Yapay zekâ, hukuk alanında yalnızca dilekçe yazan veya mevzuat arayan bir yazılım değildir. Dava dosyalarını sınıflandıran, duruşma sesini metne dönüştüren, kararları anonimleştiren, benzer içtihatları bulan, başvuruları doğru birime yönlendiren ve büyük veri kümelerindeki örüntüleri ortaya çıkaran sistemler de yapay zekâ uygulamalarıdır. Bu araçların yargı sistemine etkisi; mahkemelerin çalışma hızından avukatlık hizmetlerine, delil değerlendirmesinden kişisel verilerin korunmasına ve adil yargılanma hakkına kadar uzanır.

Bununla birlikte, yargıda dijitalleşme ile yapay zekâ aynı şey değildir. UYAP üzerinden dosya görüntülemek, elektronik imza kullanmak, e-duruşma yapmak veya elektronik tebligat göndermek dijital adalet uygulamalarıdır; bunlar tek başlarına yapay zekâ sayılmaz. Yapay zekâ, verilerden örüntü çıkaran, sınıflandırma/tahmin yapan, doğal dili işleyen veya içerik üreten sistemleri ifade eder. Bu ayrım, Türkiye’deki ve yabancı ülkelerdeki gelişmeleri doğru değerlendirmek için önemlidir.

Bu makalede yapay zekânın Türk hukukuna ve yargı sistemine etkisi; Türkiye, ABD, Avrupa Birliği ve Avrupa ülkeleri özelinde, 2026 itibarıyla yayımlanmış resmi düzenleme ve kurum raporları esas alınarak incelenmektedir. Bir ülkede elektronik dava sistemi bulunması, o ülkede yapay zekânın hâkim yerine karar verdiği anlamına gelmez. Aşağıdaki ülke karşılaştırmalarında bu nedenle doğrulanmış yapay zekâ kullanımı ile genel dijitalleşme birbirinden ayrılmıştır.

Yapay zekâ yargı sisteminde hangi işlerde kullanılıyor?

Yargı alanındaki yapay zekâ uygulamaları, etkilerine göre kabaca dört gruba ayrılabilir:

  1. İdari ve destekleyici işler: Dosyaların konuya, mahkemeye veya iş türüne göre sınıflandırılması; duruşma takviminin düzenlenmesi; gelen evrakın ayrıştırılması; istatistik ve iş yükü analizi; çağrı merkezi veya vatandaş asistanı.
  2. Belge ve bilgi işleme: Kararların anonimleştirilmesi, ses kayıtlarının yazıya çevrilmesi, çeviri, özetleme, karar metinlerinin etiketlenmesi, içtihat ve mevzuat araması.
  3. Karar hazırlığına yardım: Benzer kararların bulunması, hukuki sorunların haritalanması, delil veya dosya içeriğinin özetlenmesi, olası süre ve usul sorunlarının gösterilmesi. Bu grupta insan denetimi özellikle önemlidir; araç hâkimin değerlendirmesini ikame etmemelidir.
  4. Tahmin ve karar verme: Dava sonucunu, yeniden suç işleme ihtimalini veya kişinin belirli bir davranışını puanlayan sistemler. Temel haklar bakımından en yüksek risk bu gruptadır. Hatalı ya da ayrımcı puan, özgürlük, eşitlik, masumiyet karinesi ve etkili başvuru hakkını doğrudan etkileyebilir.

Yapay zekâ, yargı mensubunun yerine geçen bir “elektronik hâkim” olarak değil; iyi tasarlanıp denetlendiğinde, iş yükünü azaltan ve bilgiye erişimi kolaylaştıran yardımcı bir araç olarak ele alınmalıdır. Bir çıktının otomatik üretilmiş olması, onu doğru, tarafsız veya hukuken bağlayıcı kılmaz.

Türkiye’de yapay zekâ ve yargı sistemi

UYAP dijital adalet altyapısıdır; her UYAP işlemi yapay zekâ değildir

Türkiye, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP), Avukat Portalı, Vatandaş Portalı, e-Satış, elektronik imza, SEGBİS ve e-Duruşma gibi araçlarla yargı süreçlerini uzun süredir dijital ortamda yürütmektedir. Bu altyapı, dosya ve evraka erişim, dava/ icra işlemlerinin elektronik yapılması, tebligat ve kurumlar arası veri alışverişi bakımından önemli kolaylık sağlar. Ancak UYAP’ın dijital bir yargı ağı olması, UYAP’ın her dosyada yapay zekâ ile hukuki karar verdiği anlamına gelmez.

Adalet Bakanlığının 2026 yılı açıklamalarında, yargıda yapay zekâ desteğini içeren UYAP AI projesi ile geliştirme süreci devam eden UYAP Karar Destek Sistemi ayrı projeler olarak anılmaktadır. Proje duyurusu, bu sistemlerin tamamının kullanıma açıldığı veya mahkeme kararlarının algoritma tarafından verildiği anlamına gelmez. Kamuya açık açıklamalar itibarıyla, karar destek sisteminin hangi veri kümeleriyle çalışacağı, hangi mahkeme türlerinde kullanılacağı, model doğruluğu, hata oranı, insan denetimi, tarafların açıklama/itiraz imkânı ve bağımsız denetim usulleri konusunda ayrıntılı teknik ve normatif çerçevenin ayrıca şeffaflaştırılması gerekir.

Alo Adalet 135: yapay zekânın vatandaşla temas eden kullanım örneği

2026’da pilot illerde başlatılan ve ekim ayında 81 ile yayıldığı açıklanan Alo Adalet 135, uzun süren dosyalarla ilgili vatandaş başvurularının iletilmesi ve takibi için oluşturulmuştur. Bakanlık, yapay zekâ destekli sesli asistan ve ses tanıma/seslendirme altyapısından söz etmektedir. Bu örnekte yapay zekânın işlevi, vatandaşın başvuru sürecini kolaylaştırmak, başvuruyu almak ve ilgili kanala yönlendirmektir; açıklanan işlev, uyuşmazlığın esasını karara bağlamak değildir. Bu ayrım, yapay zekânın yargısal karar yetkisini devralmasıyla idari hizmetleri kolaylaştırmasını birbirinden ayırır.

Türkiye’de uygulanacak temel hukuk kuralları

Türkiye’de yapay zekâya özgü, yargı kararlarını algoritmaya bırakan genel bir kanun bulunmaması; yapay zekâ kullanımının hukuksuz veya denetimsiz olduğu anlamına gelmez. Anayasa, usul kanunları, kişisel verilerin korunması, meslek kuralları, elektronik işlem mevzuatı ve temel hak güvenceleri mevcut sistemlere uygulanır.

  • Anayasa m. 9 ve m. 138: Yargı yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır; hâkimler Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verir. Algoritmik çıktı, hâkimin bağımsız değerlendirmesinin yerine geçemez.
  • Anayasa m. 36: Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma güvencesi, tarafın iddia ve savunmasını etkileyen algoritmik verilerin denetlenebilir olmasını gerektirir. Bir kararın hangi maddi ve hukuki nedenlere dayandığı anlaşılabilir olmalıdır.
  • Anayasa m. 10 ve m. 20: Eşitlik, özel hayat ve kişisel verilerin korunması ilkeleri; eğitim verilerindeki önyargıların, hassas verilerin ve otomatik profillemenin denetlenmesini zorunlu kılar.
  • 6698 sayılı KVKK: Yapay zekâ sistemleri kişisel veri işliyorsa amaçla bağlılık, ölçülülük, hukuka uygunluk, veri güvenliği ve ilgili kişi hakları gündeme gelir. Kişisel verilerin yurt dışına aktarımı da KVKK’nın aktarım hükümleri bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
  • HMK, CMK ve diğer usul mevzuatı: Delilin hukuka uygunluğu, tarafların delile erişmesi ve itiraz edebilmesi, gerekçeli karar, silahların eşitliği, savunma hakkı ve hâkimin delilleri serbestçe değerlendirmesi ilkeleri yapay zekâ çıktıları bakımından da geçerlidir.
  • 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu ve UYAP mevzuatı: Elektronik belge ve işlem altyapısını düzenler; yapay zekâya yargısal karar yetkisi vermez.

