<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadastro sonrası muris muvazaası - Bursa Avukat Enes Sencer</title>
	<atom:link href="https://www.enessencer.av.tr/tag/kadastro-sonrasi-muris-muvazaasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.enessencer.av.tr</link>
	<description>Bursa Avukat Enes Sencer</description>
	<lastBuildDate>Thu, 31 Jul 2025 08:23:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://www.enessencer.av.tr/wp-content/uploads/2022/10/cropped-cropped-6b9e4b41-e2ba-464d-bee0-7b3bd8f6052c-1-32x32.jpg</url>
	<title>Kadastro sonrası muris muvazaası - Bursa Avukat Enes Sencer</title>
	<link>https://www.enessencer.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kadastro Öncesi Muris Muvazaası</title>
		<link>https://www.enessencer.av.tr/2025/07/31/kadastro-oncesi-muris-muvazaasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kadastro-oncesi-muris-muvazaasi&#038;utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kadastro-oncesi-muris-muvazaasi</link>
					<comments>https://www.enessencer.av.tr/2025/07/31/kadastro-oncesi-muris-muvazaasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Enes SENCER]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 08:18:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadastro kaynaklı mülkiyet sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Kadastro memuruna beyan]]></category>
		<category><![CDATA[Kadastro öncesi muris muvazaası]]></category>
		<category><![CDATA[Kadastro sonrası dava açma süresi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadastro sonrası muris muvazaası]]></category>
		<category><![CDATA[Kadastro tespitinden önce ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Kadastro tespitinden sonra ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Kadastrodan doğan zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.enessencer.av.tr/?p=5156</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadastro İşlemleri, Sınır Belirleme ve Tapu Sicili Bağlantısı 1. Kadastro Nedir? Kadastro, en yalın tanımıyla, taşınmazların mülkiyet sınırlarının belirlenmesi işlemidir. Bu işlem; taşınmazın yerinin, yüzölçümünün, malikinin ve diğer ayni haklarının resmi olarak harita ve tutanaklarla tespit edilip tapu siciline işlenmesini sağlar. Kadastro işlemleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu çerçevesinde yürütülür ve hem özel mülkiyetin korunması hem [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2025/07/31/kadastro-oncesi-muris-muvazaasi/">Kadastro Öncesi Muris Muvazaası</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kadastro İşlemleri, Sınır Belirleme ve Tapu Sicili Bağlantısı</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>1. Kadastro Nedir?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kadastro, en yalın tanımıyla, taşınmazların mülkiyet sınırlarının belirlenmesi işlemidir. Bu işlem; taşınmazın yerinin, yüzölçümünün, malikinin ve diğer ayni haklarının resmi olarak harita ve tutanaklarla tespit edilip <strong>tapu siciline</strong> işlenmesini sağlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kadastro işlemleri, 3402 sayılı <strong>Kadastro Kanunu</strong> çerçevesinde yürütülür ve hem özel mülkiyetin korunması hem de devletin taşınmaz envanterinin düzenlenmesi açısından temel bir hukuki altyapı oluşturur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>2. Türk Medeni Kanunu Kapsamında Mülkiyet ve Sınırlar</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türk Medeni Kanunu’nun 718. maddesi</strong> uyarınca, <strong>arazinin mülkiyeti</strong>, üstündeki yapılar ve doğal eklentileriyle birlikte taşınmaz malikine aittir. Bu hüküm, kadastro yapılmamış taşınmazlar için mülkiyetin sınırlarını <strong>doğrudan doğa koşulları</strong> ve <strong>fiili kullanım</strong> üzerinden belirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kadastro yapılmış taşınmazlarda ise sınırın belirlenmesinde esas olan <strong>kadastro planıdır</strong>. Ancak bu plandaki sınır her zaman <strong>doğru ve kesin</strong> olmayabilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>3. Kadastro Planı Karinesi ve Sınır Hataları</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TMK m. 719</strong>&#8216;a göre, bir taşınmazın sınırlarının belirlenmesinde <strong>kadastro planı karine</strong> olarak kabul edilir. Bunun temel nedeni, arazideki sınır işaretlerinin zaman içinde:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Doğal nedenlerle (erozyon, heyelan, su taşkını vs.),</li>



