Kasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenen, bir kişinin başka bir kişinin vücut dokunulmazlığını kasten ihlal etmesiyle oluşan suçtur. Yumruk atma, tokat atma, tekmeleme, itme, çeşitli cisimlerle vurma, bıçakla veya ateşli silahla yaralama gibi davranışlar somut olayın özelliklerine göre bu suç kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak bir kişinin yaralanmış olması, karşı tarafın mutlaka kasten yaralama suçundan mahkûm edilmesini gerektirmez.
Bir kavga sırasında birden fazla kişinin bulunması, sanığın olay yerinde görülmesi, taraflar arasında önceden husumet bulunması veya mağdurun yaralandığını gösteren adli rapor alınması tek başına mahkûmiyet için yeterli olmayabilir.
Ceza yargılamasında belirleyici olan husus, yaralama fiilinin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin, sanığın suçun manevi unsurunu taşıdığının ve hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir neden bulunmadığının deliller çerçevesinde değerlendirilmesidir.
Kasten yaralama beraat kararları özellikle şu durumlarda gündeme gelmektedir:
- Yaralama fiilinin sanık tarafından işlendiğinin ispatlanamaması.
- Sanığın kavgaya katılmadığının veya yalnızca tarafları ayırmaya çalıştığının anlaşılması.
- Mağdur beyanının diğer delillerle çelişmesi ve suçun kesin biçimde ispatlanamaması.
- Sanığın meşru savunma sınırları içerisinde hareket etmesi.
- Yaralama fiilinin sanığa isnat edilememesi.
- Suça iştirak veya azmettirme iddiasının somut delillerle desteklenmemesi.
- Yüklenen suçun maddi veya manevi unsurlarının oluşmaması.
Bu makalede TCK 86 ve TCK 87 kapsamındaki suçlar, basit yaralama, nitelikli yaralama, kemik kırığı, silahla yaralama, kavgada karşılıklı yaralama, meşru müdafaa, haksız tahrik, şikâyetten vazgeçme ve beraat sebepleri güncel mevzuat ve somut içtihatlarla değerlendirilmektedir.
1. Kasten Yaralama Suçu Nedir? TCK 86
Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesine göre bir kişinin başka bir kişinin vücuduna kasten acı vermesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olması kasten yaralama suçunu oluşturur.
Suçun oluşması için her zaman gözle görülebilir bir yara veya kalıcı sağlık problemi meydana gelmesi şart değildir.
Kişinin vücuduna acı verilmesi de diğer kanuni koşulların bulunması hâlinde suçun oluşması için yeterli olabilir.
1.1. Kasten yaralama suçunun maddi unsuru
Suçun maddi unsuru, mağdurun vücut dokunulmazlığının kanunda tanımlanan biçimde ihlal edilmesidir.
Yumruk, tekme, tokat, kesici alet veya başka fiziksel müdahalelerle gerçekleştirilebilir.
Bununla birlikte her fiziksel temasın otomatik olarak kasten yaralama suçunu oluşturduğu söylenemez.
Fiilin niteliği, mağdura etkisi ve olayın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
1.2. Kasten yaralama suçunun manevi unsuru
Kasten yaralama kasten işlenebilen bir suçtur.
TCK m.21 kapsamında failin fiilin kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekir.
Doğrudan kast yanında, kanuni koşulları bulunması hâlinde olası kastla yaralama da mümkün olabilir.
Failin mutlaka ağır yaralanma meydana getirmeyi istemesi gerekmez.
Örneğin bir kişiye bilerek yumruk atan failin, ortaya çıkan yaralanmanın beklediğinden daha ağır olması kastın bulunmadığını kendiliğinden göstermez. Ancak ağır netice nedeniyle sorumluluk ayrıca TCK m.23 ve m.87 çerçevesinde değerlendirilir.
1.3. Kasten yaralama ile taksirle yaralama arasındaki fark
Kasten yaralamada fail, yaralama fiilinin kanuni unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirir.
Taksirle yaralamada ise yaralama neticesi dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali nedeniyle ortaya çıkar.
Örneğin kişinin kavga sırasında karşı tarafa bilerek yumruk atması kasten yaralama oluşturabilir.
Buna karşılık dikkatsiz biçimde gerçekleştirilen bir hareketin başka bir kişiyi yaralaması, şartları varsa taksirle yaralama kapsamında değerlendirilebilir.
Her iki suç türünde de fiilin sanığa isnat edilebilir olması ve kanuni unsurların ispatlanması gerekmektedir.
2. Kasten Yaralama Suçunun Cezası 2026 Yılında Ne Kadar?
4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile TCK m.86/1 ve m.86/2 kapsamındaki cezalar artırılmıştır.