KVKK’nın üretken yapay zekâ rehberleri ve 2026’da yayımladığı avukatların mesleki faaliyetlerinde kişisel verilerin korunmasına ilişkin uygulama rehberi, avukatların üretken yapay zekâ kullanırken müvekkil verisi, sır saklama, yurt dışına veri aktarımı ve veri güvenliğini gözetmesi gerektiğini özellikle görünür kılmaktadır. Dosya dilekçelerini, sağlık kayıtlarını, çocuklara ilişkin bilgileri, ceza soruşturması belgelerini veya ticari sırları herkese açık bir sohbet aracına kontrolsüz biçimde yüklemek mesleki ve KVKK riskleri doğurabilir.

Türkiye açısından fırsatlar

Yapay zekâ, Türkiye’de özellikle şu alanlarda gerçekçi fayda sağlayabilir:

  • Dava ve soruşturma dosyalarının iş yükü ve gecikme riski bakımından erken tespiti.
  • Evrakın doğru dosyaya ve iş akışına yönlendirilmesi; eksik belge ve süre uyarıları.
  • Duruşma sesinin yazıya çevrilmesi ve tutanak taslağı hazırlanması; son kontrolün zabıt kâtibi ve hâkimde kalması.
  • Kararların kişisel verilerden arındırılması ve daha fazla kararın erişilebilir biçimde yayımlanması.
  • İçtihat araştırmasında doğal dil ile arama, emsal kararların konularına göre gruplanması.
  • Çok dilli vatandaş hizmetleri, engelliler için erişilebilir başvuru kanalları ve hukuki bilgi asistanları.
  • Dava süresi ve mahkeme iş yükü verilerinin analiz edilerek personel ve kaynak planlaması yapılması.

Bu alanlarda fayda, yalnızca “daha hızlı işlem” hedefiyle ölçülmemelidir. Uygulamanın doğruluğu, yanlış yönlendirme oranı, dezavantajlı gruplara etkisi, veri güvenliği, erişilebilirliği ve vatandaşın insan görevliye ulaşabilmesi de ölçülmelidir.

Yapay zekânın KVKK’ya etkisi: mahremiyet, otomatik analiz ve yargı verileri

Yapay zekâ sistemleri kişisel verileri yalnızca bir veri tabanına kaydederken işlemez. Kullanıcı istemi (prompt), yüklenen dosya, sohbet geçmişi, ses kaydı, modelin ürettiği yanıt, kullanım/telemetri kayıtları, güvenlik günlükleri ve modelin geliştirilmesi için yapılan eğitim veya ince ayar işlemleri de kişisel veri işleme sürecinin parçası olabilir. Bir kişi doğrudan adı yazılmadan da dosya numarası, olay tarihi, işyeri, aile ilişkisi veya nadir bir olay anlatımıyla belirlenebilir. Bu nedenle hukuk ve yargı alanında “isimleri sildim” demek her zaman anonimleştirme anlamına gelmez.

KVKK, yapay zekâya özgü ayrı ve kapsamlı bir kanun değildir; fakat yapay zekâ ile kişisel veri işleniyorsa 6698 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uygulanır. KVKK’nın üretken yapay zekâ rehberi ve sohbet robotları hakkındaki bilgi notu, sistemin geliştirilmesi ve kullanılması sırasında veri sorumlusu ve veri işleyenlerin yükümlülüklerinin değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyar. Eylül 2026’da KVKK ile Türkiye Barolar Birliğinin katkısıyla yayımlanan avukatlık faaliyetlerine ilişkin uygulama rehberi, üretken yapay zekâ araçlarının kullanımı, kişisel verilerin yurt içine/yurt dışına aktarılması ve avukatların veri güvenliği sorumluluklarını ayrıca ele almıştır.

Yapay zekâ sisteminde kim veri sorumlusu, kim veri işleyendir?

KVKK bakımından belirleyici olan, sözleşmede kullanılan unvan değil; kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve vasıtalarını fiilen kimin belirlediğidir. Mahkeme, kamu kurumu, hukuk bürosu veya şirket kendi amaçları için AI kullanıyorsa veri sorumlusu olabilir. Yazılım sağlayıcısı, talimatla ve veri sorumlusu adına işlem yapıyorsa veri işleyen rolünde olabilir; kendi amaçları için veriyi saklıyor, yeniden kullanıyor veya modelini eğitiyorsa rol ve sorumluluk ayrıca incelenir. Aynı projede birden çok aktörün farklı işlemler bakımından ayrı veya ortak rolleri bulunabilir.

Bir hukuk bürosunun çevrim içi AI hizmetini kullanması, sağlayıcının otomatik olarak yalnızca “teknik araç” sayılacağı anlamına gelmez. Hizmet şartları, verilerin hangi amaçla kullanıldığı, model eğitiminin açık olup olmadığı, saklama süresi, alt hizmet sağlayıcıları, güvenlik günlükleri ve verinin işlendiği yer incelenmelidir. Tarafların sözleşmede veri işleyen yazması tek başına gerçek işleme ilişkisini değiştirmez.

KVKK’nın temel ilkeleri yapay zekâda nasıl uygulanır?

6698 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki hukuka ve dürüstlük kurallarına uygunluk, doğruluk/güncellik, belirli ve meşru amaç, amaçla bağlantılı-sınırlı-ölçülü olma ve gerekli süre kadar muhafaza ilkeleri, yapay zekâ projesinin bütün yaşam döngüsünü ilgilendirir.

  • Amaç sınırı: Dava dosyasını mahkemede değerlendirmek amacıyla alınan verinin, ayrıca model eğitimi veya ticari ürün geliştirme amacıyla kullanılması yeni ve ayrı bir amaç olabilir. İlk işlem için bulunan hukuki sebep, sonraki tüm kullanım amaçlarını kendiliğinden kapsamaz.
  • Veri minimizasyonu: Bir hukuki soruya yanıt üretmek için dosyanın tamamı gerekmiyorsa, yalnızca gerekli bölüm ve mümkünse kimliksizleştirilmiş olgular paylaşılmalıdır.
  • Doğruluk ve güncellik: Hatalı nüfus bilgisi, yanlış suç kaydı, eski adres, eksik sağlık verisi veya modelin yanlış çıkarsaması kişiyi aleyhe etkileyebilir. Yanlış veri yalnızca teknik bir kusur değil, kişisel veri doğruluğu ve adil işlem sorunudur.
  • Saklama süresi: İstem ve dosya içeriği “ileride lazım olabilir” diye sınırsız saklanmamalı; amaç sona erdiğinde silme, yok etme veya gerçekten anonim hâle getirme koşulları değerlendirilmelidir.
  • Şeffaflık: İlgili kişiye, verisinin ne amaçla, hangi hukuki sebebe dayanarak, kimlere aktarılabileceği ve haklarını nasıl kullanacağı anlaşılır biçimde bildirilmelidir. Modelin teknik ayrıntıları ile veri işleme hakkında verilmesi gereken bilginin kapsamı aynı soru değildir.

Hukuki sebep ve açık rıza: yapay zekâ kullanımı tek başına işleme şartı değildir

Kişisel verinin yapay zekâ aracına girilmesi, kendi başına bir hukuki işleme şartı oluşturmaz. Her işleme faaliyeti için 6698 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki şartlardan biri bulunmalıdır. Açık rıza bu şartlardan yalnızca biridir; sözleşmenin kurulması veya ifası, hukuki yükümlülük, hakkın tesisi-kullanılması-korunması, kanunda öngörülme veya temel haklara zarar vermemek kaydıyla meşru menfaat gibi diğer şartlar da somut olaya göre değerlendirilebilir. “AI kullanıyoruz” denilerek açık rıza alınması, amaç ve ölçülülük dâhil diğer yükümlülükleri ortadan kaldırmaz; açık rızanın özgür iradeye dayanması ve belirli bir işleme faaliyetine ilişkin olması gerekir.

