdürlüğü tarafından uygulanmış bir haciz bulunmamaktadır.
  • İşlem, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin ifasına ilişkindir.
  • Sözleşme özgürlüğü Anayasa’nın 48. maddesiyle korunmaktadır.
  • Emekli, maaşını kredi borcunun ödeme kaynağı olarak göstermiştir.
  • Banka bu talimata güvenerek kredi kullandırmıştır.
  • Tüketicinin krediyi kullanıp ekonomik yarar sağladıktan sonra ödeme talimatını tamamen geçersiz saydırması dürüstlük kuralıyla bağdaşmayabilir.
  • Açık ve yazılı takas, mahsup, hapis, virman veya bloke yetkisi tarafları bağlayabilir.

Kararda, bankanın doğrudan bloke işleminin mümkün olduğu yönündeki 3., 13. ve 19. Hukuk Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun son tarihli yaklaşımı benimsenmiştir.

İçtihadı Birleştirme Kararı Bağlayıcı mıdır?

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca içtihadı birleştirme kararları:

  • Yargıtay genel kurullarını,
  • Yargıtay dairelerini,
  • Adliye mahkemelerini,

bağlar.

Bu nedenle 2022/2 Esas, 2025/1 Karar sayılı karar, kapsamına giren tüketici kredisi uyuşmazlıklarında derece mahkemeleri tarafından dikkate alınmak zorundadır.

Karar yalnızca karar tarihinden sonra kurulan kredi sözleşmelerine uygulanmaz. Kesin hükme bağlanmamış ve görülmekte olan uyuşmazlıklarda da içtihadı birleştirme kararının dikkate alınması gerekir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025 tarihli kararlarında bu hususu açıkça uygulamıştır.

2025 ve 2026 Tarihli Güncel Uygulama Kararları

İçtihadı birleştirme kararından sonra Yargıtay 3. Hukuk Dairesi banka lehine yaklaşımı uygulamaya başlamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/757 E., 2025/4274 K.

Kararda, emeklinin imzaladığı taahhütnamelerle kredi taksitlerinin maaş hesabından virman, takas ve mahsup yoluyla tahsiline izin verdiği belirtilmiştir. Bankanın bu talimata güvenerek kredi kullandırdığı ve sözleşme hükmüne dayanarak yaptığı kesintide hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.

Banka blokesi kaldırılarak tüketici lehine karar veren bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/675 E., 2025/4121 K.

Bu kararda da tüketicinin imzaladığı taahhütnameler ve bankaya verilen virman, takas ve mahsup yetkisi esas alınmıştır. Bankanın kredi sözleşmesine dayalı kesinti yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddinin gerektiği kabul edilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1516 E., 2026/690 K.

Bu dosyada İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda bankanın doğrudan bloke uygulayabileceği kabul edilmiş; ancak son Yargıtay incelemesinde bölge adliye mahkemesinin infaza elverişli yeni bir esas hüküm kurmaması usul yönünden bozma nedeni yapılmıştır. Dolayısıyla kararın son bozma gerekçesi maddi hukuktan değil, hükmün kurulma biçiminden kaynaklanmaktadır.

İçtihadı Birleştirme Kararı Her Banka Kesintisini Hukuka Uygun Hâle Getirir mi?

Hayır. Karar bankalara sınırsız ve denetimsiz bir tahsil yetkisi verildiği biçiminde yorumlanmamalıdır.

Banka aşağıdaki hususları ispatlamalıdır:

  • Borçlu tarafından imzalanmış geçerli bir kredi sözleşmesi bulunması,
  • Emekli maaşı hesabından tahsilata ilişkin açık bir hüküm bulunması,
  • Virman, takas, mahsup, hapis veya bloke yetkisinin sözleşmede ya da ek taahhütnamede yer alması,
  • Kesintinin sözleşme kapsamındaki borç için yapılması,
  • Tahsil edilen miktarın gerçekten mevcut borca mahsup edilmesi,
  • Borç sona ermesine rağmen kesintiye devam edilmemesi,
  • İmzanın ve muvafakatin borçluya ait olması,
  • Sözleşme hükümlerinin tüketiciye okunabilir ve anlaşılabilir biçimde sunulması.