2026 yılı itibarıyla temel düzenleme şöyledir:
| Suçun türü | 2026 kanuni yaptırımı |
|---|---|
| TCK 86/1 – Temel kasten yaralama | 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis |
| TCK 86/2 – Basit tıbbi müdahalelik yaralama | 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| TCK 86/2 – Kadına karşı basit yaralama | Hapis cezasında alt sınır 9 ay |
| TCK 86/3-a,b,c,d,e | Belirlenen cezanın yarı oranında artırılması |
| TCK 86/3-f – Canavarca hisle yaralama | Belirlenen cezanın bir kat artırılması |
Suçun 4 Haziran 2025 tarihinden önce işlenmesi durumunda TCK m.7 gereğince lehe kanun ilkesi değerlendirilmelidir.
Kanuni cezalar sonradan artırılmış olsa bile ağırlaştırıcı düzenlemeler geçmişte işlenen fiillere geriye yürütülemez.
2.1. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralama nedir?
TCK m.86/2 kapsamında mağdurun yaralanmasının basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması gerekir.
Bu durumun değerlendirilmesinde adli muayene raporu önem taşır.
Ancak yaralanmanın basit tıbbi müdahalelik olması, suçun hiç oluşmadığı anlamına gelmez.
Ayrıca adli raporda BTM ile giderilebilir ifadesinin bulunması, raporda yazan yaralanmaya sanığın neden olduğunu kanıtlamaz.
2.2. Silahla kasten yaralama
TCK m.86/3-e kapsamında suçun silahla işlenmesi nitelikli hâl oluşturmaktadır.
TCK m.6/1-f hükmündeki silah tanımı yalnızca tabanca veya bıçaktan ibaret değildir.
Somut olayda saldırı veya savunmada kullanılmaya elverişli başka nesneler de silah sayılabilir.
Ancak bir eşyanın her durumda ve kullanılma biçiminden bağımsız olarak silah kabul edilmesi doğru değildir.
Örneğin taş, sopa veya cam şişenin nitelendirilmesinde eşyanın özellikleri ve kullanım şekli incelenmelidir.
2.3. Eşe, boşanılan eşe, kardeşe veya üstsoya karşı kasten yaralama
TCK m.86/3-a uyarınca suçun üstsoya, altsoya, eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı işlenmesi nitelikli hâl oluşturmaktadır.
Bu hâllerde şikâyet aranmaz.
Aile içi yaralama iddialarında mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi kamu davasının kendiliğinden düşmesini sağlamaz.
Bununla birlikte mağdurun beyanları, diğer deliller ve olayın oluş biçimi yine mahkeme tarafından değerlendirilmelidir.
3. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama – TCK 87
TCK m.87, kasten yaralama fiilinin belirli ağır neticeler meydana getirmesi hâlinde uygulanır.
3.1. Yaşamı tehlikeye sokan yaralama
Yaralamanın mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olması TCK m.87/1 kapsamında değerlendirilir.
Ancak hayati tehlike bulunduğunun tespit edilmesi ile ağır neticenin sanığın fiilinden kaynaklandığının tespiti farklı meselelerdir.
3.2. Yüzde sabit iz meydana gelmesi
Yaralama sonucunda mağdurun yüzünde sabit iz meydana gelmesi TCK m.87/1 kapsamında ağırlaştırıcı netice oluşturabilir.
Sabit izin bulunup bulunmadığı tıbbi ölçütler kullanılarak değerlendirilmelidir.
3.3. Kemik kırığı veya çıkığı
TCK m.87/3 kapsamında kemik kırılması veya çıkığının hayat fonksiyonları üzerindeki etkisi, cezanın belirlenmesinde önem taşır.
Ancak kemik kırığının varlığı sanığın yaralamayı gerçekleştirdiğinin kesin kanıtı değildir.
Örneğin karşılıklı kavgada mağdurun burnunun kırıldığı ispatlanmış olsa bile kırığın hangi kişinin hangi hareketiyle oluştuğu yeterli kesinlikte belirlenemeyebilir.
Bu durumda suçun sanık tarafından işlendiği hususunda değerlendirme yapılmalıdır.
3.4. Organ işlevinin kaybı
Organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi TCK m.87’de farklı ağırlaşmış neticeler olarak düzenlenmiştir.
Bu ayrım hem suç vasfı hem ceza miktarı açısından önemlidir.
3.5. Kasten yaralama sonucunda ölüm
TCK m.87/4, kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmesini ayrıca düzenlemektedir.
Bu suç tipi kasten öldürmeden ayrılır.