Avukatın müvekkilden vekâlet almış olması da müvekkilin her kişisel verisinin herhangi bir üçüncü taraf üretken AI hizmetine aktarılmasına otomatik izin vermez. İşleme amacı, hizmetin niteliği, müvekkil talimatı, sır saklama yükümlülüğü, veri güvenliği, sağlayıcı sözleşmesi ve gerekiyorsa yurt dışına aktarım şartları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Özel nitelikli kişisel veriler: hukuk dosyalarında yüksek risk

Ceza dosyalarında mahkûmiyet ve güvenlik tedbiri bilgileri; aile ve tüketici dosyalarında sağlık, cinsel hayat veya biyometrik veriler; iş uyuşmazlıklarında sendika üyeliği, sağlık ve engellilik bilgileri; dosyadaki çocuklara ilişkin bilgiler özel nitelikli kişisel veri içerebilir. 2024’te değiştirilen KVKK m. 6 uyarınca bu verilerin işlenmesi için maddede sayılan işleme şartlarından uygun olanının bulunması ve Kurulun belirlediği yeterli önlemlerin alınması gerekir. Özel nitelikli veri içeren bir dosyanın genel amaçlı sohbet robotuna yüklenmesi, sıradan bir metnin yüklenmesiyle aynı risk düzeyinde değildir.

Kişisel verilerin yapay zekâya aktarılmadan önce maskelenmesi veya takma ad kullanılması riski azaltabilir; fakat takma adlı veri hâlâ kişiyi belirlenebilir kılıyorsa kişisel veri olmaya devam eder. Gerçek anonimleştirme için kişinin, makul olarak kullanılabilecek araçlarla yeniden belirlenememesi gerekir. Özellikle küçük yerleşim yeri, nadir meslek, olay tarihi ve aile ilişkileri gibi dolaylı tanımlayıcılar birlikte değerlendirildiğinde yeniden teşhis riski yükselebilir.

Otomatik analiz aleyhe sonuç doğurursa: KVKK m. 11/1-g

KVKK m. 11/1-g, ilgili kişiye, işlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme hakkı tanır. Bu hak, kredi/uygunluk puanı, başvuru elemesi, risk sınıflandırması veya kişiye özgü değerlendirmelerde gündeme gelebilir. Yargı alanında dosyanın öncelik sırasını, tutukluluk riskini, ceza veya tedbir önerisini ya da uyuşmazlıkta kimin haklı çıkacağını etkileyen otomatik analizler de kullanılıyorsa, sonucun gerçekten münhasıran otomatik analize dayanıp dayanmadığı ve kişinin aleyhine sonuç doğurup doğurmadığı somut biçimde incelenmelidir.

Bu hüküm, GDPR m. 22 ile aynı kapsam ve sistematiğe sahip değildir; metin özellikle otomatik analiz sonucunda kişi aleyhine bir sonuç doğmasına itiraz hakkını düzenler. Dolayısıyla her AI destekli işlemde otomatik olarak aynı hukuki sonuç çıkarılmamalı; kararın nasıl verildiği, insan müdahalesinin gerçek ve etkili olup olmadığı, otomatik puanın fiilen belirleyici ağırlık taşıyıp taşımadığı ve özel sektör/kamu otoritesi ayrımı incelenmelidir. İnsan yalnızca sistem çıktısını onaylayan bir “imza makamı”na dönüşmüşse, insan denetiminin gerçekliği ayrıca sorgulanabilir.

İlgili kişi, m. 11’deki diğer hakları kapsamında verisinin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenmişse bilgi talep etme, işleme amacını ve amaca uygun kullanımı öğrenme, aktarım yapılan üçüncü kişileri bilme, eksik/yanlış verilerin düzeltilmesini ve şartları varsa silinmesini isteme haklarını da kullanabilir. Başvurunun öncelikle veri sorumlusuna yapılması, cevap ve şikâyet sürelerinin güncel Kanun ve ikincil mevzuat üzerinden takip edilmesi gerekir.

Yurt dışına veri aktarımı: bulut ve üretken AI hizmetleri

Yapay zekâ hizmetinin sağlayıcısı, altyapısı veya alt veri merkezleri yurt dışında bulunuyorsa; prompt, dosya, sohbet kaydı veya erişilebilir verinin yurt dışına aktarılması gündeme gelebilir. Sunucunun nerede olduğuna dair tek bir beyan yeterli olmayabilir; alt işleyenler, destek personelinin uzaktan erişimi, kayıtların tutulduğu bölgeler ve yedekleme düzeni de incelenmelidir. Yurt dışına aktarımın bulunup bulunmadığı somut teknik mimariye bağlıdır.

KVKK m. 9’daki aktarım rejimi 1 Haziran 2024’te değişmiş; yeterlilik kararı, uygun güvenceler (örneğin standart sözleşme veya bağlayıcı şirket kuralları) ve belirli arızi hâllere dayanan kademeli bir sistem kurulmuştur. Uygun güvence olarak standart sözleşme kullanıldığında, imzadan itibaren beş iş günü içinde Kuruma bildirim yükümlülüğü dâhil ilgili usul şartlarına uyulması gerekir. Hizmetin ücretsiz olması, verinin yabancı sunucuya/sağlayıcıya gönderilmesini KVKK bakımından kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.

Yargı makamları için KVKK istisnası ne anlama gelir?

KVKK m. 28/1-d, kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi hâlinde Kanun hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler. İstisnanın öznesi ve amacı sınırlıdır: veriyi işleyen makamın yargı/infaz mercii olması ve işlemenin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz faaliyetiyle ilgili bulunması gerekir. KVKK Kurulunun ceza infaz kurumuna ilişkin karar özetleri de bu bentteki şartları somut olay üzerinden değerlendirmektedir.

Bu hüküm, adalet alanındaki her kurumu, her adli veriyi veya tüm avukatlık faaliyetlerini genel bir KVKK muafiyetine dönüştürmez. Avukat, hukuk bürosu, bilirkişi, arabulucu, hukuk teknolojisi şirketi veya mahkemeye hizmet veren tedarikçi bakımından veri sorumlusu/veri işleyen rolü ile işlemenin amacı ayrıca belirlenmelidir. Ayrıca m. 28’deki Kanun istisnası; Anayasa, ceza ve usul hükümleri, meslek sırrı, sır saklama yükümlülüğü, kişilik hakları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kaynaklı güvenceleri ortadan kaldırmaz.

Hukuk büroları ve mahkemeler için KVKK uyum kontrol listesi

  • Kullanım senaryosunu tanımlayın: transkripsiyon, özetleme, içtihat arama, dosya sınıflandırma veya üretken taslak hazırlama gibi amaçları birbirinden ayırın.
  • Veri akışını çıkarın: hangi verinin kimden alındığı, hangi sisteme yüklendiği, hangi sağlayıcı/alt sağlayıcı tarafından işlendiği, nerede tutulduğu ve ne zaman silindiği kayıt altına alınsın.
  • Hukuki sebebi ve amacı belirleyin: özellikle model eğitimi, kalite incelemesi ve ürün geliştirme için sonraki kullanımın ilk amaçtan farklı olup olmadığını değerlendirin.
  • Veri minimizasyonu uygulayın: kimlikleri kaldırın, dosyanın yalnızca gerekli kısmını kullanın, özel nitelikli veri ve çocuk verileri için daha sıkı erişim ve paylaşım kuralları belirleyin.
  • Tedarikçiyi inceleyin: verilerin model eğitiminde kullanımı, saklama/silme, güvenlik, olay bildirimi, alt işleyenler, yurt dışı erişim ve sözleşmesel güvenceleri kontrol edin.
  • Yurt dışı aktarımını ayrıca değerlendirin: veri konumu, erişim ve yedekleme mimarisini öğrenin; gerekiyorsa m. 9’daki aktarım mekanizmalarını ve bildirim sürelerini uygulayın.
  • İnsan gözetimini somutlaştırın: AI çıktısını kimin, hangi ölçütlerle doğruladığı; hatalı çıktının nasıl düzeltildiği ve sistem önerisinin nasıl reddedilebildiği belirli olsun.
  • İlgili kişi başvurularını yönetin: otomatik analiz kaynaklı aleyhe sonuca itiraz, veri düzeltme ve diğer KVKK hakları için işleyen bir süreç kurun.
  • Veri güvenliği ve ihlal müdahalesi hazırlayın: erişim yetkileri, şifreleme, kayıt tutma, saklama/imha takvimi ve ihlal hâlinde bildirim süreci yazılı olsun.
  • VERBİS ve dokümantasyon yükümlülüklerini değerlendirin: yeni AI kullanımının mevcut veri envanteri, aydınlatma metinleri ve saklama/imha süreçlerinde güncelleme gerektirip gerektirmediğini kontrol edin.