<li>Kasten yer değiştirme ile</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">değiştirilebilecek olmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yüzden kadastro planı, sınırın belirlenmesinde <strong>öncelikli delil</strong> niteliği taşır. Ancak planın hatalı olduğu iddiası varsa, malik <strong>itiraz ve dava</strong> yoluna gidebilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>4. Tapu Siciline Güven ve Tescil Düzeltme Talepleri</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Tapu sicili, Türkiye’de taşınmaz mülkiyetinin resmi dayanağıdır. Ancak zaman zaman <strong>kadastro hataları</strong> nedeniyle sicilde kayıtlı sınır ile <strong>gerçek sınır arasında uyuşmazlık</strong> çıkabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durumda taşınmaz maliki:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Sınırın yanlış tespit edildiğini</strong> ileri sürebilir,</li>



<li><strong>Fiili kullanımı ve mülkiyet hakkını</strong> ispatlayan belgeler sunabilir,</li>



<li>Karşı malik rıza göstermezse, <strong>Türk Medeni Kanunu m. 1025</strong> uyarınca <strong>tescilin düzeltilmesi davası</strong> açabilir.</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>5. Bursa Örneği – Nilüfer İlçesi</strong></h3>



<h4 class="wp-block-heading">📌 <strong>Örnek Olay:</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Nilüfer ilçesi Üçevler Mahallesi’nde bulunan 3.000 m² yüzölçümündeki bir arsa, 1998 yılında yapılan kadastro tespiti ile tapuya tescil edilmiştir. Ancak komşu parsel sahibi olan malikin iddiasına göre, <strong>kadastro sınırı yanlış çizilmiş</strong> ve arsanın 200 m²’si fiilen kendi kullanımında olmasına rağmen diğer parselin içine dâhil edilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Taraflar arası uzlaşma sağlanamayınca malik, <strong>Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi</strong>’nde <strong>tescilin düzeltilmesi</strong> talebiyle dava açmıştır. Dava sürecinde bilirkişi raporları ve eski zilyetlik kayıtları dikkate alınmış; mahkeme, <strong>kadastro planının hatalı olduğuna</strong> kanaat getirerek ilgili sınırın yeniden düzenlenmesine ve tapu sicilinin buna uygun düzeltilmesine karar vermiştir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kadastro Öncesi Muris Muvazaasında Hukuki Süreç ve Yargıtay Yaklaşımı</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>1. Giriş: Muris Muvazaasının Tanımı ve Kapsamı</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Miras bırakan kişinin (murisin), gerçekte bağış amacıyla yaptığı taşınmaz devrini satış gibi göstererek saklı paylı mirasçılardan mal kaçırması durumuna <strong>muris muvazaası</strong> denir. Bu tür işlemler, mirasçıların haklarını ihlal ettiği için, <strong>tapu iptal ve tescil</strong> davası yoluyla iptal ettirilebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Muris muvazaasına dayalı davalar kural olarak herhangi bir <strong>zamanaşımı süresine</strong> tabi değildir. Ancak bu ilkenin bir istisnası <strong>kadastro işlemleri</strong> nedeniyle ortaya çıkar.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>2. Kadastro Öncesi Muris Muvazaasında Süre Sınırlaması</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi gereğince, kadastro tespit tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren <strong>10 yıl içinde</strong> dava açılmaması halinde, <strong>kadastrodan önceki sebeplere</strong> dayanarak dava açılması mümkün değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durumda, murisin kadastrodan önce yaptığı muvazaalı devir işlemleri için dava açılması, kadastro tespitinin kesinleşme tarihinden itibaren <strong>hak düşürücü 10 yıllık sürenin</strong> geçmemiş olmasına bağlıdır.</p>



