Göçmen kaçakçılığında delil yetersizliği, TCK 79 kapsamında yürütülen ceza soruşturmaları ve davalarında beraat bakımından en önemli tartışma konularından biridir. Özellikle HTS kayıtları, baz istasyonu verileri, PTS geçişleri, kamera görüntüleri, WhatsApp mesajları, banka hareketleri ve göçmen beyanlarının suçun kanuni unsurlarını ispatlamaya yeterli olup olmadığı her sanık açısından ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bir kişinin yabancı uyruklu kişilerle telefon görüşmesi yapması, aynı baz istasyonundan sinyal vermesi, sınır bölgesine seyahat etmesi veya banka hesabına para gelmesi tek başına göçmen kaçakçılığı suçunu ispatlamaz.

Bununla birlikte farklı delillerin birbirini doğrulaması ve sanığın yasa dışı giriş, kalış veya çıkış organizasyonuna maddi menfaat maksadıyla bilerek katıldığını göstermesi hâlinde mahkûmiyet mümkün olabilir.

Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03.12.2024 tarihli, 2024/9534 E., 2024/15830 K. sayılı kararında, çelişkili anlatımların ve diğer sanıklarla iletişimi göstermeyen HTS kayıtlarının da değerlendirilmesi sonucunda bir sanık hakkında beraat gerektiği belirtilmiştir. Buna karşılık 30.09.2024 tarihli, 2024/6965 E., 2024/11355 K. sayılı kararda banka hareketleri, HTS, iletişimin tespiti ve göçmen anlatımları birlikte değerlendirilerek mahkûmiyet hükümleri onanmıştır. Göçmen Kaçakçılı+1

Bu makale, göçmen kaçakçılığında dijital delillerin ispat gücünü, hukuka aykırı delillerin değerlendirme dışı bırakılmasını, eksik araştırma nedeniyle bozmayı ve beraat savunmasının hangi hukuki temellere dayanabileceğini ele almaktadır.

1. Göçmen Kaçakçılığında Delil Yetersizliği Nedir?

Göçmen kaçakçılığı suçunda delil yetersizliği, mevcut delillerin sanığın TCK 79’da düzenlenen suçu işlediğini mahkûmiyet için gereken kesinlikte ortaya koyamamasıdır.

Ceza yargılamasında iki husus özellikle birbirinden ayrılmalıdır:

Birincisi, fiilin gerçekleşmesi: Yabancıların hukuka aykırı girişine, kalışına veya yasa dışı çıkışına imkân sağlanıp sağlanmadığıdır.

İkincisi, sanığın sorumluluğu: İlgili kişinin fiili bilerek ve maddi menfaat elde etme maksadıyla gerçekleştirip gerçekleştirmediğidir.

Örneğin yabancıların yasa dışı sınır geçişi için organize edildiği sabit olabilir. Ancak sanığın bu organizasyonun parçası olduğu henüz ispatlanamamış olabilir.

Bu durumda göçmen kaçakçılığı faaliyetinin gerçekleşmiş olması, dosyadaki her şüphelinin aynı suçun faili olduğunu göstermeyecektir.

CMK 223/2-e uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat kararı verilmesi gerekir.

Şüpheden sanık yararlanır ilkesi nasıl uygulanır?

Mahkûmiyet, dosyadaki delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda oluşan, makul şüpheye yer bırakmayan kanaate dayanmalıdır.

Bütün şüphelerin teorik olarak ortadan kaldırılması gerekmez; ancak suçun temel unsurları bakımından makul ve giderilemeyen şüpheler sanık aleyhine yorumlanamaz.

Örneğin HTS kayıtları, sanığın organizatör olduğu ileri sürülen biriyle görüştüğünü gösterebilir. Ancak bu görüşmenin suçla ilgili olup olmadığı tespit edilemiyorsa yalnızca iletişim ilişkisi üzerinden mahkûmiyet kurulması tartışmalı olacaktır.

2. HTS Kayıtları Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Delili midir?

HTS, Historical Traffic Search olarak adlandırılan geçmiş iletişim trafik verilerini ifade eder.

Uygulamada operatörlerden alınan bu kayıtlar, telefon numaraları arasındaki iletişimin zamanı, yönü, süresi ve mevcutsa ilgili baz istasyonu gibi teknik bilgileri gösterebilir.

HTS kayıtları hukuka uygun biçimde temin edildiğinde ceza yargılamasında delil olarak kullanılabilir.

Ancak HTS kayıtları kural olarak telefon görüşmesinin içeriğini göstermez.

Bu sebeple bir kişinin başka bir sanıkla telefon görüşmesi yapmış olması, o görüşmede göçmen kaçakçılığı planlandığının doğrudan kanıtı değildir.

HTS kayıtlarıyla hangi hususlar araştırılabilir?

  • Sanığın belirli kişilerle iletişim kurup kurmadığı.
  • Görüşmelerin olay tarihiyle örtüşüp örtüşmediği.
  • İletişimin sürekliliği ve sıklığı.
  • Telefonların hangi baz istasyonlarına bağlandığı.
  • İletişim verilerinin PTS, kamera ve banka kayıtlarıyla uyumu.
  • İddia edilen organizasyon bağlantısının diğer delillerle desteklenip desteklenmediği.

Örneğin suçtan bir gün önce sanıkların defalarca görüşmesi tek başına suçun ispatı değildir. Ancak görüşmelerin hemen ardından araç hareketleri, ücret transferleri ve organizasyon mesajları bulunuyorsa olay farklı şekilde değerlendirilebilir.

3. Yalnızca HTS Kayıtlarıyla Mahkûmiyet Verilebilir mi?

Her delil türü bakımından geçerli mutlak bir kural bulunmamakla birlikte, sırf iki kişinin telefonla görüştüğünün tespit edilmesi genellikle suçun bütün unsurlarını ortaya koymaz.

Mahkeme özellikle şu soruları yanıtlamalıdır:

Görüşme hangi amaçla yapılmıştır? Taraflar arasında ticari veya kişisel ilişki bulunmakta mıdır? Görüşmelerin zamanı kaçakçılık organizasyonuyla bağlantılı mıdır? İletişimin suçla ilgili olduğunu destekleyen başka deliller var mıdır?

