TCK 158 Nedir?
TCK 158 nitelikli dolandırıcılık suçu, dolandırıcılık fiilinin kanunda sayılan daha ağır ve tehlikeli yöntemlerle işlenmesini yaptırıma bağlar. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının kullanılması; kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtması; kamu kurumlarının zararına hareket edilmesi; dini duyguların istismarı; ticari faaliyet veya mesleki güven ilişkisinin kötüye kullanılması en sık karşılaşılan nitelikli hâller arasındadır. Temel yaptırım 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır; bazı bentlerde hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan az olamaz ve adli para cezası elde edilen menfaatin iki katından az belirlenemez.
TCK 158 Güncel Kanun Metnini Göster+
(1) Dolandırıcılık suçunun; a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle, j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, k) Sigorta bedelini almak maksadıyla, l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. [73] (2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. (4) (Ek:16/7/2026-7589/13 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. Daha az cezayı gerektiren hal
TCK 158 Suçunun Unsurları ve Nitelikli Halleri
Suçun Unsurları
Nitelikli dolandırıcılıkta öncelikle dolandırıcılığın temel unsurlarının gerçekleşmesi gerekir. Salt para transferi, borcun ödenmemesi veya sözleşmeye aykırılık tek başına dolandırıcılık oluşturmaz. Failin mağduru aldatmaya elverişli hileli davranışlarda bulunması, bu hile nedeniyle mağdurun hataya düşmesi ve bunun sonucunda mağdurun veya üçüncü kişinin zararına failin ya da bir başkasının yarar elde etmesi gerekir.
TCK 158 bakımından ikinci aşama, bu temel dolandırıcılık fiilinin maddede sayılan nitelikli hâllerden biri kapsamında gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespitidir. Bu nedenle ceza yargılamasında yalnız para hareketinin değil; hile, kast, mağdurun aldanması, nedensellik bağı ve nitelikli hâlin somut olayda nasıl gerçekleştiği ayrı ayrı ispatlanmalıdır.
TCK 158/1 Nitelikli Haller
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi: Mağdurun dini inançlarının veya manevi hassasiyetlerinin aldatma aracı olarak kullanılmasıdır.
b) Tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanılması: Mağdurun içinde bulunduğu olağanüstü veya zor durumun, karar verme mekanizmasını etkileyerek hile amacıyla kullanılmasıdır.
c) Algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanılması: Yaş, hastalık veya benzeri sebeplerle algılama gücü zayıflamış kişinin bu durumunun istismar edilmesidir.
d) Belirli kurum ve tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması: Kamu kurumları, kamu meslek kuruluşları, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin dolandırıcılık fiilinde araç olarak kullanılmasıdır.
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına işlenmesi: Mağdur doğrudan kamu kurumu veya kuruluşudur.
f) Bilişim sistemleri veya banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması: İnternet, uygulama, sosyal medya, dijital platform, bankacılık altyapısı veya benzeri bilişim araçlarının suçun işlenmesinde fonksiyonel olarak kullanılması bu bent bakımından önemlidir.
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılması: Basın veya yayın aracının geniş kitlelere ulaşma gücünden suçun icrasında faydalanılır.
h) Ticari faaliyet kapsamında işlenmesi: Tacir, şirket yöneticisi, şirket adına hareket eden kişi veya kooperatif yöneticisinin faaliyeti sırasında güven ilişkisinin kullanılması söz konusudur.
i) Serbest meslek sahibinin mesleğinden doğan güveni kötüye kullanması: Meslek nedeniyle oluşan güven ilişkisinin dolandırıcılık için araçlaştırılmasıdır.
j) Haksız kredi sağlanması: Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen hileli fiillerdir.
k) Sigorta bedelinin alınması amacı: Sigorta tazminatını haksız şekilde elde etmeye yönelik dolandırıcılık eylemleridir.
l) Kamu görevlisi veya banka/sigorta/kredi kurumu çalışanı gibi davranılması: Telefon dolandırıcılığı dosyalarında çok sık görülür. Failin kendisini polis, savcı, hâkim, banka görevlisi vb. olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu ileri sürmesi bu bent kapsamına girebilir.
Ceza ve Yaptırım
TCK 158/1 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçunda genel yaptırım:
3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve
5.000 güne kadar adli para cezasıdır.
Ancak (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezası 4 yıldan az olamaz. Ayrıca bu bentlerde adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza artırılır; suç işlemek amacıyla kurulmuş örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise daha ağır artırım uygulanır.