KVKK ile AB GDPR ve AI Act arasındaki ilişki

Türkiye’de KVKK, kişisel veri işleme faaliyetlerine ve ilgili kişi haklarına odaklanır. AB GDPR, otomatik karar verme ve profilleme konusunda m. 22’de ayrıca bir çerçeve kurar; AI Act ise sistemleri risk temelli sınıflandırıp sağlayıcı ve kullanıcı yükümlülükleri getirir. Bir yapay zekâ sisteminin AB pazarında kullanılması veya AB’deki kişilerin verilerini işlemesi hâlinde, somut olayın kapsamına göre GDPR ve AI Act yükümlülükleri de gündeme gelebilir. Türkiye’de yalnızca KVKK’ya uygunluk, AB hukukunun uygulanabildiği bir faaliyette tek başına yeterli olmayabilir.

Öte yandan, AB AI Act’te yargı alanındaki bazı sistemlerin yüksek riskli sayılması, her hukuki sohbet robotunun veya her otomatik yazım aracının kendiliğinden yüksek riskli olduğu anlamına gelmez. Sistemin amacı, gerçek işlevi, karar sürecine etkisi ve AI Act’teki sınıflandırma ölçütleri incelenmelidir. Benzer biçimde KVKK bakımından da her algoritmik işlem otomatik olarak m. 11/1-g kapsamına girmez; münhasıran otomatik analiz ve aleyhe sonuç koşulları somut olayda değerlendirilir.

Avrupa Birliği: Yapay Zekâ Tüzüğü ve adalet alanı

Yapay Zekâ Tüzüğü (AI Act) yargıyı nasıl sınıflandırıyor?

AB’nin 2024/1689 sayılı Yapay Zekâ Tüzüğü, yapay zekâ sistemlerini risk temelli bir yaklaşımla düzenler. Bir yargı merciinin olay ve hukuk kurallarını araştırmasına, yorumlamasına veya somut olaya uygulamasına destek vermek üzere tasarlanan sistemler, temel haklara etkileri nedeniyle yüksek risk kategorisinde değerlendirilir. Alternatif uyuşmazlık çözümünde yargısal işlevi destekleyen bazı sistemler de kapsamda olabilir. Buna karşılık, kararların yalnızca anonimleştirilmesi veya kurum içi idari işlerin yürütülmesi gibi yargısal sonucu etkilemeyen yardımcı faaliyetler, her durumda otomatik olarak aynı yüksek risk sınıfına girmez; sistemin gerçek amacı ve işlevi belirleyicidir.

Tüzük, yapay zekânın mahkeme kararını kendisinin vermesine izin veren bir “robot hâkim” rejimi kurmamaktadır. Yüksek riskli sistemlerde risk yönetimi, veri kalitesi, teknik dokümantasyon, kayıt tutma, şeffaflık, insan gözetimi, doğruluk, dayanıklılık ve siber güvenlik yükümlülükleri öngörülür. İnsan gözetiminin anlamlı olabilmesi için kullanıcı çıktıyı anlayabilmeli, gerektiğinde göz ardı edebilmeli ve sistemi durdurabilmelidir.

2026 itibarıyla uygulama takvimi: 2026 değişikliği

Yapay Zekâ Tüzüğü 2024’te yürürlüğe girdi; yasaklı uygulamalar ve yapay zekâ okuryazarlığına ilişkin bazı hükümler 2 Şubat 2025’ten itibaren uygulanmaya başladı. Bununla birlikte, 8 Temmuz 2026 tarihli 2026/1744 sayılı değişiklikle yüksek riskli sistemlere ilişkin belirli yükümlülüklerin takvimi yeniden düzenlendi. Adalet alanındaki Annex III sınıfına giren yüksek riskli kullanımlar bakımından, ilgili gerekliliklerin uygulama tarihi 2 Aralık 2027 olarak güncellendi. Annex I kapsamındaki ürün güvenliği mevzuatına bağlı yüksek riskli sistemler için tarih 2 Ağustos 2028’dir. Dolayısıyla 2026 sonbaharında yayımlanan bir yazıda eski takvimdeki 2 Ağustos 2026 tarihini, yargı alanındaki Annex III sistemleri için hâlâ geçerliymiş gibi vermek güncel olmaz.

Bu tarihler, mevcut anayasal ve veri koruma yükümlülüklerinin 2027’ye kadar askıya alındığı anlamına gelmez. GDPR, ulusal usul güvenceleri, adil yargılanma ve mesleki sorumluluk kuralları uygulanmaya devam eder. Ayrıca AI Act’in hangi tarafın hangi yükümlülüğünü doğurduğu, sağlayıcı/dağıtıcı/kullanıcı rolüne ve sistemin kullanım amacına göre belirlenir.

Avrupa Konseyi ve CEPEJ standartları

AB Yapay Zekâ Tüzüğü yanında Avrupa Konseyi’nin 2024 tarihli Yapay Zekâ, İnsan Hakları, Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü Çerçeve Sözleşmesi ile CEPEJ’in 2018 Avrupa Etik Şartı önem taşır. CEPEJ’in beş temel ilkesi; temel haklara saygı, ayrımcılığın önlenmesi, kalite ve güvenlik, şeffaflık/tarafsızlık/adillik ve kullanıcının kontrolüdür. Bu ilkeler, yapay zekânın yargıya katkısının ancak insan hakları ve hukukun üstünlüğüyle uyumlu olması hâlinde meşru görülebileceğini ortaya koyar.

Avrupa Komisyonunun DigitalJustice@2030 yaklaşımı, üye ülkelerde dijital adalet uygulamalarının yaygınlaştırılmasını ve AI dâhil araçlar için uygulama örneklerinin paylaşılmasını hedeflemektedir. Komisyon, 2026 sonuna kadar adalet alanında kullanılan dijital ve yapay zekâ araçları için yaşayan bir envanter oluşturmayı planladığını açıklamıştır. Üye ülkelerin dijitalleşme düzeyi eşit değildir; dijital dosya altyapısı kuvvetli olan ülke, mutlaka yargısal karar destek yapay zekâsında da ileri demek değildir.

Avrupa ülkelerinde yapay zekâ ve yargı: ülke ülke inceleme

Aşağıdaki bölüm, 27 AB ülkesinin her birini ayrı ayrı ele alır. Resmî Avrupa Temel Haklar Ajansı (FRA) araştırması, 2025’te Avusturya, Estonya, Fransa, İtalya, Letonya, Polonya ve Portekiz’deki 31 dijital adalet aracını incelemiştir. Bu ülkelerde doğrulanmış örnekler ayrıca belirtilmiştir. Diğer ülkeler hakkında, söz konusu araştırmada belirli bir yargısal AI uygulamasının belgelenmemiş olması, ülkede hiçbir yapay zekâ denemesi olmadığı anlamına gelmez; yalnızca burada doğrulanmış kullanım örneği olarak sunulmadığını ifade eder.