Bu ayrım, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2024/15830 sayılı kararında somut olarak görülmektedir.

Kararın bir sanıkla ilgili bölümünde HTS kayıtlarının diğer sanıklarla iletişimi doğrulamaması, çelişkili anlatımlarla birlikte değerlendirilmiş ve beraat gerektiği kabul edilmiştir. Librum

Buna karşılık 2024/11355 sayılı kararda HTS ve iletişim kayıtları banka hareketleri ve diğer delillerle birlikte değerlendirilerek mahkûmiyet onanmıştır.

Dolayısıyla hukuki değerlendirme, HTS kaydının tek başına bulunmasından çok suçun unsurlarıyla kurulan bağlantıya dayanmalıdır.

4. Baz İstasyonu Kayıtları Kişinin Kesin Konumunu Gösterir mi?

Hayır. Baz istasyonu kayıtları, GPS koordinatıyla aynı nitelikte değildir.

Cep telefonunun belirli bir baz istasyonuna bağlanması, cihazın o istasyonun hizmet verdiği alan içerisinde bulunmuş olabileceğini gösterebilir.

Ancak bu verinin hassasiyeti birçok teknik faktöre bağlıdır:

  • Baz istasyonunun kapsama alanı.
  • İstasyonların yoğunluğu.
  • Arazinin yapısı.
  • Hücre sektörlerinin yönü.
  • Şebeke yoğunluğu ve teknik yönlendirmeler.
  • Telefonun hareket hâlinde olup olmaması.
  • Kayıtların zaman ve konum doğruluğu.

Özellikle kırsal bölgelerde baz istasyonlarının kapsama alanları geniş olabileceğinden, aynı istasyona bağlanan iki telefonun yan yana bulunduğu sonucu kendiliğinden çıkarılamaz.

Aynı baz istasyonundan sinyal vermek müşterek faillik anlamına gelir mi?

Hayır.

İki kişinin aynı baz istasyonuna bağlanması, aynı coğrafi bölgede bulunmuş olabileceklerini gösterebilir. Ancak birbirlerini gördüklerini, aynı araçta bulunduklarını veya suç işlemek üzere anlaşma yaptıklarını doğrudan kanıtlamaz.

Bu nedenle baz istasyonu kayıtlarından hareketle ortak suç işleme kararı ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet bulunduğu sonucuna ulaşmak için diğer delillerin de değerlendirilmesi gerekir.

5. Baz İstasyonu Çakışması Beraat İçin Nasıl Değerlendirilir?

Bir sanık hakkında yalnızca diğer şüphelilerle aynı baz istasyonundan sinyal verdiği gerekçesiyle suç organizasyonuna katıldığı ileri sürülmüş olabilir.

Böyle bir dosyada baz istasyonunun kapsama alanı, teknik verinin neyi gösterdiği ve diğer delillerle ilişkisi açıklığa kavuşturulmalıdır.

Örneğin sanık, o bölgede çalıştığı için telefonunun aynı baz istasyonuna bağlandığını ileri sürebilir.

İş kayıtları, araç geçişleri, kamera görüntüleri ve başka konum verileri bu savunmanın değerlendirilmesini sağlayabilir.

Ancak baz kaydının tek başına kesin konum göstermemesi, her durumda beraat kararı verilmesi gerektiği anlamına da gelmez. Diğer delillerle güçlü bir bağlantı kurulmuş olabilir.

6. PTS Kayıtları Göçmen Kaçakçılığında Ne İşe Yarar?

PTS, Plaka Tanıma Sistemi’dir.

Sistem, araçların belirli noktalardan geçişlerine ilişkin plaka, tarih, saat ve bazı durumlarda görüntü verileri sağlayabilir.

Göçmen kaçakçılığı dosyalarında araç güzergâhının tespiti açısından önemli olabilir.

Örneğin sanığın belirli tarihte İstanbul’dan Edirne’ye seyahat ettiği veya aynı güzergâhı birkaç kez kullandığı PTS kayıtlarından anlaşılabilir.

Ancak PTS kaydı, araç içerisinde kimlerin bulunduğunu veya şoförün hangi amaçla seyahat ettiğini her zaman ortaya koymaz.

PTS kayıtları aracın hareketiyle ilgilidir; suç kastının doğrudan kanıtı değildir.

PTS kayıtlarıyla hangi savunmalar desteklenebilir?

Sanığın iddia edilen olay yerinde bulunmadığı, farklı güzergâhta seyahat ettiği, başka bir kişinin aracı kullandığı veya iddia edilen saatlerin araç hareketleriyle uyumlu olmadığı ileri sürülebilir.

Buna karşılık PTS kayıtları, suç organizasyonunun koordineli araç hareketleri gerçekleştirdiği yönündeki diğer delilleri de destekleyebilir.

7. PTS Kaydı Bulunmaması Şoförün Beraatini Sağlar mı?

PTS kaydının bulunmaması veya belirli araç geçişinin tespit edilememesi önemli olabilir; ancak tek başına beraat nedeni değildir.

Her güzergâh PTS kapsamına girmeyebilir. Kameraların çalışmaması, teknik sorunlar veya kayıtların saklama süresinin dolmuş olması mümkündür.

Bu nedenle kayıt bulunmaması ile aracın kesinlikle ilgili güzergahtan geçmediğinin ispatlanması farklıdır.

Örneğin iddia edilen güzergâhın bütün geçiş noktalarının PTS kapsamında olduğu, sistemin çalıştığı ve aracın geçişinin hiç görülmediği tespit edilebilirse bu durum sanık lehine önemli bir olgu oluşturabilir.

8. Kamera Görüntüleri Göçmen Kaçakçılığında Nasıl Değerlendirilir?

İşyeri, otogar, akaryakıt istasyonu, otopark ve yol kameraları göçmen kaçakçılığı davalarında belirleyici olabilir.