<h4 class="wp-block-heading">📌 <strong>Bursa Örneği:</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Osmangazi ilçesine bağlı Demirtaş Mahallesi’nde kadastro tespiti 2009 yılında tamamlanan bir taşınmazla ilgili olarak, 2022 yılında açılan muris muvazaası davası, 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolması gerekçesiyle reddedilmiştir. Mahkeme, tapu kaydının kadastro tespitinden kaynaklandığını ve muris muvazaasına ilişkin iddiaların artık ileri sürülemeyeceğini belirtmiştir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>3. Yargıtay’ın 2011 Öncesi Tutumu</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">2011 yılından önce Yargıtay, <strong>kadastrodan önce yapılan taşınmaz devirlerini</strong>, taşınmaz tapusuz olduğu için <strong>taşınır hükmünde</strong> saymaktaydı. Bu sebeple, muris muvazaası iddiasının <strong>tapu iptal ve tescil davasına konu olamayacağını</strong> kabul ediyordu.</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔎 <strong>İçtihat Örneği:</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2011/611 E., 2010/13344 K., 24.01.2011</strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Tapusuz taşınmazlar menkul niteliğinde olduğundan, bu taşınmazlar üzerindeki tasarruflar şekle tabi değildir. Dolayısıyla, murisin ölmeden önce yaptığı devir muvazaalı olsa bile, tapu iptali istenemez.”</p>
</blockquote>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>4. Yargıtay’ın 2011 Sonrası İçtihat Değişikliği</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">2011 sonrası içtihatlarında Yargıtay, daha esnek bir yaklaşım benimseyerek <strong>iki temel ihtimali</strong> dikkate almıştır:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Murisin Kadastrodan Önce Ölmesi</strong>
<ul class="wp-block-list">
<li>Bu durumda, muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası, <strong>kadastro tespitinin kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl içinde</strong> açılmalıdır.</li>



<li>Devir işlemi <strong>kadastro memuruna beyanla yapılmamış</strong> olmalıdır.</li>
</ul>
</li>



<li><strong>Murisin Kadastrodan Sonra Ölmesi</strong>
<ul class="wp-block-list">
<li>Kadastro tespiti sonrası yapılan muvazaalı işlemlere karşı <strong>her zaman dava açılabilir</strong>, çünkü artık tapulu taşınmaz söz konusudur.</li>
</ul>
</li>
</ol>



<h4 class="wp-block-heading">🔎 <strong>Yargıtay 1. HD, 2010/10748 E., 2011/2170 K.</strong></h4>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Muris kadastro teknisyeni huzurunda taşınmazı oğullarına bağışladığından, bu temlik için 01.04.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Ancak tenkis hükümleri çerçevesinde dava açılabilir.”</p>
</blockquote>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>5. Tenkis Davası Alternatifi</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer tapu iptal ve tescil davası hak düşürücü süreden ötürü açılama durumunda ise, <strong>saklı pay ihlali</strong> gerekçesiyle <strong>tenkis davası</strong> açılabilir. Bu dava, <strong>saklı pay sahibi mirasçının hakkının zedelendiği</strong> her durumda uygulanabilir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">📌 <strong>Bursa Örneği:</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Nilüfer ilçesi Hasanağa Mahallesi’nde murisin kadastrodan önce kızına yaptığı bağış, diğer mirasçılar tarafından 9 yıl sonra öğrenilmiş ve açılan tapu iptal davası reddedilmiştir. Ancak aynı olayla ilgili olarak açılan tenkis davasında, saklı payın ihlal edildiği kabul edilerek kız adına yapılan bağışa kısmen müdahale edilmiştir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>6. Sonuç ve Değerlendirme</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kadastro öncesi muris muvazaası iddiaları, zamanaşımı süresine tabi olmamakla birlikte, <strong>kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre</strong> ile sınırlandırılmıştır. Bu nedenle;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Murisin kadastrodan sonra ölmesi halinde</strong> muris muvazaasına dayalı her türlü tapu iptal davası açılabilir.</li>



