İstanbul sel felaketi 2026 nedeniyle sular altında kalan araçlar, kasko ve belediye tazminat hakları.

İstanbul sel felaketi araç hasarı, 14-15 Ekim 2026 tarihlerinde yaşanan yoğun yağışların ardından binlerce araç sahibini ilgilendiren önemli bir hukuki mesele hâline gelmiştir. Özellikle Sarıyer, Ayazağa, Esenyurt, Başakşehir, Küçükçekmece ve çevre ilçelerde yaşanan su baskınları, araçlarda ciddi mekanik ve elektronik hasarların oluşmasına neden olmuştur.

Sel sularının içinde kalan, otoparklarda suya gömülen, dere taşkınları nedeniyle sürüklenen veya alt geçitlerde mahsur kalan araçlar bakımından zararın kim tarafından karşılanacağı sorusu gündeme gelmiştir.

İstanbul’daki sel felaketinde aracı zarar gören kişiler, somut olayın şartlarına göre sigorta şirketlerinden, belediyelerden, altyapı hizmetini yürüten idarelerden veya zarardan sorumlu diğer kişilerden tazminat talep edebilir.

Ancak zarar gören her araç için aynı hukuki yol uygulanmaz. Aracın kasko poliçesi, sel teminatı, zarar gördüğü yer, olayın meydana geliş şekli ve sorumlu kurumun yükümlülükleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bu yazıda 2026 yılında İstanbul’da yaşanan sel felaketinden etkilenen araç sahiplerinin hakları, kasko bildirim süreleri, hasar tespiti, belediyeye tazminat başvuruları, sigorta şirketinin ödeme yapmaması hâlinde başvurulabilecek yollar ve tazminat davaları ayrıntılı şekilde açıklanmaktadır.

1. İstanbul’da 14-15 Ekim 2026 Sel Felaketi ve Araç Hasarları

İstanbul’da 14 Ekim 2026 tarihinde etkili olan şiddetli sağanak yağış, birçok ilçede su baskınlarına neden olmuştur. Cadde ve sokaklarda biriken suların araçların içine girmesi, bodrum ve kapalı otoparkların su altında kalması, araçların sel sularıyla sürüklenmesi ve bazı alt geçitlerde araçların mahsur kalması ciddi maddi zararları beraberinde getirmiştir.

Sel felaketinde araç sahiplerinin karşılaşabileceği zararlar şunlardır:

  • Motorun su alması ve hidrostatik kilitlenme nedeniyle zarar görmesi.
  • Elektronik kontrol ünitelerinin, sensörlerin ve kablo tesisatının hasarlanması.
  • Şanzıman ve aktarma organlarında arıza meydana gelmesi.
  • Araç iç döşemelerinin, koltukların ve yalıtım malzemelerinin zarar görmesi.
  • Suya maruz kalma sonrasında korozyon ve elektronik arızaların ortaya çıkması.
  • Selin taşıdığı cisimlerin aracın kaporta ve camlarına zarar vermesi.
  • Araçta ağır hasar veya tam hasar meydana gelmesi.

Bu zararların bazıları olaydan hemen sonra ortaya çıkarken, bazı elektronik veya mekanik arızalar daha sonraki tarihlerde belirgin hâle gelebilir.

Dolayısıyla hasar tespitinin yalnızca aracın dış görünümü esas alınarak yapılması yeterli değildir. Özellikle motor, elektronik sistemler, kablo tesisatı ve iç mekân bileşenleri bakımından ayrıntılı teknik inceleme gerçekleştirilmelidir.

2. İstanbul Sel Felaketi Araç Hasarı Kasko Tarafından Karşılanır mı?

Sel nedeniyle zarar gören araçlarda ilk incelenmesi gereken belge kasko sigorta poliçesidir.

Burada önemli bir yanlış anlaşılma bulunmaktadır: Her kasko sigortası, sel ve su baskınından kaynaklanan zararları kendiliğinden karşılamaz.

Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.4.5 maddesinde sel ve su baskını nedeniyle meydana gelen zararlar, ek sözleşmeyle teminat altına alınabilecek zararlar arasında düzenlenmiştir.

Bu nedenle sigortalının poliçesinde sel ve su baskını teminatının bulunup bulunmadığı mutlaka incelenmelidir.

Kasko poliçesinde sel teminatı varsa ne olur?

Kasko poliçesinde sel ve su baskını teminatı bulunuyorsa, poliçe şartları ve istisnalar çerçevesinde araçta meydana gelen zararların sigorta şirketi tarafından karşılanması mümkündür.

Bu kapsamda motor, elektronik aksam, iç döşeme ve diğer parçaların onarım giderleri değerlendirilebilir.

Aracın teknik veya ekonomik olarak onarılmasının mümkün görülmediği hâllerde ise tam hasar hükümleri gündeme gelebilir.

Ancak ödenecek tutar belirlenirken poliçede öngörülen muafiyet, limit, onarım usulü, rayiç bedel ve diğer özel şartlar dikkate alınır.

Genişletilmiş kasko sel zararını karşılar mı?

Genişletilmiş kasko poliçelerinde sel ve su baskını teminatına sıklıkla yer verilmekle birlikte, poliçenin adı tek başına teminatın varlığını ispatlamaz.

Özellikle şu hususlar araştırılmalıdır:

  1. Sel ve su baskını teminatı mevcut mu?
  2. Bu teminatın parasal limiti var mı?
  3. Hasar bedelinden uygulanacak muafiyet öngörülmüş mü?
  4. Aracın kullanım biçimine ilişkin istisnalar bulunuyor mu?
  5. Hasar sonrasında çekici ve ikame araç hizmeti sağlanıyor mu?
  6. Onarımın yapılacağı servis ve kullanılacak parçalar bakımından özel şartlar var mı?

Sigorta şirketiyle uyuşmazlık çıkması durumunda poliçe genel ve özel şartları birlikte değerlendirilmelidir.

Dar kasko sel zararını karşılar mı?

Dar kasko, seçilen rizikolar için teminat sağlayan bir kasko türüdür.

Sel ve su baskını teminatı poliçeye dâhil edilmemişse yalnızca aracın kaskolu olması nedeniyle sigorta şirketinden sel hasarının karşılanması istenemez.

Bu durumda araç sahibinin belediye veya diğer sorumlulara karşı tazminat isteme hakkı ayrıca değerlendirilmelidir.

3. Selden Zarar Gören Araç İçin Kaskoya Bildirim Süresi Kaç Gün?

Kasko hasar bildirimi, rizikonun gerçekleştiğinin öğrenilmesinden itibaren en geç 5 iş günü içerisinde yapılmalıdır.

Bu süre, Türkiye Sigorta Birliğinin kasko sigortalılarının yükümlülüklerine ilişkin açıklamalarında da açıkça belirtilmektedir.