Kamera görüntüleri yolcuların alınma ve indirilme anını, araçların birbirini takip edip etmediğini, sanıkların buluşmasını ve bazı durumlarda para alışverişini gösterebilir.

Ancak görüntünün hangi kişiye, hangi araca ve hangi tarihe ait olduğunun güvenilir şekilde belirlenmesi gerekir.

Özellikle düşük çözünürlüklü veya kesilmiş görüntüler üzerinden kesin kimlik ve hareket tespiti yapılması tartışmalı olabilir.

Kamera delilinde teknik inceleme

Görüntünün orijinal dosyası, metadata bilgileri, kayıt cihazının saat ayarı, görüntüde kesinti olup olmadığı ve görüntünün sonradan değiştirilip değiştirilmediği önem taşır.

Gerektiğinde bilirkişi incelemesi talep edilebilir.

Kritik husus: Kameranın kayıt saati ile gerçek saat arasında fark bulunması, diğer delillerin kronolojisini etkileyebilir.

9. WhatsApp Mesajları Göçmen Kaçakçılığı Suçunu İspatlar mı?

WhatsApp yazışmaları, hukuka uygun elde edilmiş ve güvenilirliği ortaya konulmuşsa önemli delil oluşturabilir.

Örneğin göçmenlerin buluşma noktalarının kararlaştırılması, yasa dışı sınır geçişine ilişkin organizasyon mesajları ve ücret paylaşımını gösteren kayıtlar suçun unsurları açısından değerlendirmeye alınabilir.

Ancak mesajların varlığı tek başına her durumda yeterli değildir.

Mesajın gerçek göndereni, hesabın hangi kişi tarafından kullanıldığı, konuşmanın tamamı, tarih-saat bilgileri ve yazışmanın bağlamı incelenmelidir.

WhatsApp ekran görüntüsü kesin delil midir?

Ekran görüntüleri delil olarak değerlendirilebilir; ancak kaynağı, bütünlüğü ve doğruluğu tartışılabilir.

Örneğin yalnızca birkaç satırlık ekran görüntüsü sunulmuşsa konuşmanın öncesi ve sonrası bilinmiyor olabilir.

Bu nedenle mümkünse dijital verinin aslı ve elde edilme yöntemi değerlendirilmelidir.

Ekran görüntüsünün gerçekliğine ilişkin esaslı uyuşmazlık varsa teknik inceleme önem kazanır.

10. Banka Hesap Hareketleri Maddi Menfaatin İspatı İçin Yeterli midir?

Banka hareketleri maddi menfaat amacının belirlenmesinde önemli olabilir.

Ancak bir hesaba para gönderilmesi, transferin mutlaka göçmen kaçakçılığına ilişkin olduğunu göstermez.

Şu hususlar incelenmelidir:

Araştırma konusuHukuki önemi
Gönderen kişiGöçmen veya organizasyonla ilişkisi
Para transferinin tarihiSuç tarihine yakınlığı
Transfer açıklamasıÖdemenin belirtilen amacı
Önceki hesap hareketleriOlağan ticari veya kişisel ilişki
Paranın sonraki hareketiKomisyon veya başka kişiye aktarım iddiası
Diğer delillerİletişim ve organizasyonla bağlantı

Örneğin göçmen kaçakçılığıyla suçlanan kişinin hesabına gelen 30.000 TL’nin araç tamiri için gönderilen borç ödemesi olduğu iddia ediliyorsa, bu açıklama banka kayıtları ve diğer hukuki belgelerle incelenebilir.

Buna karşılık göçmen başına ücret paylaşımına ilişkin yazışmalarla uyumlu para hareketleri farklı değerlendirilir.

11. Dijital Delillerin Hukuka Uygun Elde Edilmesi: CMK 134 ve 135

Göçmen kaçakçılığı soruşturmalarında dijital delilin yalnızca içeriği değil, hangi usulle elde edildiği de önemlidir.

5271 sayılı CMK’da iletişimin denetlenmesi, bilgisayar sistemlerinde arama, elkoyma ve diğer koruma tedbirleri ayrı hükümlerle düzenlenmektedir.

CMK 134: Bilgisayar, program ve kütüklerde arama

CMK 134, bilgisayar ve bilgisayar kütüklerinde arama, kopyalama ve el koymaya ilişkin özel usul düzenlemesidir.

Arama ve dijital inceleme işlemlerinde kararın kapsamı, yetkili makam, elde edilen verinin niteliği ve hukuka uygunluk değerlendirilmelidir.

2026 yılı açısından önemli mevzuat gelişmesi: Anayasa Mahkemesi, 12 Şubat 2026 tarihli, E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla CMK 134’ü iptal etmiştir. Ancak iptal hükmünün yürürlüğe girmesi 25 Şubat 2027 tarihine ertelenmiştir.

Dolayısıyla 3 Kasım 2026 itibarıyla iptal hükmü henüz yürürlüğe girmemiştir. Bu karar, geçmişte CMK 134 uyarınca yapılan bütün işlemlerin kendiliğinden hukuka aykırı hâle geldiği şeklinde yorumlanmamalıdır. HKM Hukuk+1

CMK 135: İletişimin denetlenmesi

CMK 135, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesine ilişkin usulü düzenlemektedir.

Bu kapsamda iletişimin dinlenmesi, kaydedilmesi ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi gibi tedbirlerin her biri açısından kanuni koşulların bulunması gerekir.

HTS kaydı, telefon dinleme kaydı, sinyal bilgisi ve telefondan çıkarılan mesaj içeriği aynı teknik veya hukuki işlem değildir.

Bu nedenle delile itiraz edilirken hangi verinin hangi kararla ve hangi usulle elde edildiğinin belirlenmesi gerekir.

12. Hukuka Aykırı Elde Edilen Deliller Mahkûmiyete Esas Alınabilir mi?

Anayasa’nın 38/6. maddesi, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini düzenler.

CMK 206/2-a ve CMK 217/2 de hukuka aykırı delillerin ceza yargılamasında değerlendirilmesine ilişkin temel güvenceleri içermektedir.