<li><strong>Murisin kadastrodan önce ölmesi halinde</strong> ise dava yalnızca <strong>10 yıl içinde açılmışsa</strong> kabul edilebilir.</li>



<li><strong>Kadastro memuruna beyanla yapılan temlikler</strong> ise zaten geçerli sayılır.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Murisin Kadastro Tespitinden Sonra Ölmesi Halinde Muris Muvazaasına Dayalı Tapu İptal Davaları</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>1. Genel Bakış</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davaları, mirasçıların miras haklarını koruma amacıyla açtığı, sıklıkla karşılaşılan davalardandır. Bu davaların kaderi, murisin ölüm tarihine ve kadastro tespiti ile ölüm arasındaki zamana göre değişebilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer muris, <strong>kadastro tespitinden sonra</strong> vefat etmişse, mirasçıların açacağı <strong>muris muvazaası davası</strong>, herhangi bir süre kısıtlamasına tabi değildir. Bu durumda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre işletilemez.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>2. Yargıtay’ın Yaklaşımı ve İçtihatlar</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay, murisin kadastro tespitinden sonra ölmesi halinde, <strong>miras hakkına yapılan bir müdahale söz konusu olduğu</strong> için, davanın herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadan her zaman açılabileceğine hükmetmektedir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔍 <strong>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2011/30 E., 2011/1234 K., 10.02.2011</strong>:</h4>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“… muris muvazaası iddialarının, terekeye karşı yapılmış haksız fiil kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle davalar, zamanaşımı veya hak düşürücü süreyle sınırlı olmaksızın her zaman açılabilir.”</p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay kararında açıkça belirtildiği üzere, <strong>muris muvazaasına dayalı davalarda dava hakkı, murisin ölüm tarihinde başlar</strong>. Eğer muris kadastro tespitinden sonra ölmüşse, dava konusu işlem, <strong>kadastro sonrası sebeplerden biri</strong> olarak kabul edilir ve Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi uygulanmaz.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>3. Bursa Örneğiyle Açıklama</strong></h3>



<h4 class="wp-block-heading">📌 <strong>Örnek Olay (Bursa / Yıldırım ilçesi &#8211; 2021):</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Yıldırım ilçesinde, 1987 yılında kadastro tespiti yapılan ve aynı yıl tapuya tescil edilen bir taşınmaz, muris tarafından oğlu adına tescil ettirilmiştir. Muris ise 1999 yılında vefat etmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer mirasçılar, bu işlemin muris muvazaası içerdiğini iddia ederek 2022 yılında tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Davalı taraf, kadastro tespitinden itibaren 10 yıl geçtiği için sürenin dolduğunu savunmuştur. Ancak Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi, <strong>muris kadastrodan sonra öldüğü için</strong> mirasçıların dava hakkının <strong>ölümle başladığını</strong>, bu nedenle 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını belirterek davayı kabul etmiştir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>4. Yargıtay’ın 2012/581 E., 2012/2895 K. Sayılı Kararıyla Pekişen Görüş</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay’ın 15.03.2012 tarihli bu kararında da aynı husus vurgulanmıştır:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık süre, yalnızca kadastro öncesi nedenlere ilişkin davalarda uygulanır. Miras bırakanın ölüm tarihi kadastro tespitinden sonra ise, açılacak dava bu süreden etkilenmez.”</p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Kararda, <strong>miras hakkı çiğnendiği</strong> gerekçesiyle açılan tazminat talebi de kabul görmüş; bu tür muvazaalı işlemlerin üzerinden ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, mirasçıların haklarını arama hakkı olduğu ifade edilmiştir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>5. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">✅ <strong>Muris kadastro tespitinden sonra ölmüşse:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Dava hakkı murisin ölümüyle doğar.</li>