Hasar bildiriminin beş iş günlük süre içinde gerçekleştirilmesi, sigorta şirketiyle sonradan yaşanabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından büyük önem taşır.

14 Ekim 2026 tarihinde selde kalan araç için son bildirim günü nedir?

14 Ekim 2026 Çarşamba günü hasarı öğrenen araç sahibi bakımından, genel iş günü hesabıyla ve araya başka bir resmî tatil girmemesi şartıyla örnek hesap şöyledir:

İş günüTarih
Hasarın öğrenildiği gün14 Ekim 2026 Çarşamba
1. iş günü15 Ekim Perşembe
2. iş günü16 Ekim Cuma
3. iş günü19 Ekim Pazartesi
4. iş günü20 Ekim Salı
5. iş günü21 Ekim Çarşamba

Buna göre örnekteki beşinci iş günü 21 Ekim 2026’dır.

Ancak bu hesap, hasarın 14 Ekim’de öğrenilmiş olması varsayımına dayanmaktadır. Hasarın daha sonra öğrenilmesi, süre hesabını etkileyebilir. Sigorta şirketinin başvuru usulü ve çalışma düzeni de kontrol edilmelidir.

Araç sahiplerinin son günü beklemeden, mümkünse hasarın öğrenildiği gün sigorta şirketine bildirim yapması tavsiye edilir.

Kaskoya 5 iş günü içerisinde bildirim yapılmazsa ne olur?

Beş iş günlük sürenin geçirilmesi, sigorta tazminatının mutlaka ve kendiliğinden kaybedileceği anlamına gelmez.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1446. maddesi kapsamında, ihbar yükümlülüğünün ihlalinde sigortacının ödeyeceği bedelde indirim yapılabilmesi için ihlalin tazminat miktarında artışa sebebiyet vermesi ve aranan kusur şartlarının gerçekleşmesi önem taşır.

Bu nedenle sigorta şirketinin yalnızca geç bildirim yapılmasını gerekçe göstererek tazminat talebini reddetmesi hâlinde ret gerekçesinin hukuka uygunluğu ayrıca incelenmelidir.

Örneğin sel nedeniyle iletişim hizmetlerinin kesilmesi, hastaneye kaldırılma, afet bölgesinden tahliye veya araca ulaşamama gibi durumlar, geç bildirimin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Bununla birlikte gecikmenin gerekçesi ve sigortacıya etkisi somut olay özelinde değerlendirilmelidir.

4. Yeni Sistem: ALO 193 Üzerinden Kasko Hasar İhbarı

2026 yılında araç sahipleri açısından önemli bir yenilik de ALO 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi sisteminin kullanıma açılmasıdır.

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin açıklamasına göre 1 Eylül 2026 itibarıyla faaliyete geçen bu sistem, trafik ve kasko sigortası kapsamındaki hasar başvurularının merkezi kanallar üzerinden iletilmesini ve takip edilmesini sağlamaktadır.

Sel nedeniyle aracı zarar gören sigortalılar hasar bildirimi için:

  • Sigorta şirketlerinin hasar ihbar kanallarını,
  • Sigorta acentelerini,
  • ALO 193 Ortak Hasar İhbar Merkezini,
  • İlgili dijital başvuru sistemlerini

kullanabilir.

Başvuru sonrasında mutlaka dosya numarası veya başvurunun alındığını gösteren kayıt saklanmalıdır.

ALO 193’ün kullanılabilmesi, poliçe kapsamı dışındaki bir zararın otomatik olarak teminat altına alınması anlamına gelmez.

5. Selde Kalan Araç Sahibi İlk Olarak Ne Yapmalı?

Sel felaketinde hasar gören araçlarda gerçekleştirilecek ilk işlemler hem can güvenliği hem de sigorta ve tazminat hakları bakımından önem taşımaktadır.

Aracı çalıştırmayın

Suya maruz kalan araç, yetkili bir teknik uzman tarafından güvenli olduğu doğrulanmadan çalıştırılmamalıdır.

Özellikle motor içerisine su girmiş olması durumunda marşa basılması motorun ciddi şekilde zarar görmesine yol açabilir.

Elektrikli veya hibrit araçlarda yüksek voltajlı bileşenler nedeniyle ayrıca güvenlik riski söz konusu olabilir. Bu tür araçlara yetkisiz müdahalede bulunulmamalıdır.

Fotoğraf ve video çekin

Güvenli koşullarda, aracın bulunduğu yer ve olayın etkileri kayıt altına alınmalıdır.

Özellikle aracın plakası, su seviyesi, bulunduğu sokak veya otopark, çevredeki giderler, su tahliye kanalları, trafik işaretleri ve diğer zarar gören araçlar belgelenmelidir.

Resmî olay kayıtlarını temin edin

İtfaiye, polis, jandarma, AFAD veya belediye ekipleri tarafından düzenlenen olay ve müdahale kayıtları sonradan açılacak tazminat davalarında önemli deliller olabilir.

Her olayda mutlaka polis tutanağı düzenlenmesi gerektiği söylenemez. Ancak olayın resmî şekilde belgelenmesi ispat bakımından avantaj sağlar.

Sigorta şirketine hasar bildirimi yapın

Kaskosu bulunan araç sahibi gecikmeden hasar dosyasını açtırmalıdır.

Sigorta şirketinin yönlendirmesiyle eksper incelemesi yapılması ve aracın uygun bir servise taşınması sağlanmalıdır.

Aracı onarım öncesinde inceletin

Özellikle yüksek tutarlı hasarlarda bağımsız ekspertiz raporu, servis tespit raporu ve gerektiğinde mahkemeden delil tespiti alınması önemlidir.

Aracın bütün parçalarının onarım öncesinde değiştirilmesi, zarar nedeninin ve miktarının sonradan ispatını zorlaştırabilir.

6. Selde Motoru Su Alan Araca Kasko Ödeme Yapar mı?

Sel hasarlarında en fazla uyuşmazlık doğuran meselelerden biri motorun su almasıdır.

Motor içerisine su girmesi sonucunda biyel kolu, piston, silindir veya diğer motor bileşenlerinde ağır hasarlar oluşabilir.

Bu durumda sigorta şirketi hasarın hangi koşullarda meydana geldiğini inceleyebilir.

Özellikle araç sahibinin su birikintisine bilerek girip girmediği, yolun trafiğe açık olup olmadığı, olayın ani gelişip gelişmediği ve güvenli sürüş imkânının bulunup bulunmadığı önem taşır.

Ancak şu ayrım yapılmalıdır:

Aracın sel sularında zarar görmesi ile sürücünün kasten veya ağır kusurlu davranışının zarara neden olması aynı durum değildir.