ÜlkeYargıda doğrulanmış yapay zekâ örneği / mevcut yaklaşım
AvusturyaJustiz 3.0 çerçevesindeki dijital dönüşüm içinde karar anonimleştirme, gelen postanın işlenmesi, dijital dosya yönetimi, konuşma tanıma ve vatandaş sorularını yanıtlayan Justitia sohbet robotu gibi uygulamalar raporlanmıştır. Karar yayımlanırken bazı sonuçlar görevli tarafından kontrol edilir; otomatik anonimleştirme hatası kişisel verileri açığa çıkarabileceğinden insan kontrolü sürer.
BelçikaAB AI Act ve GDPR çerçevesi geçerlidir. Bu incelemede, Belçika yargısında hâkim kararını veren bir AI sistemi doğrulanmış uygulama olarak tespit edilmemiştir. Elektronik adalet projeleri ile kararın esasını etkileyen AI kullanımını ayrı değerlendirmek gerekir.
BulgaristanAB ortak düzenlemelerine tabidir. Avrupa Komisyonu, dijital adalete erişim araçlarında ilerleme bulunduğunu; elektronik iletişim altyapısında ise eksikler sürdüğünü belirtmiştir. Burada karar veren yargısal AI örneği doğrulanmış değildir.
HırvatistanAB AI Act’in yüksek risk yaklaşımı ve GDPR uygulanır. Bu makalede belirli bir mahkeme AI uygulaması doğrulanmış şekilde saptanmamıştır; dijital adalet projelerinin insan denetimi, erişilebilirlik ve veri güvenliği bakımından izlenmesi gerekir.
KıbrısAB hukuk düzeni ve AI Act kapsamındadır. Yargı kararını otomatik veren bir sistem hakkında bu incelemede doğrulanmış ulusal örnek bulunmamaktadır. Dijital dosya ve çevrim içi hizmetlerin varlığı AI karar desteğiyle karıştırılmamalıdır.
ÇekyaVideo konferans yargılamalarda yerleşik bir araç olarak kullanılmakta; e-dosya uygulamasının yaygınlaştırılmasının geciktiği Avrupa Komisyonu raporunda belirtilmektedir. Bu dijitalleşme örnekleri, yargısal karar veren AI kullanımı anlamına gelmez.
DanimarkaAI Act ve GDPR ortak tabanını paylaşır. Danimarka’nın kamu hizmetlerindeki dijital kapasitesi, yargıda otomatik karar verildiğinin kanıtı değildir. Bu incelemede mahkeme kararını belirleyen doğrulanmış bir AI uygulaması saptanmamıştır.
EstonyaSalme adlı yapay zekâ destekli konuşma çözümleme aracı hukuk, idare ve ceza yargılamalarında duruşma sesinden metin oluşturmak için kullanılmaktadır. Mahkeme personeli metni kontrol eder ve bazı yerlerde manuel transkripsiyon yedek olarak korunur. Örnek, AI’nın karar vermeden de yargı işleyişini dönüştürebileceğini gösterir.
FinlandiyaAB AI Act ve GDPR hükümleri uygulanır. Bu incelemede mahkeme kararını otomatik veren doğrulanmış bir ulusal sistem tespit edilmemiştir. Dil teknolojilerinin duruşma, çeviri ve içtihat arama alanlarında kullanılması hâlinde doğruluk ve dilsel eşitlik ayrıca önem kazanır.
FransaSavcılıkta Clepsydre isimli aracın, çocuklara karşı suçlar ve bazı kabahatlerde zamanaşımı sürelerinin belirlenmesine yardımcı olduğu aktarılmıştır. Fransa’daki “predictive justice” tartışması, dava sonucu tahmini ile içtihat analizinin sınırlarını gündeme getirmiştir. Conseil d’État, 2025’te idari yargı içinde AI kullanımına ilişkin bir şart/charter yayımlamıştır.
AlmanyaFederal yapısı nedeniyle adaletin dijital dönüşümü ve uygulama tercihleri eyaletler arasında dağılabilir. Bu incelemede, mahkeme kararını otomatik veren tek ve ülke çapında bir AI uygulaması doğrulanmış değildir. Yüksek riskli yargısal sistemler bakımından AI Act’in ortak kuralları uygulanacaktır.
YunanistanAB AI Act ve GDPR ortak çerçevesine tabidir. Avrupa Komisyonu dijital yargı altyapısındaki ilerlemenin ülkelere göre değiştiğini belirtir. Bu makalede yargısal karar veren AI uygulaması doğrulanmamış, elektronik hizmetler AI’dan ayrı tutulmuştur.
MacaristanYargı alanında kullanılacak yüksek riskli sistemler için AB AI Act yükümlülükleri geçerlidir. Bu incelemede ülke çapında doğrulanmış karar destek AI uygulaması saptanmamıştır. Algoritmik sınıflandırma veya risk puanı kullanılırsa eşitlik, açıklanabilirlik ve etkili itiraz güvenceleri belirleyici olacaktır.
İrlandaCommon law geleneği ve AB AI Act/GDPR çerçevesi birlikte uygulanır. Bu incelemede mahkeme kararını otomatik veren ulusal bir AI sistemi belgelenmemiştir. Üretken AI kaynaklı sahte içtihat ve doğrulanamayan kaynaklar, avukatlık meslek özeni ve mahkemeye sunulan beyanların teyidi bakımından önemlidir.
İtalyaFRA araştırması dijital ceza yargılaması uygulamalarını ve çevrim içi dosya akışını incelemiştir. İtalya’da ceza yargısının dijital dönüşümünde teknik zorlukların sürdüğü raporlanmıştır. Bu, AI kullanımının yaygın olduğu anlamına gelmez; veri kalitesi ve usul güvenceleri özellikle dikkat gerektirir.
LetonyaMahkeme kararlarının yayımlanmadan anonimleştirilmesi için 2016’dan beri kullanılan araç 2024’te AI temelli sürümle güncellenmiştir. Yeni sürüm idari kabahat kararlarında kullanılır ve kullanıcı metni kontrol eder. Savcılıkta olağandışı erişim/arama faaliyetlerini belirlemeye yönelik araç da raporlanmıştır.
LitvanyaAB AI Act ve GDPR uygulanır. Bu incelemede belirli bir mahkeme AI sistemi doğrulanmış örnek olarak yer almamıştır. Ulusal e-adalet araçlarının kullanımında otomatik sınıflandırma ile yargısal değerlendirme arasındaki sınır önemini korur.
LüksemburgAB kurumlarının ve uluslararası yargı yapılarının bulunduğu ülke olarak dijital adalet bakımından özel bir kurumsal çevreye sahiptir; yine de bu incelemede mahkeme kararını otomatik veren yerel bir AI örneği doğrulanmış değildir. AB AI Act ve GDPR uygulanır.
MaltaAB’nin yüksek riskli AI, veri koruma ve adil yargılanma ilkelerine tabidir. Bu incelemede yargı kararına doğrudan etki eden doğrulanmış ulusal bir AI aracı tespit edilmemiştir. Küçük dil/veri kümelerinde modelin hatalı genelleme riski ayrıca denetlenmelidir.
HollandaYargı alanında algoritmik sistemlere ilişkin fırsat ve riskler CEPEJ tarafından özel olarak tartışılmıştır. Ülke, dijital süreç ve çevrim içi uyuşmazlık çözümü bakımından aktif örneklerden biridir. Yine de dijital ODR ile hâkimin yerine geçen karar algoritmasını aynı kategoriye koymamak gerekir.
PolonyaBakanlığın İsviçre frangı üzerinden kullandırılmış kredilere ilişkin uyuşmazlıklarda dijital hâkim asistanı kullanımını test ettiği FRA raporunda belirtilmiştir. Bu, pilot/test niteliğinde bir destek uygulaması olarak aktarılmıştır; nihai yargısal kararın sistemce verildiği sonucu çıkarılamaz.
PortekizYüksek Mahkeme ve genel mahkemelerde karar anonimleştirme aracı kullanılır; görüşmeler sırasında AI temelli olmadığı belirtilmiş, AI ile geliştirilmesi için çalışma grubu kurulmuştur. GPJ adlı yapay zekâ sohbet robotu hukuki bilgi sunar. Ayrıca vatandaşlık başvuru platformunda görev otomasyonu ve Magistratus araştırma özelliklerinin AI ile geliştirilmesi planları aktarılmıştır. Bir hâkimin AI ile üretilen gerçekte var olmayan kaynakları karara almış olabileceği iddiası üzerine disiplin incelemesi başlatıldığı da raporda yer almıştır.
RomanyaAB AI Act ve GDPR geçerlidir. Bu makalede mahkeme kararını veren doğrulanmış bir ulusal AI uygulaması tespit edilmemiştir. Avrupa dijitalleşme değerlendirmelerinde ulusal altyapı ve uygulama düzeyleri farklılık göstermektedir.
SlovakyaYargısal AI kullanımına ilişkin doğrulanmış ulusal bir örnek bu incelemede saptanmamıştır. E-dosya, elektronik iletişim ve video duruşma uygulamaları AI’dan ayrı değerlendirilmelidir. Yüksek riskli sistemlere AI Act hükümleri uygulanacaktır.
SlovenyaAB AI Act ve GDPR kapsamındadır. Bu incelemede mahkeme kararını otomatik veren doğrulanmış bir uygulama belirlenmemiştir. Algoritmik araçların kullanımında temel hak etki değerlendirmesi ve savunmanın sisteme itiraz edebilmesi önemlidir.
İspanya2024 tarihli Adalet İdaresi Teknik Komitesinin AI kullanım politikası CEPEJ kaynaklarında yer almaktadır. Bu, kurumsal politika geliştirme örneğidir; tek başına AI’nın mahkeme kararını verdiğini göstermez. İspanya’nın otonom bölgeleri ve farklı yargı organları nedeniyle uygulama ülke içinde farklılaşabilir.
İsveçAB AI Act ve GDPR ortak çerçevesi uygulanır. Bu incelemede karar veren bir yargısal AI sistemi doğrulanmamıştır. Dijital kamu hizmetleri ile bağımsız mahkeme değerlendirmesi arasındaki sınırın korunması gerekir.