CMK 230 kapsamında hükmün gerekçesinde hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi gerekir. Mevzuat

Örneğin soruşturma kapsamında elde edilen iletişim kayıtlarının kanuni koşullara aykırı biçimde toplandığı iddia ediliyorsa, yalnızca delilin içeriğine değil, elde edilme usulüne de itiraz edilebilir.

Ancak bir hukuka aykırılık iddiasının varlığı, söz konusu verinin kendiliğinden değerlendirme dışı bırakıldığı anlamına gelmez. İlgili işlemin gerçek niteliği ve hangi kanuni güvenceyi ihlal ettiği ortaya konulmalıdır.

13. Tanıklıktan Çekinebilecek Kişilerle Yapılan İletişim Kayıtları

CMK 135/3, tanıklıktan çekinebilecek kişiler arasındaki iletişimin kayda alınmasına ilişkin özel koruma içermektedir.

Bu konu göçmen kaçakçılığı dosyalarında özellikle aile bireyleri arasındaki iletişim kayıtları bakımından önem kazanabilir.

Örneğin sanığın eşi veya yakın akrabasıyla yaptığı belirli iletişimin, kanunda öngörülen koruma kapsamında olup olmadığı incelenmelidir.

Her akrabalık ilişkisi otomatik olarak aynı hukuki sonucu doğurmaz. CMK 45 ve 135 hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

Bu konuda doğrudan göçmen kaçakçılığıyla ilgili önemli bir Yargıtay kararı bulunmaktadır.

14. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2025/7679 E., 2025/16362 K. — HTS, PTS ve Hukuka Aykırı İletişim Delillerinin Birlikte Değerlendirilmesi

Mahkûmiyetlerin onanması

Yargıtay 4. Ceza Dairesi

Karar tarihi: 16.10.2025

Esas: 2025/7679

Karar: 2025/16362

14.1. Olayın hukuki kapsamı

Dosyada birden fazla sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Sanık müdafileri, farklı yönlerden delillerin hukuka aykırı elde edildiğini, teşhis işlemlerinin usulsüz olduğunu, göçmen ifadelerinin çelişkili bulunduğunu, sanıkların suça iştiraklerinin ispatlanamadığını ve mahkûmiyetin yeterli delile dayanmadığını ileri sürmüştür.

14.2. Yargıtayın delil değerlendirmesi

Kararın en önemli yönü, Yargıtayın CMK 135/3 kapsamındaki iletişim kayıtlarını delil değerlendirmesi dışında tutarak diğer delilleri incelemesidir.

Yargıtay şu delilleri birlikte değerlendirmiştir:

  • Sanık savunmaları.
  • Göçmenlerin beyanları.
  • Tanık anlatımları.
  • Olay, yer gösterme ve teşhis tutanakları.
  • İhbar kaydı.
  • Kamera görüntüleri.
  • PTS kayıtları.
  • Parmak izi inceleme raporları.
  • Hukuka uygun iletişim kayıtları.
  • HTS raporları.
  • HTS ile uyumlu PTS analizleri.
  • Araç GPRS kayıtları.
  • Dijital inceleme raporu.

Yargıtay, değerlendirme dışı tutulan iletişim kayıtlarına rağmen kalan delillerin mahkûmiyet hükümlerini desteklediği sonucuna ulaşmıştır.

14.3. Kararın sonucu

Mahkûmiyet hükümleri onanmıştır. Göçmen Kaçakçılı

14.4. Kararın savunma açısından önemi

Bu karar iki yönlü önem taşımaktadır.

Birincisi: Hukuken değerlendirme yasağı kapsamında bulunan iletişim kayıtları ayıklanmalıdır. Bütün iletişim kayıtlarının koşulsuz biçimde hükme esas alınması doğru değildir.

İkincisi: Bazı iletişim kayıtlarının hukuken kullanılamaması, geriye kalan deliller mahkûmiyet için yeterliyse otomatik beraat sonucunu doğurmaz.

Bu nedenle savunmada yalnızca bir delilin hukuka aykırılığına dayanmak yerine, hukuka uygun kalan delillerin TCK 79’un bütün unsurlarını ispatlamaya yetip yetmediği ayrıca incelenmelidir.

15. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2024/9534 E., 2024/15830 K. — Delil Yetersizliğinden Beraat Gerektiği

Beraat gerektiği gerekçesiyle bozma

Yargıtay 4. Ceza Dairesi

Karar tarihi: 03.12.2024

Esas: 2024/9534

Karar: 2024/15830

15.1. Olayın özeti

Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı organizasyonunda rehber olarak görev yaptığı iddiasıyla mahkûmiyet kurulmuştur.

Sanık, suçlamaları kabul etmemiş ve kendisinin de yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmaya çalışan kişilerden biri olduğunu savunmuştur.

Dosyada diğer sanıkların beyanları, tutanak tanıklarının ifadeleri, HTS kayıtları, bilirkişi raporları ve göçmen anlatımları bulunmaktadır.

15.2. Yargıtayın tespit ettiği delil sorunları

Yargıtay, ilgili sanık bakımından şu hususları dikkate almıştır:

Çelişkili sanık beyanları: Diğer sanığın suçlayıcı anlatımları aşamalar arasında değişmiştir.

Uyumsuz kolluk anlatımları: Tutanak tanıklarının sanığın rehber olduğu yönündeki tespitlere ilişkin anlatımları birbiriyle örtüşmemiştir.

HTS bağlantısının bulunmaması: İncelenen HTS kayıtlarında sanığın diğer sanıklarla iletişim hâlinde olduğuna ilişkin tespit yapılamamıştır.

Göçmen beyanlarının yetersizliği: Göçmenlerin anlatımları somut dosyada sanığın kaçakçı olduğunu ispatlamak için tek başına yeterli görülmemiştir.

Savunmanın sürekliliği: Sanığın kendisinin de yurt dışına çıkmaya çalışan göçmen olduğu yönündeki savunmasının aşamalarda değişmemesi dikkate alınmıştır.

15.3. Kararın sonucu

Yargıtay, sanığın suçu işlediğine dair şüpheden uzak kesin ve somut delil bulunmadığı sonucuna ulaşarak beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur.