Sigorta şirketinin yalnızca aracın suya girmiş olmasını gerekçe göstererek otomatik biçimde teminat dışılığı ileri sürmesi her somut olayda hukuken yeterli olmayabilir.

Poliçe istisnaları, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri, olayın oluş biçimi ve teknik raporlar birlikte incelenmelidir.

Park hâlindeki aracı sel basarsa kasko öder mi?

Park hâlindeki aracın sel sularına maruz kalması, sel teminatı bulunan poliçelerde kural olarak değerlendirilebilecek bir hasar türüdür.

Aracın sokakta, açık otoparkta veya kapalı otoparkta bulunması tek başına ödeme yapılmayacağı anlamına gelmez.

Ancak poliçenin özel şartları ve olayın meydana geliş biçimi önemlidir.

Sürücü su dolu alt geçide girerse ne olur?

Alt geçide giren sürücünün davranışı bakımından uyarı levhaları, görüş mesafesi, suyun derinliği, trafik düzenlemesi ve su birikmesinin aniden oluşup oluşmadığı incelenir.

Sürücünün kusuru bulunduğu iddiası hem sigortacıyla ilişkide hem de belediyeden talep edilecek tazminat bakımından tartışma konusu olabilir.

Her iki değerlendirme için aynı sonucun zorunlu olduğu söylenemez; sigorta sözleşmesindeki teminat koşulları ile idarenin tazminat sorumluluğu farklı hukuki esaslara dayanır.

7. Selden Zarar Gören Araç Pert Olursa Sigorta Ne Kadar Öder?

Sel nedeniyle zarar gören araçlarda motor, elektronik sistemler ve iç döşeme bakımından çok yüksek onarım maliyetleri ortaya çıkabilir.

Özellikle yeni nesil araçlarda birden fazla elektronik kontrol ünitesinin zarar görmesi, aracın onarımını ekonomik olmaktan çıkarabilir.

Bu noktada kısmi hasar, ağır hasar ve tam hasar kavramlarının birbirinden ayrılması gerekir.

Tam hasar ve rayiç bedel

Araçta tam hasar meydana geldiğinin kabul edilmesi hâlinde sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğü, poliçe ve kasko genel şartları çerçevesinde belirlenir.

Rayiç bedel tespitinde hasar tarihindeki piyasa koşulları, aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, donanımı ve hasar geçmişi dikkate alınmalıdır.

Sigorta şirketinin önerdiği rayiç bedel kesin ve tartışılamaz bir tutar değildir.

Araç sahibi, benzer nitelikteki araçların piyasa değerleri ve diğer delillerle daha yüksek bir rayiç bedel bulunduğunu ileri sürebilir.

Sigorta şirketinin düşük rayiç bedel teklifine itiraz edilebilir mi?

Evet. Araç sahibinin sunulan bedeli kabul etme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Ekspertiz değerlendirmesine, piyasa emsallerine ve hesaplama yöntemine itiraz edilebilir.

Özellikle araç sahibinin gerçek zararından daha düşük ödeme yapılması veya poliçe hükümlerinin hatalı uygulanması hâlinde sigorta tahkimi ya da görevli mahkemede dava yoluna başvurulabilir.

8. Selde Zarar Gören Araçta Değer Kaybı Talep Edilebilir mi?

Selden zarar gören bir araç onarılsa bile geçmişte ciddi su hasarına maruz kalmış olması nedeniyle ikinci el piyasa değerinde düşüş meydana gelebilir.

Özellikle elektronik sistemleri hasarlanan ve iç mekânında ciddi su baskını oluşan araçlarda bu durum önemlidir.

Ancak zarar ile teminat arasındaki ayrım doğru yapılmalıdır.

Standart kasko sözleşmesinin araçtaki her türlü ikinci el piyasa değer kaybını karşılamak zorunda olduğu söylenemez.

Değer kaybının poliçede ayrıca teminat altına alınması, zarardan sorumlu üçüncü kişi bulunması veya idarenin hukuki sorumluluğunun doğması hâlinde farklı değerlendirmeler yapılabilir.

Örneğin:

2026 yılında 1.500.000 TL değerinde olan bir aracın sel nedeniyle hasarlandığını ve onarım sonrasında piyasa değerinin 1.350.000 TL’ye düştüğünü varsayalım.

Bu durumda ileri sürülebilecek değer kaybı iddiası 150.000 TL’dir. Ancak bu tutarın talep edilebilir olması için piyasa değerindeki azalışın, zarar veren olayla nedensellik bağının ve karşı tarafın hukuki sorumluluğunun ispatlanması gerekir.

Onarım bedeli ile değer kaybı ayrı kalemlerdir. Aynı zarar için mükerrer tazminat alınamaz.

9. Kaskosuz Araç Selden Zarar Görürse Ne Olur?

İstanbul sel felaketinde zarar gören araç sahiplerinin tamamının kasko sigortası bulunmayabilir.

Kaskosu olmayan araç sahipleri bakımından en önemli soru, belediyeye veya diğer kamu kurumlarına karşı tazminat talep edilip edilemeyeceğidir.

Kaskosuz araç sahiplerinin de belediyenin veya diğer sorumlu idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararları için tazminat isteme hakkı bulunmaktadır.

Bu hak, araçta kasko bulunup bulunmadığına bağlı değildir.

Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesi, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğunu düzenlemektedir.

Bununla birlikte idarenin sorumlu tutulabilmesi için zarar ile idari faaliyet veya ihmal arasındaki hukuki ilişkinin ortaya konulması gerekir.

10. Selde Zarar Gören Araç İçin Belediyeye Tazminat Davası Açılır mı?

Belediyelerin yol bakım, yağmur suyu tahliyesi, altyapı ve ilgili kamu hizmetlerinin yürütülmesinden kaynaklanan yükümlülükleri bulunmaktadır.

Bu hizmetlerin gerektiği şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle vatandaşların zarar görmesi hâlinde idarenin tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.

İdare hukukunda hizmet kusuru, kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi biçiminde ortaya çıkabilir.

Belediyenin sorumlu olabileceği durumlar

Somut olayın özelliklerine göre aşağıdaki durumlar hizmet kusuru iddiasına dayanak oluşturabilir:

  • Yağmur suyu tahliye kanallarının yeterli şekilde temizlenmemesi.
  • Uzun süredir bilinen altyapı yetersizliğinin giderilmemesi.
  • Su baskını riski bilinen alt geçitlerde gerekli önlemlerin alınmaması.
  • Tehlikeli yollarda trafik kapatma veya uyarı tedbirlerinin yetersiz olması.
  • Yağmur suyu altyapısının mevzuata ve teknik gerekliliklere uygun şekilde işletilmemesi.
  • Daha önce su baskını yaşanan bölgelerde makul koruyucu önlemlerin alınmaması.
  • Dere taşkını riskine ilişkin yetkili kurumların gerekli bakım veya denetimi yapmaması.