Aşağıdaki durumlarda kesintiye itiraz edilmesi mümkündür:

  • İmza borçluya ait değilse,
  • Taahhütname sonradan doldurulmuşsa,
  • Muvafakat yalnızca belirli krediye ilişkin olmasına rağmen başka borçlar için kullanılmışsa,
  • Kredi borcu kapandığı hâlde kesinti devam ediyorsa,
  • Bankanın mahsup ettiği miktar borçtan düşülmemişse,
  • Kesinti sözleşmedeki sınırı aşmışsa,
  • Muvafakat metni açık ve anlaşılır değilse,
  • Tüketiciye sözleşme ve ekleri teslim edilmemişse,
  • Kesinti, tüketici kredisi dışındaki bağımsız bir borca dayanıyorsa,
  • Hesaba yatırılan paranın emekli maaşı olup olmadığı belirlenemiyorsa,
  • Banka, sözleşme veya taahhütnameyi dosyaya sunamıyorsa.

Karar Kredi Kartı Borçlarını da Kapsar mı?

İçtihadı birleştirme kararının sonuç kısmında açıkça “tüketici kredisi” ifadesi kullanılmaktadır. Bu nedenle kararın doğrudan kapsamı tüketici kredileridir.

Bununla birlikte Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bazı güncel kararlarında, açık taahhütname bulunması hâlinde kredi kartı borcu nedeniyle yapılan kesintiler bakımından da benzer yaklaşım benimsenmiştir. Ancak kredi kartı, ticari kredi, kredili mevduat hesabı veya kefalet borcu gibi farklı ilişkilerde:

  • Sözleşmenin türü,
  • Borçlunun tüketici sıfatı,
  • Muvafakatin kapsamı,
  • Hesabın niteliği,
  • Kesintinin hangi borç için yapıldığı,

ayrıca incelenmelidir.

Bu nedenle 2025 tarihli içtihadı birleştirme kararının her türlü banka alacağına otomatik olarak uygulanacağı söylenemez.

Emekli Maaşının Tamamına Bloke Konulabilir mi?

İçtihadı birleştirme kararında banka blokesine ilişkin genel bir yüzde sınırı belirlenmemiştir. Kararın bu yönü öğretide ve karşı oylarda yoğun biçimde eleştirilmiştir.

İcra haczinde borçlunun ve ailesinin geçimi ile haczedilebilir oran tartışılırken, doğrudan banka blokesi sözleşmesel tahsilat olarak nitelendirildiğinde maaşın çok büyük bölümü, hatta somut sözleşmeye göre tamamı fiilen kullanılamaz hâle gelebilir.

Bu durumda şu savunmalar gündeme gelebilir:

  • Genel işlem koşulu denetimi,
  • Haksız şart denetimi,
  • Dürüstlük kuralı,
  • Ölçüsüzlük,
  • Kişilik haklarının korunması,
  • Tüketicinin ekonomik varlığını tehlikeye düşüren uygulama,
  • Sözleşme hükmünün kapsamının belirsizliği,
  • Kesintinin sözleşmede kararlaştırılan taksit tutarını aşması.

Ancak 2025 tarihli bağlayıcı karar karşısında yalnızca “emekli maaşı haczedilemez” savunmasının banka blokesi yönünden tek başına yeterli olma ihtimali önemli ölçüde azalmıştır.

Tüketici Muvafakatini Sonradan Geri Alabilir mi?

Tüketicinin bankaya yazılı bildirim göndererek maaş hesabından kesinti yapılmasını istemediğini açıklaması mümkündür. Ancak bu bildirim her durumda geçmişte yapılan kesintileri hukuka aykırı hâle getirmez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/3-52 Esas, 2024/29 Karar sayılı kararında:

  • Tüketicinin maaşından uzun süre ödeme yapılması,
  • Bankanın itirazdan sonra kesintiyi durdurması,
  • Tüketicinin borcun başka şekilde nasıl ödeneceğini açıklamaması,
  • Bankanın sözleşmedeki talimata güvenerek kredi kullandırması,

birlikte değerlendirilmiş ve geçmiş kesintilerin iadesi kabul edilmemiştir.