Hüküm ilgili sanık bakımından bozulmuş ve tahliyesine karar verilmiştir.

Aynı dosyada başka bir sanık hakkında verilen mahkûmiyet ise onanmıştır. Göçmen Kaçakçılı

15.4. Kararın en önemli özelliği

Bu karar, aynı dosyada bulunan sanıkların delil durumlarının birbirinden farklı olabileceğini göstermektedir.

Bir sanık hakkında mahkûmiyet için yeterli delil bulunurken diğer sanık hakkında aynı sonuca ulaşmak mümkün olmayabilir.

Ayrıca bu karar, HTS bağlantısının bulunmamasının her dosyada otomatik beraat sebebi olduğunu söylememektedir. Somut olayda HTS eksikliği, diğer delillerdeki çelişkilerle birlikte değerlendirilmiştir.

16. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2024/6965 E., 2024/11355 K. — HTS ve Banka Kayıtlarıyla Desteklenen Mahkûmiyet

Mahkûmiyetlerin onanması

Yargıtay 4. Ceza Dairesi

Karar tarihi: 30.09.2024

Esas: 2024/6965

Karar: 2024/11355

16.1. Sanıkların savunmaları

Sanıklar, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını, yeterli delil bulunmadığını ve ticari faaliyet kapsamında hareket ettiklerini ileri sürmüştür.

Bazı sanıklar göçmenlerden para almadıklarını, suç organizasyonuna katılmadıklarını ve diğer sanıklarla bağlantılarının bulunmadığını savunmuştur.

16.2. Yargıtayın gerekçesi

Yargıtay yalnızca tek bir delile dayanmadığını, olay tutanakları, banka hesap hareketleri, HTS kayıtları, göçmen anlatımları ve iletişimin tespiti kayıtlarının birlikte değerlendirildiğini belirtmiştir.

Mahkûmiyet için gereken delil bütünlüğünün oluştuğu kabul edilmiştir.

TCK 79/3 kapsamında birlikte işlenme nedeniyle yapılan artırım da kararın somut koşullarında hukuka uygun bulunmuştur.

16.3. Sonuç

Sanıkların temyiz istemleri esastan reddedilmiş ve mahkûmiyet hükümleri onanmıştır. Avarsis

16.4. 2024/15830 sayılı karardan farkı nedir?

2024/15830 sayılı kararda bir sanık hakkındaki anlatımlar çelişkili, HTS bağlantısı ise belirlenememiştir.

2024/11355 sayılı kararda ise farklı delillerin birbiriyle uyumlu olduğu ve sanıkların sorumluluğunu desteklediği kabul edilmiştir.

Bu iki karar, delil değerlendirmesinin neden kişiye ve olaya özgü yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

17. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2022/17494 — Maddi Menfaatin Delillerle Somutlaştırılamaması

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 21.09.2022, 2021/22682 E., 2022/17494 K.

Sanıklar, yabancı uyruklu kişilere yardım ettiklerini ve herhangi bir ekonomik menfaat amaçlamadıklarını ileri sürmüştür.

Göçmenler de sanıkların kendilerinden para istemediğini ve maddi karşılık almadığını doğrulamıştır.

Yargıtay, doğrudan veya dolaylı menfaat maksadının başka somut delillerle ortaya konulamamasını dikkate almış ve beraat gerektiği gerekçesiyle mahkûmiyeti bozmuştur. Son Karar

Bu karar, maddi menfaat unsurunun varsayımlarla değil dosyadaki delillerle ortaya konulması gerektiğini göstermektedir.

18. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2022/17663 — Göçmenlerin İfadeleri ve Hukuki Statüsü Araştırılmadan Mahkûmiyet

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 21.09.2022, 2021/27636 E., 2022/17663 K.

Sanık, yol kenarında gördüğü yabancıları yardım amacıyla taşıdığını ve ücret almadığını savunmuştur.

Göçmenlerin beyanları alınamamıştır.

Yargıtay, maddi menfaat maksadının nasıl gerçekleştiğinin yeterince tartışılmadığını ve Suriyeli yabancıların geçici koruma statülerinin araştırılmadığını tespit etmiştir.

Bu nedenlerle mahkûmiyet eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle bozulmuştur. Son Karar

Önemli ayrım: Bu karar, beraat gerektiği gerekçesine dayanan 2022/17494 sayılı karardan farklı olarak eksik araştırmanın tamamlanmasını gerektiren bozma niteliğindedir.

19. Doğrulanmış Yargıtay Kararlarının Karşılaştırma Tablosu

KararTemel delil meselesiSonuç
4. CD 2024/15830Çelişkili beyanlar, desteklenmeyen rehberlik iddiası, HTS bağlantısı bulunmamasıBir sanık yönünden beraat gerektiği gerekçesiyle bozma
4. CD 2024/11355HTS, banka ve göçmen beyanlarının birlikte değerlendirilmesiMahkûmiyetlerin onanması
4. CD 2025/16362Hukuka aykırı iletişim verilerinin dışlanması, PTS, kamera, GPRS ve diğer delillerMahkûmiyetlerin onanması
4. CD 2022/17494Maddi menfaat amacının kanıtlanamamasıBeraat gerektiği gerekçesiyle bozma
4. CD 2022/17663Göçmen ifadeleri, özel kast ve statü araştırmasının eksikliğiEksik araştırma nedeniyle bozma

Bu karşılaştırma, tek başına HTS veya kamera kaydının bulunmasının ya da bulunmamasının değil, suçun unsurlarına ilişkin delil bütünlüğünün belirleyici olduğunu göstermektedir.

V. Göçmen Kaçakçılığında Delil Yetersizliğinden Beraat Savunması

20. Sanığın Sadece Telefon Görüşmesi Yapması İştirak İçin Yeterli midir?

TCK 37 kapsamında müşterek faillik için sanıkların yalnızca birbirlerini tanımaları veya iletişim kurmaları yeterli değildir.

Ortak suç işleme kararı ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet bulunması gerekir.