2026 TCK 158/4 – IBAN / Hesap / Kart Kullandırma Düzenlemesi
31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle TCK 158’e yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir. Buna göre kişinin dolandırıcılık suçuna iştiraki yalnızca:
- kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme aracını,
- banka hesabını,
- aracı kurum hesabını,
- ödeme hizmeti sağlayıcısı hesabını,
- kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabını kullanmaya yarayan zorunlu bilgi veya araçları
başkasına vermekle sınırlı kalıyorsa, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Bu hüküm otomatik beraat veya cezasızlık sağlamaz. Önce kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği kabul edilmeli; daha sonra katkısının yalnızca kanunda tarif edilen hesap/ödeme aracı kullandırma düzeyinde kalıp kalmadığı değerlendirilmelidir.
Soruşturma ve Yargılama
Şikayet
TCK 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık şikayete bağlı bir suç değildir. Cumhuriyet savcılığı suç şüphesini öğrenmesi üzerine resen soruşturma yapabilir.
Bu nedenle mağdurun daha sonra şikâyetinden vazgeçmesi tek başına kamu davasının düşmesine yol açmaz.
Uzlaştırma
Nitelikli dolandırıcılık uzlaştırma kapsamında değildir.
Bu noktanın basit dolandırıcılıkla karıştırılmaması gerekir. Somut olayda suç vasfının TCK 157 mi yoksa TCK 158 mi olduğu bu nedenle usul sonuçlarını da etkileyebilir. CMK m.253 uzlaştırmaya ilişkin suçları ve usulü düzenlemektedir.
Görevli Mahkeme
25 Aralık 2025 sonrasında açılan TCK 158 davalarında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.
7571 sayılı Kanun öncesinde TCK 158 davaları Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyordu. Geçiş düzenlemesine göre, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan veya kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda yalnız görev değişikliği nedeniyle görevsizlik veya bozma kararı verilemez; bu dosyalar eski görev kurallarına göre devam eder.
Yetkili Mahkeme
Ceza muhakemesinde temel kural suçun işlendiği yer mahkemesinin yetkili olmasıdır. Ancak internet ve banka transferi yoluyla işlenen dolandırıcılık eylemlerinde hareketin gerçekleştirildiği yer, mağdurun aldatıldığı yer, para transferi ve neticenin gerçekleştiği yer gibi olgular somut dosyaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle özellikle bilişim yoluyla işlenen TCK 158 dosyalarında yetki konusu mekanik biçimde yalnız “IBAN’ın bulunduğu yer” üzerinden belirlenmemelidir.
Zamanaşımı
TCK 158 bakımından dava zamanaşımı kural olarak 15 yıldır. Zamanaşımını kesen sebeplerin bulunması hâlinde sürenin hesabı ayrıca değişebilir.
Tutuklama ve Adli Kontrol
TCK 158 dosyalarında tutuklama otomatik değildir. CMK bakımından somut tutuklama nedenlerinin bulunması gerekir. Kaçma şüphesi, delilleri karartma riski, dosyanın kapsamı, isnadın niteliği ve ölçülülük ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle yalnız banka hesabının kullanılması, para transferinin sanığın hesabına gelmesi veya üçüncü kişilerle dijital iletişim bulunması tek başına her dosyada aynı sonucu doğurmaz. Tutuklama değerlendirmesi somut delil ve kişinin suça katkısıyla bağlantılı yapılmalıdır.
İnfaz ve Cezaya Etki Eden Haller
Etkin Pişmanlık
Dolandırıcılık suçlarında TCK 168 kapsamındaki etkin pişmanlık hükümleri gündeme gelebilir. Burada kritik unsur failin, azmettirenin veya yardım edenin pişmanlık göstererek zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle gidermesidir.
İndirim oranı, zararın hangi muhakeme aşamasında giderildiğine göre değişir. Bu nedenle ödeme yapıldığı tarih, mağdurun zararının tamamının karşılanıp karşılanmadığı ve ödeme iradesinin niteliği dosyada ayrıca belgelenmelidir.
Bu alanda kesin oranları eklentiye sabit bir “hızlı bilgi” olarak yazmak yerine TCK 168’in güncel metnine göre açıklamak daha güvenli olur.
HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası
Burayı 2026 itibarıyla eski makalelerden farklı yazmalıyız.