Ancak bu örnekler otomatik sorumluluk sebepleri değildir. İdarenin görev alanı, öngörülebilir tehlike, alınabilecek önlemler ve zararla illiyet bağı her olay bakımından tespit edilmelidir.

Belediye her sel zararından sorumlu mudur?

Hayır.

Sel felaketinin yaşanması, belediyenin bütün zararları kayıtsız şartsız karşılamak zorunda olduğu anlamına gelmez.

Özellikle olağanüstü ve öngörülemez meteorolojik olaylar bakımından mücbir sebep savunması ileri sürülebilir.

Bununla birlikte şiddetli yağışın varlığı da idareyi kendiliğinden sorumluluktan kurtarmaz.

Yağışın şiddeti, altyapının teknik yeterliliği, önceden yapılan uyarılar, geçmiş taşkınlar, bakım kayıtları ve kurumların müdahale olanakları birlikte incelenmelidir.

11. İstanbul’daki Sel Zararından İBB mi, İSKİ mi, İlçe Belediyesi mi Sorumlu?

İstanbul’da sel nedeniyle meydana gelen araç hasarlarında başvurulacak idarenin belirlenmesi oldukça önemlidir.

Zararın oluştuğu yolun, alt geçidin, yağmur suyu kanalının veya dere yatağının hangi kurumun görev ve sorumluluk alanında bulunduğu araştırılmalıdır.

Olay veya zarar kaynağıAraştırılması gereken kurum
Büyükşehir belediyesinin sorumluluğundaki ana yolİstanbul Büyükşehir Belediyesi
İlçe belediyesinin sorumluluğundaki sokakİlgili ilçe belediyesi
Yağmur suyu ve atık su altyapısıİSKİ ve ilgili diğer idareler
Dere yatağı ve taşkın koruma tesisiDSİ, İSKİ veya görevli diğer kurum
Devlet yolu veya otoyolKarayolları Genel Müdürlüğü ya da ilgili işletmeci
Özel işletilen otoparkOtopark işletmecisi veya somut olaya göre diğer sorumlular
Site veya apartman otoparkıYönetim, işletmeci, yüklenici veya sorumlu diğer kişiler

Tabloda gösterilen kurumlar olası sorumluluk incelemesine ilişkindir. Kesin sorumluluk dağılımı, yol envanteri, altyapı işletme yetkisi, bakım görevi ve olayın teknik nedeni araştırılarak belirlenir.

İSKİ’ye tazminat başvurusu yapılabilir mi?

Zararın yağmur suyu veya kanalizasyon altyapısının işletilmesiyle bağlantılı olduğunun ileri sürülebildiği durumlarda İSKİ’nin görev ve sorumluluğu araştırılabilir.

Örneğin yağmur suyu kanalının tıkanması veya altyapının yetersizliği nedeniyle cadde üzerinde su birikmesi ve araçların zarar görmesi durumunda ilgili altyapı kayıtları önemli delil olabilir.

Ancak İSKİ’nin her su baskınından otomatik olarak sorumlu olduğu ileri sürülemez.

12. Sel Felaketinde Mücbir Sebep Belediyenin Sorumluluğunu Kaldırır mı?

Sel felaketleri sonrasında kamu idareleri tarafından ileri sürülebilecek önemli savunmalardan biri mücbir sebep iddiasıdır.

Mücbir sebep değerlendirmesinde olayın dışsallığı, öngörülemezliği, önlenemezliği ve illiyet bağı üzerindeki etkisi önem taşır.

Bu nedenle mahkeme, yalnızca yağış miktarının yüksek olmasına dayanarak karar vermemelidir.

Örneğin geçmiş yıllarda defalarca su baskını meydana gelen bir alt geçitte, gerekli tahliye sisteminin kurulmadığı veya çalıştırılmadığı ispatlanırsa idarenin sorumluluğunun tartışılması mümkündür.

Buna karşılık bütün önlemlerin usulüne uygun şekilde alındığı, buna rağmen öngörülemez ve önlenemez nitelikte olağanüstü bir olayın zarara yol açtığı durumlarda farklı bir hukuki değerlendirme yapılabilir.

Bu hususta meteoroloji raporları, geçmiş ihbarlar, teknik projeler, bakım tutanakları ve bilirkişi incelemeleri belirleyicidir.

13. Kaskosu Olmayan Araç Sahibi Belediyeden Hangi Zararları Talep Edebilir?

İdarenin hukuki sorumluluğunun ortaya konulması hâlinde, zarar gören araç sahibi somut olayda ispatlayabildiği maddi zarar kalemlerinin tazminini talep edebilir.

Bunlar arasında:

  • Aracın onarım giderleri,
  • Aracın tam hasarlı olması hâlinde tazmin edilmesi gereken araç değeri,
  • Çekici ve kurtarma giderleri,
  • Zorunlu muhafaza ve depolama giderleri,
  • Şartları oluşmuşsa araç değer kaybı,
  • Araçtan yoksun kalma nedeniyle ortaya çıkan ispatlanabilir zararlar,
  • Ticari araçlarda faaliyetin aksamasından kaynaklanan ispatlanabilir kazanç kayıpları,
  • Zararın tespiti için yapılan gerekli ve makul giderler

bulunabilir.

Ancak her zarar kaleminin niteliği, ispatı, doğrudanlığı ve illiyet bağı bakımından ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Özellikle kazanç kaybı ve araç mahrumiyetine ilişkin taleplerin soyut tahminlerle değil, somut belgelerle desteklenmesi önemlidir.

14. Selde Hasar Gören Araç İçin Belediyeye Başvuru Süresi Ne Kadar?

İdari eylemlerden kaynaklanan zararlar bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi önem taşımaktadır.

Bu düzenleme uyarınca, idari eylem nedeniyle hakkı ihlal edilen kişinin dava açmadan önce ilgili idareye başvurması gerekir.

İdareye başvuruda 1 yıl ve 5 yıl kuralı

İYUK m.13 uyarınca başvuru süresi, idari eylemin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren 5 yıl olarak düzenlenmiştir.

Bununla birlikte Danıştay içtihadında eylemin idariliğinin veya zararın daha sonra öğrenildiği durumlara ilişkin özel değerlendirmeler bulunmaktadır. Bu nedenle başlangıç tarihinin her olayda otomatik olarak sel günü kabul edilmesi doğru değildir.

14 Ekim 2026 sel felaketinde idareye son başvuru ne zaman yapılabilir?

Olayın, zararın ve idari eylem niteliğinin 14 Ekim 2026 tarihinde öğrenildiği varsayımıyla 1 yıllık süre bakımından 14 Ekim 2027 tarihi referans alınabilir.