Örneğin göçmen kaçakçılığı suçlamasıyla yargılanan iki kişinin telefon görüşmesi yapmış olması, aralarında başka bir ilişki bulunmadığı anlamına gelmez.

Taraflar iş arkadaşı, akraba veya ticari ilişki içinde olabilir.

Bu nedenle görüşmelerin suçun icrasıyla bağlantısı ve her sanığın fiile katkısı ayrıca belirlenmelidir.

Yardım etme iddiasında ise TCK 39 kapsamındaki iştirak koşulları ayrıca değerlendirilir.

21. Aynı Araçta Bulunmak Müşterek Faillik Oluşturur mu?

Her durumda değildir.

Örneğin araçta şoför, yolcular ve diğer bir kişi bulunabilir.

Diğer kişinin organizatör, rehber veya yardımcı fail olduğu ileri sürülebilir.

Ancak bu iddia sanığın araçta bulunması dışında somut delillere dayanmalıdır.

Özellikle kişinin kendisinin de yasa dışı çıkış yapmak isteyen göçmen olduğu yönündeki savunması, olayın koşullarıyla birlikte incelenmelidir.

Yargıtay 2024/15830 sayılı kararında bu ayrım üzerinde durmuştur.

22. Sanığın Göçmenlerle Aynı Konumda Bulunması Beraat İçin Yeterli midir?

Tek başına yeterli değildir.

Aynı konumda bulunmak, ortak hareket edildiğinin veya aynı amaçla yolculuk yapıldığının kesin kanıtı değildir.

Ancak sanığın kendisinin de göçmen konumunda olduğu, herhangi bir organizasyon rolü bulunmadığı ve maddi menfaat elde etme amacı taşımadığı başka delillerle destekleniyorsa beraat savunması bakımından önemlidir.

Özellikle göçmen grubundaki bir kişinin rehber olarak teşhis edildiği dosyalarda, bu kişinin gerçekten talimat veren ve organizasyona katılan kişi olup olmadığı araştırılmalıdır.

23. Göçmen Beyanları Çelişkiliyse Mahkeme Ne Yapmalıdır?

Mahkeme beyanlar arasındaki çelişkileri değerlendirmelidir.

Örneğin bir göçmen yolculuk ücretinin şoföre ödendiğini, diğeri başka ülkedeki organizatöre ödendiğini söylüyorsa bu farklılık suçun maddi menfaat unsuruna ilişkin olabilir.

Benzer şekilde bir göçmenin sanığı rehber olarak tanımlaması, başka birinin sanığın yalnızca diğer göçmenlerle birlikte yolculuk yaptığını söylemesi de değerlendirilmelidir.

Çelişkilerin giderilmesi için tanık veya ilgili kişilerin yeniden dinlenmesi, önceki ifadelerinin karşılaştırılması ve diğer delillerin toplanması gerekebilir.

Ancak her önemsiz ayrıntı farklılığı, beyanın tamamını otomatik olarak geçersiz kılmaz.

24. Göçmenler Mahkemede Dinlenmemişse Mahkûmiyet Verilebilir mi?

Göçmenlerin duruşmada dinlenmemesi, tek başına her durumda mahkûmiyeti hukuka aykırı kılmaz.

Ancak sanığın aleyhindeki belirleyici delil göçmen beyanlarından oluşuyorsa, savunmanın bu beyanların güvenilirliğini sorgulama imkânı önemlidir.

Tanık sorgulama hakkı, savunma hakkı ve yargılamanın bütününün adilliği birlikte değerlendirilmelidir.

Beyanların yalnızca kollukta alınmış olması durumunda, bu ifadelerin usulü, tercüman desteği, diğer delillerle uyumu ve savunmanın itirazları dikkate alınmalıdır.

25. Tercüman Hataları Göçmen Kaçakçılığında Delil Yetersizliği Yaratabilir mi?

Evet.

Göçmenlerin beyanları tercüman aracılığıyla alınmışsa anlatımın doğru çevrilmesi önemlidir.

Örneğin bir kişinin “beni araca bindirdi” şeklindeki açıklaması ile “bana yurt dışına çıkmam için rehberlik etti” şeklindeki açıklaması aynı hukuki anlama gelmez.

Tercüme hataları özellikle sanığın rolü, ücretin kime ödendiği, yolculuğun amacı ve organizasyon bağlantısı bakımından önemli olabilir.

Böyle bir iddia somutlaştırılabiliyorsa tercüme kayıtlarının incelenmesi, uygun tercümanla yeniden ifade alınması veya başka araştırmaların yapılması talep edilebilir.

26. Dijital Delillerin Bütünlüğü Nasıl Denetlenir?

Dijital delilin incelenmesinde yalnızca dosya içeriği değil, verinin özgünlüğü ve muhafaza süreci de önemlidir.

Bu kapsamda şu sorular değerlendirilmelidir:

  • Veri hangi cihazdan elde edilmiştir?
  • Cihazın kime ait olduğu veya kimin kullanımında bulunduğu belirlenmiş midir?
  • Elde etme ve inceleme işlemleri usulüne uygun mudur?
  • Verinin bütünlüğü korunmuş mudur?
  • Hash değerleri ve adli bilişim kayıtları mevcut mudur?
  • Veride kesilme, ekleme veya değiştirme iddiası bulunmakta mıdır?
  • İnceleme raporu hangi teknik yöntemle hazırlanmıştır?

Hash değeri, dosyanın belirli bir anda aynı içerikte olup olmadığını değerlendirmeye yardımcı olabilir. Ancak tek başına verinin ilk oluşturulduğu andan itibaren kesinlikle doğru olduğunu veya hesabın belirli bir kişi tarafından kullanıldığını ispatlamaz.

Bu nedenle delilin kaynağı, muhafazası ve kişiye aidiyeti birlikte incelenmelidir.

27. Telefon Hattının Sanık Adına Olması Mesajları Sanığın Gönderdiğini Kanıtlar mı?

Her durumda değil.

Telefon hattının kayıtlı sahibi ile hattın fiilî kullanıcısı aynı kişi olmayabilir.

Örneğin hat aile bireylerinden birinin üzerine kayıtlı olup başka kişi tarafından kullanılıyor olabilir.