Anayasa Mahkemesi, HAGB kurumunu düzenleyen CMK m.231 hükümlerini yeniden iptal etmiş ve iptal hükmünün yürürlüğü 30 Eylül 2026 tarihine bırakılmıştır. Dolayısıyla bugün itibarıyla yeni içerikte eski şekilde “2 yılın altında kalırsa HAGB mümkündür” şeklinde genel bir ifade kullanmak güncel değildir.
Hapis cezasının ertelenmesi ve kısa süreli hapis cezasına ilişkin sonuçlar ise somut hüküm, ceza miktarı, failin kişisel durumu ve TCK’nın genel hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Not: Nitelikli dolandırıcılıkta hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülmüştür; bu adli para cezası, hapis cezasına alternatif değil, kanunda birlikte öngörülen bir yaptırımdır.
TCK 158 Dosyalarında Savunma ve Deliller
Savunmada İncelenmesi Gereken Noktalar
Bu bölüm sizin sayfanızın rakiplerden ayrışacağı yer olabilir.
1. Hile gerçekten mevcut mu?
Her gerçek dışı beyan dolandırıcılık oluşturmaz. Davranışın mağduru aldatmaya elverişli yoğunlukta olup olmadığı incelenmelidir.
2. Olay özel hukuk uyuşmazlığı mı?
Başlangıçta ifa iradesi bulunan ancak sonradan borcunu yerine getiremeyen kişinin durumu ile baştan itibaren hileli kastla hareket eden kişinin durumu birbirinden ayrılmalıdır.
3. Sanığın kastı hangi delille ispatlanıyor?
Hesaba para gelmesi ile dolandırıcılık kastının varlığı aynı şey değildir.
4. Hesap sahibi fail mi, yardım eden mi, yoksa bilgisi dışında kullanılan kişi mi?
Özellikle IBAN dosyalarında kişinin suç organizasyonundaki gerçek rolü ayrıştırılmalıdır.
5. TCK 158/4 uygulanabilir mi?
31 Temmuz 2026 sonrasındaki yeni düzenleme bakımından kişinin katkısı yalnız hesap veya ödeme aracı kullandırmayla sınırlıysa yarı oranındaki indirim ayrıca tartışılmalıdır.
6. Doğru bent uygulanmış mı?
Bilişim sisteminin kullanılması ile yalnız bankacılık işleminin sonradan yapılmış olması aynı değildir. Nitelikli hâlin suçun icrasında gerçekten araç olarak kullanılması gerekir.
7. TCK 245 veya hırsızlıkla ayrım doğru yapılmış mı?
Özellikle kart ve hesap dosyalarında suç vasfı otomatik olarak TCK 158 kabul edilmemelidir. Ceza Genel Kurulu 2026 tarihli kararlarında, başkasına ait banka kartının rıza dışı kullanımında TCK 245’in özel norm niteliğine vurgu yapmıştır.
8. Zarar miktarı ve menfaat doğru hesaplanmış mı?
Bu husus hem temel ceza hem adli para cezası hem de etkin pişmanlık bakımından önem taşır.
Dosyada Önem Taşıyan Deliller
TCK 158 dosyalarında sık karşılaşılan deliller:
- banka hesap hareketleri,
- FAST/EFT/havale kayıtları,
- ATM kamera kayıtları,
- HTS ve baz kayıtları,
- IP/log kayıtları,
- telefon incelemeleri,
- WhatsApp/Telegram/SMS yazışmaları,
- sosyal medya hesap kayıtları,
- ilan platformu kayıtları,
- kripto para transfer kayıtları,
- MASAK verileri,
- işyeri veya çevre kamera görüntüleri,
- tanık beyanları,
- hesap açılış ve cihaz/IP kayıtları,
- mağdur ile fail arasındaki önceki ilişki.
Önemli olan delilin yalnız mevcut olması değil, sanığın hileli planla ve suç kastıyla bağlantısını ortaya koymasıdır.
Av. Enes Sencer’in Değerlendirmesi
Nitelikli dolandırıcılık dosyalarında en sık yapılan hata, banka hesabına para girmiş olmasını doğrudan suçun işlendiğinin kanıtı kabul etmektir. Oysa ceza sorumluluğu bakımından kişinin hileli eylemdeki rolü, kastı, mağdurla veya diğer şüphelilerle bağlantısı ve suçtan elde ettiği menfaat ayrı ayrı ortaya konulmalıdır. Özellikle banka hesabı veya ödeme aracının üçüncü kişilere kullandırıldığı dosyalarda 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren TCK 158/4 hükmü ayrıca değerlendirilmelidir. Her dosya kendi delilleri ve iştirak ilişkisi içinde incelenmelidir.