Beş yıllık üst süre bakımından ise aynı varsayımla 14 Ekim 2031 tarihi esas alınır.

Ancak sürelerin başlangıcı, tatil günleri ve somut olaydaki özel koşullar hukuki değerlendirme gerektirdiğinden, araç sahiplerinin bu tarihleri beklememesi gerekir.

Özellikle hasar tespitinden hemen sonra ilgili idareye yazılı tazminat başvurusu yapılması, delillerin korunması ve dava sürecinin sağlıklı yönetilmesi bakımından önemlidir.

15. Belediye Tazminat Başvurusuna Cevap Vermezse Ne Olur?

İYUK m.13 uyarınca ilgili idarenin tazminat başvurusunu kısmen veya tamamen reddetmesi hâlinde tam yargı davası açılması gündeme gelir.

İdarenin başvuruya 30 gün içinde cevap vermemesi durumunda da dava açma süresi işlemeye başlar.

Genel idari yargı dava açma süresi İYUK m.7 kapsamında 60 gündür. Başvuruya verilen cevap ve özel düzenlemeler süre hesabını etkileyebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bir yıllık idareye başvuru süresi ile ret sonrasında başlayan dava açma süresinin farklı hukuki süreler olmasıdır.

Araç sahibi bir yıllık başvuru süresine sahip olduğunu düşünerek idarenin ret kararından sonra 1 yıl daha bekleyemez.

16. Sel Hasarı İçin Belediyeye Nasıl Tazminat Başvurusu Yapılır?

Belediyeye veya diğer idareye yapılacak başvurunun yalnızca bir şikâyet başvurusu niteliğinde kalmaması önemlidir.

Başvuruda idarenin hangi hizmet kusuru nedeniyle sorumlu tutulduğu, zarar gören aracın bilgileri ve tazminat talebi açıkça belirtilmelidir.

Dilekçede bulunması gereken bilgiler şunlardır:

  1. Araç sahibinin kimlik ve iletişim bilgileri.
  2. Zarar gören aracın plakası ve özellikleri.
  3. Sel olayının tarihi, saati ve meydana geldiği adres.
  4. Olayın oluş biçimi.
  5. İdarenin sorumluluğuna esas alınan eylem veya ihmal.
  6. Araçta meydana gelen zararlar.
  7. Tespit edilebilen tazminat miktarı ve varsa diğer zarar kalemleri.
  8. Hukuki dayanaklar.
  9. Talep ve ekli deliller.

Dilekçenin ilgili idarenin resmî kayıtlarına girdiği tarih ispatlanabilir olmalıdır.

CİMER veya belediyenin genel şikâyet hattı üzerinden yapılan her bildirim, İYUK m.13 kapsamında yeterli bir tazminat başvurusu olarak kabul edilecek nitelikte olmayabilir.

Bu nedenle doğrudan ilgili idareye yöneltilmiş, zararların karşılanmasını açıkça isteyen ve kayıt altına alınmış bir başvuru yapılmalıdır.

17. Sel Nedeniyle Belediyeye Açılacak Tazminat Davasında Görevli Mahkeme Hangisi?

İdari eylem ve kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan hizmet kusuru iddialarında kural olarak idari yargı görev alanı gündeme gelir.

Bu durumda 2577 sayılı İYUK m.2 kapsamında tam yargı davası açılması mümkündür.

Ancak uyuşmazlığın yalnızca sel felaketiyle ilgili olması, görevli mahkemenin her durumda idare mahkemesi olacağı anlamına gelmez.

Örneğin özel otopark işletmecisinin sözleşmeye aykırı davranışından kaynaklanan zararlar veya özel hukuk kişisinin sorumluluğuna dayanan uyuşmazlıklar adli yargıda incelenebilir.

Ayrıca yolun yapım ve bakımından kaynaklanan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamına giren hukuki sorumluluk davalarında görevli yargı yeri bakımından özel düzenlemeler ve yargı içtihatları dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle sel nedeniyle oluşan zararların dava konusu yapılmasından önce sorumluluğun hangi faaliyetten kaynaklandığı ve uyuşmazlığın hangi yargı koluna ait olduğu belirlenmelidir.

18. Sel Hasarı Nedeniyle Açılacak Davada Hangi Deliller Gereklidir?

Sel hasarı nedeniyle tazminat davası açılması hâlinde en önemli meselelerden biri zararın ve sorumluluğun ispatıdır.

Özellikle belediyenin hizmet kusuruna dayanılan davalarda yalnızca aracın zarar gördüğünün gösterilmesi yeterli olmayabilir.

Zararın oluşmasına neden olan altyapı veya yol hizmetindeki eksiklik de ortaya konulmalıdır.

Önemli deliller:

  • Olay anına ait fotoğraf ve video kayıtları.
  • Kamera ve MOBESE görüntüleri.
  • İtfaiye, AFAD, polis ve diğer müdahale ekiplerinin kayıtları.
  • Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yağış raporları.
  • İlgili yol veya altyapının bakım ve onarım kayıtları.
  • Daha önce yaşanan su baskınlarına ilişkin başvurular.
  • Servis ve ekspertiz raporları.
  • Araç çekme, muhafaza ve onarım faturaları.
  • Tanık beyanları.
  • Belediye, İSKİ veya diğer kurumlarla yapılan yazışmalar.
  • Mahkeme tarafından alınacak bilirkişi raporu.

Kamera kayıtlarının kaybolmaması için ne yapılmalı?

Kamera görüntüleri belirli saklama sürelerinin ardından silinebileceğinden, ilgili kurum veya işletmeden kayıtların korunması gecikmeden talep edilmelidir.

Gerekli koşullar mevcutsa yargısal delil tespiti yoluna başvurulması da değerlendirilebilir.

Özellikle aracın bulunduğu alt geçidin veya otoparkın su altında kalma biçimini gösteren görüntüler hizmet kusuru ve illiyet bağı yönünden önemli olabilir.

19. Belediyenin Sel Nedeniyle Tazminat Sorumluluğunda Emsal Yargı Yaklaşımı

İdarelerin sel ve su baskınlarından kaynaklanan sorumluluğu konusunda yargısal değerlendirmelerde, kamu hizmetinin gerektiği gibi yürütülüp yürütülmediği ve zarar ile idari faaliyet arasındaki bağlantı önem taşımaktadır.

Anayasa Mahkemesinin sel felaketinde yaşanan ölüm olayına ilişkin yayımladığı bir kararda, idarenin hizmet kusuru ve olayın meydana geliş koşulları ayrıntılı şekilde ele alınmıştır.