Bu nedenle hat aboneliği ile olay tarihindeki fiilî kullanım ve mesaj içeriğinin kişiye aidiyeti ayrı değerlendirilmelidir.

Ancak yalnızca hattın başkası tarafından kullanılabileceği ihtimalini ileri sürmek de otomatik beraat sonucu doğurmaz.

28. Başka Bir Şüphelinin İfadesiyle Mahkûmiyet Verilebilir mi?

Başka sanığın suçlayıcı beyanı, hukuken değerlendirmeye alınabilir.

Ancak anlatımın güvenilirliği, kendi içindeki tutarlılığı, önceki ifadelerle uyumu ve diğer deliller tarafından desteklenip desteklenmediği önemlidir.

Özellikle sanığın kendisini suçtan uzaklaştırmak amacıyla başka bir kişiyi suçladığı iddiası varsa bu ihtimalin somut olay çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

Yargıtay 2024/15830 sayılı kararında çelişkili sanık beyanları diğer delil eksiklikleriyle birlikte önem taşımıştır.

29. Eksik Araştırma ile Delil Yetersizliğinden Beraat Arasındaki Fark Nedir?

Bu iki kavram aynı değildir.

Eksik araştırma, karar verilmeden önce değerlendirilmesi gereken delillerin veya hukuki hususların yeterince incelenmemiş olmasıdır.

Delil yetersizliği, hukuka uygun biçimde yürütülen yargılama sonucunda mevcut delillerin mahkûmiyet için gereken ispat düzeyine ulaşmamasıdır.

Örneğin göçmenlerin hukuki statüsü hiç araştırılmamışsa önce bu eksikliğin giderilmesi gerekebilir.

Buna karşılık araştırma tamamlandığı hâlde sanığın maddi menfaat kastı ve suça iştirak ettiği ispatlanamıyorsa beraat gündeme gelir.

30. Delil Yetersizliği Hangi CMK Hükmüne Dayanır?

CMK 223/2-e, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat kararı verilmesini düzenlemektedir.

Bunun yanında somut olayda suçun kanuni unsurlarının oluşmaması veya kastın bulunmaması gibi başka beraat nedenleri de gündeme gelebilir.

Örneğin sanığın eylemi sabit olmakla birlikte TCK 79’da aranan maddi menfaat maksadının bulunmadığı belirlenmiş olabilir.

Bu durumun hukuki karşılığı ile sanığın fiile katıldığının hiçbir şekilde ispatlanamaması aynı değildir.

Bu nedenle beraat gerekçesi doğru CMK hükmüyle ilişkilendirilmelidir.

VI. Delil Yetersizliği Savunmasında 10 Ayrı Somut Senaryo

Örnek olayHukuki sorunİncelenmesi gereken husus
Şoförün organizatörle iki telefon görüşmesiİletişim suç bağlantısını gösteriyor mu?HTS ve ticari ilişki
İki kişinin aynı baz istasyonuna bağlanmasıOrtak konum ve iştirak iddiasıBaz kapsama analizi
Aracın sınır bölgesinden geçmesiYolculuk kaçakçılık amaçlı mı?PTS, kamera ve güzergâh
Sanığın hesabına para gelmesiÖdeme kaçakçılık bedeli mi?Banka kayıtları ve hukuki sebep
WhatsApp ekran görüntüsü bulunmasıMesaj özgün ve kişiye ait mi?Dijital inceleme ve bütünlük
Göçmenin sanığı rehber olarak göstermesiTeşhis güvenilir mi?İfade ve diğer deliller
Araçta çok sayıda yabancı bulunmasıŞoför özel kastla mı hareket etti?Taşıma organizasyonu
Telefonun başkası adına kayıtlı olmasıFiilî kullanıcı kim?Abonelik ve kullanım verileri
Göçmen ifadelerinin alınamamasıDiğer deliller yeterli mi?Eksik araştırma
Ücret alınmadığı savunmasıMaddi menfaat maksadı var mı?Ödeme, mesaj ve tanık kayıtları

Bu örneklerin hiçbirinde tek bir olgu kendiliğinden kesin beraat veya mahkûmiyet sonucu doğurmaz.

Önemli olan suçun kanuni unsurlarının somut dosyada nasıl ispatlandığıdır.

VII. Göçmen Kaçakçılığında Delil Yetersizliği Hakkında 20 Soru 20 Cevap

1. Sadece HTS kaydıyla göçmen kaçakçılığından ceza verilir mi?

HTS verisinin içeriği, diğer delillerle bağlantısı ve suçun hangi unsurunu desteklediği önemlidir. Sırf iki kişinin görüşmüş olması, tek başına suçun bütün unsurlarını ispatlamaz.

2. Aynı baz istasyonundan sinyal vermek suç delili midir?

Konum bağlantısına ilişkin delil olabilir. Ancak aynı baz istasyonuna bağlanmak, kişilerin yan yana bulunduğunu veya birlikte suç işlediğini kesin olarak göstermez.

3. HTS kayıtlarında iletişim bulunmaması beraat sağlar mı?

Tek başına sağlamaz. Ancak suçlayıcı anlatımların çelişkili olduğu bir dosyada, iddia edilen bağlantının HTS tarafından doğrulanmaması önemli olabilir.

4. PTS kayıtları göçmen kaçakçılığını ispatlar mı?

PTS aracın belirli noktalardan geçişini gösterebilir. Şoförün suç kastı ve organizasyona katılımı ayrıca değerlendirilmelidir.

5. WhatsApp ekran görüntüsüyle mahkûmiyet verilebilir mi?

Hukuka uygun elde edilme, özgünlük, kişiye aidiyet ve delilin güvenilirliği değerlendirilmelidir. Ekran görüntüsü her durumda kesin delil değildir.

6. Banka hesabına para gelmesi göçmen kaçakçılığını kanıtlar mı?

Tek başına kanıtlamaz. Transferin suçla ilişkisi ve hukuki sebebi belirlenmelidir.