Dolayısıyla muvafakatin geri alınması:

  • Geçmiş kesintilerin otomatik olarak iadesini sağlamaz.
  • Kredi borcunu ortadan kaldırmaz.
  • Bankanın icra takibi başlatmasını engellemez.
  • Sözleşmedeki gayrikabili rücu hükmünün ayrıca değerlendirilmesini gerektirir.
  • Gelecekteki kesintiler yönünden somut sözleşmeye göre hukuki tartışma yaratabilir.

Banka Blokesi ile Haciz Arasındaki Pratik Farklar

Konuİcra hacziBanka blokesi/takas/mahsup
İşlemi yapanİcra müdürlüğüBanka
Dayanakİcra dosyası ve haciz kararıKredi sözleşmesi/taahhütname
Takibin kesinleşmesiGerekirİcra takibi bulunmayabilir
Muvafakat zamanıTakip kesinleştikten sonra olmalıdırKredi sözleşmesi sırasında verilebilir
Başvuru merciiİcra hukuk mahkemesiTüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi
Temel hukuki düzenleme5510 m.93, İİK m.82, 83 ve 83/aTBK, TKHK, sözleşme hükümleri ve 2025 İBK
Uygulanacak güncel içtihatTakip kesinleşmeden verilen muvafakat geçersizAçık sözleşmesel talimat geçerli kabul edilebilir

Bankanın Emekli Maaşına Bloke Koyması Durumunda Ne Yapılabilir?

Öncelikle işlemin kaynağı belirlenmelidir. Bankadan ve e-Devlet üzerinden şu belgeler temin edilmelidir:

  • Kredi sözleşmesi,
  • Sözleşme öncesi bilgi formu,
  • Ek taahhütname,
  • Virman ve otomatik ödeme talimatı,
  • Takas, mahsup, hapis ve rehin hükümleri,
  • Hesap hareketleri,
  • Kredi ödeme planı,
  • Güncel borç dökümü,
  • Kesilen miktarların borca mahsup edildiğini gösteren kayıtlar,
  • Varsa icra dosyası ve SGK maaş haciz müzekkeresi.

Ardından kesintinin:

  • İcra müdürlüğünün haciz müzekkeresine mi,
  • Bankanın sözleşmesel mahsup yetkisine mi,
  • SGK kesintisine mi,
  • Nafaka dosyasına mı,

dayandığı tespit edilmelidir.

Bu ayrım yapılmadan yalnızca “emekli maaşı haczedilemez” gerekçesiyle başvuru yapılması yanlış hukuki merciye gidilmesine veya talebin reddedilmesine neden olabilir.

Hangi Mahkemeye veya Kuruma Başvurulur?

İcra müdürlüğü tarafından haciz uygulanmışsa

İcra müdürlüğünün işlemi söz konusuysa, haczedilmezlik iddiası ve haczin kaldırılması talebi icra hukuk mahkemesinde şikâyet yoluyla ileri sürülür.

Şikâyet süreleri konusunda dosyanın özelliğine göre farklı değerlendirmeler yapılabildiğinden, haczin öğrenilmesinden sonra gecikmeksizin başvuru yapılması gerekir.

Banka doğrudan kesinti yapmışsa

Banka ile emekli arasındaki ilişki tüketici işlemi niteliğindeyse uyuşmazlık tüketici hukukuna tabidir.

2026 yılı itibarıyla değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinde dava açılır.

Tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce, kanunda belirtilen istisnalar dışında dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.

Talep sonucunda duruma göre:

  • Blokenin kaldırılması,
  • Kesintilerin durdurulması,
  • Haksız tahsil edilen miktarın iadesi,
  • Yasal veya sözleşmesel faiz,
  • Menfi tespit,
  • Muarazanın giderilmesi,

istenebilir.

Banka Lehine Savunmada Hangi Kararlara Dayanılabilir?