Söz konusu olayda dere yatağında gerçekleştirilen düzenlemeler ve sonraki yapılaşma süreci de hukuki incelemenin konusu olmuştur.

Bu örnek, sel felaketlerinde idarenin sorumluluğunun yalnızca yağışın varlığına bakılarak değerlendirilemeyeceğini göstermesi bakımından önemlidir. Ancak kararın konusu yaşam hakkı olup araç hasarına ilişkin doğrudan bir tazminat emsali değildir.

Anayasa Mahkemesi

Ayrıca Adalet Bakanlığının UYAP içtihat sisteminde yer alan kararlarda, idarenin yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararlar bakımından hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir.

Dolayısıyla sel nedeniyle zarar gören bir araç bakımından mahkemenin, zararın kaynağını ve sorumlu kurumun yükümlülüklerini teknik delillerle incelemesi gerekmektedir.

20. Kasko Şirketi Sel Hasarını Ödemezse Ne Yapılmalı?

Sel nedeniyle zarar gören araçlar bakımından sigorta şirketinin hasarı teminat dışında değerlendirmesi, düşük ödeme teklifinde bulunması veya tazminat talebini tamamen reddetmesi mümkündür.

Ancak sigorta şirketinin verdiği karar nihai değildir.

Sigortalı, poliçe kapsamındaki zararının ödenmediğini düşünüyorsa sigorta şirketine yazılı itirazda bulunabilir, şartları oluştuğunda Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir veya görevli mahkemede dava açabilir.

Sigorta şirketine yazılı itiraz

İtirazda sigorta şirketinin ret gerekçesine açıkça cevap verilmelidir.

Özellikle poliçedeki sel ve su baskını teminatına, hasar raporlarına, aracın zarar gördüğü koşullara ve tazminat miktarına ilişkin belgeler sunulmalıdır.

Sigorta şirketinin yalnızca genel ifadelerle talebi reddetmesi hâlinde, ret kararının dayandığı poliçe maddelerinin ve teknik tespitlerin açıklanması istenmelidir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru

Kasko sigortasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda Sigorta Tahkim Komisyonu önemli bir hukuki başvuru yoludur.

Komisyonun resmî açıklamasına göre sigorta şirketine önceden başvurulması gerekir. Şirketin olumsuz nihai cevap vermesi veya başvurudan itibaren 15 iş günü içerisinde cevap alınamaması hâlinde tahkim başvurusu yapılabilir.

İhtiyari sigortalarda sigorta kuruluşunun tahkim sistemi üyeliği ve rizikonun meydana geldiği tarih bakımından öngörülen koşullar da değerlendirilmelidir.

Tahkim başvurusunda ekspertiz raporu, poliçe, hasar dosyası, sigorta şirketinin cevap yazısı ve diğer deliller sunulabilir.

Sigorta Tahkim Komisyonu 2026 başvuru ücretleri

16 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren tarife şöyledir:

Uyuşmazlık tutarıBaşvuru ücreti
0–8.500 TL600 TL
8.501–17.000 TL1.200 TL
17.001–85.000 TL1.750 TL
85.001 TL ve üzeriUyuşmazlık tutarının %1,8’i, en az 1.750 TL

Başvuru ücreti dışında bilirkişi ve yargılama giderleri gibi başka mali yükümlülükler de ortaya çıkabilir. Tahkim kararlarına itiraz ve diğer kanun yolları ise yürürlükteki parasal sınırlar ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilir.

Kasko tazminatında zamanaşımı

Kasko sözleşmesinden kaynaklanan sigorta tazminatı taleplerinde zamanaşımı ayrıca önemlidir.

TTK m.1420 çerçevesinde sigorta sözleşmesinden doğan istemler bakımından iki yıllık zamanaşımı kuralı bulunmaktadır. Sürenin başlangıcında alacağın muaccel olduğu tarih önem taşır.

Sigorta bedelinin muacceliyeti konusunda TTK m.1427 hükümleri dikkate alınmalıdır. Kural olarak sigortacının araştırmalarını tamamlaması ve kanunda öngörülen süreler değerlendirilir; bildirimden itibaren 45 günlük üst süre bakımından kanuni istisnalar saklıdır.

Adalet Bakanlığının UYAP içtihat sisteminde yayımlanan bir kararda da kasko alacağının muacceliyeti, beş iş günlük bildirim süresi ve iki yıllık zamanaşımı arasındaki ilişki ele alınmıştır.

Dolayısıyla sigortacıyla uzun süre devam eden görüşmelerin dava zamanaşımı bakımından güvenli olduğu varsayılmamalıdır.

21. Kaskolu Araç Sahibi Aynı Zamanda Belediyeden Tazminat İsteyebilir mi?

Evet. Kasko sigortasının bulunması, olayda sorumluluğu bulunan belediyeye veya diğer kişilere karşı hukuki başvuru yapılmasını tek başına engellemez.

Ancak sigorta şirketinin ödediği bedelin ve sigortacının halefiyet hakkının dikkate alınması gerekir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi uyarınca sigortacı, ödediği sigorta tazminatı ölçüsünde sigortalının zarardan sorumlulara karşı sahip olduğu haklara halef olabilir.

Örneğin sel nedeniyle aracında 600.000 TL zarar oluşan bir kişinin sigorta şirketinden 450.000 TL ödeme aldığını varsayalım.

Kalan 150.000 TL’nin teminat dışında olması, muafiyet nedeniyle karşılanmaması veya başka bir nedenle ödenmemesi hâlinde, bu tutara ilişkin talep hakları somut olaya göre ayrıca değerlendirilebilir.

Sigortacının ödediği 450.000 TL yönünden ise halefiyet hükümleri önem kazanır.

Burada temel ilke, araç sahibinin aynı zararı iki ayrı kaynaktan tahsil ederek mükerrer tazminat elde edememesidir.

22. Trafik Sigortası Selden Zarar Gören Aracı Karşılar mı?

Zorunlu trafik sigortası ile kasko sigortası birbirinden farklıdır.

Zorunlu trafik sigortası esas itibarıyla aracın işletilmesinden doğan, sigortalı işletenin üçüncü kişilere karşı hukuki sorumluluğunu teminat altına alır.

Bu nedenle bir aracın yalnızca sel sularında kalması sonucu kendi bünyesinde meydana gelen zararlar kural olarak o aracın zorunlu trafik sigortasından karşılanmaz.

Araçta kasko bulunmuyorsa, sırf zorunlu trafik sigortası poliçesinin varlığı sel hasarının karşılanması için yeterli değildir.

Ancak sel sırasında başka bir aracın hareketi veya çarpması nedeniyle oluşan zararlar söz konusuysa, üçüncü kişinin hukuki sorumluluğu ve trafik sigortasının kapsamı ayrıca incelenebilir.