7. Göçmenler sanığı teşhis etmemişse beraat mümkün müdür?

Evet. Diğer deliller de mahkûmiyet için yetersizse beraat gündeme gelebilir. Ancak teşhis bulunmaması tek başına zorunlu beraat nedeni değildir.

8. Göçmen ifadeleri çelişkiliyse ne olur?

Çelişkilerin önemi, suçun temel unsurlarını etkileyip etkilemediği ve diğer delillerle giderilip giderilemediği incelenir.

9. Göçmenler mahkemede dinlenmemişse karar bozulur mu?

Somut olayda belirleyici beyanlara karşı savunmanın sorgulama imkânı bulunmaması ve yargılamanın bütününün adilliğinin etkilenmesi bozma nedeni olabilir. Her durumda otomatik bozma söz konusu değildir.

10. Hukuka aykırı telefon incelemesi mahkûmiyeti etkiler mi?

Evet. Hukuka aykırı deliller hükme esas alınamaz. Ancak diğer hukuka uygun delillerin yeterliliği ayrıca değerlendirilmelidir.

11. Sanığın telefonunda başka kişiye ait mesaj bulunursa sorumlu olur mu?

Mesajın kaynağı, kime ait olduğu, olayla bağlantısı ve sanığın sorumluluğu ayrıca incelenmelidir.

12. Delil yetersizliğinden beraat kararı hangi maddeden verilir?

Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde CMK 223/2-e uygulanır. Somut olayda farklı beraat nedenleri de bulunabilir.

13. Yalnızca suç ortağı olduğu ileri sürülen kişinin ifadesi yeterli midir?

Beyanın güvenilirliği ve bütün dosya kapsamı önemlidir. Suçlayıcı anlatımın çelişkili olması ve destekleyici delillerin bulunmaması beraat yönünden değerlendirilebilir.

14. Şoförün normal ticari faaliyet yapması beraat nedeni midir?

Tek başına değildir. Ancak göçmen kaçakçılığı özel kastının bulunmadığını destekleyebilir.

15. Kamera kaydı bulunmaması beraat sağlar mı?

Her durumda değil. Kameranın bulunmaması veya kayıtların silinmiş olması ile sanığın olay yerinde bulunmadığının ispatlanması farklıdır.

16. Dijital bilirkişi raporuna itiraz edilebilir mi?

Evet. Raporun teknik yöntemi, veri kaynağı, bütünlük, hesaplamalar ve sonuçları yönünden itiraz edilebilir; gerektiğinde ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi istenebilir.

17. Sanığın suç tarihinde farklı yerde bulunması nasıl araştırılır?

Hukuka uygun elde edilmiş kamera, ulaşım, çalışma, PTS, konum ve diğer kayıtlar birlikte değerlendirilebilir.

18. Delil yetersizliği tutuklamaya itirazda kullanılabilir mi?

Evet. Suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli şüpheyi gösteren somut delillerin bulunmadığı ileri sürülebilir. Ancak tutuklama aşamasındaki şüphe standardı ile mahkûmiyetin ispat standardı farklıdır.

19. İstinafta delil yetersizliği ileri sürülebilir mi?

Evet. İlk derece mahkemesinin delil değerlendirmesi, araştırma eksiklikleri, hukuka aykırı deliller ve gerekçeli karar yönünden istinaf başvurusu yapılabilir.

20. Yargıtay delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verebilir mi?

Yargıtayın temyiz denetimi kanuni usule tabidir. Beraat gerektiğini belirterek mahkûmiyet hükmünü bozabilir. Bozma kararı ile ilk derece mahkemesinde verilmiş ve kesinleşmiş beraat kararı aynı hukuki sonuç değildir.

VIII. Göçmen Kaçakçılığında Delil İncelemesi İçin Savunma Kontrol Listesi

12 aşamalı dosya inceleme listesi

0/12TCK 79 kapsamında isnat edilen seçimlik hareket belirlendiHTS kayıtlarının teknik kapsamı ve tarihleri incelendiBaz istasyonu kayıtları konum doğruluğu bakımından değerlendirildiPTS ve kamera kayıtları karşılaştırıldıWhatsApp ve dijital mesajların kaynağı araştırıldıBanka hareketlerinin hukuki sebepleri incelendiGöçmen ve diğer sanık beyanlarındaki çelişkiler belirlendiDijital delillerin elde edilme usulü kontrol edildiMaddi menfaat maksadı ve iştirak iddiası ayrı incelendiEksik deliller ve lehe araştırma talepleri belirlendiHukuka aykırı delillere ilişkin itirazlar hazırlandıBeraat veya bozma gerekçeleri ilgili CMK hükümleriyle ilişkilendirildi

IX. Sonuç: Göçmen Kaçakçılığında Deliller Birlikte Değerlendirilmelidir

Göçmen kaçakçılığı suçunda dijital deliller, ceza yargılamasının önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Ancak bir kişinin HTS kayıtlarında görünmesi, aynı baz istasyonuna bağlanması, banka hesabına para gelmesi veya sınır bölgesine seyahat etmesi tek başına TCK 79’un bütün unsurlarının gerçekleştiğini kanıtlamaz.

Özellikle maddi menfaat elde etme maksadı, yasa dışı giriş, kalış veya çıkışa imkân sağlama ve sanığın fiile bilinçli katılımı somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2024/15830 sayılı kararı, delillerin çelişkili ve yetersiz olduğu durumlarda beraat gerektiğini göstermektedir.

Buna karşılık 2024/11355 ve 2025/16362 sayılı kararlar, hukuka uygun farklı delillerin birbirini desteklemesi hâlinde mahkûmiyetin mümkün olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu nedenle göçmen kaçakçılığı davalarında etkili savunmanın temelini, her delilin teknik ve hukuki güvenilirliğinin incelenmesi, deliller arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi ve sanığın kişisel sorumluluğunun somutlaştırılması oluşturur.

Doğrulanmış hukuki kaynaklar

Yazar
Av. Enes SENCER

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebilir, güncel durum için hukuki destek alınız.

Yorum yazın

Yorumlar onaydan sonra yayımlanır. E-posta adresiniz görünmez.