Banka veya alacaklı taraf bakımından en güçlü dayanaklar şunlardır:

  1. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 21.03.2025, 2022/2 E., 2025/1 K.Tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları doğrultusunda bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koyabileceğini kabul etmektedir.
  2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 31.01.2024, 2023/3-52 E., 2024/29 K.Kredi sözleşmesi ve ek taahhütnameyle verilen virman, takas ve mahsup talimatını geçerli kabul eden; geçmiş kesintilerin iadesini reddeden karardır.
  3. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/757 E., 2025/4274 K.İçtihadı birleştirme kararını görülmekte olan dosyada uygulamış ve banka blokesini kaldıran kararı bozmuştur.
  4. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/675 E., 2025/4121 K.Açık taahhütnameye dayanılarak yapılan kesintilerin hukuka uygun olduğunu kabul etmiştir.

Banka lehine kurulacak savunmada işlemin teknik anlamda haciz olmadığı; sözleşmeye dayalı virman, takas, mahsup ve ödeme talimatının uygulanması olduğu özellikle belirtilmelidir.

Emekli Lehine İleri Sürülebilecek İtirazlar

İçtihadı birleştirme kararına rağmen emekli yönünden ileri sürülebilecek başlıca itirazlar şunlardır:

  • Belgede açık bir takas ve mahsup yetkisinin bulunmaması,
  • Sadece otomatik taksit ödeme talimatı verilmiş olması,
  • Muvafakatnamenin tüketiciyle müzakere edilmemesi,
  • Sözleşmedeki hükmün okunamayacak veya anlaşılamayacak biçimde düzenlenmesi,
  • İmzanın inkâr edilmesi,
  • Sözleşme eklerinin tüketiciye teslim edilmemesi,
  • Kesintinin sözleşmede belirlenen taksit miktarını aşması,
  • Blokenin başka kredi veya kredi kartı borcu için kullanılması,
  • Borcun kapatılmış olması,
  • Kesintinin borca mahsup edilmemesi,
  • Hesapta emekli maaşı dışında başka paraların bulunması,
  • Bankanın sözleşme kapsamını aşması,
  • Tüketicinin iradesinin hata, hile veya korkutmayla sakatlanması,
  • Hükmün genel işlem koşulu veya haksız şart teşkil etmesi,
  • Kesintinin tüketicinin ekonomik varlığını ölçüsüz biçimde tehlikeye düşürmesi.

Karara Yönelik Eleştiriler

2025 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı oy çokluğuyla verilmiş ve ciddi karşı oylarla karşılaşmıştır.

Karşı oyların temel gerekçeleri şöyledir:

  • Banka blokesi, hacizden farklı adlandırılsa da ekonomik olarak aynı sonucu doğurmaktadır.
  • Devletin icra organları aracılığıyla dahi yapılamayan bir tahsilatın özel bir banka tarafından yapılmasına izin verilmektedir.
  • Emekli maaşı yalnızca haczedilemez değil, aynı zamanda devredilemez ve temlik edilemez.
  • Kredi sözleşmeleri çoğunlukla standart sözleşmelerdir; emeklinin gerçek bir pazarlık gücü bulunmamaktadır.
  • Krediye ulaşmak için imzalanan matbu muvafakat gerçek anlamda özgür iradeyi yansıtmayabilir.
  • Maaşın tamamına bloke konulması emeklinin asgari yaşam koşullarını ortadan kaldırabilir.
  • Haczedilmezlik yasağının sözleşmesel tahsilat yoluyla aşılması kanuna karşı hile olarak değerlendirilebilir.

Türkiye Barolar Birliği de kararın sosyal hukuk devleti, emredici hükümler ve emeklilerin gerçek iradesi bakımından ciddi sorunlar yarattığını açıklamıştır. TBB, standart kredi sözleşmelerindeki muvafakatin çoğu zaman krediye erişimin koşulu hâline getirildiğini ve bu nedenle rızanın özgür iradeye dayanmayabileceğini belirtmiştir.