23. Otoparkta Selden Zarar Gören Araç İçin Kim Sorumludur?

Sel felaketinde araçların zarar gördüğü yerlerden biri de otoparklardır.

Ancak açık otopark, ücretli kapalı otopark, belediye otoparkı ve apartman otoparkı bakımından uygulanacak hukuki esaslar farklı olabilir.

Ücretli otoparkta araç su altında kalırsa

Ücretli otopark işletmecisinin sözleşmeden veya haksız fiilden doğan sorumluluğu değerlendirilebilir.

Bu kapsamda otoparkın yapısal özellikleri, su tahliye sistemi, bakım durumu, önceden bilinen riskler ve işletmecinin aldığı tedbirler önem taşır.

Apartman veya site otoparkını su basarsa

Apartman veya site otoparklarında zararın oluşumunda ortak alanların bakım eksikliği, yapı kusuru, teknik tesisat arızası veya yönetimin ihmali bulunup bulunmadığı araştırılabilir.

Bununla birlikte apartman veya site yönetimi her sel zararından kendiliğinden sorumlu değildir.

Yapı denetimi, yüklenicinin sorumluluğu, ortak alan sigortaları ve diğer hukuki ilişkiler de önem taşıyabilir.

Belediye otoparkında araç zarar görürse

Belediye tarafından işletilen otoparklarda sorumluluğun kamu hizmetinden mi yoksa özel hukuk sözleşmesinden mi kaynaklandığı değerlendirilmelidir.

Otoparkın işletme biçimi ve sorumlu tüzel kişilik, başvurulacak yargı yolu bakımından önemlidir.

24. Elektrikli Araç Selde Kalırsa Batarya Hasarı Karşılanır mı?

Elektrikli araçlarda sel hasarı, içten yanmalı motorlu araçlardan farklı teknik riskler barındırmaktadır.

Özellikle yüksek voltajlı batarya, güç elektroniği, elektrik motoru ve elektronik kontrol sistemleri su baskınından etkilenebilir.

Bu nedenle elektrikli araçlarda sel sonrası işlem yapılmadan önce üreticinin güvenlik prosedürlerine uygun teknik inceleme gerçekleştirilmelidir.

Sigorta bakımından ise elektrikli araç bataryasının zarar görmesi, doğrudan teminat kapsamında veya teminat dışında olduğu varsayılarak değerlendirilemez.

Poliçedeki sel teminatı, bataryanın mülkiyeti, araçla bütünleşik niteliği, özel istisnalar ve zararın oluş biçimi birlikte ele alınmalıdır.

Özellikle batarya değişiminin araç rayiç değerine oranla çok yüksek maliyetli olması hâlinde tam hasar değerlendirmesi gündeme gelebilir.

25. Selden Zarar Gören Ticari Araçlar Kazanç Kaybı İsteyebilir mi?

Taksi, servis aracı, kurye aracı, minibüs, kamyonet ve diğer ticari araçlarda sel nedeniyle meydana gelen zarar yalnızca onarım masraflarından ibaret olmayabilir.

Aracın kullanılamadığı dönemde ekonomik faaliyetin aksaması da zarar doğurabilir.

Bu durumda kazanç kaybı taleplerinin değerlendirilmesinde:

  • Aracın ticari faaliyet türü,
  • Önceki dönem gelir kayıtları,
  • Sabit ve değişken giderler,
  • Makul onarım süresi,
  • İkame araç kullanma olanağı,
  • Faaliyetin başka bir araçla sürdürülüp sürdürülemediği

önemli olabilir.

Ancak kasko sigortasının ticari kazanç kaybını her durumda karşılamak zorunda olduğu söylenemez.

Bu zarar türünün poliçede ayrıca teminat altına alınmış olması veya zarardan sorumlu kişinin hukuki sorumluluğunun bulunması gerekir.

26. Sel Sonrası Araç Hasarını İspatlamak İçin Delil Tespiti Yapılabilir mi?

Özellikle yüksek bedelli araçlarda, hasarın teknik nedeninin sonradan tartışmalı hâle gelme ihtimali bulunmaktadır.

Örneğin sigorta şirketi hasarın selden önce mevcut olduğunu ileri sürebilir. Belediye ise su baskınının altyapı eksikliğinden değil olağanüstü meteorolojik koşullardan kaynaklandığını savunabilir.

Böyle durumlarda mahkeme aracılığıyla delil tespiti talep edilmesi önemli bir hukuki araçtır.

HMK m.400 ve devamındaki hükümler çerçevesinde delil tespiti istenebilmesi için delilin hemen tespit edilmesinde hukuki yarar bulunması gerekmektedir.

Delil tespitinin hangi mahkemeden isteneceği, uyuşmazlığın niteliğine ve uygulanacak usul hükümlerine göre belirlenmelidir.

Teknik incelemede aracın suya maruz kalma seviyesi, motor ve elektronik bileşenlerin durumu, hasarın sel olayıyla nedensellik ilişkisi ve tahmini onarım giderleri tespit ettirilebilir.

Ayrıca hizmet kusuruna dayalı uyuşmazlıklarda altyapıya ilişkin kayıtların temini ve ilgili kurumların sorumluluk alanlarının belirlenmesi önem taşır.

27. İstanbul Sel Felaketi Araç Hasarı: Hangi Durumda Nereye Başvurulur?

Araç sahibinin durumuBaşvurulabilecek yol
Kasko ve sel teminatı mevcutSigorta şirketine hasar ihbarı
Kasko var ancak sel teminatı yokSorumlu üçüncü kişi veya idarenin araştırılması
Kasko hasarı reddettiSigorta şirketine itiraz, tahkim veya dava
Kasko düşük ödeme yaptıRayiç bedel veya hasar tutarına itiraz
Kaskosuz araç belediye yolunda hasarlandıSorumlu idarenin tespiti ve tazminat başvurusu
Araç İSKİ altyapısı nedeniyle zarar gördüİlgili altyapı hizmeti ve sorumlu idarenin incelenmesi
Araç özel otoparkta zarar gördüİşletmecinin ve diğer sorumluların araştırılması
Araç apartman otoparkında zarar gördüYönetim, yapı veya tesisat kaynaklı sorumluluğun incelenmesi
Araç selde pert olduRayiç bedel ve tam hasar hesabının incelenmesi
Araç ticari faaliyette kullanılıyorduOnarım giderleri ile kazanç kaybının ayrı değerlendirilmesi

28. Selden Zarar Gören Araçlar İçin Önemli Başvuru Süreleri

Hukuki işlemSüre veya esas
Kaskoya hasar ihbarıÖğrenmeden itibaren en geç 5 iş günü
Sigorta tahkimine başvuru öncesi beklemeKaskoda olumsuz nihai cevap veya 15 iş günü cevapsızlık
İYUK m.13 uyarınca idareye başvuruGenel olarak öğrenmeden itibaren 1 yıl, olaydan itibaren 5 yıl üst süre
İdarenin başvuruya cevap vermemesi30 gün sonunda zımni ret
İdari yargıda genel dava açma süresiKural olarak 60 gün
Kasko sözleşmesinden doğan istemlerde zamanaşımıKural olarak muacceliyetten itibaren 2 yıl

Bu süreler farklı hukuki rejimlere ilişkindir. Özellikle davanın görevli yargı kolu ve sürenin başlangıcı bakımından somut olay özelinde inceleme yapılmalıdır.