Failin yaralama kastıyla mı yoksa öldürme kastıyla mı hareket ettiği; kullanılan araç, darbe sayısı, hedef alınan vücut bölgesi, olayın öncesi ve sonrası gibi hususlar üzerinden değerlendirilir.
4. Kasten Yaralama Suçundan Hangi Hâllerde Beraat Edilir?
Kasten yaralama beraat kararları bakımından CMK m.223/2’de düzenlenen farklı beraat nedenleri önemlidir.
4.1. Fiilin sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması – CMK 223/2-b
Sanığın isnat edilen yaralama fiilini gerçekleştirmediğinin ispatlanması durumunda beraat kararı verilebilir.
Örneğin kamera kaydında sanığın kavgaya katılmadığının açıkça görülmesi veya fiilin başka bir kişi tarafından işlendiğinin kesinleşmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.
4.2. Suçun sanık tarafından işlendiğinin ispatlanamaması – CMK 223/2-e
Ceza yargılamasında mahkûmiyet, her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillere dayanmalıdır.
Mağdurun yaralandığının anlaşılması, yaralama fiilinin sanık tarafından gerçekleştirildiği hususundaki şüpheyi tek başına ortadan kaldırmaz.
Özellikle kavgada çok sayıda kişinin yer aldığı, tanıkların olayın tamamını görmediği veya beyanlar arasında esaslı çelişkiler bulunduğu dosyalarda bu husus önem kazanır.
4.3. Kastın bulunmaması – CMK 223/2-c
Kasten yaralama suçunun oluşması için kastın bulunması gerekir.
Fiilin bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmediği, diğer bir ifadeyle yüklenen suç bakımından kastın bulunmadığı hâllerde beraat gündeme gelebilir.
Ancak fiilin taksirle yaralama suçunu oluşturması mümkünse hukuki nitelendirme ayrıca değerlendirilmelidir.
4.4. Meşru savunma – CMK 223/2-d
TCK m.25/1 kapsamında meşru savunma koşulları oluşmuşsa fiil hukuka uygun kabul edilir.
Bu durumda CMK m.223/2-d uyarınca beraat kararı verilmesi mümkündür.
Meşru savunma, suçun işlenmiş olmasına rağmen yalnızca cezanın indirilmesini sağlayan bir kurum değildir. Koşulları varsa fiilin hukuka aykırılığını ortadan kaldırır.
4.5. Kanunda suç olarak tanımlanmayan fiil – CMK 223/2-a
Sanığa yüklenen davranışın kanunda suç olarak tanımlanmaması hâlinde bu hüküm uygulanabilir.
Ancak suçun unsurlarının ispatlanamaması ile fiilin suç olarak tanımlanmaması ayrı gerekçelerdir.
Bu nedenle beraat kararında doğru hukuki bendin uygulanması gerekir.
5. Meşru Müdafaa Nedeniyle Kasten Yaralamadan Beraat
Meşru savunma, kasten yaralama davalarında en önemli hukuka uygunluk nedenlerinden biridir.
TCK m.25/1 gereğince gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız saldırıyı, o anda mevcut koşullara göre saldırıyla orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiiller bakımından meşru savunma gündeme gelir.
Meşru savunma açısından özellikle şu koşullar incelenmelidir:
- Hukuka aykırı bir saldırı bulunmalıdır.
- Saldırı mevcut olmalı veya gerçekleşmesi ya da tekrarı muhakkak bulunmalıdır.
- Savunma saldırıyı defetmeye yönelik olmalıdır.
- Savunma gerekli ve mevcut koşullara göre orantılı olmalıdır.
- Fiil, geçmişteki bir saldırının intikamını almak amacıyla gerçekleştirilmemelidir.
5.1. İlk yumruğu karşı taraf atarsa beraat edilir mi?
İlk fiziksel saldırıyı karşı tarafın gerçekleştirmesi meşru savunma bakımından önemli olabilir.
Ancak bu durum savunma yapan kişinin her türlü karşı saldırısının hukuka uygun sayılacağı anlamına gelmez.
Savunmanın gerekli ve orantılı olup olmadığı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
5.2. Kendini korumak için karşı tarafa vurmak suç mudur?
Mevcut haksız saldırıyı önlemek için zorunlu ve orantılı biçimde yapılan müdahale meşru savunma oluşturabilir.
Buna karşılık saldırı sona erdikten sonra gerçekleştirilen intikam niteliğindeki hareketler meşru savunma kapsamında olmayabilir.
5.3. Saldırganı iterek uzaklaştırmak
Kişinin kendisini veya bir başkasını korumak için saldırganı uzaklaştırması, meşru savunma kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak itme hareketinin niteliği ve meydana gelen zarar ile savunmanın gerekliliği ayrıca incelenmelidir.