Yargıtay ve Emsal Kararlar
EMSALI. Bilişim sistemleri – internet ilanları – TCK 158/1-f+
1. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/34323 E., 2021/212 K., 13.01.2021
Olay: Sahibinden.com üzerinden gerçekte mevcut olmayan kiralık villa ilanı verilmiş, mağdurdan 300 TL kapora alınmış, sonrasında iletişim kesilmiştir.
Yargıtay'ın değerlendirmesi: İnternet ilanının mağdurun kandırılmasında doğrudan kullanılması nedeniyle eylemin bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi isabetli bulunmuş ve mahkûmiyet onanmıştır.
Kullanım alanı: İnternet ilanı + iletişim + para transferi şeklindeki klasik satış/kapora dolandırıcılığı dosyalarında güçlü emsaldir. İctihatlar
2. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/28419 E., 2020/12371 K., 16.12.2020
Olay: İnternet üzerinden telefon satış ilanı verilmiş; mağdura telefon yerine başka bir eşya gönderilmiştir.
Sonuç: TCK 158/1-f kapsamında mahkûmiyet yerinde görülmüştür.
Önemi: Bilişim sisteminin yalnız haberleşme amacıyla değil, mağdurun bulunması ve hilenin kurulması için kullanıldığı hâllerde nitelikli hâl uygulanmaktadır.
3. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/20179 E., 2020/7361 K., 02.07.2020
Olay: Sanık arabam.com.tr üzerinden kendisine ait olmayan bir aracı satışa çıkarmış; mağdurdan toplam 2.000 TL kapora almıştır.
Yargıtay: İnternet ilanıyla mağdurun kandırılarak kapora alınmasını TCK 158/1-f kapsamında değerlendirmiştir.
Savunma bakımından önemi: İnternette ilan verilmiş olması tek başına değil; ilanın hileli davranışın icra vasıtası olması önemlidir. karararama.com.tr
4. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2015/4184 E., 2017/8630 K., 04.04.2017
Olay: İnternet sitesinde fotoğraf makinesi ilanı verilmiş, mağdur ödeme yapmış ancak ürün gönderilmemiştir.
Yargıtay: Sanığın kısmi ikrarı, banka dekontu ve mağdur beyanlarını birlikte değerlendirerek eylemin basit dolandırıcılık değil, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık oluşturabileceğini belirtmiştir.
Önemi: “İnternet yalnız iletişim aracıdır” savunması ile “internet hilenin asli unsurudur” ayrımında kullanılabilecek kararlardandır.
5. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2021/33125 E., 2022/18819 K., 09.11.2022
Olay: Instagram üzerinden satış ilanı verilmiş; sipariş bedelleri alınmasına rağmen ürünler gönderilmemiştir.
Yargıtay: Bilişim sistemi üzerinden gerçekleştirilen hileli satış faaliyetinin sübutu hâlinde TCK 158/1-f kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Önemi: Instagram, Facebook vb. sosyal medya platformlarındaki sahte satış dosyaları bakımından güncel sayılabilecek önemli emsallerden biridir.
6. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2021/29399 E., 2026/1155 K., 03.02.2026
Olay: İnternet üzerinden satış vaadiyle para alınmasına ilişkin uyuşmazlık.
Yargıtay: İnternet üzerinden oluşturulan satış kurgusunun basın-yayın aracından ziyade bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması kapsamında bulunduğunu kabul etmiştir.
Önemi: İnternet dolandırıcılığında 158/1-f ile diğer nitelikli hâller arasındaki vasıflandırma açısından oldukça yeni bir karardır.
7. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2019/13268 E., 2020/2881 K., 26.02.2020
Olay: Bir şirketin e-posta hesabına benzeyen sahte bir hesap oluşturularak yabancı şirkete banka hesap bilgilerinin değiştiği bildirilmiş; ödeme sanığa ait hesaba yönlendirilmek istenmiştir. Olay fark edilince para gönderilmemiştir.
Sonuç: Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs mahkûmiyeti onanmıştır.
Önemi: “Business e-mail compromise / sahte e-posta” tipi dolandırıcılıklarda 158/1-f ve TCK 35 teşebbüs hükümlerinin birlikte uygulanmasına örnektir.
EMSALII. Banka hesabının yalnız ödeme aracı olması ≠ otomatik olarak 158/1-f+
8. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/30422 E., 2019/5716 K., 16.05.2019
Bu karar özellikle savunma açısından çok değerlidir.