29. İstanbul Sel Felaketi Araç Hasarı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Selde kalan arabaya kasko ödeme yapar mı?

Kasko poliçesinde sel ve su baskını teminatı bulunması ve zararın poliçe şartlarına uygun şekilde gerçekleşmesi hâlinde sigorta şirketinden hasarın karşılanması talep edilebilir.

Kaskoya sel hasarı kaç gün içinde bildirilmelidir?

Hasarın öğrenilmesinden itibaren en geç 5 iş günü içerisinde bildirim yapılmalıdır. Bildirimin gecikmesi her durumda otomatik teminat kaybı anlamına gelmez.

14 Ekim 2026 İstanbul selinde kasko ihbarı için son gün hangisi?

Hasarın 14 Ekim’de öğrenildiği ve genel iş günü hesabının uygulandığı örnekte beşinci iş günü 21 Ekim 2026 Çarşamba günüdür. Son günü beklemeden bildirim yapılmalıdır.

Selden zarar gören aracın trafik sigortası hasarı öder mi?

Zorunlu trafik sigortası, aracın kendi sel zararını kural olarak karşılamaz. Bu zarar için kasko poliçesi veya sorumlu kişilere karşı tazminat imkânı değerlendirilmelidir.

Kaskosuz araç sahibi belediyeden tazminat alabilir mi?

Evet, belediyenin veya diğer sorumlu idarenin hizmet kusuru ile zarar arasında hukuken yeterli nedensellik bağı kurulabiliyorsa tazminat talep edilebilir.

Belediye sel zararını ödemek zorunda mı?

Belediye her sel zararından otomatik olarak sorumlu değildir. Kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmemesi, zararın oluşumundaki rolü ve diğer sorumluluk koşulları incelenmelidir.

Belediyeye tazminat başvurusu ne zaman yapılmalı?

İYUK m.13 kapsamında genel olarak bir yıllık başvuru süresi ve beş yıllık üst süre söz konusudur. Bununla birlikte delillerin kaybolmaması ve hak kaybının önlenmesi için gecikmeden başvurulması önemlidir.

Belediye tazminat başvurusuna cevap vermezse ne olur?

İdarenin 30 gün içinde cevap vermemesi hâlinde zımni ret söz konusu olabilir. Bu durumda ilgili dava açma süresi bakımından değerlendirme yapılmalıdır.

Selde pert olan aracın değeri nasıl belirlenir?

Aracın hasar tarihindeki piyasa rayiç değeri, poliçe hükümleri ve teknik tam hasar değerlendirmesi esas alınır. Sigorta şirketinin rayiç bedel hesabına itiraz mümkündür.

Selde kalan araç için değer kaybı istenebilir mi?

Araçta piyasa değeri azalması meydana gelmişse değer kaybı iddiası değerlendirilebilir. Ancak bunun kimden istenebileceği, poliçe teminatı ve zarardan sorumlu kişi bulunup bulunmadığına bağlıdır.

Aracın selde kaldığını gösteren video yoksa dava açılamaz mı?

Video bulunmaması tek başına dava açılmasına engel değildir. Resmî kayıtlar, tanıklar, ekspertiz raporları, fotoğraflar ve diğer delillerle olayın ispatı mümkün olabilir.

Sel nedeniyle araçtan mahrum kalma tazminatı istenebilir mi?

Şartları oluşmuşsa araçtan yoksun kalma zararı talep edilebilir. Ancak kasko kapsamında bu zararın karşılanması poliçe hükümlerine bağlıdır.

Kasko şirketi sel hasarını karşılamazsa nereye başvurulur?

Sigorta şirketine yazılı itirazda bulunulabilir. Başvuru koşulları gerçekleşirse Sigorta Tahkim Komisyonuna veya görevli mahkemeye başvurulabilir.

ALO 193 üzerinden sel hasarı bildirilebilir mi?

Evet. ALO 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi, kasko ve trafik sigortası hasar ihbarları için kullanılabilen merkezî sistemdir.

Kaskolu aracın zararını belediyeden de isteyebilir miyim?

Somut olayda belediyenin hukuki sorumluluğu varsa talep hakkı gündeme gelebilir. Ancak sigorta şirketinin yaptığı ödemeler ve halefiyet hükümleri dikkate alınarak

30. Sonuç: İstanbul Sel Felaketinde Araç Sahiplerinin Hukuki Hakları

14-15 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da yaşanan sel felaketi, çok sayıda araç sahibinin maddi zarara uğramasına neden olmuştur.

Sel nedeniyle aracında hasar meydana gelen kişilerin haklarını koruyabilmesi için öncelikle zararı belgelemeleri, araçta ilave hasar doğurabilecek müdahalelerden kaçınmaları ve varsa sigorta şirketine süresinde bildirim yapmaları gerekmektedir.

Kasko sigortası bulunan araç sahipleri bakımından sel ve su baskını teminatının kapsamı, sigorta şirketinin hasar değerlendirmesi ve ödenecek tazminat miktarı önem taşımaktadır.

Kaskosu bulunmayan araç sahipleri ise belediyenin veya diğer ilgili idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan zararlarının tazminini talep edebilir.

Özellikle yağmur suyu tahliye altyapısındaki yetersizlik, yol bakım eksiklikleri veya tehlikeli bölgelerde gerekli önlemlerin alınmaması gibi durumların zarar üzerindeki etkisi araştırılmalıdır.

Bununla birlikte sel olayının gerçekleşmesi tek başına belediyenin sorumluluğunu doğurmaz. İdarenin görev ve yetkileri, hizmet kusuru, mücbir sebep savunması, zarar ve nedensellik bağı birlikte değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak İstanbul sel felaketi araç hasarı nedeniyle zarara uğrayan kişilerin kasko poliçeleri ve idareye karşı tazminat hakları ayrı ayrı incelenmeli; hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri geçirilmeden hukuki başvuru süreçleri yürütülmelidir.

Yazar
Av. Enes SENCER

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebilir, güncel durum için hukuki destek alınız.

Yorum yazın

Yorumlar onaydan sonra yayımlanır. E-posta adresiniz görünmez.