5.4. Meşru savunmada sınırın aşılması
TCK m.27, hukuka uygunluk nedenlerinde sınırın aşılmasına ilişkin düzenlemeleri içerir.
Özellikle meşru savunmada sınırın mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaş nedeniyle aşılması durumunda TCK m.27/2 kapsamında ceza verilmesine yer olmadığı kararı gündeme gelebilir.
Önemli ayrım: Meşru savunma koşulları bütünüyle gerçekleşmişse beraat; sınırın TCK m.27/2 kapsamındaki koşullarla aşılması hâlinde ise ceza verilmesine yer olmadığı kararı söz konusu olabilir.
Her iki kararın hukuki niteliği aynı değildir.
6. Kavgaya Karışmayan Kişinin Kasten Yaralama Suçundan Beraati
Uygulamada özellikle toplu kavgalarda kimin hangi eylemi gerçekleştirdiğinin belirlenmesi güçleşebilir.
Bir olay yerinde üç veya dört kişinin bulunması, hepsinin müşterek fail olduğu anlamına gelmez.
TCK m.37 kapsamında müşterek faillikten söz edilebilmesi için ortak suç işleme kararı ve fiil üzerinde müşterek hâkimiyet değerlendirilmelidir.
Kavgayı ayırmaya çalışan kişi, başka somut deliller bulunmadıkça yalnızca olay yerinde olduğu gerekçesiyle yaralama suçunun faili sayılamaz.
Bu husus Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 23.05.2024 tarihli, 2023/7575 E., 2024/3853 K. sayılı kararında somut biçimde ele alınmıştır.
7. Mağdurun Beyanı Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli midir?
Ceza yargılamasında deliller serbestçe değerlendirilir.
Mağdur beyanı önemli bir delil olabilir ve her olayda mutlaka kamera kaydı veya bağımsız tanık bulunması zorunlu değildir.
Bununla birlikte mağdur beyanının kendi iç tutarlılığı, farklı aşamalardaki anlatımlar, olayın oluş biçimi ve diğer delillerle uyumu önemlidir.
Sanık ile mağdur arasında önceden husumet bulunması da beyanın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
Ancak husumetin bulunması, mağdurun beyanının otomatik olarak geçersiz olduğu anlamına gelmez.
7.1. Mağdur ifadesini değiştirirse beraat olur mu?
İlk ifadesinden farklı beyanda bulunulması, beyanlar arasındaki çelişkinin araştırılmasını gerektirebilir.
Ancak mağdurun sonradan sanığın kendisini yaralamadığını söylemesi tek başına zorunlu beraat sebebi değildir.
Mahkeme bütün delilleri birlikte değerlendirir.
7.2. Karşı tarafın iftira attığı nasıl ortaya konulur?
Kamera görüntüleri, olay yerindeki tanıklar, mesajlaşmalar, tarafların konum ve iletişim kayıtları, olay öncesindeki uyuşmazlıklar ve bilimsel deliller önemli olabilir.
Ancak bu delillerin hukuka uygun biçimde elde edilmesi gerekir.
7.3. Adli rapor varsa beraat mümkün mü?
Evet.
Adli rapor yaralanmayı ve tıbbi niteliklerini ortaya koyabilir.
Ancak yaralamayı kimin gerçekleştirdiğini her zaman belirlemez.
Bu nedenle tıbbi bulgu ve failin belirlenmesi birbirinden ayrı ispat konularıdır.
8. Kasten Yaralama Suçunda Kamera Kayıtlarının Önemi
Kamera kayıtları özellikle toplu kavga, işyeri tartışması, sokakta darp ve aile dışı fiziksel saldırı iddialarında önemli olabilir.
Görüntülerde sanığın hareketleri, olayın başlangıcı, ilk saldırgan, tarafların konumu ve kavgaya müdahale eden kişiler belirlenebilir.
Ancak kamera görüntüsünün olayın yalnızca kısa bir bölümünü göstermesi durumunda eksik görüntü üzerinden kesin sonuca ulaşılması sakıncalı olabilir.
Savunmada özellikle orijinal kayıtların temini, görüntü sürekliliğinin incelenmesi, kamera açılarının karşılaştırılması ve gerektiğinde görüntü analizi talep edilmesi önem taşır.
9. Kasten Yaralama Suçunda Tanık Beyanları
Tanıkların olay anındaki konumları, görüş alanları, taraflarla ilişkileri ve beyanlarının tutarlılığı değerlendirilmelidir.
Örneğin yalnızca kavganın son bölümünü gören tanık, ilk fiziksel saldırıyı kimin başlattığını bilemeyebilir.
Tanığın yaralama fiilini doğrudan görmüş olması ile olay sonrasında öğrendiklerini aktarması farklı ispat değerine sahiptir.