<li>Kadastro Kanunu madde 12/3 uygulanmaz.</li>



<li>Dava her zaman açılabilir, süre kısıtlaması yoktur.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">✅ <strong>Muris kadastro tespitinden önce ölmüşse:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Mirasçılar adına dava açılması için <strong>kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde</strong> başvuru yapılması gerekir.</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>6. Sonuç</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Miras hakkı, Anayasa ve Medeni Kanun ile güvence altına alınmıştır. Murisin kadastro tespitinden sonra ölmesi halinde yapılan muvazaalı işlemler, mirasçıların iradesi dışında gerçekleşmiş sayılır ve bu tür işlemlerin iptali için dava açılması <strong>herhangi bir süreye bağlı değildir</strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bursa ilinde görülen birçok somut olayda da Yargıtay içtihatlarına paralel olarak, mahkemeler bu tür davaları süresiz olarak kabul etmektedir. Ancak ispat yükü davacıya ait olup, <strong>muris muvazaasının tanık, belge ve hayatın olağan akışına uygun şekilde ispat edilmesi</strong> gerekir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Murisin Kadastro Tespitinden Önce Ölmesi Halinde Muris Muvazaasına Dayalı Davalar</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>1. Genel Bakış</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Miras bırakanın (murisin), kadastro tespitinden <strong>önce hayatını kaybetmiş olması</strong>, muris muvazaasına dayalı olarak açılacak davalarda <strong>önemli hukuki sonuçlar doğurur</strong>. Bu durumda mirasçılar, <strong>kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren</strong> 10 yıl içinde dava açmazlarsa, artık <strong>muris muvazaası iddiasını ileri süremezler</strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kural, <strong>3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesine</strong> dayanır. Söz konusu maddeye göre, kadastrodan önceki hukuki sebepler gerekçe gösterilerek 10 yıl geçtikten sonra artık dava açılamaz.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>2. Yargıtay İçtihatlarıyla Belirlenen Süre Sınırı</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay, bu konuda çok sayıda karar vermiştir. Özellikle miras bırakanın kadastro tespitinden önce hayatını kaybettiği durumlarda, mirasçılar tarafından açılan tapu iptal ve tescil davalarının <strong>hak düşürücü sürede açılıp açılmadığını</strong> incelemektedir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔍 <strong>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2012/5704 E., 2012/10135 K., 26.09.2012</strong></h4>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Miras bırakanın kadastro tespitinden önce ölmüş olması nedeniyle, muris muvazaasına dayalı davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir. Aksi halde davanın reddi gerekir.”</p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay’ın bu kararı, kadastro tespitinden <strong>önceki muvazaalı işlemlerin</strong>, <strong>kadastro öncesi hukuki sebep</strong> olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve bu nedenle süre sınırlamasına tabi olduğunu açıkça ortaya koymuştur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>3. Kadastro Memuruna Verilen Beyan ile Yapılan Devirler</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kadastro işlemleri sırasında, murisin bir <strong>satış ya da bağış sözleşmesi düzenlemeksizin</strong>, <strong>kadastro teknisyeni huzurunda verdiği beyan</strong> ile taşınmazı bir kişi adına tespit ettirmesi halinde; bu durumda da <strong>muris muvazaasına dayanılarak tapu iptali istenemez</strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay, bu gibi durumları <strong>tek taraflı irade beyanı</strong> olarak değerlendirmekte ve bu beyana karşı <strong>muris muvazaası hükümlerinin uygulanamayacağını</strong> belirtmektedir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔍 <strong>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2016/1993 E., 2018/15445 K.</strong></h4>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Kadastro teknisyeni huzurunda verilen tek taraflı beyan, geçerli bir satış sözleşmesi niteliğinde değildir. Bu beyanla yapılan tescil, muris muvazaasına konu edilemez.”</p>
</blockquote>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>4. Bursa Örneği: Kadastrodan Önce Ölüm, Süre Aşımı ve Ret Kararı</strong></h3>