AB ülkeleri arasında ortak dersler

Ülkeler arasındaki fark, “AI kullananlar ve kullanmayanlar” kadar basit değildir. Bazı sistemler yalnızca kayıt, anonimleştirme veya çağrı merkezi işini otomatikleştirir; bazıları hâkimin arama ve dosya inceleme kapasitesini destekler; en tartışmalı olanlar ise birey hakkında risk veya sonuç tahmini üretir. FRA’nın 2025 araştırması, incelenen dijital araçların erişimi ve verimliliği artırabildiğini, ancak kişisel verilerin sızması, dijital dışlanma, ayrımcılık, savunma hakkının zayıflaması ve kararın şeffaflığının azalması gibi riskler doğurabildiğini vurgular.

ABD’de yapay zekâ ve mahkemeler

ABD’de tek bir ulusal mahkeme sistemi yoktur. Federal mahkemeler ile eyalet mahkemeleri kendi idari yapılarına, kurallarına ve yönergelerine sahiptir. Bu nedenle yapay zekâ düzenlemeleri ve mahkeme politikaları da dağınıktır. 2025’te federal yargıda kurulan AI çalışma grubu, 2026’da 60’tan fazla politika sorusunu değerlendirdiğini bildirmiş; geçici rehberde temel yargısal görevlerin, özellikle karar verme ve davayı hükme bağlama işlevinin AI’ya devredilmemesi ve AI destekli işin doğruluğundan kullanıcıların sorumlu olması gerektiğini belirtmiştir.

Eyalet düzeyinde kurallar değişkendir. Örneğin Kaliforniya’da mahkemeler için üretken AI politikası oluşturma veya kullanımını yasaklama yönünde kurallar benimsenmiştir; New York’ta mahkeme çalışanlarının yalnızca onaylı özel AI ürünlerini kullanması ve çıktıları doğrulaması yönünde geçici politika yayımlanmıştır. Bu örnekler, ABD’de “AI kullanımı serbesttir” veya “her yerde yasaktır” şeklinde tek bir kural bulunmadığını gösterir.

COMPAS ve algoritmik risk puanlaması

ABD’de yapay zekânın yargılama üzerindeki etkisini anlatan en çok tartışılan örneklerden biri, ceza yargılamasında yeniden suç işleme riskini puanlamak için kullanılan COMPAS sistemidir. Wisconsin Yüksek Mahkemesi, State v. Loomis kararında mahkemelerin bu puanları dikkate alabileceğini kabul etmiş; ancak aracın sınırlılıklarına, gizli algoritmaya ve bireyselleştirilmiş ceza belirleme gereğine ilişkin uyarılar getirmiştir. Bu karar, algoritmanın hâkimin yerine geçmediği iddiasıyla bile risk puanının özgürlük ve ceza miktarına etkisinin denetlenmesi gerektiğini gösterir.

Bir sistemin “yalnızca tavsiye verdiği” söylenmesi, etkisini ortadan kaldırmaz. Hâkim, savcı veya denetimli serbestlik görevlisi risk puanına fiilen belirleyici ağırlık veriyorsa, sistemin veri seti, hata oranı, cinsiyet/ırk/sosyoekonomik durum üzerindeki etkisi ve savunmanın sonuca itiraz edebilmesi incelenmelidir.

Üretken AI ve sahte içtihat sorunu

Mata v. Avianca davasında avukatların üretken AI’dan elde ettikleri gerçekte var olmayan mahkeme kararlarını dilekçeye koymaları üzerine federal mahkeme yaptırım uygulamıştır. Mahkemenin vurgusu, yapay zekâ kullanmanın tek başına değil, kaynağın doğruluğunu kontrol etmeden ve yanlışlık fark edilince sorumluluk almadan mahkemeye sunmanın mesleki sorun doğurduğudur. Bu olay, Türkiye’de de avukatların yapay zekâ ile bulunan mevzuat, karar künyesi, alıntı ve içtihatları resmi veri tabanlarından doğrulaması gerektiğini gösteren güçlü bir karşılaştırmalı örnektir.

ABD’de yapay zekâ etkisi ayrıca sahte video/ses, dijital delilin gerçekliği, jüriyi etkileyen deepfake materyaller, keşif (e-discovery), büyük belge kümelerinin taranması ve mahkeme personelinin veriyi üçüncü taraf modellere yüklemesi gibi başlıklarda büyümektedir. 2026’da federal yargının delil kuralları komiteleri, yapay zekâ ile üretilen sahte delillerin tespiti ve mahkemeye sunulmasının nasıl düzenleneceğini tartışmayı sürdürmektedir.

Birleşik Krallık: Avrupa’da ayrı bir model

Birleşik Krallık AB üyesi değildir ve AB AI Act doğrudan uygulanmaz. İngiltere ve Galler yargısı, 2025’te hâkim ve yargı görevlileri için güncellenmiş AI rehberi yayımlamıştır. Rehber, yapay zekâ kullanımının adalet yönetiminin bütünlüğüyle uyumlu olması, hâkimin kendi adına üretilen içeriğin sorumluluğunu taşıması ve AI çıktılarındaki halüsinasyon, önyargı, gizlilik ve kaynak doğruluğu risklerinin hesaba katılması gerektiğini belirtir. İskoçya ve Kuzey İrlanda’nın yargı yapıları ayrıdır; İngiltere-Galler rehberinin bütün Birleşik Krallık’a aynen uygulandığı varsayılmamalıdır.

Türkiye, ABD ve Avrupa karşılaştırması

ÖlçütTürkiyeAvrupa BirliğiABD
Ana yaklaşımUYAP üzerinden güçlü dijital adalet altyapısı; UYAP AI ve karar destek projeleri gelişim aşamasında; Alo Adalet 135 gibi destek uygulamalarıAI Act ile risk temelli bağlayıcı düzenleme; yargısal destek sistemleri yüksek risk kategorisine girebilirFederal ve eyalet düzeyinde parçalı politikalar; federal geçici kılavuz ve yerel mahkeme kuralları
Yargı kararıAnayasa m. 9 ve 138 uyarınca mahkemelere ve hâkime aitİnsan gözetimi, temel hak ve yüksek risk yükümlülükleri; karar yetkisinin devredilmesi hedeflenmiyorHâkimlerin karar verme ve hükme bağlama işlevinin AI’ya devredilmemesi yönünde federal geçici rehber
Başlıca fayda alanıDosya akışı, gecikme takibi, vatandaş hizmeti, karar desteğinin geliştirilmesiAnonimleştirme, transkripsiyon, bilgi asistanı, süreç analiziE-discovery, risk değerlendirmesi, araştırma, taslak hazırlama, delil doğrulama
Ana riskKVKK, sır saklama, şeffaf olmayan karar desteği, yanlış yönlendirme, veri güvenliğiYüksek riskli sistemlerde önyargı, opaklık, veri kalitesi, adil yargılanmaEşitsiz eyalet kuralları, COMPAS tipi gizli puanlama, halüsinasyon ve deepfake delil
Düzenleme takvimiGenel ve kapsamlı AI kanunu yerine mevcut Anayasa, KVKK ve usul hükümleri; proje bazlı açıklamalarAI Act; yargı Annex III yüksek risk takvimi 2026 değişikliğiyle 2 Aralık 2027Tek federal kapsamlı yargı AI kanunu bulunmuyor; kurum ve mahkeme bazında rehberler

Yapay zekânın yargı sistemine sağlayabileceği faydalar

Yargılamaların makul sürede tamamlanması

Dosyaların iş yükü, bekleme süresi, bilirkişi ve tebligat gecikmeleri analiz edilirse, idari darboğazlar daha erken görülebilir. Yapay zekâ, hangi dosyanın hangi aşamada beklediğini raporlayabilir; mahkeme personelinin rutin işlerini azaltabilir. Ancak bir dosyanın “öncelik” puanı, tarafların kanuni önceliklerini veya hâkimin dosya bazlı takdirini kendiliğinden ortadan kaldıramaz.