Tanıkların birbirleriyle çelişen ifadeleri, olayın diğer teknik delillerle karşılaştırılmasını gerektirebilir.
10. Kasten Yaralamada Haksız Tahrik ve Beraat Arasındaki Fark
TCK m.29 kapsamında haksız tahrik, failin haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi hâlinde cezada indirim yapılmasını sağlayabilir.
Ancak haksız tahrik, kural olarak fiili hukuka uygun hâle getirmez.
Bu nedenle haksız tahrik nedeniyle beraat kararı verilmesiyle haksız tahrik nedeniyle ceza indirimi yapılması birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin karşı tarafın hakaret etmesi, sanığın gerçekleştirdiği yaralama fiilinin her durumda hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.
Buna karşılık fiil mevcut bir haksız saldırıyı önleme amacıyla gerçekleştirilmişse meşru savunma ayrıca değerlendirilmelidir.
11. Karşılıklı Kavgada İki Taraf da Beraat Edebilir mi?
Evet, olayın koşullarına göre mümkündür.
Özellikle yaralama fiilinin kimin tarafından gerçekleştirildiğinin belirlenememesi, tarafların farklı kişilerin müdahaleleri sonucunda yaralanmış olması veya meşru savunma koşullarının oluşması durumunda beraat gündeme gelebilir.
Ancak karşılıklı yaralanma, iki tarafın da otomatik beraat edeceği anlamına gelmez.
Her sanığın ayrı ayrı hangi fiili gerçekleştirdiği ve bu fiilin hukuki niteliği belirlenmelidir.
Bir tarafın yaralanması, diğer tarafın da yaralanmış olması nedeniyle hukuka uygun hâle gelmez.
12. Kasten Yaralama Suçunda Şikâyet ve Şikâyetten Vazgeçme
TCK m.86/2 kapsamında düzenlenen basit tıbbi müdahalelik yaralama, kural olarak şikâyete bağlıdır.
Buna karşılık TCK m.86/1 ve TCK m.86/3 kapsamındaki suçlar bakımından şikâyet şartı farklıdır.
Özellikle silahla, eşe veya boşanılan eşe karşı, kamu görevi nedeniyle ya da kanunda sayılan diğer nitelikli hâllerde işlenen yaralamalarda şikâyet aranmaz.
12.1. Darp şikâyetinden vazgeçilirse dava kapanır mı?
Suç şikâyete bağlıysa ve vazgeçmenin kanuni koşulları oluşmuşsa düşme kararı gündeme gelebilir.
Ancak şikâyete bağlı olmayan suçlarda vazgeçme, kamu davasını otomatik olarak sona erdirmez.
12.2. Şikâyetten vazgeçme beraat anlamına gelir mi?
Hayır.
Beraat, suçun işlenip işlenmediği veya sanığın sorumluluğu hakkındaki yargısal değerlendirmeye dayanır.
Şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme ise farklı bir hukuki sonuçtur.
12.3. Şikâyet süresi ne kadardır?
Şikâyete bağlı suçlarda TCK m.73 kapsamında kural olarak altı aylık süre söz konusudur.
Sürenin hesabında suç tarihinin yanı sıra fiilin ve failin öğrenildiği tarih ile ilgili kanuni hükümler dikkate alınmalıdır.
13. Kasten Yaralama Davasında Uzlaşma
Kasten yaralama suçunun uzlaştırmaya tabi olup olmadığı, suçun hangi fıkraya girdiğine ve CMK m.253 hükümlerine göre belirlenmelidir.
TCK m.86/2 kapsamındaki basit yaralama, kanuni istisnalar saklı kalmak üzere uzlaştırma kapsamında bulunabilir.
Ancak her kasten yaralama dosyasında uzlaşma uygulanabileceği düşünülmemelidir.
Suçun nitelikli hâlleri, mağdurun durumu, başka suçlarla birlikte işlenme ve kanuni istisnalar önemlidir.
Uzlaşma da beraat kararıyla aynı hukuki sonucu ifade etmez.
14. Kasten Yaralama Suçunda HAGB ve Erteleme
Kasten yaralama suçundan mahkûmiyet durumunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme kurumlarının uygulanabilirliği somut olaya göre değerlendirilir.
HAGB bakımından güncel CMK m.231 hükümleri ve geçiş düzenlemeleri; erteleme bakımından ise TCK m.51 hükümleri önemlidir.
Suçun basit veya nitelikli olması, sonuç cezanın miktarı, sanığın geçmişi ve diğer yasal koşullar değerlendirmede belirleyicidir.
HAGB ve erteleme beraat değildir. Sanığın suçu işlediği sabit değilse mahkûmiyete bağlı seçenekler yerine beraat değerlendirmesi yapılmalıdır.