<h4 class="wp-block-heading">📌 <strong>Somut Olay (Bursa / Mustafakemalpaşa &#8211; 2019):</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Miras bırakan Mehmet E., 1994 yılında vefat etmiştir. Ancak murise ait taşınmazların kadastro tespiti 1998 yılında yapılmış ve aynı yıl tapuya tescil edilmiştir. Mirasçılar, 2012 yılında açtıkları davada, murisin taşınmazları oğluna muvazaalı şekilde devrettiğini ileri sürmüştür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mahkeme, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak kadastro tespitinin 1998’de kesinleştiğini, 10 yıllık sürenin 2008’de dolduğunu, bu nedenle <strong>2012 yılında açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi gerektiğine</strong> karar vermiştir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>5. Tescile Muvafakat ve Muris Muvazaasının Sınırları</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kadastro tespitinde murisin, <strong>kadastro teknisyenine “taşınmazı oğlum adına yazın” şeklinde beyan vermesi</strong>, bir <strong>satış işlemi değildir</strong>. Bu beyan sadece tek taraflı bir irade açıklamasıdır ve bir hukuki işlem (akit) sayılmaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla böyle bir durumda:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Muris muvazaasına <strong>dayanılamaz</strong>.</li>



<li>Ancak eğer <strong>saklı pay</strong> ihlal edilmişse, <strong>tenkis (eksiltme)</strong> davası açılması mümkündür.</li>
</ul>



<h4 class="wp-block-heading">🔍 <strong>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2020/1374 E., 2020/5334 K., 22.10.2020</strong></h4>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Tek taraflı beyan ile yapılan tespit, muris muvazaası kapsamında değerlendirilemez. Ancak, saklı pay sahibi mirasçıların haklarının ihlali söz konusu ise, tenkis davası açılması mümkündür.”</p>
</blockquote>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>6. Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar</strong></h3>



<figure class="wp-block-table"><table class="has-fixed-layout"><thead><tr><th>Durum</th><th>Davanın Açılabileceği Süre</th><th>Muris Muvazaası Uygulanabilir mi?</th></tr></thead><tbody><tr><td>Muris, kadastro tespitinden <strong>önce</strong> ölmüşse</td><td>Kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren <strong>10 yıl</strong></td><td>✅ Evet, süre içinde açılırsa</td></tr><tr><td>Muris, kadastro teknisyenine beyan vermişse</td><td>N/A</td><td>❌ Hayır, tek taraflı beyan muvazaa değildir</td></tr><tr><td>Saklı pay ihlali varsa</td><td>10 yıl içerisinde</td><td>✅ Tenkis davası açılabilir</td></tr></tbody></table></figure>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>7. Sonuç ve Değerlendirme</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kadastrodan <strong>önce</strong> vefat eden miras bırakanın yaptığı devir işlemleri, mirasçılar açısından <strong>kadastro öncesi hukuki sebep</strong> olarak değerlendirilir. Bu nedenle <strong>kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde</strong> dava açılmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca, kadastro teknisyeni huzurunda verilen <strong>tek taraflı muvafakat beyanları</strong>, resmi satış sözleşmesi niteliğinde değildir. Bu gibi durumlarda <strong>muris muvazaasına</strong> dayanmak mümkün değildir. Ancak saklı pay ihlali varsa <strong>tenkis davası ile hak aramak</strong> mümkündür.</p>



<h4 class="wp-block-heading">⚖️ <strong>Bursa’dan Not:</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2022 yılında verdiği bir kararda, kadastro sırasında murisin kızına tescil ettirdiği taşınmazla ilgili olarak açılan tapu iptal davası reddedilmiş; ancak kızın saklı paya zarar verdiği gerekçesiyle <strong>tenkis kararı verilmiştir</strong>.</p><p>The post <a href="https://www.enessencer.av.tr/2025/07/31/kadastro-oncesi-muris-muvazaasi/">Kadastro Öncesi Muris Muvazaası</a> first appeared on <a href="https://www.enessencer.av.tr">Bursa Avukat Enes Sencer</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.enessencer.av.tr/2025/07/31/kadastro-oncesi-muris-muvazaasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