Kararı inceleyen akademik çalışmalarda da çoğunluk görüşünün “sözleşmenin ifası–cebri icra” ayrımına dayandığı; karşı görüşte ise kamu düzeni, kanuna karşı hile, haksız şart ve haczedilmezlikten önceden feragat yasağının öne çıktığı görülmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Emekli maaşına normal bir banka borcu nedeniyle haciz konulabilir mi?

Borçlunun geçerli muvafakati bulunmadıkça, nafaka ve SGK alacakları dışındaki borçlar için emekli maaşına icra müdürlüğü aracılığıyla haciz konulamaz.

Kredi sözleşmesinde verilen muvafakat geçerli midir?

Muvafakat yalnızca gelecekte icra yoluyla hacze izin veriyorsa geçersizlik gündeme gelir. Ancak bankaya virman, takas, mahsup, hapis veya doğrudan bloke yetkisi veren açık bir ödeme talimatı varsa 2025 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına göre geçerli kabul edilebilir.

İcra takibi başlamadan alınan haciz muvafakati geçerli midir?

Teknik anlamda icra haczine yönelik önceden verilmiş muvafakat kural olarak geçerli değildir.

Takip kesinleştikten sonra verilen muvafakat geçerli midir?

Takip kesinleştikten sonra, maaş haczinden önce veya haciz sırasında verilen açık ve özgür muvafakat geçerli kabul edilebilir.

Banka icra takibi yapmadan emekli maaşından kesinti yapabilir mi?

Kredi sözleşmesi ve ek taahhütnamede açık virman, takas, mahsup veya bloke yetkisi varsa, güncel Yargıtay içtihadına göre doğrudan kesinti yapabilir.

Banka emekli maaşının tamamına bloke koyabilir mi?

İçtihadı birleştirme kararında belirli bir oran sınırı öngörülmemiştir. Ancak sözleşmenin kapsamı, haksız şart, ölçüsüzlük ve dürüstlük kuralı yönünden somut olay incelemesi yapılabilir.

Muvafakat geri alınırsa geçmiş kesintiler iade edilir mi?

Muvafakatin geri alınması geçmiş kesintilerin otomatik olarak iadesini sağlamaz. Yargıtay, tüketicinin uzun süre kabul ettiği ve borca mahsup edilen tahsilatların iadesini bazı kararlarında dürüstlük kuralına aykırı bulmuştur.

Emekli maaşına konulan bloke için nereye başvurulur?

İşlem icra müdürlüğünden kaynaklanıyorsa icra hukuk mahkemesine; banka tarafından sözleşmeye dayanılarak yapılıyorsa uyuşmazlık değerine göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurulur.

Sonuç

Emekli maaşı haczi ile bankanın sözleşmeye dayalı bloke, takas ve mahsup işlemi birbirinden farklıdır.

İcra hukuku bakımından:

  • Takipten önce verilen haciz muvafakati geçersizdir.
  • Takip kesinleşmeden verilen muvafakat geçersizdir.
  • Takip kesinleştikten sonra, hacizden önce veya haciz sırasında verilen muvafakat geçerli olabilir.

Banka ve tüketici hukuku bakımından ise:

  • Kredi sözleşmesi sırasında verilen açık virman, takas, mahsup, hapis ve bloke talimatı,
  • Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2022/2 Esas, 2025/1 Karar sayılı bağlayıcı kararı uyarınca,
  • Bankanın emekli maaşı hesabından doğrudan tahsilat yapmasına dayanak oluşturabilir.

Bu nedenle her uyuşmazlıkta öncelikle kesintinin icra haczinden mi, yoksa sözleşmesel banka blokesinden mi kaynaklandığı belirlenmelidir. Sonucun tayininde kredi sözleşmesi, ek taahhütname, muvafakat metni, hesap hareketleri, icra dosyası ve kesintinin hangi borca mahsup edildiği birlikte incelenmelidir.

Yazar
Av. Enes SENCER

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebilir, güncel durum için hukuki destek alınız.

Yorum yazın

Yorumlar onaydan sonra yayımlanır. E-posta adresiniz görünmez.