15. Kasten Yaralamada Adli Para Cezası
TCK m.86/2 kapsamında hapis veya adli para cezası seçimlik yaptırım olarak düzenlenmiştir.
Diğer kasten yaralama türlerinde doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi ile hapis cezasının TCK m.50 kapsamında adli para cezasına çevrilmesi farklı konulardır.
Sanığın mahkûmiyet hükmünde belirlenen ceza miktarı ve uygulanabilir kanuni koşullar önemlidir.
16. Kasten Yaralama Suçunda Görevli Mahkeme
Kasten yaralama suçlarında görevli mahkeme, suçun hukuki niteliğine ve kanuni cezasına göre belirlenir.
Basit ve temel kasten yaralama suçlarında kural olarak asliye ceza mahkemesi görevli olabilir.
Ancak ağır neticeler, ölüm sonucu ve ilgili görev kuralları nedeniyle ağır ceza mahkemesinin görevli olduğu durumlar da bulunabilir.
Mahkemenin görevi, suçun yalnızca kasten yaralama olarak isimlendirilmesine göre değil, uygulanması gereken kanuni hükümlere göre değerlendirilmelidir.
17. Kasten Yaralama Davasında Savunma Nasıl Hazırlanmalı?
Kasten yaralama suçundan yargılanan sanık açısından savunmanın maddi olay, deliller ve hukukî nitelendirme olmak üzere üç temel alanda hazırlanması önemlidir.
İlk olarak olayın nasıl başladığı, hangi kişilerin hangi sırayla müdahalede bulunduğu, yaralanmanın hangi hareket sonucunda meydana geldiği ve mevcut delillerin bu oluşumu ne ölçüde desteklediği belirlenmelidir.
İkinci olarak kamera görüntüleri, tanık anlatımları, adli raporlar ve taraf beyanları arasındaki tutarlılık incelenmelidir.
Üçüncü olarak kasten yaralama suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı; meşru savunma, kastın yokluğu, fiilin sanık tarafından işlenmemesi, iştirak ilişkisinin kurulamaması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Somut olayla uyumlu emsal Yargıtay kararlarının kullanılması, hukuki savunmanın güçlendirilmesine yardımcı olabilir.
18. Bursa’da Kasten Yaralama Davaları
Bursa’da meydana gelen kasten yaralama olayları, olayın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılıklarınca soruşturulmakta ve görevli ceza mahkemelerinde yargılamaya konu olmaktadır.
Osmangazi, Nilüfer, Yıldırım, İnegöl, Gemlik, Mudanya, Gürsu, Kestel ve diğer ilçelerde meydana gelen kavga ve yaralama olaylarında delillerin zamanında toplanması önem taşımaktadır.
Özellikle işyerinde kavga, komşular arasında darp iddiası, trafik tartışmasının fiziksel saldırıya dönüşmesi, aile bireyleri arasındaki yaralama suçları ve birden fazla kişinin katıldığı kavgalarda suçun unsurlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Bursa kasten yaralama davalarında sanığın fiili gerçekleştirip gerçekleştirmediği, mağdur beyanlarının tutarlılığı, adli raporun niteliği ve meşru savunma koşulları değerlendirilmelidir.
Av. Enes Sencer – Sencer Hukuk Danışmanlık
19. Kasten Yaralama Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kasten yaralamadan beraat edilir mi?
Evet. Sanığın fiili işlediğinin ispatlanamaması, suçun unsurlarının bulunmaması veya meşru savunma koşullarının oluşması gibi durumlarda beraat mümkündür.
Adli rapor varsa beraat mümkün mü?
Evet. Adli rapor yaralanmayı gösterebilir ancak failin kimliğini her durumda belirlemez.
Kavgada bulunmak suçlu olmak için yeterli midir?
Hayır. Sanığın yaralama fiiline katılımının veya iştirakinin somut delillerle değerlendirilmesi gerekir.
Kavgayı ayıran kişi ceza alır mı?
Kavgayı ayırmaya çalışmak tek başına yaralama suçuna iştirak anlamına gelmez. Ancak kişinin gerçek eylemleri incelenmelidir.
İlk yumruğu atan kişi her zaman suçlu mudur?
Olayın bütün koşulları değerlendirilir. İlk saldırı, meşru savunma ve haksız tahrik açısından önemli olmakla birlikte tek başına nihai hukuki sonucu belirlemez.
Karşı taraf şikâyetinden vazgeçerse beraat olur mu?
Şikâyete bağlı suçlarda düşme kararı gündeme gelebilir. Bu, beraat ile aynı şey değildir.
Darp raporu kaç gün içinde alınmalıdır?