İçtihada ve mevzuata daha hızlı erişim

Doğal dil ile arama, yalnızca kelime eşleşmesi değil, hukuki kavram ve olay benzerliği üzerinden karar bulmayı kolaylaştırabilir. Bunun için kararların tam, güncel, doğru sınıflandırılmış ve mümkün olduğu ölçüde anonimleştirilmiş olması gerekir. Eksik veriyle eğitilmiş bir sistem, yerleşik olmayan görüşü baskın içtihat gibi gösterebilir veya güncel olmayan kararı öne çıkarabilir.

Erişilebilir ve çok dilli adalet hizmeti

Sesli asistanlar, otomatik transkripsiyon, çeviri, ekran okuyucuya uygun arayüzler ve sade dilde açıklamalar; yaşlılar, engelliler, yabancı dil konuşanlar ve adliyeye erişimi kısıtlı kişiler için yarar sağlayabilir. Dijital kanal tek kanal hâline gelirse, internet veya dijital okuryazarlık sorunu yaşayan kişiler yargı hizmetlerinden dışlanabilir. Bu nedenle çevrim dışı ve insan desteği seçenekleri korunmalıdır.

Daha fazla kararın yayımlanması ve mahremiyet

Kararların otomatik anonimleştirilmesi, kişisel verileri koruyarak daha geniş içtihat yayımlanmasına imkân verebilir. Fakat ad, adres ve kimlik numarası silinse bile küçük yerleşim yeri, olay tarihi veya nadir bir olgu kişiyi yeniden tanımlatabilir. Anonimleştirme aracı, yayın öncesi kalite kontrolün yerine geçmemelidir.

Yapay zekânın yargıda doğurabileceği temel riskler

Algoritmik önyargı ve ayrımcılık

Model geçmiş karar verilerinden öğreniyorsa, geçmişteki ayrımcı pratikleri de yeniden üretebilir. Örneğin belirli bir mahallede daha çok kolluk faaliyeti yapılması, o bölgeden gelen kişilerin daha riskli görünmesine yol açabilir. Eğitim verisinin tarafsız olduğu varsayılamaz. Sistem, cinsiyet, etnik köken, engellilik, dil, gelir veya coğrafyaya göre farklı hata oranları üretiyor mu düzenli denetlenmelidir.

Açıklanamayan çıktı ve etkili itiraz hakkı

Bir kişi hakkında “yüksek risk” veya “düşük başarı ihtimali” sonucu üreten sistemin hangi veriye dayandığı açıklanamıyorsa, kişi yanlış veriyi düzeltemez ve karara etkili biçimde itiraz edemez. Gizli ticari algoritma gerekçeli kararın yerini alamaz. Mahkeme kararının gerekçesi, “sistem böyle önerdi” biçiminde kurulamaz.

Yanlış bilgi ve uydurulmuş içtihat

Üretken yapay zekâ, gerçekte olmayan karar künyeleri, maddeler, alıntılar veya kaynaklar üretebilir. Hukuki metinlerde akıcı anlatım doğruluk göstergesi değildir. Kanun maddesi resmi mevzuattan; karar künyesi UYAP, Yargıtay, Danıştay, AYM veya güvenilir hukuk veri tabanından; atıf yapılan paragraf ise kararın aslından kontrol edilmelidir.

Gizlilik, avukatlık sırrı ve veri ihlali

Bir dilekçe veya dosya, müvekkilin kimlik ve iletişim verilerinin yanında sağlık, aile, çocuk, ceza soruşturması, ticari sır ve banka verileri de içerebilir. Açık tüketici sistemlerine yüklenen belgeler saklanabilir, farklı ülkelerde işlenebilir veya model geliştirmede kullanılabilir. Veri minimizasyonu, anonimleştirme, kurum tarafından onaylanmış araç seçimi ve veri işleme şartlarının incelenmesi gerekir.

Otomasyon yanlılığı

Hâkim, savcı veya avukat, sistemin önerisini kendi değerlendirmesinden üstün tutabilir. Oysa otomatik çıktı karar verici değil, denetlenmesi gereken bir bilgi kaynağıdır. Kullanıcı, sistemin dayandığı verileri ve mantığı sorgulamalı; gerektiğinde çıktıyı reddedebilmelidir.

Dijital uçurum ve savunma hakkı

Dijital sistemler erişimi hızlandırabilir; fakat zorunlu tek kanal hâline geldiklerinde yaşlılar, engelliler, internet erişimi olmayanlar, yabancılar ve düşük dijital okuryazarlığa sahip kişiler bakımından engel yaratabilir. Uzaktan duruşma veya otomatik transkripsiyon, sanığın avukatıyla gizli görüşmesini, tanığı etkili sorgulamasını veya duruşmayı takip etmesini fiilen zorlaştırıyorsa adil yargılanma sorunu doğabilir.

Avukatlar yapay zekâyı kullanırken nelere dikkat etmeli?

  1. Müvekkilin adı, kimlik numarası, adresi, sağlık bilgisi, çocuk bilgisi ve dosyanın ayırt edici unsurlarını herkese açık araca doğrudan yüklemeyin.
  2. Kullanılan sistemin verileri saklayıp saklamadığını, model eğitiminde kullanıp kullanmadığını, verinin hangi ülkede işlendiğini ve kurum tarafından onaylanıp onaylanmadığını kontrol edin.
  3. Yapay zekâya dilekçe taslağı hazırlatabilirsiniz; ancak talep sonucu, vakıa, hukuki nitelendirme, süre ve görev/yetki incelemesini kendiniz yapın.
  4. Üretilen her kanun maddesini güncel resmi mevzuattan; her içtihat künyesini kararın aslından doğrulayın. Esas/karar numarası, tarih, daire ve alıntı birebir kontrol edilmelidir.
  5. Dilekçeye doğrulanmamış karar, sahte atıf veya olmayan kanun hükmü koymayın. Nihai metnin mesleki sorumluluğu avukata aittir.
  6. AI çevirisi veya özetini delilin kendisi gibi sunmayın. Özellikle ceza, aile ve iş uyuşmazlıklarında orijinal belgeye dönün.
  7. Yapay zekâdan elde edilen olumsuz veya olumlu hukuki değerlendirmeyi müvekkile kesin sonuç garantisi olarak aktarmayın.
  8. Müvekkil talimatı ve meslek sırrı bakımından, dış hizmet sağlayıcısına veri aktarımının hukuki dayanağını ayrıca değerlendirin.

Yapay zekâ ile hazırlanmış deliller mahkemede kullanılabilir mi?

Yapay zekâ ile üretilen ses, görüntü, yazışma veya belge sırf yapay zekâ tarafından üretildi diye otomatik olarak gerçek ya da sahte kabul edilemez. Delilin elde edilme biçimi, kaynağı, bütünlüğü, meta verisi, teknik inceleme sonucu ve diğer delillerle uyumu birlikte değerlendirilmelidir. Deepfake teknolojisi, dijital delilin doğrulanmasını daha da önemli hâle getirmiştir.

Bir taraf, karşı tarafın sunduğu ses veya görüntünün yapay zekâ ile değiştirilmiş olabileceğini ileri sürüyorsa, soyut itirazla yetinmek yerine hangi unsurun şüpheli olduğunu açıklamalı; orijinal dosya, cihaz, meta veri, hash değeri, bilirkişi incelemesi ve gerektiğinde uzman mütalaası talep etmelidir. Aynı şekilde, AI ile oluşturulmuş bir metin veya görselin “ekran görüntüsü” tek başına içeriğin gerçekliğini kanıtlamaz.

Hâkim yapay zekâdan yararlanabilir mi?

Hâkim, dosya yönetimi, mevzuat ve içtihat araması, çeviri, anonimleştirme veya taslak metin hazırlığı gibi işlerde yardımcı araçlardan yararlanabilir. Ancak kararın maddi vakıa değerlendirmesi, delillerin tartışılması, hukuki nitelendirme ve gerekçe kurulması hâkimin anayasal ve kanuni sorumluluğundadır. Hâkimin yapay zekâ çıktısını denetlemeden karar metnine alması; yanlış içtihat, yanlış olgu, gerekçesizlik, savunmanın dikkate alınmaması ve bağımsızlık sorunlarına yol açabilir.