Olay: Mağdur telefonla aranarak kendisini emniyet müdürü olarak tanıtan kişi tarafından kandırılmış ve 6.400 Euro sanığın banka hesabına yatırılmıştır.
Yargıtay:
Banka hesabının yalnızca ödeme aracı olarak kullanılması, bankanın TCK 158/1-f anlamında suçun işlenmesinde “araç olarak kullanılması” değildir.
Bu nedenle 158/1-f uygulanmasını hukuka aykırı bulmuştur.
Savunmada kullanılabilecek tez:
“Paranın müvekkile ait hesaba yatırılmış olması, banka veya kredi kurumunun hileli hareketin icrasında araç olarak kullanıldığını tek başına göstermez.” İctihatlar
9. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/30422 E., 2019/5716 K.
– 158/1-l yönünden ikinci sonuç
Aynı kararda Yargıtay, kendisini emniyet mensubu olarak tanıtma eyleminin daha sonra getirilen TCK 158/1-l kapsamında olduğunu, ancak suç tarihinde bu bendin yürürlükte olmaması nedeniyle lehe kanun değerlendirmesi yapmıştır.
Önemi: Suç tarihi 02.12.2016 öncesi olan telefon dolandırıcılığı dosyalarında özellikle önemlidir.
EMSALIII. Kendisini polis, savcı, banka görevlisi olarak tanıtma – TCK 158/1-l+
10. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/6765 E., 2017/13949 K., 07.06.2017
Olay: Sanık mağduru telefonla arayıp kendisini savcı olarak tanıtmış; hesabının terör örgütünün eline geçtiğini söyleyerek 11.500 TL göndermesini sağlamıştır.
Yargıtay: Eylemin TCK 158/1-l kapsamında nitelikli dolandırıcılık oluşturup oluşturmadığının Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğini belirterek Asliye Ceza Mahkemesi hükmünü bozmuştur.
11. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/11444 E., 2019/1567 K., 28.02.2019
Olay: Mağdur, kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce “hesapların terör örgütü tarafından kullanıldığı” söylenerek kandırılmış ve 15.800 TL havale etmiştir.
Karar: Olayın 158/1-l kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden Asliye Ceza Mahkemesinin görevsiz olduğu belirtilmiştir. İctihatlar
12. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/34447 E., 2019/6619 K., 30.05.2019
Olay: Fail önce “emniyet müdürü”, daha sonra “savcı” olduğunu söyleyerek mağdurdan 5.200 TL göndermesini istemiştir.
Yargıtay: Kamu görevlisi sıfatının kullanılması sebebiyle olayın TCK 158/1-l kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
13. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2019/1858 E., 2019/4847 K., 07.05.2019
Olay: Failler kendilerini komiser olarak tanıtmış, mağduru terör örgütüne yardım yapıldığı yönünde kandırarak 3.300 TL göndermesini sağlamıştır.
Sonuç: TCK 157’den hüküm kurulması yerine 158/1-l ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma verilmiştir.
14. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2019/442 E., 2020/11379 K., 11.11.2020
Olay: Fail kendisini başkomiser olarak tanıtarak mağdura kimlik bilgileriyle hat çıkarıldığını ve kredi kartının kullanıldığını söylemiştir.
Önemli nokta: Eylem niteliği itibarıyla 158/1-l kapsamına girmekle birlikte suç tarihi bu bendin yürürlüğe girmesinden önce olduğu için sanık lehine olan TCK 157 uygulanmıştır.
Bu karar TCK 7/2 lehe kanun uygulaması için çok güçlü bir emsaldir. İctihatlar
15. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/26210 E., 2017/29032 K., 25.12.2017
Olay: Kendini polis olarak tanıtan kişi mağdurdan “faillerin yakalanması için” banka hesaplarına para yatırmasını istemiştir.
Yargıtay: Suç tarihi 02.01.2012 olduğundan sonradan yürürlüğe giren 158/1-l sanık aleyhine uygulanamaz; eylem suç tarihindeki lehe düzenleme kapsamında değerlendirilmelidir.
Ayrıca basit dolandırıcılık yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
16. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2021/4782 E., 2021/5743 K.
Olay: Mağdur telefonla aranıp fail kendisini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtmış; mağdurun 7.310 TL'yi posta çeki hesabına yatırması sağlanmıştır.
Yargıtay: Eylemin 158/1-l kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden Asliye Ceza Mahkemesince mahkûmiyet kurulmasını doğru bulmamış, görevsizlik verilmesi gerektiğini belirtmiştir