Yaralanmanın mümkün olduğunca erken belgelenmesi ispat açısından önemlidir. Bununla birlikte bütün olaylar için geçerli, tek tip bir adli rapor alma süresi bulunduğu söylenemez.
Kemik kırığı varsa mutlaka ceza verilir mi?
Hayır. Kırığın varlığı suçun ağır neticesi bakımından önemli olsa da sanığın fiili işlediği ayrıca ispatlanmalıdır.
Silahla yaralama suçunda beraat mümkün mü?
Evet. Suçun sanık tarafından işlendiğinin ispatlanamaması veya hukuka uygunluk nedeni bulunması durumunda beraat gündeme gelebilir.
Meşru müdafaa beraat sebebi midir?
Evet. TCK m.25/1 koşullarının oluştuğu durumda CMK m.223/2-d kapsamında beraat kararı verilebilir.
Haksız tahrik beraat sağlar mı?
Hayır. Haksız tahrik kural olarak cezada indirim nedenidir.
Sanık ve mağdurun ikisinde de darp raporu varsa ne olur?
Mahkeme tarafların birbirlerine yönelik eylemlerini ayrı ayrı değerlendirir. Karşılıklı rapor bulunması otomatik mahkûmiyet veya otomatik beraat anlamına gelmez.
Tanık yoksa beraat edilir mi?
Tanık bulunmaması tek başına beraat nedeni değildir. Mahkeme diğer hukuka uygun delillerle de sonuca ulaşabilir.
Kamera görüntüsü yoksa sanık ceza alabilir mi?
Evet. Kamera bulunması mahkûmiyet için zorunlu değildir. Ancak mevcut delillerin mahkûmiyet için yeterli kesinliği sağlaması gerekir.
Mağdur ifadesini geri alırsa ne olur?
Mahkeme ilk ve sonraki ifadeleri, diğer delillerle birlikte değerlendirir. Beyanın değiştirilmesi otomatik beraat sonucu doğurmaz.
Kasten yaralama davasında vekâlet ücreti alınabilir mi?
Kendisini müdafi ile temsil ettiren ve beraat eden sanık lehine, uygulanabilir Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gündeme gelebilir.
Kasten yaralama suçundan mahkûmiyet istinafta beraate dönüşebilir mi?
Evet. Bölge adliye mahkemesi, kanuni koşullar altında mahkûmiyet hükmünü kaldırarak beraat kararı verebilir.
Beraat kararı Yargıtay tarafından bozulabilir mi?
Evet. Beraat hükmü kanun yolu denetiminde hukuka aykırı bulunursa bozulabilir.
Beraat eden kişi tazminat öder mi?
Ceza yargılamasındaki beraat ile özel hukuk tazminat sorumluluğu her durumda aynı sonucu doğurmaz. Beraat gerekçesi ve hukuk davasına ilişkin koşullar ayrıca değerlendirilmelidir.
Kasten yaralama ile öldürmeye teşebbüs arasındaki fark nedir?
Temel ayrım failin kastına ilişkindir. Yaralanmanın ağırlığının yanında kullanılan araç, hedef bölge, darbe veya atış sayısı, olayın gelişimi ve diğer deliller incelenir.
20. Sonuç
Kasten yaralama suçuna ilişkin ceza yargılamalarında yalnızca mağdurun yaralanmış olması üzerinden mahkûmiyet kararı kurulamaz.
Suçun sanık tarafından gerçekleştirildiği ve kanuni unsurlarının oluştuğu hukuken yeterli kesinlikte ispatlanmalıdır.
Özellikle toplu kavgalar, azmettirme iddiaları, çelişkili mağdur ifadeleri, yeterli görüntü bulunmayan olaylar ve meşru savunma uyuşmazlıklarında beraat nedenleri ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
Yargıtay içtihatları, sanığın olay yerinde bulunmasının veya mağdur tarafından suçlanmasının tek başına her durumda mahkûmiyet için yeterli olmayabileceğini göstermektedir.
Bu nedenle kasten yaralama davalarında etkili savunma; olayın gerçek oluş biçiminin ortaya konulmasına, delillerin birlikte değerlendirilmesine, kanuni unsurların tartışılmasına ve somut olayla uyumlu Yargıtay kararlarının kullanılmasına dayanmalıdır.
Kasten yaralama beraat kararları – somut Yargıtay emsalleri
1. Kavgayı ayırmaya çalışan sanığın beraati
Yargıtay 1. CD | 23.05.2024 | 2023/7575 E. – 2024/3853 K.
Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/629 E., 2022/1176 K. sayılı beraat kararı onanmıştır. Mağdurun ilk ifadesinde iki kişinin kendisini darbettiğini, üçüncü kişinin ise kavgayı ayırmaya çalıştığını belirtmesi önem taşımıştır. Sanığın TCK m.37 kapsamında eyleme iştirak ettiğine dair kesin delil bulunmadığı değerlendirilmiştir. Son Karar
Beraat onandı
2. Silahlı yaralama olayında azmettirme isnadının ispatlanamaması
Yargıtay 1. CD | 20.05.2024 | 2022/14553 E. – 2024/3664 K.
Katılanın silahla yaralandığı olayda diğer sanığın yaralamaya azmettirdiği ileri sürülmüştür. Ancak katılanın soyut beyanı dışında azmettirmeyi ispatlayan delil elde edilememiştir. İstanbul BAM 17. Ceza Dairesince verilen beraat sonucu korunmuş, beraat eden sanık lehine vekâlet ücreti eklenerek hüküm düzeltilerek onanmıştır. Son Karar
Beraat korundu
3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve çelişkili deliller
Yargıtay 1. CD | 18.12.2024 | 2024/438 E. – 2024/8666 K.
İlk derece mahkemesinin beraatini kaldırarak mahkûmiyet kuran istinaf kararında, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle bozma sonucu ortaya çıkmıştır. Bu karar doğrudan beraatin onanması değil, mahkûmiyetin bozulmasıdır. Kanun Yolu
Beraat yönünde bozma
4. Kasten yaralamada müşterek faillik için somut iştirak delili aranması
Yargıtay 1. CD | 03.12.2025 | 2025/3414 E. – 2025/8542 K.
Kamera kayıtları ve sanık savunmalarının değerlendirildiği olayda, kavgayı ayırmaya çalışan kişinin diğer sanıkların eylemlerine ortak olduğu kanıtlanamadığından mahkûmiyet hükmü bozulmuştur. Diğer sanıklar yönünden hükümler korunmuştur. Kanun Yolu
Beraat yönünde bozma
5. İlk derece beraatinin istinafta mahkûmiyete dönüşmesi
Yargıtay 1. CD | 24.09.2025 | 2024/6745 E. – 2025/6364 K.
İzmir 47. Asliye Ceza Mahkemesinin beraat kararı, İzmir BAM 24. Ceza Dairesince kaldırılarak mahkûmiyet kurulmuş ve Yargıtay mahkûmiyeti onamıştır. Bu nedenle karar beraat emsali olarak değil, ilk derece beraatinin kesinleşmeyebileceğini gösteren karşılaştırmalı örnek olarak kullanılmalıdır. Kasten Yaralama
Mahkûmiyet onandı
Bu beş karar arasından özellikle 2023/7575 E., 2024/3853 K. ve 2022/14553 E., 2024/3664 K. sayılı kararlar, doğrulanmış beraat sonuçları ve ayrıntılı gerekçeleri nedeniyle makalenin ana emsalleri olmalıdır. Diğerleri, beraat sonucuna nasıl ulaşılabileceğini veya verilen beraatin hangi aşamada değişebileceğini göstermek bakımından tamamlayıcıdır.
Ek emsal: Meşru savunma nedeniyle beraat – özellikle önemli
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 17.04.2024, 2023/382 E., 2024/2575 K.
Olayda bir anne ile oğlu arasında ailevi nedenlerle tartışma yaşanmış, oğul annesini darbetmiş, anne de oğlunu basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralamıştır.
Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesi, annenin meşru savunma koşullarında hareket ettiğini kabul etmiş ancak ceza verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, meşru savunmanın hukuka uygunluk nedeni olması nedeniyle CMK m.223/2-d kapsamında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirleyerek hükmü değiştirmiştir.
Yargıtay, beraat sonucunu korumuş, sanık lehine vekâlet ücretine ilişkin eksikliği düzelterek hükmü onamıştır. Son KararMeşru savunma beraat kararının tam metni
Bu karar makalede mutlaka ayrı bir H2 başlığı altında yer almalıdır. Çünkü meşru savunma nedeniyle verilen beraat ile ceza verilmesine yer olmadığı kararı arasındaki farkı somut olay üzerinden açıklamaktadır.
Bir diğer doğrulanmış beraat emsali
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 17.01.2024, 2022/7624 E., 2024/397 K.
Kasten yaralama ve kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçlarının birlikte incelendiği dosyada, bir sanık hakkındaki mahkûmiyet istinafta beraate çevrilmiş; diğer sanık hakkında ise mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Yargıtay yapılan temyiz incelemesinde hükümlerin onanmasına karar vermiştir. Bu emsal, aynı olayda farklı sanıklar yönünden birbirinden farklı cezai sonuçlara ulaşılabileceğini göstermektedir. Son KararKararın tam metni