Yapay zekâ desteği kullanılan bir yargılama sürecinde tarafın, kararın esasına etki eden otomatik analizden haberdar olabilmesi; kullanılan veriye ve yönteme itiraz edebilmesi; mahkemenin kendi değerlendirmesini gerekçelendirmesi önemlidir. Sistemin idari nitelikte olup olmadığı, dosyanın sonucuna etkisi ve tarafların usuli güvenceleri birlikte incelenmelidir.

Sıkça sorulan sorular

Yapay zekâ hâkimlerin yerini alacak mı?

Mevcut hukuk düzenlerinde yargısal karar yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemelere aittir. Türkiye Anayasası hâkimin vicdani kanaatine göre karar vermesini öngörür; AB AI Act yüksek riskli sistemleri düzenler ve insan gözetimi şartı getirir; ABD federal yargısı da temel yargısal işlevlerin AI’ya devredilmemesi yönünde geçici rehber yayımlamıştır. Yakın dönemde beklenen dönüşüm, hâkim yerine robot değil, hâkimin iş akışını destekleyen araçlardır.

Türkiye’de mahkemeler yapay zekâ ile karar veriyor mu?

Kamuya açık resmî açıklamalarda UYAP AI ve Karar Destek Sistemi proje olarak anılmaktadır. Alo Adalet 135 ise başvuru ve yönlendirme süreçlerinde yapay zekâ destekli sesli asistan kullanmaktadır. Bu açıklamalar, mahkemelerin hükmü yapay zekâya bıraktığını göstermez. Sistemlerin kapsam ve işlevi hakkında yeni resmî teknik bilgi yayımlandıkça değerlendirme güncellenmelidir.

UYAP yapay zekâ mıdır?

Hayır. UYAP öncelikle yargı kurumlarını ve kullanıcıları birbirine bağlayan bilişim altyapısıdır. UYAP içindeki belirli bir modül yapay zekâ kullanabilir; fakat dosyaya çevrim içi erişim veya elektronik evrak göndermek tek başına AI kullanımı değildir.

Yapay zekâ ile yazılan dilekçe mahkemeye verilebilir mi?

Yapay zekâdan destek alınarak hazırlanan dilekçe, avukat veya taraf tarafından kontrol edilip imzalanarak sunulabilir. Ancak uydurulmuş içtihat, yanlış kanun maddesi, hatalı vakıa veya müvekkil sırrının ifşası riskleri nedeniyle son kontrolü yapan kişi metnin doğruluğundan sorumludur.

Yapay zekânın ürettiği içtihat gerçek midir?

Mutlaka doğrulanmalıdır. Üretken yapay zekâ, gerçek görünüşlü fakat mevcut olmayan kararlar üretebilir. Kararın dairesi, tarihi, esas ve karar numarası ile alıntılanan bölüm resmi veya güvenilir karar kaynağından kontrol edilmeden dilekçeye alınmamalıdır.

Avrupa Birliği’nde adalet alanındaki yüksek riskli AI kuralları ne zaman uygulanacak?

8 Temmuz 2026 tarihli AB değişikliği sonrasında, Annex III kapsamındaki yüksek riskli sistemlerin ilgili gereklilikleri için uygulama tarihi 2 Aralık 2027 olarak belirlenmiştir. Annex I kapsamındaki bazı yüksek riskli sistemlerde tarih 2 Ağustos 2028’dir. Yasaklı uygulamalar, yapay zekâ okuryazarlığı ve diğer yükümlülüklerin takvimi ayrı değerlendirilmelidir.

Yapay zekâ ile oluşturulan ses veya video delil olarak kullanılabilir mi?

Somut olayda delilin hukuka uygun elde edilmesi, kaynağının ve bütünlüğünün doğrulanması, tarafların itiraz hakkı ve uzman incelemesi önemlidir. Yapay zekâ ile üretilmiş olması tek başına delili kesin biçimde kabul veya reddetme nedeni değildir.

Avukat müvekkil dosyasını ChatGPT benzeri bir araca yükleyebilir mi?

Bu, kullanılan hizmetin veri saklama ve eğitim politikası, veri işleme/aktarımı, meslek sırrı, KVKK ve müvekkil bilgilerinin niteliği dikkate alınmadan yanıtlanamaz. Güvenli yaklaşım; kimlik belirleyici bilgileri kaldırmak, yalnızca gerekli kısmı paylaşmak, kurumsal/onaylı araç kullanmak ve veri işleme şartlarını kontrol etmektir.

Yapay zekâ sistemi hatalı karar önerirse ne yapılabilir?

Karar henüz verilmemişse, hatalı verinin kaynağı ve sonuca etkisi somutlaştırılarak mahkemeye sunulmalı; kayıtların, model çıktısının ve değerlendirme yönteminin açıklanması istenmelidir. Karar verilmişse, somut olayın niteliğine göre istinaf, temyiz, itiraz veya diğer kanun yollarında gerekçe, delil değerlendirmesi, savunma hakkı, eşitlik ve adil yargılanma ihlalleri ileri sürülebilir. Her olayda kanun yolu süresi ve usul şartları ayrıca incelenmelidir.

Sonuç: yapay zekâ yargıyı hızlandırabilir, adaletin yerine geçemez

Yapay zekâ, yargı sisteminde dosya ve belge yükünü azaltma, karar aramayı hızlandırma, anonimleştirme, transkripsiyon, erişilebilirlik ve gecikme takibi alanlarında önemli imkânlar sunmaktadır. Türkiye’de UYAP AI ve karar destek projeleri, Alo Adalet 135’in yapay zekâ destekli sesli asistanı; Avrupa’da risk temelli AI Act ve ülke bazında sınırlı kullanım örnekleri; ABD’de federal ve eyalet mahkemelerinin yayımladığı rehberler bu dönüşümün farklı modellerini göstermektedir.

Buna karşılık, adalet yalnızca hızlı sonuç üretmek değildir. Bir kişinin özgürlüğü, ailesi, malvarlığı, mesleği veya itibarı hakkındaki kararın hangi olgulara ve hukuki gerekçelere dayandığı anlaşılmalı; taraflar iddia ve savunmalarını etkili biçimde sunabilmeli; hâkim bağımsız değerlendirme yapmalı; algoritmik önyargı ve veri güvenliği denetlenmelidir. Bu güvenceler olmadan otomasyon, verimlilik değil, hatanın ölçeklenmesi anlamına gelebilir.

Bu nedenle en sağlıklı model; yapay zekâyı mahkemelerin ve hukukçuların yerine koymak değil, şeffaf, ölçülebilir ve denetlenebilir yardımcı araçlar olarak kullanmaktır. Son kararda insan sorumluluğu, gerekçeli karar, etkili itiraz ve temel hak koruması korunmalıdır.

Kaynaklar

  • Avrupa Birliği, Regulation (EU) 2024/1689 (Artificial Intelligence Act) ve 2026/1744 sayılı değişiklik.
  • Avrupa Komisyonu, DigitalJustice@2030, COM(2025) 802 final, 20 Kasım 2025.
  • Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı (FRA), Digitalising Justice: A Fundamental Rights-based Approach, 2025.
  • Avrupa Konseyi CEPEJ, European Ethical Charter on the Use of AI in Judicial Systems and their Environment, 2018.
  • Avrupa Konseyi, Framework Convention on Artificial Intelligence and Human Rights, Democracy and the Rule of Law, CETS No. 225, 2024.
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 9, 10, 20, 36 ve 138.
  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve KVKK, Avukatların Mesleki Faaliyetlerinde Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Uygulama Rehberi, 2026.
  • T.C. Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü, UYAP AI ve Alo Adalet 135 proje duyuruları, 2026.
  • Administrative Office of the U.S. Courts, Judiciary Cites Progress on Case Management, Property Authority, and AI, 17 Eylül 2026.
  • Wisconsin Supreme Court, State v. Loomis, 2016 WI 68.
  • U.S. District Court, Southern District of New York, Mata v. Avianca, Inc., No. 22-cv-1461, Opinion and Order on Sanctions, 22 Haziran 2023.
  • Courts and Tribunals Judiciary (England and Wales), Artificial Intelligence Guidance for Judicial Office Holders, Ekim 2025.
Yazar
Av. Enes SENCER

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebilir, güncel durum için hukuki destek alınız.

Yorum yazın

Yorumlar onaydan sonra yayımlanır. E-posta adresiniz görünmez.